İSTANBUL TÜP BEBEK VE KADIN SAĞLIĞI MERKEZİ

Tam metin

(1)

İSTANBUL

TÜP BEBEK VE

KADIN SAĞLIĞI

MERKEZİ

(2)
(3)
(4)

İstanbul Tüp Bebek ve Kadın Sağlığı Merkezi, tüp bebek ve infertilite tedavileri üzerine özelleşmiş dinamik bir merkezdir. Bizler tüm ekip olarak

“Küçük bir dokunuş, büyük bir mutluluk”

sloganıyla yola çıktık. Uzman kadromuz, bilimsel ve geliştirilmiş altyapımızla, etik kurallar çerçevesinde, modern infertilite tedavilerine dair her türlü hizmeti siz hastalarımıza sunmaktayız.

İstanbul Tüp Bebek fikri 2004’te doğdu, Taksim Gümüşsuyu’nda Şubat 2006’da resmi olarak faaliyetine başladı. Bilgi ve deneyimle hazırlanmış altyapı, teknik donanım ve ekipmanla, günümüz modern tedavilerinin yapıldığı merkezimizi, konusunda her türlü ihtiyacınıza cevap verebilecek şekilde tasarladık. Hizmetlerimizi, sürekli olarak hastalarımızın gereksinimlerine göre uyarlamayı hedefledik.

2013 yılı itibariyle ISO 9001:2008 alarak kalitemizi belgelendirdik.

Özellikle bebeği olmayan çiftlerin tedavisine odaklanmış olsak da, tüm gebelik ve kadın hastalıkları alanında karşılaşabileceğiniz problemlere çözüm getiriyoruz.

Dr. Aret Kamar

(5)

Hedefimiz, eğitimli ve deneyimli ekibimizle hastaya özel tedavi

protokolleri geliştirmek ve bu sayede daha başarılı sonuçlar almaktır.

(6)
(7)
(8)

İnfertilite (Kısırlık)

• Kadında Kısırlık Tedavisi

• Erkekte Kısırlık Tedavisi

• Ovülasyon Takibi

• Aşılama

Jinekoloji Polikliniği Gebelik Takibi Endoskopik Cerrahi Üroloji Polikliniği

Embriyoloji ve Androloji Laboratuvarı Genetik Tanı

Klinik Psikoloji Konaklama

Hizmetlerimiz

(9)
(10)

Kısırlık Tanı ve Tedavisi

İnfertilite (Kısırlık)

Kısırlık (İnfertilite) Nedir?

Çiftlerin bir yıl boyunca düzenli ve korunmasız cinsel beraberliğe rağmen çocuk sahibi olamamalarıdır. İnfertilite, çiftlerin %15-20’sini etkiler.

Çocuğu olmayan çiftlerin %85 inde yapılan tahlil ve incelemeler sonucunda kadına, erkeğe yada her ikisine ait bir neden bulunmaktadır. Geri kalan %15’lik grupta ise, tüm testler normal çıkmasına rağmen gebelik oluşmamaktadır. Bu grup

“nedeni açıklanamayan infertilite” olarak tanımlanır. Tüm infertil çiftler, bugünün modern teknikleriyle, büyük oranda tedavi edilebilmekte ve çocuk sahibi olabilmektedir.

Kısırlık (İnfertilite) Nedenleri Nelerdir?

İnfertilite nedenleri kadın ve erkekte ayrı ayrı ele alınmalıdır. Bazen sadece erkek ya da kadında infertilite olabileceği gibi çiftlerin her

ikisinde de infertiliteye ait nedenler görmek mümkündür.

ERKEĞE AİT İNFERTİLİTE NEDENLERİ

• İlaç, sigara, alkol, uyuşturucu kullanımı, meslek ve çevresel etkenler: Bazı ilaçlar testosteron yapımını azaltır. Alkol ve uyuşturucu ya da yüksek doz androjen (özellikle doping ve vücut gelişimi için kullanılan anabolik steroidler) kullanımı sperm üretimini azaltır. Sıcak ortamlar (Sauna, fırın) kimyasal maddeler, zehirli gazlar ve radyasyona maruz kalmak da sperm üretimini olumsuz yönde etkiler.

• Hormonal bozukluklar: Erkeğin beyin orta bölümdeki hipofiz bezinden salgılanan FSH- LH-TSH gibi hormonların yetersizliğine bağlı olarak testisler uyarılmaz ve sperm üretimi olmaz ya da yetersiz olabilir.

• Enfeksiyonlar: Özellikle ergenlik sonrası geçirilen kabakulak enfeksiyonu,sperm üretimini azaltabilir yada sıfırlayabilir.

• Kemoterapötik ilaçlar: Kanser tedavisi amacıyla kullanılan kemoterapi ilaçları testislerdeki kök hücre sayısını etkileyerek sperm üretimini tamamen ortadan kaldırabilir yada ileri derecede azaltabilir.

• Azoospermi: Semen örneğinde sperm hücresi olmamasıdır. Azospermi nedenleri 3 bölümde incelenebilir:

1. Hipothalamus ve hipofiz bezine ait nedenler: Beyin orta bölgesinde bulunan bu iki bezin ortak çalışması sonucu üretilen FSH ve LH hormonları; testislerde sperm üretimini yönlendirir. Bu bezleri ilgilendiren tümörler, enfeksiyonlar, dolaşım bozuklukları, çeşitli sistemik rahatsızlıklar (Sarkoidoz, hemokramatozis) bu bezlerde hormon üretimini azaltabilir ve bunun sonucu olarak sperm üretimi tamamen durabilir.Bu durumda dışardan FSH ve LH hormon takviyesi sperm üretiminin yeniden başlamasını sağlar ve azospermi tedavi edilmiş olur.

2. Testislere ait sebepler: Enfeksiyonlar, (özellikle ergenlik çağı sonrası

(11)

kabakulak enfeksiyonu), kemoterapi ilaçları,radyasyon,genetik nedenler (Klinefelter sendromu, Y kromozom mikrodelesyonu), testislerin hayalara inmeyerek kasıklarda kalması (inmemiş testis) testislerde sperm üretimini sıfırlayabilir.

3. Sperm toplayıcı kanallarına ait problemler: Sperm toplayıcı kanallarında (Vas deferens) iltihaplara bağlı tıkanıklık veya doğuştan kanalların yokluğu nedeniyle;

testislerde üretilen spermler meniye ulaşmaz. Menide sperm olmamasına rağmen, testislerde sperm üretiminde hiçbir problem yoktur.

