؟ٌةَّيِوَْنَ ُسِراَدَم اَنَلَأ
1 DİL EKOLLERİ َهَذَف "ةَسَرْدلما" ُةَمِلَك َنَِرْصَع في َينسِراَّدلِل َلاَح ْدَقَل َّنإ .َمْلِعلا يِضْرُ ي لا ْدَق ًابَهْذَم اَِبِ اوب "َةَمِلَكلا" ِهِذَه اَهَلَمْعَ تْسا ًةَّيِيخِرَتَ ًةَمِلَك اَهاَنْ فَرَع ْدَق َةَّيِبَرَعلا لما لما َكَِلذ نِم َناَكَف ْمِِتِهَِراَضََح ِروُصُع في َنومِلْسْ ُةَّيِماَظِ نلا ُةَسَرْد ْدلماَف ،ىَرْخُأ ٍراَصْمَأ في ُةَّيِماَظ ِنلا ُسِراَدلماَف ،َداَدْغَ ب في اَّشَّلا ِدلاِب ُسِراَدَمَوَ ُةَّيِرِصْنَ تْسْلما ُةَسَر َرْصِم ُسِراَدَمَوَ ِم َس في ىَرْخُلأا ُسِرَدلماَوَ اَدلما هذَهَوَ .ِةَّيِملاْسلإا ِدلاِبلا ِرِئا َّلاُط اَهْ يلإ ُبِسَْتْ نَ ي ٌةَّيِقيقَح ُسِراَدَم ُسِر ِمْلِعلا ُب .َةَفِلَتْخلما َمولُعلا َنوُسُرْدَيَ ف اَم لىإ َنوعَّلَطَتَ ي ُبَرَعلا َراصَف ُثيدَلحا ُرْصَعلا َءاَج َُّثُ َفِراَعَموَ ٍمولُع نِم َينيِبْرَغلا َدْنِع دقوَ ، َوَ اوَدَج لماوَ ِفولْألما "ةَسَرْدلما" ِلاَمْعِتْسا في اوَزَوَاََتَ َينيِبْرَغلا َّنأ ِكلا ُةسَرْدلما ًلاَثََم ْمِهْيَدَل ْتْناَكَف ِفوَرْع في ُةَّيِكيسلا َّرلا ُةَسَرْدلماوَ ،ُةَّيِكيِتْناَموَُّرلا ُةَسَردلماوَ ِ نَفلاوَ ِبَدَلأا َّيِعيبَّطلا ُةَسَرْدلماوَ ُةَّيِزْم .اذه ُْيَْغوَ ُة َمِلَك في ُنَْنَ ِهيِنْعَ ن اَم ُةَّيِبْرَغلا ُسِراَدلما هذه ِنِْعَ توَ لما ِ يِملاْسلإا ِهْقِفلا ِبِهاذَمَك "بِهاذَم" ِة ِةَفوَرْع وَ ِ يِعِفاَّشَّلا ِماملإا ِبَهْذَموَ َةَفينَح ِبِأ ِماملإا ِبَهْذَم ِوَْنَ ِبِهاذَموَ ِةَّنُّسْلا ِلْهأ ِبِهاذَم ِرِئاس َعيِ شَّلا ِة َقيرَط ِبِهاَذلما هذه نِم ٍبَهْذَم ِ لُكِلوَ .ِ يِرَفْعَلجا ِبَهْذمْلاَك َلِئلاَدوَ ٍ صاَخ ٍرَظَن ىلَع ُموقَت ٌةَّصاَخ ٌة َخ .ٍةَّصا َنَْرَشَأ تيلا ِ نَفلاوَ ِبَدلأا في َينيبْرَغلا ُسِراَدَم اذه ُلْثَِموَ ِعاوَق اََلَهَ ٌةَّصاَخ ُبِهاذَم َيِهَف ،اهْيلإ اَهُد في ِفَلاِتْخِلاا َّلُك ُفِلَتَْتَ تيلا ُةَّصاَلخا اَهُسُْسُأوَ اَُلَهَوصُأوَ ِهذِلَهَ اوَراَعَ تْسا دَقوَ .ىَرْخُلأا نَع اهنِم ٍ يَأ ِبِهاذلما " َةَمِلَك School " " وَأ ِةَّيِزيِلِكْنلإا Ecole ِئاَظَن ْوَأ ِةَّيِسْْنَرَفلا " .ِةَّيِبْرَغلا ِتاَغُّللا ِرِئاس في ا ِهِِر ْخَلأاوَ َينيبْرَغلا نَع ُذ وَ ٍ قَِبِ ِذْخلأا اذه في ُعِفَدْنَ ن ْدقوَ ،ٌعِتُْمُ ٌفيرَط َنَِرْصَع ِفي لا لىإ ِةَباَجِتْسِلاا ىلَع ًاصْرِح ٍ قَح ِْيَْغِب ِةَّجُِبِ ِرْصَع ْجَّرلاوَ ِدومُلجبا ُسِرا دلا َمَصوُي ْنأ نِم ًازاََتَْحاوَ "ِةَرَصاَعلما" ِلَذ ِوَْنَوَ ِةَّيِع َّ تلا" نِم ُعُْوَّ نلا اذهوَ .