• Sonuç bulunamadı

26 Geçen Sayının Çözümleri

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "26 Geçen Sayının Çözümleri"

Copied!
28
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)
(2)

Şirin Çocuklar 8

Cop yright © Muştu Yayınları, 2007 Bu eserin tüm yayın hakları Işık Ltd. Şti.’ne aittir.

Eserde yer alan metin ve resimlerin Işık Ltd. Şti.’nin önceden yazılı izni olmaksızın elektronik, mekanik,

fotokopi ya da herhangi bir kayıt sistemi ile çoğaltılması, yayımlanması ve depolanması yasaktır.

Editör Eyüp ÖZDEMİR Görsel Yönetmen Engin ÇİFTÇİ

Düzeltmeler Erol ERGÜN

Resimleyen Osman YAZICI

Kapak Nurdoğan ÇAKMAKÇI

Sayfa Düzeni Hamza AY

ISBN 978-605-0024-25-8

Yayın Numarası 370 Basým Yeri ve Yýlý

Çağlayan Matbaası Sarnıç Yolu Üzeri No:7 Gaziemir/ İZMİR

Tel: (0232) 252 20 96 Mayıs 2008

Genel Daðýtým Gökkuşağı Pazarlama ve Dağıtım Merkez Mah. Soğuksu Cad. No: 31

Tek-Er İş Merkezi Mahmutbey/İSTANBUL

Tel: (0212) 410 50 00 Faks: (0212) 444 85 96

Muştu Yayınları

Emniyet Mahallesi Huzur Sokak No: 5 34676 Üsküdar/İSTANBUL

Tel: (0216) 318 42 88 Faks: (0216) 318 52 20

www.mustu.com

Benim Güzel Namazım

3

Ben

3

Eyvah Tatil Geldi

4

Eyva

4

Sonunda Buldum

6

Son

6

Karıncam

9

Karı

9

Hazreti Ebubekir

10

Hazr

10

Sıcak Dünyamız Sıcak

12

S k

12

Faaliyet Faaliy

14 14

Labirent Bulmaca Labire

15 15

Kelime Avı Kelim

16

K li

16

Boyama Boya

17

B

17

Dua ve Sûreleri Öğreniyorum Dua v

18

D

18

Yüce Allah’ın Güzel İsimleri Yüce

19

19

Görgü Kuralları Görg

20

20

Hasrettin Hoca Hasr

21

H

21

Fark Bulmaca Fark

22

F k

22

Resimli Çengel Bulmaca Resim

23

R i

23

Oyun (Yüzük Kimde) Oyun

24

O

24

Çizgi Fıkra Çizgi

25

Çi i

25 26

26

Geçen Sayının Çözümleri

(3)

Babam namaz kılarken Arkasından bakardım Her şeyi bilmesem de Yaptığını yapardım

Babam mutlu olurdu Beni böyle görünce Saçlarımı okşardı Boğulurdu sevince

Arzumu gören annem Dizine alıp beni

Çabucak öğretmişti Güzelim sûreleri

Şimdi namazlarımı Dosdoğru kılıyorum Rabbime dua edip Huzurla doluyorum

3

Salih EROL

(4)

Yaz tatili gelince elbette hepimiz “Eyvah, tatil geldi!”

demiyoruz. Çoğumuz seviniyoruz. Tek üzüntümüz, arkadaş- larımızdan ve öğretmenimizden ayrı kalmak.

Zaten sıcakların artmasıyla derslere alâkamız azalıyor. Hem yo- ğun bir okul dönemini geride bırakınca artık tatili hak ettik diye dü- şünebilirsiniz. Haklısınız da. İyi bir tatili hak ettik.

Peki, nasıl bir tatil geçirmeliyiz? Artık sabah erken kalkmak zo- runda değiliz. Yapmak zorunda olduğumuz ödevlerimiz de yok. Çiz- gi film izlemek, bilgisayarda oyun oynamak güzel, ama bütün yazı böyle geçiremeyiz ki?

