• Sonuç bulunamadı

Plasenta ilaçların basit difüzyonla geçmesine çok elverişli olan bir yapıdır

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Plasenta ilaçların basit difüzyonla geçmesine çok elverişli olan bir yapıdır"

Copied!
2
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

İLAÇLARIN TERA TOJEN ETKİSİ

Prof. Dr. Suna DURU(*)

İlaçlar ve diğer kimyasal maddeler gebe kadınlar tarafından alındığında

plasentadan fötal dolaşıma geçerek fötusta deformasyonlara sebep olurlar. Bu duruma teratojenis adı verilir. Plasentadan fötusa geçemeyen ilaçlar ön-terato- jen sayılırlar; bunların kendileri değil, fakat vücutta oluşan metabolitlerinden biri veya birkaçı teratojen etkiye sahiptir. Teratojen metabolit genellikle anne gerçekte bir engel sayılmaz. Sanıldığından çok sayıdaki ilaç veya metaboliti pla-

sentayı aşıp fötus dolaşımına geçtikten sonra fötus dokusundaki enzimler tarafın­

dan oluşturulması da mümkündür.

Plasenta ilaçların basit difüzyonla geçmesine çok elverişli olan bir yapıdır;

gerçekte bir engel sayılmaz. Sanıldığından çok sayıdaki ilaç veya metaboliti pla- sentadan fött.ısa. geçer. Lipid/su partisyon katsayısı yüksek ve ufak moleküllü olan bileşikler, diğer biyolojik membranlar gibi plasentayı da kolaylıkla aşarlar.

İlaçlardan ve diğer kimyasal maddelerden başka, X-ışınları, atomik patla- ma sonucu oluşan ışınlar ve travma gibi fiziksel etkenlerin ve kızamıkçık virusu ile liposakkarid ·salgılayan bazı bakteriler gibi infeksiyon etkenlerinin de terato- jen etkisi vardır.

Teratojen etkenler genellikle fötusun somatik hücrelerinde bozukluk ya- parlar; bu bozukluğun mutajen veya kanserojen etkinin aksine mutlaka çekir-

değin genetik materyal bozulmaksızın deformasyon husule getirir. Teratojen ilaç-

ların çoğu mutajen veya kanserojen etki göstermezler. Ayrıca, teratojen etkenin fötusun üreme hücrelerinde genetik bozukluk yapması da olağan değildir. Bun- dan dolayı teratojen etki fötustan oluşan bireye münhasır kalır, genellikle kalıt­

sal değildir ve gelecek kuşaklara geçmez.

Bebeğin deformasyonlu doğması, ilacın embriyo ve fötus üzerindeki toksik etkisinin bir kademesini oluşturur; bazen ilaç, türüne ve dozuna bağlı olarak, zigot ve bundan gelişen embriyo üzerindeki kuvvetli toksik etki yapar ve onu imha eder. Ölen zigot veya embriyo rezorpsiyonla ortadan kalkar. Diğer bir alternatif durum, ilacın gebeliğin daha ileri döneminde embriyo veya "fötusta

canlılıkla bağdaşmayacak derecede bir bozukluk yapıp düşüğe sebep olmasıdır

bazen de teratojen ilaç, ufak dozda verilmesi halinde olduğu gibi fötusun ömrü- nün kısalmasına yol açan bir bozukluğa sebep olur. Bunun sonucu bebek miya-

dında veya miyadına yakın olarak ölü doğar. Ayrıca, canlı doğan deformasyonlu

c•ı H.Ü. Eczacılık Fakültesi Analitik Toksikoloji ve Bromatoloji Bilim Dalı Başkanı 11

(2)

bebeklerin yaşama süresi de genellikle kısıtlıdır. Bunlardan perinatal ölüm nisbeti oldukça yüksektir. Teratojen etkisi zayıf ve bu bakımdan nisbeten selim olan bir ilaç, deformasyonlu doğan bireyin uzun süre yaşamasına olanak verebilir. Böyle bir ilaç, fötal toksisitesi çok fazla olan ilaçlara göre' daha önemli bir sorun teş­

kil eder. Nihayet toksik ilaç teratojen etki yapamayacak kadar ufak doza ve-

rilmiş olabilir; bu durumda anne gerçekte teratojen olçırak bilinen bir ilacı al-

ınış olmasına rağmen, yeni doğan normal olabilir.

