• Sonuç bulunamadı

KAVRAM her ne zaman iki veya daha fazla nesne veya olay gruplanabiliyor veya sınıflandırılabiliyorsa ve böylece diğer nesne ve olaylardan bazı özellikleri nedeniyle ayrılabiliyorsa işte o bir kavram dır.

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "KAVRAM her ne zaman iki veya daha fazla nesne veya olay gruplanabiliyor veya sınıflandırılabiliyorsa ve böylece diğer nesne ve olaylardan bazı özellikleri nedeniyle ayrılabiliyorsa işte o bir kavram dır."

Copied!
64
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

KAVRAM ÖĞRENİMİ

(2)

GİRİŞ

• Kavramlar ve onların öğrenme sürecindeki önemini anlamak öğretmen adaylarına, öğretmenlere, öğrenme‐öğretme süreci ile ilgili araştırma yapanlara, program geliştiricilere ve ders kitabı yazarlarına önemli bilgiler sağlar. Öğrenme kuramları öğrencilerde temel bilimsel kavramların gelişmesinin daha sonraki öğrenmeleri çok önemli ölçüde kolaylaştırdığını ifade etmektedir. Bu nedenle kavramların gelişim sürecinin nasıl olduğu ve kavramların anlamlı bir şekilde öğretilmesinin hangi yollarla başarılabileceğinin bilinmesinin önemli olduğu vurgulanmaktadır.

(3)

KAVRAM NEDİR?

KAVRAM soyut bir kelimedir.

KAVRAM her ne zaman iki veya daha fazla nesne veya olay gruplanabiliyor veya sınıflandırılabiliyorsa ve böylece diğer nesne ve olaylardan bazı özellikleri nedeniyle ayrılabiliyorsa işte o bir kavram dır.

Bir başka tanıma göre ise kavram ‘çevremizdeki herşeyi olayları ve objeleri

canlıları ve cansızları benzerlik ve farklılıklarını dikkate alarak

gruplandırdığımızda bu grupların herbirine verdiğimiz isimdir.

(4)

• Son yıllarda kavramla ilgili yapılan bir tanım ise insan zihninde anlamlanan farklı obje ve olguların değişebilen ortak özellliklerini temsil eden bir bilgi formül yapısı şeklindedir..

• Yukarıdaki tanımlamalar daha sade bir şekilde ifade edilecek olursa; yaşantı

sürecindeki deneyimlerimiz sonucunda iki veya daha fazla varlığı ortak

özelliklerine göre bir arada gruplayıp diğer varlıklardan ayırt ederek

zihnimizde bir düşünce birimi olarak depolarız. İşte bu düşünce birimlerine

KAVRAM denir.

(5)

• Kavramlar somut eşya varlık veya durumlar değil onları gruplandırdığımızda zihnimizde oluşturduğumuz soyut düşünce birimleridir. Kavramları adlandırmak için kullanılan sözcüklere ise TERİM denir. Gerçek dünyada kavramların kendileri değil onları somutlaştırmak için kullanılan örnekler mevcuttur.

• Örneğin insanlar belli bir grup hayvanı belli özelliklerini dikkat alarak kuş şeklinde adlandırır. Gerçek dünyada kuş kavramı somut halde mevcut olmayıp bu kavram insanların zihninde oluşturulur.

• Kavramı somutlaştırmak için dünyada kuş örnekleri bulunmaktadır. Ancak aynı zamanda kavram örnekleri de kendi içerisin de kavram özelliği gösterirler. Bu durum her kavramın alt kavramlara sahip olmasından kaynaklanır.

(6)

• Örneğin kuş genel bir kavramdır. Bu kavramı somutlaştırmak için serçe,

papagan, deve kuşu, penguen, martı, muhabbet kuşu, saka, bülbül gibi

örnekler verilir. Bunlar her ne kadar kavram örnekleri ise de aynı zamanda

her biri birer alt kavram özelliğindedir. Örneğin saka denildiğinde insanların

aklına belli özelliklere sahip kuşlar gelir. Bu yönüyle de saka kuş kavramının

bir alt kavramıdır. Ancak bizim kafesteki saka denildiğinde bu kavramı

somutlaştırmak için verilen bir örnektir ve kavram özelliği taşımaz.

(7)

• Burada verilen örneklere dikkat edilirse aslında birbirleriyle uyumlu birçok özellikler taşımalarına rağmen uyuşmayan özelliklerde taşırlar.