• Varikosel: Testislerdeki toplardamarların genişlemesidir ve buna bağlı olarak oluşan bölgesel ısı artışı sperm kalitesinin bozulmasına neden olur. Bununla birlikte varikosel her zaman tek başına infertilite sebebi olmayabilir.

• Sistemik hastalıklar: Karaciğer, böbrek, troid bezi hastalıkları ve DM (Şeker Hastalığı) hormonal dengeyi bozar. Sperm yapımını etkiler. Yüksek ateş ile seyreden

hastalıklar sperm kalitesini düşürür.

Sinir sistemine ait hastalıklar ve tedavide kullanılan ilaçlar cinsel işlev bozukluğuna sebep olabilir.

KADINA AİT İNFERTİLİTE NEDENLERİ 1.Vagina ve rahim ağzı ile ilgili problemler

Vajenin doğuştan anatomik yapısındaki problemler (Vajen içinde bölmenin oluşu) sağlıklı bir cinsel ilişkiye engel olarak gebelik oluşmasını engelleyebilir. Vajinal enfeksiyonlar sperm hareketliliği ve canlılığı üzerine olumsuz etkiye sahiptir. Rahim ağzının doğuştan anatomik bozuklukları (Rahim ağzı girişinin olmaması, şekilsel bozukluklar) spermlerin rahim içine geçişine engel olabilir.

2. Rahime (Uterus) ait problemler a. Rahimin doğuştan şekil bozuklukları:

Rahim içinde bölme (Septum) olması, rahimin sağ yada sol yarısının olmaması (Unikornus), rahimin çift olması (Didelfus) embriyonun rahime yerleşmesine engel

(12)

olabilir ya da gebelik olduktan sonra erken dönemde düşük yada ilerleyen gebelik haftalarında erken doğuma neden olabilir.

b. Rahim içi enfeksiyonlar: Rahim içi zarında oluşan enfeksiyonlar rahim içinde yapışıklıklara neden olarak, embriyonun rahim içine yerleşmesine engel olabilir.

Özellikle tüberküloz enfeksiyonları sonrası rahim içi ve tüplerde yapışıklık oluşabilir.

c. Rahim içi patolojiler: Rahim içi zarından kaynaklanan polipler özellikle büyüklükleri 1 cm’i geçtiklerinde döllenen embriyonun rahim içine yerleşmesini engelleyebilir.

Rahim kas tabakasından kaynaklanan miyomlardan özellikle rahim içi boşluğuna doğru büyüyenler yine gebelik şansını olumsuz yönde etkiler. Polip ve miyomlar özellikle 35 yaş ve sonrasında daha sık olarak görülmektedir.

d. Rahim içi yapışıklıklar: Daha önce rahimle ilgili geçirilen cerrahi girişimler (özellikle küretaj), enfeksiyonlar (özellikle tüberküloz) rahim duvarında yapışıklıklara neden olabilir. Bu yapışıklıklar gebeliğe engeldir.

(13)

• Rahim kanalının yapışık veya tıkalı olmasından dolayı oluşan fonksiyon bozuklukları

Yumurtalıklardan atılan yumurtanın erkek üreme hücresi spermle bir araya gelmesi için tüplerin açık olması gerekmektedir.

Çeşitli sebeplerle (Endometriozis, genital yol enfeksiyonları, karın içi ameliyatları vb.) tüplerde meydana gelebilecek tıkanıklık, yapışıklık ve sıvı birikmesi (hidrosalpenks) nedeni ile doğal yoldan gebe kalınamayabilir.

3. Yumurtalıklara ait sebepler

• Polikistik over sendromu

Genç yaşlarda görülen adet düzensizliğinin en önemli nedenidir. Adetlerin 35 günden daha seyrek olması, çene altı, göğüs çevresi, yanaklar, baldırlarda normal dışı tüylenme ile bulgu veren bu klinik problem yumurtlama problemleri nedeniyle gebeliğin oluşmasını engelleyebilir.

• Endometriosis

Bir kadının her ay adet görmesini sağlayan rahim içi zar örtüsünün karın içi zarı, idrar kesesi, bağırsaklar ve yumurtalıklarda olması

ve adet döneminde bu bölgelerde kanamalarla karakterizedir. Bu durumda her zaman kural olmamakla birlikte şiddetli adet sancılarıyla bulgu verir. Yumurtalıklarda bu odaklarda biriken kan erimiş çikolata kıvamını alır ve çikolata kistleri oluşur. Endometriosis yumurtalıklardaki yumurta kalitesini düşürerek, yumurta rezervini azaltarak, tüplerde yapışıklıklar oluşturarak gebeliğin oluşmasına engel olabilir.

• Yumurta rezervinin azalması

Yumurtalıklarla ilgili geçirilen operasyonlar, kemoterapi ve radyoterapi (Işın tedavisi), enfeksiyonlar, bazı sistemik hastalıklar (galaktozemi, amiloidozis) yumurtalık rezervini yaşa göra azaltarak doğurganlığı olumsuz etkileyebilr.

• Kadın yaşının tedavideki önemi Bir kız çocuğu doğduğunda belirli bir sayıda yumurta hücresi ile doğar. Yumurtalıklar bu hücrelere depo vazifesi görmektedir.

Doğumdan sonra yaşam boyunca yeni yumurta hücre üretimi yoktur. Bu deponun tamamen bitişi ile menapoz dönemi başlar.

Doğumla birlikte bu depodaki yumurta hücre

sayısı giderek azalmaya başlar. Bir kadının doğurganlığının en yüksek olduğu

20-30 yaş aralığında bu depodaki yumurta hücrelerinin öncelikle kaliteli ve genetik olarak normal olanları kullanılır. Otuz yaşından sonra yumurtalık deposundaki kaliteli yumurta sayısı giderek azalmaya başlar. Bunun sonucu olarak; hem doğal sürecinde hem de aşılama yada tüp bebek gibi yardımcı tedavi yöntemleriyle başarı şansı giderek azalır. Tüp bebekte başarı şansını etkileyen en önemli faktörlerden biri anne adayını yaşıdır.

SEBEBİ AÇIKLANAMAYAN İNFERTİLİTE Çocuk isteği ile gelen çiftlerin yaklaşık %15 inde yapılan tüm test ve muayenelerde bulguların normal sınırlar içinde olduğu gözlenir. Bu durumda nedeni açıklanamayan infertiliteden bahsedilir.

Bu grup hastalarda infertilite nedenini anlamak için daha detaylı testler yapılır.

Bu durumda çiftin evlilik süresi, yaşı ve diğer özellikleri dikkate alınarak çifte özel uygun tedavi planlanır.