َكَ ُلِمَْيَ ْدق "يِ قَل .ِمْلِعلا ىلَع َمْيَّضَلا َعُوَرُفلا ُّسََيَ هنِم ٍيْسَْي ٍءْيَش في ِلِئاوََلأا ِفلاِتْخاوَ ِوْحَّنلا ِمْلِع نِم ِثوَُرْولما لىإ اَنُ باَحْصَأ َرَظَن :ُلوقأ َوَْنَ ِيْعَّسْلِبا اُذَخَأَف ، ِلوصُلأا نِم ُبُرْقَ ي لاوَ ِلِئاوََلأا ىَدَل َعُاَش اَم َي ِدَؤُ تِل "سِراَدلما" َظْفَل اوَذَخَأَف "ةَرَصاَعلما" داَدْغَ ب ُةَسَرْدَموَ ةَفوُكلا ُةَسَرْدَموَ ةَرْصَبلا ُةَسَرْدَم :َكَِلَذ نِم َناَكوَ ."قِئاَرَط" ْوَأ "بِهاَذَم" ِلاَمْعِتْسا نِم ، في ٌةَسَرْدَم ْمَلَهَ َناَكَف َنوَُرَخآ َعَّسَوَ توَ في َينيِماَّشَّلا ُةَسَرْدَم َكَِلَذ نِموَ ِ يِملاْسلإا َِلَاَعلا ِناَدْلُ ب نِم ٍدَلَ ب ِ لُك َ تْسَأ لاوَ .َين يِسُْلَدْنَلأا ُةَسَرْدَموَ ِبِرْغلماوَ َسُنوُت في ٌةَّيِقيرْفِإ ُسِراَدَموَ ،َين يِرْصِلما ُةَسَرْدَموَ ،ِوْحَّنلا ْنأ ُدِعْب َغُلْ بَ يب
-
صَّنلا ُتاَدَرْفُم
اَلَح
Hoşuna gitmek, tatlı gelmek :
يِضْرُ ي
Razı/hoşnut ediyor : راَصْمَأ
Büyük Şehirler : لىإاُبِسَتْ نَ ي
Katılmak, dâhil olmak :
اُثيدَلحا
Modern, yeni :
اُعَّلَطَتَ ي ا لىإ
Göz dikmek, dikkatlice bakmak :
اَزَواََتَ Aşmak, geçmek : اُفولْألما Alışılmış, bilinen : ا نَفلا Sanat : لما اُةَّيِكيِتْناَمو رلااُةَسَرد Romantizm ekolü : اُةَّيِزْمَّرلااُةَسَرْدلما Sembolizm ekolü : اُةَّيِعيبَّطلااُةَسَرْدلما Naturalizm ekolü : ىلَعاُموقَت
Dayanır, temel alır :
اَلِئلاَد Deliller, kanıtlar : ا سُسُأ Esaslar, temeller : اَراَعَ تْسِا Ödünç almak : اُرِئاَظَن
Benzer, denk şeyler : ا فيرَط
İlgi çeken, yeni :
ا عِتُْمُ
Hoş, eğlenceli, zevkli, ilginç : اَ ي اُعِفَدْن Atılmak, girişmek : اُةَباَجِتْسِلاا ا لىإ Ayak uydurmak : اِا ا ازاََتَْح ا نِم Sakınarak, çekinerek : اُمَصوُي Suçlanmak, damgalanmak : اُدومُلجا
Donukluk, esnek olmama :
اْجَّرلا اُةَّيِع
Tepkisellik, reaksiyonizm :
يِ قَلَّ تلا
Telakki, öğrenme, elde etme : اُمْيَّضلا Zarar, haksızlık : اُثوُرْولما Miras : اوَلأا اُلِئا
Atalar, dedeler, öncekiler : ا سََيَ
Dokunmak, değinmek : اُعورُفلا
Furû, tâli meseleler :
اَعَّسَوَ ت Sürdürmek,ileri götürmek : اَي اُدِعْبَ تْس Uzak/imkânsız görmek : ىَوَلها
Heva, istek, arzu :
انِم اِليبَق