• Örnegin penguen ve deve kuşu uçamamalarına rağmen kuş kavramının örnekleri iken, yarasa uçabilmesine rağmen bir kuş örneği değildir. Bu kavramların bazı istisnai örnekleri olduğunu gösterir. Kavrama dahil bazı türler veya örnekler ise kavramın özelliklerinin tamamına yakınını kapsamına alır. Kavramın bu tür örneklerine ise prototip (ilk örnek) denir. Yani bir kavramı en iyi temsil eden ve onun bütün özelliklerini taşıyan örnek protototiptir.

(8)

• Kavramlar her ne kadar gerçek dünyada onlara verilen örneklerle somutlaştırılsa da gerçek dünyada somut örneği olmayan kavramlarda vardır. Örneğin mutluluk, demokrasi, özgürlük gibi..

• Kavramlar tamamen soyut olan ve anlamı kişiden kişiye değişebilen

kavramlardır.

(9)

KAVRAMLARIN ÖNEMİ

İnsan zihninde eğer gruplandırma veya sınıflandırma oluşturulan kavramlar olmasaydı; Algılanan veya farkına varılan herşey ayrı bir birim olarak zihinleri işgal edecek ve karmaşaya neden olacaktır.

Örneğin bir kütüphanede eğer kitaplar belli bir sınıflamaya göre gruplandırıldığı ve numaralandırıldığı için bir tarama sisteminden kitabın kütüphanedeki yeri kolayca belirlenmekte ve bulunduğu yerden alınabilmektedir. Böyle bir sınıflama veya gruplama olmasaydı bir kütüphanede büyük bir karmaşa yaşanır ve aranan kitabın bulunması çok uzun zaman alabilirdi.

(10)

Kavramlar dilin gelişmesinde de önemli bir role sahiptir. İnsanlar

düşüncelerini dil ile açıklarlar. Yeni öğrenilen kavramlar daha önce

öğrenilmiş veya geliştirilmiş kavramlarla açıklanmaktadır. Bu durum

aslında insan düşünme sürecini işleten malzemenin kavramlar

olduğunun ve bilinen kavramlar yoluyla bilinmeyenlerin açıklanmaya

çalışıldığının göstergesidir. Sonuçta ise yeni kavramlar yapılanmakta ve

bu süreç yaşam boyu devam etmektedir.

(11)

Kavramların insan yaşamına getirdiği kolaylıklardan birisi de iletişim

süreci ile ilgilidir. İnsanlar gerçek dünyada var olan olayları varlıkları ve

nesneleri benzerlik ve farklılıklarına göre belli gruplara ayırarak bu

gruplara belli sözcüklerden oluşan isimler vermektedir. Bu isimler

dünyanın her yerinde herkes tarafından aynı şekilde anlaşılmaktadır. Bu

durum insanların birbirleriyle iletişimlerini son derece

kolaylaştırmaktadır.

(12)

• ÖRNEĞİN Bilgisayar denildiğinde insanların zihninde şekilleri farklı olsa da

işlevsel olarak aynı fikirler oluşur. Buna göre bilgisayar insanların yazı

yazmak, haberleşmek gibi daha pekçok değişik etkinlik gerçekleştirmek

amacıyla kullanabildikleri ve internet üzerinden dünyadaki bütün bilgilere

çok kolay ulaşabildikleri bir cihazdır. Eğer bilgisayar kavramı oluşturulmamış

olsaydı bu cihazı insanlara anlatmak için çok uzun süre konuşmak ve

açıklamalar yapmak gerekirdi. Oysa ki bunlara gerek kalmadan bir tek

sözcük ile anlatılmak istenen karşı tarafa aktarılmaktadır.

(13)

KAVRAM ÖĞRENME

• İnsanlar kavramları ezber yoluyla değil POZİTİF ve NEGATİF ÖRNEKLERİ irdeleyerek öğrenirler.

• Örnegin; bir hayvanın neden kedi olduğunu öğrenmeye çalışırken başka bir hayvanın neden kedi olmadığını da karşılaştırmalı olarak öğrenirler. İster bir hayvan olan kedi kavramının gelişimi olsun, isterse yoğunluk, hacim gibi kavramlar olsun kavram gelişiminde temel süreç aynıdır.

