İST263 Yabancı Dilde Yazma Dersi Çalışma Planı
Sektörel ve akademik bazda rekabatin üst düzeye çıktığı günümüzde yabancı dilde kendini ifade etmenin değeri günden güne önem kazanıp bireylerin bu yeteneklerinin normal bir durum olduğu göze çarpmaktadır.
Bu amaçla bu derste işlenecek konular sizlerin gelişimini Dersimizde 1. amaç olarak, akademik olarak evrensel bir dil olan İngilizce’de farklı yazı tiplerinde kendini ifade etme ile ilgili pratikler yapılacaktır. Bununla beraber gramer ve dil bilgisi kurallarının üzerinde durulup yazılardaki hataların düzeltilmesi sağlanacaktır. Bu konularla ilgili slayt/ konu anlatımı ve alıştırma kağıtları sizlerle paylaşılacaktır.
Özellikle öğrencilerin sektörel bazdaki işlerinde ve akademide bolca başvuracağı mektup/e- posta yazma, cv oluşturma, bilimsel makaleleri tarayabilme ve bazı kesitlerini tercüme edip yazabilme yetilerinin gelişmesi adına adım adım dersler işlenecektir.
Bu doğrultuda e-posta/cv/bilimsel makale örnekleri incelenip irdelenerek analiz edilecektir.Daha sonrasında ise pratikler yapılıp konular pekiştirilecektir.Bu hususta sizlere gerek test gerekse de yazılı ders uygulamaları ve ev ödevleri yaptırılacaktır.
3. olaraksa istatistik bölümündeki derslerde yapılacak araştırmalarınız için birlikte yoğun olarak istatistiksel kelimelerin ingilizceleri için sözlük oluşturulup hem istatistiksel kavramların tekrarı hem de yabancı dil yetilerinin gelişimi amaçlanmıştır.
Bu doğrultuda aşağıdaki konu başlıkları işlenip sizlerin gelişimi hedeflenmektedir.
• Ders ile ilgili bilgilendirme ve tanışma
• Kişisel profil yazma
• Aile bireylerini tanıtma
• Dilekçe yazım kuralları ve yazımı
• Arkadaşlar hakkında yazı yazma
• İngilizce CV yazma kuralları ve yazımı
• Yaşadığın ortam ile ilgili yazı yazma
• İngilizce e-posta yazma
• İngilizce deneme yazısı nasıl yazılır?
• “Her öğrenci yabancı dil öğrenmek zorunda mıdır?” hakkında yazı yazma
• Sınava çalışma yönteminiz ve sonuçları hakkında yazı yazma
• Hayal ettiğiniz meslek hakkında yazı yazma
• Sosyal medyanın avantajları ile dezavantajları hakkında yazı yazma
• Teknolojinin avantajları ve dezavantajları hakkında yazı yazma
Bu başlıkta bulunan konular ve benzerleri dersimizde sizler tarafından uygulanacaktır.
2020-2021 Yılı Güz Dönemi İstatistik Bölümü
Yabancı Dilde Yazma Dersi
Öğr. Gör. Umut Yamak
[email protected]
2. Bölüm
Sözcük Türleri ve Cümle Yapısı
Sözcük Türleri ve Cümle Yapısı
Tüm dillerde ve dersimiz özelinde İngilizce için söylemek gerekirse her dilin kendine göre kuralları bizlere iletişime geçmek için yol gösterici olmaktadır. Bu nedenle, yabancı dilde yazma dersinde temel dilbilgisi kurallarını da tekrar ederek küçük metinlerden başlayarak yazılar oluşturacağız.
En basit cümleden en karmaşık cümleye kadar tüm cümleler basit
bir yapı ile başlar. Bu yapıları geliştirmek adına farklı tipteki
sözcükler kullanılarak kelimeler ve cümleler arasındaki yapılar
geliştirilir. Cümleler sözcüklerden oluşur. Daha açık söylemek
gerekirse cümleler sözcük türlerinden oluşur. Sözcük tipleri, bir
sözcüğün bir cümle içerisinde ne işlevi olduğunu tanımlar.
Sözcük Türleri
Noun (İsim): Bir kişi, bir yer ya da bir nesne.
Dog, desk, cat, book, Ahmet, etc.
Pronoun (Zamir): Bir ismin yerine kullanılan sözcük.
She,it,we.
Verb (Fiil): Eylem-aksiyon-durum-sahiplik bildiren bir sözcük.
Swim, is, are, read.
Adjective (Sıfat): Bir isim ya da başka bir sıfatı değiştiren sözcük.
Beautiful, white, shiny.
Adverb (Zarf): Bir fiili tanımlayan sözcüklerdir.Yani bir eylemin nasıl yapıldığını gösterir.
Quickly, carefully, brightly.
Sözcük Türleri
Preposition (Edat): Bir isimle ilişkiyi tanımlayan sözcük.
From, under, until.
Conjunction (Bağlaç): Bağlayıcı bir sözcük.
And, but, although.
Cümle Yapısı
İngilizcede Cümleler Nasıl Kurulur?
• Dil bilimcilerin tabiriyle Türkçe bir SOV dilidir. İngilizce ise bir SVO dilidir (S= Subject, V=Verb, O=Object).
• İngilizce'de fiil özneden hemen sonra gelir. Türkçe'de ise fiilin varsayılan konumu cümle sonu yani nesne sonrasıdır.
• Mesela “(Ben) okula gittim.” ve “I went to school.” cümlelerini
karşılaştıralım. Görüldüğü üzere İngilizce cümlede fiil özneyi
takip eder.
Cümle Yapısı
İngilizcede Cümleler Nasıl Kurulur?
Türkçe cümlelerde çoğu durumda özne kullanımı isteğe bağlıdır.
Örneğin “Gidiyorum.” gibi bir cümlede açık şekilde “Ben gidiyorum.” demeye gerek yoktur. Çünkü fiilin sonuna eklenen -um eki öznenin birinci tekil şahıs yani ben olduğunu göstermektedir.
Ancak İngilizce ’de özne kullanmak her zaman zorunludur.
Gidiyorum cümlesi İngilizce 'de “I am going” şeklinde yazılır. Bu
cümlede “I” yani ben zamirinin kullanılması zorunludur.
Cümle Yapısı
Subject + Verb + Object /// Özne + Eylem + Nesne
Kuralı ile kelimeler puzzle parçaları gibi birleştirilerek bir yazının en temel parçası olan cümleler oluşturulur. Ama en basit halinden bir cümle yazmak istenirse bir özne (subject), yani o cümlenin ilgilendiği kişi, yer ya da şey ve bir de eylem (action), yani öznenin yapmakta olduğu şey bulunur. Bu ikisi birlikte eksiksiz bir düşünceyi ifade eder. İngiliz dilindeki en kısa cümle bile bu kuralı yerine getirir:
Basit bir cümle örneği:
“I wrote.” --- “Yazdım.”
Özne ve eylem cümlede yer aldıktan sonra ise cümleler geliştirilebilmektedirler.
“I wrote an essay.” ---“Bir kompozisyon yazdım.”
Ya da bir ekleme daha yapılabilir:
“I wrote a nice essay.”
“Güzel bir kompozisyon yazdım.”
