TARİHİ SU YAPILARI KONUSUNDA BİLDİRİLERİM III
TARİHİ SU YAPILARI BİLDİRİLERİM I 1.3
WEB SİTEMDE TÜRKÇE 1 DE
26 BİLDİRİ OLARAK 415 SAYFA OLARAK YÜKLENMİŞTİR.
BU BİLDİRİLER 1960-2007 YILLARINI KAPSAMAKTADIR
TARİHİ SU YAPILARI BİLDİRİLERİM II 1.4
WEB SİTEMDE TÜRKÇE 1 DE
27-34 BİLDİRİ OLARAK 112 SAYFA OLARAK YÜKLENMİŞTİR.
BU BİLDİRİLER 2008-2009 YILLARINI KAPSAMAKTADIR
TARİHİ SU YAPILARI BİLDİRİLERİM III 1.5
WEB SİTEMDE TÜRKÇE II DE
35-40 BİLDİRİ OLARAK 48 SAYFA OLARAK YÜKLENMİŞTİR.
BU BİLDİRİLER 2010-2013 YILLARINI KAPSAMAKTADIR
TARİHİ SU YAPILARI KONUSUNDA BİLDİRİLERİM-YAZILARIM
1-Konya İçme ve Kullanma Suyu Düzay Özdemir Diploma Çalışması 1961 (Ankara Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi öğrencisi) 37 sayfa
1.1-Konya’nın Su Durumu Düzay Özdemir 1961-2 6 sayfa Coğrafya Haberleri, Aralık 1961 s. 1-4
2-”Konya İçmesuyu Projesi ” 07.05.1986
Konya DSİ IV. Bölge Müdürü ve personeli önünde konuşma 7 sayfa
3- "Konya İçmesuyu Projesi ve Tarihçesi" 1993
DSİ Genel Müdürlüğü semineri; Çamlıca İstanbul 11-15 Ekim 1993 7 sayfa
4- “Selçuklu dönemi Konya Sulaması” 1994-1
DSİ 40. Kuruluş yıldönümü kapsamında, Su ve toprak kaynaklarını geliştirme konferansı, (Ankara, 12-14 Nisan 1994), Konferans bildiriler kitabında
yayınlandı s. 37-46 20 sayfa
5-“Tarihi Su Yapıları Konusunda Çalışmalarımın Özeti” 1994-2
(DSİ Genel Müdürlüğüne sunuldu” 50 sayfa
6-“Roma dönemi su yapılarında taş borulu sistemler” 1994-3
DSİ bülteni 393 s.20-24 7 sayfa
7-“Klasik çağda su iletiminde kullanılan borular” , (Ö.Bildirici ile) 1995
DSİ Genel Müdürlüğü semineri, Çamlıca- İstanbul 07.11.1995) 13 sayfa
8-“The Project of Konya Plains” –Konya Ovaları Projeleri 1995
DSİ IV. Bölge Müdürü’ne İngilizce çeviri olarak sunuldu. 16 sayfa
9-“ Konya Ovası sulamasının Yapı Malzemesi yönünden incelenmesi” 1996-1
İMO Konya dergisi 10, s. 11-12 5 sayfa
10-“Eski su temin sistemlerinde su ölçümü” 1996-2
DSİ Teknik Bülten sayı 85 s. 2-26 7 sayfa
11-“Historical Irrigations in the Plain of Ereğli of Konya” 1996-3
(16th Congress of ICID, Cairo -Egypt. 1996) (Öztuğ Bildirici ile birlikte). İngilizce yayınlanan bildiriler kitabında (History seminar 1 G) s.179-194 15 sayfa
12-“Konya ve çevresinde çağlar boyu su yapıları” 1997
İzmir İnşaat Mühendisleri Odası 14.Teknik Kongresi 22-24 Ekim 1997. Bildiri kitabında yer aldı s.
1114-1128 15 sayfa
13-“İstanbul Tuzla’da üretilen Çelik Gömlekli Ön gerilmeli beton borular” İstanbul 1998-1
(DSİ Bölge Müdürlüğüne sunuldu) 17 sayfa
14-“Tarihi su yapılarında suyun ölçülmesi, iletilmesi ve yükseltilmesi” 1998
(DSİ Genel Müdürlüğü, Su mühendisliği problemleri semineri, Fethiye, Muğla, 21-23 Eylül 1998 Bildiriler kitabında yayınlandı 6.1 bölümü 15 sayfa 18 sayfa
15-“Historical Irrigation in the Plain of Bayburt” (Ö.Bildirici ile) 1999 (17th international congress of ICID, Grenada-Spain, 1999) İngilizce
History seminar 1J s. 71-86 (R8) 19 sayfa
16-“Historical irrigation systems in the region of Konya through ages” (Ö.Bildirici ile) 1999 (17th international congress of ICID, Grenada-Spain, 1999) İngilizce
History seminar 1J s. 87-106 (R9) 22 sayfa
17-“Beyoğlu yakası çeşme ve su kaynakları” 2000 Doç. Dr. Halil Ürün ile
İSKİ Osmanlı Medeniyeti sempozyumu, Feshane,İstanbul 5-8 Mayıs 2000 Sempozyum bildirileri
s. 255-266 15 sayfa
18-“Galata Eski Su Yolları” Şenlik kapsamında konuşma 2000 9 sayfa
19-“Modern Irrigation system of Konya Plain- Konya Ovası Sulaması” 2000 (İngilizce- Türkçe) Çatalhöyük'ten bugüne Çumra ,
Çumra 15-16 Eylül 2000. s.161-168 19 sayfa
20-“Historical dams of Anatolia” 2001
11th International conference on water in antiquity, 7-12 May 2001, Israel Cura Aquarvm in Israel, (The proceedings, p. 137-144)
Siesburg 2002, Germany s.137-143 10 sayfa
21-“The water supply system of ancient Galata” 2002
18th international congress of ICID, Montreal Canada, 1999) İngilizce
History seminar 1D s. 159-173 (R13) s. 159-169 14 sayfa 22- “İstanbul Galata’da eski su yolları” 2002
İMO İstanbul şubesi bülteni sayı 62, 2002 6 sayfa
23-“Klasik çağda su iletiminde basınçlı ve basınçsız borular” 2002
İMO Mühendislik Haberleri, 420-422, 2002, s.105-109 8 sayfa
24- “The Cistern and the aqueduct of Ceramos in ancient Caria”, 2004
12th Cura Aquarvm in Ephesos, 2-10 October 2004, Kuşadası 14 sayfa
25- “Freiburg Tarihi Su Yolları toplantısı” 2006 Freiburg Almanya 3 sayfa
26- “Kilyos water supply system with Suterazis” 2007
13th Cura Aquarvm in Jordan 01-19 April 2007 Poster 8 sayfa
TARİHİ SU KONULARI KONUSUNDA BİLDİRİLERİM II (2008-2009)
27.- Hititler Dönemi Su Yapıları, Gümüldür Haziran 2008 10 sayfa DSİ II. Bölge Müdürlüğü Gümüldür “Tarihi Su Yapıları Konferansı”
28.- Urartular Dönemi Su Yapıları, Gümüldür Haziran 2008 24 sayfa DSİ II. Bölge Müdürlüğü Gümüldür “Tarihi Su Yapıları Konferansı”
29.- Amasya Ferhat Su Kanalı (Yelgin Mesçi) Gümüldür 2008 8 sayfa DSİ II. Bölge Müdürlüğü Gümüldür “Tarihi Su Yapıları Konferansı”
30.- HIITITE AND URARTU WATER SUPPLY SYSTEMS (ENGLISH)
World Water Forum 5 için hazırlanmıştır. 11 sayfa
31.HELLENİZNM DÖNEMİ SU YAPILARI
UNICOM için Türkçe Hazırlanmış, Röportaj şeklinde İngilizce 2009 19 sayfa
32. PANELİST MEHMET BİLDİRİCİ’İN SORU VE CEVAPLARI 2009 7 sayfa 19.03. WWF5
33.KONYA MERAM DERESİ’NDEN SULAMA VE İÇME SUYU 11 sayfa Konya KOSKİ Genel Müdürlüğü Su Medeniyeti Sempozyumu Haziran 2009
34.- ANTİK ÇAĞDA BASINÇ ALTINDA ÇALIŞAN SU BORULARI
DSİ Genel Müdürlüğü, Dragos İstanbul 13 sayfa
BURADA VERİLEN 1 SAAT SÜREDE TARİHİ SULAMA SU TOPLAMA TAŞKIN KORUMA KİTABIM TANITILMIŞTIR.