• Kavramlar tanımla öğretilebilecek bilgi parçalari değildir. Bu nedenle kavramların öğretimi konusunda yapılan en önemli hatalardan birisi kavramların sadece tanımla ögretilebileceğine inanılmasıdır.

(14)

• Eğer bu mümkün olsaydı bir kavramın geliştirilmesinde veya daha dar anlamda öğretilmesinde tanımlara bakabileceğimiz bir sözlük yeterli olabilirdi. Bu olamayacağına göre pozitif ve negatif yönleri ile kavramları tanıtma ve farklı kavramları birbirinden ayırma süreci işletilir.

• Daha önce değinildiği gibi kavramlar insanlarda doğuştan itibaren

gelişmeye başlar. Kavramlar geliştikçe bilginin yapı taşları oluşur ve oluşan

bu yapı taşları farklı şekillerde birleştirilerek yeni bilgilerin kavranması veya

zihinde üretilmesi sağlanabilir.

(15)

• Örneğin bütün betonarma binalar genelde aynı maddelerin kullanılması ile yapılır. Ancak bir usta bir malzeme ile 90,100,120 metre karelik evler yapabilir.

• Dolayısı ile önemli olan bir yere kadar temel kavramlar geliştirmek

sonra ise bu temel kavramları ustalıkla benzerlik ve ayrılıklarına göre

kullanılarak yeni bilgiler üretmektir.

(16)

Kavram Geliştirme Süreçleri

1. Genelleme:

 Kavramların geliştirilmesinde kişinin kullandığı önemli zihin süreçlerinden biri  genelleme sürecidir. 

 Kişi kavramlarını çoğu halde sınırlı sayıda gözlem ve deneyimlerden  genellemelere giderek geliştirir. 

 Aynı şekilde önceden tasarlanmış deneylerden bir takım sonuçlar çıkararak  bir genel ilkeye varmak da genellemedir. 

(17)

ÖRNEK:

Çocuk bir tek kuş görmüş olsaydı, kuş  kavramını geliştiremezdi. 

Fakat çocuk birçok kuşu gözledikten sonra  onların ortak özellikleri olan tüylü olmak,  uçmak, yumurtlayarak üremek gibi 

niteliklerden genellemeye varırsa zihninde  kuş kavramı oluşur.

(18)

• Kategoriye dahil olmayacak varlıkları da kategorideymiş gibi düşünmek önemli bir  hata kaynağıdır. 

• Bu tür hataya gereğinden fazla genelleme (overgeneralization) denir. 

• Bu hatanın aksi de olabilir. Bu kategoriye dahil olması gereken bir varlığı dışarıya  bırakmak da gereğinden az genelleme(undergeneralization) olur.

(19)

2. Ayrım (discrimination) Süreci:

Psikologlar bu süreci birbirine benzer iki uyarıcıyı ayırt edip her birine farklı  tepkide bulunma diye tanımlarlar. 

Bu süreç genellemenin aksine, varlıkların ve olayların birbirine  benzemeyen özelliklerini görebilmeye dayanır. 

Turunç, portakal, mandalina gibi meyvelerin ortak niteliklerinden 

genellemeyle turunçgil kavramına ulaşılır.

(20)

3. Tümevarım:

• Özel halleri inceleyerek onlardan genel hale gitme veya sınırlı sayıda deneyimden  genelleme yoluyla sonuç çıkarma sürecine tümevarım (induction) denir. 

• Deneyimlerden tümevarım bir ilkenin öğrenilmesinde kullanıldığı gibi kavram  geliştirmede de kullanılır.

(21)

4. Tanımlama Süreci:

 Kavram geliştirmede kullanılan diğer bir zihin işlemi tanımlamadır. 

 Kavramlar zihnimizde var olan düşüncelerdir, terimler veya benzer sözcükler  kavramlarımızın adlarıdır. 

 Bir kavramı sözcüklerle anlatan önermeye o kavramın tanımı deriz.

 Aslında bilinmeyen bir kavramı tanımlama, onu bilinen diğer kavramlarla anlatma  demektir. 

 Tanımlar da hatalı olabilir. 

 Bir tanım bir kavramı oluşturan kategorinin gerçek elemanlarından birini dışarıya  bırakıyorsa kavramın anlamını daraltır. 

(22)

ÖRNEK:

Penguenleri dışarıda bırakan kuş  tanımı dar olduğu için hatalıdır. 

