INTES
TÜRKİYE İNŞAAT SANAYİCİLERİ İŞVEREN SENDİKASI
MART 2014
İNŞAAT SEKTÖRÜ RAPORU
GİRİŞ:
Ülkemiz gelişen, buna bağlı olarak ihtiyaçları artan bir ülke konumundadır. Diğer ülkelerde olduğu gibi, gelişimin ana eksenini ise kaçınılmaz olarak “inşaat” oluşturmaktadır. Barajlar, enerji üretim tesisleri, yollar, havaalanları, kentsel mekânlar, fabrikalar, hastaneler ve diğer tüm yaşamsal mekânlar ile o mekânları yaşanılır kılabilecek tüm altyapının ilk adımı “inşaat”la atılmaktadır. Geleceğe güvenle yürüme kararlılığında olan bir ülke, bu yürüyüşüne hiç şüphe yok ki “inşaat”la başlayacaktır.
Sektöre girdi sağlayan ve faaliyetlerini bu sektördeki gelişmelere bağlı olarak devam ettiren diğer sektörlerin katkısı da dikkate alındığında inşaat sektörünün GSMH içindeki payının yaklaşık yüzde 30 seviyesinde olduğu görülmektedir.
İnşaat sektörü, kendisine bağlı 200 den fazla alt sektörün ürettiği mal ve hizmete talep yaratan konumunda olup, bu yaygın etki, sektörün “ekonominin lokomotifi” olma vasfının en temel göstergesidir.
İngiltere’de yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre, ortalama yeni bir evde 150 farklı meslek kolunu ilgilendiren 23.000 parça bulunmaktadır. Hiçbir ekonomik faaliyetin bu kadar çok doğrudan ya da dolaylı etki doğurma gücü olmadığı dikkate alındığında sektörün lokomotif gücünün, gelişmekte olan ülkeler için vazgeçilemez değeri daha açık olarak ortaya çıkmaktadır.
İnşaat sektörünün gelişmesinde hükümet politikalarının, uluslararası kredi kuruluşlarının, politika ve ekonomiyi etkileyen kararlarının doğrudan etkisi bulunmaktadır. Yatırım kararını veren ya da onu finanse eden otoritenin tercihi bu alanda faaliyette bulunan firmaları doğrudan etkilemektedir.
Yüksek oranlı ‐ istikrarlı büyüme ve beraberinde istihdam yaratma ihtiyacı her zamankinden daha fazla olan Türkiye ekonomisi için, inşaat sektörünün önemi her zamankinden daha önemli hale gelmiştir.
SEKTÖRÜN TÜRKİYE EKONOMİSİNDEKİ YERİ
MİLLİ GELİR VE BÜYÜME
Ülkemiz bugün güçlü ekonomiye geçiş sürecindedir. G‐20’nin de üyesidir. OECD verilerine göre, 2017 yılında Türkiye, Çin ve Hindistan’dan sonra en yüksek büyüme oranına sahip üçüncü ülke olacaktır.
Türkiye son dönemde büyüme performansını sürdürmüştür. Bu kapsamda ekonomideki gelişmeler aşağıda tablolarda belirtilmektedir:
• Sabit fiyatlarla gayri safi yurtiçi hasıla ve inşaat sektörü gelişme hızları‐İktisadi faaliyet kollarına ve 1998 temel fiyatlarına göre veriler şöyledir:
YILLAR GSYİH GELİŞME HIZI (%) İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN GELİŞME
HIZI (%)
2005 8.4 9.3
2006 6,9 18.5
2007 4,7 5,7
2008 0,7 ‐8,1
2009 ‐4,8 ‐16,3
2010 9,2 18,3
2011 I. Çeyrek 12,4 15,7
2011 II. Çeyrek 9,3 13,5
2011 III. Çeyrek 8,7 10,7
2011 IV. Çeyrek 5,3 7,1
2011 Yıllık 8,8 11,5
2012 I. Çeyrek 3,3 2,5
2012 2. Çeyrek 2,9 -0,7
2012 3. Çeyrek 1,6 -0,8
2012 4. Çeyrek 1,4 1,5
2012 Yıllık 2,2 0,6
2013 1. Dönem 2,9 7,1
2013 2. Dönem 4,5 5,8
2013 3. Dönem 4,3 7,6
2013 4. Dönem 4,4 8,6
2013 Yıllık 4,0 7,1
Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu
Ekonomimiz iç ve dış dinamiklerden kaynaklanan önemli dalgalanmalar olmaktadır. Şöyle ki İnşaat sektörü 2001 krizinin ardından hızla küçülmüştür. Ancak 2002 yılından itibaren uygulanan istikrar programı ile toparlanma sürecine girmiştir. 2004‐2006 yılları arasında sektör rekor oranda büyüme göstermiştir. 2006 yılında yüzde 18,5 büyümeye ulaşmış ancak 2007 yılından itibaren tekrar durgunluk sürecine girmiştir.
2007 yılında konut talebindeki azalma, seçim dönemi ve ekonomik ve siyasi belirsizlikler durgunluk döneminde etkili olmuştur. 2006’daki yüksek performanslı büyümenin ardından sektör 2007 yılında
yüzde 5,7 oranında ancak büyüyebilmiştir.
2007 yılı Ağustos ayında ABD’deki mortgage krizi ile başlayan finansal kriz, 2008 yılı Eylül ayından itibaren daha da derinleşerek global ölçekte bir ekonomik krize dönüşmüştür. Ülkemizde de 2007 yılında başlayan durgunluk 2008 yılında ekonomide çarkların tersine dönmesine yol açmıştır.
Küresel krizinden ve ekonomik daralmadan en çok etkilenen sektörlerin başında inşaat sektörü gelmiştir. 2008 yılını, inşaat sektörü yüzde 8,1 küçülme ile tamamlamıştır. 2009 yılına kriz beklentisi ile başlanılması inşaat sektörünü negatif yönde etkilemiştir. Özel sektör yatırımlarının durma noktasına gelmesi ile sektör ilk çeyrekte 18,6, ikinci çeyrekte 21,1, üçüncü çeyrekte 18,3, dördüncü çeyrekte ise 6,6 oranında küçülmüştür. Böylece yıllık bazda 16,3 oranında küçülme görülmüştür.
2010 yılında ekonomide alınan önlemler ile bir önceki yılda görülen küçülmeye rağmen sektör yüksek oranlı büyüme performansı sergilemiştir. 2010 birinci çeyreğinde yüzde 8,3 büyüyen sektör, ikinci çeyrekte 20,4 oranında büyümüştür. Sektör son dönemde de büyüme ivmesini devam ettirerek yüzde 22,1 oranında büyüme performansı sergilemiştir. Dördüncü dönemde 17,5 büyüyen inşaat sektörü 2010 yılını 18,3 oranında büyüme performansı ile kapamıştır.
İnşaat sektörü 2011 yılının ilk altı ayında da yüksek oranlı büyümesini sürdürmüştür. Birinci çeyrekte 15,7, ikinci çeyrekte 13,5 oranında büyüme performansı göstermiştir. Üçüncü çeyrekten sonra büyüme oranlarında azalma olmuştur. İnşaat sektörü 2011 üçüncü çeyreğinde 10,7 oranında büyürken, 2011 dördüncü çeyreğinde 7,1 oranında büyüme performansı sergileyebilmiştir. Kamu sektörü inşaat harcamalarındaki daralma ve özel sektör tüketim harcamalarının azalması inşaat sekörünün küçülmesinde etkili olmuştur.
Bütün dünyada ekonomik krizin en yoğun hissedildiği ve siyasi istikrarsızlığın yaşandığı 2012 yılında, inşaat sektörü de Türk ekonomisinde yaşanan bu daralmadan doğal olarak etkilenmiştir. Türk ekonomisinin lokomotif sektörü olan ve 2011 yılında %11,3 büyüyen inşaat sektörü, 2012 yılının 9 ayında %1 büyümüştür. Dokuz aylık dönemde konut satışlarında %2,35 düşüş yaşanmıştır. Sektördeki daralma ve artan maliyetler sektörün aktörlerini de olumsuz etkilemiştir. 2011 yılında çok ciddi bir yükselişe imza atan inşaat sektörünün 2012 yılında gerçekleşen büyüme oranı %0,6 olabilmiştir.