TARİHİ SU YAPILARI KONUSUNDA BİLDİRİLERİM III (2010-2013)
35.- TARİHİ TAŞKIN KORUMA TESİSLERİ
Afyonkarahisar II. Ulusal Taşkın Koruma Konferansı sayfa 7
36. KUYULAR 8000 YILDAN BU YANA İNSANLIĞIN HİZMETİNDE sayfa 8-17 Uluslararası İstanbul II. Su Forumu
37. MUĞLA-AKYAKA 8000 YILLIK SU UYGARLIĞI
20 Mayıs 2011 Günü Akyaka’da açılan Sergide Yapılan İngilizce Konuşma sayfa 18-19
38.- MARSİLYA’DA (FRANSA) sunulan konuşma ….
17 Haziran 2011 sayfa 20-24
39.8000 YILDAN BU YANA ANADOLU’DA SU UYGARLIĞI sayfa 25-32 12-16 Eylül 2011
40. ANCIENT WATER SUPPLY AND TUNNELS OF SBEDE (ERMENEK YUKARI ÇAĞLAR
Israel 2012 de Qura Aquarum in Israel 2012 de sunulmuştur. Eng. Sayfa 33-56
35.-AFYONKARAHİSAR II. ULUSAL TAŞKIN KORUMA SEMPOZYUMU
PANEL 5 DEKİ KONUŞMAM 23 MART 2010
II. Ulusal Taşkın Koruma Sempozyumu Panel 5 deki konuşmam da şöyle: Çok kısa sürede yapmak zorunda olduğum konuşmada 6 taşkın koruma tesisi tanıtılmıştır. Bunlar DSİ Genel Müdürlüğü tarafından basılan CD’lerde ve WEB Sitemin 1.2 de bulunan(Tarihi Sulama, Depolama ve Taşkın Koruma Tesisleri"nde bulunmaktadır. 1. Seleuceia Piera (Antakya,
Samandağ, Çevlik), kent limanına akan dere muhteşem taş bir bent ile çevrilip, yandan tüneller ile dışarı atılmıştır. (1. yüzyıl) 2. Pergamon (İzmir Bergama), kazılan ikiz tünel ile sular kent dışına alınmıştır. Roma 3.Nyssa (Aydın Sultanhisar) sular ikiz tünelle atılmıştır. Roma 4. Aizonai
(Kütahya Çavdarhisar), yapılan taş bir baraj öününe delik konarak suyun kontrollu girişi
sağlanmıştır. II. yüzyıl 5. Edessa (Şanlıurfa), kentinden içinden geçen dere taş bent ile kesilmiş, sular açılan kanalla uzaklaştırılmıştır. (Jüstinien VI. yüzyıl) 6. Mardin Dara, Kalın kent duvarı ile dere önü kapatılmış, su kontrollu alınmıştır. Kent duvarlarının yatay yükünü hafifletmek için kent duvarları önüne yeni duvarlar yapılmıştır. (Jüstinien, VI. yüzyıl)
Konuşmaların tümüne; www.dsi.gov.tr/5.1TARİHİ%205bm.BILDIRICI den ulaşılabilir.
36.- 8000 YILDAN BU YANA KUYULAR İNSANLIĞIN HİZMETİNDE
BU BİLDİRİ İSTANBUL II. ULUSLAR ARASI SU FORUMUNDA SUNULMUŞTUR.
6.5.3 AYNALIKAVAK SALONU MEHMET BİLDİRİCİ İnşaat Yüksek Mühendisi Araştırmacı Yazar- DSİ Emeklisi
ÖZET
Elle kazılan zeminin yapısına göre kaplamalı veya kaplamasız sığ kuyular, insanlığın yararlandığı önemli bir su kaynağıdır. Dünyada tespit edilen en eski kuyu İsrail’de Atlit’te belirlenmiştir. Çapı 1,5 m, derinliği ise 5,7 metre, yaşı ise en az 8000 yıldır.
Şu da bir gerçektir ki çeşme başı gibi kuyu başı da sosyal hayatın merkeziydi. Buralarda pek çok aşklar yaşanmış olmalıdır. Bu yüzden kuyular pek çok yerde ve dinde kutsal sayılmıştır (Tarsus’ta Saint Paul kuyusu, Mekke’de Zemzem kuyusu gibi). Tarihi süreç içinde düşey sığ kuyular ve merdivenle inilen mimari değeri de olan kuyulardan örnekler sunulacaktır.
THE SUMMARY
WELLS ARE IN THE USE OF MANKIND SINCE 8000 YEARS
The water wells dug as vertical shaft were very important in the life of mankind. The first water well was explored in northern Israel. It is 1,5 m in diameter and 5,7 m in depth. Water wells were traditionally centers of social life. Local stories often emphasize the social and cultural values of water wells. In many societies the water wells accepted as sacred place like Saint Paulus well in Tarsus and Zemzem well in Mecca.
In some cases the stepped water wells can be seen. They are at the same time can be accepted as architectural monuments.
In this paper all kind of water wells will be examined.
8000 YILDAN BU YANA KUYULAR İNSANLIĞIN HİZMETİNDE
İnsanoğlu son 8 milenyum içinde akarsular, göllerdeki sulardan yararlandığı gibi, yer altı suyundan da kuyular kazarak ihtiyaçlarını gidermişlerdir. Burada sözü edilen kuyular elle 1-2 m çapında silindirik olarak kazılmış su yapılarıdır. Zeminin yapısına göre çıplak veya kaplamalı yapılır. Kaplama olarak taş ve ağaç kullanılmıştır. Kaplamaya bir örnek de son dönemlerde uygulanan betonarme keson kuyulardır.
İki çeşit kuyu incelenecektir. Bunlar elle kazılan sığ kuyular ve merdivenle inilen kuyular olacaktır. Daha sonra 8000 yıllık bir zaman diliminden çarpıcı örnekler verilecektir.
Önce şu belirtilmelidir ki çeşme başı gibi kuyu başları sosyal hayatın merkeziydi. Burada insanlar karşılaşmış ve kaynaşmışlardır. Pek çok aşk ve evliliklere sebep olmuştur. Su az olduğu zaman daha da değerlenmiş, kutsal hale gelmiştir.
Bu konuda kutsal kitaplar olan Tevrat (Tora), İncil’de pek çok olaylar kuyu başlarında gelişmiştir.
DÜNYADA GÖRÜLEN EN ESKİ KUYU (İSRAİL)
Arkeolojik kazılarda en eski kuyu Kuzey İsrail’de Atlit isimli yerleşim yerinde görülmüştür. En az 8000 yıl öncesine ait olduğu kabul edilmektedir. Kuyunun çapı 1,5 m, derinliği ise 5,7 m dir.
Kaynak: (Ehud Galili, Israel Antiquity Authority, P.O Box 180, Atlit, Israel) (Yaacov Nir, Geological Survey of Israel, 30 Malkhei Israel, Jerusalem 95 501)
KIBRIS (BAF’TA ESKİ KUYU)
Neolitik döneme ait çok eski bir kuyu da Kıbrıs Baf yakınlarında (Kissonerga-Mylouthkia) ortaya çıkmıştır. En az 10.000 yıllık olduğu sanılmaktadır. Derinliği 5 m dir. Silindirik şekilde kazılmıştır.
Gene M.Ö 5090 yıllarına tarihlenen ahşap kaplamalı (Kückhoven) kuyu görülmüştür. Ayrıca Avustralya’da Aboriginler’in çöllerde su ihtiyacı için kuyular kazdığı ve bunlara soaks denildiği bilinmektedir. (Bu kısa bilgiler internetten derlenmiştir.)
MISIR’DA YUSUF (JOZEPH) KUYUSU
M.Ö 1750’li yıllarda kazılmış yaklaşık 100 m derinliğinde kuyu bilinmektedir.