Yarasaları içine alan bir kuş tanımı ise 

kategoriye dahil olmaması gereken 

bir elemanı kapsadığı için hatalıdır

.

(23)

4. Tanımlama süreci 2:

• Bazı kavramların tanımlamayla geliştirilmesi kolaydır. 

• Örneğin, dik üçgen kavramı kolayca tanımlanabilir. 

• Çünkü bir üçgeni dik üçgen yapan nitelikler (tanımlayıcı nitelikler) ve dik üçgeni diğer  üçgenden ayıran nitelikler (ayırıcı nitelikler) kesinlikle bellidir. 

• Ne yazık ki birçok kavramda tanımlayıcı nitelikler ve ayırt edici nitelikler açıkça  belirlenemez. 

• Böyle hallerde tanımın kapsadığı kategorinin tüm elemanlarını değil, kavrama en çok  uyan eleman tanımlanmaya çalışılır. 

• Yukarıdaki kesimde belirtildiği gibi, kavramlar temsil ettikleri tipik veya en iyi  (prototip) örneklerle tanımlanır.

(24)

5. Tümdengelim Süreci:

Tümdengelim (deduction) genel halden özel hallere inen bir düşünme sürecidir. Bu  süreçte kavram önce değişik yöntem ve tekniklerle verilir. Daha sonra somut 

örnek ve materyallerle ispatlanır.  

(25)

Kavramların Sınıflandırılması

1) Algılanan Kavramlar: Bazı kavramlar insanın dış dünyadan duyu organlarıyla aldığı izlenimler sonucunda oluşur.

 Siyah, aydınlık, küçük gibi sözcükler insanın dış dünya ile etkileşimi sonucunda anlam kazanır.

 Açlık, ağrı, v.b. gibi bazı kavramlar ise, yine duyu organlarından gelen izlenimler yoluyla, insanın kendi içindeki uyarıcıları algılamasıyla öğrenilir.

 Bu tür kavramlara algılanan kavramlar (apprehended concepts) denir.

(26)

2) Betimlenmeli Kavramlar: Dış dünyadaki varlıklarla ve olaylarla doğrudan doğruya  etkileşime giren insan, eşya ve olayların gözlenebilir niteliklerini özetlemeye, 

açıklamaya onlara anlam vermeye çalışır. 

• Bu yolla edinilen kavramlara betimlemeli kavramlar (descriptive concepts) denir. 

• Dış dünyanın varlıkları ve olayları arasındaki ilişkileri açıklayan kavramlar da  betimlemeli kavramlardır. 

• Örneğin; daha hafif, önceden, tepesinde, sözcüklerinin anlamları eşya ve olayların  niteliklerinin karşılaştırılmalarından çıkmıştır.

(27)

3) Kuramsal Kavramlar: Bazı kavramlar insanın dış dünya ile doğrudan doğruya  etkileşimiyle değil, zihin operasyonlarıyla öğrenilir. 

• Örneğin, sıcaklık sözcüğü termometrenin gösterdiği derece diye anlaşılıyorsa, bu bir  betimlemeli kavramdır. 

• Fakat, sıcaklık moleküllerin ortalama kinetik enerjisinin bir ölçümüdür  tanımında  sıcaklık kavramı, kuramsal bir düşünceden (kinetik teori) hareket edilerek kuramsal  bir tanımla açıklandığı için kuramsal bir kavramdır.

(28)
(29)
(30)
(31)
(32)

Kavramların Aşamalılığı

• Bilimde sınıflamanın öğrenmeyi kolaylaştırdığı bilinmektedir.

• Fen bilimlerinin hem konuları, hem de bir konu içinde yer alan kavramları ve ilkeleri aşamalı bir düzenle sınıflanmıştır.

• Örneğin, birkaç çeşit gazın sabit basınçta hacim‐sıcaklık ilişkisini inceleyerek basınç yasasına varılabilir.

• Aynı şekilde değişkenler değiştirilerek incelemeler yapmak suretiyle diğer gaz yasaları çıkarılabilir.

(33)

Kavramlar arasındaki basamaklı sınıflamanın kavranması o alanın bilgilerinin öğrenilmesini kolaylaştırır.

• Öyleyse, her eğitim düzeyinde fen kavramları öğretilirken onların aşamalı sınıflanması da birlikte öğretilmelidir.