2012 yılındaki durgunluğun ardından inşaat sektörü 2013 yılının ilk çeyreğinde yeniden atağa kalkmıştır. Sektör 2013 yılının başından itibaren hızla toparlanmış ve yılın ikinci ve üçüncü çeyreğinde Türkiye ortalamasının üzerinde büyümüştür. 2013 yılı dördüncü çeyreğinde inşaat sektörü %6,2 oranında büyürken yıllık büyüme oranı %7,1 oldu. Sektör birinci çeyrekte %5,8, ikinci çeyrekte %7,6, üçüncü çeyrekte %8,6 oranında büyüdü.
Bu veriler ile sektörün Gayri Safi Yurt İçi Hasıla İçerisindeki payı 2013 yılında %6,0 olmuştur.
İnşaat sektöründe büyümede bu ivmenin yakalanmasında son dönemde hız kazanan ve 6 milyon konutu içeren kentsel dönüşüm çalışmaları da önemli rol oynamıştır. Öte yandan 2013 başında tam anlamıyla uygulamaya giren KDV oranlarındaki değişiklik de inşaat sektöründeki bu büyümede etkili olmuştur
Kentsel dönüşüm inşaat sektörünün tüm alt sektörlerine canlılık getirmiştir. İnşaat sektörünün geneline ivme katmıştır. Özellikle çimento, hazır beton ve tuğla gibi alt sektörlerde bu canlanmanın daha yoğun yaşanmıştır.
Gayri Safi Yurt İçi Hasıla Gelişme Hızları / cari fiyatlarla /1.000 TL
YILLAR İNŞAAT TOPLAM GSMH İNŞAATIN GSYİH
İÇİNDEKİ PAYI
2005 28.694.734 648.931.712 4,4
2006 35.849.263 758.390.785 4,7
2007 41.013.627 843.178.421 4,9
2008 44.657.644 950.534.251 4,7
2009 36.602.040 953.973.862 3,8
2010 45.669.500 1.098.799.348 4,2
2011 57 751 314 1 297 713 210 4,5
2011 I.Çeyrek 12 761 570 289 904 998 4,4
2011 II. Çeyrek 15 283 843 317 392 144 4,8
2011 III. Çeyrek 14 806 179 351 173 122 4,2
2011 IV. Çeyrek 14 899 721 339 242 947 4,4
2012 yıllık 62.156.828 1.416.798.490 4,4
2012 1. Çeyrek 15.064.564 325.184.111 4,6
2012 2. Çeyrek 16.722.496 350 160 525 4,8
2012 3. Çeyrek 15.179.354 377 042 314 4,0
2012 4. Çeyrek 15.190.414 364 411 539 4,2
2013 yıllık 17.459.032 1.561.510.015 4,3
2013 1. Çeyrek 16.040.963 354.72. 912 4,4
2013 2. Çeyrek 18.269.491 385.483.201
4,5
2013 3. Çeyrek 17.160.020 415.915 449
4,7
2013 4. Çeyrek 17.459.032 405.384.453
4,1
Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu
İnşaat sektörünün Gayri Safi Yurt İçi Hasıla içerisindeki payının önemli olduğu bilinmektedir. Cari fiyatlarla 2007’de inşaat sektörün GSYİH içerisindeki payı %4,9 olmuştur. 2009 yılında ise sektörün milli gelir içerisindeki payı %3,8’e düşmüştür. 2010 yılında ekonominin gelişme trendi içerisinde olması ve büyük inşaat projeleri nedeniyle sektörün payı yeniden artarak %4,1 olurken, 2011 yılında 4,5, 2012 yılında 4,4 olmuştur. 2013 yılında ise sektör milli gelirden %6,0 oranında pay alabilmiştir.
• Gayri Safi Sabit Sermaye Oluşumları /1.000 TL (Harcamala Yöntemiyle GSYİH Gelişme Hızı, (Cari Fiyatlarla)
Yıllar Kamu ve Özel Toplam
Toplam Makine Teçhizat
iNŞAAT Toplam Makine
Teçhizat
İnşaat
2012 287 121 164 55 424 010 10 423 895 45 000 115 231 697 154 149 588 853 82 108 302 2012 I. Çeyrek 72 847 192 9 019 948 622 382 8 397 566 63 827 244 41 639 247 22 187 997 2012 2. Çeyrek 75 381 856 13 449 957 1 404 875 12 045 082 61 931 899 39 920 474 22 011 425 2012 3. Çeyrek 67 954 218 14 702 010 2 229 395 12 472 615 53 252 207 34 597 717 18 654 491 2012 4. Çeyrek 70 937 899 18 252 095 6 167 243 12 084 852 52 685 804 33 431 415 19 254 389 2013 317 445 713 73 150 678 11 897 132 61 253 546 244 295 035 163 850 133 80 444 903 2013 1. Çeyrek 76 079 290 13 936 786 1 344 463 12 592 323 62 142 504 41 957 398 20 185 106 2013 2. Çeyrek 81 500 094 17 811 222 2 122 723 15 688 499 63 688 872 41 993 106 21 695 766 2013 3. Çeyrek 77 625 046 18 667 757 2 482 408 16 185 349 58 957 288 39 798 188 19 159 100 2013 4. Çeyrek 82 241 283 22 734 913 5 947 538 16 787 375 59 506 371 40 101 440 19 404 930
Kaynak: TÜİK, Ulusal Hesaplar Bülteni
Özel sektör tüketim harcamaları artış kaydederek, ekonomik büyümede etkin olmuştur.
Sabit fiyatlarla hane halklarının nihai tüketim harcamaları 2013 yılında %4,6 oranında artarken devletin nihai tüketim harcamaları %5,9 arttı.
Gayri Safi Sabit Sermaye Oluşumu
Gayri safi sabit sermaye oluşumu 2013 yılı dördüncü çeyreğinde sabit fiyatlarla %6,4 artarken, yıllık bazdaki artış %4,3 oldu
Gayri Safi Sabit Sermaye oluşumu içerisinde kamu sektörü harcamaları yıllık %22,9 oranında artmıştır. Kamu harcamaları içerisinde Makine ve Teçhizat %3,9 oranında artarken, inşaat harcamaları %29,1 oranında artmıştır.
Gayri Safi Sabit Sermaye Oluşumu 2012 yılında %4,9 düşen özel yatırım, 2013'de %0,7 oranında arttı ancak büyümeye katkısı yalnızca %0,1 puan oldu.
Harcamalar yöntemiyle Gayri Safi Yurtiçi Hasıla Gelişme Hızları (1998 fiyatlarıyla)
Yıllar Kamu ve Özel Toplam
Toplam Makine
Teçhizat
iNŞAA T
Toplam Makine Teçhizat
İnşaat
2012
-2,7 10,3 42,4 2,8 -4,9 -7,0 -0,1
2012 I. Çeyrek
-1,4 -0,8 26,9 -2,8 -1,5 -3,8 3,7
2012 2. Çeyrek
-4,3 4,9 12,4 3,7 -5,7 -7,1 -2,2
2012 3. Çeyrek
-3,3 7,7 52,0 0,4 -5,4 -7,4 -0,9
2012 4. Çeyrek
-1,7 23,1 49,8 9,0 -7,0 -10,0 -0,9
2013
4,3 22,9 3,9 29,1 0,7 1,3 -0,7
2013 1. Çeyrek 1,5 51,3 105,4 46,2 -4,4 -4,2 -4,8
2013 2. Çeyrek
3,4 27,5 41,4 25,2 -0,9 -1,5 0,8
2013 3. Çeyrek 6,0 17,1 0,3 21,2 3,6 3,6 3,5
2013 4. Çeyrek 6,4 11,5 -12,7 29,2 4,9 8,6 -2,0
İŞGÜCÜ VERİLERİ
İnşaat Sektörü İstihdamı
Türkiye genelinde işsiz sayısı 2013 yılı Aralık döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 19 bin kişi artarak 2 milyon 809 bin kişiye yükseldi.
