• Sonuç bulunamadı

Telsiz vericilerinin çoklu yansımalı ortamlarda sayısının ve yerlerinin tespit edilmesi

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "Telsiz vericilerinin çoklu yansımalı ortamlarda sayısının ve yerlerinin tespit edilmesi"

Copied!
11
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

itüdergisi/d

mühendislik Cilt:9, Sayı 1, 75-85 Şubat 2010

*Yazışmaların yapılacağı yazar: Uğur SARAÇ. [email protected]; Tel: (262) 648 12 12.

Bu makale, birinci yazar tarafından İTÜ Fen Bilimleri Enstitüsü, Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Programı’nda tamamlanmış olan "Telsiz vericilerinin çoklu yansımalı ortamlarda sayısının ve yerlerinin tespit edilmesi" adlı doktora tezinden hazırlanmıştır. Makale metni 30.06.2009 tarihinde dergiye ulaşmış, 15.07.2009 tarihinde basım kararı alınmış-

Özet

Yön bulma işlemi kısaca DF (Direction Finding, Yön Bulma) veya AOA (Angle of Arrival, Geliş Açısı) olarak ifade edilmektedir. Antenler, alıcı, sayısal kart ve bilgisayardan oluşan sisteme de DF (Direction Finding, Yön Bulma) sistemi denmektedir. DF sistemi tek olarak sadece vericilerin yö- nünü tespit edebilmektedir. Eğer amaç vericilerinin konumunun belirlenmesi ise ortamda en az iki DF sistemi bulunması gerekmektedir. Bu çalışmada telsiz vericilerinin sayılarının ve yerlerinin tes- piti için yeni bir yöntem önerilmiştir. Telsiz vericilerinin sayısının ve yerinin tespitinde MDL (Mi- nimum Description Length, Minimum Tanımlama Uzunluğu) tabanlı ITC (Information Theoretic Criteria) algoritması ile önce ortamdaki yol sayısının daha sonra MUSIC (Multiple Signal Classification, Çoklu İşaret Sınıflandırma) algoritması ile vericilerin yönlerinin belirlenmesi önem- li bir aşamadır. MUSIC spektrumundaki her bir tepe her bir yolun geliş açısına karşılık gelecektir.

Fakat çoklu yansımalı ortamlarda bir vericiden birden fazla yoldan işaret yayılacağından DF için ek çalışmalar gerekecektir. MVBF (Minimum Variance Beamforming, Minimum Varyans Huzme Şekillendirme) huzme şekillendirme algoritması kullanılarak her yoldan gelen işaretlerin zaman ekseni verileri elde edilir ve aralarındaki korelasyon katsayıları hesaplanır. Bu korelasyon katsayı- ları kullanılarak işaretlerin aynı kaynaktan yayılıp yayılmadıklarına karar verilir. Böylece verici sayısı ve onların yönleri tespit edilmektedir. Performans analizleri gerçek zamanlı deneylerle elde edilerek sunulmaktadır. Önerilen tekniğin etkinlik testi, tam yansımasız oda içerisinde iki kaynaklı denemelerle gerçekleştirilmiştir. Dış ortamda da başarılı denemeler yapılmıştır.

Anahtar Kelimeler: DF, dizilim anten, huzme şekillendirme, yön tespit.

Telsiz vericilerinin çoklu yansımalı ortamlarda sayısının ve yerlerinin tespit edilmesi

Uğur SARAÇ*, Tayfun AKGÜL, F. Kerem HARMANCI

İTÜ Fen Bilimleri Enstitüsü, Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Programı, 34469, Ayazağa, İstanbul

(2)

Detection and localization of emitters in the presence of multipath

Extended abstract

Direction Finding (DF), or in other words, estima- tion of Angle of Arrival (AOA), has been an active research area since the beginning of the 20th cen- tury. DF has several application areas such as, mili- tary applications, GSM with improved channel ca- pacity, localization of illegal transmitters such as TV and radio stations, or, of a mountaineer losing his/her path, in addition to spectrum monitoring.

When multiple sources are incident on an antenna array simultaneously, classical DF methods, such as interferometry and Doppler cannot resolve these sources. An effective solution to the problem is to use high-resolution subspace-based algorithms.