İsimler [noun] bunu bir zamir [pronoun] ile değiştirebilir.
Mesela, “Umut is tired” yerine “He is tired” diyebilirsin. Her ikisi de aynı anlamı verir.
“am”,“is”,”are” yardımcı fiileri “to be” kalıbının doğru çekimiyle değiştirilmesi gereklidir.
Geniş zaman için:
• I am
• He / she / it is.
• You / they / we are.
Geçmiş zaman için:
• I / he / she / it was.
• You / they / we were.
Bu temel konseptlere bağlı kalarak bazı cümle kurma metotlarını
gözden geçirelim.
Bu temel konseptlere bağlı kalarak bazı cümle kurma metotlarını gözden geçirelim.
1. Bir kişi ya da cismi tanımlamak.
Kalıp: [Noun] am/is/are [adjective].
The flower is red.
You are wonderful.
He is a hardworking student.
This view is amazing.
Not: Eğer kullanılan isim bir zamir, bir yer ismi ya da bir kişi ismi
değilse bundan önce değilse “the” (ya da “this” ya da “that”) kullan.
2. Bir şey ya da kişinin konumunu belirtmek.
Kalıp: [Noun] am/is/are [preposition] [location].
Bir şey ya da kişinin konumunu belirtmek için genellikle bir edat kullanmak gerekir. Doğru bilgiyi vermek için doğru edatı seç.
Birisinin burada (“here”) ya da (“over there”) orada olduğunu söyleyebilirsin. Bu terimlerin anlamlarının senin konumuna göre değişmesi nedeniyle nihai “lokasyonu” eklemen gerekmez.
Tekrarlamak gerekirse, kişi ya da yer ismi olmayan isimlerin başına
“the” eklenir.
The cat is under the bed.
Charlie is next to Anne.
He is on the train.
The dog is here.
3. Birisinin ne yaptığını ifade etmek.
Kalıp: [Noun] am/is/are [verb -ing].
Bir fiilin “-ing” çekimi bir eylemin şu anda olmakta olduğunu anlatır.
Henüz sonlanmamış bir eylemden bahsederken bu çekim kullanılır.
He is reading.
The cat is napping.
Kate is singing.
4. Bir kişinin hobileri ya da mesleğini ifade etmek.
Kalıp: [Noun] [verb -s].
Bu kalıp, bu cümlenin öznesinin bu eylemi düzenli olarak yaptığını (hobi ya da bir meslek gibi) ifade eder ama öznenin o anda bu eylemi gerçekleştiriyor olması gerekmez.
He reads.
He plays football.
The cat naps.
Kate sings.
5. Duyguları ifade etmek.
Kalıp: [Noun] [feeling verb -s] [noun]. / [Noun] [feeling verb -s] [to verb / verb -ing].
Duygu fiilleri arasında “love,” “like” ya da “hate” gibi fiiller yer alır. Bir objeyi ya da bir eylemi sevebilir ya da ondan nefret edebilirsin. Bir kişinin bir eylem hakkındaki duygularını tanımlarken ya “to verb” ya da “verb -ing”
çekimleri kullanılabilmektedir.
Ayrıca ihtiyaçlar ve istekleri tanımlamak için de bu çekim kullanılabilmektedir. Fakat bu durumda “verb -ing” çekiminin kullanılamayacaktır. Örneğin, “need sleeping” yerine ya “need to sleep” ya da “need sleep” denebilir.
I love sunshine.
The elephant likes painting.
Tom hates his job.
I need to eat.
I want food.
She wants to sleep.
6. Bir öneri/istekte bulunmak.
Kalıp: Let’s [verb]. / Please [verb] / Shall we.
Kişinin kendisinin de içinde yer alacağın bir eylem önermek için ilk kalıbı
Birisinden bir şey yapmasını istediğin zaman ikinci kalıp
Öneriyle beraber biraz da emrivaki durumlarda shall we kalıbı kullanılabilir.
Örnekler:
Let’s eat.
Please eat.
Let’s take a break.
Shall we meet in front of the theatre?
7. Geçmişteki bir şey ya da kişiyi tanımlamak Kalıp: [Noun] was [adjective].
Geçmişteki bir şey, şimdiki zamanda olan bir şey ile neredeyse aynı şekilde tanımlanır—tek fark “is” yerine “was” kullanılmasıdır.
Bu kalıbı kullanmak ya bu tanımın artık doğru olmadığı ya da bu tanımın geçmişteki bir ana özgü olduğu anlamına gelir.
The flower was red. --- Artık kırmızı değil.
You were wonderful.
The Empire State Building was tall.
8. Bir şey ya da kişinin geçmişteki konumunu ifade etmek.
Kalıp: [Noun] was [preposition] [location].
Tıpkı geçmişle ilgili bir açıklama gibi, geçmişteki bir konum ve şimdiki zamandaki bir konumun tanımları farklıdır. Kurallar ise aynı kalır; sadece fiil zamanları değişir. Yine hatırlatalım ki bu kalıbı kullanmak, o konumun değişmiş olduğu ya da bu beyanın sadece geçmişteki belirli bir an için doğru olduğu anlamına gelir.
Örnekler:
The cat was under the bed.
Charlie was next to Anne.
He was on the train.
The dog was here.
The men were over there.
9. Bir kişinin/canlının/nesnenin geçmişte ne yaptığını ya da ne yapıyor olduğunu tanımlamak.
Kalıp: [Noun] was [verb -ing]. / [Noun] [verb -ed].
Bir eylemin “verb -ed” çekimi ile “was verb -ing” çekimi arasında bir fark söz konusudur.
Fiilin “verb -ed” çekimini kullanmak, bir şey artık gerçekleşmediği anlamına gelir.
Fiilin “-ing” çekiminin kullanılması ise geçmişte belirli bir süre boyunca gerçekleşmiş olan bir şeyi ifade eder.
Kullanabilecek başka bir kalıp ise şudur: [Noun] used [to verb]. Bu kalıpsa, bir kişinin geçmişte yapmış olduğu ama artık yapmayı bıraktığı herhangi türden bir eylemi ifade eder.
Tüm bu kalıplar duygu fiilleriyle de kullanılabilir! Eksiksiz bir cümle için duygu fiilinden sonra “noun” ya da “verb -ing” eklemen yeterli.
The cat napped.
Kate sang.
He was reading.
The Statue of Liberty used to shine.
Sally hated swimming.
10. Bir kişinin gelecekte ne yapacağını ifade etmek.
Kalıp: [Noun] is going to [verb]. / [Noun] will [verb].
Gelecek zaman kipinin harika yanı, herhangi bir fiil çekimini hatırlanması gerekli değildir.
Bir cümleyi gelecek zaman kipine dönüştürmek için fiilin önüne “is going to” ya da “will” eklenmesi yeterlidir.
Bu kalıbı herhangi ek ayrıntı olmaksızın kullanmak bu eylemi kısa süre içerisinde gerçekleştireceğin anlamına gelir.
I am going to dance.
We are going to eat.
The baby is going to sleep.
11. Bir şeyin ne zaman gerçekleşeceğini ifade etmek.
Kalıp: [Noun] will [verb] [preposition] [time]. / [Noun] is going to [verb]
[time adverb].
