FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
YÜKSEK LİSANS TEZİ
Beyza ÖZTÜRK ERDEM
HİCAZ NARI (Punica granatum L.) TANELERİNİN KIZILÖTESİ, MİKRODALGA ve KONVEKTİF KURUTMA YÖNTEMLERİYLE KURUTULMASI
TARIM MAKİNALARI VE TEKNOLOJİLERİ MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI
ADANA-2018
FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
HİCAZ NARI (Punica granatum L.) TANELERİNİN KIZILÖTESİ, MİKRODALGA ve KONVEKTİF KURUTMA YÖNTEMLERİYLE
KURUTULMASI
Beyza ÖZTÜRK ERDEM
YÜKSEK LİSANS TEZİ
TARIM MAKİNALARI ve TEKNOLOJİLERİ MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI
Bu Tez / /2018 Tarihinde Aşağıdaki Jüri Üyeleri Tarafından Oybirliği/Oyçokluğu ile Kabul Edilmiştir.
……… ……… ………..
Prof. Dr. Serdar ÖZTEKİN Doç. Dr. Asiye AKYILDIZ Dr. Öğr. Üyesi Cengiz KARACA
DANIŞMAN ÜYE ÜYE
Bu Tez Enstitümüz Tarım Makineleri Anabilim Dalında hazırlanmıştır.
Kod No:
Prof. Dr. Mustafa GÖK Enstitü Müdürü
Not: Bu tezde kullanılan özgün ve başka kaynaktan yapılan bildirişlerin, çizelge ve fotoğrafların kaynak gösterilmeden kullanımı, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunundaki hükümlere tabidir.
YÜKSEK LİSANS TEZİ
HİCAZ NARI (Punica granatum L.) TANELERİNİN KIZILÖTESİ, MİKRODALGA ve KONVEKTİF KURUTMA YÖNTEMLERİYLE
KURUTULMASI
Beyza ÖZTÜRK ERDEM
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
TARIM MAKİNALARI VE TEKNOLOJİLERİ MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI
Danışman : Prof. Dr. Serdar ÖZTEKİN Yıl: 2018, Sayfa: 75 Jüri : Prof. Dr. Serdar ÖZTEKİN
: Doç. Dr. Asiye AKYILDIZ : Dr. Öğr. Üyesi Cengiz KARACA
Bu çalışmada Hicaz nar taneleri farklı kurutma yöntemleri kullanılarak kurutulmuştur. Kurutma yöntemleri arasında geleneksel kurutma yöntemini temsilen sıcak hava ile kurutma yöntemi seçilmiştir. Yeni gelişen kurutma teknolojileri içerisinden mikrodalga enerji ve kızılötesi ışınım enerjisi ile kurutma yöntemleri de seçilerek kurutma karakteristikleri belirlenmiştir. Çalışma kapsamında 50 ve 90 °C’ de sıcak hava ve kızılötesi ışınım enerjisi ile kurutma denemeleri gerçekleştirilmiştir. Mikrodalga enerji ile kurutma denemelerinde ise 180, 360, 540 ve 720 W güç seçenekleri belirlenmiştir.
Kurutulan ürünlerin renk parametreleri ölçülmüştür.
Tek tabaka halinde kurutulan ürünlerin kuruma davranışlarını tahmin etmek için 9 farklı matematiksel model kullanılmıştır. Çalışılan modellerin regresyon analiz sonuçları, sıcak hava, mikrodalga ve kızılötesi ışınım enerjisi ile elde edilen verilere Midilli ve Henderson & Pabis modelinin en iyi uygunluk gösterdiğini belirtmiştir.
Kurutma denemelerinde, 50 °C sıcak hava ve kızılötesi ışınımda kurutma işlemleri sırasıyla 6526 ve 3109 dakikada gerçekleşirken, 90 °C sıcaklıkta ise sırasıyla 571 ve 76 dakikada gerçekleşmiştir. Mikrodalga kurutma denemeleri ise en yüksek ve en düşük güç seviyelerinde (720-180 W) sırasıyla 14 ve 56 dakikada gerçekleşmiştir.
Kurutulmuş Hicaz nar tanelerinin ve taze nar tanelerinin renk parametreleri Duncan Çoklu Karşılaştırma Testi kullanılarak kıyaslanmıştır. 90 °C kızılötesi ışınım enerjisi ve 180 W mikrodalga güç seviyesinde kurutulan nar tanelerinin L*a*b* değerleri taze nar taneleriyle benzerlik göstermiştir.
Anahtar Kelimeler: Hicaz nar taneleri, Sıcak hava, Mikrodalga, Kızılötesi ışınım enerjisi, Kurutma, Matematiksel modelleme.
MSc. THESIS
DRYING of HICAZ POMEGRANATE (Punica granatum L.) ARILS by INFRARED, MICROWAVE and CONVECTIVE METHODS
Beyza ÖZTÜRK ERDEM
CUKUROVA UNIVERSITY
INSTITUTE OF NATURAL AND APPLIED SCIENCES DEPARTMENT OF AGRICULTURAL MACHINERY and
TECHNOLOGIES ENGINEERING
Supervisor : Prof. Dr. Serdar ÖZTEKİN Year: 2018, Pages: 75 Jury : Prof. Dr. Serdar ÖZTEKİN
: Doç. Dr. Asiye AKYILDIZ : Dr. Cengiz KARACA
In this study, Hicaz pomegranate arils were dried by different drying methods.
Among the drying methods, the hot air drying method has been chosen to represent the traditional drying method. Microwave energy and infrared radiation energy were also selected from the newly developed drying technologies and drying characteristics were determined. In the scope of the study, drying experiments were carried out with hot air and infrared radiation energy at 50 and 90 °C. Experiments with microwave energy drying were made with 180, 360, 540 and 720 W power options. The color parameters of the dried products are measured.
9 different mathematical models were used to estimate the drying behavior of thin- layer dried products. Results of regression analysis of the studied models indicated that Midilli and Henderson & Pabis models exhibit the best fit to data obtained for hot air, microwave and infrared radiation drying.
In the drying experiments, drying at 50 °C hot air and infrared radiation was carried out in 6526 and 3109 minutes, respectively, whereas drying at 90 °C was carried out in 571 and 76 minutes, respectively. Microwave drying experiments were carried out at the highest and lowest power levels (720-180 W) in 14 and 56 minutes, respectively.
Color parameter values of dried and fresh Hicaz pomegranate arils were compared using the Duncan Multiple Comparison Test. L*a*b* values of dried pomegranate arils at 90 °C infrared power and 180 W microwave output power were similar to fresh ones.
Keywords: Hicaz pomegranate arils, Hot air, Microwave, Infrared radiation energy, Drying, Mathematical modeling.
Nar bilinen en eski meyve türlerinden birisidir. Bulunan ilk meyve fosilleri birkaç milyon yıl öncesine aittir. M.Ö. 5.000 yıl öncesinden itibaren yazılı kaynaklarda, taş, oyma ve kabartmalarda nar motiflerine rastlanmaktadır (Bayram, 2007). Narın anavatanı çeşitli kaynaklarda; Güney Batı Asya, Güney Asya, İran, Yakındoğu, Orta Doğu, Güney Kafkasya, Afganistan ve Anadolu gibi farklı bölgeler olarak gösterilmiştir.
Dünyada yaklaşık 2 milyon ton nar üretilmektedir. En fazla nar tüketen ülkelerin genel olarak önemli üretici ülkeler olduğu görülmektedir. Öte yandan Türkiye’ de nar üretimi yıldan yıla önemli oranda artmakta olup 2010-2017 yılları arasında yaklaşık iki buçuk kat kadar bir artış göstermiştir . 2010 yılı verilerine göre 12.110 ağaçtan toplam 208.502 ton verim alınırken, 2017 yılı istatistiklerine göre 16.783 ağaçtan toplam 502.606 ton verim alınmıştır.
Bu çalışma kapsamında Türkiye’ de yaygın olarak üretilen nar meyvesi taneleri katma değeri yüksek ürün elde etmek amacıyla farklı kurutma yöntemleri ile kurutulmuştur. Hicaz nar çeşidinden elde edilen nar taneleri kızılötesi, konvektif ve mikrodalga kurutma yöntemiyle kurutularak kurutma parametreleri belirlenmiştir. Elde edilen denemelere ait veriler 9 farklı matematiksel model kullanılarak istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Bu sayede nar tanelerinin tek tabaka halinde kurutulmasında en iyi uyumu gösteren kurutma modeli belirlenmiştir.
Çalışma kapsamında, 2014 yılında Tarsus’ ta yetiştirilen ve hasat edilen Hicaz nar çeşidi nar kullanılmıştır. Hicaz nar çeşidi, geççi mayhoş narlar arasında en küçük meyvelere sahip olan çeşittir. Verimlilik açısından en yüksek değerlere sahiptir. Meyve kütlesi ortalama 350 g, meyve eni ortalama 91 mm’ dir. Meyve kabuk rengi sarı zemin üzerine % 95 kırmızıdır. Daneler koyu kırmızı renkte ve 100 danesinin ortalama kütlesi 26,1 g’ dır. Çekirdekleri serttir. Suda çözünebilir kuru madde içeriği diğer çeşitlere göre oldukça yüksektir.
bölümümüzde bulunan etüvde kurutulmuştur. Denemelerin kızılötesi ışınım, sıcak hava ve mikrodalga yöntemi ile yapılması planlanmıştır. Kızılötesi ve sıcak hava ile kurutma yönteminde kurutma sıcaklıkları 50 ve 90 °C seçilmiştir. Mikrodalga ile kurutma yönteminde ise, 180, 360, 540 ve 720 W olmak üzere 4 farklı güç düzeyinde çalışılmıştır. Denemeler esnasında kurutma parametrelerinden ürün giriş nemi, ürün çıkış nemi, kuruma süresi ve kuru ve yaş ürünlerin renk skalasına bağlı olarak L*a*b* değerleri saptanmıştır. Kurutma verileri tek tabaka kurutma modelleri ile kıyaslanarak belirleyicilik katsayıları ve tahmini hata oranlarına bakılarak en uygun matematiksel model belirlenmiştir.