(14)
(15)

İnfertilitede Tanı Yöntemleri

Tüp bebek tedavisi kadın ve erkeğin birlikte değerlendirilmesi ile başlar, bu değerlendirme sürecinde kadın ve erkekten farklı tanı testleri ve tetkikler istenir.

Kadının Değerlendirilmesi

• Muayene

• Ultrasonografi (USG)

• Hormon Profili

• Histerosalpingografi (Rahim Filmi)

• Serolojik ve Mikrobiyolojik Testler

• Hematolojik Testler

Gerekli görüldüğünde yapılan değerlendirme yöntemleri

• Laparoskopi

• Histeroskopi

• Karyotip (Kromozom Analizi) Erkeğin değerlendilmesi

• Muayene

• Sperm Tahlili

• Serolojik ve Mikrobiyolojik Testler Gerekli görüldüğünde yapılan değerlendirme yöntemleri

• Karyotip (Kromozom Analizi)

• Hormon Profili

• Testis Ultrasonografisi

(16)
(17)

Kısırlık (İnfertilite) Tedavi Yöntemleri

Yumurtalıkların ilaçlarla uyarılması ve planlı cinsel beraberlik

Yumurtlaması olmayan ya da düzensiz yumurtlayan kadınlarda 2-3 yumurtanın gelişmesini sağlayarak gebelik şansını artırmayı hedefleyen tedavi şeklidir.

Yumurtalıklarda birden fazla yumurta gelişimini sağlamak amacıyla; tablet yada iğne şeklinde ilaçlar uygulanır. Yumurta kesecikleri (follikül) belli bir büyüklüğe ulaşana kadar bu ilaçlara devam edilir ve ilaçlar kullanılırken ultrasonografi ile folliküllerin gelişmi izlenir. Her bir kesecikte bir yumurta olgunlaşır. Kesecikler belirli bir büyüklüğe ulaşınca çatlatma iğnesi (hCG) yapılır. Bundan sonra cinsel ilişki önerilir.

• Aşılama (IUI- İntrauterin İnseminasyon) Özel laboratuvar şartlarında çeşitli

işlemlerden geçirilen meniden hareketli spermlerin ayrılması ve sonrasında kadının rahmine enjekte edilmesiyle gerçekleştirilen tedavi yöntemidir. Aşılama işlemi için yumurta üretiminin olması, rahim kanallarının açıklığı ve erkekte sperm değerlerinin işlem için uygun olması gerekir.

Aşılama işleminin 3 aşaması vardır.

1. Yumurtalıkların uyarılması İğne yada tablet formunda ilaçlar kullanılarak; yumurtalıkta bulunan yumurta hücrelerinden 2 yada 3 tanesinin büyütülmesi sağlanır.İlaçlar kullanılırken belirli aralıklarla ultrasonografi ile takipler yapılarak yumurta hücrelerinin bulunduğu folliküllerin büyümesi takip edilir. Folliküller belirli bir büyüklüğe ulaştığında follikül duvarının çatlamasını ve içindeki yumurta hücresinin tüplere geçmesini kolaylaştırıcı iğne (HCG) uygulanır. Bu iğne yapıldıktan 36-38 saat sonrasına aşılama işlemi planlanır.

2. Sperm hazırlanması Aşılama planlandığı gün; önce

mastürbasyon yolu ile baba adayından meni alınır. Alınan meni özel laboratuvar işlemlerinden geçirilerek kaliteli ve hareketli spermler diğer hücresel ve kimyasal maddelerden temizlenir.

3. Aşılama

Rahim ağzından ince bir kanül yardımıyla girilerek; hazırlanan sperm örneğinin rahim içine verilmesi işlemidir. Bu işlem sırasında sterilite koşullarına dikkat etmek gerekir.

(18)
(19)
(20)

Merkezimizde Tüp Bebek Tedavi Aşamaları

İlk kez merkezimize gelen hastalarımız önceden kendilerine infertilite tanısı konmuş olsa dahi randevu alarak hekimlerimizle görüşme yapmalıdır. Böylelikle tedavi yöntemi ve zamanı birlikte planlanabilir.

Tedaviye başlama kararı alındığında siklusunuzun (adet kanamanızın) 1. ile 5.

günü arasında randevu alarak merkezimize gelmelisiniz.

Merkezimize tedavi amacıyla gelen hastaların Tüp Bebek yönetmeliği gereğince evli olmaları şarttır. Bu nedenle hastalarımızın evlilik cüzdanlarını yanlarında getirmeleri gerekmektedir.

Eğer daha önceden yaptırdığınız;

Spermiyogram (Sperm tahlili), HSG (Rahim filmi), Hormon tahlilleri gibi tetkikleriniz varsa bunları yanınızda getirmeniz faydalı olacaktır.

Tedavinin süresi, hekiminizle birlikte karar vereceğiniz tedavi seçeneğine göre tahmini olarak 15-20 gün arasında değişmektedir.

TEDAVİ AŞAMALARI

1.Yumurtalıkların Uyarılaması:

Yumurtalıkların ilaçlarla uyarılmasına

adetin 2. ya da 3. günü başlanır. Adet döneminin başında her iki yumurtalıkta birden fazla yumurta hücresi büyümeye hazırdır. Ancak vücudun ürettiği FSH hormon miktarı tek yumurtanın büyümesi için yeterlidir.Tüp bebek tedavisinde 1 den fazla sayıda yumurtanın geliştirlerek embriyo oluşturulması başarı şansını arttırmaktadır.

Bu nedenle diğer yumurta hücrelerininde büyümesini sağlamak için FSH hormonu iğne şeklinde uygulanır. Anne adayı belirli aralıklarla ultrasonografi ile kontrol edilerek yumurtalıkların kullanılan ilaçlara verdiği cevap takip edilir. Yine rahim içi zarının kalınlaşması kontrol edilir. Takiplerde gerektiğinde hormonal ölçümlerde yapılarak,doz ayarlaması yapılır. Bu takip süreci ortalama 8-10 gün arasındadır.

Yumurta hücresinin bulunduğu folliküller istenilen büyüklüğe ulaştığında yumurta toplama işlemi planlanır.

