Yapı T e k n i ğ i :
Y e r D e p r e m l e r i H a k k ı n d a Y e n i A r a ş t ı r m a l a r
Prof. M i m a r W . SchütteÇeviren : A. Kolatan
Türkiyede sık sık yer sarsıntıları olması dola-yısile dikkatler, daima ve tekrar tekrar, bu sarsın-tılara karşı dayanıklı binalar inşası meselesine çev-rilmektedir: Geçende Adapazarında da olduğu gibi insanların yıkılan evlerinin enkazı altında gömülüp kalmalarına engel olacak tedbirler aranmaktadır. Bu İnsanların yuvalarını ve varlarını yoklarını kay-betmesine imkân bırakılmamak isteniyor.
1939 senesi sonundaki Erzincan felâketinden sonra dayanıklı konstrüksüyonlarla basit ikametgâh lar inşa edilmsini tetkik eylemiştik. Bu tetkikin ne-ticeleri (Arkitekt) mecmuasının 1940 senesinde çı-kan 3/4 numaralı nüshasında neşredilmişti. Bu ya-zılar Almanyada Jena şehrindeki (Yer sarsıntılarını tetkik 'eden Alman devlet enstitüsü) ne arzedilmiş. Bu enstitü uzun senelerdenberi dünyanın her tara-fında, salâhiyettar makamlarla işbirlişi yapmak su-retile, yer sarsıntılarına ve bunlardan korunmağa müteallik müşahedeler ve tecrübeler toplanmaktadır. Bu sahada dünyanın en yüksek mütehassıslarından birisi olan Profesör Doktor A. Sieberg idaresinde
bu-lunan bu enstitü gelen vesaik ve malzemeyi kıymet-lendirmektedir. Bazı tetkik ve tecrübe usulleri de ihdas etmiştir.
Bu İzahatımızdan anlaşılacağı üzere enstitü-nün vardığı neticeler ve tavsiyeleri yer sarsıntılarına uğrayan bütün memleketler için en büyük bir kıy-meti haizdirler.
1 939/1 940 senelerinde yaptığımız tetkiklerin bu enstitüyü son derece alâkadandırdığını öğren-mekle .memnun olduk. Profesör Sieberg bana şöyle yazıyor: «Kısmen başka başka yollarda elde ettiği-miz tetkik neticelerinin, sizin ve bizim tetkiklerimi-zin neticelerinin, birbirine pek uygjan çıktığını mem-nuniyetle görmekteyim... Ben de yaptığım pek çok seyahatlerde küçük ikametgâhları emniyet altına
al-manın âcil bir ehemmiyeti olduğu kanaatini hasıl
ettim ve yer sarsıntısına karşı korunmanın en bü-yük âmilinin bu ikametgâhların iktisada uygun bu-lunmasında mündemiç olduğunu anladım.»
İşte benim de evvelce tetkiklerime esas tuttu-tğum şey bu nokta idi: Harap olan on Hinlerce
kü-çük ikametgâhın yerine basit, ucuz ve yer sarsın-tısına dayanıklı binalar yapmak, buralarda otura-cak insanları kafasına tokmak yiyip ölmek tehlike-sine karşı korumak!
Geniş tecrübelerine istinaden Profesör Sieberg dahi, yer sarsıntısına daynıklı binalar inşa edilebil-mesinin ancak devletin sıkı idaresi ve nezareti al-tında mümkün olacağı hususunda bizimle hemfikir-dir.
Diğer mühim bir meselede' de Profesör (Si-eberg) in ihtisası bizi teyid etmektedir. Şöyle yazı-yor: «Elâstikî olmakla beraber sert ve' aynı zaman-da ucuz inşa tarzına zaman-da istikbalde lâyık olduğu derecede geniş bir yer vermek lâzımdır. Çünkü kifayetli bir şumulde olan son zamanların tecrübe-leri, binaların sadece inhina etmez tarzda sıkı yapıl-makla yer sarsıntısından korunmuş olacağı hakkın-daki birçok ihtisas adamlarının fikrinde isabet
ol-madığını göstermiş bulunuyor.»
Jeoloji mütehassıslarının 'tehlikeli mıntakaları
tesbit ettiklerini o zaman yazmıştık. Plânlayış için mimarlara ve şehir inşacılarına icap eden vesikaları verenler de onlardır. Profesör Sieberg bir şema çiz-miş, ki biz mimarlara tahribat ile binanın bulun-duğu "zemin arasındaki münasebetler hakkında sa-rih bir fikir veriyor.