Yaz tatili için planlarımızın olması gerekir. Tatilimizde akrabaları- mızı ziyaret edebiliriz. Gezdiğimiz yerlerle ilgili bilgi ve fotoğraf topla- yabiliriz. Ama nereye gidersek gidelim dostlarımızı yanımıza alma- yı unutmayalım. Hangi dostlarımızı mı? Tabii ki kitaplarımızı. Fırsat buldukça kitap okumalıyız. Bu şekilde hem okuma hızımızı hem de bilgilerimizi artırabiliriz.

Yaz tatilleri aynı zamanda dinî bilgilerimizi artırmak için de bir fırsattır. Kısa sûreleri ve âyetleri ezberleyebiliriz. En

(5)

güzel kitabımız Kur’an-ı Kerim’i okumayı öğrenmek de çok iyi olur. Zaten çok kısa za- manda öğrenebilirsiniz.

Bu arada sağlığımıza da dikkat etmeliyiz. Çünkü sağ- lığımız bize Yüce Allah’ın verdiği bir emanettir. Sağlığımız için birinci kural temizliğe çok dikkat etmek. Özellikle de sık sık ellerimizi yıkamak. Sonra sıcakta güneşin altında uzun süre kalmamalıyız. “Terli terli soğuk su içmeyin!” demi- yorum. Çünkü annelerimizden defalarca duy-

muşuzdur bu önemli sağlık kuralı- nı. Son olarak Şirin Çocuklar’dan bitirmediğimiz sayılar varsa onları da tamamlamalıyız.

Kısa da olsa günlük tutmamızın derslerimize çok faydası olacaktır.

5

(6)

Bir pazar günüydü. Arkadaşlarımla gölün kenarında yürü- yorduk. Bir ara arkadaşım Davut “Arkadaşlar, bakın göl kenarın- daki banklar boş.” dedi. Bu cümlenin anlamını biliyorduk. “Gelin oraya oturalım, otururken de çekirdek yeriz.” demekti. Birbiri- mizin yüzüne baktık. Kimse itiraz etmedi. Demek ki gidebilirdik.

Zaten yürümekten de yorulmuştuk. Hemen yolun kenarındaki sahil büfesinden çekirdek alıp banklardan birine oturduk.

Bizi karşıdan gören, kol kaslarımızı geliştirmeye çalıştığımı- zı zannederdi. Kolumuz sürekli kalkıp iniyordu. Parmaklarımızın arasında bir çekirdek. Ağzımızdan dönüşte tam orta noktada savrulan kabuklar. Hani düşünülerek yapılsa karıştırır insan. Ka- buğu bile atabilir ağzına.

Hiçbirimiz karıştırıp kabuğu ağzına atmıyordu. Hatta ben ka- bukları yere bile atmıyordum.

Ahmet ÖZDEMİR

(7)

Belediyemiz çöp kutusu koymayı

unutmuş diye çekirdekleri kabukları ile yiye-

cek değilim ya. Yere de atamam. Mecburen kabukları

elimde biriktirmeye başladım. Bir yandan da elimdeki çekirdek kabuklarını arkadaşlarımdan gizlemeye çalışıyorum. Görünce ne diyeceklerini adım gibi biliyorum. “Hayrola Yusuf! Kabuk koleksiyo- nu mu yapacaksın?” diyecekler.

Ama elimin de bir kabuk biriktirme kapasitesi var, değil mi? On, bilemedin on beş çekirdekten sonra dolacak. Bu endişeyle bir yan- dan çekirdek yiyor, bir yandan da çekirdek kâğıdının içine bakıyor- dum. Tam bu sırada arkadaşlarımdan biri: “Arkadaşlar ben mü- saade isteyeceğim.” dedi. Köye gideceklermiş. Acele eve gitmesi gerekiyormuş. Tamam, dedim içimden bu çekirdek faslı bitti; çünkü bir kişi giderse grup dağılır.

Ardından ben izin istedim. “Arkadaşlar, benim de evde olmam gerekiyor.” dedim. Tabii derdim, arkadaşlarım görmeden elimdeki

7

(8)

çekirdek kabuklarından kurtulmaktı. Bu- nun için acele bir çöp kutusu bulmalıydım. Ama nereden bilecektim asıl çilemin bundan sonra başlayacağını.