ŞANLIURFA’DA EYÜP KUYUSU
Bugün Şanlıurfa’da Eyüp kuyusu olarak bilinen bir kuyu bulunmaktadır. Suyunun şifalı olduğuna inanılan kuyuda EYÜP Peygamberin yaşadığına ve suyu ile dertlerinden kurtulduğuna inanılmaktadır.
KUYULAR İLE İLGİLİ SOLON KANUNU (M.Ö 7. yüzyıl)
Antik dönemde Atina’da kuyu sularından bolca yararlanılmıştır. Bu konuda Atina’da yönetici, SOLON (M.Ö 640-560) bir yasa çıkarmıştır. Resmi kuyulara yaklaşım 4 stadion (740 m) olarak
belirlenmiş. Komşusunun kuyusun etki alanı yarıçapı bu olan dairedir. Bunun dışında kuyu açabilir. Kuyu derinliği 11 pantom (11 m) olduğunda su alamıyorsa belirli miktar suyu komşusundan alma hakkı vardır.
Kaynak: H. Fahlbusch, 1987, Municipal Water Supply in Antiquity,
Bir İslami minyatürde SOLON ve öğrencileri
KUYULARDAN BİLİMSEL ÇALIŞMALARDA YARARLANIŞLMIŞTIR.
Mısır İskenderiye’de yaşamış Coğrafyacı Eratosthenes (276 -195 BC) kuyulardan yararlanarak dünyanın yarıçapını ölçmüştür.
Aynı boylam üzerinde bulunan iki kentten Syene'de (modern Aswan) yaz dönencesinde (21 Haziran) öğle vakti Güneş bir kuyunun dibini aydınlatıyorken, yani güneş ışınları dik gelirken, İskenderiye'de 7 dakika 12 saniyelik bir açı yaptığını ölçüyor. Bu ise 360 derecenin yaklaşık 1/50 si oluyor. Eratosthenes iki kent arasını kervanların gidişinden 5.000 stat (1 stad = 185 m) olarak ölçebiliyor. Bu ise 5.000 stat= 925 km, buradan dünyanın çevresi 925 km x 50 = 46.250 km olarak buluyor. (Doğru değer 40.000 km)
Burada Eratosthenes dünyanın yuvarlak olduğunu doğru bir yöntemle hesaplıyor, ancak Siyen- İskenderiye arasındaki uzaklığı o günün şartlarına doğru olarak hesaplayamıyor.
İki kent arasında uzaklık ise 800 km dir. Buradan yerin yarı çapı 800 50 = 40.000 km olmaktadır.
Coğrafyacı Eratosthenes
TARSUS’TA SAINT PAUL KUYUSU
Kent merkezinin hemen kuzeyinde, 38 m derinliğinde, dört köşe taş örgü, suyu Hıristiyanlarca şifalı kabul ediliyor. Havari Paul’un Tarsus’taki evi olduğu kabul ediliyor. Paul Hıristiyanlığın kurucularından olup, Tarsus doğumlu ve 1. yüzyılda yaşamış, Roma’da öldürülmüştür.
Tarsus Havari Paul kuyusu ve su çekme düzeni
KONYA ANTİK SAUATRA
Antik Sauatra kenti Konya’nın doğusunda Konya-Aksaray karayolunun güneyinde Yağllıbayat köyü olarak bilinir. Antik Yazar Strabo’ya (M.Ö 65-ms 23) göre Sauatra kentin de derin kuyular vardı. Buradan çekilen sular para ile satılırdı.
KONYA OVASI’NDA KUYULAR
Uçsuz bucaksız Konya ovasında tek su kaynakları su kuyularıdır. Bugün de mevcut olan bu yapıların çok eski çağlardan bu yana bulunduğu kabul edilmektedir. Aksi takdirde ticaret kervanlarının ve orduların buradan geçmesi mümkün değildir.
Konya Ovası’nda serenli kuyu
(Arkada antik Lystra kentinin bulunduğu höyük)
Konya Meram’da sarnıç üzerine kurulu su çekme tamburu
MEKKE’DE ZEMZEM SU KUYUSU
İslam inancına göre çok kutsal bir sudur. Hacılar tarafından memleketlerine getirilen zemzem suyu gelen misafirlere ikram edilir. Ölecek hastanın ağzına damlatılır.
İslami geleneğe göre Zemzem suyu hakkında bilinenler şöyledir. Yaklaşık M.Ö 2000 yıllarında, Hazreti İbrahim’in eşi Hacer, oğlu İsmail ile buradadır. Küçük İsmail susamış ve içecek su yoktur.
Annesi Hacer su aramak için 7 defa Safa ve Merve tepeleri arasında koşar.. İsmail toprağa vurur ve Zemzem suyu çıkar. Hacılar bu iki tepe arasında 7 defa yürürler. Bir başka inanışa göre Allah Jebrail’i gönderir ve melek ayağını değer ve su kaynar.
Arapça olmayan ZEM kelimesi dur anlamına gelmektedir. Jeolojik veriler ise çapının 1,08-2,66 m, derinliğinin ise yaklaşık 30 m olduğu, elle kazılmış olduğu bilinmektedir. Eski dönemlerde halat ve kovalarla su çekilirdi.
OSMANLI DÖNEMİ KUYU ÖRNEĞİ
Topkapı Sarayında kuyu ve Sebil
Burada Topkapı Sarayı’ndan bir örnek verilmiştir. Kuyudan çekilen su yakındaki sebile dökülmekte ve buradan kullanılmaktadır.
MERDİVENLİ KUYULAR - STEPWELLS
Diğer çok önemli bir grup da merdivenle inilen kuyulardır
YUNANİSTAN MİKEN PERSEİA KAYNAĞINA MERDİVENLE İNİLEN KUYU Aşağıda bu ilginç merdivenli kuyunun plan ve kesiti görülmektedir.
Kaynak: Die perseia von Mykenai, 1934, G.Karo, Elemente griechischer und Römischer wasserversorgunsanlagen, H, Fahlbusch , The American Journal of Archaeology
ATİNA’DA MERDİVENLİ KUYU
Atina Akropol’de çok derin merdivenle inilen kuyu bulunmaktadır. Miken Uygarlığı döneminden kalma olduğu kabul edilmektedir.
Kaynak: H. Fahlbusch, 1987, Municipal Water Supply in Antiquity,
FRİKYA DÖNEMİ MİDAS KENTİNDE MERDİVENLİ KUYU
Frikya dönemi kalıntıları ile tanınan Midas kenti, Eskişehir’e yaklaşık 100 km uzaklıkta olup Çifteler ilçesinden gidilebilmektedir. Midas anıtının bulunduğu yer Yazılıkaya’dır. Frikya dilinde yazıtlar yer almaktadır. Kuyular çok nadir görülen Frikya dönemi su yapılarına
örnektir. Kazılarda kentin akropolünden tünellerle yer altına inen üç merdiven ortaya çıkarılmıştır.
Birincisi kuzey doğu merdiveni 13 m boyunca izlenebilmektedir. Kayaya oyulmuş 2,5 m genişliğinde bir geçit oluşmaktadır.
İkinci bir merdiven akropolün kuzey batısındadır. Burada merdiven basamakları açık olarak görülmektedir. Tünel şeklinde yer altına inen bu merdiven iki kola ayrılarak derin bir mağaraya varmaktadır.
Güney batıdaki üçüncü merdivene ise üç ağızdan girilmektedir. Bu üç ağızdan girilen yer altı merdiveni 45 m boyunca izlenebilmekte ve aşağıda bir KUYU’ya ulaşmaktadır.
Bu merdivenlerin giriş tünellerinin yan duvarında oldukça silik bir insan ve dört ayaklı bir hayvan kabartması vardır.
Kaynak: (Suzan Albek, 1991, Dorylaion’dan Eskişehir’e, Anadolu Ün. yayını sayfa 56)
AMASYA CİLANBOLU MERDİVENLİ KUYUSU
Amasya’da Harşena kalesinin orta yerinde bulunan kuyuya yüz elli basamakla inilmekte ve daha sonra kayaların oyulması ile yapılan geçit kaleden kentin kuzeyine doğru uzanmaktadır.