İşsizlik oranı ise 0,1 puanlık azalış ile %10 seviyesinde gerçekleşti. Tarım dışı işsizlik oranı 0,3 puanlık azalış ile %12,1, 15‐24 yaş grubunu içeren genç işsizlik oranı ise 1,1 puanlık azalış ile %18,7 oldu.
Aralık 2013 döneminde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna kayıtlı olmadan çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 3,1 puan azalarak %34,3 oldu.
Bu dönemde, geçen yılın aynı dönemine göre tarım sektöründe sosyal güvenlikten yoksun çalışanların oranı %84’den %82,1’e azalırken, tarım dışı sektörlerde ise %23,5’den %21’e geriledi. Sosyal güvenlik kapsamında olmayan ücretli ve yevmiyeli çalışanların oranı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre 2,6 puan azalarak %18 oldu.
Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam edilenlerin sayısında 2013 yılı Aralık döneminde, bir önceki döneme göre 210 bin kişilik artış, işsiz sayısında ise 99 bin kişilik azalış meydana geldi.
Mevsim etkilerinden arındırılmış işgücüne katılma oranı bir önceki döneme göre 0,1 puanlık artış ile
%50,9, istihdam oranı ise 0,3 puanlık artış ile %46,1 seviyesinde gerçekleşti.
İnşaat sektöründe istihdamın toplam istihdam içerisindeki payı Aralık 2013 döneminde % 6,9 olmuştur.
2013 Aralık ayı verilerine ilişkin gelimeler ise şöyle:
Yıllar Tarım Dışı
İstihdam/kişi
İnşaat Sektörü/ kişi İnşaat Sektörü/Tarım Dışı İstihdam
2005 15.553.000 1.171.000 7,53%
2006 15.241.000 1.189.000 7,80%
2007 15.588.000 1.224.000 7,85%
2008 15.959.000 1.125.000 7,00 %
2009 16.324.000 1.297.000 7,94 %
2010 17.082.000 1.442.000 8,44 %
2011 18.079.000 1.512.000 8,36 %
2012 19.080.000 1.647.000 8,63 %
2013 19.755.000 1.753.000 %8,87
Kaynak: TUİK hane halkı işgücü istatistikleri,
• İnşaat sektöründe istihdam rakamlarının görünümü
2012 yılı
İktisadi faaliyet koluna ve Meslek grubuna göre istihdam edilenler/
( 1000 kişi)
İnşaat ve bayındırlık işleri Toplam
Kanun yapıcılar üst düzey yöneticiler ve müdürler
94 1.911
Profesyonel meslek mensupları 39 1.931
Yardımcı profesyonel meslek mensupları
58 1.575
Büro ve müşteri hizmetlerinde çalışan elemanlar
54 1.736
Hizmet ve satış elemanları 17 3.181
Nitelikli
tarım,hayvancılık,avcılık,ormancılık ve su ürünlerinde çalışanlar
0 4.868
Sanatkarlar ve ilgili işlerde çalışanlar 876 3.208
Tesis ve makina operatörleri ve montajcılar
154 2.539
Nitelik gerektirmeyen işlerde çalışanlar
416 3.872
Toplam 1.709 24.821
2013 yılı
İktisadi faaliyet koluna ve İşteki duruma göre istihdam edilenler/ ( 1000 kişi)
İnşaat ve bayındırlık işleri
Toplam
Ücretli veya maaşlı 1,469 16,353
İşveren 110 1,182
Kendi hesabına 185 4,773
Ücretsiz aile işçisi 18 3,217
Toplam 1,782 25,524
Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu
2013 yılı
İktisadi faaliyet koluna ve Eğitim durumuna göre istihdam edilenler/ ( 1000 kişi)
İnşaat ve bayındırlık işleri
Toplam
Okuma‐yazma bilmeyen 35 1,11
Okuma yazma bilen fakat bir okul bitirmeyen 120 1,113
İlkokul 724 8,784
Ortaokul veya dengi meslek okul 194 2,048
Genel lise 159 2,609
Lise dengi meslek okul 153 2,524
Yüksekokul veya fakülte 150 4,831
İlköğretim 247 2,505
Toplam 1,782 25,524
2013 yılında
İktisadi faaliyet koluna ve Sosyal güvenlik kurumuna kayıtlılığa göre istihdam edilenler
İnşaat ve Bayındırlık İşleri Toplam
Kayıtlı Değil 715 9,379
Kayıtlı 1,067 16,145
Toplam 1,782 25,524
İnşaat Sektöründe Ciro % 4,6 arttı
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış İnşaat Ciro Endeksi 2013 yılı III. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %4,6 oranında arttı. Takvim etkilerinden arındırılmış İnşaat Ciro Endeksi ise bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %16,4 oranında arttı.
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış İnşaat Üretim Endeksi 2013 yılı III. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %1,9 oranında arttı. Takvim etkilerinden arındırılmış İnşaat Üretim Endeksi ise bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %8,2 oranında arttı.
Üç Aylık İnşaat Sektörü Ciro Endeksi ve Değişim Oranları,
Ekonomik Faaliyet
İnşaat Tipleri
Yıl
Endeks Index
Çeyreklik değişim (%)
Çeyrek Çeyrek
I II III IV I II III IV
F - İnşaat
Toplam - 2010 95,9 101,5 101,6 99,1 -5,8 5,8 0,1 -2,5 2011 105,3 107,2 105,9 109,0 6,2 1,8 -1,2 3,0 2012 105,7 109,5 115,4 120,3 -3,0 3,6 5,4 4,2 2013 129,7 128,9 134,8 7,8 -0,6 4,6
Bina - 2010 103,1 99,7 101,1 99,5 -3,6 -3,4 1,5 -1,7
2011 112,0 113,9 107,2 114,5 12,6 1,7 -5,8 6,8 2012 115,8 114,7 122,9 128,3 1,1 -0,9 7,2 4,4 2013 129,7 133,9 144,6 1,1 3,2 7,9
Bina dışı - 2010 89,8 106,7 103,0 99,1 -5,0 18,9 -3,5 -3,8
2011 95,6 99,4 104,7 101,3 -3,5 4,0 5,3 -3,2 2012 94,9 101,3 103,9 110,6 -6,3 6,7 2,6 6,5 2013 120,9 117,8 118,4 9,4 -2,6 0,5
Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu, İnşaat Ciro ve Üretim Endeksleri haber bülteni
KONUT SEKTÖRÜNDE GELİŞMELER
• Yapı Ruhsatı Verileri
2013 yılında bir önceki yıla göre belediyeler tarafından Yapı Ruhsatı verilen yapıların bina sayısı
%11,9, yüzölçümü %10,0, değeri %15,6, daire sayısı %8,4 oranında arttı.
2012 yılında Yapı Ruhsatı verilen bina sayısı 104.151 iken, 2013 yılında 116.525 oldu.
Kullanım amaçlarına göre yapı ruhsatı verilen binalardan, İki ve daha fazla daireli ikamet amaçlı binalar %10,5 “ikamet amaçlı binalar dışındaki diğer binalar” gurubunda %11,7 oranında artış olmuştur.
Bir önceki döneme göre en fazla artış gösteren bina türü %33,6 ile ofis binalarında olmuş, %26,3 oranındaki artış ile Kamu eğlence, eğitim, hastane veya bakım kuruluşları binaları izlemiştir.