Multiple Signal Identification and Classification (MUSIC) is the most powerful and widely used sub- space-based method. MUSIC is known to success- fully resolve two or more sources if they are inco- herent. However, in practice, signals often propa- gate in multipath environments. Thus, a source sig- nal is incident on the array from many paths, which implies that coherent signals at different angles will be received by an array.

For source localization with MUSIC in a multipath environment, it is critical to initially detect the num- ber of incident paths. The simplest such algorithms are based on counting the smallest eigenvalues of the array covariance matrix. Information Theoretic Criteria (ITC) is advanced algorithm for path enu- meration widely used, such as the Akaike Informatin Criteria (AIC) and Minimum Description Length (MDL). Just as in MUSIC, these ITC algorithms are also affected in a multipath environment. This is due to the fact that signal coherence in a multipath envi- ronment alters the eigenstructure of the sensor ar- ray’s correlation matrix, which in turn affects the performance of both MUSIC and ITC. MDL was proposed for source enumeration in the presence of multipath and signal coherence.

A recent solution proposed for the problem of signal coherence is the Spatial Smoothing (SS) preprocess- ing algorithm. SS essentially removes the effect of

coherency between incoming signals in the eigen- structure of the correlation matrix. Therefore, source localization process involves the following steps: First, the array antenna output is processed to form a sample covariance matrix, then SS is applied to this matrix, after which the number of signals are estimated and finally, based on these, MUSIC is used to generate an angle spectrum.

It is important to note that in a multipath environ- ment, ITC with spatial smoothing merely detects the number of paths, i.e., the signals originating from sources directly or incident from the reflectors, and then the MUSIC algorithm localizes all these signals in the angle/AOA pseudospectrum. In other words, ITC and/or the MUSIC-AOA pseudospectrum, indi- cate the number of paths and not the number of in- dependent sources present in a multipath environ- ment. This is a significant problem if the objective is to localize actual independent sources in a multipath environment.

In this study, the minimum description length infor- mation-theoretic algorithm is used for the joint de- tection and localization of multiple RF transmitters in a multipath environment is to enumerate the num- ber of paths and then to measure the angle of arrival of each path using an antenna array with a high resolution direction finding algorithm such as MUSIC. Those possible propagation paths are the angles corresponding to the peaks of the MUSIC pseudospectrum. Since more than one path may cor- respond to a single emitter source, further process- ing is required. The time domain signals of these paths are then extracted with minimum variance beamforming in order to estimate their correlation coefficients with each other. These correlation coef- ficients are used to decide whether or not these paths correspond to the same emitter. Hence, the number of emitters and their angle of arrivals are jointly estimated. Performance analysis of the method is presented via real-time laboratory ex- perimentation and discussed in this paper. To dem- onstrate the effectiveness of the proposed technique, experiments with two sources are conducted in an anechoic test chamber.

Keywords: DF, direction finding, array antenna, beamforming, MVBF.

(3)

Giriş

Telsiz vericilerinin yerinin tespiti 20. yüzyılın başından beri üzerinde çok çalışılan ve birçok yöntemin geliştirildiği bir çalışma alanı olmuş- tur.

Genel kullanım amacı çok yaygın olmakla bera- ber başlıcaları; askeri uygulamalar, GSM gibi kanal trafiğinin frekansa göre ayrıldığı haber- leşme ortamlarında abonenin yerinin tespiti ile yöne bağımlı olarak da bant tahsisi yapmak su- retiyle kanal kullanım verimliliğinin artırılması, kaçak yayın yapan radyo ve televizyon istasyon- larının yerinin tespiti, dağcılar gibi kaybolma riski olanların yerinin tespiti olarak sayılabilir.

Yön bulma işlemi kısaca DF (Direction Finding, Yön Bulma) veya AOA (Angle Of Arrival, Ge- liş Açısı) olarak ifade edilmektedir. Antenler, alıcı, sayısal kart ve bilgisayardan oluşan siste- me de DF sistemi denmektedir. DF sistemi tek olarak sadece vericilerin yönünü tespit edebil- mektedir. Eğer amaç vericilerinin konumunun belirlenmesi ise ortamda en az iki DF sistemi bulunması gerekmektedir (Yong vd., 2001).