Yüzyıllardır inilemeyen ve halk arasında birçok efsaneye konu olmuştur. Kuyunun Helenistik dönemde yapıldığı ve Roma Dönemi’nde de kullanıldığı kabul edilmektedir.
İçi dolu olan Cilanbolu kuyusunun temizlenip turizme açılacağı Amasya Valili tarafından açıklanmıştır.
Amasya Cilanbolu Merdivenli kuyu kesiti
ANTİK KENT ZEUGMA’DA (GAZİANTEP) DERİN KUYU OLDUĞU BİLİNMEKTEDİR.
CHAND BAORI SU KUYUSU (HİNDİSTAN)
Hindisitan’ın Abhaneri köyünde ünlü Chand Baori basamaklı kuyusu bulunuyor. Harshat Mata tapınağının karşısında bulunan bu kuyu Hindistan en derin ve en büyük merdivenli kuyuları arasında yer alıyor. 9. asırda yapılan kuyunun 500 dar basamağı, 13 katı ve 30 metre derinliği var.
21. yüzyılda Konya Ovası’nda hala kullanılan su kuyusu
SONUÇ VE KANAAT
Yer altı suları ve derin kuyular bugünde önemini korumakta, pek çok yerleşim yerinin içme suyu ihtiyacı ve ekonominin can damarı sulamalarda kullanılmaktadır.
İnsanoğlunun 8000 yıllık sürede kuyular hakkında bir döküm vermeye çalıştım. Daha fazla bilgiler ve fazlası kurmuş bulunduğum Web sitemde yer almaktadır.
www.mehmetbildirici.com
Bu konuda beni çalışmaya teşvik eden ve her şekilde yardımını esirgemeyen çok değerli insan, DSİ XIV. Bölge Müdürü Sayın Cüneyt Gerek olmuştur. Kendisine şükranlarımı sunuyorum.
MEHMET BİLDİRİCİ İLETİŞİM BİLGİLERİ
Mehmet Bildirici 1939 yılında Konya’da doğmuş, 1962 yılında İTÜ İnşaat Fakültesi’nden mezun olmuştur. 1971-1982 yılları arasında Konya Selçuk Üniversitesi Mühendislik
Fakültesi’nde (Konya Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisi) öğretim görevlisi olarak görev yapmış, 1996 yılında DSİ IV: Bölge Müdürlüğü’nden emekli olmuştur. 1991 yılından bu yana tarihi su yapıları ve Su Kültür tarihi konusunda çalışmaktadır. Pek çok toplantı yanında, 2009 yılında gerçekleşen 5. Dünya Su Forumu’na panelist olarak katılmıştır.
Mehmet Bildirici bu konuda tüm bilgi birikimini 2009 yılında kurduğu aşağıdaki WEB sitesinde toplamıştır.
www.mehmetbildirici.com
37
8000 YILDAN BU YANA TÜRKİYE’DE SU UYGARLIĞI (REMEE PROJESİ KAPSAMINDA)
MEHMET BİLDİRİCİ /BAHAR SUSEVEN /THOMAS SCHMITZ
SERGİ 20.MAYIS 2011 GÜNÜ 18.00 DE AÇILDI VE 29.MAYIS 2011 GÜNÜNE KADAR AÇIK KALACAK
SERGİMİZ AKYAKA NAİL ÇAKIRHAN & HALET ÇAMBEL KÜLTÜR EVİNDE AÇILMIŞTIR.
Su… Onsuz ne insan yerleşimi, ne teknik gelişim ve ne de hayat düşünülebilir. Su yapıları 8000 yıldan bu yana bilinir. Taşkından korunmak için barajlar, bentler, sulama kanalları, kentlere su getirme sistemleri inşa edilmiştir.
Anadolu’da pek çok uygarlık gelip geçmiştir. Bunların su uygarlığında izleri görülür. Neolitik dönemde Çatalhöyük, Şanlıurfa yakınlarında Göbeklitepe, Orta Anadolu’ya has Hitit eserleri, Doğu Anadolu’da Urartu su sistemleri, Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı bol örnekler bulunmaktadır.
Sergiye konan objeler uzun bir çalışma sonucu ortaya çıkmıştır. Hepsinden bir veya birkaç örnek konabilmiştir.
Daha geniş bilgiler için “Gökova Akyakayı Sevenler Derneği’nin Sergi Kitapçığı’na bakılabilir.
Daha bilgi için ise
www.mehmetbildirici.com Web Sitesine girilebilir.
8000 YEARS OF WATER CIVILIZATION IN TURKEY
MEHMET BİLDİRİCİ / BAHAR SUSEVEN / THOMAS SCHMITZ IN THE FRAME WORK OF REMEE PROJECT
(20.05.2011 – 29.05.2011)
OPENING AT 20.05.2011 AT 18.00
AT AKYAKA NAİL ÇAKIRHAN & HALET ÇAMBEL CULTURE HOUSE
Water….Without it no human settlement, no technical development, no life is thinkable. In Turkey the potential of water was known even 8000 years ago. When the first structures were built and developed, water is a useful source for human purposes. Dams for flood protection, irrigation canals, water conveyance systems for the cities were constructed.
Though time water related engineering became more refined and more important
For more information please the “Exhibition Booklet of GÖKOVA AKYAKAYI SEVENLER DERNEĞİ- GASDER”
And the Web Site of MEHMET BİLDİRİCİ www.mehmetbildirici.com
Mehmet Bildirici Konuyu özetleyen İngilizce bir konuşma yapmıştır.
38
MARSİYA’DA 17 HAZİRAN 2011 GÜNÜ YAPTIĞIM TÜRKÇE KONUŞMA
(BU KONUŞMA EŞ ZAMANLI OLARAK FRANSIZCA’YA ÇEVRİLMİŞTİR) IBayanlar Baylar, (Ladies and Gentlemens) Öncelikle bana bu konuşmayı yapma fırsatı verdiği için bu toplantıyı organize eden REMEE Proje Müdürü Matthieu Guary, Akdeniz Çevre Koruma Başkanı Jean Bapdist LANAZPEZE ve tüm diğer yetkililere şükranlarımı sunuyorum.
Sizlere Fransızca olarak sunum yapmak isterdim. Ancak yaşadığım coğrafya ve yoğun işlerim buna el vermedi.
GİRİŞ Biz projenin Türkiye ayağı olarak, Koordinatör Bahar Suseven ile birlikte çok kapsamlı ve kalıcı arşiv oluşturduğumuz düşüncesindeyim. Bunun için Bahar Hanım’la iki yılı aşkın yoğun bir çalışma içinde olduk. Bunun gerisinde ben Mehmet Bildirici’nin yirmi yıldan bu yana çalışma ve çabaları yer almaktadır. Bunun için önceki çalışmalarımı, fotoğraflı kısa hayat hikâyemi ortaya koyacağım.
GENÇLİK ÖĞRENİM HAYATIM 1939 yılında Konya’da doğdum. 1957 yılında Konya Lisesi’nden, 1962 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İnşaat Fakültesi’nden mezun oldum. İnşaat Yüksek Mühendisi olarak 1965-1995 yıllarında Konya’da çalıştım.
1971-1982 yılları arasında Konya Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisi’nde (Konya Selçuk Üniversitesi Mühendislik Fakültesi) öğretim Görevlisi olarak, Yapı Malzemesi ve Yapı Statiği derslerini yürüttüm. 1982 yılında Selçuk Üniversitesi yayını “Yapı Malzemesi Ders Notları” isimli bir yayınım bulunmaktadır. 1984-1995 yılları arasında Konya Devlet Su İşleri (DSİ) IV Bölge Müdürlüğü’nde çalıştım. Konya İçmesuyu Projesi projesinde kontrolluk görevini yüklendim.
TARİHİ SU YAPILARI & SU KÜLTÜRÜNE YÖNELMEM (1991)
Mühendis olmakla birlikte, çok küçük yaşlardan bu yana tarihi konulara (Savaşlara değil, Su uygarlığı ve bilimler tarihine) çok meraklı idim, devamlı okurdum.