Sonuçlar incelendiğinde sıcak hava ile yapılan kurutma denemelerinde, taze nar tanelerinin 50 ve 90 °C’ de sırasıyla 6526 ve 571 dakika sürede kurudukları belirlenmiştir. Kızılötesi ışınımla kurutulan ürünlerin 79-3109 dakika arasında değişen sürelerde kurudukları belirlenmiş olup kuruma sürelerinin sıcak hava ile kurutma yöntemine göre daha kısa olduğu gözlemlenmiştir.
Mikrodalga kurutma denemelerinde ise taze tar tanelerinin 14-56 dakika arasında değişen sürelerde kurudukları belirlenmiştir. 90 °C kızılötesi ışınım ve 180 W mikrodalga enerji ile kurutma yöntemlerinde elde edilen ürünlerin L*a*b*
değerleri taze nar tanelerinin L*a*b* değerleri ile benzerlik göstermiştir.
Tek tabaka halinde kurutulan ürünlerin kuruma davranışlarını tahmin etmek için kullanılan matematiksel modellerin içerisinden Midilli ve Henderson &
Pabis modelleri en uygun modeller olmuştur.
50 °C’ de kızılötesi ışınım enerjisi ile yapılan kurutma denemelerinde Henderson & Pabis modeli en iyi uygunluğu sağlarken, 50 °C sıcak hava ve 90 °C sıcak hava ve kızılötesi ışınım enerjisi ile kurutma yöntemlerinde Midilli modeli en uygun model olmuştur. Henderson & Pabis modeli için R² değeri 0.98’ den büyük, Midilli modeli için R² değeri 0,9918-0,9989 değerleri arasındadır. Mikrodalga enerjisi ile kurutma işleminde de Midilli modeli en iyi tahmini vermiştir. Midilli modelinin R² değerleri 0,9769-0,9998 değerleri arasındadır.
Bu araştırma için beni yönlendiren, çalışma imkânı sağlayan ve çalışmamın her aşamasında bana destek olan danışman hocam sayın Prof. Dr. Serdar ÖZTEKİN’ e sonsuz teşekkürlerimi sunarım.
Tezime yaptıkları katkılardan dolayı değerli hocalarım sayın Doç. Dr.
Asiye AKYILDIZ ve Doktor Öğretim Üyesi Cengiz KARACA’ ya teşekkür ederim.
Bilgi deneyimleriyle bana her zaman yardım eden sevgili hocam ve aynı zamanda sevgili eşim Dr. Tunahan ERDEM’ e teşekkür ederim.
Yüksek lisans öğrenimim boyunca yardımlarını esirgemeyen sevgili hocam Dr. Elçin YEŞİLOĞLU CEVHER’ e şükranlarımı sunarım.
Her zaman yanımda olup beni cesaretlendiren, bana inanan ve güvenen babam Abdullah ÖZTÜRK, annem Fatma ÖZTÜRK ve kardeşim Elanur ÖZTÜRK’ e çok teşekkür ederim.
Tez dönemim boyunca benden maddi ve manevi desteklerini esirgemeyen Adana’ daki ailem sevgili Nazım AYDÖNER ve Handan AYDÖNER’ e en derin şükranlarımı sunarım.
ÖZ ... I ABSTRACT ... II GENİŞLETİLMİŞ ÖZET ... III TEŞEKKÜR ... V İÇİNDEKİLER ... VI ÇİZELGELER DİZİNİ ... VIII ŞEKİLLER DİZİNİ ... X SİMGELER VE KISALTMALAR DİZİNİ ... XII
1. GİRİŞ ... 1
1.1. Nar Üretimi ... 1
1.2. Nardan Elde Edilen Katma Değerli Ürünler ve Mekanizasyon Olanakları .. 5
1.3. Kurutma Kavramı, Temel Değişkenler ve Yöntemler ... 8
1.3.1. Kurutma ... 8
1.3.2. Temel Kurutma Değişkenleri ... 9
1.3.3. Kurutma Yöntemleri ... 12
1.3.3.1. Konvektif Kurutma ... 13
1.3.3.2. Dielektrik Kurutma ... 15
1.3.3.3. Kızılötesi Işınım Enerjisi ile Kurutma ... 17
1.4. Çalışmanın Amacı ... 18
2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR ... 19
2.1. Nar ve Nar Tanelerinin Ayıklanması ile İlgili Çalışmalar ... 19
2.2. Nar Tanelerinin Kurutulması ile İlgili Çalışmalar ... 20
3. MATERYAL VE METOD ... 29
3.1. Materyal ... 29
3.1.1. Kullanılan Alet ve Ekipmanlar ... 30
3.2. Metod ... 33
4. BULGULAR VE TARTIŞMA ... 37
4.2. Mikrodalga Enerjisi ile Kurutma ... 41
4.3. Renk Parametrelerinin Değerlendirilmesi ... 45
4.4. Matematiksel Modelleme ve İstatistiksel Analiz Sonuçları ... 52
5. SONUÇLAR VE ÖNERİLER ... 65
KAYNAKLAR ... 67
ÖZGEÇMİŞ ... 75
Çizelge 1.1. 2008 Yılı Verilerine Göre Dünyada Nar Üretimi ve
İhracaatı ... 2
Çizelge 1.2. Türkiye’de 2010-2017 Yılları Arasında Nar Üretim Miktarı ... 3
Çizelge 1.3. Türkiye’de 2010-2017 Yılı Nar Üretiminde Önemli İller ... 3
Çizelge 1.4. Kurutucuların Sınıflandırılması ... 15
Çizelge 3.1. Nar tanelerinin kuruma eğrilerine uygulanan matematiksel modeller... 35
Çizelge 4.1. Sıcak hava ile kurutmaya ilişkin sonuçlar ... 37
Çizelge 4.2. Kızılötesi ışınım enerjisi ile kurutmaya ilişkin sonuçlar ... 38
Çizelge 4.3. Mikrodalga enerjisi ile kurutmaya ilişkin sonuçlar ... 42
Çizelge 4.4. Farklı kurutma yöntemleri ile kurutulan nar tanelerinin L*a*b* değerleri ... 46
Çizelge 4.5. L*a*b* değerlerine ait istatistiksel analiz sonuçları ... 47
Çizelge 4.6. Matematiksel modellemelere ait istatistiksel analiz sonuçları ... 54
Çizelge 4.7. Mikrodalga enerji ile kurutma denemelerine ait matematiksel modellemelerin istatistiksel analiz sonuçları ... 56
Çizelge 4.8. Sıcak hava ile kurutma denemelerine ait model katsayıları ... 57
Çizelge 4.9. Kızılötesi ışınım enerjisi ile kurutma denemelerine ait model katsayıları ... 57
Çizelge 4.10. Mikrodalga kurutma denemelerine ait model katsayıları ... 58
Şekil 1.1. Nar tüketim yöntemleri ... 6
Şekil 1.2. Ayrılmış nar taneleri ve kabukları ... 7
Şekil 1.3. Nar taneleme makinası ... 7
Şekil 1.4. Parmaklı batörlü silindirik ayırma eleği ... 8
Şekil 1.5. Bazı önemli kurutma değişkenleri ... 11
Şekil 1.6. Elektromanyetik spektrum ... 16
Şekil 3.1. Hicaznar çeşidine ait nar meyvesi ve taneleri ... 29
Şekil 3.2. Vakumlu etüv ... 30
Şekil 3.3. Mikrodalga fırın ... 31
Şekil 3.4. Hassas terazi... 31
Şekil 3.5. Nem ölçer cihazı ... 32
Şekil 3.6. Renk ölçüm cihazı ... 33
Şekil 3.7. L*a*b* renk uzayının şematik görünümü ... 36
Şekil 4.1. 50 °C’ de sıcak hava ve kızılötesi ışınım enerjisi ile kurutulan örneklere ait nem oranı değerleri ... 38
Şekil 4.2. 50 °C’ de sıcak hava ve kızılötesi ışınım enerjisi ile kurutulan örneklere ait ürün nem değerleri ... 39
Şekil 4.3. 90 °C’ de sıcak hava ve kızılötesi ışınım enerjisi ile kurutulan örneklere ait nem oranı değerleri ... 40
Şekil 4.4. 90 °C’ de sıcak hava ve kızılötesi ışınım enerjisi ile kurutulan örneklere ait ürün nem değerleri ... 41
Şekil 4.5. Mikrodalga enerjisi ile kurutulan örneklere ait nem oranı değerleri ... 43
Şekil 4.6. Mikrodalga enerjisi ile kurutulan örneklere ait ürün nem değerleri ... 44
Şekil 4.7. Sıcak hava ve kızılötesi ışınım enerjisi ile kurutulan denemelerine ait örneklerin ortalama L* değerleri ... 48
ortalama L* değerleri ... 48 Şekil 4.9. Sıcak hava ve kızılötesi ışınım enerjisi ile kurutma yöntemlerine
ait örneklerin ortalama a* değerleri ... 49 Şekil 4.10. Mikrodalga enerji ile kurutma denemelerine ait örneklerin
ortalama a* değerleri ... 50 Şekil 4.11. Sıcak hava ve kızılötesi kurutma yöntemlerine ait örneklerin
ortalama b* değerleri ... 51 Şekil 4.12. Mikrodalga enerji ile kurutma denemelerine ait örneklerin