Schmidt (1986) DF konusunda yeni bir çığır açmış ve alt-uzay uygulaması olarak MUSIC’i ilk olarak DF problemine uygulamıştır. Çalış- mada dizilim anten sistemi ile alınan işaretlere MUSIC algoritması uygulanmış ve açıya bağlı bir güç spektrumu elde edilmiştir. Fakat bu ça- lışmalarda bazı kısıtlamalar vardır. Bunların ba- şında işaret kaynaklarının düşük ilintili olması varsayımı gelir. Yapılan bu çalışmada önerilen metot gelen işaretlerin arasında yüksek ilinti ol- duğu veya işaretlerin eşzamanlı (coherent) ol- duğu çoklu yansıma ortamlarında çözünürlük performansı önemli ölçüde azalır.

Wax ve Kailath (1985) tarafından önerilen Uzamsal Yumuşatma (SS, Spatial Smoothing) metodu dizilim antenle alınan veriye önişlem olarak uygulanarak çoklu yansımadan doğan gelen işaretler arasındaki yüksek ilinti etkisi or- tadan kaldırılmaktadır. Dolayısıyla çoklu yan- sıma olan ortamlarda uzamsal yumuşatma ile ön işlemden sonra MUSIC uygulaması yapılabil- mektedir. Pillai ve Kwon (1989) FBSS (Forward-Backward Spatial Smoothing, İleri-

Geri Uzamsal Yumuşatma) önererek K adet ve- ricinin yönünün tespiti için SS’de 2K olan mi- nimum anten sayısını 3K/2’ye indirmiştir. Wax ve Sheinvald (1994) ULA (Uniform Linear Array, Düzgün Doğrusal Dizilim) için önerilen SS metodunu UCA’ya (Uniform Circular Array, Düzgün Dairesel dizilim) uygulamıştır.

Rheeden ve Gupta (1999) çoklu yansıma prob- lemini çözecek yeni bir metot ileri sürmüşlerdir.

Anten geometrisine bağlı olmayan ve K verici için sadece K+1 anten gereken TS (Temporal Smoothing, Zamansal Yumuşatma) metodunu önermişlerdir. Fakat bu metot hareketli vericiler için bir çözüm olduğundan kullanımı kısıtlıdır.

Telsiz vericiler üzerinde yapılan çalışmalarda DF ile beraber düşünebilecek bir konu da or- tamdaki kaynak sayısının tespitidir. Ortamdaki kaynak sayısı üzerine çalışmalar da DF’e paralel olarak 1980’li yıllardan beri geliştirilmektedir.

Bu konuda yapılan ilk çalışmalarda anten dizi- limiyle elde edilen verilerden kestirilen özilişki matrisinin gürültü ve işaret özdeğerleri bir eşik değerle karşılaştırılmış, eşikten büyük olan özdeğer sayısı kaynak sayısı olarak belirlenmiş- tir. Fakat eşik değerin belirlenmesindeki belir- sizlikler bu şekilde sonuca varmayı zorlaştır- maktadır (Wax ve Kailath, 1985).

Wax ve Kailath (1985) MDL (Minimum Description Length, Minimum Tanımlama Uzunluğu) tabanlı ITC (Information Theoretic Criteria, Bilgi Kuramsal Ölçüt) metodunu işaret kestirimine uygulayarak verici numaralama ko- nusunda önemli bir çalışma yapmıştır. 1989’da bu çalışmasını eşzamanlı işaretler için genişlet- miş ve çoklu yansıma ortamındaki kaynak sayı- sının tespitini de gerçekleştirmiştir (Wax ve Ziskind, 1989). Valaee ve Kabal (2004) MDL’e göre performansı daha da arttıran PDL (Predictive Description Length, Kestirimci Ta- nımlama Uzunluğu) tabanlı ITC önermiştir. Bu konudaki en son çalışmayı Zhou (2005) yaparak ITC’nin performansını arttırmış, işlem yükünü azaltmıştır.

