• Sonuç bulunamadı

Filmi Geriye Sar›n Beyin-Sinirbilim

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Filmi Geriye Sar›n Beyin-Sinirbilim"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

20 Nisan 2006 B‹L‹MveTEKN‹K

Daha önce dürtüsel fliddet hareketleriyle ba¤lant›s› kurulmufl genin bir türü, ABD Ulusal Zihin Sa¤l›¤› Ensitüsü (NIMH) arafl-t›rmac›lar›na göre, dürtüleri, duygusal haf›-zay› ve düflünmeyi denetleyen beyin devrele-rini güçten düflürüyor olabilir.

Çal›flmada, genin fliddet davran›fllar› ve dür-tüsel davran›fllara katk›da bulunmas›na ara-c›l›k eden sinirsel mekanizmalar›n belirlen-mesine a¤›rl›k verilmifl. Beyin görüntüleme teknikleriyle yap›lan taramalar, genin bu tü-rünü tafl›yan bireylerde, özellikle de erkek-lerde, duygular›n ifllenmesiyle ilgili beyin ya-p›lar›n›n daha küçük, panikle ilgili merkezle-rin afl›r› etkin ve dürtü kontrol devrelemerkezle-rinin de normalden düflük etkinlikte oldu¤unu gösteriyor.

Yap›sal ve ifllevsel manyetik rezonans görün-tüleme (MRI) yönteminden yararlanan arafl-t›rmac›lar, “di¤er genetik ve psikolojik etki-lerin devreye girdi¤i düflünülürse, genin tek bafl›na kiflilerde fliddet ortaya ç›karmas› pek

sözkonusu de¤il. An-cak çok say›da ‘nor-mal’ kifliyle yapt›¤›m›z çal›flma sonucunda, ge-nin sözkonusu türü-nün, beyni dürtüsel ve sald›rgan davran›fllara do¤ru nas›l yönlendire-bilece¤ini görmüfl bu-lunuyoruz” diyorlar. Genin iki türü de, mo-noamin oksidaz-A (MOA) adl› bir enzim kodluyor. Enzimin görevi, genel ruhsal du-rumu etkileyen ana kimyasal ileticileri, baflta da serotonini y›kmak. Genin “L” tipi, “H” ti-pine göre düflük enzim etkinli¤ine, yani se-rotonin düzeylerinde art›fla neden oluyor. Daha önceki çal›flmalar, geliflim sürecinde artm›fl serotonin düzeyleriyle, fliddet davra-n›fllar› ve genin L tipi aras›nda bir ba¤lant› kurmufl durumda. Ancak, genin etkinli¤inin çevresel ‘darbelerle’ de iliflkili oldu¤u vurgu-lan›yor. Sözgelimi L tipini tafl›yan erkekle-rin, ancak küçükken kötü muamele görmüfl olmalar› kofluluyla fliddete daha e¤ilimli ol-duklar› ortaya ç›km›fl.

NIMH araflt›rmac›lar›n›n yola ç›kt›klar› nok-ta da, beyin devreleri düzeyinde bu iflleyiflin nas›l oldu¤unu anlamak olmufl. Önce yap›sal MRI tekniklerinden yararland›klar› çal›flma-da inceledikleri 97 örnekte görmüfller ki, L tipini tafl›yan bireylerde, genel ruh durumu-nu düzenleyen devre yap›lar›ndaki gri mad-de (sinir hücre gövmad-deleri ve ba¤lant›lar›ndan

oluflan bölüm) oran› % 8 kadar daha az. Dürtülerin denetiminde önem kazanan böl-genin hacmiyse -yaln›zca erkeklerde- % 14 kadar fazla ç›km›fl. Çal›flman›n ifllevsel MRI ile yap›lan bölümündeyse L tipini tafl›yan bi-reylerde, ‘korku merkezi’ amygdala’da yük-sek beyin etkinli¤i, bu merkezi denetleyen bölgelerdeyse düflük beyin etkinli¤i sapta-m›fllar. (Düflük beyin etkinli¤i saptanan böl-ge, ilginç bir flekilde, deneyin bir önceki bö-lümünde hacminin artm›fl oldu¤u görülen bölge.)

Bu etkinlik farklar›n›n, kad›n ve erkeklerde hemen hemen ayn› oldu¤u ortaya ç›kmakla birlikte, yaln›zca erkeklerde görülen gen kaynakl› de¤ifliklikleri belirleyen iki deney daha yap›lm›fl. Olumsuz duygular uyand›ran an›lar›n hat›rlanmas›n› gerektiren birinci de-neyde, korku (amigdala) ve haf›zayla (hipo-kampus) ilgili beyin bölgeleri, L genini tafl›-yanlar aras›nda, yaln›zca erkeklerde artm›fl etkinlik göstermifl. Belirli bir motor hareke-tin bask›lanmas›n› gerektiren ikinci deneyde de fazla beceri sergileyemeyen bu erkekler-de, bu tür davran›flsal dürtüleri bask›lamada önemli rol oynayan beyin bölgesinin (singu-lat korteks) bir türlü etkinleflemedi¤i belir-lenmifl.

Bu yeni bulgulara, beynin nas›l iflledi¤ini an-lamam›zda büyük umutlar vaadeden yeni “görüntülemeli genetik” araflt›rmalar›n›n ta-fl›d›¤› inan›lmaz gücün birer göstergesi ola-rak bak›l›yor.