2. Yumurtaların Toplanması: Merkezimizde yumurta toplama işlemi, anne adayı anastezi ile uyutularak yapılmaktadır. Bu işlem ortalama 30 dakika sürer. İşlem bitiminde yaklaşık 1 saatlik dinlenme sonrası anne adayı taburcu olabilir. Yumurtaların toplandığı gün baba adayından mastürbasyon yoluyla sperm örneği alınır. Alınan sperm numunesi

(21)

laboratuvarda özel işlemlere tabi tutularak hareketli ve kaliteli spermler ayrıştırılır. Bu spermler yumurtaların döllenmesi işleminde kullanılacaktır. Bazı baba adaylarında menide hiç sperm görülmeyebilir ve bu durum azoospermi olarak adlandırılır. Bu hasta grubunda ameliyathane şartlarında TESE, TESA, MESA, PESA gibi cerrahi teknikler uygulanarak testislerden sperm elde edilmeye çalışılır. Alınan örneklerde sperm bulunduğu takdirde çeşitli hazırlama yöntemleri kullanılarak spermler ayrıştırılır ve mikroenjeksiyon için bekletilir.

3. Yumurtaların Döllenmesi: Toplanan yumurtalar çeşitli yöntemlerle döllenir.

Bu yöntemler:

• Klasik Tüp Bebek

Çoğunlukla genç, yumurta sayısının fazla ve sperm özelliklerinin iyi olduğu hasta grubunda uygulanır. İşlem için özel hazırlanmış kaplar içinde yumurta ve spermler bir araya konup 16-18 saat bekletilerek spermin kendi kendine yumurtayı döllemesi sağlanır. Bu sürenin sonunda döllenme kontrolü yapılır

• ICSI (Mikroenjeksiyon)

Toplanan yumurtalar ayıklama işlemine tabi

tutularak olgun olanları seçilir ve embriyolog tarafından mikroskop altında çok ince cam iğne (cam pipetler) yardımıyla her bir yumurtanın içine bir tane sperm enjekte edilir. İnkübatörde bekletilerek 16-18 saat sonra döllenme kontrolü yapılır.

• IMSI (Intracytoplasmic Morphologically Selected Sperm Injection)

Sperm hücrelerinin özel objektiflerle yaklaşık 6000-13.000 kat büyütülerek detaylı analizleri sonrasında fertilizasyon kapasitesi en yüksek ve motil (hareketli) olanların seçilerek yumurta hücresine enjekte edilmesi işlemidir. Bu yöntem sperm hücrelerinin normal mikroskop büyütmesinden (400 kat) çok daha büyük olarak incelenmesine olanak sağladığı için sperm morfolojisi kötü olan ya da geçmişte tekrarlayan düşük yapmış hastalarda fertilizasyon oranlarında artış sağlanması amacıyla uygulanır. Yapılan araştırmalar IMSI işleminin implantasyon ve gebelik oranlarında artış meydana

getirebildiğini ve düşüklerde azalma olduğunu göstermektedir.

4. Embriyo Kültürü: Yumurta ve spermin dölleme işleminin ertesi günü işlem yapılan yumurtaların kaç tanesinin döllendiği tespit edilir. Döllenen yumurta hücresi ZİGOT

adını alır. Zigottan sonraki aşama ise embriyo safhasıdır. Embriyo safhasında hücre bölünmesi başlamıştır. Embriyolar laboratuarda inkübatör adını verdiğimiz ısı, gaz oranı özel olarak ayarlanmış dolaplarda saklanır. Yaklaşık 2-5 gün süreyle embriyoların gelişimi takip edilir. Bu takip sonucu özel seçim kriterlerine göre değerlendirilen embriyoların arasından seçim yapılarak rahim içine transferi planlanır.

5. Embriyo Transferi: Belkide başarıyı en çok etkileyen basamaklardan bir tanesi embriyo transferidir. Embriyo transferini yapan ekibin deneyimi başarıyı direkt olarak etkiler. Embriyo transferinin hangi gün yapılacağı ve kaç tane embriyo yerleştirileceğine jinekolog ve embriyolog birlikte karar verirler, bu kararda hastanın özellikleri ile embriyo sayısı ve kalitesi etkilidir.

Embriyo transferi ultrasonografi eşliğinde yapılır. Transfer sırasında anne adayı idrara sıkışık olmalıdır. (Dolu idrar kesesi ultrasonografide görüntü kalitesini arttırır.) Kateter adını verdigimiz ince plastik kanülle rahim içine girilir. Ultrason eşliğinde katerin rahim içinde ile ilerleyişi izlenerek gebelik olasılığının en yüksek olduğu rahim bölgesine embriyolar bırakılır.

(22)
(23)

GEBELİK TESTİ

Gebelik testi embriyo transferini takip eden 12. günde yapılır. Kanda ß-hCG değeri istenen seviyede olduğunda hasta gebe kabul edilir ve 15 gün sonra çağırılarak ultrasonda gebelik kesesinin olup olmadığı ve sayısına bakılır.

Gebelik kesesi tespit edildiğinde bu durum artık klinik gebelik olarak adlandırılır ve sonra doktorun önerdiği program doğrultusunda gebelik takibine devam edilir.

TEDAVİDE KULLANILAN İLAÇLAR

Yumurtalıkların Uyarılması İçin

Gonadotropin Enjeksiyonları: Bu iğneler çok sayıda yumurta elde etmek için kullanılırlar.

Tedavi siklusundaki adetin 2-5 günü başlanır ve kas içi veya cilt altına uygulanan formları vardır.

Cilt altı uygulamaları hasta tarafından rahatlıkla yapılabilir. Gonadotropin enjeksiyonu yumurta çatlatma iğnesinin yapıldığı güne kadar doktorun belirlediği uygun dozda kullanılır.

Yumurtaları Olgunlaştırmak İçin

HCG Enjeksiyonu: Tedavi süresince follikül büyüklükleri ultrasonografi ile takip edilirken gerekli olduğunda kanda E2 (Estradiol) düzeyine de bakılır. Yumurta toplama zamanına ultrasonografi ve kan sonuçlarının uyumuna göre karar verilir.

(24)

Jinekoloji Polikliniği

ENDOMETRIOZIS

Endometrium rahim içi boşluğunu döşeyen tabakanın adıdır. Rahim içerisinde yer alan; her ay gebeliğe ev sahipliği yapacak şekilde hazırlanan ve gebelik olmadığı zaman, yeterli hormon desteğinden yoksun kalması nedeniyle menstruasyon kanaması halinde dökülen özel hücre tabakası “endometrium” olarak adlandırılır.

Bu tabakanın ait olduğu yerin dışında yani rahim dışında tüplerde, karın içi zarında, yumurtalıklarda, bağırsak yüzeyinde, idrar kesesi yüzeyinde oluşması endometriozis adını alır.