İlçemiz küçük. Herkes birbirini tanıyor. Yolda kiminle karşılaşsam:

“Hayrola Yusuf ne saklıyorsun elinde, yoksa yolda bir şey mi bul- dun?” diye soruyordu. Hayır, bir şey bulmadım, diyordum. Bu sefer de “O zaman elini aç da görelim.” diyorlardı. Elimi açsam ne ola- cak? Bir avuç çekirdek kabuğu. Önce garip garip bakacaklar. Sonra gülecekler.

Son çare olarak acelem varmış gibi koşar adım yürümeye baş- ladım. Böyle olunca en azından acelesi var diye beni yolda lafa tutmazlardı. Sonunda on beş dakikadan beri aradığım şeyi gördüm.

İlerideki telefon direğinin tam yanındaydı. Hayatımda bir çöp kutu- sunun beni bu kadar mutlu edeceğini hiç düşünmemiştim.

ÇÖP

(9)

Sevgili karıncam nasılsın?

Yardım edeyim mi buğdayları taşımana?

İstersen büyükçe bir kürekle Yuva da açarım sana.

İçine bir avuç buğday koyarız, Bir de küçük su kabı yanına.

Böylece gerek kalmaz, Binbir emekle yaz boyu

O yuvana yiyecek taşımana...

Hem o zaman sen de gelirsin bizimle Deniz kenarında piknik yapmaya.

Denize girer, top oynarız.

Annem de bize köfte yapar.

Ne güzel eğleniriz, Eğer sen istersen...

Fatma BÜYÜKŞAHİN

9

(10)

Hazreti Ebubekir, Peygamberimizin yakın arkadaşıydı. Bir ticaret gezisi dönüşünde ar- kadaşı Hazreti Muhammed’in (sallallahu aleyhi ve sellem) peygamberliğini ilan ettiğini öğrendi. He- men Peygamber Efendimizin yanına gitti. Ona duyduklarının doğru olup olmadığını sordu. Peygamber Efendimiz yakın arkadaşından, Allah’tan başka ilah olmadığına ve kendisinin de O’nun elçisi oldu- ğuna inanmasını istedi. Hazreti Ebubekir hiç tereddüt etmeden şe- hadet getirdi. Çünkü çocukluğundan beri Peygamber Efendimizden tek bir yalan bile duymamıştı.

Artık Müslüman olmuştu. Peygamber Efendimizin yanından hiç ayrılmıyordu. Hem yeni gelen ayetleri öğreniyor, hem de yakınında bulunan insanları Müslüman olmaya davet ediyorlardı. Peygamber Efendimize inanmayan müşrikler ise inananlara olmadık işkenceler ediyorlardı. Bu dönemde birçok Müslüman zor durumda kaldı. Haz- reti Ebubekir zor durumda kalan Müslümanlar için bütün servetini harcadı.

(11)

Müşriklerin baskıları artınca Sevgili Peygamberimiz Müslü- manlardan Medine’ye hicret etmelerini istedi. Bütün Müslümanlar Mekke’den ayrılınca Peygamber Efendimiz’le birlikte Hazreti Ebu- bekir yola çıktı. Müşrikler onları takip ediyorlardı. Hazreti Ebubekir ile Efendimiz bir mağaraya saklandılar.

Bu yolculukta Sevgili Peygamberimiz çok yorulmuştu. Mağara- da uyumaya başladı. Ancak mağaranın değişik yerlerinde delikler vardı. Hazreti Ebubekir bu deliklerden bir yılanın gelip Efendimize zarar vermesinden çok endişe ediyordu. Sonunda o deliklerden bi- rini ayağıyla kapattı.

Efendimiz uyandığında arkadaşının acı çektiğini gördü. Hazre- ti Ebubekir ayağının bir yılan tarafından ısırıldığını söyleyince Pey- gamber Efendimiz onun için dua etti. Yüce Allah, Efendimiz’in dua- sını kabul ederek Hazreti Ebubekir’i iyileştirdi.