Gelecekte meydana gelecek şeyler hakkında konuşmak için bu kalıbı kullanılır.
Belirli bir zaman kullanacaksan bir edat kullanılması gerekir.
• Bir saati belirtirken “at” ve bir gün ya da tarih belirtirken “on” kullan.
• Bir yılı, ayı ya da başka bir zaman aralığını (“a couple of years”
veya “two minutes” gibi) ifade ederken “in” kullan.
• Today, tomorrow ya da yesterday gibi bir zarf kullandığın zaman edat kullanmana gerek yoktur.
The train will leave at 5:00 AM.
I will visit my parents in October.
Anthony is going to dance tomorrow.
12. Bir kişinin olmadığını ya da yapmadığını ifade etmek.
Kalıp: [Noun] is not [adjective / verb-ing].
Bir cümleyi olumsuz cümle haline getirmek, “not” sözcüğünü ekleyerek yapılır.
The flower is not red.
You are not wonderful.
The Empire State Building is not tall.
Kate is not singing.
13. Bir kişinin yapmadığını ifade etmek.
Kalıp: [Noun] did not [verb]. / [Noun] was not [verb -ing].
Geçmiş zamanda bir eylemin yapılmadığını ifade ederken kullanırız.
I did not sleep.
I was not sleeping.
The customer did not pay.
14. Bir kişinin gelecekte ne yapmayacağını ifade etmek.
Kalıp: [Noun] is not going to [verb]. / [Noun] will not [verb].
Gelecek zamanda olumsuzluk.
I am not going to eat. Sam will not dance.
The cat will not nap.
15. Bir kişinin nerede olduğunu sormak.
Kalıp: Where is [noun]?
Örnekler:
Where is the dog?
Where is George?
Where is the bathroom?
16. Birisinin ne yaptığını sormak.
Kalıp: What is [noun] doing?
Yapılan eylemin sorulduğu cümlelerdir.
Örnekler:
What is that dog doing?
What is Sal doing?
What is the baby doing?
17. Bir şeyin ne zaman gerçekleşeceğini sormak.
Kalıp: When will [noun] [verb]?
Notlar: Gelecekte gerçekleşecek etkinlikler hakkında bilgi sahibi olmak adına sorulur.
When will the train leave?
When will Fran visit?
When will your mom call?
18. Bir şeyi yapan kişinin kim olduğunu sormak.
Kalıp: Who is [verb -ing]? / Who is [verb -ing] [noun]?
Bu kalıp biraz daha farklıdır. Hem şimdiki zamanı hem de yakın geleceği ifade edecek şekilde kullanılabilir. Belirli bir eylemi kimin gerçekleştirdiğini bulmak için bunu kullan Ya da bir eylemi yakın gelecekte kimin gerçekleştireceğini bulmak için kullan—örneğin, bir seyahate çıkacaksan ve arabayı kimin süreceğini bilmek istiyorsan.
Who is playing the trumpet?
Who is driving?
Who is cooking? (…It smells great!)
1)SIMPLE PRESENT TENSE
Geniş zaman olarak bilinen Simple present tense sürekli yaptığımız rutin işlerimizde, alışkanlıklarımızda, doğa olaylarında kullandığımız zamandır.
Cümle Yapıları
Olumlu Cümle (Affirmative):
Geniş zaman olarak bilinen Simple present tense ile olumlu cümlelerde:
• I, You, We, They öznelerinden sonra gelen fiil yalındır ve ek almaz.
• He, She, It öznelerinden sonra fiil – s/ - es/-ies takilarindan uygun olanını alır.
Olumsuz ve soru cümlelerinde ise herhangi bir ek almazlar.
Örn: I play tennis every weekend.
Olumsuz Cümle (Negative):
Örn: I do not play tennis every weekend.
Soru Cümlesi (Interrogative):
Subject (Özne) Verb (Fiil)
I / You / We / They play watch study
He/ She/ It plays watches studies
Subject (Özne) Auxiliary Verb (Yardımcı Fiil) Verb (Fiil)
I /You/ We /They don’t (do not)
play watch study
He/ She/ It doesn’t (does not)
Auxiliary Verb Subject (Özne) Verb (Fiil)
Do
I
You We They play?
watch?
study?
Does
He She It
Örn: Do you like him?
Frequency Adverbs (Sıklık Zarfları): Simple Present Tense ile birlikte kullanılan sıklık zarfları şunlardır:
• Always: Daima
• Very often: Çok sık
• Often / Frequently: Sık sık
• Usually / Generally: Genellikle
• Sometimes / Occasioanally: Bazen/Ara sıra
• Rarely / Seldom / Scarcely: Nadiren
• Hardly Ever: Hemen hemen hiç
• Never: Asla
• Every: Her
• Once: Bir kere
• Twice: İki kere
• Three times: Üç kere
Bu zarflar daha çok özne ile yüklemin arasında kullanılır.
- He always gets up late.
- They sometimes watch TV.
- I generally eat hamburger in the canteen.
“Rarely, Seldom, Scarcely, Hardly Ever, Never” gibi zarflar olumlu cümlelerde kullanılır, olumsuz cümlelerde bu zarflar yer almaz.
- I never cheat during an exam.
- They rarely do their homework.
- We hardly ever listen to music on radio SIMPLE PRESENT TENSE KULLANIM ALANLARI
• Geniş zaman olarak bilinen Simple Present Tense ile birlikte rutin alışkanlıklar anlatılır.
- I have breakfast in the morning.
- She sleeps early in the evening.
- They watch TV every day.
- He usually plays basketball on weekends.
• Her zaman geçerli olan doğa kanunları, bilimsel ve evrensel gerçekler Simple Present Tense ile birlikte anlatılır.
- Water boils at 100°C degrees.
- The world revolves around the sun.
- The dog doesn’t fly.
• Otobüs, uçak, tren saatleri ile belli aktivitelerin başlangıç ve bitiş saatleri/tarihleri Simple Present Tense ile ifade edilir.
- The train leaves at 9 AM.
- The plane takes off at eight o’clock on Sunday.
- The bus leaves in fifteen minutes.
- The meeting beigns at 11 PM.
- The theatre starts on Monday.
• Hikaye ve romanların anlatımlarında Simple Present Tense kullanılır.
- In the story, the detective tries to find a clue.
- After that, the man decides to find his son.
• Emir cümlelerinde (Imperatives) Simple Present Tense kullanılır.
- Be quiet!
- Study hard.
- Keep off the grass.
- Don’t smoke
• Durum fiilleri (Stative Verbs), Simple Present Tense ile kullanılır.
Bazı Durum Fiilleri (Stative Verbs)
Agree Depend Hear Prefer Taste
Be Doubt Know Remember Think
Believe Forget Like See Understand
Belong Hate Love Seem Want
Cost Have Own Smell Weigh
2)PRESENT CONTINUOUS TENSE
Şimdiki zaman olarak bilinen Present continuous tense içinde bulunduğumuz andaki yapılanları anlatmak için kullanılır.