• Kavramların aşamalı düzeninin öğrenilmesi öğrencide sınıflama zihin sürecinin gelişmiş olmasını gerektirir.

• Öğrenciler bir üst sınıfın bazı alt sınıfları içerdiğini daha ilköğretimin ilk kademesinde kavrayabilirler

(34)

• Fen bilimlerinin kavramları, bilimin kendi sınıflanışı içinde ve üst düzeylere çıkıldıkça karmaşıklaşan bir düzenle öğretilebilir.

• Öğretim programlarının ve ders kitaplarının geliştirilmesinde de kavramların aşamalılığı dikkate alınarak sarmal program anlayışı benimsenmektedir.

• Bu anlayışla ders kitaplarında kavramlar ve konular öncelik‐sonralık ilişkisine göre verilmekte, öğretim programlarında ise, yeni geliştirilen fen ve teknoloji dersi programında olduğu gibi, aynı üniteler farklı seviyelerde detaylandırılmış içerikle tekrarlanmaktadır.

(35)
(36)

Kavramlar Arası İlişkiler

Fen bilimlerinin içeriğinde yer alan bir çok kavramın birbiri ile ilişkisi vardır.

• Günümüzdeki öğrenme kuramları, öğrenenin ancak yeni öğrendiği bilgileri eski bilgileri ile ilişkilendirmesi sonucunda anlamlı öğrenmelerin gerçekleşeceğini savunmaktadır.

• Öğrencilere yasa, teori veya ilkeleri öğretirken, onları oluşturan kavramların ve bu kavramlar arasındaki ilişkilerin öncelikle öğretilmesi bilgilerin kavranmasını kolaylaştırır.

• Bu nedenle kavramlar arası ilişkiler kurmak öğretim sürecinde önemli bir yer tutar.

(37)

• Öğretim sürecinde bu durumun göz önünde bulundurulması ve yeni verilecek bilgilerle eski bilgiler arasındaki ilişkilerin kurulması veya yeni verilecek bilginin kavramlara ayrılarak ve bunlar arasındaki ilişkiler belirtilerek verilmesi, bilgilerin daha kolay kavranmasını sağlar.

• Fen eğitimi açısından düşünüldüğünde, kavramlar arası ilişkiler genellikle bir bağıntı ile verilir. Örneğin; yoğunluk ve hacim veya yoğunluk ve kütle ilişkisi açıklanırken genellikle

“yoğunluk hacimle ters, kütle ile doğru orantılıdır” denir ve bu d= m/v şeklinde bir bağıntı ile verilir.

(38)

Ağaç ve yaprak kavramlarını dikkate alarak aralarında nasıl bir ilişki olabileceğini düşünelim.

Aklımıza gelen düşünceler yapraklar ağacın parçalarıdır.

• Bazı ağaçlar yapraklarını döker.

• Yaprak ağacın besin yapma organıdır, gibi olabilir.

• Kavramlar arasında çoğu halde çeşitli düzeylerde ilişkiler vardır. İki kavram arasındaki ilişki, son örnekte olduğu gibi, bilimsel bir önerme olabilir.

• Besin yapma ibaresinden hareket edilerek fotosentez kavramına geçilebilir.

• Şimdi sıcaklık ve çözünürlük kavramlarını dikkate alarak aralarındaki ilişkiyi düşünelim.

• Şüphesiz, birbirinden farklı birkaç ilişki bulabilirsiniz, fakat önemli olan çözünürlüğün sıcaklıkla değiştiği düşüncesidir.

(39)

a. Eşitlik: İki kavramdan her biri diğerinin bütün elemanlarını kapsıyorsa, bu iki kavram arasında eşitlik vardır. (Canlı ‐ Beslenen)

(40)

b. Ayrıklık: İki kavramdan hiçbiri diğerinin hiçbir elemanını kapsamıyorsa, bu iki kavram arasında ayrıklık vardır. (Deve – Kuş)

(41)

c. Tam girişimlilik:

İki kavramdan sadece biri diğerinin bütün elemanlarını kapsıyorsa bu iki kavram arasında tam girişimlilik vardır. (Çiçek – Lâle)

(42)

d. Eksik girişimlilik:

İki kavramdan her biri diğerinin bazı elemanlarını kapsıyorsa bu iki kavram arasında eksik girişimlilik vardır.