Bina Sayısı Yüzölçümü
(m²)
Değer (TL)
Daire sayısı
2004 75 495 69 719 611 24 108 198 467 330 446
2005 114 254 106 424 587 40 529 421 744 546 618
2006 114 204 122 909 886 56 195 862 967 600 387
2007 105 865 124 132 360 61 709 610 627 581 696
2008 95 193 103 846 233 59 006 449 177 503 565
2009 92 342 100 726 544 54 367 862 313 518 475
2010 141 371 178 776 701 103 256 212 659 916 504
2011 101 900 123 621 864 80 755 662 747 650 127
2012 104.151 152.952.913 101.339.464.571 750.922
2013 116.525 168.207.842 121.339.464.571 814.031
Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu
• Yapı Kullanma İzin Belgesi
2013 yılında bir önceki yıla göre belediyeler tarafından Yapı Kullanma İzin Belgesi verilen yapıların bina sayısı %24,1, yüzölçümü %28,3, değeri %36,6, daire sayısı %27,8 oranında artmıştır.
2013 yılında Yapı Kullanma İzin Belgesi verilen bina sayısı 94.750 iken, 2013 yılında 117.690 olarak artış olmuştur.
Yapı Kullanma İzin Belgesi verilen bina türlerinde Bir önceki döneme göre en fazla artış gösteren bina türü ise %110,9 oran ile otel ve benzeri inşaatlarda olmuştur. Bu bina türlerinde 2012 yılındaki 29,2 oranında azalış olmuştur.
Bina Sayısı Yüzölçümü
(m²)
Değer (TL)
Daire sayısı
2004 40 792 31 028 172 10 306 575 645 164 994
2005 64 126 50 324 600 18 445 263 149 249 816
2006 73 383 57 207 320 25 050 689 452 295 389
2007 67 913 63 150 147 30 296 766 701 325 330
2008 76 069 70 957 036 39 002 256 405 357 286
2009 94 772 94 567 729 49 356 423 320 469 981
2010 81 952 85 438 877 47 465 954 812 429 591
2011 98 339 105 650 512 66 953 825 400 556 769
2012 94.750 103 877 581 69 053 133 627 546 672
2013 117 619 133 264 078 94 316 003 707 698.571
Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu
• Yapi Sahipliğine Göre Yapilacak Yeni Ve Ilave Yapilar
2005 ve 2012 yılları arası dağılım aşağıdaki tabloda gösterilmektedir.
Yıl Toplam Özel sektör Yapı kooperatifi Devlet sektörü
2005 Yapı sayısı 114 254 102 802 6 809 4 643
Yüzölçümü m2 106 424 587 87 973 288 7 218 013 11 233 286 Değer‐TL 40 529 421 744 33 410 483 846 2 777 802 354 4 341 135 544
2006 Yapı sayısı 114 204 105 206 6 005 2 993
Yüzölçümü m2 122 909 886 102 733 264 10 798 286 9 378 336 Değer TL 56 195 862 967 47 031 892 287 4 891 295 986 4 272 674 694
2007 Yapı sayısı 106 659 96 840 5 194 4 625
Yüzölçümü m2 125 067 023 105 763 741 8 308 582 10 994 700 Değer TL 61 300 286 560 51 846 694 149 3 974 329 977 5 479 262 434
2008 Yapı sayısı 95 193 85 175 3 556 6 462
Yüzölçümü m2 103 846 233 82 567 705 6 084 524 15 194 004 Değer TL 59 006 449 177 46 943 638 432 3 432 728 485 8 630 082 260
2009 Yapı sayısı 92 342 81 839 5 526 4 977
Yüzölçümü m2 100 726 544 79 963 328 6 936 646 13 826 570 Değer TL 54 367 862 313 43 186 496 663 3 692 214 873 7 489 150 777
2010 Yapı sayısı 132 589 119 377 6 114 7 098
Yüzölçümü m2 166 999 697 136 620 755 10 127 419 20 251 523 Değer TL 96 438 036 831 78 878 371 222 5 869 643 710 11 690 021 899
2011 Yapı sayısı 101.900 94.148 1.591 6.161
Yüzölçümü m2 123.621.864 103.901.551 2.942.059 16.778.254
Değer TL 80.755.662.747 67.892.867.626 1.867.494.324 10.995.300.797
2012 Yapı sayısı 104.151 96.060 1.411 6.680
Yüzölçümü m2 152.952.913 123.545.315 2.589.507 26.818.091 Değer TL 104.964.630.420 84.399.969.059 1.772.671.386 18.791.989.975
2013 Yapı sayısı 116.525 106.621 3.248 6.656
Yüzölçümü m2 168.207.842 140.067.332 3.807.591 24.332.919 Değer TL 121.339.464.571 100.975.574.765 2.695.765.235 17.668.124.571
• Konut Satış İstatistikleri
YILLAR SAYI
2010 607.098
2011 708.275
2012 701.621
2013 1. Dönem 96.092
2013 2. Dönem 106.035
2013 3. Dönem 293.318
2013 4.Dönem 282.835
2014 Ocak 460.112
Ocak‐Şubat 2013 175.963
Ocak Şubat 2014 170.236
Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu
Konut satışlarında 2014 yılı Şubat ayında, İstanbul 17 121 konut satışı ile en yüksek paya (%20,7) sahip oldu. Satış sayılarına göre İstanbul’u, 9 386 konut satışı (%11,4) ile Ankara, 5 128 konut satışı (%6,2) ile İzmir izledi. Hakkari’de 2014 Şubat ayında konut satışı gerçekleşmedi. Konut satış sayısının düşük olduğu iller sırasıyla 6 konut ile Ardahan ve 22 konut ile Bayburt ve Bingöl oldu.
Türkiye genelinde konut satışları içinde ilk satışın payı %46,1 oldu. İlk satışlarda İstanbul 7 881 konut satışı ile en yüksek paya (%20,7) sahip oldu. İlk satışta, İstanbul’u 3 480 konut ile Ankara ve 2 127 konut satışı ile Konya izledi.
BÜTÇE VE YATIRIMLAR
• Bütçe Ve Vergi Gelirleri
Yıllar Vergi Gelirleri / Bin TL
2005 119.627.000
2006 137.480.292
2007 158.152.898
2008 168.109.000
2009 172.416.575
2010 210.532.000
2011 253.765.000
2012 278.751.000
2013 326.125.000
2014 Ocak 32.707.000
2014 Şubat 29.523.000
Kaynak: Maliye Bakanlığı Bütçe Gerçekleşmeleri Raporu
2012 yılı Aralık ayında bütçe gelirleri 28 milyar 76 milyon TL iken 2013 yılının aynı ayında yüzde 15,6 oranında artarak 32 milyar 458 milyon TL olarak gerçekleşmiştir.
2012 yılı Ocak‐Aralık döneminde bütçe gelirleri 332 milyar 475 milyon TL iken 2013 yılının aynı döneminde yüzde 17,1 oranında artarak 389 milyar 441 milyon TL olarak gerçekleşmiştir.
2013 yılı Ocak‐Aralık dönemi vergi gelirleri tahsilatı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17 oranında artarak 326 milyar 125 milyon TL olmuştur.
2013 yılı Ocak‐Aralık döneminde genel bütçe vergi dışı diğer gelirleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19,7 oranında artarak 49 milyar 980 milyon TL olarak gerçekleşmiştir.
2014 yılı Şubat ayı bütçe gelirleri bir önceki yılın aynı dönemine göre %5,9 oranında artarak 34 milyar 424 milyon TL olmuştur
• Merkezi Yönetim Bütçesi Gelişmeleri
Merkezi yönetim bütçesi 2012 yılı Aralık ayında 16 milyar 77 milyon TL açık vermiş iken 2013 yılı Aralık ayında 17 milyar 208 milyon TL açık vermiştir.
Merkezi yönetim bütçesi 2012 yılı Ocak‐Aralık döneminde 29 milyar 412 milyon TL açık vermiş iken bu yılın aynı döneminde 18 milyar 449 milyon TL açık vermiştir
2013 yılı Ocak‐Aralık döneminde faiz dışı fazla ise 31 milyar 537 milyon TL olarak gerçekleşmiştir.
2012 yılı Ocak‐Aralık döneminde faiz hariç bütçe giderleri 313 milyar 471 milyon TL olarak
gerçekleşmiş iken 2013 yılının aynı döneminde yüzde 14,2 oranında artarak 357 milyar 904 milyon TL olmuştur.