Hazreti Ebubekir hayatı boyunca hep Sevgili Peygamberi- mizin yanında oldu. Bunun gibi birçok hadise yaşadı-

lar. Sevgili Peygamberimizin vefatından sonra halife seçildi. Efendimize olan bağlılı-

ğından dolayı “sadık” anla- mına gelen “sıddık” kelime- siye anıldı.

11

(12)

Dünya’dan başka Güneş’in etrafında dö- nen 8 gezegen daha var. Fakat en güzel ye- rin dünyamız olduğunu söylemeliyiz. Sebe- bini merak ediyor musunuz?

Dünyamız Güneş’in etrafında dönen ge- zegenlerden üçüncü sırada yer alır. Merkür ve Venüs gezegenleri Güneş’e dünyamızdan daha yakın. Ama o gezegenlerde gündüz kavurucu sıcaklıklar olmaktadır. Dünyamız- dan sonraki gezegenler ise Güneş’e uzak ol- duklarından canlıların yaşamayacağı kadar soğuktur. Ya Dünya’mız... Dünyamız sıcaklık bakımından tam da insanların, hayvanların ve bitkilerin yaşamasına en uygun uzaklıkta yaratılmış.

Dünyamız’ın her yerinde farklı sıcaklıklar var. Bazı yerler sıcak, bazı yerler ise daha soğuk. Bazı hayvanlar sıcak ortamda, bazı- ları ise soğukta yaşamaya uygun yaratılmış- lardır. Aynı şey bitkiler için de geçerlidir. Sı- caklığın dünyamızın her yerinde farklı olması binlerce çeşit hayvan ve bitkinin yaşamasına imkân sağlar.

(13)

Dünyanın hareketlerinin mevsimleri oluşturacak şekilde yaratılması da ne kadar güzel değil mi? Me- sela hep kış mevsimi olsaydı havaların ısınmasını öz- lemez miydik? Hep yaz mevsimi olsaydı bu kez de kış mevsimini ve karın yağmasını özlerdik. Ayrıca Yüce Allah, bizim için her mevsim farklı meyveleri tattırır.

Kainattaki her şeyi bizim hayatımıza en uygun ya- ratan Yüce Allah’a ne kadar teşekkür etsek, şükret- sek azdır.

13

(14)

ORUÇ TUTMAK ZEKÂT VERMEK NAMAZ KILMAK KELİME-İ ŞÂHADET GETİRMEK

Müslüman olmanın beş şartı vardır. Bunlara İslâm’ın şart- ları da denir. Aşağıdaki resimlerle; ilgili İslâm’ın şartlarını eş- leştirebilir misiniz?

(15)

Onlara camiye giden yolu gösterir misiniz?

Mehmet ile Zehra yaz tatilinde Kur’an-ı Kerim okumayı öğrenmek için camiye gitmek istiyorlar. Fakat yollar biraz karışık.

15

(16)

Aşağıda Sevgili Peygamberimize en yakın olan insanların isimleri tablo içerisine gizlenmiştir. Bu isimleri tablo içerisin- den bulup işaretleyebilir misiniz?

S V E C D Ş A S D F G H B A A M İ N E Y A L İ İ H A Z S T V T S Z H N F T A D Ü A C E B U B E K İ R T H C B D T W E R T D S Y İ Ü V D E O S M A N Z S D C S E U A D Ü D R D Ü D S E E F L H Ö C F A T I M A D Y U L V M V G Ğ I O D R D İ Y A I E Ö H A S A N H D N T H D R J D O E İ F N D D A D İ A Ü T K M L Y Ş P D A B D U L M U T T A L İ B

Hazreti ABDULMUTTALİB Hazreti HASAN

Hazreti HÜSEYİN Hazreti HATİCE

Hazreti ÖMER Hazreti EBUBEKİR

Hazreti OSMAN Hazreti ALİ

Hazreti AMİNE Hazreti ABDULLAH

(17)

Bize beyaz olarak görünen güneş ışınlarının aslında 7 renkten oluştuğunu biliyor muydunuz?

