SOSYAL HİZMET
4. HAFTA
AİLEYE YÖNELİK SOSYAL HİZMET UYGULAMALARI TEKRAR
AİLEYE YÖNELİK SOSYAL HİZMETLER Aile refahı, toplumda amaçlanan genel refah
düzeyine koşut olarak ailelerin sahip olmaları istenen soyut, ülküsel (ideal) bir yaşama
düzeyi.
Bu amaca yaklaşmak için sosyal refah alanında, ailelere götürülen sosyal hizmetler, sosyal
güvenlik, sosyal sigortalar, sosyal yardım ya da aile yardımı (family help) gibi proğramlardan yararlanılır.
Aile refahı hizmetleri (family welfare services) ise, sosyal refah alanında belirlenen politikalara uygun olarak ailenin toplum içindeki her türlü işlevinin yerine getirilmesinde ortaya çıkan engel ve yetersizliklerin giderilmesi, sorunların çözümlenmesi, aile bireylerinin sağlıklı
gelişmesi, ilişkilerinin ve aile yaşamının düzenli sürmesini amaçlayan, aileye yönelik her türlü sosyal refah hizmetleridir (Tomanbay, 1999, 5).
Şiddet yalnızca bu çağın değil; yüzyılların
sorunu. Kültürlerin çoğunda, işbölümü kamusal ve siyasal yaşama katılma, kadının aleyhine cinsiyet ayrımcılığı ile dolu; ve bütün
kültürlerde, iktidar ve egemenlik erkeklerin ayrıcalığı altında güç bulmaktadır (Tanilli, 2003, 419).
Psiko-sosyal temelleri bakımından da ataerkil sosyal yapı, bugünün toplumunun sınıf
karakterine sıkı sıkıya bağlıdır (Fromm, 1998, 42). Bu nedenle öncelikle kadınları ataerkil esaretten kurtarmak gereklidir (Fromm, 1982, 295). Zor olan da bu
Aile içi şiddet; aile üyelerinden birine
uygulanan, onun yaşam onurunu etkileyen, yaşam niteliğini bozan bir dizi olumsuz davranış örüntüsüdür.
Birey karşımıza bedensel olarak kötü
muameleye maruz kalan biri olarak çıkacağı gibi (töre, namus cinayetleri çağımızın en acı olaylarında biri olarak varlığını ne yazık ki
sürdürmektedir), psikolojik, cinsel ve ekonomik yönlü olumsuz yaşam deneyimi yaşamış biri olarak gelebilmektedir.
Yalnızca şiddete maruz kalmak değil, risk
altında bulunmak da toplumda çeşitli kurum ve kuruluşlara başvurmayı gerektirir.
Siyasal şiddet, cinsel şiddet, çocuğa yönelik şiddet gibi değişik şiddet türlerinin yanı sıra ailede şiddet önemli sorunlardan biri olarak kabul edilmektedir. Ailede şiddet denildiğinde çocuğa ve eşe yönelik şiddet söz konusu
olmaktadır (Arıkan, 1987, 75-97).
Yapılan araştırmalardan çıkan sonuçlara göre;
sosyal psikolojik açıdan bakıldığında, alt sosyoekonomik düzeydeki ekonomik
olanaksızlıklar yaşayan kişilerin güdülerinin doyumundan daha fazla engellendikleri için, daha fazla yön değiştirmiş saldırganlık ve şiddet (ayırımcı ön yargı) gösterdikleri görülmüştür (Kağıtçıbaşı, 1998, 9). Bu durum şiddetin gerekçesi olarak ifade edilebileceği gibi, bu sonucun ortaya çıkmasında yoksulluk ve yoksulluk kültürünün etkisi ileri sürülebilir
Aile içi şiddetle mücadelede sosyal çalışmacıya çalıştığı kurumda olsun, mesleki pratiklerinden gelen sosyal yaşam içindeki konumundan
olsun, yerine getirmesi gereken önemli roller düşmektedir.
Sosyal hizmet uzmanları (sosyal çalışmacılar), aile içi şiddet mağdurlarına dahil korunmasız gruplara yardım eder. Yasaya göre, sosyal hizmet uzmanları şüpheli istismar ve ihmal vakaları, çocuklar, yaşlı ve yetişkinleri
bildirimde bulunma ve gerekirse bunun rapor etmede zorunludur.
Bu nedenle bu alanda etik olarak meslekli çalışmalarda bulunurken bu müracaatçıların mağduriyetini önlemeli, bu olumsuz süreçler hakkında bilgi sahibi olmalıdır.
Aile içi şiddet birçok yönüyle sosyal hizmet uzmanlarının çalışma sorumluluğundadır.
Çünkü sosyal çalışma aile içi şiddetle
mücadelede yetkilendirilmiş bir meslektir (McCLennen, Joan, 2010, 5).
Sosyal danışmanlık, koruyucu hizmetler, rehabilite, tedavi edici, destekleyici mesleki çalışmalar alanda sosyal çalışmacıyı bekleyen görevlerdir. Sorumluluklardır.
Görüldüğü üzere sosyal çalışma mesleğinin işlevleri kadına yönelik şiddet ve istismar konusunda yol göstericidir.
Koruyucu, önleyici çalışmalarla toplumu
bilgilendirme ve eğitim çalışmaları yapılabilir.
Bunun yanı sıra önleyici ve sorun çözücü politikaların belirlenmesi ve yasal
düzenlemelerin yapılmasının, uygulanmasının yol gösterici işlevi vardır.
Geliştirici işlevi ile de konuya ilişkin hizmetlerin gözden geçirilip yeniden düzenlenmesi ve kalıcı çözümler üretmesi söz konusudur (Demiröz, 1999, 265-274).