2013 yılı Şubat ayında faiz hariç bütçe giderleri 28 milyar 951 milyon TL olarak gerçekleşmiş iken 2014 yılının aynı döneminde yüzde 1,7 oranında artarak 29 milyar 430 milyon TL olmuştur.
• Bütçe Giderleri ve Yatırımların Bütçe İçindeki Payı
2013 yılı Ocak‐Aralık döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri 407 milyar 890 milyon TL olarak gerçekleşmiştir.
Personel giderleri, 2013 yılı Ocak‐Aralık döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11,3 oranında artarak 96 milyar 237 milyon TL olmuştur.
2013 yılı Ocak‐Aralık döneminde sosyal güvenlik kurumlarına devlet primi giderleri ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10,7 oranında artarak 16 milyar 305 milyon TL olmuştur.
Sonuç olarak personel giderleri ve sosyal güvenlik kurumlarına devlet primi için yapılan toplam harcamalar, 2013 yılı Ocak‐Aralık döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 11 milyar 351 milyon TL artmıştır.
2013 yılı Ocak‐Aralık döneminde sağlık, emeklilik ve sosyal yardım giderleri için geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12,7 oranında artışla 71 milyar 793 milyon TL transfer yapılmıştır. Aynı dönemde sosyal güvenlik primi işveren hissesinin 5 puanlık kısmının Hazine tarafından ödenmesi amacıyla yapılan transfer tutarı ise 7 milyar 301 milyon TL’dir.
2014 yılı Ocak‐Şubat döneminde bütçe giderleri bir önceki döneme göre %6 oranında artarak 68 milyar 757 milyon TL olarak gerçekleşmiştir.
Personel giderleri, 2014 yılı Ocak‐Şubat ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16,7 oranında artarak 20 milyar 486 milyon TL olmuştur.
Sermaye Giderleri
2013 yılı Ocak‐Aralık döneminde başlangıç ödeneği 33 milyar 489 milyon olan sermaye gideri 43 milyar 609 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. Böylece sermaye gideri başlangıç ödeneğinin %130,2’si olarak geçekleşmiş ve bir önceki döneme göre değişim oranı %26,9 oranında artış göstermiştir.
2014 yılı Ocak ayında 2 milyar 8 milyon TL sermaye gideri gerçekleşmiştir.
Sermaye giderlerinin toplam bütçe giderleri içerisindeki payı
Yıllar Başlangıç Ödenek Gerçekleşmeler Sermaye
Giderleri Bütçe Payı
2005 10.070.000.000 9.805.000.000 5,4
2006 12.451.901.000 12.097.000.000 6,5
2007 12.103.930.000 13.003.980.000 6,4
2008 11.775.030.000 18.516.000.000 7,7
2009 14.838.999.000 19.847.283.000 6,3
2010 18.924.425.000 25.907.000.000 8,8
2011 21.698.000.000 30.697.000.000 7,1
2012 21.698.000.000 34.185.000.000 9,4
2013 33.489.000.000 43.609.000.000 10,6
2014 Şubat 43.609.000.000 2.852.000.000 6,5
Kaynak: Kalkınma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı
• Sektörler İtibariyle Yatırım Kalemlerinin Dağılımı
2014 yılı Yatırım Programı verilerinde belirtildiği üzere; 2013 Yılı Yatırım Programında yer alan 2.737 projenin 11 milyar TL tutarındaki 691 adedi yıl içinde başlanıp bitirilmesi programlanan yıllık projelerden oluşmaktadır. Ayrıca 2013 yılında toplam proje tutarı 9,3 milyar TL, 2013 yılı ödeneği 1,5 milyar TL olan 265 yeni çok yıllı proje yatırım programına dâhil edilmiştir.
2013 Yılı Yatırım Programında 2.737 projeye yapılan 45,6 milyar TL tutarındaki tahsis içinde yüzde 29,6 oranındaki payla ulaştırma‐haberleşme sektörü ilk sırayı almış, bunu yüzde 17,2’yle eğitim, yüzde 12,5’le tarım, yüzde 9,4’le enerji ve yüzde 6,9’la sağlık sektörü izlemiştir. 2013 yılı kamu yatırım tahsisleri içinde madencilik, imalat, turizm ve konut sektörlerinin toplam payı yüzde 7,5 olurken, diğer kamu hizmetlerinin payı yüzde 16,8 olmuştur.
2013 Yılı Yatırım Programına göre, tamamlanmak üzere kalan proje stoku büyüklüğü 216 milyar TL’dir. Bu durumda, 2013 yılı ödeneklerinin tamamının harcanacağı, kamu yatırımları için sonraki yıllarda da 2013 yılı düzeyinde ödenek ayrılacağı ve Programa yeni proje alınmayacağı varsayımıyla, mevcut stokun tamamen bitirilebilmesi için 2013 yılı sonrasında 3,7 yıllık bir süre gerekmektedir.
2013 yılı, proje tutarına oranla en yüksek seviyede kamu yatırım ödeneğinin tahsis edildiği yıl olmuştur. Yıl içinde verilen ilave ödeneklerle, proje tutarına oranla ayrılan ödenek seviyesi daha da artırılmış ve proje stokunun ortalama tamamlanma süresi daha düşük seviyelere çekilmiştir.
2013 yılında tahsis edilen 45,6 milyar TL tutarındaki yatırım ödeneğinin yüzde 72,3’üne karşılık gelen 33 milyar TL tutarındaki merkezi yönetim bütçesi yatırımlarından en büyük payı yüzde 23,4’le eğitim sektörü almış, bu sektörü yüzde 22,5’le ulaştırma‐haberleşme sektörü, yüzde 15,7’yle tarım sektörü takip etmiştir. Genel idare, güvenlik, adalet, içme suyu, çevre, teknolojik araştırma gibi alt sektörlerin yer aldığı diğer kamu hizmetleri sektörünün payı ise yüzde 21,9’dur.
2.737 proje için tahsis edilen 45,6 milyar TL tutarındaki ödeneğin yüzde 9’u olan 4,1 milyar TL’nin dış proje kredisiyle finanse edilmesi öngörülmüştür. 2013 Yılı Yatırım Programında yer alan, kısmen veya tamamen dış proje kredisiyle finanse edilmesi öngörülen 67 projenin toplam tutarı 47 milyar TL’dir.
Kamu yatırım programının rasyonelleştirilmesi çalışmaları kapsamında, kısıtlı ödenekler, kısa sürede tamamlanabilecek acil ve öncelikli projelere tahsis edilmiş, 1,6 milyar TL tutarındaki 8 proje ise sonraki yıllarda yürütülmek üzere, 2013 Yılı Yatırım Programında sembolik miktardaki iz ödenekle yer almıştır.
Ülkemizde, rasyonelleştirme çalışmalarıyla son yıllarda sağlanan iyileştirmelere rağmen, sistematik proje döngüsü yaklaşımında ve kamu kuruluşlarının proje hazırlama, uygulama, izleme ve değerlendirme konularında eksiklikler bulunmaktadır. Ayrıca, ülkemizin birçok alanda yeni yatırım ihtiyacının yanı sıra, mevcut sermaye stokunun daha etkin kullanılmasına ve korunmasına yönelik idame‐yenileme, bakım‐onarım, rehabilitasyon ve modernizasyon ihtiyacı bulunmaktadır.
2014 yılında, sektörel ve bölgesel önceliklerin yanı sıra devam eden projelerden;
• 2014 yılı içinde tamamlanarak hizmete girebilecek projelere,
• Uygulamasında önemli fiziki gerçekleşme sağlanmış projelere,
• Başlatılmış bulunan diğer projelerle bağlantılı veya eş zamanlı olarak yürütülmesi ve tamamlanması gereken projelere,
• Mevcut sermaye stokunun daha etkin kullanılmasına ve korunmasına yönelik idame‐
yenileme, bakım‐onarım, rehabilitasyon ve modernizasyon türü yatırım projelerine,
• Afet risklerinin azaltılması ve afetlerin önlenmesi ile afet hasarlarının telafisine yönelik projelere,
• e‐Dönüşüm Türkiye Projesi ve Bilgi Toplumu Stratejisiyle uyumlu projelere
ağırlık verilecektir.