DF konusunda gelinen en son nokta, yukarıdaki bütün aşamalar sonucunda elde edilen açı

(4)

izgesindeki tepeciklerin hangilerinin hangi kay- naktan yayıldıklarının belirlenmesidir. Bu aşa- mada her bir tepecik yönünde huzmeleme yapı- larak o yönden antenlere ulaşan sinyalin zaman uzayındaki hali elde edilir. Aynı kaynaktan ya- yılan sinyallerin yüksek ilintiye, farklı kaynak- tan yayılan sinyallerin düşük ilintiye sahip ol- dukları bilgisine dayanarak sinyaller arasındaki ilinti katsayısı değerleri karşılaştırılarak sinyal- lerin ayrıştırılması işlemi gerçekleştirilir. Benzer bir çalışma bilgisayar benzetimi şeklinde başa- rım analizleri gerçeklenmeden yapılmıştır (Yong vd., 2001). Bu çalışmada gerçek bir uy- gulama ile önerilen yöntemler test edilecek ve başarım analizleri verilecektir.

Sinyal modeli

Vericiden yayılan sinyal sıfır ortalamalı, gürültü ile birbirinden bağımsız, ilintisiz ve aynı dağı- lımlı süreç olarak kabul edilir. Sinyal ve gürültü Gauss olasılık dağılımı ile ifade edilir. Ortam- dan kaynaklanacak çoklu yansımalar ihmal edilmeden, bu etkilerden kaynaklanacak konum- landırma hataları dikkate alınır. Bir vericiden çıkıp yansımalara uğrayarak alıcı sisteme farklı yollardan ulaşacak bütün sinyallerin birbirleriy- le tam veya kısmi ilintili olacağı varsayılır.

K kaynaktan yayılan sinyal çoklu yansımaya uğ- rayarak farklı yollar izler ve D farklı yoldan alıcı sisteme ulaşır. M adet dizilim anten elemanıyla gözlenen sinyaller, D dar bantlı sinyalin doğrusal bileşimleridir. Bu bilgiler kullanılarak sinyal mo- dellemesinin ilk adımı olarak anten çıkış sinyali y elde edilebilir (Schmidt, 1986) :

g s A

y= + (1)













 +

























=













M D

D M M

D D

M g

g g

s s s

a a

a a

a a

y y y

. . .

. ) ( ...

) (

...

...

...

...

...

...

) ( . ...

) (

) ( . ...

) (

. .

2 1 2

1

1

2 1

2

1 1

1 2

1

θ θ

θ θ

θ θ

(2)

Burada y anten çıkış sinyali, A kip vektörleri matrisi, g gürültü vektörü olmak üzere gelen sinyaller anten diziliminde belirlenen bir refe-

rans noktasına göre genlik ve faz bilgisini içere- cek şekilde s kompleks vektörü ile ifade edilir. s vektörünün ilk elemanı θl yönünden gözlemle- nen sinyali ifade eder. amd) ifadesinde m, dizi- limdeki m’inci antenin referans noktasına göre konumunu, d ise d’inci kaynaktan gelen sinyale olan anten cevabını gösterir:

j2 ( m 1 )dSin( l) /

m l

a (θ ) e= π θ λ (3)

A matrisinin kolon vektörleri, “kip vektörü”

olarak adlandırılır. Ortamdaki sinyal A’nın sü- tunlarının, yani kip vektörlerinin oluşturduğu alt-uzayda tanımlıdır. Ortamda aynı anda aktif olan farklı vericilerden çıkacak sinyallerin birbi- rinden bağımsız ve ilintisiz olduğu varsayılmak- tadır.

Kullanılan yöntemler MUSIC

MUSIC, anten dizilimlerine gelen sinyalleri kullanarak sinyale ait parametreleri elde eden bir tekniktir. MUSIC literatürde en yaygın kul- lanılan yüksek çözünürlüklü kestirim yöntemi- dir (Schmidt, 1986). v özvektör olmak üzere,

) ( ) ( ) 1

(θ θ θ

a v v

aH H

MUSIC

Pxx = (4)

bağıntısıyla, θ’nın 0-360 derece arasındaki de- ğerleri taranarak, θ’ya bağlı güç izgesi elde edi- lir. MUSIC oldukça gürbüz bir yöntem olması- na rağmen dizilim cevabının karakterize edil- mesine ve bütün olası θ değerlerinin taranması- na ihtiyaç duyar. Bunun yanısıra yüksek açısal çözünürlüğü MUSIC kullanımını birçok uygu- lamada gerekli kılmaktadır.