Bundan tam 20 yıl önce önüme böyle bir fırsat çıktı. DSİ IV. Bölge Müdürlüğü’nce Konya ve yakın çevresindeki tarihi su yapılarının derlenmesi ve değerlendirilmesi görevi verildi. İki yıl içinde hızla DSİ imkân ve araçları ile araştırmalarımı sürdürdüm, bunları yayınlanacak şekle dönüştürdüm.
DEVLET SU İŞLERİ (DSİ) GENEL MÜDÜRLÜĞÜ KİTABIMI YAYINLADI (40.YIL ANISINA) 1994 yılında DSİ’nin “40. Kuruluş Törenleri” dolayısıyla çalışmalarım “Konya Tarihi Su Yapıları” olarak 1.000 adet yayınlandı, kitaplık ve üniversitelere dağıtıldı. Kitap Ankara’da DSİ Genel Müdürlüğü panosunda bir yıl gösterimde kaldı. 1994 yılında yayınlanan kitabım 15 yıl daha üzerinde çalışılmış ve ikinci baskısı 2009 yılında CD olarak yapılmış ve resmi kurumlara dağıtılmıştır. Türkçe olan kitaba ulaşım mümkündür.
Bu çalışmalarda ana tasarımımı ELİPS olarak ortaya koydum. Bir odağında antik kentler, bir odağında tarihi su yapıları. Bu ikili hep var. Bazen kent ortada, tarihi su tesisleri bilinmiyor, bazen de tarihi su tesisleri biliniyor, kent kaybolmuş.
DSİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NCE TÜRKİYE GENEL KOORDİNATÖRÜ OLUŞUM
1993 yılında çalışmalarım dikkat çekmiş ve o zamanki DSİ Genel Müdürü Raif Özenci tarafından tüm Türkiye’de tarihi su yapılarının değerlendirilmesi konusunda “Genel Koordinatör” olarak atanmış bulunuyorum. Bu bağlamda DSİ Genel Müdürlüğü imkânları ve araçları ile Ankara, İstanbul, Çorum, Sinop, Samsun, Ordu, Trabzon, Artvin, Isparta, Burdur, Aydın, Muğla illerini kapsayan gezi ve araştırmalarım devam etmiştir. Ancak Genel Müdür’ün görevden ayrılması sonucu diğer illere gezi yapılamamıştır. Bundan sonra kendi imkânlarımla Kütahya, Van, İzmir, Adana, Antakya, Antalya illerinde gezi ve araştırmalarım devam etmiştir. Ancak Genel Müdür’ün görevden ayrılması üzerine diğer illere devam edememiştir. Bundan sonra kendi imkânlarımla Kütahya, Van, İzmir, Adana, Antakya illerine gezi ve araştırmalarım devam etmiştir.
DSİ 50 YIL ANISINA İKİNCİ YAYINIM
DSİ de edindiğim bu bilgi birikimimi ile yaptığım çalışmalar, DSİ’nin 50. Kuruluş Yılı kuruluşu için “Teknik ve Kültürel Değerleri ile Tarihi Sulamalar, Su Depolama ve Taşkın Koruma Tesisleri” olarak 2004 yılında yayınlandı. Bu çalışmalarda 5 yıl daha üzerinde çalışarak 2009 yılında CD olarak ikinci defa bastırıldı.
Burada benimsediğim prensipte şu oldu. Kültürel değerlerlerle, teknik değerleri bir araya getirdim. Böylece mühendisler dışındaki aydınların önüne teknik değerler (örnek kanalın kesiti, uzunluğu gibi) konacak, teknik adamların önüne de kültürel değerler (yaptıranlar hakkında bilgiler, mitoloji bilgileri, halk inanışları gibi..)
EMEKLİ DSİ’Lİ OLARAK ETKİNLİKLERE KATILMAM DSİ’in çeşitli toplantı ve seminerlerine katıldım.
1993 yılında İstanbul Çamlıca’da “Konya İçmesuyu Tarihi”
1994 yılında DSİ’nin 40. Kuruluş yıldönümünde “Selçuklu Dönemi Konya Sulaması”
1995 yılında İstanbul Çamlıca’da “Antik Çağda Su İletiminde kullanılan Borular”
1996 yılında DSİ Teknik Dergisinde “Eski Su Temin Sistemlerine Su Ölçümü”
1998 yılında Muğla Fethiye’de “Tarihi Su Yapılarında Suyun ölçülmesi ve yükseltilmesi”
2007 yılında İzmir’de “Hitit ve Urartu Dönemleri Su Yapıları” gibi bildirileri sundum.
2009 yılında İstanbul DSİ Dragos Tesislerinde yapılan IV. Ulusal Hidroloji Konferansında özel konuşmacı olarak davet edildim. Bir saat süre ile “Genel Tarihi Su Yapıları konusunda konuşmam sağlanmıştır.
Gerek çalışırken gerekse emekli olduktan sonra DSİ yöneticilerinden çok geniş destek ve yardım görmüş bulunuyorum. Bunların içinde zamanın
DSİ IV. Bölge Müdürü Feyyaz Akalın’a
DSİ IV: Bölge Müdür Yardımcısı Ali Haydar Şahin’e
DSİ Genel Müdürlüğü Dış İlişkiler Dairesi Başkanı İsmet Bozkurt’a ÖZELLİKLE DSİ GENEL MÜDÜRÜ RAİF ÖZENCİ’ye
DSİ Genel Müdürü Özden Bilen’e
DSİ Genel Müdür Yardımcısı ve Enerji Bakanlığı Müsteşarı Mehmet İNDAP’a
DSİ emeklisi olarak pek çok toplantıya katılmamı sağlayan DSİ İSTANBUL XIV. Bölge Müdürü CÜNEYT GEREK’e teşekkürü bir borç bilirim.
ICID TOPLANTILARI
Bu arada Almanya’da Prof. Dr. Henning FAHLBUSCH ile tanışmış, çalışmalarımda çok büyük katkıları ve desteği olmuştur. Onun desteği ile “CONGRESS of ICID (International Commission on Irrigation and Drainage ) History Semimary toplantılarına katılamamış, ancak Prof. Fahlbusch kanalı ile gönderdiğim bildiriler burada yayınlanmıştır.
1996 yılında Cairo’da yapılan toplantıda “Historical Irrigation in the Plane of Eregli of Konya”
– “Irrigation Historique dans la Plane D’Eregli au Konya”
1999 yılında Granada (İspanya) de yapılan toplantıda “Historical Irrigation in the Plain of Bayburt” – “Irrigation Historique dans la Plaine de Bayburt”
Gene 1999 yılında aynı yerde yapılan toplantıda “Historical Irrigation Systems in the Region of Konya through Ages” – “Le Systeme de Irrigation Historique depuis le Debut dans la Region de Konya”
2002 yılında Montreal (Canada) yapılan toplantıda “The Water Supply System of Ancient Galata in İstanbul” – Sisteme de Reseau dans L’Ancien Galata de İstanbul”
CURA AQUARUM TOPLANTILARI
Bu arada gene Prof Fahlbusch’un desteği ile “CURA AQUARUM” toplantılarına katılmış bulunuyorum.
2001 yılında İsrail’de “Historical Dams of Anatolia”
2004 yılında Efes (Ephesos) Türkiye’de “The Cistern and Aqueduct of Ceramos in Ancient Karia”
2007 yılında Ürdün Petra’da “Kilyos Water Supply System with Suterazis”
Bunlardan İsrail ve Ürdün’de yapılan toplantılara Türkiye’den katılan tek kişi benim. Burada
“Su Kültürü ve Tarihi”ne sevdalı pek çok akademisyen ve araştırmacı ile tanışmış ve onlardan bilgi alıverişinde bulundum.
DÜNYA SU FORUMU
Tüm bu çalışmalar beni 2009 Mart ayında gerçekleşen ve yaklaşık 35.000 kişinin katıldığı, 5.nci Uluslar arası Su Formuna (WWF5) World Water Forum 5” taşımış burada sadece Anadolu’ya özel Hitit ve Urartular dönemi su yapıları konularını sunmamı sağlamıştır.