Adet dönemleriniz sancılı geçiyor ve sürekli ağrı kesici kullanıyorsanız ve bu sancılar genç kızlık döneminden beri varsa, ağrılı cinsel beraberlik yaşıyorsanız, anne veya kardeşlerde endometriozis varsa sizde de ENDOMETRİOZİS olabilir. Tedavi ve kontrol için mutlaka uzman jinekoloğumuza muayene olmalısınız.

ÇİKOLATA KİSTLERİ

Çikolata kistleri yumurtalıklarda içleri kanla dolu olan kistlerdir. Kan eskimiş olduğu için koyu renklidir ve bu yüzden içleri açıldığında koyu renkli çikolata renginde kanla karşılaşılır. İsmini de buradan alır. Çikolata kistleri endometriozis hastalığının bir parçasıdır. Karın içerisinde yapışıklıklarla beraberdir. En sık belirtiler, kasık ağrısı, adet ağrısı ve çocuk sahibi olamamadır.

RAHİM AĞZI KANSERİ

Rahim ağzı kanseri,tüm kanser türlerinde olduğu gibi

erken teşhis edilmesi çok büyük öneme sahip olan hastalıklardan biridir. Mutlaka yılda bir kez Jinekoloji polikliniğine muayene olarak smear testi yaptırmak büyük önem taşır.

HPV’nin serviks kanseri ile ilişkisinin ortaya çıkarılmasını takiben bu virüs üzerindeki geniş araştırmalar sonuç vermeye başlamış ve HPV aşıları üretim aşamasına gelmiştir. Bu şekilde serviks pre- kanser (kanser öncesi durumlar) ve kanserlerinin büyük bir kısmını engellemek ve hatta genital siğillerden kurtulmak artık bir hayal değildir.

CİNSEL YOLLA BULAŞAN HASTALIKLAR

Gonore ve klamidyalara bağlı jinekolojik enfeksiyonlar, genital ülser hastalıkları, herpes simpleks enfeksiyonu (genital bölgede “uçuk” hastalığı), sifiliz (frengi) ve benzeri tüm hastalıkların tanı ve tedavilerinde merkezimizden hizmet alabilirsiniz. Her kadın yılda en az bir kez herhangi bir şikayeti olmasa dahi jinekolojik muayene yaptırmalıdır.

KADININ DOĞUM KONTROL VE KORUNMA YÖNTEMLERİ

Her kadın bir korunma yöntemine başvurmadan önce mutlaka muayene olarak yumurta rezervi ve rahim durumu hakkında bilgi almalıdır. Merkezimizde bilgilendirme ve muayene işlemi yapıldıktan sonra kişiye uygun olan doğum kontrol yöntemi kendisine uygulanmaktadır.

(25)
(26)

Gebelik Takibi

Gebelik testinizin olumlu (pozitif) çıktığı an itibariyle siz de artık anne olmaya adaysınız. Kanda

yapılan gebelik testinden 7-10 gün sonrasında gebelik kesesini görmek için ultrason eşliğinde ilk muayeneniz yapılır.

Gebelik tarihi hesaplaması sizin son adet tarihiniz dikkate alınarak yapılır ve bundan sonraki tüm takipleriniz hafta üzerinden hesaplanır.

Gebelik haftaları son adet tarihinizin ilk gününden başlayarak sayıldığı için gebelik rahime yerleştiğinde 4 haftalık olur. Gebelik kesesinin ultrasonda görülmesi ise 5. ile 6. haftalara denk gelmektedir.

TAKİP SÜRECİ

11-12. haftalar arasında ense kalınlığı ölçümü ve birinci trimester tarama yapılmalıdır.

14-16. haftalar arasında erken doğum riskini kontrol etmek, rahim ağzı açıklığını ölçmek amacıyla vajinal ultrason kontrolü yapılmalıdır (Eğer rahim ağzı açılmış ise serklaj işlemi gerekebilir).

16-18. haftalar arasında üçlü tarama testi (zeka testi) yapılır. Anneden alınan kanda nöral tüp defekti denilen beyin ve sinir sisteminin gelişimine ait problemler, trisomi 18 ve trisomi 21 (Down Sendromu) denilen kromozom bozuklukları bakılır.

Üçlü tarama testinde Down Sendromu riski yüksek

çıkan hastalarda kesin tanı koymak amacıyla amniyosentez yapılır. Amniyosentez bebeğin içinde bulunduğu amnion sıvısından 10-20 ml kadar numune alınması işlemidir.

19-20. haftalar Perinatoloji uzmanı tarafından detaylı (ayrıntılı) USG yapılır. Hastanın her ay rutin yapılan ultrason kontrolleri dışında, Perinatoloji uzmanları tarafından yapılan detaylı ultrasondur.

Bu ultrasonda bebeğin herhangi bir anomalisi olup olmadığına bakılır.

24-28. haftalar arasında şeker yükleme testi yapılmalıdır. Gebeliğe bağlı olarak gelişen şeker hastalığının araştırılması için kullanılır.

Ultrasonografi (ultrason): Bebeğin gelişimini, pozisyonunu, içinde bulunduğu şartların yeterliliğini, organsal bozukluklarını ve cinsiyetini ortaya koyan bir görüntüleme yöntemidir. Her trimesterde bir defa olmak üzere en az 3 kez yapılmalıdır.

Fetal Monitör (NST): 3. Trimesterde ve doğumda sancı döneminde kullanılır. Bebeğin kalp atışlarının ritmini ve ağrının varlığını veya şiddetini görmek için kullanılır.

Tüm bu kontrollerin yanı sıra uzman kadın doğum hekimlerimiz tarafından gebelikte beslenme, kilo alımı, cinsel ilişki ve gebelikte egzersiz gibi konularda da detaylı bilgi alabilirsiniz.

(27)
(28)
(29)
(30)

Endoskopik Cerrahi

HİSTEROSKOPİ

Adından da anlaşılacağı gibi histeroskopi (histero = uterus;

skopi = görmek) uterus içerisine, iç yüzeyindeki örtünün incelenmesi amacıyla endoskop uygulanmasıdır. Yöntem, infertiliteye neden olabilen ve aşağıda örnekleri verilen çeşitli uterus sorunlarının tanısında yardımcı olabilir:

Mukoza altındaki (iç) miyomlar, yapışıklıklar,

endometrium polipleri, uterus bölmeleri ve diğer doğuştan malformasyonlar.

Histeroskopiden önce; uterus hakkında, ameliyat sırasında faydalı olabilecek bilgiler edinmek amacıyla histerosalpingografi (uterusu ve fallop borularını gösteren radyografi) çekilebilir. Çok sayıda doktor, yardımcı olarak vajinal ultrasonografi de yapmaktadır. Tanı amacıyla yapılan histeroskopi genellikle, genel ya da lokal anesteziyle yapılarak yaklaşık 30 dakikada tamamlanan bir tetkiktir.

