• Sonuç bulunamadı

Arapların HIV’e Direnci Sırrını Koruyor

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Arapların HIV’e Direnci Sırrını Koruyor"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

10 Bilim ve Teknik

Suudi Arabistan’lı araştırmacılara göre, henüz bilinmeyen bir mekaniz-ma, Arapların savunma sistemini HIV enfeksiyonuna karşı güçlendiri-yor. Bu etkinin anlaşılması, vücudun AIDS’e karşı nasıl mücadele edece-ğini çözmek için bir ipucu verebilir.

Suudi Arabistan’da AIDS’e yaka-lananların sayısı, Amerika’dakinin yüzde biri kadar. Bazı beyazlarda rastlanan ve AIDS’e karşı güçlü bir direnç sağlayan bir mütasyon, Arap-lar’daki bu düşük oranı açıklamak için kullanılabilir. Söz konusu mütas-yon, savunma hücrelerinin yüzeyin-de bulunan bir proteinyüzeyin-de, CCR5’te, görülüyor. Her 100 beyazdan biri her iki CCR5 genininde de bu mutasyo-nu taşıyor ve somutasyo-nuçta da AIDS’e kar-şı çok dirençli oluyor.

Kıral Faysal Üniversitesi’nden araştırmacılar, ülke vatandaşı ve HIV taşımayan 105 Araptan aldıkları kan örneklerinde, CCR5 mütasyonunu aramışlar. Bunların hiçbirinde, aynı anda her iki CCR5 geni de mütas-yonlu olanına rastlanılmamış, sadece

bir denekte tek bir CCR5 geninde mütasyon görülmüş. Araştırmacılara göre bu durumda bazı bilinmeyen koruyucu etkenler rol oynuyor.

İsviçreli araştırmacılar, bu sonu-cun yetersiz olduğunu, çok daha faz-la örneğin incelenmesi gerektiğini söylüyorlar. Başka bir araştırmacıysa, homoseksüelliğin Araplar arasında Batıdakinden daha az yaygın olduğu-nu gösteren bir kanıt olmadığını, gözlenen bu farkın Arap kültürün-den kaynaklanıyor olabileceğini be-lirtiyor. Öte yandan, gözlenen bu di-rencin biyolojik nedenlerden kay-naklanabileceği olasılığının da göz ardı edilemeyeceğini ekliyor.

Armağan Koçer Sağıroğlu

New Scientist, 20 Şubat 1999

Arapların HIV’e Direnci Sırrını Koruyor

Fransa’da Bicêtre hastanesinde (Val-de-Marne) kronik horlamayı ağrısız tedavi edecek yeni bir yön-tem bulundu. Aygıt basittir: 460 kHz’lik frekans sağlayan bir elekt-rod. Aygıtın ucu yumuşak damağa dokundurulunca oluşan sıcaklık kollajeni pıhtılaştırır. İyileşme sıra-sında yumuşak damak hafifçe büzü-lür ve artık hava akımıyla titremez. Horlama kaybolur. Henüz deneme evresindeki bu yöntem, ağrısız ol-duğu için, yumuşak damak üzerinde yapılan horlama operasyonlarından üstündür. 10 dakikalık iki tedavi ol-guların % 70’inde horlamayı sona erdirmektedir.

Science et Vie, Şubat 1999

Horlamanın Yeni

Tedavisi

Fort Detrick’teki Amerikan Or-dusu Bulaşıcı Hastalıkları Araştırma Merkezinde, Afrika’nın korkunç marburg virüsüne karşı aşı bulundu. Marburg virüsü başağrısı, ateş, ishal ve öldürücü kanamalar yapar. bu tip hastalıkları “kanamalı ateş” (hemo-rajik ateş) deniyor. Afrika ebola virü-sü de bu gruptan. Marburg virüvirü-sü- virüsü-nün iki proteininden elde edilen aşı, maymunları öldürücü dozda mar-burg virüsünden korudu. Şimdi in-sanlarda etkili olacak bir marburg ve ebola virüs aşısı aranıyor.