• Tarım Sektörü Yatırımları
2014 yılı yatırım programına göre 2012 yılı sonu itibarıyla DSİ tarafından inşa edilerek işletmeye açılan toplam sulama tesisi sayısı 2.256 adet olup sulama alanı net 2.805.540 hektardır. Bunun 95.241 hektarı (80 adet sulama) DSİ tarafından, 2.237.282 hektarı ise (760 adet sulama) tesislerin sorumluluğunu devralan sulama birlikleri gibi çeşitli kuruluşlar tarafından işletilmektedir. Kalan alanın 17.510 hektarı (31 adet sulama) bedeli karşılığında başka kurumlar adına DSİ tarafından inşa edilmiş olup bu kurumlar tarafından işletilmekte ve 455.507 hektarı (1.385 adet sulama) ise yer altı suyu (YAS) sulama kooperatiflerince işletilmektedir. DSİ tarafından geliştirilen bu sulamalarda yüzde 39 klasik sistemle, yüzde 44 kanaletli sulama sistemiyle, yüzde 17 borulu sistemle su kullanılmaktadır.
2013 Yılı Yatırım Programında DSİ’nin sene başı itibarıyla toplam proje tutarı 79,8 milyar TL olan, 186 adet projesi bulunmaktadır ve mevcut ödenek seviyesi ile bu proje stokunun ortalama tamamlanma süresi 10,3 yıldır. Ancak, 2013 yılı içinde Yatırım Programına alınmak üzere işlemleri başlatılan ve proje tutarı büyüklüğü 2,5 milyar TL olan 11 yeni büyük su işi projesinin eklenmesiyle toplam proje sayısı 197’ye ve proje stokunun ortalama tamamlama süresi 10,9 yıla çıkacaktır.
2013 yılında;
9 12 adet baraj, 9 39 adet sulama, 9 8 adet büyük taşkın, 9 13 adet içmesuyu tesisi
9 424 adet (küçük su işleri kapsamında) taşkın ve taşkın rusubat kontrol tesisleri, yer üstü suyu sulamaları ile gölet ve gölet sulamaları olmak üzere toplam 496 adet tesisin hizmete sunulması hedeflenmektedir.
2002‐2013 Yılı İtibari İle Tarım Sektörü Yatırımlarına Ayrılan Pay
Kaynak: Kalkınma Bakanlığı Yıllık Yatırım Programları Raporu
Yıllar
Proje Sayısı
Ayrılan Ödenek /100 TL
Toplam Yatırımlardan Ayrılan Pay
Tamamlanma Süresi/yıl
2002 402 800.000 8,37 27,1
2003 364 1.100.000 9,15 21,8
2004 350 1,167.450 9,75 23,72
2005
343
1.355.271
8,38
22,02 2006
292
1.336.525
7,63
15,26 2007
293
1.508.710
8,83
17,40
2008 289 1.468.741 8,57 20,7
2009 282 2.771.148 12,8 12,3
2010 277 3.666.606 13,1 12,1
2011 298 4 548 530
15,1 10,7
2012 290 5.528.521 14,49 08,57
2013 290 5.724.368 12,50 08,72
• Enerji Sektörü Yatırımları
Türkiye gibi tüm dünyada nüfus giderek artmakta, değişen ve gelişen dünyada enerji talebi de o ölçüde artmaktadır.
Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılında elektrik enerjisi ihtiyacımızın bugünkü düzeyin iki katına ulaşarak yaklaşık 440 milyar kWh’e yükseleceği tahmin edilmektedir.
Bu nedenle Türkiye’nin dünya ile rekabet edilebilirliğini korumak amacıyla enerji yatırımlarına ağırlık verilmektedir.
Türkiye, OECD ülkeleri içerisinde geçtiğimiz 10 yıllık dönemde enerji talep artışının en hızlı gerçekleştiği ülke durumundadır.
Aynı şekilde ülkemiz, dünyada 2002 yılından bu yana elektrik ve doğalgazda Çin’den sonra en fazla talep artış hızına sahip ikinci büyük ekonomi olmuştur.
Ülkemizde, yüksek büyüme oranlarının sonucu olarak uzun yıllardan beri yıllık elektrik enerjisi tüketim artışı ortalama yüzde 7‐8 seviyelerinde gerçekleşmiştir. Yıllık ortalama enerji talep artışı ise 2000 yılından günümüze yüzde 5,4 olarak gerçekleşmiştir.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı kaynaklarına göre 2002 yılında 132,6 kWh saat olan elektrik tüketimimiz yaklaşık iki kat artarak 2012 yılında 242 milyar kWh’ye ulaşmıştır. 2013 yılı sonu tahminleri 243 milyar kwh’yedir.
Üretim kapasite projeksiyonlarına göre bu artış önümüzdeki on yıllık süreç içinde de devam edecek olup, yıllık ortalama talep artışının yüksek talep senaryosunda yüzde 7,5 ve düşük talep senaryosunda ise yüzde 6,5 seviyelerinde oluşması öngörülmektedir.
Bu kapsamda 2013 yılında 255,0 Milyar kWh olması beklenen enerji talebinin 2015 yılında 303,1 Milyar kWh’e ulaşacağı tahmin edilmektedir
2002 yılında 31.846 MW olan elektrik enerjisi kurulu gücümüz 2012 yılında 57.060 MW’a, 2013 yılında Ekim ayı sonu itibarıyla ise yaklaşık iki kat artarak 61.984 MW’a yükselmiştir. Mevcut kurulu gücümüzün yüzde 35,0’i hidrolik, yüzde 31,3’ü doğal gaz, yüzde 20,0’si kömür, yüzde 4,3’ü rüzgar ve yüzde 9,4’ü ise diğer kaynaklardan oluşmaktadır.
2012 yılında 57.059 MW olan elektrik santralleri toplam kurulu gücünün 2013 yılında bir önceki yıla oranla yüzde 7,7 oranında artarak 61.425 MW'a ulaşacağı tahmin edilmektedir. Bu artışta en önemli payın doğal gaz santrallerinden geleceği öngörülmektedir. 2013 yılı içinde devreye alınacak; yeni doğal gaz santrallerinin kurulu gücünün 2.136 MW, yeni HES’lerin kurulu gücünün 1.711 MW, yeni rüzgâr santrallerinin kurulu gücünün ise 416 MW ve yeni jeotermal santrallerinin kurulu gücünün 86,3 MW olması beklenmektedir.
Şebeke uzunluğumuz iletimde 51.277 km ve dağıtımda 1.060.000 km olmak üzere toplam 1,1 milyon km’yi geçmiş olup, dünyanın en büyük beşinci ve Avrupa’nın ise en büyük ikinci şebekesidir.
2002’de 41.933 km olan elektrik enerjisi iletim hattımız yapılan yatırımlarla 2013 yılı Ekim ayı sonu itibarıyla 51.277 km’ye çıkarılmıştır. Elektrik enerjisi dağıtım hattımız ise 2002 yılında 812.399 km iken 2013 yılı Ekim ayı itibarıyla 1.060.000 km’ye ulaşmıştır.
Doğal gazın kullanılmaya başlandığı 1987 yılında 500 milyon Sm3 olan yıllık yurtiçi doğal gaz tüketimimiz 2012 yılı sonu itibarıyla 45,3 milyar Sm3 olarak gerçekleşmiştir. Öte yandan 2002 yılında 4.510 km olan doğal gaz iletim ve dağıtım boru hattı uzunluğu, devam eden hatların tamamlanarak işletmeye alınması ile 2013 Eylül ayı sonu itibarıyla 82.500 km’ye ulaşmıştır
2002’de sanayi ile konutta 5 şehrimize, sadece sanayide ise 9 şehrimize giden doğal gaz iletim hattı, 2012 yılı sonu itibarıyla 72 şehrimize ulaşmıştır.