ortalama b* değerleri ... 51 Şekil 4.13. 50 °C sıcak hava ile kurutma denemelerine ait deneysel ve
tahmini değerlerin karşılaştırılması ... 59 Şekil 4.14. 50 °C kızılötesi enerji ile kurutma denemelerine ait deneysel ve
tahmini değerlerin karşılaştırılması ... 59 Şekil 4.15. 90 °C sıcak hava ile kurutma denemelerine ait deneysel ve
tahmini değerlerin karşılaştırılması ... 60 Şekil 4.16. 90 °C kızılötesi enerji ile kurutma denemelerine ait deneysel ve
tahmini değerlerin karşılaştırılması ... 60 Şekil 4.17. 180 W güç seviyesi ile mikrodalga kurutma denemelerine ait
deneysel ve tahmini değerlerin karşılaştırılması ... 61 Şekil 4.18. 360 W güç seviyesi ile mikrodalga kurutma denemelerine ait
deneysel ve tahmini değerlerin karşılaştırılması ... 61 Şekil 4.19. 540 W güç seviyesi ile mikrodalga kurutma denemelerine ait
deneysel ve tahmini değerlerin karşılaştırılması ... 62 Şekil 4.20. 720 W güç seviyesi ile mikrodalga kurutma denemelerine ait
deneysel ve tahmini değerlerin karşılaştırılması ... 62
a, b, c, k, n : Modellerdeki katsayılar (birimsiz) NO : Nem oranı (birimsiz)
MC : Nem içeriği (kg su/ kg kuru madde)
Mt : Herhangi bir t anındaki su miktarı (kg su/ kg kuru madde) M0 : Başlangıçtaki nem içeriği (kg su/ kg kuru madde)
Me : Denge anındaki nem içeriği (kg su/ kg kuru madde) y.b : Yaş baza göre nem içeriği, (%)
k.b. : Kuru baza göre nem içeriği, (%) Mkm : Üründeki kuru madde miktarı (kg)
a* : Rengin kırmızılığı (+) ya da yeşilliği (-), boyutsuz b* : Rengin sarılığı (+) ya da maviliği (-), boyutsuz L* : Parlaklık, boyutsuz
SHK : Sıcak hava ile kurutma
KIK : Kızılötesi ışınım enerjisi ile kurutma R² : Regresyon katsayısı
Adj R² : Düzeltilmiş regresyon katsayısı SEE : Tahmini hata oranı
1. GİRİŞ
1.1. Nar Üretimi
Nar bilinen en eski meyve türlerinden birisidir. Bulunan ilk meyve fosilleri birkaç milyon yıl öncesine aittir. M.Ö. 5.000 yıl öncesinden itibaren yazılı kaynaklarda, taş, oyma ve kabartmalarda nar motiflerine rastlanmaktadır (Bayram, 2007).
Nar, Lythraceae familyasından içinde küçük çekirdekler ve meyve gövdesini oluşturan yüzlerce tanecikten oluşmuş, ılıman iklimlerde yetişen, çok yıllık çalı formunda bir bitki olup çok kuvvetli bir kök sistemine sahiptir. Kırmızı renkli çiçekler açan, iki ile beş metre boylarında, çiçekleri kısmen sapsız, tek tek ve birkaçı bir arada bulunan bir ağacı vardır. Meyveleri çok tohumlu ve etlidir.
Meyvenin yenen kısmı tohumlarının etli ve bol öz sulu olan kabuğudur. Tatlı, mayhoş ve ekşi olmak üzere farklı tatlarda çeşitleri vardır. Nar C vitamini, demir ve potasyum yönünden zengin bir meyvedir (Çeltikçi, 2008).
Narın anavatanı çeşitli kaynaklarda; Güney Batı Asya, Güney Asya, İran, Yakındoğu, Orta Doğu, Güney Kafkasya, Afganistan ve Anadolu gibi farklı bölgeler olarak gösterilmiştir. Ancak bu ülkeler birbirinden çok uzak yerler değildir ve Asya kıtasının belirli bir kısmını kapsamaktadır. Genel olarak Suriye, İran, Irak, Afganistan ve Anadolu’da yabani nar ormanları bulunmaktadır (Yılmaz ve Özgüven, 2003).
Narın içerisinde bulunan çeşitli besin maddeleri üretim ve tüketimin artmasında büyük rol oynamaktadır. Ayrıca çeşitli iklim ve toprak koşullarında yetişebilmesi, çoğaltımı ve bakımının kolay, birim alandan yüksek verim alınması, her yıl düzenli meyve vermesi, iç ve dış pazarda iyi fiyat bulması, uzun süre ağaçta kalabilen, taşıma ve depolamaya çok uygun bir meyve olması nedeniyle nar üretimi artmaktadır (Uysal, 2011).
Dünyada yaklaşık 2 milyon ton nar üretilmektedir. En fazla nar tüketen ülkelerin genel olarak önemli üretici ülkeler olduğu görülmektedir. Üretimin en
fazla yapıldığı ülkeler; Hindistan, İran, Türkiye, Irak, ABD, Azerbaycan ve İspanya’dır (Çizelge 1.1). Fakat üretimin fazla olmasına rağmen bu ülkelerde ihracat miktarları oldukça düşüktür.
Çizelge 1.1. 2008 Yılı Verilerine Göre Dünyada Nar Üretimi ve İhracaatı (Uysal, 2011)
ÜLKELER ÜRETİM (ton) İHRACAT (ton)
Hindistan 1.140.000 35.000
İran 705.000 60.000
Türkiye 127.760 12.000
ABD 110.000 17.000
Irak 80.000 -
İspanya 40.000 15.000
Tunus 25.000 -
Afganistan 24.000 -
İsrail 17.000 4.000
Azerbaycan 65.000 -
Mısır 43.000 -
Özbekistan 35.000 -
TOPLAM 2.411.760 -
Türkiye’ de nar üretimi yıldan yıla önemli oranda artmakta olup 2010-2017 yılları arasında yaklaşık iki buçuk kat kadar bir artış göstermiştir (Çizelge 1.2).
2010 yılı verilerine göre 12.110 ağaçtan toplam 208.502 ton verim alınırken, 2017 yılı istatistiklerine göre 16.783 ağaçtan toplam 502.606 ton verim alınmıştır (TÜİK, 2018).
Çizelge 1.2. Türkiye’de 2010-2017 Yılları Arasında Nar Üretim Miktarı (TÜİK, 2018)
Yıl Üretim(ton)
Meyve veren ağaç sayısı (bin)
Meyve vermeyen ağaç sayısı
(bin)
Verim (kg/meyve
veren ağaç)
2010 208.502 6.431 5.679 32
2011 217.572 7.881 6.432 28
2012 315.150 10.011 5.789 31
2013 383.085 11.086 5.089 35
2014 397.335 11.755 6.033 34
2015 445.750 13.310 4.072 33
2016 465.200 13.858 3.481 34
2017 502.606 13.661 3.122 37
Nar üretiminin illere göre üretim miktarı incelendiğinde, Antalya 2017 yılı itibariyle 113.040 tonluk üretimle birinci sırada yer almaktadır (Çizelge 1.3).
Çizelge 1.3. Türkiye’de 2010-2017 Yılı Nar Üretiminde Önemli İller (TÜİK, 2018) Nar Üretim Miktarı – Ton
Adana Antalya Denizli Hatay Mersin Muğla
2010 14.636 79.112 13.667 9.351 17.440 26.051
2011 16.891 82.933 12.568 13.548 12.297 24.305
2012 26.200 104.421 28.182 15.543 25.227 47.067 2013 34.098 104.815 34.618 18.429 30.370 66.703 2014 39.740 108.786 23.363 22.155 35.015 68.347 2015 39.715 107.237 45.594 20.769 61.919 65.748 2016 44.861 111.041 44.751 20.430 66.595 73.183
2017 47.698 113.040 45.616 27.460 72.152 8.403
Nar meyvesi kabuk, tane ve çekirdek olmak üzere üç farklı bölümden oluşur. Nardan ve nar tanelerinden elde edilen başka bir ürün narın özsuyudur.
Meyvenin kimyasal bileşenleri; çeşit, yetiştirildiği bölge, iklim, olgunluk, yetiştirme teknikleri ve depolama koşullarına bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Narın içeriğinde bulunan organik asit, mineral, fenolik bileşen, şeker ve vitaminlerde meydana gelen çeşitli değişimler yıllarca birçok araştırmacı tarafından rapor edilmiştir. Nar meyvesinin toplam kütlesinin % 50’ si kabuktur.
Geriye kalan (kabuk dışında) yenilebilir kısmının % 80’ i tane, % 20’ si ise çekirdekten oluşmaktadır. Nar tanelerinin % 85’ i su, % 10’ u şeker (başlıca fruktoz ve glikoz), % 1,5’ i pektin ve geriye kalan kısmı ise organik asit ve biyoaktif bileşiklerden oluşmaktadır. Nar çekirdekleri yağ açısından önemli bir kaynaktır ve nar çekirdeği % 12-20 arasında yağ içermektedir (Horuz, 2011).