National Institute of Mental Health, 21 Mart 2006

Filmi Geriye Sar›n

Ders çal›fl›rken -ya da herhangi bir fley üzerine-belirli süreler sonunda ara verip beynimizi ‘din-lendirmezsek’ çal›flman›n verimli olmad›¤›n› he-pimiz deneyimlerimizle biliriz. Etkili ö¤renmeyi bu aç›dan ele alan, hangi konuda ne kadar ça-l›flmadan sonra nas›l ve ne kadar ara vermemiz gerekti¤ini saptamaya çal›flan birçok araflt›rma var. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (Cambridge) farelerle yap›lan bir araflt›rma da, konuya baflka bir aç›dan yaklafl›p beynimizin bu aralarda nas›l iflledi¤ini ortaya koymak bak›m›n-dan çok ilginç veriler sunuyor. Veriler ›fl›¤›nda, beynimiz bu s›rada dinlenmedi¤i gibi, süreci bir de geriye sarmak gibi oldukça zor bir ifle de kalk›fl›yor olabilir. Buna göre çal›flt›ktan hemen sonra aylak aylak dolaflt›¤›m›z, ya da bir koltu-¤a kayk›larak önümüze bofl bofl bakt›¤›m›z za-manlar, belki de ö¤renmenin as›l gerçekleflti¤i süreçleri içine al›yor.

Beyinde ö¤renme ve haf›zayla ilgili ifllevler üst-lenen hipokampus adl› yap›daki elektriksel et-kinli¤i ortaya ç›karmak amac›yla farelerin baflla-r›n› elektrodlarla donatan araflt›rmac›lar, bu

fle-kilde buradaki 100 kadar nöronu tek tek izleye-biliyorlar. Yaklafl›k 1,5 metrelik bir koflu parku-runa b›rak›lan farelerin beyinlerindeki elektrik-sel etkinlik, ileri geri kofluflup, parkur sonlar›n-da yemek, ‘bak›m’, b›y›k kafl›ma gibi ifller için ara verdikleri süreler boyunca kaydediliyor. Fareler koflarken, beyin hücrelerinin hep belirli bir s›rayla uyar›ld›¤› gözleniyor. Bu çok flafl›rt›c› de¤il; çünkü herhangi bir yoldan giderken, geçi-len her noktada hipokampus’ta da belirli hücre-lerin uyar›ld›¤› (olas›l›kla sonradan

hat›rlayabil-mek için), zaten bilinen birfley. Araflt›rmac›lar› as›l flafl›rtan, fareler dinlenirken gördükleri. Bir de bak›yorlar ki, bu s›rada ayn› beyin hücreleri yine belirli bir s›rayla ve sürekli olarak etkinlik-lerine devam ediyorlar. Ama bu sefer geriye do¤ru ve çok daha h›zl› biçimde! “Bu, ilk kez görülen bir durum” diyor araflt›rmac›lardan Ed-vard Moser.

Tahminlerine göre, iflin hemen sonunda gerçek-lefltirilen bu geriye sarma süreci, hayvanlara ye-ni bir yeri ve bu yeye-ni yerdeki hangi bölgelerin kendileri için daha önemli oldu¤unu ö¤renmele-rinde, onlara yard›mc› oluyor olabilir. Bir baflka tahminleri de, geriye sarma iflleminin, hayvanlar yiyecek bulduklar›nda harekete geçen “beyin ödül sistemi”nin etkinli¤iyle çak›fl›yor, hatta onunla bafll›yor olmas›.

“E¤er ayn› fley insanlar için de geçerliyse, ö¤-renmeye iliflkin çok yeni yaklafl›mlar da getirebi-lir” diyor araflt›rmac›lar. “Belki de çal›flt›ktan sonra önümüze bofl bofl bakt›¤›m›z anlar, beyni-mize geriye sar›p süreci gözden geçirmesi için f›rsat verdi¤imiz ve ö¤renme için en kritik olan zamanlara karfl›l›k geliyor.”

Nature, 12 fiubat 2006

Beyin-Sinirbilim

Sald›rganl›kla ‹liflkili Gen,

Beynin Dürtü Kontrol

Devrelerini Zay›flat›yor

Referanslar

Benzer Belgeler

Otopsi veya histopatolojik inceleme sonuçlarının altın standart olarak kullanıldıı çalımalar klinik bulgularla radyolojik bulguların kombinasyonunun bile nozokomiyal

Amaç: Bu çalýþmada klor gazý solutulan ratlarýn, beyin ve kalp dokusunda oluþan hasarý tespit etmek ve bu hasar üzerine N-asetilsistein’in etkinliðini

Classification of Focal Prostatic Lesions on Transrectal Ultrasound (TRUS) and the Accuracy of TRUS to Diag- nose Prostate Cancer. Impro- ved detection rate of prostate cancer using

tokolitik tedavi oranlar› nifedipin grubunda %97.0, MgSO 4 grubunda %92.9 olarak; ≥ 7 gün için oranlar nifedipin grubunda %97, MgSO 4 grubunda %89.3 olarak bulunmufltur

– Unscented Particle Filter, Nonparametric Belief Propagation – Annealed Importance Sampling, Adaptive Importance Sampling – Hybrid Monte Carlo, Exact sampling, Coupling from the

Bu bölge bizden ›fl›k h›z›- na göre daha h›zl› uzaklaflt›¤› için, kay- naktan bize do¤ru gelmeye çal›flan ›fl›k, hiçbir zaman bize ulaflamayacakt›r.. Bu, yürüyen

Bu tür y›ld›zlar, merkezlerindeki hidrojeni karbon ve oksijene kadar daha a¤›r elementlere dönüfltürdükten sonra d›fl katmanlar›n› yavaflça uzaya b›rak›yorlar

Hücred›fl› matris proteinleri veya aktif biyosinyal moleküller ile yüklenen ve mikrodesenlere sahip olan kal›p hücreler için uygun olan biyomalzeme ile etkilefltirilir