(43)
(44)

KAVRAM ÖĞRENİMİ:

• Öğrenmeyi açıklamak üzere ortaya atılan kuramlardan yapılandırmacı öğrenme kuramı, öğrenenin yeni bilgilerini eskileri üzerine yerleştirdiğini ve bu nedenle öğretim süresince, eski kavramlarla yeni kavramların ilişkilendirilmesi gerektiğini savunmaktadır.

(45)

• Kavramlar düzeyinde öğretim yapılmasının diğer gerekçeleri;

1‐ Günümüzde kalıcı öğrenmenin işlemsel değil kavramsal olduğu kabul edilmektedir.

2‐ Öğrenci bilgilerini karşılaştığı yeni durumlara uygulayabilirse öğrenmiş sayılır.

3‐ Öğrencinin önbilgileri ciddi etkiler yapmaktadır. Oluşabilecek yanlış anlamalar bu  şekilde önlenebilmektedir.

4‐ Bilimin ve araştırmaların gelişmesiyle hergün yeni bilgiler keşfedilmektedir. Herşeyi öğrenmek mümkün olmadığı için kavramsal olarak temel bilgiler kazanmak daha önemli  hale gelmiştir.

5‐ Sınıfta farklı düzeyde öğrenciler olduğu için kavram öğretimine önem vererek uygun bir  öğretim planı yapılabilir.

6‐ Kavram öğretiminde basitten karmaşığa doğru bir sıralama vardır.

(46)

• Kavram öğretiminde geleneksel yöntem ve yeni yöntem olarak iki yaklaşımdan  faydanılmaktadır.

• Geleneksel yöntem;

1‐ Öğrenciye kavram ifade eden sözcüğü vermek, 2‐ Kavramın sözel bir tanımını vermek,

3‐ Kavramın tanımlayıcı ve ayırt edici niteliklerini belirtmek,

4‐ Öğrencinin kavrama dahil olan ve olmayan örnekler bulmasını sağlamak,  gibi amaçlarla öğretim yapar.

(47)

• Birçok kavramda kesin sözel tanımlar yapılamadığından geleneksel yöntem öğretmede yeterince etkili değildir.

• Yeni yöntem; Öğrencinin örneklerle bir genellemeye ulaşmasını sağlayan yöntemdir.

Öğrenci doğru genellemeye ulaştıktan sonra kavrama dahil olan veya olamayan örnekler üzerinde ayırt edici özellikleri bulması ve bu yolla gereksiz genellemeyi önlemesi sağlanır.

(48)

KAVRAM ÖĞRENİMİNE YARDIMCI GRAFİK MATERYALLER

• Kavramların soyut nitelik taşımaları hem öğrencilerin kavramları zihinlerinde canlandırmaları zorlaştırmakta hem de öğretenlerinde sorun yaşamasına neden olmaktadır.

• Çünkü hangi yaş grubu olursa olsun, insanların soyut kavramları zihinde canlandırması zordur.

• Bu amaçla yardımcı grafik materyalleri geliştirilmiştir.

• Bunlar;

— Anlam çözümleme tabloları (AÇT)

— Kavram ağları (KA)

— Zihin haritaları (ZH)

— Kavram haritaları (KH)

— Bilgi haritaları

(49)

ANLAM ÇÖZÜMLEME TABLOLARI (AÇT)

• Anlam çözümleme tablosu, varlıkların veya nesnelerin özelliklerin sınıflandırması amacıyla öğrencilerin de katıldığı bir etkinlik ile, iki boyutlu olarak gerçekleştirilen tablolardır.

(50)

ÖZELLİKLER

MADDE KATI SIVI  GAZ SERT YUMUŞAK RENKLİ GEÇİRGEN

CAM X X X

PAMUK X X X

SU X X X

TAŞ X X X

HAVA X X X

ŞEKER X X X

TUZ X X X

(51)

ÖZELLİKLER

MADDELER TURNUSOLU 

KIRMIZIYA ÇEVİRİR

TURNUSOLU 

MAVİYE ÇEVİRİR TADI EKŞİ TADI ACI ASİDİK  BAZİK

DİŞ MACUNU X X X

KABARTMA TOZU X X X

HAM ELMA SUYU X X X

ÇAMAŞIR SUYU X X X

LİMON X X X

SABUN X X X

SİRKE X X X

(52)

Kavram Ağları (KA)

• Kavram ağları, öğrencilerin izlenimlerini, düşüncelerini ders kitabı, dergi, ansiklopedi vb. öğretim araçlarındaki kavram ve ilkelerle uyumlu bir biçimde sergileyen bir grafik araçtır.