Narın antioksidan etkiye sahip olması nedeniyle birçok hastalığın tedavisinde kullanılması, ekonomik getirisinin diğer meyvelere göre daha fazla olması ve kullanım alanının çeşitlenmesi nar yetiştiriciliğine olan talebi artırmıştır.
Türkiye’de özellikle 2000’ li yıllardan itibaren narla ilgili çok önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Nar üretiminde büyük artışlar sağlanırken, gıda endüstrisinde de nar kaynaklı çeşitli ürünler üretilmeye başlanmıştır. Nar meyvesinin kullanım şekilleri arasında suyu, ekşisi, şarabı, likörü, reçeli, kapsülü, çekirdeği ve tozu sayılabilir. En fazla taze olarak tüketilmesinin yanında meyve suyu ve diğer içeceklerde katkı olarak kullanılmaktadır. İshal ve dizanteriyi iyileştirici, özel serinletici etkisiyle ateşli hastalıklarda ateş düşürücü, şeker ve kolesterol düşürücü, kalbi koruyucu ve bağırsak sistemini güçlendirici etkisiyle tıbbi bir bitki olarak da kullanılmaktadır. Nar kabukları % 28-30 oranında tanen içerdiğinden kumaş ve deri boyamacılığında kullanım alanı bulmuştur. Narlardan pektin elde edildiği gibi, kabukları ve çiçeklerinden mürekkep ve boya elde edilmektedir (Şahin, 2004).
Nar ekşisi yemeklere lezzet vermek amacıyla kullanıldığı gibi sulandırılarak şurup olarak da tüketilmektedir. Son yıllarda sağlık açısından yararlı
olduğu düşüncesinin ardından nar, ABD’ de kapsül haline getirilmiş ve Türkiye’ de de satılmaya başlanmıştır (Çeltikçi, 2008).
Nar çekirdeklerinden bitkisel yağ ve hayvan yemleri için besin unu elde edilmektedir. Son zamanlarda nar taneleri, diğer meyvelerin yanı sıra paketlenip değerlendirilmekte ve uygun koşullarda dondurma tekniği ile paketlenerek Ortadoğu ülkelerine ihraç edilmektedir. Hindistan’ da ise, nar tanelerinin kurutulmasıyla elde edilen ürüne ‘anardana’ ismi verilmiş ve özel yemeklerde lezzeti artırmak için asitlendirici olarak kullanılmıştır (Horuz, 2011).
Kurutularak ve şoklama yoluyla muhafaza edilebilen nar taneleri pasta yapımında ve süslemesinde ayrıca Avrupa’ nın bazı bölgelerinde çorba ve sosların yapımında kullanılır olmuştur (Çeltikçi, 2008).
Günümüzde kurutulmuş ve temizlenmiş nar taneleri Türkiye’ den ihraç edilmektedir (Vardin ve Abbasoğlu, 2004).
1.2. Nardan Elde Edilen Katma Değerli Ürünler ve Mekanizasyon Olanakları Nar, farklı katma değerli ürün elde edilebilen bir meyvedir (Şekil 1.1).
Narın bilinen değerlendirme tarzı, derimden sonra tüm meyvenin taze veya depolanarak pazara sunulmasıdır. Nar tanelerinin kabuğundan ayrılması ile tane dışında, çekirdek ve kabuk gibi iki farklı atık ürün elde edilir (Şekil 1.2). Son yıllarda nar üretimindeki artışa paralel olarak meyvenin tüm tüketimi yanında, kabuğundan ayrılmış tanelerin tüketimine ilişkin pazarın giderek arttığı bilinmektedir. Bu nedenle ortaya çıkan iki önemli atık olan nar çekirdeği ve kabuğunun değerlendirilmesi ekonomik öneme sahip bir konu olmuştur. Bu önemi nedeniyle nar tanelerinin kabuğundan ayrılması, tanelerin, çekirdeğin ve kabukların değerlendirilmesi ile ilgili araştırmalar giderek artmaktadır (L´opez-Rubira ve ark., 2005; Singh ve ark., 2007; Khazaeia ve ark. 2008; Parashar ve ark. 2009; Blasko ve ark., 2009; Eikania ve ark., 2012; Calep, 2013; Immanvel ve ark., 2014).
Piyasanın artan talebi nedeniyle nar tanelerinin kabuğundan ayrılması için hem yerli, hem de yabancı imalatçılar tarafından mekanizasyon uygulamaları
geliştirilmektedir. Nar tanelerinin kabuğundan ayrılmasına dönük sistem seçiminde, yerli üretim makinaların küçük kapasiteli KOBİ tarzı işletme büyüklüklerine daha uygun olduğu bilinmektedir. Küçük kapasiteli nar kabuğunu tanelerinden ayırma makinaları piyasada nar taneleme makinası olarak tanınmaktadır (Şekil 1.3).
Şekil 1.1. Nar tüketim yöntemleri
Şekil 1.2. Ayrılmış nar taneleri ve kabukları
Bu makine, önceden yıkanmış narların iletilerek, parçalanmasının sağlandığı besleme helezonu ve besleme helezonundan gelen parçalanmış narların kabuğundan ayrıldığı parmaklı batörlü silindirik ayırma eleği olmak üzere iki ana üniteden oluşur.
Şekil 1.3. Nar taneleme makinası
Tanesinden ayrılacak narlar bir tank içinde yıkandıktan sonra bantlı götürücü ile taneleme makinasına iletilir. Taneleme makinasının besleme helezonuna dökülen meyveler helezon açılımı yönünde ilerlerken sıkışma nedeniyle maruz kaldığı ezme kuvvetinden dolayı farklı büyüklükte dilimler halinde parçalanmaktadır. Bu sistem ülkemizde üzüm salkımlarının sıkılarak, üzüm suyu üretiminde kullanılmaktadır. Nar taneleme makinasının besleme helezonu içinde parçalanan narlar helezonun bulunduğu silindirik hazne sonunda belli bir kütleye ulaştığında, buradaki kapağın kapalı kalmasını sağlayan yay kuvvetini yenerek, kapağın açılmasını sağlar ve nar ayırma eleğine dökülür. Parmaklı batörlü silindirik eleğin sert plastikten yapılmış sabit batör parmakları parçalanmış narlara vurarak tanelerin kabuktan ayrılmasını sağlar (Şekil 1.4). Tanelerinden ayrılmış kabuklar silindirik elek uzunluğu boyunca taşınarak, elek sonunda dışarı alınır.
Elekten geçen taneler ise alt kısımda toplanır. Nar taneleme makinasının farklı tasarımlarının olduğu bilinmekle birlikte, imalatçılar henüz yeni olan bu sistemlerin çalışma prensiplerini ticari gerekçelerle kamuoyuna açıklamamaktadır.
Şekil 1.4. Parmaklı batörlü silindirik ayırma eleği
1.3. Kurutma Kavramı, Temel Değişkenler ve Yöntemler 1.3.1. Kurutma
Kurutma biyolojik materyalin bünyesinde bulunan suyun çeşitli yöntemlerle uzaklaştırılmasıdır. Kurutma esas olarak enzimatik değişimi ve mikrobiyal etkinliği sınırlandırmak amacıyla ürün neminin azaltılarak, ürünün raf ömrünün
arttırılmasını sağlar. Ürünün ulaşması hedeflenen nem düzeyi, ilgili standartlar veya alıcı kuruluşlar tarafından belirlenir. Kurutulmuş sebze ve meyvelerin sahip olması gereken bazı temel özellikler şunlardır:
ü Alıcı kuruluş veya ilgili standartlar tarafından dikte edilen ürünün nihai nemi, ortam sıcaklığı ve oransal nemine bağlı olarak belirlenen denge nemi gözetilerek, güvenli depolama nemine kadar düşürülmüş olması gerekir.
ü Üründe etken madde, renk ve aroma bileşenleri olabildiğince taze ürüne yakın olmalı ve depolama süresi boyunca değişmemelidir.
ü Üründeki mikrobiyal bulaşıklık, depolama zararlılarının popülasyon yoğunluğu ve gelişim evreleri ile yabancı madde miktarı ilgili standartlara uygun olmalıdır.
ü Üründe hasat sonrası depolama evresinde pestisit vb. herhangi bir kimyasal kullanılmamalıdır.
ü Ürünün sınıflandırılmasında, depolanmasında ve paketlenmesinde nitelik ve nicelik kaybına neden olabilecek uygulamalardan kaçınılmalıdır (Martinov ve ark., 2007).
1.3.2. Temel Kurutma Değişkenleri
Kurutmaya etkili olan değişkenler Şekil 1.5’ te özetle tanımlanmıştır. Hem kuramsal, hem de uygulamadaki önemi nedeniyle ürün nemi konusuna aşağıda kısaca değinilmiştir.