PRESENT CONTINUOUS TENSE CÜMLE YAPISI Olumlu Cümle (Affirmative):
Subject (Özne) Auxiliary Verb Verb (Fiil)
I am
playing watching reading You We They
are
He She It
is
Olumsuz Cümle (Negative):
Subject (Özne) Auxiliary Verb Verb (Fiil)
I am not
playing watchig reading
You We They are not (aren’t)
HeShe It
is not (isn’t)
Soru Cümlesi (Interrogative):
Auxiliary Verb Subject (Özne) Verb (Fiil)
Am I
playing watching reading
Are You We They
Is He She It
Zaman Zarfları: Present Continuous Tense ile birlikte kullanılan zaman zarfları şunlardır:
• Now: Şimdi
• At the moment / At this moment: Şu anda
• Right now / Just now: Hemen şimdi
•
PRESENT CONTINUOUS TENSE KULLANIMI
a) Şimdiki zaman olarak bilinen Present Continuous Tense ile devam etmekte olan işler ve eylemler ifade edilir.
- I am doing my homework at the moment.
- She is studying fır the exam right now.
- They are listening to music now.
b) Şu anda olmasa bile bu sıralarda yapılan ve devam eden bir faaliyet ifade edilirken kullanılır.
- Canan is studying at Istanbul University to become a doctor.
c) Gelecekte veya ileriki zamanlarda gerçekleşecek planlanmış faaliyetler iafede edilirken kullanılır.
- We are flying to Istanbul on Wednesday.
- The band is performing tomorrow.
d) Kızgınlık meydana getiren eylemleri ifade etmek için kullanılır. Bu tür cümlelerde genellikle
“always”, “constantly” veya “forever” gibi zarflar da yer alabilir.
- Amanda is always getting up late.
- They are constantly listening to music.
- He is forever missing the bus.
e) Durum fiilleri (Stative Verbs), Simple Present Tense ile kullanılır. Ancak bunların bazıları kullanım ve anlam farkına göre Present Continuous Tense ile birlikte de kullanılabilir.
Bazı Durum Fiilleri (Stative Verbs):
Agree Depend Hear Prefer Taste
Be Doubt Know Remember Think
Believe Forget Like See Understand
Belong Hate Love Seem Want
Cost Have Own Smell Weigh
Have: “Sahip olmak” anlamında kullanıldığında durum fiilidir ve simple present tense ile kullanılır.
- I have a new car.
- She has two dogs at home.
Have: “Yemek, İçmek” anlamında kullanıldığında “-ing “ takısı alarak present continuous tense içerisinde kullanılabilir.
- I am having lunch now.
- She is having tea at the moment.
See: “Görmek” anlamında kullanıldığında durum fiilidir ve simple present tense ile kullanılır.
- I see the cats running away.
See: “Görüşmek” anlamında kullanıldığında “-ing “ takısı alarak present continuous tense içerisinde kullanılabilir.
- Michael is seeing the doctor right now.
- He is seeing his friends at the restaurant.
Smell: “Kokmak”anlamında kullanıldığında durum fiilidir ve simple present tense ile kullanılır.
- The cake smells great.
Smell: “Koklamak” anlamında kullanıldığında “-ing “ takısı alarak present continuous tense içerisinde kullanılabilir.
- Sally is smelling the rose in the garden.
Taste: “Tadı olmak” anlamında kullanıldığında durum fiilidir ve simple present tense ile kullanılır.
- The meal tastes very nice.
Taste: “Tadına bakmak” anlamında kullanıldığında “-ing “ takısı alarak present continuous tense içerisinde kullanılabilir.
- He is tasting the fried potatoes.
Think: “Sanmak” anlamında kullanıldığında durum fiilidir ve simple present tense ile kullanılır.
- I think my father is a good driver.
Think: “Düşünmek” anlamında kullanıldığında “-ing “ takısı alarak present continuous tense içerisinde kullanılabilir.
- They are thinking about going on a picnic.
Weigh: “Ağırlığında olmak” anlamında kullanıldığında durum fiilidir ve simple present tense ile kullanılır.
- This bag weighs five kilograms.
Weigh: “Tartmak” anlamında kullanıldığında “-ing “ takısı alarak present continuous tense içerisinde kullanılabilir.
- The salesperson is weighing the tomatoes.
3)SIMPLE PAST TENSE
SIMPLE PAST TENSE CÜMLE YAPISI Olumlu Cümle (Positive):
Subject (Özne) Verb (Fiil)
I You We They
He She It
attacked (V+ed) played (V+ed) watched (V+ed)
ate (V2 – Past Simple) wrote (V2 – Past Simple) drank (V2 – Past Simple)
Görülen geçmiş zaman olarak da bilinen simple past tense ile olumlu cümlede öznelerden sonra fiil düzenli fiil(regular verb) ise fiilin sonuna -ed takısı getirilir; düzensiz fiil (irregular verb) ise fiilin 2. hali (Past Simple) getirilir. Olumsuz ve soru cümlelerinde ise fiil her zaman yalındır, ek almaz veya
değişime uğramaz.
Olumsuz Cümle (Negative):
Subject (Özne) Auxiliary Verb (Yardımcı Fiil) Verb (Fiil)
I You We They
He She It
did not (didn’t) play watch read drink eat
Olumsuz cümlede öznelerden sonra did not (didn’t) yardımcı fiili getirilir. Yardımcı fiilden sonra gelen fiil ise yalındırSoru Cümlesi (Interrogative):
Auxiliary Verb (Yardımcı Fiil) Subject (Özne) Verb (Fiil)
Did
I You We They
He She It play ? watch ? study ?
Soru cümlelerinde yardımcı fiil Did cümlenin en başında yer alır. Öznelerden sonra ise fiil yalın bir şekilde kullanılır.
Zaman Zarfları
Simple Past Tense ile birlikte kullanılan zaman zarfları şunlardır:
• Last: Geçen
• Ago: Önce
• In the past: Geçmişte
• Yesterday: Dün
IRREGULAR VERBS (DÜZENSİZ FİİLLER)
simple past simple past simple past simple past
arise arose feed fed lose lost spend spent
awake awoke feel felt make made spin spun
be was/were fight fought mean meant split split
beat beat find found meet met spread spread
become became flee fled pay paid spring sprang
begin began fly flew put put stand stood
bend bent forbid forbade quit quit steal stole
bet bet forget forgot read read stick stuck
bite bit forgive forgave ride rode sting stung
bleed bled freeze froze ring rang stink stank
blow blew get got rise rose strike struck
break broke give gave run ran swear swore
bring brought go went say said sweep swept
broadcast broadcast grow grew see saw swim swam
build built hang hung seek sought swing swung
burst burst have had sell sold take took
buy bought hear heard send sent teach taught
catch caught hide hid set set tear tore
deal dealt know knew shrink shrank wear wore
dig dug lay laid shut shut weep wept
do did lead led sing sang win won
draw drew leave left sink sank write wrote
drink drank lend lent sit sat
drive drove let let sleep slept
eat ate lie lay slide slid
fall fell light lit speak spoke
SIMPLE PAST TENSE KULLANIMI
a)Görülen geçmiş zaman olarak da bilinen simple past tense ile geçmişte yaşanılan olaylar ve eylemler ifade edilir.
- I finished my homework yesterday.
- They ate all the fruits in the fridge last week.