Aynı yer sarsıntısı elverişsiz Ibir toprak üs-tünde bulunan bir binayı tamamen tahrip ettiği hal-de tamamen aynı konstrüksiyonla yapılmış fa-kat sağlam zemin üstüne kurulmuş diğer bir bina-yı olduğu gibi bırakabiliyor.
Yer sarsıntılarından hasıl olan cezirleri
önle-mek için bir tedbir bulmak maksadile yukarıda
İs-mi geçen enstitü önce binaların yer sarsftıtısı ile
tah-ribe uğrarken cereyan eden mihaniki hâdiseleri
tet-kik etmiş.
1 2 3 4 5 6 7 8 9
Şekil 1 : kurulduğu zemin ile' hasıl olan tahribal. arasındaki münasebetler. 1 •— gevşek toprak. 2 — lahik. 3 — iri çakıl. 4 — 5 — kum. 6 —' t u r f . 7 — lös, kil balçık, marn. 8 — bataklık. 9 — denizden dolma yer.
biter, insanlar korku içinde ve insiyakı bir surette kurtulmak telâşında bulundukları cihetle tru an-larda hakiki ilmî müşahedeler yapabilecek bir hâl-de bulunamazlar.
Enstitü işte bir tecrübe tertip etmiştir. Buna göre bütün bu hâdiselerin arzu edilen tam bir doğ-rulukla tesbit ve tersim edilmesi mümkün olu>or. Tertip edilen bu tecrübeye itişli masa deniyor. Bir tecrübe masası vardır. Buna itişler yapılır, yâni sa-_ demelendiııîlir ve ihtizazlandırılması da mümkün-dür. İtişlerin ve ihtizazların kuvvet ve istikameti arzuya göre ayarlanabilir. Bunların derece ve isti-kametlerini elektrikli bir tertibat gösterir.
Bu itişli masa üzerine bina modelleri inşa edi-lir. Masa bir İtişe uğratıldığı zaman bu modeller yer sarsıntısına uğryan aynı tipten binalara benzeyen bir duruma düşerler. İşte bu esnada cereyan eden hâdiseler sinema makinesile ve her bir an hareke -tini uzunca bir müddetle gösterecek surette bir ob-jektif ianesile tesbit edilir. Böylelikle elde edilen netice yer sarsıntısına uğrayan binaların yıkılışı es-nasında cereyan eden mihaniki hâdiselerin aynını göstermektedir. «Bu hususta profesör (Sıeberg) in 1941 senesinde intişar eden - yer sarsıntılarından ha-sıl olan zararların vücude gelişi, önlenmesi ve
ber-Şekil: 2 Tuğladan modeller: Solda harçlı. Sağda Kuru duvar
taraf edilmesi hakkında 'tecrübeler- isimli eserine müracaat edilebilir.»
Enstitü ilkönce küçük inşa malzemesinde ya-ni tuğlalardan yapılmış binaları denemiştir.
Aşağıdak resimler muhtelif tip'te modelleri göstermektedir.
Münferit vaziyette binalar Sıra evler
Normal konstrüksiyonlu binalar Takviye edilmiş konstrüksiyonlu binalar Fazla uzun binalar, yani yükseklikleri genişlik-lerinden ziyade olan binalar.
Modeller muhtelif kuvvette ve muhtelif isti-kametlerden gelen İtişlere maruz bırakılmışlardır. Şekil 3 bize ufkî bir yer sarsıntısında ve tu-lânî istikamette olmak üzere bir duvarın içinde
ce-reyan eden hareketi gösteriyor. Önce duvarın alt kısmının itiş istikametinde hareket ettiğini üst
kıs-n:ın ise kütlenin ataleti se'bebile vaziyetini muhafaza ettiğini görüyoruz: Sonra ikinci safha olarak duvarın üst kısmı da harekete katılıyor. Bu hareket içinde bu kısım alt kısmın üstünden dışarı fırlıyor, ki re-simde sol tarafa doğru fırlamıştır' Üçüncü safha ise ilk vaziyete dönüştür; bittabi duvarın elâstikilıği im-kân vermediği veya cereyan etmiş olan hareketler esnasında hasara veya tahribata uğramadığı nisbet-te... Duvar dahilindeki muhtelif tabaka ve kısımla-rın birbiri içine doğru akan ve birbirinin aksi İsti-kametlere yönelmiş olan bu hareketleri evvelemirde
ve son derece enteresan olarak sademe tesirinin en basit şeklini göstermektedir.