Kurutma tekniği açısından tarım ürünlerinde bulunan nem “bağlı nem”,
“bağsız nem” ve “serbest nem” olmak üzere üç bölümde incelenir (Yağcıoğlu, 1999). Bir de materyalin içinde bulunduğu sıcaklık ve oransal neme bağlı olarak bulunduğu nem vardır ki bu “denge nemi” olarak adlandırılır. Denge konumunda ortam sıcaklığı ve nemi değişmediği takdirde ürün nemi değişmez. Ürünün dengeye ulaştığı konumdaki nemine Ürün Denge Nemi (ÜDN) denir. Denge konumunda belirli sıcaklıkta havanın sahip olduğu bağıl neme ‘‘denge bağıl nemi’’
denir. Belirli bir ortam sıcaklığında ürün denge nemi ile oransal nem arasındaki ilişki sorbsiyon izotermleri olarak bilinir. Materyalin en küçük denge nemi (çevre havası bağıl nemi % 0) ve en büyük denge nemi (çevre havası bağıl nemi % 100) arasındaki nemine “bağlı nem”, bulunulan koşullardaki nem ile en yüksek denge nemi arasındaki neme “serbest nem”, en yüksek denge neminden daha fazla olan neme de “bağsız nem” adı verilir (Yağcıoğlu, 1999). Öte yandan materyale kılcal kuvvetlerle bağlı su “absorbe su” olarak adlandırılıp, serbest suyun özelliklerini gösterir. Biyolojik materyale moleküler kuvvetlerle bağlı olan su ise “adsorbe su”
olarak bilinir ve uzaklaştırılması daha güçtür. Materyalin nem düzeyinin sorbsiyon yoluyla artışı “adsorbsiyon”, azalışı ise “desorbsiyon” olarak tanımlanır.
Şekil 1.5. Bazı önemli kurutma değişkenleri
Tarım ürünlerinde nem ölçümü yaş ve kuru baza göre yapılır. Yaş baza göre ürün nemi daha çok gıda endüstrisinde kullanılır. Kuru baza göre ürün nemi ise bilimsel çalışmalarda tercih edilir. Yaş ve kuru baza göre ürün nemleri aşağıdaki gibi ifade edilir:
. .= /( + ) (1.1)
. . = / (1.2)
Kurutma Değişkenleri
Ürüne ait değişkenler
Ürün nemi
Yaş baza göre nem
Kuru baza göre nem
Ürün denge nemi
Kurutma sistemi ile ilgili değişkenler
Kurutma havası sıcaklığı
Ürün nitelik ve niceliği
Özgül enerji tüketimi
Kurutucu kapasitesi
Kuruma süresi
Kurutma havasının
oransal nemi
Kurutma havasının
hızı
Burada;
Xy.b.: 1 kg yaş materyaldeki nem miktarı (kg/kg) Xk.b.: 1 kg kuru madde başına kg nem miktarı (kg/kg) Msu: Üründeki nem miktarı (kg)
Mkm: Üründeki kuru madde miktarı (kg)
Yaş ve kuru baz arasındaki ilişkiyi aşağıdaki denklem ifade etmektedir.
. .= . ./1 − . . (1.3)
1.3.3. Kurutma Yöntemleri
Sofralık tüketim dışında kalan sebze ve meyveleri kurutmanın en ucuz ve kolay yolu derimi yapılan ürünü güneşte veya gölgede, uygun raflar üzerine ince tabaka halinde sererek kendiliğinden kurumaya terk etmektir. İş verimi yüksek hasat makinaları ile kütlesel hasadı yapılan sebze ve meyvelerin doğal olarak kurumaya bırakılması, hem kurutma için gereksinim duyulan alanın fazla olması, hem de pazar taleplerinin hızlı karşılanması zorunluluğu nedeniyle ticari uygulamalar için çözüm olmayabilir. Hasat dönemindeki yüksek hava sıcaklığı ve oransal nem, yetiştirme döneminden kaynaklanan mikrobiyal bulaşıklığın ve tarla/depolama zararlılarının hızla artmasına da neden olabilir. Bu nedenle ticari üretimi yapılan sebze ve meyvelerin kütlesel olarak kurutulması için yapay kurutma yöntemlerinden yararlanılması gerekir.
Bilindiği üzere kurutma amacıyla ortamdan ürüne veya üründen ortama aktarılacak ısı iletim, taşınım ve ışınım olmak üzere 3 farklı mekanizma ile gerçekleşmektedir. Enerjinin veya kütlenin (nemin) ürüne/üründen transfer mekanizmasına göre temas, taşınım, ışınım, dondurma, ozmotik dehidrasyon yöntemleri uygulamada kullanılan yöntemlerdir. Tüm bu yöntemlere ve sanayideki özel isteklere bağlı olarak literatürde 400’ ün üzerinde kurutucu tipi bildirilmiş ve bunlardan 50’ si ticari olarak uygulanmıştır (Mujumdar, 2000).
Yapay ürün kurutma yöntemi hem yatırım, hem de işletme giderleri açısından ciddi bir maliyet oluşturduğu için dikkatlice planlanması gereken bir işlemdir. Aksi halde ürünün kurutma giderleri, ham madde değerini aşabilir.
Mujumdar’dan (2000) yararlanılarak düzenlenen ve ürün kurutma açısından önemli temel kriterleri dikkate alındığında kurutucu sınıflandırması Çizelge 1.4’ de görülmektedir. Uygulamada en sık rastlanan kurutma yöntemleri aşağıda özetlenmiştir.
1.3.3.1. Konvektif Kurutma
Bu sistemde sıcaklığı yükseltilip nemi azaltılarak doyma kapasitesi artırılmış dış ortam havası, zorlanmış konveksiyonla sabit (raflı kurutucu) ya da hareketli (bantlı kurutucu) halde bulunan nemli materyalin üzerine yönlendirilir.
Ürün iç kısmı ve çevre atmosfer arasındaki buhar basıncı farkı, materyal iç kısmında bulunan nemin dış ortama transferini sağlar ve ürün denge nemine ulaşılır. Kurutma ortamında üründeki nemi alarak doygun hale gelen hava yine zorlanmış konveksiyonla dış ortama iletilir. Konvektif kurutma yöntemi atmosferik basınç ya da vakum koşullarında uygulanır.
Konvektif kurutma sistemleri içinde en yaygın kullanılan sistemler sıcak havalı kurutuculardır. Sıcak havalı kurutucularda kurutma havası sıcaklığının komuta ve kontrolü ürünün nihai kalitesine etki eden en önemli faktördür. Sıcak havalı kurutucular ürünün kurutucu içindeki konumuna göre yığın halindeki ürünü kurutan (batch), yarı sürekli (semi-continuous) ve sürekli (continuous) sistemler olmak üzere üç grupta incelenir (Öztekin ve Martinov, 2013).
Yığın halindeki ürünü kurutan sistemlerde kurutucu bir kez ürünle doldurulur ve kuruma gerçekleştikten sonra sistem boşaltılarak, bir sonraki ürün yüklenerek kurutmaya devam edilir. Yığın halindeki ürünü kurutan sistemler genellikle çiçek ve yaprağından yararlanılan tıbbi ve aromatik bitkilerin kurutulmasında kullanılır. Güç düzeyi 50-400 kW arasında olan bu kurutucularda üründen buharlaştırılan 1 kg su için 5-15 kJ enerjiye gereksinim duyulur (Öztekin
ve Martinov, 2013). Yığın kurutucuların en önemli olumsuzluğu enerji tüketimlerinin yüksek olmasıdır. Bu olumsuzluğu gidermek için ilk kurutma evresini izleyen dönemde kurutma havası yeniden dolaşıma tabi tutulur.
Yarı sürekli kurutma sistemleri genellikle üst üste raflar şeklinde tasarlandığı için en altta sıcak hava ile ilk karşılaşan raf önce kurur. Doğal olarak ilk kuruyan bu raftaki ürün kurutucu dışına çıkartılır, üstteki raflar bir asansör sistemi ile boşalan ilk rafın yerine yerleştirilir. En üstteki boş rafa yeniden taze ürün yüklenir. Bu kurutucuların güç düzeyi 100-1.000 kW arasında olup, taze materyalden 1 kg suyun buharlaştırılması için gerekli ısı enerji 4,5-8 MJ ’ dir. Bu kurutucuların yatırımının ekonomik olması için yılda en az 3-4 ay kullanılması gerekir (Öztekin ve Martinov, 2013).
Sürekli kurutucularda sistemin bir yanından sürekli taze ürün girişi ve diğer yandan kuru ürün çıkışı olur. Bantlı kurutucular olarak da piyasada tanınan bu kurutucular pek çok sebze ve meyve türünün kurutulması amacıyla kullanılır.
Bantlı kurutucularda bant sayısı üst üste olmak üzere arttırılabilir. Bu sistemlerin güç düzeyi 0,7-3 MW olup, 1 kg yaş materyalin kurutulması için 4,5-5,5 MJ enerjiye gereksinim duyarlar (Öztekin ve Martinov, 2013).
Hem taşınım hem de iletim ısı transferi koşullarında uygulanabilen vakum kurutma özellikle sıcaklık yükselmesine duyarlı ürünlerde kullanılır. Bu yöntemde suyun kaynama noktası sıcaklığı düşürülerek, kurumanın düşük sıcaklıkta gerçekleşmesi sağlanır. Son yıllarda vakum kurutmayı dielektrik ve kızılötesi ışınımla kurutma yöntemleri ile kombine eden sistemler de uygulamada kullanılmaktadır. Vakum kurutma yöntemi yüksek ilk yatırım bedeli nedeniyle daha çok yüksek katma değerli ürünlerin kurutulmasında tercih edilir.
Çizelge 1.4. Kurutucuların Sınıflandırılması (Mujumdar, 2000) Sınıflandırma Kriteri Kurutucu tipi
Çalışma şekli Sürekli, kesikli
Kurutulan ürünün yapısı Katı dane, granül, cips, levha, toz, sıvı, yarı katı (salça vb.)