Uzamsal yumuşatma

Uzamsal yumuşatmada Şekil 1’de gösterildiği gibi alt anten dizilimleri oluşturulur. Her bir di- zilim m antenden oluşur ve toplam M-m-1 adet alt dizilim elde edilir. Her bir dizilimden elde edilen yi (i=1,…..,M-m-1) vektörü ile M-m-1 adet Ryy özilinti matrisi oluşturulur.

(4)’de olduğu gibi de MUSIC algoritmasında kullanılacak Ryy matrisi elde edilir (Shan vd.,1985).

(5)

=

= − 1

1 1

1 M m

i i yy

yy M m R

R (5)

Bundan sonra kullanılacak Ryy ifadeleri uzamsal yumuşatma uygulanmış ilinti matrisini ifade edecektir.

Şekil 1. Uzamsal yumuşatmada alt anten dizilimlerinin oluşturulması

Huzmeleme

DF uygulamaları bakış açısından huzmeleme yöntemi iki şekilde kullanılabilir. Birincisinde, uygun şekillendirme parametreleri ile antenin yönelimi değiştirilir ve bütün yönler bulunduğu yere yönlendirilir ve vericiden yayılan sinyal elde edilir. Bu işlem için MVBF (Johnson ve Dudgeon, 1993) veya Uyarlanır huzmeleme (Adaptive Beamforming, ABF) (Yong vd., 2001) yöntemi kullanılmaktadır.

MVBF (CAPON) Huzmeleme- Huzmelemede amaç, ζ açısıyla gelen zaman sinyalini elde ederken diğer yönden gelen sinyalleri ve gürültüleri bastırmaktır. a(ζ): ideal, birim genlikli, ζ açısından gelen sinyali, w: anten çıkış sinyaline uygulanan ağırlık vektörü olmak üzere aşağıdaki gibi elde edilir.

Re[aH(ζ) w] = 1 olduğunda, min wH Ryy w (6) (6)’da verilen denklemler örneğin Langrange çarpanları yöntemi ile en küçüklenirse, w aşağıdaki gibi elde edilir:

a R a

a

w R 1

1

=

yy H

yy (7)

Görüldüğü gibi w ağırlık vektörü sadece ilinti matrisi Ryy’ye değil, ζ tarama yönüne de bağlı-

dır. ζ yönündeki huzmeleyici çıkış gücü (8)’de verilmektedir.

w R wH yy

P(ζ)= (8) (7) nolu denklem (8)’de yerine koyulursa MVBF çıkış gücü a yönlendirme vektörüne bağlı olarak

) ( ) ( ) 1

( 1

ζ ζ ζ

a R

a

=

yy H

PMU (9)

şeklinde ifade edilebilir. ζ açısından gelen za- man sinyali

=

=

= M

i

H i

H

i y t t

w t

Y

1

) ( )

( )

( w y (10)

ile elde edilir.

Uyarlanır huzmeleme- θk yönünden gelen sinya- li temsil eden a(θk) kip vektörü A yönlendirme matrisinden çıkarılarak Ak matrisi elde edilir.

Wk, Ak’nın dik izdüşümü olsun (Yong vd., 2001). Bu durumda

H k k H k k

k I A A A A

W = − ( )1 (11) I: MxM birim matris olmak üzere; θk açısından gelen sinyal

[

( )

]

( )

)

(t t

Yk = Wka θk HWkX (12)

elde edilir. Burada   .HHermityan’dır.

İlinti katsayısı kullanımı- Yukardaki (5) nolu denklem ile elde edilen açı izgesindeki toplam D tane tepenin θ değerleri ayrı ayrı belirlenir.