Science et Vie, Şubat 1999

Marburg Virüsüne

Karşı Aşı

Bazı besinler bazı ilaçların

etkisi-ni azaltır ya da çoğaltır. Bu, tehlikeli olabilir. Ne yazık ki bu konuda ge-nellikle büyük bir bilgisizlik vardır; birçok hasta ve hatta doktor bu tehli-keninin farkında değildir. Örneğin ıspanak, K vitamini karşıtı kan pıhtı-laşmasını azaltıcı (anti-koagülan) ilaçların etkisini azaltır. Kahve, astım ilacı olan teofilinin, muz bazı tansi-yon düşürücü ilaçların ve bazı sosis ve peynirler MAOİ

(mono-amino-oksi-daz inhibitörü) tipi depresyon ilaçları-nın düşmanıdır. Besinlerle ilaçlar arasındaki iliş-kiler Ameri-kan Tü-keticiler Birliğin-ce bir broşür biçi-minde yayımlan-mıştır.

Bir diş hekiminin hastasına, lokal anesteziden önce kahve içmesini söylemesi az rastlanan bir olaydır. Oysa diş tedavisinden önce kahve içilmesi, lokal anesteziyi zorlaştırır. Son zamanlarda genel anestezi (nar-koz) yapıcı ve kas gevşetici ilaçların etkisinin bazı besinlerce değiştirildi-ği gösterildi. Chicago Üniversitesin-den J. Moss, patatesde (özellikle so-yulmamış olanda) ve omlette bulu-nan gliko-alkaloidlerin genel aneste-zi yapıcı ilaçları parçalayıp etkisisiz-leştiren enzimlerin etkisini günlerce azalttığını göster-di. Sonuç: hasta aneste-ziden geç uyanır. Bu-güne kadar aneste-zistler hastalarının yaşı, ağırlığı, böbrek ve karaciğer fonksi-yonlarıyla ilgileniyor-du. Bundan sonra ne-ler yedikne-lerini de soracaklar mı dersiniz?

Science et Vie, Şubat 1999

Besinler ve İlaçlar

Marburg virüsü

Referanslar

Benzer Belgeler

Direnç geni varlığı ile MİK değer- leri arasında bir bağlantı araştırıldığında, “MİK ≥ 0.5 µg/ml” değerlerine sahip suşlarda (n= 16) cfiA geninin var

Almanca, İngilizce veya Fransızca gibi dillerin yazımında kullanılan al- fabe ve imla sistemlerinin çok pratik olmaması sebebiyle Arap harfli Türkçe metinlerin

Anemi (kansızlık), AIDS hastalarındaki en sık kan hastalığıdır. Hastalığın kendine bağlı olarak görülebileceği gibi mide-barsak sisteminden kan kaybı nedeniyle

Yöntemler: Ocak 2006-Haziran 2010 tarihleri arasında polikliniğimize başvuran 164 HIV/AIDS hastasında ELISA yöntemiyle Toxoplasma gondii IgG antikorlarının

Genel olarak, cerrahi girişim geçiren HIV/AIDS’li hastalarda diğer hastalara göre mortalite ve morbidi- te oranlarında anlamlı bir artış olmadığı, bunun yanı sıra

Tek başlarına anlamları olmayan, başka kelimelerle öbekleşerek değişik ve yeni anlam ilgileri kuran, birlikte kulla- nıldıkları kelimelere cümlede anlam ve görev

• Enfeksiyon hastalığı Mikroorganizmanın etkisiyle vücudun/bağışıklık sisteminin verdiği reaksiyonlar  patolojik belirti bulgular... • Enfeksiyon hastalığı

Bu fiyat listesi Antalya Büyükşehir Belediyesi Toptancı Hal Kompleksimizin açık olduğu her gün Derneklerce oluşturulan komisyon tarafından önğörülerek