Kurutulan ürünün kökeni Tarla bitkileri, bahçe bitkileri (sebze-meyve) Ürünün kurutucu içindeki
konumu
Sabit, bant üzerinde hareketli, çalkalanmış, titreşime tabi tutulmuş, birleştirilmiş, parçalanmış, akışkan yatak
Ürünle hava akımının karşılaşma şekli
Dik akışlı, ters yönde akışlı, eş yönde akışlı, karışık akışlı
Kullanılan enerji kaynağı Fosil yakıtlı, yenilenebilir enerji kaynaklı
Isı transfer şekli Taşınım, iletim, ışınım, elektromanyetik alan, kombine ısı transferi
Isı verme sıklığı Sürekli, kesikli
Çalışma basıncı Atmosferik, vakum, yüksek basınç Kurutucu akışkanın tipi Sıcak hava, kızgın buhar, hafif gazlar Kurutma sıcaklığı Düşük (<100 oC) ve yüksek sıcaklıklı
(>100 oC) Ürün ile havanın karşılaşma
şekli Paralel akışlı, karşı akışlı, karışık akışlı Kuruma süresi Kısa (< 1 min), orta (1-30 min), uzun
(> 30 min)
1.3.3.2. Dielektrik Kurutma
Elektromanyetik dalgalar ile aktarılan enerjiye ışınım adı verilir (Uslu ve Certel, 2006). Elektromanyetik ışınımla ısıtma mor ötesi, görünür ışık ve kızılötesi ışınlarını içerisine alan ısıl ışınım bölgesinde veya mikrodalga ve radyo dalgalarını içerisine alan dielektrik ısıtma bölgesinde yapılabilir (Şekil 1.6). Elektromanyetik spektrumda frekansları 100 Hz ile 300 MHz arasında değişen dalgalara radyo
dalgaları, frekansları 300 MHz ile 300 GHz arasında değişen dalgalara da mikro dalgalar denilmektedir. Mikrodalgalar veya yüksek frekanslı radyo dalgaları kullanılarak ürünün neminin alınarak, ortamdan uzaklaştırılmasına dielektrik kurutma denir. Endüstride mikrodalga fırın ve kurutucularda kullanılan dalgaların, radar dalgaları ile karışmaması için 915 MHz ve 2450 MHz olmak üzere iki farklı frekans belirlenmiştir. Ancak mikrodalga ışınımdan yararlanan kurutma sistemlerinde yaygın olarak kullanılan frekans 2450 MHz’ dir. Isıtma veya kurutma amacıyla kullanılan mikrodalga ışınlar ürün tarafından yutulur, yansıtılır veya hiçbir değişikliğe uğramadan yoluna devam eder. Mikrodalga ışınım, kurutulan ürün tarafından yutulduğu zaman mikrodalga ışınımın pozitif ve negatif merkezlerinin yön değiştirmelerine paralel olarak, üründe bulunan polar su molekülleri yön değiştirirler. Saniyede milyonlarca kez oluşan bu hareket sonucu moleküler sürtünme ısısı açığa çıkar ve madde ısınır. Bu ısınma ile nemin buharlaşması, buhar basıncının artması ile üründen çevreye kütle transferi gerçekleşir. Buhar ortamdan uzaklaştırılarak ürünün kuruması sağlanır.
Şekil 1.6. Elektromanyetik spektrum (Uslu ve Certel, 2006)
Mikrodalga kurutma sistemleri uygulamada konvektif ve kızılötesi kurutma teknikleriyle birlikte kullanılmaktadır. Ürün bazında ciddi AR-GE yatırımına gereksinim duyan mikrodalga kurutma sistemleri yerli imalatçılar tarafından ya hiç kullanılmamakta, ya da deneme-yanılma yöntemiyle
kullanılmaktadır. AR-GE yatırımı yapan yurt dışındaki imalatçı kuruluşlar ise hem ilk yatırım bedelinin, hem de servis-destek hizmetlerinin pahalı olması nedeniyle ülkemizdeki işletmeler açısından tercih edilmemektedir.
1.3.3.3. Kızılötesi Işınım Enerjisi ile Kurutma
Bu yöntemde kurutma için gerekli ısı enerjisi elektromanyetik spektrumun kızılötesi (infrared) bölgesinde yer alan ışınlarla iletilir. Bu nedenle bu ısıtıcılar kızılötesi ısıtıcılar olarak adlandırılır. Kızılötesi ışınım elektromanyetik spektrum içinde kısa, orta ve uzun dalga boylu olmak üzere üç kısımda incelenir. Kızılötesi ışınım üreteçleri aşağıda olduğu gibi sınıflandırılabilir (Skjöldebrand, 2001):
· Gaz ısıtmalı üreteçler (uzun dalga boyu)
· Elektrik ısıtmalı üreteçler
- Silindirik ve düz metalik ısıtıcılar (uzun dalga boyu) - Seramik ısıtıcı (uzun dalga boyu)
- Quartz tüp ısıtıcı (orta ve kısa dalga boyu) - Halojen tüp ısıtıcı (kısa dalga boyu)
Mikrodalga veya radyo dalgalarıyla gerçekleşen enerji transferine benzer şekilde, kızılötesi ışınım enerjisi ile kurutmada da elektromanyetik dalgalar ışın kaynağından doğrudan ürün yüzeyine aktarılır (Toğrul, 2005). Bu sayede enerji ortam havasını ısıtmadan ürüne aktarılır. Bu özellik, ışınım ile yapılan kurutmada enerji kullanım etkinliğini arttırır. Buna ilaveten materyal içinde kısa sürede sağlanan hızlı sıcaklık yükselmesi kurutmada enerji tüketiminde ciddi tasarruf sağlar. Sıcaklığın materyal içinde homojen dağılımı nihai ürün kalitesini de arttırır (Sharma ve ark., 2005; Dostie ve ark., 1989; Mongpreneet ve ark., 2002; Navari ve ark., 1992).
Kızılötesi ısıtma sistemlerinde enerji kaynağı olarak gaz ve elektrik kullanılmaktadır. Kızılötesi ışınım enerji etkinliğini uygun tasarımla % 80-90’ a çıkarmak mümkündür (Sandu, 1986). Oysa bu oran mikrodalga kurutma sistemlerinde bile % 70 civarındadır. Kızılötesi kurutma endüstriyel olarak epoksi ve reçine dolgu öncesi mermer, mozaik ve çimento dolgulu ürünlerin kurutulmasında kullanılmaktadır. Kızılötesi kurutmanın başlıca üstünlükleri şöyle sıralanabilir:
· Kurutma süresi kısa,
· Alternatif enerji kaynağı,
· Yüksek enerji verimliliğine sahip,
· Kurutma sırasında ürün sıcaklık dağılımı düzgün,
· İşlem parametrelerinin kolay kontrol edilebilir ve yer tasarrufu sağlar (Abe ve Afzal, 1997; Afzal ve Abe, 1998; Afzal ve Abe, 2000; Toğrul, 2006, Samadi ve Loghmanieh, 2013).
1.4. Çalışmanın Amacı
Bu çalışma kapsamında Türkiye’ de yaygın olarak üretilen nar meyvesi taneleri farklı kurutma yöntemleri ile kurutulmuştur. Hicaz nar çeşidinden elde edilen nar taneleri kızılötesi, konvektif ve mikrodalga kurutma yöntemiyle kurutularak kurutma parametreleri belirlenmiştir. Elde edilen denemelere ait veriler 9 farklı matematiksel model kullanılarak istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Bu sayede nar tanelerinin tek tabaka halinde kurutulmasında en iyi uyumu gösteren kurutma modeli belirlenmiştir.
2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR
2.1. Nar ve Nar Tanelerinin Ayıklanması ile İlgili Çalışmalar
Kingsly ve ark. (2006), % 6-18,13 nem aralığında kurutulan nar tohumlarının fiziksel özelliklerine bağlı nem miktarlarını belirlemişlerdir. Boyut ve kütle sırasıyla 3,5 mm’ den 4,4 mm’ ye ve 28,98 g’ dan 32,58 g’ a yükselirken, bu örneklerin nem içeriği % 6 ile % 18,13 olarak bildirilmiştir. Nem içeriğindeki artışa bağlı olarak azalan gözeneklilik dikkate alındığında; birim hacim ağırlığı, yoğunluk ve yığın açısı artmıştır. Aynı nem artışı için yığın açısı 26,46 °’ dan 32,13 °’ ye ulaşmıştır. Kontrplak yüzeyin, galnavize edilmiş demir yüzeye göre daha çok sürtünme dayanımına sahip olduğu görülmüştür. Nem içeriğindeki artış ile birlikte nar tohumlarının sertliği azalmıştır.
Singh ve ark. (2007), nar meyvesinin kurutulmuş tanelerinin yemeklerde asitlik düzenleyici olarak ve ilaç yapımında kullanıldığını bildirmişlerdir. Nar tanelerinin kolay ayrılabilmesini sağlamak için, meyveler üç farklı uygulamaya maruz bırakılmıştır. Bu uygulamaların; kumda fırınlama, sıcak suya batırma ve soğuk suda bekletme yöntemleri olduğunu açıklamışlardır. Meyvelerin sıcak suda bekletilmesi nar tanelerinin ayrılması sırasında 2 dakikalık bir zaman kazancı sağlamıştır. Kumla fırınlama uygulaması sırasında yüksek sıcaklıktan dolayı, meyveden ayrılan nar tanelerinin ve kurutulmuş nar tanelerinin (anardana) kalitesinde düşüşlere yol açtığı belirtilmiştir. Kurutulmuş nar tanelerinde renk, kimyasal bileşen ve kalite yönünden en uygun işlemin 2 dakikalık sıcak suda bekletme uygulaması olduğu ifade edilmiştir.