Yönleri için MVBF uygulanarak, yine D adet Y(t) zaman sinyali (Y1(t), Y2(t),………,YD(t)) elde edilir. Yi(t) ve Yj(t) sinyallerinin arasındaki ilinti katsayıları ρij belirlenerek ortamdaki kaynak sa- yısı ve hangi tepenin hangi kaynağa ait olduğu tespit edilir. Bu işlem çapraz ilinti matrisi kulla- nılarak da yapılabilir. Yaptığımız irdelemelerde ρij katsayı değerlerinin olasılık yoğunluk dağı-

(6)

lımları değişintileri görece sabit, ortalama değer- leri her SNR değerinde farklı bir değer alan nor- mal dağılıma sahip olduğu gözlenmiştir. Elde edilen ilinti katsayısı eğer tespit edilen eşik de- ğerden küçük ise sinyaller aynı kaynaktan yayıl- mış, büyük ise farklı kaynaklardan yayılmış kara- rı verilmektedir. Önceki bir çalışmada (Yong vd., 2001), eşik değeri sabit (0.6-0.7 aralığında) se- çilmesi nedeniyle farklı SNR değerlerinde hatalı sonuçlara sebep olmaktadır. Çalışmamız kapsa- mında eşik değeri uyarlamalı olarak her SNR de- ğeri için ayrı ayrı hesaplanmaktadır:

2 / )

(m0 +m1 (13) Burada m0 düşük ilintili olma durumundaki or- talama değerini, m1 ise yüksek ilintili olma du- rumu ortalama değerini ifade etmektedir.

Çoklu yansımalı ve kaynaklı ortamda yanlış- konum eleme yöntemi

Telsiz vericilerinin konumlarının belirlenmesi için en az iki DF sistemi gerekmektedir, bu sayı arttıkça konumlandırma başarısı da artmaktadır.

Konumlandırma işlemi Şekil 2’de genel olarak gösterilmektedir. Burada amaç C noktasındaki vericinin koordinatlarının elde edilmesidir.

Şekil 2. Konumlandırma işleminin genel gösterimi

Çoklu yansıma olan ortamlarda bir vericiden çıkan işaretler farklı sistemlere farklı yönlerden geldiklerinden dolayı konum belirlemede hata- lar çıkmaktadır. Bu hataları düzeltmek için işa- retler arasındaki ilinti değerleri kullanılmakta- dır. İşaret modeli anlatılırken belirtildiği gibi aynı kaynaktan çıkan işaretler birbirleriyle yük-

sek ilintili, farklı kaynaklardan çıkan işaretler ise birbiriyle ilintisizdir.

Şekil 2’de basit haliyle verilen ideal çalışma şartları herzaman sağlanamaz, ortamda çoklu yansıma ve fazla sayıda verici olması durumun- da konumlandırma hataları ortaya çıkar. Bu problemin çözümü için önerilen yanlış konum eleme yöntemi (Yong vd., 2001) aşama aşama anlatılacaktır.

Ortamda D tane işaret, L tane çoklu yansıma işaretleri, L<D, D<M şartıyla bulunsun. A ve B merkezlerinde düzgün doğrusal antenlerden olu- şan DF sistemleri bulunsun.

Aşama 1: MUSIC ve uzamsal yumuşatma kul- lanılarak A ve B merkezlerine gelen D tane işa- retin geliş açıları tespit edilir.

A merkezinde elde edilen açı değerleri: θA1, θA2,... θAD,

B merkezinde elde edilen açı değerleri: θB1, θB2,... θBD,

Aşama 2: huzme şekillendirme kullanılarak aşama1’de elde edilen açılardan gelen işaretler elde edilir.

A merkezinde elde edilen işaretler: YA1(t), YA2(t),………….., YAD(t)

B merkezinde elde edilen işaretler: YB1(t), YB2(t),………….., YBD(t)

Aşama 3: A merkezinde YA1(t), YA2(t),………….., YAD(t) işaretlerinin birbirleriyle olan ilinti katsa- yıları elde edilir. İlinti katsayıları üst üçgenel matris olarak ifade edilir.













=

ADAD AD A A

A

AD A A

A A A

CA

ρ ρ ρ

ρ ρ

ρ

...

...

0 0

...

...

...

...

...

...

0 0

. ...