LAPAROSKOPİ

Endoskopi veya pelviskopi olarak da adlandırılan laparoskopi; optik bir aletin göbek altında yapılan küçük bir kesi ile girilerek karın boşluğuna sokulması ve doktorun, infertil kadının pelvis organlarını görebilmesine olanak sağlanmasıdır.

Laparoskopi; tüplerin hasar görmüş olması, endometriozis, yapışıklıklar ve tüberküloz gibi infertilite nedeni olan birçok sorunda tanı konulmasını sağlayabilir.

(31)
(32)

Erkek Üreme Sağlığı ve Kısırlık

Üroloji Polikliniği

TESTİSTE CERRAHI YÖNTEMLE SPERM ARAMA TEKNİKLERİ

Erkek faktörünün ön plana çıktığı infertil çiftlerde değişik zamanlarda en az üç defa meni alınarak titizlikle incelenir. Hastaların bir bölümünde menide hiç sperm çıkmayabilir ve bu durum azoospermi olarak adlandırılır Bu grup hastalara ameliyathane şartlarında TESE, TESA MicroTESE, PESA ve MESA tekniklerinden biri uygulanarak sperm elde edilmeye çalışılır.

Elde edilen örnekler androloji laboratuvarında çeşitli hazırlama tekniklerinden geçirilerek spermler ayrıştırılır ve mikroenjeksiyon işlemine alınır.

• PESA

Obstrüktif azoospermi denilen testislerde sperm üretiminin olduğu fakat kanallardaki tıkanıklık nedeniyle spermin meniye

geçmediği durumlarda epididimden iğne ile sperm elde edilmesi.

• TESA

Testislerden iğne ile sperm elde edilmesi.

• MicroTESE

Mikroskop eşliğinde testislerde sperm üretimi olabilecek alanların taranması.

• MESA

Mikroskopik epididimden sperm aspirasyonu.

• TESE

Testisten biyopsiler alarak sperm aranması.

ERKEĞİN KORUNMA YÖNTEMLERİ Daha sık olarak kadınların korunma yöntemi tercih edilse de prezervatif kullanımı ve vazektomi uygulaması erkeklerde tercih edilen korunmadır.

(33)
(34)

EMBRİYO KÜLTÜRÜ

Tedavi sürecinin en önemli aşamalarından biridir. Klasik tüp bebek veya mikroenjeksiyon yöntemiyle normal döllenen yumurtalar ayrılarak, kültür mediumu dediğimiz özel hazırlanmış besiyerinde ve yine anne rahmi taklit edilerek geliştirilmiş inkübatörler içinde bekletilir. Normal döllenen yumurta içinde biri anne, diğeri baba adayından gelen iki adet çekirdek gözlenir ve yapı bu haliyle zigot olarak adlandırılır. Zigotlar yaşamın ilk günündedir.

Çiftin özellikleri ve embriyo sayısına göre embriyolar laboratuvarda 2-5 gün bekletilerek gebelik oluşturma ihtimali en yüksek olanlar seçilir. Yine çiftin özellikleri ve embriyo sayısı dikkate alınarak, ikinci gün, üçüncü gün veya beşinci gün transferiyle anne adayının rahmine yerleştirilir.

EMBRİYO DONDURMA VE ÇÖZDÜRME İŞLEMİ

Embriyoloji laboratuvar tekniklerindeki gelişmeler tedavi sürecinde oluşan

embriyolardan transfer sonrası arta kalanların ileride kullanılmak üzere başarılı bir şekilde dondurulmasına imkân sağlamaktadır.

Klinik ve laboratuvar deneyimleri ışığında

hastanın yaşı ve özellikleri dikkate alınarak 1 veya 2 embriyo transferi yapılır. Geriye kalan iyi kalitedeki embriyolar, laboratuvarda dondurularak sıvı azot içinde ve -196°C saklanır. Dondurulan embriyoların yasal saklama süresi 5 yıldır ve dondurulan bu embriyolar bu süre içinde ilk denemesinde gebe kalamayan ya da gebe kalıp bebek sahibi olan çiftlerde tekrar uygulama için kullanılabilir. Uygulanan teknikle dondurulmuş embriyolardaki gebelik ve sağlıklı bebek sahibi olma şansı taze embriyo transferi ile aynıdır. Bu yöntemin en önemli avantajı tedavi sürecinin çok daha kolay ve ucuz olmasıdır.

Embriyo dondurmak için başlıca iki teknik kullanılır.

1. Yavaş Dondurma Yöntemi (Slow Freezing)

Embriyolar kriyoprotektan(koruyucu) denilen ve hücreleri donma hasarından korumaya yarayan maddelerden geçirildikten sonra cryovial denilen tüplerin içine konur. Daha sonra özel bir cihaz yardımıyla kademeli olarak -30°C a kadar soğutulur.Bu aşamada embriyolar içinde sıvı azot(-196°C ) olan saklama tanklarına aktarılarak muhafaza edilir.

Bu yöntemin en önemli riski hücre içinde oluşabilecek buz kristalleri nedeniyle hücrelerin bir kısmını veya embriyonun tamamını kaybetme ihtimalidir.

2. Vitrifikasyon Yöntemi

Son yıllarda tüm dünyada yaygın olarak kullanılan ve hem embriyo sağkalımı, hem de gebelik oranları açısından daha avantajlı olan bu yöntem kliniğimizde de başarı ile uygulanmaktadır... Yavaş dondurma yönteminden temel farkı daha yüksek dozda kriyoprotektan kullanılması ve işlem süresinin çok kısa olmasıdır. Bu nedenle hızlı dondurma metodu olarak da adlandırılır.Yöntemin bir diğer avantajı yumurta aşamasından başlayarak, bölünmüş embriyo (2. ve 3.

gün) ve blastosist de dahil olmak üzere tüm gelişim aşamalarında başarı ile uygulanabilir olmasıdır. Bu yöntemde embriyolar yüksek doz kriyoprotektana maruz bırakıldıktan sonra ince kataterlere yüklenir ve çok hızla soğutularak (-20000 °C/dakika) sıvı azot (-196°C) içinde saklanır. Kullanılan kriyoprotektan embriyo etrafında cama benzer bir koruyucu kılıf oluşturduğu için hücre içinde buz kristalleri oluşmaz. Bu nedenle yöntem doğru uygulandığı takdirde yüzde yüze yakın bir sağkalım başarısı vardır.