Immanvel ve ark. (2014), nar tanelerinin genellikle elle vurma yöntemiyle çıkarıldığını belirtmişlerdir. Tanelerin çıkarılması işleminin meyve üzerine uygulanan vurma kuvveti ile sağlandığını ve bu işlemin uzun zaman aldığını ve yeterince temiz olmadığını söylemişlerdir. Narların elle ayıklanması işlemi, hem tanelerin direkt olarak tüketilmesi hem de meyve suyu yapımında kullanılması için yapılmaktadır. Ayıklama işlemleri sırasında bu zorlukların üstesinden gelmek ve
bu yöntemden kaynaklanan mikrobiyal bulaşıklığı önlemek amacıyla bir makine tasarlamışlardır. Bu tasarım ile ayıklama işlemleri sırasında insan eli dokunmadan temiz ve yüksek verimli bir şekilde nar tanelerinin ayrılmasının mümkün olduğunu bildirmişlerdir. Bu yöntemin % 75 verimle çalıştığını ve ayıklama sırasında çok az nar tanesinin zedelenmeye uğradığını rapor etmişlerdir. Sonuç olarak nar tanelerini ayıklamak için tasarlanan makinenin meyve suyu satılan yerlerde ve otellerde büyük ölçüde kullanışlı ve ayıklanan tanelerin oranının maksimum olabileceğini belirtmişlerdir.
2.2. Nar Tanelerinin Kurutulması ile İlgili Çalışmalar
Kingsly ve Singh (2007), nar tanelerinin kurutma kinetiklerinin incelendiği çalışmada, tanelerin tek tabaka halinde 50, 55 ve 60 °C sıcaklıklarda kurutma kabinlerinde konvektif kurutma gerçekleştirilmiştir. Başlangıç nem oranı kuru baza göre % 271,80 olan nar tanelerinin istenilen nem oranı olan % 8,70 ’e getirilmesi için gerekli olan ısıl işlemler sırasıyla 50 °C sıcaklıkta 11 saat, 55 °C sıcaklıkta 9 saat ve 60 °C sıcaklıkta 6 saat süreyle uygulanmıştır. Kuruma sıcaklığının artmasıyla beklendiği üzere kuruma zamanı azalmıştır. Verilerden elde edilen kuruma eğrilerini tek tabakalı kurutma modelinin değerlendirilmesi için kullanılan farklı matematiksel modellere uyarlamışlardır. Page modeli diğer modellerle kıyaslandığında nar tanelerinin kurutulması için daha uygun sonuçları vermiştir.
Motevali ve ark. (2010), nar tanelerinin kurutulmasında matematiksel modeller ve sinir ağları yöntemlerinin tahmini değerlerin kıyaslanması üzerine çalışmışlardır. 10 farklı yarı teorik ve deneysel modeller, nar tanelerinin tek tabaka halinde kurutulmasında en iyi modelin seçilmesi ve değerlendirilmesi için deneysel verilere uygulanmıştır. Deneyler 6 farklı sıcaklık düzeyinde (45, 50, 55, 60, 65 ve 70 °C) ve 3 farklı hava hızı seviyesinde (0,5; 1 ve 1,5 m/s) geçekleştirilmiştir.
Mikrodalga ön kurutma uygulaması örneklerde kullanılmış ve sonuçlar ön kurutma işlemi yapılmayan örneklerle kıyaslanmıştır. Matematiksel modellerin regresyon analizleri, verilerin en iyi Midilli modeline uygunluk sağladığını göstermiştir.
Regresyon katsayısı (R²) ve tahminin standart hatası (RMSE) değerlerine bakıldığında, tanelerinin kurutulması sonucunda nar tanelerinin nem oranı tahmini, matematiksel modelleme çalışmalarına oranla sinir ağı modellemelerinde daha iyi sonuç vermiştir.
Doymaz (2011), çalışmasında nar tanelerinin kurutma karakteristiklerini 50-70 °C sıcaklık aralığındaki konvektif kurutmada incelemiştir. Kurutma havası sıcaklığında meydana gelen artışın kuruma süresinde azalmaya neden olduğunu belirtmiştir. Kuruma oranı sıcaklık artışına bağlı olarak belirlenmiş dolayısıyla toplam kuruma süresi azalmıştır. Kullanılan modellerin uyum derecesi, regresyon katsayısı (R²), ortalama bağıl hata yüzdesi (P), azaltılmış khi-kare (X²) ve hataların ortalamasının karekökü (RMSE) kullanılarak değerlendirilmiştir. Midilli modeli diğer modellerle kıyaslandığında, bu modelin deneysel kurutma verileri için daha uygun olduğu görülmüştür. Fick’ in ikinci difüzyon kuralına göre hesaplanan nemin difüzyon katsayısı 9,447x10-¹⁰ m/s²’ den 3,481x10-¹⁰ m/s²’ ye ulaşmıştır.
Nemin yayılımı için aktivasyon enerjisi 60,34 kJ/mol olarak belirlenmiştir.
Minaei ve ark. (2011), çalışmalarında aktivasyon enerjisinin kurutma yöntemlerine etkisini, etkin nem difüzyonunu ve nar tanelerinin nem oranını incelemişlerdir. Konvektif kurutmanın yanı sıra mikrodalga enerji, vakum altında sıcak hava ile kurutma ve kızılötesi ışınım enerjisi ile kurutma yöntemleri kullanılarak ekşi nar tanelerinin tek tabaka kurutulmasını gerçekleştirmişlerdir.
Kurutma yöntemlerinin sonuçları; kuruma oranı, etkin nem dağılımı ve aktivasyon enerjisi üzerinde değerlendirilmiştir. Mikrodalga ön kurutma işleminin kuruma oranı ve etkin nem difüzyonunu artırdığı ve aktivasyon enerjisini azalttığı gözlemlenmiştir. Mikrodalga giriş gücü 200 W, hava hızı 1,5 m/s ve kuruma sıcaklığı 70 °C iken; en yüksek kuruma oranı 0,965 g/min ve en yüksek etkin nem dağılımı 7,709×10-¹⁰ m²/s olarak elde edilirken, 45 °C sıcaklıkta ve 0,5 m/s hava hızında en düşük kuruma oranı 0,082 g/min ve en düşük etkin nem dağılımı 0,856×10-¹⁰ olarak bulunmuştur. Nar tanelerinin etkin difüzyon katsayısı vakum, mikrodalga ve kızılötesi kurutucular için sırasıyla 6,77×10-¹⁰-52,5×10-¹⁰; 3,43×10-¹⁰
29,19×10-¹⁰ ve 4×10-¹⁰-32×10-¹⁰ değerleri arasında farklılık göstermiştir.
Aktivasyon enerjisi vakum kurutucular için 52,83 kJ iken mikrodalga kurutucular için 23,563 W/g bulunmuştur. Mikrodalga kurutucular için aktivasyon enerjisi Arrhenius eşitliği kullanılarak hesaplanmıştır. Farklı kurutucular için kapsamlı bir karşılaştırmada, kuruma oranı, etkin nem difüzyonu ve aktivasyon enerjisi göz önüne alınarak mikrodalga ön işlem ile konvektif kurutulan nar tanelerinin en iyi performansı verdiği açıklanmıştır.
Motevali ve ark. (2011), çalışmalarında sıcak hava ile kurutma, mikrodalga ön işlem uygulamalı konvektif kurutma, mikrodalga kurutma, vakum kurutma ve kızılötesi ışınım enerjisi ile kurutma gibi çeşitli kurutma yöntemlerini kullanarak enerji tüketimini değerlendirmeyi amaçlamışlardır. Testler çeşitli koşullar altında nar taneleri kullanılarak yapılmıştır. Konvektif kurutmada, 6 farklı sıcaklık seviyesi (45, 50, 55, 60, 65 ve 70 °C) ve 3 farklı hava hızı seviyesi (0,5; 1 ve 1,5 m/s) seçilmiş ve ön işlem uygulamaları, 20 dakika ön uygulamalı mikrodalga kurutma 100 W’ de ve 10 dakika ön uygulamalı mikrodalga kurutma 200 W’ de gerçekleştirilmiştir. Denemeler mikrodalga kurutma yönteminde 100, 200 ve 300 W güç seviyelerinde; vakum kurutmada 5 farklı sıcaklık düzeyinde (50, 60, 70, 80 ve 90 °C’ de) ve 250 kPa basınç altında yapılmıştır. Kızılötesi kurutma için 4 farklı hava hızı seviyesi (0,3; 0,5; 0,7 ve 1 m/s), 3 farklı aydınlatma seviyesi (0,22; 0,31 ve 0,49 W/m²) seçilmiştir. Deneme sonuçları, nar tanelerinin kurutulmasındaki en düşük ve en yüksek enerji tüketiminin sırasıyla mikrodalga kurutma ve vakum kurutma ile ilişkili olduğunu göstermiştir. Mikrodalga ön işlem uygulamalı sıcak havalı kurutucular, konvektif kurutucuların aksine kuruma süresini ve enerji tüketimini azaltmıştır. Kızılötesi kurutma yönteminde ise kuruma süresi, artan enerji tüketimine yol açan hava hızı ile birlikte artmıştır.