0

. ...

2 2

2

1 2

1 1 1

(14)

ρAiAj ifadesinde Ai ve Aji veθj yönlerinden ge- len işaretlerin ilinti katsayısını göstermektedir. ε

(7)

deneysel olarak elde edilen eşik değer olmak üzere; ρAiAj >ε olması durumunda, θi ve θj yönle- rinden gelen işaretlerden birisi çoklu yansıma işaretidir. Kaynaktan direkt gelecek işaretin genliği daha büyük olacağından YAi(t), YAj(t) işa- retlerin güç değerleri hesaplanır ve düşük güçlü işaret çoklu yansıma işareti olarak belirlenir ve elenir. Bu işlem sonucunda L tane işaret elenir ve geriye D-L tane işaret kalır. Geriye kalan işa- retler ve yönleri şöyle ifade edilir.

A merkezine kaynaktan direkt gelen işaretlerin açı değerleri: θAA1, θAA2 ,... θAA(D-L)

A merkezine kaynaktan direkt gelen işaretler:

YAA1(t), YAA2(t),………….., YAA(D-L)(t)

Aşama 4: B merkezinde YB1(t),YB2(t),

………….., YBD(t) işaretlerinin birbirleriyle olan ilinti katsayıları elde edilir. İlinti katsayıları üst üçgenel matris olarak ifade edilir.













=

BDBD BD B B

B

BD B B

B B B

CB

ρ ρ ρ

ρ ρ

ρ

...

...

0 0

...

...

...

...

...

...

0 0

. ...

0

. ...

2 2

2

1 2

1 1 1

(15)

ρBiBj ifadesinde Bi ve Bji ve θj yönlerinden gelen işaretlerin ilinti katsayısını göstermekte- dir. ε deneysel olarak elde edilen eşik değer ol- mak üzere; ρBiBj > ε olması durumunda,θi ve θj

yönlerinden gelen işaretlerden birisi çoklu yan- sıma işaretidir. Kaynaktan direkt gelecek işare- tin genliği daha büyük olacağından YBi(t), YBj(t) işaretlerin güç değerleri hesaplanır ve düşük güçlü işaret çoklu yansıma işareti olarak belirle- nir ve elenir. Bu işlem sonucunda L tane işaret elenir ve geriye D-L tane işaret kalır. Geriye ka- lan işaretler ve yönleri şöyle ifade edilir.

B merkezine kaynaktan direkt gelen işaretlerin açı değerleri: θBB1, θBB2 ,... θBB(D-L)

B merkezine kaynaktan direkt gelen işaretler:

YBB1(t), YBB2(t),………….., YBB(D-L)(t)

Aşama 5: A ve B merkezlerinde elde edilen YAA1(t), YAA2(t),………….., YAA(D-L)(t) ve YBB1(t), YBB2(t),………….., YBB(D-L)(t) işaretleri kullanı- larak tekrar çapraz ilinti matrisi elde edilir.

















=

) ( ) ( 1

) (

) ( 2 2

2 1 2

) ( 1 2

1 1 1

. ...

...

...

...

...

...

...

...

...

...

...

...

...

L D BB L D AA BB

L D AA

L D BB AA BB

AA BB AA

L D BB AA BB

AA BB AA

CAB

ρ ρ

ρ ρ

ρ

ρ ρ

ρ

(16)

CAB ilinti katsayısı matrisinde çoklu yansıma işareti bulunmaz, dolayısıyla yüksek olan ilinti katsayısı değeri o katsayıyı oluşturan işaretlerin aynı kaynaktan çıktığını ifade eder. Örneğin;

eşik değerin üzerinde olan bir ρAAiBBj katsayısı- na göre A merkezine θi yönünden gelen işaret B merkezine θj yönünden gitmektedir. Bu bilginin sonucunda da, A merkezine θi yönünden gelen işarete, B merkezinden karşılık gelecek θj hari- cindeki D-L-1 yön elenmiş olacaktır.