Kabilinden, böyle : اَّلَظَأ
Korumak, himâye etmek : اُرِداَصَم Kaynaklar : اُةاَح نلا ا Nahivciler : اُدَّيَؤلما Desteklenmiş, sağlam : ا اعاََسَ İşitilerek, semâen : ا ديِكَأ
Sağlam, şüphesi olmayan : اَفْوَ تْسِا
İçine almak, içermek, ele almak : ا
ا ةَمِئاَق ا ىلَع
Dayalı, temel alan :
ا ةَعِ سَوَ تُم
ج
–
ِّصّنلا نع ُةلئسلأا
١ – في ِةَّيِماَظِ نلا ِسِراَدلما ُروََد اَم يِملاسلإا َلَاَعلا ِدلاِب َّتََّش ؟ ٢ – رَغلا َلَمعَتسِا َفيَك "ةَسَردلما" َحَلَطصُم َنوي يِب ؟ ٣ – ِرِضاَلحا نَِرصَع في َين يِبرَغلا نَع ِذْخَلأا ُةَّجُح اَم ؟ ٤ – َينَب ٌّمَتَ ٌقُباَطَت َكانُه لَه "بِهاذلما" َينبوَ "ِةسردلما" لامعِتسا ؟ ٥ – يِملاسلإا َلَاَعلا في "سِرادلما" ُلاَمعِتسا َعَّسَوَ ت َفيَك ؟ ٦ – ِنِعَت اذام ِةَيَدَقلا ِبُتُكلا في "َين يِداَدغَبلا" ُةَرابِع ِفِ لَؤلما ِلوَق َبَسَْح ؟ ٧ – ؟ ِسيِسَتَ في َنوُّيِرصَبلا َدَمَتعا َمَلاَع ؟مِهِو َنَ ٨ – مَك ِةَّيِوحَّنلا ِسِرادلما ُدَدَع ِساَنلا ِضعَب ِرَظَن في ؟ ٩ – َين يِوحَّنلا ُءاَسَأ اَم َين يِداَدغَبلا َنيذلا َت ِبُتُك ُضعَب مُهنَع َثَّد ِوحَّنلا ؟ ١٠ – َفِراعلماوَ ِمولعلا نِم َين يبرَغلا َدنِع اَم لىإ َنوعَّلَطَتَ ي ُبرَعلا َحَبصأ َفيَك ؟د
–
ةَّيِوَْنَ تاَظَحلاُم
:
ُءاسملأا
ُةلوصولما
-٢
Birinci derste, çekimli ism-i mevsulleri ele almıştık. Bu dersimizde ise çekimsiz olanlar işlenecektir. Bunlar, dişil-eril-tekil-ikil-çoğul tüm şahıslar için kullanılan ( ْنَم) ile, yine dişil-eril-tekil-ikil-çoğul tüm nesneler için kullanılan (اَم) ism-i mevsulleridir. Bunların dışında başka ism-i mevsuller de bulunmakla beraber, günümüzde en sık kullanılanlar dikkate alınmıştır. Birinci derste çekimli ism-i mevsuller konusunda söylenen hususlar burada da geçerlidir. Ancak birinci gruptan farklı olarak, bu grupta yer alan ism-i mevsûller cümlede sadece aslî görev üstlenebilirler, başka bir ögenin sıfatı olarak gelemezler. Örnek:
" اَم ىَقْ بَأوَ ٌْيَْخ ِالله َدْنِع " اَنْمِهَف اَم ُلُجرلا ُهَلاَق " ِساَّنلا َنِمَوَ نَم ٍفْرَح ىَلَع ََّللَّا ُدُبْعَ ي "
Birinci cümledeki ism-i mevsul cümlenin mübtedası; ikinci cümledeki mefulü; son cümlede yer alan ism-i mevsul ise, haberi öne geçmiş isim cümlesinin mübtedayı muahharı konumundadır.