Yukarıdaki resmi renkleri kendiniz seçerek boyayabilir misiniz?

Unutmadan söyleyelim. Gökkuşağındaki renkler sırasıyla mor, lacivet, yeşil, sarı, turuncu, kırmızıdan oluşmaktadır.

Yedinci rengi mi merak ediyorsunuz? Tabii ki beyaz.

17

(18)

ANNE-BABA DUASI

Ey Rabbim! Annem ve babam; bana, kü- çükken nasıl şefkat ve merhametle bak- tılarsa Sen de onlara öyle merhamet et.

ASR SÛRESİ

Bismillâhirrahmânirrahîm 1. Yemin ederim zamana:

2. İnsanlar hüsranda.

3. Ancak şunlar müstesna:

İman edip makbul ve güzel işler yapanlar, bir de birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler.

Bismillâhirrahmânirrahîm

(19)

HALÎM:

Günahkâr kulların isyanlarına rağmen cezalandırmak- ta aceleci olmayan, çok sabırlı.

Rabbimiz isyan edenleri ve günah işleyenleri hemen cezalandırmaya gücü yettiği hâlde cezalandırmaz.

İnsanların hatalarını anlayıp pişman olmasını ve tevbe etmesini bekler. O çok sabırlıdır. Yumuşak huy- ludur. Hatalarından pişman olanları affeder.

BİR ATASÖZÜ

Doğrunun yar- dımcısı Allah’tır.

BİLİYOR

MUYDUNUZ?

Sevgili

Peygamberimizin hayatında bir kez olsun

esnemediğini,

BİR AYET

Dinlenip sükût

bulmanız için geceleyin karan- lık, çalışıp iş yapmanız için de gündüzü aydınlık kılan O’dur.

Yunus Sûresi, 67. Ayet

19

(20)

Sofrada mümkün olduğunca az konuşmalıyız. Ağzımızda lokma olmasa bile konuşurken ağzımızı elimizle kapatmalıyız

Yemek yerken hep sağ elimizi kullanmalıyız.

Büyüklerin olduğu bir masada yemek yiyorsak yemeğe önce büyüklerin başlaması gerekir. Ye- mekten anne ve babamızdan izin almadan kalkmamalıyız?

(21)

21

(22)

Kur’ân’ı Kerim’deki birbirinden güzel ayetlerden birinin “Elbiseni tertemiz tut!” olduğunu biliyor muy- dunuz. Güzel dinimizin bu emrine uyarak bizler vü- cudumuzu, elbisemizi ve çevremizi temiz tutmalıyız.

(23)

1. Sevgili Peygamberimizin ismi duyulunca söylediğimiz güzel söze denir.

2. İnsanlar karşılaşınca birbirine söyledikleri güzel söz.

3. Allah’a teşekkür için söylediği- miz söz.

4. Peygamber Efendimizin güzel isimlerinden biri.

5. Taneli bir meyve.

6. Şifalı bir meyve (Daha çok Ara- bistan ve Mısır’da yetişir.)

7. Mekke’de çıkan şifalı bir su.

8. Sevgili Peygamberimizin mü- barek kabirlerinin bulunduğu şehir.

9. Namaz çağrısı.

2

3

8

9 1

4

5

7

6

RESİMLİ ÇENGEL BULMACA

23

(24)

Uzun bir ipe yüzük geçirilerek ipin iki ucu düğümlenir. Çocuklardan biri ebe olur. Çocuklar elleriyle ipi dışarıdan tutarak bir halka oluştururlar. Oyun başladığında ebe halkanın ortasında durur. İpe geçirilmiş olan yüzük, ipi tutan çocuklardan birinin elinin altında saklıdır. Ço- cuklar yüzüğü göstermeden birbirlerine aktarıp vermeye çalışırlar. Bazen de ebeyi şaşırtmak için aktarıyormuş gibi yaparlar. Bu arada “Yüzük, yüzük nerdesin, acep hangi elde- sin.” diyerek şarkı söylerler.