- We didn’t understand anything about what the teacher said.
b)“Be” (am, is, are) fiilinin past hali “was/were” olarak kullanılır. Was / Were Olumlu Cümle (Positive):
I He She It was not
You We They were
Was / Were Olumsuz Cümle (Negative):
I He She It was not (wasn’t)
You We They were not (weren’t)
Was/Were Soru Cümlesi (Interrogative):
Was I He She It
?
Were You We They
c) Geçmişteki alışkanlıklarımızı Simple Past Tense ile ifade ederiz.
- I smoked when I was young.
- She visited her relatives in the past.
- They watched football match on TV when they were university students.
4)Future Tense
Türkçedeki gelecek zamandır. Cümleye eklendiğinde -ecek, -acak anlamları katar. Henüz gerçekleşmemiş, gelecekte yapılacak olan eylemlerden bahsederken kullanılır.
Örn:
• I am busy now. I will call you later. (Şu an meşgulüm. Seni sonra arayacağım)
• She attends a driving course. She will get her driving licence next month. (O, sürücü kursuna gidiyor. Ehliyetini önümüzdeki ay alacak)
Future simple (will) Tüm öznelerle will yardımcı fiil olarak kullanılır. Fiil hiçbir takı almadan yalın halde kullanılır.
Cümle Yapıları
Olumlu Cümle (Affirmative):
• I ’ll be more careful next time.(Gelecek sefere daha dikkatli olacağım)
• The children will visit their grandma soon.(Çocuklar büyükannelerini yakında ziyaret edecekler)
• It will be a tiring journey.(Yorucu bir yolculuk olacak)
• When my holiday is over, I will start studying.(Tatilim bittiğinde ders çalışmaya başlayacağım)
• My grandmother will take care of my cat.(Büyükannem kedime göz kulak olacak) Olumsuz Cümle
• Sue won’t come to the cinema.(Sue sinemaya gelmeyecek)
• It won’t rain next week.(Gelecek hafta yağmur yağmayacak)
Subject (Özne) Auxilary Verb(yardımcı Fiil) Verb (Fiil)
I / You / We / They He/ She/ It
will
play watch study
Subject (Özne) Auxilary Verb(yardımcı Fiil) Verb (Fiil)
I / You / We / They He/ She/ It
will not
won’t play watch study
• My mother won’t let me go to the party if I don’t do my homework.(Ödevimi yapmazsam annem partiye gitmeme izin vermeyecek)
Soru Cümlesi
• Will they join the trip? (Geziye katılacaklar mı?)
• Will it snow next week? (Gelecek hafta kar yağacak mı?)
• What will you do now?(Şimdi ne yapacaksın?)
• Where will we go tomorrow?(Yarın nereye gideceğiz?)
• How long will it take to read this book?(Bu kitabı okumak ne kadar sürecek?)
FUTURE SIMPLE KULLANIM
a)Gelecekte olmasını düşündüğümüz inandığımız tahmin ettiğimiz gelecek eylemler için.
• I think it will rain tomorrow.(Sanırım yarın yağmur yağacak)
• The dress will look good on you. You should buy it.(Elbise senin üstünde iyi görünecek.
Almalısın)
• Oh no! The engine won’t start.(Motor çalışmayacak)
• It will be very cold this winter.(Bu kış çok soğuk olacak)
• We will be rich in the future.(İleride zengin olacağız)
b) Konuşma anında yapmaya karar verdiğimiz kararlarımız veya niyetlerimiz için kullanabiliriz.
• I don’t have nothing to do. I will watch TV.(Yapacak bir şeyim yok. Televizyon izleyeceğim)
• I haven’t decided yet. I will let you know tomorrow.(Henüz karar vermedim. Yarın sana bildiririm)
• I will quickly go shopping.(Hemen alışverişe gideceğim) c) Söz, isteklilik,tehdit gibi anlamlara gelebilir:
• Stop laughing at me. I’ll kill you!(Bana gülmeyi kes. Seni öldürürüm)
• I’ll feed your cats. I won’t forget. I promise.(Kedilerini beslerim. Unutmam. Söz veriyorum
• I won’t disappoint you.(Seni hayal kırıklığına uğratmam)
Auxilary Verb(yardımcı Fiil) Subject (Özne) Verb (Fiil)
will I / You / We / They
He/ She/ It play watch study
ZAMAN Zarfları tomorrow: yarın
• I’ll make my presentation tomorrow(Yarın sunumumu yapacağım) the day after tomorrow: yarından sonra
• We will throw a party the day after tomorrow.(Yarından sonra parti vereceğiz)
next week, next year, next month,next time: önümüzdeki hafta, önümüzdeki yıl, önümüzdeki ay, bir dahaki sefere
• Our teacher will announce the results next week.(Öğretmenimiz sonuçları önümüzdeki hafta duyuracak)
• We will go to Japan next year.(Önümüzdeki yıl Japonya’ya gideceğiz)
• I will buy you a new t-shirt next time.(Bidahaki sefere sana yeni bir t-shirt alacağım) tonight: bu gece
• -We will watch out favorite TV show tonight.(Bu gece en sevdiğimiz televizyon programını izleyeceğiz)
soon: en kısa zamanda
• I am at work right now. I will call you soon.(Şu anda işteyim. Seni en kısa zamanda arayacağım)
in a week, in a month: bir hafta içinde, bir ay içinde
• She will send the information letter in a week.(Bilgilendirme mektubunu bir hafta içinde gönderecek)
in the future: gelecekte, ileride
• Our world will be very different in the future.(Gelecekte dünyamız çok farklı olacak) BE GOING TO (Future)
Gelecek Zamanın ikinci kullanımın şekli ‘be going to’.
Going to + Verb cümleleri gelecekte olacağından emin olduğunuz bir şeyi, geleceğe yönelik yaptığınız bir planı yani önceden tasarlamış olduğunuz eylemleri ifade ederken kullanılır.
Not:“Be going to” yapısı önceden planlanmış ya da gerçekleşeceği kesin olan durumlardan bahsederken kullanılır.
Cümle Yapıları
Olumlu Cümle (Affirmative):
Olumsuz Cümle:
Subject (Özne) Auxilary Verb(yardımcı Fiil) Verb (Fiil)
I am going to play watch study
You / We / They are going to play watch study
He/ She/ It is going to play watch study
Subject (Özne) Auxilary Verb(yardımcı Fiil) Verb (Fiil)
I am not going to play watch study
You / We / They are not going to play watch study
He/ She/ It is not going to play watch study
Soru Cümlesi :
• I am going to do my homework tomorrow.(Yarın ev ödevimi yapacağım.)
• We are going to learn German next year.(Gelecek sene Almanca öğreneceğiz.)
• He is going to sell his car.(Arabasını satacak.)
• She is going to wear her black dress for the wedding.(Düğünde siyah elbisesini giyecek.)
• She is not going to help me for the physics project.(Bana fizik projemde yardım etmeyecek.
• He is not going to cook meat tonight.(Bu gece et pişirmeyecek.)
• We are not going to watch Shrek tomorrow.(Yarın Shrek izlemeyeceğiz.)
• Are we going to play football?(Futbol oynayacak mıyız?)
• Is he going to wake up early tomorrow?(Yarın erken mi uyanacak?)
• Are you going to the cinema at 9 pm?(Saat dokuzda sinemaya gidecek miyiz?)