Refah hakları olarak anlaşılan çocuk hakları (children’s rights) en açık ifadesini Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Beyannamesi’nde bulur.
Bu haklar bütün çocukların beslenme, tıbbi hizmet, barınma ve eğitim ihtiyaçlarını sağlar (Franklin, 1986, 30).
Bu hakları, çocuğun “yaşama, gelişme,
korunma, katılım” hakları şeklinde kategorize edilebiliriz.
Çocuk refahı (child welfare); sosyal refah
alanında, toplumdaki çocuk konularıyla sınırlı olarak işlevsel topluma götürülen sosyal
hizmetler, sosyal sigortalar, sosyal yardım gibi sosyal güvenlik hizmetleriyle çocuklar alanında varılmak istenen refah düzeyi ve hizmetlerle ilgili genel kavram.
Çocuk refahı hizmetleri (child welfare services); çocuk refahı alanında saptanan
politikalara uygun olarak, çocuğun ülke çapında bedensel, ruhsal, ussal ve toplumsal gelişiminin önündeki engelleri kaldırmayı ve çocuğun
gelişimini en üst düzeyde sağlamayı amaçlayan resmi, yerel, özel ve gönüllü hizmetlerdir
(Tomanbay, 1999, 50)
SOSYAL HİZMETLERDE KORUNMAYA MUHTAÇ ÇOCUK, EVLATLIK VE KORUYUCU AİLE
HİZMETLERİ SHÇEK (Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu) Kanununa göre: Korunmaya Muhtaç Çocuk; beden, ruh ve ahlak gelişimleri veya şahsi güvenlikleri tehlikede olup; 1. Ana veya babasız, ana ve babasız, 2. Ana veya
babası veya her ikisi de belli olmayan, 3. Ana ve babası veya her ikisi tarafından terk edilen, 4.
Ana veya babası tarafından ihmal edilip; fuhuş, dilencilik, alkollü içkileri veya uyuşturucu
maddeleri kullanma gibi her türlü sosyal tehlikelere ve kötü alışkanlıklara karşı savunmasız bırakılan ve başıboşluğa
sürüklenen, çocuğu ifade eder (SHÇEK Kanunu.
2828 / 24-5-1983
Evlat edinme (adoption) çocuğu olmayan ya da dirimsel (biyolojik) yolla çocuk sahibi olmak istemeyen ya da çocuğu olduğu halde dirimsel yol dışında başka çocuk sahibi olmak isteyen kişilerin, yürürlükteki yasalar çerçevesinde (aile hukuku) aile dışından bir çocuğu düzgün
soydanlık bağından miras ilişkisine değin tüm hukuksal kurumların oluşmasıyla aileye
katmaları süreci ve durumu.
Evlatlık ise (adopted child); ilgili yasal
düzenlemelere dayanarak bir kimsenin (ya da ailenin), kanbağına dayanmayan bir
çocuğu/genci/insanı hukuksal yollarla kendi çocuğu olarak kayda geçirmesi ve bu çocuğun, öz çocuğun sahip olacağı tüm hak ve
yükümlülükleri üstlenmesi işlemine konu olan insandır (Tomanbay, 1999, 86-87)
Evlatlık sürecinin başarıyla tamamlanmasında birincil öneme sahip sosyal meslek elemanı sosyal çalışmacıdır. Bu meslek elemanının
evlatlık sürecindeki işlevselliği çocuk ve aile için önemli olmakla birlikte, oluşacak pek çok
sorunun üstesinden gelmeye yardımcı olur.
ENDÜSTRİYEL SOSYAL HİZMETLER Modern endüstri hayatında sosyal refah hizmetinin özellikle dört yönü önemlidir.
Birincisi, fabrikalarda, maden ocaklarında ve ticarette sosyal güvenliğin, sağlığın ve işçiler ile ailelerinin genel refahını sağlamak üzere
komiteler kurulup tedbirler alınmaktadır.
İkincisi, iş sahiplerin en uygun işçiyi bulmak ve iş arayanlara da uygun iş sağlamak için
kurulmuş olan büro ve kuruluşlar vardır.
Üçüncüsü, endüstri ve ticaret şirket ve
firmalarında çalışan işçiler ile ailelerine kişisel, sıhhi ve mali sorunlar bakımından yardımcı olmak üzere sosyal çalışmacılar
çalıştırılmaktadır.
Son olarak, sosyal hizmet ile organize olmuş iş arasında bir ilişki kurulup toplum refah
hizmetlerinin gelişmesi ve devam ettirilmeleri konusunda endüstrinin yardımını
sağlamaktadır (Frıedlander, A. W. 1966, 521
SOKAKTA YAŞAYAN VE SOKAKTA ÇALIŞAN ÇOCUKLAR Sokak çocukları (street children);
gerek aile içi sorunlardan gerek ailenin ekonomik yoksunluğundan ötürü, anababa denetimi dışında kalarak zamanının büyük bir bölümünü sokakta geçiren, geçimini günübirlik işlerle sürdürmeye çalışan, bu koşullar altında toplumda her türlü tehlikeye ve sömürüye açık çocuk ve gençlik gurubu.
Sokak çocuğu betimlemesine uymak için
sokakta yaşamanın davranış biçimi durumuna gelmiş olması gerekir. Öte yandan sosyolojik gerçeklik bu olunca, sokak sosyal çalışması belirmektedir.
Sokak sosyal çalışması (street work; in the corner social work); kendilerine sokakta ulaşabilen özel gereksinim gruplarıyla özel
yöntem ve tekniklerle yapılan sosyal çalışmadır.
Alkolikler, uyuşturucu kullananlar, işsizler ve sokak çocukları sokak sosyal çalışmasının amaç kitlesidir (Tomanbay, 1999, 228).