Ebe yüzüğün hangi elde olduğunu bulmaya çalışır. Bulduğu za- man “Durun!” der. Çocuklar durur. Ebe, yüzüğün kendisinde sandığı üç çocuğun ellerini açmalarını söyler. Yüzük kimin elinde bulunmuşsa o ebe olur. Bulamazsa ebeliği devam eder.

(25)

25

(26)

şİrİn çocuklar 7-8’dekİ BULMACALARIN CEVAPLARI

FARK BULMACA

RESİMLİ ÇENGEL BULMACA

N A N T A V

L L

T E M İ Z L İ A M A H

K

N U A H Y A T

A N D İ

L E Y L E K 2

3

8 5 1

4

6

7

9

KELİME AVI

V A Y A T E M A H R E M

A A A A Z A Y A A K T A

T F R A R I B A S A Ş A

A A D A A Y A V A D E N

N H I P J A Y A B A F A

A A M A A H A O A A K A

A Z A M U R O K Y D A I

Ş A A Ü A N T A R A T A

LABİRENT BULMACA

RESİMLİ ÇENGEL BULMACA

V A T A

L E S A

A H L E

Ü D

Z

A M U M M E D

M

Ü M E D H A

L İ L L A H U R M

Z

A İ N E M

E Z A N

E M 2

3

8

9 1

4

5

7

6

FARK BULMACA

KELİME AVI

S V E C D Ş A S D F G H B A A M İ N E Y A L İ İ H A Z S T V T S Z H N F T A D Ü A C E B U B E K İ R T H C B D T W E R T D S Y İ Ü V D E O S M A N Z S D C S E U A D Ü D R D Ü D S E E F L H Ö C F A T I M A D Y U L V M V G Ğ I O D R D İ

LABİRENT BULMACA

(27)

GÜZEL DİNİM

Allah’a, meleklerine, peygamberlerine, gönderdiği kitaplara, kade- re ve ahiret gününe imanla, ibadet ve İslâm’ın şartları konusunda bil- gi sahibi olacaksınız. Ayrıca bu kitapta bilgilerinizi sınayabileceğiniz bulmacalar, zevkle okuyacağınız hikâyeler ve şiirler, bilmeceler, çizgi hikâyeler de bulacaksınız.

(28)

Referanslar

Benzer Belgeler

Daha sonra Medine’ye hicret (göç) eden Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.), ömrünün sonuna kadar da Medine’de yaşadığı için Allah Resulü’nün (s.a.v.) hayatı ile

• Bir kaç tür bilet vard›r (a ti- pi, b tipi vs.) ve hangi filmlerin hangi tür biletle izlenilebilece¤i bafltan bellidir (örne¤in “abc” ve “acd” filmleri a tipi

Yap›sal özellikleri gere¤i, sadece dikdört- gensel bir alan oluflturacak flekilde yerlefltirilen dört adet gözetleme kulesi birbiriyle koordinas- yon kurup aralar›ndaki

fiekilde, A nok- tas›ndan gönderdi- ¤imiz ›fl›n çokgenin 4 kenar›n›, B nokta- s›ndan gönderdi¤i- miz ›fl›n çokgenin 2 kenar›n› kesti¤i için bu noktalar

Üstelik bu kurala uyan tüm sayılar, hangi sırada çıktıklarından bağımsız bir şekilde oyunun sonunda kâğıt üzerinde yer alırlar. O halde oyun bittiğinde kâğıt

Verilecek sağlık hizmetleri için SGK tarafından ödenecek ücret dışında ilave ücretin talep edilmesi ve hastan ın veya hasta yakınının bu talebi kabul etmemesi

Karavelliler genellik' Şeyh, Kadı, Molla,Ahund (ho- calıkta ir merhale), Darga (polis şefi, pazar yönetici- si) gibi toplumun dini ve resmi kurumlarını temsil eden meslek

Öğreti oyunu, propaganda amacı gütmez, sürecin ortak bir akıl yürütmeyle tartışılmasına odakla- nır, bu tartışmanın hedef kitlesi ise genel bir seyirci değildir.Bu