İlacın teratojen özellik göstermesinde önemli olan bir diğer nokta da gebe-

kadın yani' erişkin kişideki toksitesi ile fötal toksisitesi arasındaki farktır. Eğer

bir madde teratojen etki yaptığı dozlarda erişkinde bariz toksik etkiler gösteri- yorsa böyle bir. bileşiğin ilaç olarak klinik kullanışına girme şansı olmaz ve te- ratojen etkisinin insan sağlığı yönünden pratik bir önemi bulunmaz.

Embriyonun gelişme d?nemlerine göre teratojen etkiye duyarlığın değişmesi.

İnsan embriyosu gebeliğin ilk üç ayı zarfında ilaç ve diğer teratojen etkenlere

hassastır. Bu dönemin ötesinde gerek kimyasal etkenler ve gerekse diğer etken- ler önemli bir deformasyon yapmaksızın, sadece embriyonun genel gelişiminde

gerilik, bir organın gelişmesinde gerilik veya fonksiyon bozuklukları oluştura­

bilirler. Başka bir deyişle her bir deformasyon türü için, kritik bir periyod söı;

konusudur. Bundan dolayı gebeliğin bu döneminde alınan belirli bir ilaç, alın­

dığı güne göre farklı yerlerde deformasyon yapar.

1. Teratojen Etkisi Bilinen İlaçlara Örnelder

Anabolik steroidler, Androjenler, Difenilhidantoin, Progestronlar (oral), Sigara içme, Tetrasiklinler, Kızamık aşısı, Su çiçeği aşısı, Yüksek doz Vit A Yük- sek doz Vit D, Aminc;ıptenin, Dietilstil bestrol, Metotraksat, Talidomid.

il. Doğuma yakın kullanıldığında· Teratojen etkisi bilinen ilaçlara örnekler Genel anestezi (yüksek doz), Kloramfenikol, Hipnonikler, Opiyatlar (Heroin, morfin), Fenotiazinler, Reserpin, Sulfamid-uzun tesirliler.

Prof. Dr. Oğuz Kayaalp'in Rasyonel tedavi yönünden tıbbi farmalcolojik kitalıının ı. cildinden alınmıştır.

12

Referanslar

Benzer Belgeler

Ergenlik öncesi stimülanlara kronik maruziyetin beyin yapı ve işlevinin beklenen gelişimini değiştirerek erişkinlikte farklı bir topografiye yol açabileceği ileri

Salvatore Mascia ve ekibinin yaptığı çalışmalar sonucunda iki günden daha az bir sürede istenilen dozajlarda ilaç etken maddeleri üretebilen ve bunları çeşitli formlarda

fiehir efsanelerini mitolojik efsane- lerden ay›ran özellik, olay›n, anlat›c›n›n yak›n bir arkadafl›n›n bafl›ndan geçmifl olmas›d›r.. De¤ilse bile olay›n

Çalışmada dört adet tek yıllık yonca (Medicago L. spp.) tür ve varyetesinde çiçeklenme gün sayısı, doğal bitki boyu, ana sap uzunluğu, yeşil ve kuru ot verimi, ham

The proposed scheme involved in definition of data model with Incident Object Description Exchange structured information format.. The structured information is

Humingi po ako ng out on pass slip, hindi po naaprobahan” (We have rules here that is the “Out on Pass” That means you go out from the center temporarily then you go back

Korkuyorum, çünkü, belki O’na demişlerdir ki rakip holding organik tarım sektörünü kapılamış durumdadır.. Korkuyorum, çünkü, belki O’na demi şlerdir ki

Polar bir fonksiyonel grup kazandırma, hidroksilasyon reaksiyonlarında olduğu gibi moleküle yeni bir fonksiyonel grup katmak veya var olan bir fonksiyonel grubu değiştirmek