Bu kısa yazımızda, tecrübelerin neticelerini kı-saca hulâsa halinde anlatmak mecburiyetindeyiz:
(Binanın kurulacağı zeminin itina ile intihap edilmesi ve temellerin iyi yapılması her defasında esas şart gösterilmiştir.)
1 — Binaların köşelerinin sağlamlığı
Şekil : 3 Tulânî istika-mette bir sadameye uğ-rayan tuğla duvar, a — sadameden evvel, b—c sademeden sonra.
inşa malzemesinin köşeden itibaren her iki istika-mette uzaklara kadar bağlanması esaslı bir ehemmi-yeti haizdir.
2 Binanın taşıyıcı azasının İse yıkılmağa karşı dayanmak bakımından kat'î bir ehemmiyeti vardır. Bunların muhtelif istikametlerden gelen ge-rilemelere karşı icap eden elâstikiliği havi bulunma-ları lâzımgelir.
3 — Pençere ve kapı yuvaları duvarları za-yıfla tır. Bu sebeple pencere boyunduruklarının
sağ-lam tertip edilmesi ve ankrajlanması icap eder. 4 — Çatılar hafif ve iyi bağlanmış olmalıdır. 5 — Birbirine bitişik yapılmış evlerde bir evin dayanma kabiliyeti ötekinin kabiliyetine bağlıdır'. Binaenaleyh bitişik ev korunmamış bir tarzda yapıl-mış ise bunun üzerine düşmesile yıkılacak olan di-ğeı evi korumak için tedbir almakta mâna kalnıaz.
Enstitünün tecrübelerinden aydınlanan bir nokta daha vardır ki bize bilhassa enteresan gö-lündü:
Müteaddit ve mütevali hafif sadameler bina-lar üzerine kuvvetli bir tek sadame gibi tesir eder-ler. Yani ( 7 - 9 ) derece kadar orta kuvvette sada-melere maruz ibulunan sahalarda müteaddit hafif sadameler neticesinde (10 - 12 derecelik) kuvvetli sadamelerin yapabileceği zararlar hasıl olabilir.
Yer sarsıntılarının vereceği zararı önlemek üze-re yaptığı tavsiyelerde Profesör Sieberg koruyucu bir tedbir sayılması mümkün bulunan bir şekil tek-lif ediyor ki, pençerelerin üstüne ve altına beton-armeden çemberler koymak veyahut yatak tabaka-ları arasına şakulî vaziyette konulmuş, sadameye dayanıklı bir duvar bağlama yapmaktır.
Fochwerk = Colombage denilen sandıklı
5 — Cephe duvarlarına tesir eden sadamenin yapdığı tahribat.
6'— Mail bir sadamenin yapdığı tahribat.
şa larzı için Profesör Sieberg mutad olan ahşaptan irtibatları muvafık görmiyor, çünkü bunlar ahşabı en mühim noktalarda zayıflatır. Bunun yerine de-mirden köşebentler, çengeller, vidalar ve çiviler kullanmağı tavsiye ediyor. 1940 senesinde tavsiye et-tiğimiz çivili ahşap çerçeveli tarzı burada hatırlatmak isteriz.
Enstitü binaların yangına karşı emniyetli ol-masına bilhassa ehemmiyet vermektedir. Çünkü dünyanın her tarafından elde edilen tecrübeler yer sarsıntıları sırasında ocak ve bacaların yıkılması
yüzünden hasıl olan yangınlar ekseriya zelzeleden daha fazla zararları mucip olmaktadır.
Depremden hasıl olan hasarların tamirine
ve-verilen ehemmiyet umumiyetle azdır. Halbuki ye-ni depremlerin vereceği hasardan kurtulmak için bu cihet pek mühimdir. Ekseriya duvarlarda yukarı-dan aşağı kadar uzanan çatlaklar hasıl olur. Çok defa ev hemen de olduğu gibi durmakla beraber duvarların bazı kısımları yıkılır. Bu takdirde duva-ra yeniden sıva yapmak suretile çatlağı kapatmak veya duvarın yıkılan yerini tekrar doldurmak
kifa-7 — Sıra evler-de tahribat.
8 — 9 derece-lik mail sar-sıntının yapdı-'
ğı 11 derecelik
Şekil 9 : 10 derecelik iki sadamenin yaptığı tahribat.
yet etmez. Çatlak yerdeki duvarın bağlamasını çok sağlam olarak yeniden yapmak icap eder. icabın-da bunicabın-dan başka ayrıca takviyeler, içine demirler, ankrsjlar ve saire koymalıdır.
Enstitü tetkikatına devam etmektedir. Müdü-rü Profesör (Sieberg) in bana yazdığına göre