Kitle iletişim alanında yapılan çalışmaların sınıflandırılması ve dönemleştirilmesi
-Berolson(1959)
1) 1930’ların başlarında Lasswell’in temsil ettiği siyasal yaklaşım
2) 1930’ların sonlarında Lazarsfeld’in temsil ettiği alan araştırması yaklaşımı 3) 1930’ların sonlarında Lewi’in temsil ettiği küçük grup yaklaşımı
4) 1940’ların başlarında Hovland’ın temsil ettiği deney yaklaşımı
-D.M.White (1964) 1) Psikologlar 2) Sosyologlar 3) Siyaset bilimciler
4) Uluslararası ilişkilerde çalışanlar
5) Gazetecilik ve iletişim okullarındaki araştırmacılar.
J.Klapper(1960) Kitle İletişimin Etkileri adlı çalışmasında;
Değiştirici etkiden çok pekiştirici etkinin daha baskın olduğudur.
Kitle iletişimin varolan koşulları pekiştirme etkisinde;
Önyargılara, ilgili süreçlere bağlı secicilik, grup normları, kişilerarası ilişkiler, kanı önderliği, serbest piyasa toplumunda araçların mahiyeti gibi başka dolayımlayıcı etkenlerin de devreye girmesi
McQuail (1977) KİA etkilerini üç döneme göre sınıflandırır:
1) Güçlü etki dönemi: Ondokuzuncu yüzyılın sonundan 1930’lara kadar süren birinci aşama: KİA Avrupa ve Kuzey Amerika’da görüş, inanç ve davranışları etkileyen hatta siyasal sistemleri bile belirleyebilen önemli bir güç olarak görülmektedirler
2) Sınırlı etki dönemi: 1940’lardan 1960’ların başlarına dek uzanan ikinci aşamada ise ABD’de yapılan ampirik araştırmalar KİA doğrudan etkilerinin az olduğu ortaya koyuyordu.
3) Uzun vadeli etki dönemi: 1960’ların sonlarından itibaren girilen Üçüncü aşamada ise kitle iletişim araçlarının uzun vadeli etkileri üzerine yoğunlaşılıyor ve araçların etkili olduğu sonucu çıkıyordu.
Kitle iletişimin sanıldığı kadar etkili olmadığını ileri süren araştırmalar Davranışçı
İşlevselci
Liberal-plüralist olarak değerlendirilmekte;
Başat /hakim paradigma (Gitlin,1978) olarak anılmaktadır.
X
Eleştirel Paradigma
Lazarsfeld-Adorno karşılaşması
-Yönetsel-eleştirel -Ampirik-eleştirel -Ampirik-kuramsal -Anadamar-eleştirel
-Liberal-çoğulcu-radikal Marksist
Lazarsfeld’e göre:
Yönetsel araştırma özel ya da kamusal belli kurumların hizmetinde yürütülen çalışma Eleştirel araştırma ise, toplumsal sistem içinde KİA’nin rolünü belirlemeye çalışan araştırmadır.
Dominant paradigma,
Bunlardan ilki niceliksel tekniklere ağırlık veren, işlevselci ve etkiye odaklanan bir çalışmalar öbeğidir. Liberal dünya görüşünün belirlediği dominant paradigmaya göre, Liberal/çoğulcu toplum ideali esastır. Çoğulcu/liberal toplum değerlerini korumak üzere medya işlevsel olarak kullanılır. Toplumsal değerlerin denetimi sözkonusu olduğu için doğrusal/çizgisel mesaj akışı onaylanır. Medyanın etkileriyle ilgili olarak grup ilişkileri öne çıkarılır ve kantitatif araştırma yöntemi ile etkiler ölçülür.
Alternatif Paradigma ise;
Felsefi vurguya ağırlık veren Marksist yapısal bağlama ve kontrol meselesine odaklanan çalışmalardır.
Öncelikle toplumsal değerleri sorgulayarak işe başlar ve liberal/çoğulcu toplum idealini mutlak hedef olarak kabul etmez Doğrusal mesaj aktarımına karşı çıkar.
Teknolojinin ve mesajların belirlenimci kullanımına karşı çıkar. Kültürel farklılıkların önemsenmesi ve bu farklılıkların ortaya çıkartılması için disiplinlerarası bir metodoloji arayışındadır. Kuşkusuz toplumsal eşitsizlikler incelenir.
Paradigma kelimesini, bilim tarihinin yardımı olmaksızın, geniş anlamıyla kullanarak,
(a) bir dalda belirli araştırma alanlarını önemli diye tanımlayan, (b) az ya da çok farklı bir metodoloji uygulayan ve
(c) farklı bir takım sonuçlar üreten ve daha önemlisi farklı olarak kabul edilmeye başlayan bir düşünce eğilimini belirlemek kullanıyoruz.
Bu anlamda bir paradigma, sadece üreticilerince değil, tüketicilerince de, başlıca bir bakış açısı olarak yerleşmesini sağlayan meslekçe de kurulur.