Auxilary Verb(yardımcı Fiil) Subject (Özne) Going to Verb (Fiil)
am I
going to play watch study
are You / We / They going to play watch study
is He/ She/ It going to play watch study
5)Past Continuous Tense
Geçen hafta zamanları hatırlarken,İngilizcede tenslerin genel olarak present, past ve future (şimdiki, geçmiş ve gelecek zaman) olmak üzere 3 temel başlıkta incelendiğini konuşmuştuk.
Geçmiş zamanı anlatan past tensler ise Past simple, past continuous, past perfect ve past perfect continuous olmak üzere kendi arasında 4’e ayrılıyor.
Past continuous, adından da az çok anlaşılabileceği üzere ‘sürekli geçmiş zaman’ anlamına gelmektedir. Yani geçmiş bir zamanda gerçekleşmesi belli bir süre almış bir olayın anlatımı için tercih edilen bir zamandır.
Past Continuous Tense Cümle Yapısı
Genel olarak kullanılan standart kalıbı yazalım.
Subject + Was/ Were + Verb + (-ing) + Object
Yani özneden sonra ‘was’ ya da ‘were’ yardımcı fiili gelir. Ardından fiil ‘-ing’ eki ile çekimlenerek kullanılır. Eğer varsa nesne ya da tümleç eklenir.
Bu kullanım standart kalıp içindir. Olumlu, olumsuz ve soru cümlelerinin yapıları standarta göre bazı farklılıklar içerdiğini söylemek mümkündür.
Diğer tenslerin hepsinde olduğu gibi burada da farklı kullanım alanları mevcuttur. Başlangıç için aradaki ayırt edici detayların üzerinde duralım.
Past Continuous Tense’in Kullanım Durumları
• Ne zaman başladığı ve ne zaman bittiği bilinmeyen ancak geçmişte gerçekleşmesi belli bir süre almış olayların anlatımında kullanılır. Burada önemli olan, olayın tam olarak ne zaman başladığını bilmek değil olayın geçmişte bir süreklilik içinde olmasıdır.
Örnekler:
He was studying his Math exam all evening. , (Tüm akşam matematik sınavına çalışıyordu.) She was looking for a cheap holiday.
(Ucuz bir tatil arıyordu.)
They were having dinner at the restaurant.
(Restoranda akşam yemeği yiyorlardı.)
• Bir diğer kullanımda ortada biri uzun biri kısa olmak üzere iki olay vardır. Uzun olay gerçekleşirken kısa olay tarafından kesintiye uğrar. Bu durumda uzun süreli olay için past continuous tercih edilir. Kısa olay ise, olup bittiği için past simple ile anlatılır.
Örnekler:
She broke the glass while she was washing it.
(Bardağı yıkıyorken kırdı.) Bulaşık yıkarken bardak kırıldı, kısa olay uzun olayı böldü.
We were watching a film when my father came to room.
(Babam odaya girdiğinde biz film izliyorduk.) I was walking to my house when it began to rain.
(Yağmur yağmaya başladında evime doğru yürüyorken.) Aynı anda iki olay oluyorsa
• Geçmişte iki ya da daha fazla olay aynı anda gerçekleşmektedir. İkisi için de aynı tense kullanılır.
Örnekler:
I was cooking lunch while he was pouring the drinks.
(Ben öğle yemeğini pişiriyorken o içkileri dolduruyordu.) He was talking on the phone while he was driving to work.
(O, işe gitmek için araba kullanıyorken telefonla konuşuyordu.) While I was taking a shower, she was preparing her pack.
(Ben duş alırken o da bavulunu topluyordu.)
• Hikayelerin giriş bölümünü anlatırken
Bir hikâye anlatırken giriş atmosferini betimlemek ve ana hatlarını tanıtmak için kullanılması gerekir.
Örnekler:
It was a great morning. The sun was shining and the birds were singing.
(Harika bir sabahtı. Güneş parlıyordu ve kuşlar ötüyordu.)
It was a cold winter evening. It was snowing outside and snow was falling on the leaves of the trees.
(Soğuk bir kış akşamıydı. Dışarıda kar yağıyordu ve ağaçların yapraklarının üzerine kar düşüyordu.)
Olumlu Cümle Yapısı
Sürekli geçmişte olumlu bir cümle kurmak istiyorsanız öncelikli olarak dikkat etmeniz gereken nokta öznenizdir. Present tenselerde ‘am’, ‘is’ ve ‘are’ olarak kullanılan yardımcı fiiller, past forma girince ‘was’ veya ‘were’ ile yer değiştirir.
Subject + Was/ Were + Verb + (-ing) + Object / Özne + Was/ Were + Yüklem + (-ing) + Nesne
ÖZNE /SUBJECT YARDIMCI FİİL/
AUXILIARY VERB
FİİL /VERB
NESNE /OBJECT
I He She It
was eating pizza
You We They
were reading a book
Görüldüğü gibi present formda ‘am’ ve ‘is’ alan özneler ‘was’, ‘are’ alan özneler ise ‘were’
yardımcı fiili ile yer değiştiriyor.
Örnekler:
I am watching tv– Televizyon seyrediyorum. I was watching tv.- Televizyon seyrediyordum.
She is playing tennis.– O tenis oynuyor. / She was playing tennis.- O tenis oynuyordu.
They are walking in the forest.- Onlar ormanda yürüyorlar. / They were walking in the forest.– Onlar ormanda yürüyorlardı.
Olumsuz Cümle Yapısı
Sürekli geçmiş zamanında olumsuz bir cümle kurmak isteniyorsa yardımcı fiillere olumsuzluk eki eklenmesi gereklidir.
Subject + Was/ Were + Not + Verb + (-ing) + Object / Özne + Was/ Were + Not + Yüklem + (-ing) + Nesne
ÖZNE /SUBJECT YARDIMCI FİİL/
AUXILIARY VERB
FİİL /VERB
NESNE /OBJECT
I He She It
was not eating pizza
You We They
were not reading a book
Görüldüğü gibi ‘was’ ‘wasn’t’, ‘were’ ‘weren’t’ şeklini alır.
Örnekler:
I wasn’t listening to you at that time.
(O sırada seni dinlemiyordum)
They weren’t sleeping when the taxi arrived.
(Taksi geldiğinde uyumuyorlardı)
Aslı wasn’t watching TV so she turned it off.
(Aslı TV seyretmiyordu bu yüzden onu kapattı) It wasn’t raining yesterday evening.
(Dün akşam yağmur yağmıyordu)
The children weren’t playing with the dog then.
(Çocuklar o zaman köpekle oynamıyorlardı)
Oliver wasn’t listening to his teacher when the teacher asked him a question.
(Öğretmen ona bir soru sorduğunda Oliver öğretmenini dinlemiyordu.) We weren’t driving carelessly when the accident occured.
(Kaza olduğunda arabayı dikkatsizce kullanmıyorduk.) Ali wasn’t wearing a tie at work yesterday.
(Ali dün iş yerinde kravat takmıyordu.)
You weren’t wearing your glasses while you were reading that book.
(O kitabı okurken gözlüklerini takmıyordun.) Soru Cümlesi Yapısı
Soru cümlesi kurmak için yardımcı fiilin cümle başına geldiğini biliyoruz. Aynı durum bu zaman durumu için de geçerli.