(53)

• Semantik ağ da denilen bu yöntem, anlamlı öğrenme sağlamaktadır.

• Yeni konuyla eski konular arasındaki bağlantıların bir grafik üzerinde gösterilmesidir.

• Kavramları gruplamada ve böylece daha üst kavrama ve düşünme düzeyine ulaşmada etkilidir.

(54)

Öğrencilerde ;

• Önceki bilgileri harekete geçirir.

• Yeni kavramları geliştirir.

• Kavramlar arası yeni ilişkiler bulmayı sağlar.

• Kavramları yeniden düzenler.

• Zihin etkinlikleriyle, 

yazılı metinleri daha iyi anlamaya yardımcı olur.

(55)

Kavram ağı nasıl oluşturulur?

Öğretmen, anlatacağı bir konuya merkez oluşturması için tahtaya bir sözcük yazar  (Ör; Maddenin halleri).

Öğrencilerin bu kavramla ilgili sözcük bulmaları istenir ve bu kavramlar tahtaya yazılır  (uçucu, yoğun, sıkıştırılabilir..)

(56)

• Öğrenciler bu sözcükleri anlam ve ilişkilerine göre gruplar. 

• Her kümenin en az bir sözcük içermesi gerektiği hatırlatılır.

• Sözcük öbekleri belirlenip tahtaya yazıldıktan sonra öğrencilerden her gruba bir ad  bulmaları istenir. 

• Küme adları tartışıldıktan sonra çizelge oluşturulur.

(57)

(58)
(59)

Zihin Haritaları

Beyine yol gösteren anahtar kelimelerle birlikte ilişkiler ve kavramları bir arada sunan, bilgiyi temsil eden ve sınıflandıran tekniklerden biridir.

(60)

Zihin Haritası Örneği

(61)

• Zihin haritalama tekniğiyle beyin kısa sürede bağlantılar kurabilmekte ve verimli bireysel organizasyonu gerçekleştirebilmektedir .

(62)

Geliştirilmesi aşamasında;

• Merkezi oluşturacak bir kavram tahtaya yazılır ve çember içerisine alınır.

• Bu ana kavramla ilgili öğrencilerin akıllarına gelen sözcükleri söylemeleri istenir.

• Birden fazla merkezi kavramı olan haritalarda ise aralarındaki ilişki çizgiyle ifade edilir.

• Önemli düşünce veya kavramların vurgulanması için renkler ,şekiller, resimler kullanılabilir.

(63)
(64)

Referanslar

Benzer Belgeler

 Çocuklarda ilk daimi diş genellikle 6 yaşında ve süt azılarının Çocuklarda ilk daimi diş genellikle 6 yaşında ve süt azılarının gerisindeki boşluktan süt

Böylece tarım alanlarında yağış, buharlaşma, yüzey akışı, infiltrasyon, taban suyu düzeyi, toprak yapısı, topografya ve yeterli bir drenaj sisteminin

Yedi harfi, Kur’ân’ın ilk muhatapları ve kurucu nesil olan sahabeye anlam merkezli okuma ruhsatı olarak anlamak en uygun yorumdur.” İkinci olarak bu kavramdan hangi mananın

• Bağımsız değişkene bağlı olarak değer alan değişkendir – Bir başka değişkene bağlı olan, etkilenen değişken Bağımsız değişken  Bağımlı değişken.. Sigara

• Ferdinand de Saussure göstergebilimi, göstergelerin toplum içindeki yaşamını inceleyen bilim dalı olarak tasarlamıştır (Guiraud, 1994: 17) ve Genel Dilbilim Dersleri

 Değerler, bir insanın hangi arzu ve isteklerinin kabul edilebilir. ya da kabul edilemez olduğunu belirleyen fikirler/inançlar ve

ve genellikle çevre-okul ilişkileri, öğretmenin toplumsal görevi, okulun toplumdaki yeri, okul etkinliklerine biçim veren toplumsal etkenler vb. konular üzerinde inceleme

Radyo kavramını, Radyonun icadını ve gelişimini, Türkiye’de radyonun doğuşu ve gelişimini, Radyonun çalışma prensibini, Radyo yayın sistemlerini, Radyo stüdyosunu,