Pongtong ve ark. (2011), çalışmalarında 55-75 °C sıcaklık aralığında nar tanelerinin vakum kurutma karakteristiklerini tanımlayan en iyi modeli belirlemeyi amaçlamışlardır. Belirtilen sıcaklık aralığında 6,5 ile 13,5 saat içerisinde sürekli kurutma sırasında nar tanelerinin vakum kurutucularda yığın halinde kurutularak
başlangıç nemini kuru baza göre % 464,02’ den % 6,18’ e düşürmüşlerdir. Kuruma oranı, sıcaklık ve kuruma zamanının artışıyla artmıştır. Nar tanelerinin vakumlu kurutulması için bilinen yarı teorik ve deneysel modellerden beş tanesini kullanmışlardır. Yarı deneysel Midilli modelinin nar tanelerinin kuruma davranışlarını tahmin etmek için uygun bir model olduğunu belirlemişlerdir. Çünkü bu modelin yüksek regresyon katsayısı (R2), en küçük khi-kare (X2) ve en düşük hataların ortalama karekökünü (RMSE) verdiğini söylemişlerdir. Belirlenen sıcaklık aralığında difüzyon katsayısı 1,25x10-¹⁰’ m/s²’ den 2,91x10-¹⁰’ m/s²’ ye ulaşmıştır. Difüzyona bağlı sıcaklık Arrhenius modeliyle belirlenmiştir. Kurutma sırasında nem difüzyonunun aktivasyon enerjisini 40,46 kJ/mol olarak bulmuştur.
Doymaz (2012a), nar çekirdeklerinin farklı kızılötesi güç seviyelerinde kuruma hızlarına olan etkisini incelemiştir. Nar tohumları 83, 104, 125 ve 146 W kızılötesi güç seviyelerinde kurutulmuştur. Güç seviyelerinin kuruma oranı ve kuruma süresini etkilediği gözlemlenmiştir. Kızılötesi güç seviyesi 83 W’ den 146 W’ ye geldiğinde kuruma süresi 150 dakikadan 60 dakikaya düşmüştür. Kurutma çalışmalarından elde edilen deneysel veriler, nar tohumlarının kuruma hızlarını değerlendirmek için 10 tane matematiksel modellemeye uyarlanmıştır. Page, Midilli ve Weibull modelleri diğer modellere kıyasla daha iyi tahminleri vermiştir ve nar tohumlarının kuruma hızlarını tatmin edici bir şekilde tahmin etmiştir. Etkin yayınım 1,96 ve 6,29x10-¹¹ m²/s değerleri arasında değişim göstermiştir ve kızılötesi ışınım enerjisinden önemli ölçüde etkilenmiştir.
Doymaz (2012b), nar tanelerinin kurutma karakteristiklerini araştırdığı çalışmasında, nar tanelerinin tek tabaka kurutma karakteristiklerini 55, 65 ve 75
°C’ de incelemiş ve tek tabaka kurutma modellerini kurutma verilerine uyarlamak için kullanmıştır. Kuruma havası sıcaklığındaki artış kuruma süresindeki azalma ile sonuçlanmıştır. Kurutma karakteristiklerini tahmin etmek için 5 farklı tek tabaka kurutma modeli kullanılmıştır. Midilli modeli diğer modellerle kıyaslandığında deneysel kurutma verilerine daha iyi uygunluk göstermiştir. Etkin nem dağılımı Fick’ in ikinci kuralı kullanılarak hesaplanmış ve 9,373x10-¹¹ m/s² ve 3,429x10-¹⁰
m/s² değerleri arasında değişkenlik göstermiştir. Nem difüzyon değerleri artan hava sıcaklığı ile artış göstermiştir. Nem difüzyonunun sıcaklıkla olan ilişkisi Arrhenius eşitliği ile tanımlanmıştır. Aktivasyon enerjilerinin kontrolü ve önceden işleme tabi tutulmuş örnekler sırasıyla 49,7 ve 40,1 kJ/mol olarak belirlenmiştir.
Minaei ve ark. (2012), iki çeşit narın kuruma davranışları ile birlikte nar tanelerinin nem kaybı ve difüzyon katsayısı üzerindeki kuruma koşullarını çalışmışlardır. Vakum ve mikrodalga kurutucularda kurutulan tatlı ve mayhoş nar tanelerinin aktivasyon enerjisinin hesaplanmasının yanı sıra, uygun matematiksel kurutma modeli uygulamışlardır. Çalışılan modelin regresyon analizlerinin sonuçları, vakum ve mikrodalga kurutma için elde edilen verilerin Midilli ve Page eşitliklerinin en uygun modeller olduğunu göstermiştir. Nar tanelerinin difüzyon katsayısı aralığı, vakum ve mikrodalga kurutucuları için sırasıyla 0,74x10-¹⁰- 52,5x10-¹⁰ m²/s ve 3,43x10-¹⁰-32,05x10-¹⁰ m²/s olarak tahmin edilmiştir. Aktivasyon enerjileri, tatlı ve mayhoş nar çeşitleri için mikrodalga kurutucularda 17,22 ve 23,83 kJ olarak hesaplanırken, vakum kurutucular için 52,27 ve 52,83 kJ olarak hesaplanmıştır.
Motevali ve Minaei (2012), çalışmalarında mikrodalga ön işlem uygulamalı tek tabaka kurutulan nar tanelerinin enerji ve ekserji analizlerini rapor etmişlerdir. Ön işlem uygulamalı mikrodalga kurutma 100 W’ de 20 dakika, 200 W’ de 10 dakika sürmüştür. Konvektif kurutma kontrol değerlendirilmesi için gerçekleştirilmiştir. Denemeler 3 farklı sıcaklık seviyesinde (50, 60 ve 70 °C) ve 3 farklı hava hızlarında (0,5; 1 ve1,5 m/s) yapılmıştır. Sonuçlar, enerji kullanımı ve enerji kullanım oranının kuruma süresiyle artarken, ekserji verimliliğinin kuruma süresiyle azaldığını göstermiştir. Enerji kullanımı ve kuruma süresi, nar tanelerinin mikrodalga ön kurutma uygulamasıyla birlikte büyük ölçüde azalmıştır. Enerji kaybının ve ekserji verimliliğinin minimum değerleri, 200 W gücünde mikrodalga ön kurutma uygulamasında bulunmuştur.
Calin-Sanchez ve ark. (2013), çalışmalarında nar tanelerini ve kabuğunu dondurarak kurutma, konvektif kurutma, vakum-mikrodalga kurutma ve konvektif
ön kurutma ve vakum-mikrodalga son kurutma yöntemleri ile kurutarak değerlendirmişlerdir. Bu çalışmada kalite parametreleri; şeker, aminoasit, antioksidant içeriği ve elajik asit, toplam polifenol ve antioksidan etkinliği belirlenmiştir. Nar tanelerinin ve kabuğunun kuruma davranışları farklı olmasına karşın, çalışılan tüm parametrelerde kurutma yöntemine bağlı olarak bir azalma tespit edilmiştir. Nar taneleri için vakum-mikrodalga kurutma yöntemi en iyi yöntem olarak belirlenirken, nar kabuğu için dondurarak kurutma ve konvektif kurutma yöntemi kullanılmıştır. Nar tanelerinin ve kabuğunun konvektif ön kurutma ve vakum-mikrodalga son kurutma yöntemiyle kurutulmasının uygun olduğu kanaati bildirilmiştir. Uygun kurutma tekniğinin seçilmesiyle tüketicilere arz edilebilecek yüksek kaliteli kurutulmuş tanelerin elde edilebileceği belirtilmiştir. Uygun yöntemle kurutulmuş nar tanelerinin früktoz, fitik asit, antioksidan içerik, toplam polifenol, yüksek antioksidan kapasitesi, renk, tatlılık, ekşilik ve taze nar aroması gibi özelliklere sahip olabileceğini bildirmişlerdir.
Ayrıca yüksek antioksidan kapasitesine sahip kurutulmuş nar kabuğunun hammadde potansiyeli vurgulanmıştır.
Alaei ve Chayjan (2014), nar tanelerinin kızılötesi enerji ve vakum kurutma yöntemiyle kurutulmasını modelledikleri çalışmada 2, 20, 40, 60 kPa basınç ve 60, 70, 80 ve 90 °C kurutma sıcaklıklarını denemişlerdir. Araştırmada ürün nem kaybı, difüzyon katsayısı, aktivasyon enerjisi, büzülme, renk değişimi, enerji tüketimi tespit edilmiştir. 2 kPa mutlak basınç ve 60 °C kurutma havası sıcaklığında difüzyon 3,07 × 10−10- 1,14 × 10−9 m2/s, aktivasyon enerjisi 30,80- 37,48 kJ/mol, büzülme % 71,46 olarak bulunmuştur. Enerji tüketimi 0,206-2,072 kWh olarak verilmiştir.
Başlar ve ark. (2014), çalışmalarında nar tanelerinin kurutma kinetikleri, bazı biyoaktif bileşiklerin degradasyon hızları ve kurutma işlemleri süresince renk değişim değerlerini araştırmışlardır. Kurutma işlemleri basınçlı hava dolaşımlı fırında 55, 65 ve 75 °C’ de gerçekleştirilmiştir. Kuruma süreleri sırasıyla 1020, 520 ve 330 dakika olarak hesaplanmıştır. Etkin nem dağılım değerleri 5,39x10-¹¹ m/s²