Çok geniş şekilde kutlanan 5. Dünya Su Forumu dolayısıyla “A Tale of Water” isimli İngilizce çok önemli bir kitap yayınlanmış, dönem dönem su yapıları için Türkiye’nin en önde gelen uzmanları ile röportaj yapılmıştır.
Burada “Anadolu’da Helenizm Dönemi Su Kültürü ve Su Yapıları” konusunda benim görüşlerim alınmıştır.
AFYON II. ULUSAL TAŞKIN KORUMA TOPLANTISI
Bu bağlamda katıldığım çok önemli bir toplantıda “T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı’nın düzenlediği ve davetli olarak katıldığım “II. Taşkın Koruma Konferansı”dır. Afyon’da yapılan ve 4 gün süren toplantıda “Tarihi Taşkın Koruma Tesisleri” isimli bildiri sundum.
Bakanlık mensupları, DSİ personeli, çeşitli partilere mensup Belediye Başkanlarının katıldığı görkemli bir toplantıydı.
TARİHİ SU AĞIRLIKLI BAŞKA TOPLANTILAR
Bu arada daha pek çok su tarihi ile ilgili toplantılara katılmış ve yazılmış makaleleri vardır.
1997 yılında İzmir İnşaat Mühendisleri Odası Teknik Kongresi’nde “Konya ve Çevresinde Çağlar Boyu Tarihi Su Yapıları”
2000 yılında İSKİ Genel Müdürlüğü’nün düzenlediği Osmanlı Su Medeniyeti S Sempozyumu’nda “İstanbul Beyoğlu Yakası Çeşme ve Su Kaynakları”
2000 yılında yapılan Galata Şenlikleri kapsamında “İstanbul Galata’da Eski Su Yolları”
2002 yılında İstanbul İnşaat Mühendisleri Bülteni’nde “İstanbul Galata’da Eski Suyolları”
2009 yılında Konya’da Su Medeniyeti Sempozyumu’nda “Meram Sulaması”
REMEE PROJESİ ÖNCESİ
Muğla Gökova Akyaka’da 1985 yılından itibaren yazlık evim bulunmaktadır. 1994 yılından beri “Gökova Akyaka’yı Sevenler Derneği üyesiyim. Dernek Başkanı Heike Thol Schmitz (Bahar Suseven) ile yakın kültürel ilişkiler içinde oldum. Akyaka’nın tarihi ve doğal güzelliklerini sergiledim.
2004 yılında “İdima’dan Gökova Akyaka’ya”
2006 yılında gene “ İdima’dan Gökova Akyaka’ya”
2008 yılında “Iconium’dan (Konya) bugüne gelenler”
2010 yılında REMEE Çocuklara yönelik sergi (Burada Bahar Suveren’e destek verdim) 2011 yılında REMEE projesi kapsamında “8000 yıldan bu yana Türkiye’de Su Uygarlığı”
(Mehmet Bildirici & Bahar Suseven & Thomas Schmitz birlikte)
REMEE PROJESİ ARŞİV ÇALIŞMASI
2008 yılında Proje Koordinatörü Bahar Suseven ile bir danışmanlık anlaşması yaptık. Bana düşen görev proje için bir arşiv oluşturmaktı. Hızla birlikte çalışmaya koyulduk. Yukarıda açıkladığım etkinlikler ve araştırmalar ile elimde 20 yıllık (1991 den beri) bir bilgi birikimi vardı. İdealim bunları okunur ve yararlanır hale getirmekti. Bu bağlamda Proje görevlisi ve bilgisayar sihirbazı THOMAS SCHMITZ bana aşağıdaki Web sitesini kurdu.
www.mehmetbildirici.com
Bir kısmı benim başka konularda çalışmaları kapsayan site bu yıl itibariyle 9.000 sayfaya yaklaşmıştır. Daha çoğaltma ve zenginleştirme çabalarım devam etmektedir. Web sitem çok dillidir.
Kısa sürede burada araştırma yapanların yararlandıklarını görmekteyim. Bu ise ne kadar doğru bir iş yaptığımı göstermekte bana mutluluk vermektedir.
TÜRKÇE BÖLÜMÜ
1.1. Konya Tarihi su yapıları, DSİ yayını 510 sayfa (yazarı Mehmet Bildirici)
1.2. Teknik ve Kültürel Değerleri ile “tarihi Sulamalar, Su Depolama ve Taşkın Koruma Tesisleri, 188 sayfa (yazarı Mehmet Bildirici)
1.3. Mehmet Bildirici tarihi su yapıları ile ilgili bildirileri (Türkçe & İngilizce), 410 sayfa 1.4. Mehmet Bildirici tarihi su yapıları ile ilgili bildirileri (Türkçe & İngilizce), 112 sayfa
Arada Mehmet Bildirici’nin Gökova-Akyaka, Konya Lisesi, İTÜ Anıları, Soyağacı çalışmaları yer almaktadır.
20. Bölümde ise Mehmet Bildirici tarafından derlenmiş su kültür mirası dosyaları yanında;
Nezihi Fırat’ın “Ankara’nın İlk Çağda Su Tesisatı”,
Eski Adalet Bakanı Sedat Çumralı’nın “Su Hakları” eserleri çok ilgi çekicidir.
İNGİLİZCE BÖLÜMÜ
A Tale of Water isimli kitap içindeki Mehmet Bildirici ile yapılmış “Anadolu Helenizm Dönemi Su Kültür Mirası ve Yapıları” ile ilgili söyleşi bulunmaktadır.
Bu bölümde konunun en önde gelen uzmanlarından Almanya’da Gunter Garbrecht’in, Henning Fahlbusch’ın yazıları yanında
Stenton & Coulton’un “Oionanda Aqueduct” (20.2.107)
Paul Kessener’in “The Aqueduct at Aspendos” çok öne gelen değerli yazılardır.
ALMANCA
20.Bölümde geçen yüzyıl Anadolu kentleri su yapılarını inceleyen G. Weber’in İstanbul’daki Su sarnıçlarını inceleyen Phlipp Forcheimer’in
Gunter Garbrecht’in Henning Fahlbusch’un
Patara Basınçlı Su sisteminde Bulunan yazıtın incelendiği Sencer Şahin’in yazıları bunlardan bazılarıdır.
FRANSIZCA
Bu bölümde ise çok kısa ama çok çok önemli metinler yer almaktadır.
Yirminci Yüzyıl başlarında gerçekleştirilmiş olan “KONYA OVASI SULAMASI” Projesi dönemin çok önemli projelerinden biridir. Etüdü, projesi ve yapımı 1903-1913 yılları arasında gerçekleşmiştir. Proje konusunda “Konya Tarihi Su Yapıları” isimli eserimde geniş açıklamalar bulunmaktadır. Yapımı Uluslar arası bir Alman şirketince gerçekleştirilen projenin dili Fransızca, ödeme birimi Fransız Frangı’dır.
TÜRKİYEDE 8000 YILDAN BU YANA SU UYGARLIĞI SERGİSİ
Sergi 20 Mayıs günü 2011 Cuma günü açıldı. Konu oldukça akademik ve ağır olmasına karşı umulanın üstünde kişi tarafından izlendi. İlk gün ziyaret eden yaklaşık 90 kişiden 60’ı orada evi olan İngiliz ve Alman asıllı kişilerdi…
Bura’da Anadolu’nun 8000 yıllık su geçmişi gözler önüne serildi.
Sergi Mehmet Bildirici, Bahar Suseven ve Thomas Schmitz tarafından gerçekleştirilmiştir.
Beni dinlediğiniz için Merci
39
40
WATER TUNNELS AND WATER SUPPLY SYSTEM OF ANCIENT SBEDE KARAMAN ERMENEK YUKARI ÇAĞLAR
MEHMET BİLDİRİCİ
Sbede is ancient city near the modern village of ERMENEK that is a sub province of KARAMAN.
WHERE IS ERMENEK? HOW IT CAN BE ACCESSED?
Ermenek is sub province of Karaman (Fig.1) and can be reached by several highways. The first route is to Ermenek from Mut that is on the Konya Karaman Silifke highway. From Mut to Ermenek 80 km. The second route is from Karaman over Bucakkışla to Ermenek, 120 km. The other alternative is from Konya-Hadim-Taşkent to Ermenek, 170 km. Another possible way from is from Anamur over Kazancı and from Alanya to Ermenekhighways are possible.