Embriyoloji Laboratuvarı

Embriyoloji ve Androloji Laboratuvarı

(35)

Her iki yöntemle dondurulan embriyolar da yine uygun sıvılardan geçirilerek ısıtılır, 37 °C de ortalama 3 saat bekletildikten sonra sağlıklı olanları seçilerek transfer edilir. Merkezimizde dondurulmuş embriyolarla elde ettiğimiz gebelik başarısı taze embriyolarla aynıdır.

DONDURULMUŞ EMBRİYONUN TRANSFERİ Dondurulmuş embriyo transferinde birinci aşama endometrium denilen rahimiçi tabakanın hazırlanmasıdır. Bunun için adet döneminde başlanarak yaklaşık 12-15 gün süreyle östrojen içeren hap veya bant kulanılır. Doktorun

tavsiyesiyle bu hap veya bantların doz ve kullanım şekilleri ayarlanır. Rahim içi kalınlığı istenen seviyeye geldiğinde (7mm’nin üzeri), progesteron içeren ilaçlar kullanılır. Progesteron başladıktan dört gün sonra endometriyum tabakası uygunsa embriyolar çözülür ve yerleştirilir. İşlemden sonra kullanılacak ilaçlar taze embriyo transferi ile hemen hemen aynıdır. Bu ilaçlar gebelik testine kadar kulanılır.

EMBRİYOSKOP(EMBRYOSCOPE) Sürekli embriyo izleme sistemi tüp bebek laboratuvarımızda kullanılmaktadır.

Güvenli bir kültür sistemidir. Geleneksel

inkübatörlerden farkı, içerisinde embriyoları görüntülemek ve gelişim basamaklarını 10’ar 20’şer dakikalık kayıtlarla gözlem altında tutmak amacıyla tasarlanmış dahili bir kameranın bulunmasıdır. Bu sayede, yumurta ve spermin bir araya getirilmesinden itibaren, döllenme ve embriyo transferi aşamasına kadar yaklaşık 5 gün süren embriyo gelişim takip süreci hızlandırılmış bir video görüntüsü şeklinde izlenebilmektedir.

Embriyoların tüp bebek laboratuvarında geçirdikleri 5 gün sonunda amaç, normal ve anormal döllenen yumurtaları ayırt etmek, embriyonun bölünme aşamalarını kontrol etmek, hızlı veya yavaş gelişen embriyoları takip ederek optimum hücre bölünmesi gösteren embriyoları belirlemek ve böylece transfer edilecek en iyi embriyoları seçme sansını arttırmaktır.

ZAR İNCELTME (ASSISTED HATCHING) Yumurta oluşumundan başlayarak döllenme ve embriyo gelişimi sürecinde de var olan ve rahim duvarına tutunduğu ana kadar embriyoyu koruyan zar zona pellusida olarak adlandırılır.

Bazı durumlarda bu zarın inceltilmesi veya açılmasıyla embriyonun zarı daha kolay terk ettiği ve rahim duvarına tutunduğu yapılan çalışmalarla gösterilmiştir. İşlem mikroskop altında ve lazer

(36)
(37)

Yaptığımız genetik çalışmalar, size özel tedavi yöntemleri, yüksek teknoloji ile donanımlı

ekipmanlarımız ile hep

yanınızdayız.

(38)

yardımıyla transfer için seçilmiş embriyolara uygulanır.

Zar inceltme işleminin gerekli olduğu durumlar:

• 38 yaş üzeri hasta grubu

• Embriyo zarının kalın olduğu durumlar

• Dondurulmuş çözülmüş embriyolar

• Zarda yapısal problemin olduğu durumlar

• Daha önce başarısız denemesi olan hasta grubu

• Yüksek FSH seviyesi olan hasta grubu BLASTOSIST TRANSFERİ

Tüp bebek laboratuvarındaki teknik gelişmeler ve embriyoların içinde tutulduğu besiyerlerinin zenginleştirilmiş yeni formları ile embriyolar 6. güne kadar dış ortamda

büyütülebilmektedir. Döllenmeden sonra bölünmüş embriyoların 5. gününde morula içinde boşluk oluşarak sıvı toplanmaya başlar.

Hücreler iki katman oluşturup iç ve dış hücrelere ayrışırlar. İç hücrelerden embriyo, dış hücrelerden plasenta ve ekleri gelişecektir.

Oluşan bu yapı blastosist olarak adlandırılır.

Blastosist transferi özellikle çok embriyosu

olan genç hastalarda, daha önce başarısız tüp bebek denemesi olanlarda ve embriyo seçiminde daha hassas olunması gereken zor hasta grubunda uygulanan bir yöntemdir.

Blastosist transferinin avantajları:

• Daha yüksek gebelik oranının olması.

• Büyüme potansiyeli olan embriyoların daha rahat seçilebilmesi.

• Başarısız denemesi olan hastalarda alternatif tedavi yöntemi olmasıdır.

Gelişen teknoloji transfer edilen

blastosistlerden arta kalanların başarılı bir şekilde dondurulup saklanmasına imkân tanımaktadır.

İN VİTRO MATÜRASYON YÖNTEMİ İn vitro maturasyon (IVM) olgunlaşmamış yumurtaların hastadan alınarak laboratuvar ortamında olgunlaştırıldıktan sonra embriyo elde edilmesidir.

• Polikistik over (PCO) hastalarında, gonadotropinlere aşırı duyarlılık olduğundan dolayı hiperstimülasyon riskini azaltmak için.

• Kanser hastalarında, aşırı östrojen uyarısı

olmadan yumurta elde etmek için.

• Doğal siklüs sırasında, yumurtalıkların düşük doz gonadotropin ile uyarılarak olgunlaşmamış yumurtaları toplamak için uygulanır.

EMBRİYO CO-CULTURE

Gelişen embriyoların hastalarımızın kendine ait tubal, endometrial ya da kümülüs

hücrelerinden oluşan tek katlı destek hücreleri ile birlikte kültüre edilmesidir. Burada amaç bu yardımcı hücrelerin salgıladığı büyüme faktörleri sayesinde embriyo gelişimini desteklemek ve embriyolara doğal bir gelişim ortamı sağlayabilmektir.

Co-Culture tüm tüp bebek tedavilerinde uygulanan bir yöntem değildir. Ancak gerekli olduğu hastalarda, tekrarlayan başarısız tüp bebek denemesi olan hastalarda daha iyi sonuç alınabilmesi için bir destek olarak uygulanmaktadır.