Was/ Were + Subject + Verb + (-ing) + Object? / Was/ Were + Özne + Yüklem + (-ing) + Nesne?
YARDIMCI FİİL/
AUXILIARY VERB
ÖZNE /SUBJECT FİİL /VERB
NESNE /OBJECT
was I
He She It
eating pizza
were You
We They
reading a book
Soru cümlelerine cevap verirken kısa cevapları şu şekilde kullanmak mümkündür.
Yes, I/ He/ She/ It was.
Yes, You/ We/ They were.
No, I/ He/ She/ It wasn’t.
No, You/ We/ They weren’t.
Örnekler:
Were you playing football when it started to rain?
(Yağmur başladığında futbol oynuyor muydun?) Were they watching the film then?
(O zaman filmi izliyorlar mıydı?) Was your father working at the office?
(Baban ofiste çalışıyor muydu?) What were you doing at 8 o’clock?
(8’de ne yapıyordun?)
Where were they going when I saw them?
(Onları gördüğümde nereye gidiyorlardı?) What was she drinking at the cafe?.
(Kafede ne içiyordu? Çay içiyordu) What were you doing when I called you?
(Sizi aradığımda ne yapıyordunuz?)
6)SIMPLE PRESENT PERFECT TENSE
Present Perfect Simple Tense’in Türkçe’de zaman olarak kavramsal bir karşılığı bulumamaktadır. Bu nedenle Present Perfect Tense’i kullanırken Türkçe düşünmekten kaçınılmalıdır.
Kısaca bahsetmek gerekirse bu tense geçmişte olup sonuçları hala devam eden olaylar için ya da henüz sona ermemiş bir zaman dilimini ifade ederken (örn. this month, this week etc.) kullanılır.
Örnek:
I have cleaned my room. (Odamı temizledim)
Bu cümlede odanın hala temiz olduğunu vurgulamak için, yani geçmişte yapılan bir eylemin etkilerinin devam ettiğini belirtmek için “have cleaned” yapısı kullanılmıştır.
Olumlu Cümle Yapısı
ÖZNE /SUBJECT YARDIMCI FİİL/
AUXILIARY VERB
FİİL
/VERB(V3)
NESNE /OBJECT
He She It
has eaten pizza
I You We They
have read a book
He, she, it özneleriyle has; I, you, we, they özneleriyle have yardımcı fiili kullanılır. Fiil ise üçüncü haldedir (V3 ).
Düzenli fiiller present perfect simple tense’de –ed takısı alır.
play – played work – worked visited – visited study – studied carry – carried live – lived change – changed stop – stopped plan – planned
I’ve cooked the meal. Let’s eat.
(Yemeği pişirdim. Haydi yiyelim) They have helped me a lot recently.
(Son zamanlarda bana çok yardım ettiler) You have carried the bags home. Thanks.
(Çantaları eve taşıdın. Sağol) The taxi has arrived. Goodbye.
(Taksi geldi. Hoşçakalın) The city has changed recently.
(Şehir son zamanlarda değişti)
They have worked really hard this year.
(Bu sene gerçekten çok çalıştılar)
Düzensiz fiiller –ed alma kuralına uymazlar. Düzensiz fiiller tablosundan past participle (yani V3 – üçüncü şekilleri) öğrenilmelidir. Örnekler:
go – went – gone
be (am/is/are) – was / were – been see – saw – seen
read – read – read buy – bought – bought come – came – come do – did – done
have – had – had cut – cut – cut break – broke – broke eat – ate – eaten write – wrote – written
I’ve seen this movie a few times.
(Bu filmi birkaç kere gördüm) The children have eaten ice cream.
(Çocuklar dondurma yediler) We’ve read a lot of books so far.
(Şimdiye kadar bir çok kitap okuduk) She’s bought the tickets.
(O biletleri aldı)
My father has had a new car lately.
(Babam son zamanlarda yeni bir arabaya sahip) I am not hungry. I have just eaten dinner.
(Aç değilim. Daha yeni akşam yemeği yedim)
Olumsuz Cümle Yapısı Subject + have/has + not + V3
She hasn’t visited me for a log time.
(Uzun zamandır bizi ziyaret etmedi)
They haven’t bought the tickets yet.
(Henüz biletleri almadılar)
I haven’t finished the plate yet.
(Henüz tabağımı bitirmedim)
It hasn’t rained since last winter.
(Geçen kıştan beri yağmur yağmadı)
We haven’t seen any good films so far this year.
(Bu yıl şimdiye kadar hiç iyi bir film görmedik)
I haven’t seen my cousin for a long time.
(Kuzenimi uzun zamandır görmedim)
ÖZNE /SUBJECT YARDIMCI FİİL/
AUXILIARY VERB
FİİL
/VERB(V3)
NESNE /OBJECT
He She It
Has not eaten pizza
I You We They
Have not read a book
Soru Cümlesi Yapısı
Soru cümlesi kurmak için yardımcı fiilin cümle başına geldiğini biliyoruz. Aynı durum bu zaman durumu için de geçerli.
Was/ Were + Subject + Verb + (-ing) + Object? / Was/ Were + Özne + Yüklem + (-ing) + Nesne?
YARDIMCI FİİL/
AUXILIARY VERB
ÖZNE /SUBJECT FİİL
/VERB(V3)
NESNE /OBJECT
Has He
She It
eating pizza
Have I
You We They
reading a book
Have you done your homework? Yes, I have. / No, I haven’t.
(Ödevini yaptın mı?)
Has the secretary written the email yet? Yes, she has. / No, she hasn’t.
(Sekreter mektubu henüz yazmadı mı?) Have you been to the cinema this month?
(Bu ay sinemaya gittin mi?)
Have they heard the noise this morning?
(Bu sabah sesi duymuşlar mı?)
THE SIMPLE PRESENT PERFECT KULLANIMI
• Geçmişte başlayıp şimdiye kadar süren eylemler:
I have lived in this city since 2003. I like here a lot.
(2003’ten beri bu şehirde yaşadım. Burayı çok seviyorum) She’s been a teacher for 25 years.
(O 25 yıldır öğretmendir)
Japanese people have consumed green tea for centuries.
(Japonlar asırlardır yeşil çay tüketti)
• Şimdiye kadar belirsiz zamanda gerçekleşmiş olan eylemlerde kullanılır.
I have seen this film before. I don’t want to see it again.
(Ben bu filmi gördüm. Tekrar görmek istemiyorum) Have you ever been to Paris?
(Hiç Paris’te bulundun mu?)
Have you ever eaten Japanese food?
(Hiç Japon yemeği yedin mi?)
I have been to Paris three times in my life.
(Hayatımda üç kere Parise gittim) Have you seen my wallet?
(Cüzdanımı gördün mü?)
• İçinde bulunan zaman dilimi hala bitmediyse ve aksiyona devam ediliyorsa “this morning/evening, today, this week, this year” ile kullanıma sahiptir.
I’ve read ten books so far this year.
(Bu sene şimdiye kadar on kitap okudum)
They have been to the swimming pool twice this week.
(Bu hafta iki kez havuza gittiler)
I have visited my parents three times this month.