THE HISTORY OF ERMENEK
Very little is known about the history of Ermenek prior Roman era was founded by GERMANIUS who was the grandson of the first Roman Emperor AUGUSTUS in about 30 AD. The city flourished greatly in Roman time with many rock tombs and inscriptions in the area to day along with a stronghold called FİRAN KALESİ. The original name of the city GERMANICOPOLIS survives today as ERMENEK. The area around Ermenek is mentioned as a Decapolis (ten cities). Some of the cities mentioned are SBEDE (Yukarı Çağlar), Domitapolis , Eirenepolis (Irnebol) and others.
The ISAURIANS were living in this corner of Anatolia (Ermenek, Bozkır, Hadim) in ancient times. They were brave and hurt people with their own language, religion and traditions.
There are no known inscriptions from the Isaurians, so a very little is known about them.
In the Byzantine time the Isaurians accepted Christianity and Greek language and culture.
In the 5th century an Isaurian Chief from Ermenek became the Byzantine Emperor as ZENON (474-491). Ermenek was a suffrage of Seleucia (Silifke). Many of the ruins and the traces of Byzantine churches can still be seen Ermenek and surroundings.
The First Crusades sustained a great defeat near Ermenek in 1098. The city then passed into hands of the Armenian dynasty of RUPENIANS. They called the city as “GERMANIC”
from which the present day name Ermenek is derived.
The Seljuk Turks captured the city which resulted in, Turkish tribes and Islam coming to the region. Under the Turkish rule from the 13th to1465, the rulers were KARAMANOGULLARI (Karamanids) of the “Karaman Principality”. In Ermenek many mosques (Ulucamii) and religious Schools as Tol Medrese were constructed and in 1465 the city became part of the Ottoman Empre.
Figure 1
The general plan of the Ermenek and the surroundings areas (Bildirici, M, 2012)
Number Descriptions
1 KONYA Provence center
2 KARAMAN Provence center
3 Mut Town of Mersin
4 Silifke (SELEUCEIA) Town of Mersin
5 Anamur (Anamurion) Town of Mersin
6 Alanya Town of Antalya
8 ERMENEK Town of Karaman
9 Güneyyurt (Gargara) Karaman-Ermenek
10 Yukarı Çağlar (SBEDE) “
11 Aşaği Çağlar “
12 Kazancı Karaman-Ermenek
13 Hadim Town of Konya
14 Aladağ Konya-Hadim
15 Bozkır Town of Konya
17 Gazipaşa (Death place of Emperor Trajan) Town of Antalya
18 Taşkent Town of Konya
19 Bucakkışla Town of Karaman
20 Çumra (Çatalhöyük) Town of Konya
GEOGRAPHY Number Descriptions
A Ermenek Çayı (Ermenek Creek)
B Ermenek Dam
C Gezende Dam
D Su Çatı (joining point of two rivers) E Göksu (river) ancient CALYCADNOS
F Navaği Çayı (Navağı Creek) Küçüksu creek
G Taşeli Yaylası
H Taurus Mountains (Toros Dağları) J Geyikli Dağları (Geyikli Mountains)
WATER RESOURCHES
In the region the main river is Ermenek Çayı (Ermenek Creek) shown in (Fig.1). The headwaters of the Ermenek Çayı are on the Geyiklidag mountains. This creek and the river of Göksu join at SUÇATI near the modern city of MUT and flows down to Silifke. The name of Göksu river in ancient time was CALCADNOS.
The length of Ermenek Çay to Suçatı is 220 km. One of the main branches of Ermenek Çayı is Küçüksu or Navagı Çayı. This creek is on the west of Güneyyurt , Yukarı Çaglar (Sbede) and Aşagı Çağlar. Navagı is another name given to Isaurians.
ERMENEK DAM was constructed on Ermenek Çayı in the years 2002-2011. Information about the dam is as follows;
The height of the dam is 210 meters. 21. Highest Dam in the World.
The annual discharge capacity of the dam is 1.747.380.000 cubic meters The volume of it is 4.582.580.000 cubic meters
The area of lake of dam is 61 km2. The benchmark is 700 m The aim of dam is to produce electricity and flood control.
Fig.2 The Aerial Photo of the region
EXPLORING THE ANCIENT CITY OF SBEDE
Water tunnels of Yukarı Çaglar were investigated for the first time by MEHMET BİLDİRİCİ for his book “KONYA TARİHİ SU YAPILARI” that was published by the DSİ Genel Müdürlügü (General Directorate of State Hydraulic Works) in1994 in Ankara. Before this time British Archaeologist and Historian GEORGE BEAN had visited the village in 1960’s, and investigated inscriptions in the area, however he found nothing in Yukarı Çaglar (Bean and Mitfort, 1970). They described Yukarı Çağlar as ancient SBEDE but did not mention any of water tunnels.
Mr. ALİ AKTÜRK from the village of Yukarı Çaglar, examined the area several times and had taken hundreds of photos of the monuments. In August of 2011 Mehmet Bildirici and Ali Aktürk met bear Yukarı Çaglar, and visited the monuments again In order to make a map ancient city. As a result of this work, a new ancient city uncovered with water tunnels, city walls, cisterns, a church and rock tombs. During this time Ramazan Bahar, Abdullah Çıkrık, Mehmet Aktürk helped with the investigating of the area.
Fig 3 The Plan of Ancient city
DESCRIPTION Item Description
1 Boncuk Çayırı, the spring, beginning of water tunnel
2 Aqueduct
3 Ayı Pınarı (the enterence of the tunnel) 4 The windows of the tunnel
5 Ancient another water tunnel 6 The end of the tunnel 7 The cistern of the city
8 Sultan Tahtı (Heart of the ancient city) 9 The walls of ancient city
10 Rock tombs
11 Byzantine rock-cut Church 12 Natural Rock Monument 13 Suluin another water tunnel 14 Keben, ancient road 15 Su Uçtu, The Water fall
16 The cite of ancient city (SBIDE) 17 Yukarı Çağlar (To-day village)
18 Modern Mosque of the village and spring 19 Another Modern village, Aşağı Çağlar 20 Acropolis of Ancient city
21 The foundation of a Church
ANCIENT SİTE
The site of ancient city is referred to as *16 on the map. Today there are new houses and gardens in the area. In August 2011 we stayed at the house Mehmet Aktürk located inside of the ancient site
CITY WALLS
*9 on the map are the traces of city walls. Father Mehmet Aktürk said that when he was a young boy, the heights of the walls were about 2 meters.
ROCK TOMBS
Rock tombs in the area (*10 on the map) very interesting in Fig.4
SULTAN TAHTI
*8 on the map is Sultan Tahtı (The Throne of Sultan) in the heart of the city and probably the administrative center. It is in need of urgent rescue excavating.
Figure 4 Rock tombs
Fig 5. Keben Ancient road
Fig.6 Keben ancient road rises up
Fig. 7 Natural Monument of rocks
Fig. 8-9 Byzantine rock-cut Church (Arılık-Cave of the bees)
Fig.10 Central Mosque of Yukarı Çağlar (Over on the site an old Church)
Fig 11 The head of a pillar of ancient city
BYZANTINE CHURCHES
*11 on the map is Arılık (Turkish, the cave of the bees) a Byzantine rock-cut church, in Fig.
8-9 and on *21 on the map is another foundation of a Byzantine Church.
KEBEN ANCIENT ROAD
*7 on the map is Keben. Sorkun Yayla is a high place where the people live in the summer months and do husbandry which can be reached by the Keben ancient road in Fig.5-6.
THE ACROPOLIS & NATURAL MONUMENT OF THE ROCKS
*20 on the map is the acropolis of city unexplored. *12 on the map is natural rock monument that is a mountainous area and full of hills in Fig.7
SUUÇTU (WATER FLY)
*15 is on the map is Suuçtu (Water fly) in some rainy years, the rain water of Sorkun Yayla makes a temporary water fall. This hydrological event happened in 2012.