Embriyo gelişimi kötü olan hastalar, yumurtalık cevabının yetersiz olduğu durumlar, blastosist transferi düşünülen bazı hastalarda yardımcı yöntem olarak özel durumlarda uygulanır.

(39)

Androloji Laboratuvarı

Erkekten değişik zamanlarda alınan 3 semen örneği incelenerek normal değerlerden sapmalar varsa tespit edilir, bu bozukluklar tedavi sürecinin planlanmasında önemli rol oynar.

HBA (Hyaluronan Binding Assay - Sperm Hücresinin Hyaluronan’a Bağlanma Analizi) Yumurta hücresinin etrafı çok katmanlı granuloza adı verilen hücreler ile çevrilidir.

Bu hücrelerin arasında hyaluronan adı verilen ve sperm hücrelerinin bağlanma gösterdiği düşünülen bir madde bulunmaktadır. Sperm hücrelerinin bu maddeye bağlanma yeteneğinin ölçülmesi esasına dayanan bu test ile bir sperm skoru oluşturulmakta ve morfolojik (şekilsel) olarak daha kaliteli spermlerin yüzdesi belirlenebilmektedir.

İyi morfolojiye sahip sperm hücrelerindeki hyaluronana bağlanma oranı daha yüksek olup (~ ≥%65) yumurta hücresini dölleme yeteneğinin de daha iyi olduğu düşünülmektedir. Sperm morfolojik bozukluklarının genetik hasar kaynaklı olabileceği ve düşük riski taşıdıkları da göz önünde bulundurulursa; HBA testi erkek kısırlığında sperm hücresinin kromozom ve morfolojik anomalilikleri riski hakkında bilgi verebilecek ve en uygun sperm hücresinin enjeksiyon için kullanılmasına olanak verebilecek bir tanı testi seçeneği olarak düşünülebilir.

SPERMİYOGRAM

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre semende normal sperm değerleri şöyledir:

PARAMETRE WHO 2010 1. Miktar (volüm) 1.5 ml 2. Ph ≥7.2

3. ml de sperm sayısı ≥15 milyon/ml (konsantrasyon)

4. Total sperm sayısı ≥39 milyon/ml

5. Hareketlilik (motilite) %40(PR+NP**) %32 PR*

6. Şekil (morfoloji) ≥%4 7. Canlılık (viability) ≥58

8. Lökosit (iltihap hücresi) ≤1 milyon/ml

(40)

Genetik Tanı

PREIMPLANTASYON GENETİK TANI (PGD-Embriyo Biyopsi)

Riskli hasta grubunda gelişen tüm embriyoların genetik açıdan incelenerek sağlıklı olanların seçilip transfer edilmesi işlemidir. Genellikle üçüncü gün bölünmüş embriyolara veya blastosist aşamasında uygulanır ve mikroskop altında her embriyodan bir tane ya da bir grup hücre alınarak inceleme için genetik laboratuvarına teslim edilir. Yapılan genetik tanı sonrası kromozom sayı ve yapısı normal olan sağlıklı embriyolar seçilerek anne rahmine yerleştirilir, arta kalan normal embriyo varsa ileride kullanılmak üzere dondurulur.

Bu işlemin uygulandığı durumlar:

• 40 yaş ve üzeri hasta grubunda gerektiğinde

• Anne ya da baba adayında tespit edilen genetik bir kusur olduğunda

• Tekrarlayan düşüklerde

• Daha önce genetik bozukluğa sahip bebek doğuran çiftlerde

• İkiden fazla başarısız tüp bebek denemesi olan ve başarısızlığın sebebi tespit edilemeyen çiftlerde

(41)
(42)

Klinik Psikoloji

PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK

Çocuk sahibi olmak gibi evrensel bir içgüdü ile tedaviye başlayan çiftler tedavi öncesi, tedavi sırası ve sonrasında duygusal desteğe ihtiyaç duymaktadırlar.

İnfertilite tedavisi ve tüpbebek uygulamasıyla çocuk sahibi olma sürecinin aileler üzerinde yer yer stres, öfke, kaygı, duygusal kayıp, depresyon, umutsuzluk gibi duygularla psikolojik ve psikosomatik (psikolojik kökenli fiziksel hastalıklar) rahatsızlıklara yol açtığı bilinmektedir.

İnfertilite tedavilerinde ailelerin stres ve kaygılarının psikolojik destek ve danışmanlıkla azaltılmasının, gebe kalmayı kolaylaştırdığı gerçeği doğrultusunda; “hekim-aile” arasında güvene dayalı duygusal bir bağ kurmaktayız.

İstanbul Tüp Bebek ve Kadın Sağlığı Merkezi olarak, ailelerle kurmuş olduğumuz “güven ve duygu” bağıyla, eşlerin birbiriyle, çevreleriyle

ve doğacak bebekleriyle kuracakları

duygusal, fiziksel, sosyal ve psikolojik iletişim konusunda destek olmaktayız. Ailelerimizin her aşamada ihtiyaç duydukları desteği sağlamak için;

• Stres ve stresle başa çıkma yolları

• Vajinismus

• Çocuk gelişimi

• Ebeveyn-çocuk ilişkisi

• Sosyal danışmanlık

• Aile danışmanlığı

• İlişki yönetimi

• Zaman yönetimi

konularında hizmet sunmaktayız.

(43)
(44)

Şehir dışı veya yurt dışından gelen hastalarımızın

konaklayabilmesi için merkezimize yakın, farklı bütçelere uygun otel seçenekleri

mevcuttur. Hastalarımız arzu ettikleri takdirde anlaşmalı otel

ve pansiyonlara yönlendirilebilir.

Merkezimizin SGK anlaşması vardır.

SGK’lı olup Tüp

Bebek raporu çıkarma hakkına sahip olan hastalar bu hizmetten yararlanabilmektedirler.

Konaklama

(45)
(46)

Odalarımız tek kişilik ve iki kişilik olarak tasarlanmıştır.

İşlem öncesi hazırlıkların

yapılması ve işlem sonrası

rahat etmenizi

sağlayacak

konfordadır.

(47)

Küçük Bir Dokunuş, Büyük Bir Mutluluk

(48)
(49)

İstanbul Tüp Bebek ve Kadın Sağlığı Merkezi Gümüşsuyu İnönü Cad. Dersan Han No. 46/1 Taksim 34433 İstanbul T. +90 212 292 49 19 - 212 292 49 21 G. +90 532 755 88 83 F. +90 212 292 49 20

www.istanbultupbebek.com.tr

Şekil

Updating...

Referanslar

Updating...

Benzer konular :