Yeri gelmişken, bu iki ism-i mevsûlün başka anlam ve görevleri olduğunu hatırlatalım. Örneğin ( ْنَم), ism-i mevsul görevinin dışında soru ismi ve şart edatı olarak da kullanılmaktadır. (اَم) ise çok daha zengin bir kullanım alanına sahiptir. Konumuzla doğrudan ilgili olmadığı için bu kullanımlarıyla ilgili ayrıntılara girmeyeceğiz.
Konuyu sonlandırmadan önce, ism-i mevsullerin çevrilmesiyle ilgili birkaç hususa değinmek faydalı olacaktır. Daha önce ifade edildiği gibi, tek başlarına bir anlamı bulunmayan ism-i mevsuller için, cümle içindeki konumlarına göre standarda yakın bir çeviri yönteminden bahsedilebilir. Şöyle ki, ism-i mevsulden sonra gelen kelime fiil ise (yani sıla cümlesi fiil ile başlıyorsa), bu durumda “-en, -an, -in, -im” şeklinde çevrilir. Örnek:
Şayet, ism-i mevsulden sonra gelen kelime zarf veya harf-i cer ise, bu durumda “-ki” olarak çevrilir. Örnek:
تيلا َ بلا َماَمَأ . ِتَِراَيَس َيِه ِتْْي .” benim arabamdır ki Evin önünde “
ه
–
ُليِلَْتَ
ِّصَّنلا ِلَُجُ ِضْعَ ب
١ – ْ فَرَع ْدَق َةَّيِبَرَعلا "َةَمِلَكلا" ِهِذَه َّنإ ْمِِتَِراَضَح ِروُصُع في َنومِلْسلما اَهَلَمْعَ تْسا ًةَّيِيخِرَتَ ًةَمِلَك اَهاَن .Nevâsih, yani başına geldikleri cümlenin irabını değiştiren edatlardan ( َّنإ) ile başlayan cümlede, ( ِهِذَه) ism-i işareti ( َّنإ)’nin ismi, haberi ise (اَهاَنْ فَرَع ْدَق) ile başlayan fiil cümlesidir. İşaret isminden sonra gelen kelime bedel olarak aynı irabı almıştır. Ancak, ( ِهِذَه) ism-i işareti mebni olduğu için mahallen mansub olmuş; bedel olan kelime ise irabını fetha ile açık biçimde göstermiştir. Nisbet yâ’sı ile ism-i mensûb olan ( َةَّيِبَرَعلا) bedelin sıfatıdır. ( ًةَمِلَك) ise bir öncesindeki fiile bitişmiş mansub muttasıl zamirden hâldir ve aynı zamanda mevsuftur. ( ًةَّيِيخِرَتَ) de onun sıfatıdır. (اَهَلَمْعَ تْسا) ile başlayan kısım da cümle halinde ( ًةَمِلَك)’nin ikinci sıfatıdır ve mahallen mansubdur. Bu cümlenin fâili, ( َنومِلْسْلما) kurallı eril çoğuludur ve vâv ile merfudur. Harf-i cerrden sonraki kısımda ise iki adet isim tamlaması mevcuttur.