Elektrik üretiminde de doğal gazın önemli bir ağırlığa sahip olduğu görülmektedir. 2005‐2011 döneminde %45 ile %50 arasında seyreden doğal gazın elektrik üretimindeki payı 2012 yılında %43,6 olarak gerçekleşmiştir. 2013 yılı içinde devreye alınacak; yeni doğal gaz santrallerinin kurulu gücünün 2.136 MW olmuştur.
Doğal gazda yaklaşık %98 oranında dışa bağımlı olunması, önemli bir arz güvenliği riski
oluşturmaktadır. Hem arz güvenliği endişeleri hem de mevsimsel talep dalgalanmaları depolama kapasitesinin artırılmasını zorunlu kılmış, bu yöndeki çalışmalar 2013 yılında da sürdürülmüştür. Bu kapsamda mevcut Kuzey Marmara ve Değirmenköy sahalarındaki depolama tesislerinin kapasite artırma projeleri ile Tuz Gölü Doğal Gaz Yeraltı Depolama Projesine devam edilmiştir. Kuzey Marmara depolama tesisleri ticari kullanıma açılmıştır.
Yenilenebilir enerji kaynakları
Elektrik üretiminde yerli ve yenilenebilir kaynakların payını artırmak ve doğal gazın payını azaltmak, arz güvenliğinin temini açısından önemli görülmektedir.
Diğer yandan, yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilen elektriğin hem miktar hem de pay olarak artacağı tahmin edilmektedir. 2012 yılında 65,3 milyar kWh olan yenilenebilir elektrik üretiminin 2013 yılında 70 milyar kWh’ye yükselmesi beklenmektedir. 2012 yılında toplam elektrik üretimi içinde yüzde 27,3 olan yenilebilir enerji payının 2013 yılında yüzde 29,4’e yükseleceği tahmin edilmektedir.
Bu kapsamda;
• 2023 yılı kadar yenilenebilir enerji kaynaklarının enerji arzı içindeki payının yüzde 30’a çıkarılması, 2023 yılı kadar teknik ve ekonomik olarak değerlendirilebilecek hidroelektrik potansiyelimizin tamamının elektrik enerjisi üretiminde kullanılması,
• Rüzgar enerjisi kurulu gücünün 2023 yılına kadar 20.000 MW'a çıkarılması,
• 600 MW'lık jeotermal potansiyelimizin tümünün 2023 yılına kadar işletmeye alınması,
hedeflenmiştir.
2002 yılında 12.305 MW olan yenilenebilir enerji kaynakları kurulu gücümüz 2013 yılı Ekim ayı sonu itibarı ile iki kat artarak 24.947 MW’a ulaşmıştır.
2002 yılında yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretimimiz 34 milyar kWh iken, 2012 yılında %92 artışla 65,3 milyar kWh’a çıkmıştır.
2013 yılı ilk on ayı içinde işletmeye alınan yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı santrallerin kurulu gücü 2.757 MW olup bunların;
• 428,3 MW’ı rüzgar,
• 2.114 MW’ı hidrolik,
• 148,6 MW’ı jeotermal,
• 65,5 MW’ı çöp gazı, biyokütle ve atık ısı elektrik üretim santralleridir.
2012 ve 2013 yıllarını değerlendirdiğimizde devreye alınan 9.085 MW’lık santralın %64’ü yenilenebilir, %36’sı ise termik kaynaklara dayalıdır.
2002 yılında 12.241 MW olan hidrolik kurulu gücümüz %78 artışla 2013 yılı Ekim ayı sonu itibarıyla 21.724 MW’a ulaşmıştır. Bugün itibarıyla ekonomik olduğu belirlenen 140 milyar kWh/yıllık Türkiye hidrolik enerji potansiyelinin %41’lik kısmı işletmede, özel teşebbüs tarafından yapımı sürdürülen projeler dahil olmak üzere %27’lik kısmı ise inşa halindedir. 2002 yılında neredeyse yok sayılacak düzeyde (18,9 MW) olan rüzgar enerjisi kurulu gücü 2013 yılı Ekim ayı itibarıyla 2.689 MW’a ulaşmıştır.
Enerji Piyasasında Serbestleşme
Ülkemiz enerji sektörünün 2023 yılına kadarki toplam yatırım ihtiyacının 122 milyar doları aşacağı tahmin edilmektedir.
Bu çerçevede, ihtiyaç duyulan yatırımların mümkün olduğu kadar özel sektör tarafından yapılmasını sağlayacak düzenlemelerin hayata geçirilmesi yönünde gerekli çalışmalar yürütülmektedir. Elektrik enerjisi sektöründeki yüksek oranlı talep artışını karşılamada en önemli stratejlerimizden biri rekabete dayalı yatırım ortamının geliştirilmesidir.
Yapılan çalışmalarla elektrik kurulu gücünde özel sektörün payı 2002’de %32 iken, 2013 itibari ile %63 düzeyine ulaşmıştır.
2013 itibarıyla kurulu gücü 77.128 MW olan 1.657 adet özel sektör üretim tesisine lisans verilmiştir.
2013 yılı Ekim sonu itibarıyla özel sektöre ait toplam 4.942 MW kurulu gücünde, 175 yeni veya ünite ilavesi yapılan santralın geçici kabulleri yapılmış ve işletmeye alma izni verilmiştir.
Bu santralların; 2.237 MW’lık kısmı termik, 2.062 MW’lık kısmı hidrolik, 428 MW’ı rüzgar ve kalan 215 MW’ı diğer yenilenebilir santrallerden oluşmaktadır.
2002‐2013 Yılı İtibari İle Enerji Sektörü Yatırımlarına Ayrılan Pay
Yıl Proje Sayısı
Ayrılan Ödenek/1000 TL
Toplam Yatırımlardan Ayrılan Pay
Tamamlanma Süresi/Yıl
2002 108 2.060.000 20,9 11,9
2003 97 2.655.750 21,1 10,2
2004 91 2.032.475 16,90 11,9
2005 97 2.725.552 16,80 8,9
2006 104 2.489.125 14,20 8,1
2007 95 2.545.885 14,90 8,8
2008 101 2.408.570 14,00 8,8
2009 116 2.815.149 13,00 7,9
2010 127 3.376.100 12,10 6,8
2011 152 3.133.027 10,01 5,3
2012 168 3.732.935 09,78 4,9
2013 199 4.921.000 9,40 3,9
Kaynak: Kalkınma Bakanlığı Yıllık Yatırım Programları Raporu
• Ulaştırma Sektörü Yatırımları
Karayolu Ulaşımı
Ülkemizde sadece 6 ilini bölünmüş yolla birbirine bağlayan Türkiye’den bugün 74 iline bölünmüş yol götüren bir Türkiye’ye gelmiştir.
12.573 km uzunluğunda 8 uluslararası karayolu güzergahı ülkemizden geçmektedir.
Bölünmüş yol yapım programı kapsamında 2013 yılı Kasım ayı itibarıyla bölünmüş yol ağı 22.845 km’ye ulaşmıştır. Aynı dönemde yaklaşık 1.175 km BSK kaplama yapımı tamamlanmıştır.
Karayolu Ulaştırmasında Hedef
2015 yılında bölünmüş yol hedefi 26.500 km, 2019 yılı hedefi 31,000 km, 2023 hedefi 37.000 km’dir.
Avrupa’yı, Kafkaslara, Ortadoğu’ya ve Orta Asya’ya bağlayan, köprü konumundaki Türkiye’nin, batıdan doğuya kesintisiz ulaşım imkânını sağlayacak otoyol ağı 2023 yılına kadar planlanmış olup Yap‐İşlet‐Devret modeliyle 5.550 km uzunluğundaki 15 adet projenin yapımı gerçekleştirilecektir.