(Bu ay ebeveynlerimi üç kez ziyaret ettim)
• Sonucu şu an ile bağlantılı eylemler:
John has broken his leg. He can’t play today.
(John bacağını kırdı. Bugün oynayamaz) Oh! I’ve found the file!
(Dosyayı buldum)
The man has lost his luggage. He feels awful.
(Adam eşyasını kaybetti. O berbat hissediyor)
He has just finished his homework.
(Ödevini daha yeni bitirdi)
Bu zamanda kullanılan bazı zaman kalıpları:
for, since, just, already, ever, never, yet, lately, up to now, over the past ten years, recently, so far, before, until now, in my life, this year, How long / Since, when?
• for + a time period (Bir eylemin süresi for ile belirtilir):
I haven’t eaten fish for a long time.
(uzun zamandır balık yemedim) He’s been ill for a few weeks.
(Birkaç haftadır o hasta)
I haven’t played tennis for two months.
(İki aydır tenis oynamadım)
• since + starting point (Bir eylemin başlangıç zamanı since ile belirtilir) I have known Sue since she was a child.
(Çocukluğundan beri Sue’yu tanırım) I have never eaten since the morning.
(Sabahtan beri hiç yemedim) Sue has been a teacher since 1999.
(1999’dan beri Sue bir öğretmendir) I haven’t seen him since last year.
(geçen yıldan beri onu görmedin
• Just (demin, kısa süre önce vb.) I’ve just drunk milk.
(Henüz süt içtim)
The ship has just arrived.
(Gemi henüz geldi)
She has just completed her homework.
(Ödevini henüz bitirdi)
• Already (zaten, önceden, çoktan)
I’ve already completed the report, mom.
(Zaten (çoktan) raporu tamamladım, anne) I have already warned you.
(Seni önceden uyarmıştım)
My father has already made a cake.
(Babam zaten kek yapmıştı)
You have already written to your uncle.
(Amcana zaten yazmıştın)
Öğr. Gör. Umut Yamak Elektronik Posta Yazımı
Herhangi bir iletişim biçiminde olduğı gibi (yazılı veya sözel) kurduğumuz her cümlenin, paragrafın belli bir akışı bulunmaktadır. Dilbilgisi kurallarının yanında kelime seçimi ve konuşmanın/yazının akışı da önem arz etmektedir. Özellikle yazılı bir sekilde karşı tarafla iletişime geçerken buna daha fazla özen göstermeliyiz. Bu doğrultuda yazılı metinlerden günümüzde belki de en fazla kullanacağımız enstrümanlardan elektronik posta yazımı üserinde duralım.
Girişte de bahsedildiği gibi yazacağımız en ufak cümlede dahi bir plan ve akış şeması ortaya koyalım ki biz bu şemayı düzgün bir şekilde oluşturduktan sonra kelime seçimi ve üslup ile zenginleştirebilelim. Bu amaçla öncelikle elektronik posta(e-posta/e-mail) oluştururken nasıl bir yol izleyebiliriz bunun üstünde duralım.
E-postayı da herhangi bir yazılı metin gibi bölümlere ayırarak işe koyulabiliriz.E-postaların daha çok iş/okul hayatı gibi resmi kurumlarda kullanıldığını düşünürsek resmi dilde yazılabilecek bölümlerimizi irdeleyelim. Bu bölümleri şu şekilde sıralayalım:
1. Hitabet ve Selamlama
Eğer karşı taraftaki alıcının kimliğini bilmiyorsak aşağıda sıralanmış kelimlerle alıcıya hitap edebiliriz.
• Dear Sir
• Dear Madam
• Dear Sir / Madanm
• To whom it may concern
Eğer karşı taraftaki alıcının ismini biliyoruz fakat arkadaşımız ya da çok samimi biri değilse soyadı ile hitap etmeliyiz.Burada kadınlara hitabette bir ayrım bulunmaktadır.
• Dear Mr. Brown / Mr. Terzi / Mr. Terim ---→ erkeklerde
• Kadınlar içinse Mrs. evli kadınlarda/ Miss bekar kadınlarda / Ms. medeni durumu bilinmiyorsa.(bir nevi joker olarak kullanılabilir.)
Eğer alıcı ile samimi bir arkadaşlığımız varsa da ismiyle hitap edebiliriz.
• Dear Ahmet / Umut / Ayşe gibi.
2. Giriş(kendini tanıtma)
Alıcının mesela bir iş başvurusu / hocaya soru gibi durumlarda metni yazan kişiden haberdar olması için bu kısım gereklidir. Bu kısıma opsiyonel olarak iyi niyet cümleleri ilave edebilir ve daha sonrasında kendimizi tanıtabiliriz.
I hope you are well. Umarım iyisinizdir.
I hope all is well. Umarım her şey yolundadır.
I hope this email finds you well. Umarım bu e postayı size doğru göndermişimdir.
Öğr. Gör. Umut Yamak Tabloda verilmiş örnekleri çoğaltabiliriz.Sonrasındaysa örneğin
I am Umut from Omü Statistics Department / My name is Umut. We met at the Business Conference in İstanbul last year and discussed about the project budget.
Bu aslında karşı tarafa yazma amacımızı da belli etmek için bir başlangıçtır.
3. E-posta gönderme amacı(talebiniz ve nedenleriniz)
İngilizce mail yazımı sırasında önemli noktalardan biri de mail yazmadaki amacınızın belirtilmesidir. İfadelerin farklı şekillerde belirtilmesi de mümkün olsa da; aşağıda belirtilen kalıplardan birini seçerek daha kolay bir şekilde kendimizi ifade etmek mümkündür.
I am writing to you about ………konu hakkında size yazıyorum
I am writing to inquire about ……….. konu hakkında bilgi almak için size yazıyorum We are writing to you regarding ………….konusu hakkında size yazıyoruz
I am writing to you on behalf of………….. adına size yazıyorum
Amacımızı belirttikten sonra ise karşı taraftan olan beklentimizi yani talebimizi de sunalım.Mail yazımı sırasında talebi belli ederken, karşı tarafın maili dikkate alması için kurumsal bir üslup kullanmak daha yerinde olacaktır. Bunun için de aşağıda yer alan kalıplardan yararlanabilirsiniz.
I would be very grateful if you could ……….
I am wondering if you could ………
I am curious to know if you……….
I would like to …….………
I read/ heard …………. and would like to know………..
4. Eğer yazdığımız kişi yani alıcının bilmesi gereken ekstra detayların sunulduğu kısım.
Örneğin hızlı bir cevap beklediğinizi belirtmeniz gibi istek veya taleplerin belirtilmesi için mail amacından sonra ve mail kapatılmadan bu kısmı ekleyebiliriz.
I would be really/most/highly grateful/appreciated if you would answer this mail before the weekend.---→ resmi ve direkt bir dil kullanırken.
I am looking forward to see your reply……… daha az resmi ve direkt bir dil kullanırken.
5. Kapanış
İletişime açık olmak adına yine kibar ve resmi bir dille karşı tarafa iyi niyet belirtilir.
If you require assistance, please contact me.
Eğer yardıma ihtiyaç duyarsınız lütfen benimle irtibata geçin.
If you need more help, please feel free to contact me.
Daha fazla yardıma ihtiyacınız olursa benimle kontak kurmaktan çekinmeyin.