٢ – لىإ َنوعَّلَطَتَ ي ُبَرَعلا َراصَف ُثيدَلحا ُرْصَعلا َءاَج َُّثُ َفِراَعَمو ٍمولُع نِم َينيِبْرَغلا َدْنِع اَم
.
Atıf harflerinden olan ( َُّثُ) bir önceki cümleyle ilgilidir. ( َءاَج) mazi fiilinin fâili ( ُرْصَعلا) kelimesidir ve bu öge aynı zamanda mevsuftur. Kendisinden sonra gelen sözcük de onun sıfatıdır. ( َراصَف)’daki ( َف) de atıf harfidir ve başına geldiği fiili ( َءاَج) fiiline bağlama görevini üstlenmiştir. Bilindiği gibi, ( َُّثُ) tertib; ( َف) ise takip/peşinden olma ve tertib/sıra bildirmektedir. ( َراص) nâkıs fiili aynı zamanda kâne ve benzerleri grubuna dâhil olduğu için, isim ve haber almak durumundadır. Dolayısıyla ( ُبَرَعلا) onun ismi; ( َنوعَّلَطَتَ ي) ile başlayan fiil cümlesi de haberidir ve mahallen mansubdur. ( َدْنِع) zarfından sonra gelen ( َينيِبْرَغلا) kurallı eril çoğulu muzafun ileyh olarak mecrurdur ve cer alameti yâ’dır. Sonrasındaki (نِم) harf-i cerri beyan/açıklama bildirir. Cümlenin son kelimesi olan ( َفِراَعَموَ) münteha’l-cumû‘/son çoğul sigasından olduğu için gayr-i munsargayr-ifdgayr-ir ve cer alametgayr-i olarak kesre yergayr-ine fetha almıştır.
٣ – ٍبَهْذَم ِّلُكِلو ٍةَّصاَخ َلِئلاَدو ٍّصاَخ ٍرَظَن ىلَع ُموقَت ٌةَّصاَخ ٌةَقيرَط ِبِهاَذلما هذه نِم
.
kendisinden sonra gelen ( ٌةَّصاَخ) kelimesidir. ( ُموقَت) ile başlayan fiil cümlesi de ikinci sıfattır. ( ٍرَظَن
ٍ صاَخ) ile ( ٍةَّصاَخ َلِئلاَد) terkipleri de birer sıfat tamlamasıdır. ( َلِئلاَد) mükesser/kuralsız çoğulu gayr-i munsarif olduğu için cer alameti olarak kesre yerine fetha almıştır.
٤ – لأا اذه في ُعِفَدْنَ ن ْدق "ِةَرَصاَعلما" ِةَّجُِبِ ِرْصَعلا لىإ ِةَباَجِتْسِلاا ىلَع ًاصْرِح ٍّقَح ِْيَْغِبو ٍّقَِبِ ِذْخ
.
( ْدق) muzarinin başında geldiği için ihtimal bildirmektedir. Muzari fiilin fâili gizli (ننَ) zamiridir. Mefulün bih gayr-i sarîhi ise, (اذهفي) câr-mecrûrudur. ( ِذْخلأا) kelimesi işaret isminden bedel olduğu için aynı irabı almıştır. ( ٍ قَِبِ) ise haldir. ( ِْيَْغِبوَ) ögesi de vav ile hal olan ögeye atıf yapılmıştır. ( ًاصْرِح) ise sebep bildirdiği için cümlenin mefulün leh’idir. ( ِةَرَصاَعلما ِةَّجُِبِ) isim tamlamasıdır.
٥ – ِبَرَعلا ِملاَك نِم ِتِباَّثلا ىلَع مِهِوَْنَ ِسيسَتَ في اودَمَتْعا دَق َينّيِرْصَبلا َّنأ اَنْ فَرَع ْدق اَّنُكو .