Havayolu Ulaşımı
Havacılık sektöründe de Bölgesel Havacılık Politikası ile havacılığımızın özel sektör işletmelerine açılmasıyla birlikte oluşan rekabet ortamı sayesinde bugün Türkiye bölgesinin en önemli havayolu merkezlerinden biri haline geldi.
Havalimanlarımızda 2012 yılında gerçekleşen trafiklere bakıldığında gelen‐giden transit yolcu trafiğinin 131 milyona, inen kalkan overfilght uçak trafiğinin 1 milyon 376 bine, gelen giden kargo trafiğinin ise 624 bin tona ulaştığı görülmektedir.
Türkiye’de havalimanları yolcu trafiği 1980‐2003 yılları arasında yılda ortalama %10,5 artış kaydederken, 2003‐2012 yılları arasında yolcu trafiği yılda ortalama %16, uçak trafiği yılda ortalama
%11 ve kargo trafiği yılda ortalama %9 büyümüştür.
2002 yılında iç hatlarda sadece THY tarafından 2 Merkezden 25 noktaya gerçekleştirilen uçuşlar, bugün iç hatlarda 6 şirket 7 merkezden 52 noktaya ulaştı.
2003 yılında yurt dışında 60 noktaya uçuyor iken, bugün yurt dışında 103 ülkede tam 236 noktaya uçulmaktadır.
Yurtdışı uçuş noktası sayımız 200’ün üzerine çıkarak Türkiye bugün uçuş ağındaki nokta sayısı itibariyle dünyanın ilk 10 ülkesi içinde yer almaktadır.
Denizcilik
Türkiye’nin bölgesinde lojistik merkezi olma hedefi doğrultusunda yeni limanların inşası, mevcutların geliştirilmesi ve lojistik merkezler ile bağlantılarının arttırılması, yeni Ro‐Ro hatlarının geliştirilmesi ve lojistik merkezler/Organize Sanayi Bölgeleri ile bağlantılarının arttırılması, yeni Ro‐Ro hatlarının geliştirilmesi, kabotajda konteynır taşımacılığının geliştirilmesi gibi çok sayıda hedef ve projeler hayata geçirilmiştir.
Türkiye’de 2012 yılı sonu itibarıyla 7,2 milyon TEU konteyner ve 308 milyon ton konteyner harici yük elleçlenmiştir. Denizcilikte 22,5 milyon deadweigt tonluk filo kapasitesi ile dünyada 15’inci sıraya yükseldik. Kara listedeki denizciliğimiz beş yıldır artık beyaz listede yer almaktadır.
Haberleşme
Haberleşme sektöründe de ülkemizde çarpıcı gelişmeleri görmekteyiz. Haberleşme sektörünü rekabete açmak suretiyle 645 lisanslı, 406 işletmeci bugün faaliyet göstermektedir.
2003 yılında 23 milyon cep telefonu abone sayısı bugün 68 milyona ulaşarak yaklaşık 3 kat artmıştır.
Ülkede olmayan geniş bant erişimi bugün mobil sabit 20 milyon civarına ulaşmıştır, 3’üncü nesil GSM abone sayısı 40 milyonu bulmuştur.
İletişim altyapısının İnternet kullanıcı sayısı bakımından dünyada 12’nci, Avrupa’da 5’inci sıraya yükseldiğini ifade etmek isterim.
Demiryolları Ulaşımı
2003 yılından bu yana öncelikli sektör olarak görülen demiryollarına 2003 yılında 251 milyon TL ödenek ayrılmışken, bu rakam 2012 yılında 16 kat artarak yaklaşık 4,1 milyar TL’ye ulaşmıştır.
Yüksek hızlı tren projeleri, mevcut sistemin iyileştirilmesi, ileri demiryolu sanayinin geliştirilmesi ve yeniden yapılanma ana hedefleri doğrultusunda son 10 yılda yaklaşık 80 proje hayata geçirilmiştir.
Demiryollarında Yüksek Hızlı Tren projelerini devreye alarak Türkiye’yi dünyada 8’nci, Avrupa’da 6’ncı yüksek hızlı tren işletmecisi ülke konumuna getirilmiştir.
100. yılına kadar ise her 150 km’de bir YHT istasyonu hedefi ile 10 bin kilometre YHT hattı, 4 bin km konvansiyonel hat ile toplam hat uzunluğu 26 bin km’ye ulaşacaktır.
Türkiye’deki mevcut demiryolu ağı 2012 yılı itibarıyla 888 km’si hızlı tren hattı, 8.770 km’si konvansiyonel ana hat, 2.350 km’si tali hat ve istasyon yolları olmak üzere toplam 12.008 km’dir.
Toplam ağın yüzde 33’ü sinyalli ve yüzde 27’si elektriklidir. Türkiye’de hem demiryolu yoğunluğu hem mevcut demiryolları üzerindeki trafik yoğunluğu yetersizdir. Ayrıca, Türkiye’de %27 olan elektrikli hat oranı,%53 olan AB‐27 ortalamasının oldukça altındadır.
2002‐2013 Yılı İtibari İle Ulaştırma Sektörü Yatırımlarına Ayrılan Pay
Yıllar Proje Sayısı Ayrılan Ödenek Toplam Yatırımlardan Ayrılan Pay
Tamamlanma Süresi/Yıl
2002 380 2.332.500 23,70 7,61
2003 346 2.871.850 23,00 8,74
2004 345 3.086.546 25,70 8,60
2005 368 5 025 603 31,00 7,9
2006 336 5 395 253 30,70 6,9
2007 371 3 890 509 22,70 9,4
2008 368 3 911 817 22,80 9,3
2009 364 5 091 326 23,60 8,6
2010 373 7.744.744 27,80 6,3
2011 383 8.537.880 27,10 6,3
2012 420 12.031.164 31,52 6,6
2013 428 13.515.096 29,60 6,04
Kaynak: Kalkınma Bakanlığı Yıllık Yatırım Programı
TÜKETİCİ ve SEKTÖREL GÜVEN ENDEKSİ
• Tüketici Güven Endeksi
Tüketici Eğilim Anketi sonuçlarından hesaplanan Tüketici Güven Endeksi Mart ayında bir önceki aya göre %5 oranında arttı; Şubat ayında 69,2 olan endeks Mart ayında 72,7 değerine yükseldi.
Gelecek 12 aylık dönemde tasarruf etme ihtimali endeksi bir önceki aya göre %9,6 oranında arttı.
Şubat ayında 22 olan endeks, Mart ayında 24,1 değerine yükseldi. Bu artış, tüketicilerin gelecek 12 aylık dönemde tasarruf etme ihtimallerinin bir önceki aya göre arttığını göstermektedir. Şubat ayında 90,4 olan genel ekonomik durum beklentisi endeksi %6,1 oranında artarak, Mart ayında 95,9 oldu.
Yıllar Endeks
2007‐12 93,89
2008‐12 69,9
2009‐12 78,79
2010‐12 90,99
2011‐12 92,04
2012‐12 73,59
2013‐12 74,97
2014 Ocak 72,4
2014 Şubat 69,2
2014 Mart 72,7
Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu
2014 Mart döneminde Konut satın alma eğilimleri bir önceki döneme göre %39,6 oranında artmıştır
• İnşaat Sektörü Güven Endeksi İnşaat sektörü güven endeksi %4,9 azaldı
2014 yılının Mart ayında bir önceki ayda 81,5 olan inşaat sektörü güven endeksi 78,2 değerine düştü.
İnşaat sektörü güven endeksindeki azalış, alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyi ve gelecek üç aylık dönemde toplam çalışan sayısı beklentisi alt endekslerindeki kötüleşmeden kaynaklandı. Söz konusu endeksler bir önceki aya göre sırasıyla %4,4 ve %3,9 düştü.
2014 yılının üçüncü ayında inşaat sektörünün faaliyetlerini kısıtlayan unsurlar olarak 36,7 ile talep yetersizliği, 28,6 ile hava koşulları, 31,9 ile finansman sorunları oluşturmuştur.