YUKARI ÇAĞLAR VİLLAGE
*17-18 on the map is Yukarı Çaglar village (called Svede in the Byzantine time and İzvit in Ottoman times. Yukarı means “up” and Aşagı is “down” in Turkish. When the ancient of Sbede was abandoned, the people settled down in Yukarı Çaglar during the mediaeval period and continue to the modern times. In the heart of the village there is a spring and a mosque. According to author the mosque was constructed over the site of a Church in the Karamanids period in 10-1.
Aşagı (down) Çaglar is another modern village. According to the Muhtar (ruler) of the village, two villages were settled with people of different origin although the villages bear the same root name. The villages are on the top of the Mountains of TAURUS in a good place for living among the Forests, with good water and good weather. The author observed that more people after working in the areas of İzmir, and Konya preferred to resettle in their father lands.
THE WATER SUPPLY SYSTEMS OF THE ANCIENT CITY
The water to the ancient site was carried by means of water tunnel, 4,2 km long shown in Fig.2. In these areas there are many water springs. The water tunnel gets water from Boncuk Çayırı Spring. Today we can see a modern fountain there. Ayı Pınarı (The spring of a bear) is the only entrance for the tunnel. The Water Tunnel must be examined in two parts.
Numbers 1-3 on the map
BONCUK ÇAYIRI SPRING- AYI PINARI ENTRANCE
After the spring (Turkish pınar- su gözü), the water passed at first inside of a walled arch, then inside a tunnel, then through earthen pipe and then the tunnel again. The length of this part is 2,2 km. In this part of the system there is discharge canal. The villagers argue that they saw earthen pipes before but now we have no sample to see and determine the radius of it. The slope of aqueduct is 40m/2.200 m =0,02
AYI PINARI- ENERGY BREAKING POINT
Ayi Pınarı is the only entrance to the tunnel in Fig.12.
In these steep mountains (about 80 degree angle, water flowed the from horizontal line) the tunnel was constructed with horizontal shafts at approximately every 50 meters. In this part the length of the tunnel is 2 km. The total length of the tunnel is 4,2 km. The villagers called the holes of the horizontal shafts as “SIRA DELİKLER” (The line of the holes). It is possible to enter from these holes too. In these sections of the tunnel the height of the tunnel are about 3 or 4 meters, and the widths are about 2,5 or 3 meters in Fig 13-14-15-16
ENERGY BREAKING POINT
At the end of the tunnel about 20 meters higher than the level of the ancient site. The water energy had to be reduced and for this a vertical well was constructed. Breaking system water energy in Water supply can be seen in the book of the author (Bildirici 1994) in Fig 18. After centuries dam in Modern Ermenek realizes this function of breaking energy in Fig.18
CISTERNS AND WELLS
From the vertical well the water was collected and transported to cisterns. Today these monuments are filled with earth and require excavating. From these cisterns water flowed through earthen and lead to the houses and public buildings. The villagers insisted that they saw lead pipes however no examples were seen.
OTHER WATER TUNNELS
*5 on the map references another water tunnel called “DEGİRMEN GÖZÜ” which means the spring of a mill. This tunnel in Fig. 20-21 is under main site of modern village of today. In ancient times it was used for irrigation and to operate water mills. Today the water is provided to houses of Yukarı Çaglar village by means of pumping.
SULU IN
*13 on the map Suluin which means “Cave in Water”. It is half hand-excavated and half natural cave. It must be investigated more.
Fig.12 Ayı Pınarı (entrance to tunnel)
Fig.13 Water tunnel
Fig 14 Water tunnel
Fig.15-16 Sıra Delikler
Fig.17 Energy Breaking Point “Konya Tarihi Su Yapıları” Bildirici 1994
Fig.18 Breaking of Water Energy in modern Ermenek dam
Fig 19 Cisterns of ancient city
Fig.20 Degirmengözü tunnel
Fig 21 Degirmengözü ancient canal
Fig 22 Suluin (Cave with water)
WHEN WERE THESE WONDERFUL HYRAULIC MONUMENTS CONSTRUCTED Unfortunately there is no evidence to help to determine for this, and there is nothing in the literature about the monuments. Based on my investigating there might have been constructed during the second century AD in Roman era. We know that in these times strong Roman army in some cases had helped heavy underground constructions of the country.
WHEN IT WAS DESERTED
Again it was not certain when the site was abandoned. In the 4
thand 5
thcenturies the Isaurians rebelled against Roman rule and Arabians made attacks into Anatolia.
These events may have led abandoning SBEDE. In the foundation of new houses in old site the traces of fire have been observed.
But the people preserved their identity and settled in Yukarı Çağlar (*17 and *18 on the map) Svede as it was called in the Byzantine era and İZVİT as mentioned in Turkish times up to the 1950’s in Turkish Republic.
ARE THERE SIMILAR TUNNELS AROUND
In Konya and Karaman provinces it is not possible to see any tunnels today. SBEDE IS THE QUEEN OF THE HYDRAULIC MONUMENTS OF THE REGION. Another similar water tunnels were constructed at the same time for DIOCAESERA (Uzuncaburç) in Silifke region however there were no photos inside tunnels available for comparison.
SPECIAL THANKS
In a journey to Ermenek by the author and his friends from Konya Lisesi in October 2012, the documents of Author for Sbede were presented to Mayor of Ermenek and to Mayor of Güneyyurt Celil Güçlü. The author hopes that they will own the project and it will has needed excavating in Yukarı Çaglar.
I also thanks to ALİ AKTÜRK and his family for everything for ancient Sbede.
Abdullah Çıkrık with his wonderful Jeep we made a wonderful journey on the ground.
This work was presented also to the 15
thInternational Conference 2012 “Water in Antiquity” was held in Israel in October 2012. Prof. Dr. Henning Fahlbusch gave support for the proceeding. I thank to Prof. Fahlbusch too.
And I also thank to my friend DENNIS MURPHY for his help in English text.
Fig. 23-24 Wonderful Water tunnels
Fig.25 Working Group in August 2011 at Yukarı Çaglar at the House of Aktürk family Abdullah Çıkrık, Father Mehmet Aktürk, Mehmet Bildirici, Guest Fehmi Ersoy and
ALİ AKTÜRK
Fig. 26
BYZANTINE EMPEROR ZENON (474-491)
FROM ERMENEK
FIGURES
Figure 1 General plan of Ermenek and surrounding (Bildirici,M 2012) Figure 2 Aerial photo of the region (Google)
Figure 3 Plan of ancient city, SBEDE Figure 4 The Rock tombs
Figure 5 Keben, ancient road Figure 6 Keben ancient road Figure 7 Natural monument
Figre 8 Mosque of Yukarı Çağlar (Yukarı İzvit) Figure 9 Head of a pillar from ancient city Figure 10 Arılık, Byzantine Church
Figure 11 Arılık, Byzantine Church
Figure 12 Ayı Pınarı, entrance to the tunnel Figure 13 Inside of the tunnel
Figure 14 Inside of the tunnel
Figure 15 Sıra Delikler (Hollows on the Lline) Figure 16 Sıra delikler (Hollows on the Line)
Figure 17 The well of breaking water energy (Bildirici M) Figure 18 Modern Ermenek dam, breaking water energy Figure 19 Cisterns of the ancient site
Figure 20 Değirmenlik tunnel
Figure 21 Değirmenlik ancient canal Figure 22 Suluin
Figure 23 Inside of the tunnel Figure 24 Inside of the tunnel Figure 25 Working on August 2011 Figure 26 Byzantine Emperor Zenon
REFERENCES
Bean G, Mitfort T.B, 1970 “Journey to Rough Cilicia”
Bildirici M, 1994 “Konya Tarihi Su Yapıları
41
KARAMAN ERMENEK YUKARI ÇAĞLAR- WATER TUNNELS AND WATER SUPPLY SYSTEMS OF ANCIENT SBEDE
Mehmet Bildirici İngilizce olan bu bildiri
“CURA QAUARUM IN ISRAEL II- Water in Antiquity “
Bildiriler kitabının 275-284 sayfalarında yayınlandı. Basımı Siegburg 2014 Almanya (Bu bildiri İngilizce Bölümünde yer almaktadır.)