Uygulama

Yapılan uygulama TÜBİTAK Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü’ndeki (UEKAE) Tam Yansımasız Oda (TYO) içeri- sinde gerçekleştirilmiştir. TYO içerindeki bir işaret TYO duvarlarına çarptığında soğurulur ve yansımaya uğramaz. TYO kullanılarak ortam- daki çoklu yansıma etkileri kontrol altına alına- rak kontrollü testler yapılmış olur. Ortamdaki verici ve alıcıların durumları Şekil 3 ve Şekil 4’te gösterilmektedir. Şekil 3’te iki verici kay- nak ve bir girişim kaynağı gösterilmektedir. Şe- kil 4’te ise ortamda bir kaynak ve çoklu yansı- ma yolunu üretecek bir reflektör gösterilmekte- dir. Verici antenler sabit dururken alıcı dizilim antenin bulunduğu döner tablo farklı açılarda çevrilerek kaynakların geliş açıları istenen de- ğerlerde elde edilmiştir.

Bu uygulamada antenler arası 15 cm olan 8 adet

“patch” anten kullanılarak dizilim anten oluştu- rulmuştur. Kaynaklar ile dizilim anten arası yak- laşık 5.5 m alınarak uzak alan şartları sağlan-

(8)

mıştır (Johnson ve Dudgeon, 1993). Uzamsal yumuşatma anten sayısı 5 olarak kullanılmıştır.

Taşıyıcı frekansı 500 MHz, işaret band genişliği 20 kHz ve modülasyon FM olarak ayarlanmıştır.

İnterferans kaynağı olarak ticari bir beyaz gürül- tü kaynağı kullanılmıştır. Dizilim antenlerden alınan herbir işaret temel banda indirilerek 100 kHz örnekleme oranı ile sayısal ortama aktarıl- maktadır.

TYO içerisinde yapılan bu uygulamada kaynakların sadece yönleri tespit edilecektir, konumlarının tespiti için ortamda aynı DF sisteminden en az iki tane bulunmalıdır. TYO odanın boyutları böyle bir uygulamaya uygun olmadığından dolayı bu durum kapsam dışında tutulmaktadır. Ancak şu bir gerçektir ki, tek DF ile yapılacak bu çalışmanın iki veya daha fazla DF sistemiyle gerçeklenip kaynakların konumlarının tespit edilmesinde hiçbir zorluk yoktur.

TYO boyutlarından kaynaklanan bir zorluk da ortamda bulunacak kaynak sayısının iki ile sınırlanmasıdır. Yukarıda yapılan simülasyon çalışmalarında beş kaynaklı sonuçlar verilmiştir.

Ancak TYO içerisinde yapılan bu uygulamada iki kaynak-iki yol ve tek kaynak-iki yol durumları gerçeklenecektir.

Yapılan uygulama sonucunda kullanılacak parametre ve algoritmaların seçimi için farklı denemeler yapılmış ve optimum olanlarına karar verilmiştir. Aşağıdaki bölümlerde bu çalışmalar verilmektedir.

Farklı geliş açılarında korelasyon

katsayısının karakteristiğinin belirlenmesi İlk uygulama çalışmasında dönen tablonun dört farklı konumu için ölçümler alınmıştır. Tablo- nun her farklı konumunda iki farklı yolun geliş açısı ölçülerek belirlenmiştir. MUSIC algorit- ması kullanılarak tek kaynak-iki yol ve iki kay- nak-iki yol durumları için geliş açıları hesap- lanmıştır. Bu şekilde tespit edilen geliş açıların- da MVBF huzme şekillendirme uygulanarak bu yönlerdeki zaman işareti elde edilmiş ve kore- lasyon katsayıları hesaplanmıştır ve sonuçlar evreuyumlu (coherent) durum için Tablo 1 ve evreuyumlu olmayan durum için Tablo 2’de ve- rilmiştir. Sonuçlar anlaşılacağı gibi evreuyumlu durumda korelasyon katsayısı bire yakın değer- ler almakta, diğer durumda ise daha küçük de- ğerler almaktadır. Buna göre 0.8 civarında bir eşik seviye uygulandığında dizilim antende algı- lanan yolların farklı kaynaktan mı veya aynı kaynaktan mı çıktığı anlaşılabilecektir. Bu so- nuca göre korelasyon katsayısının gerçek or- tamda iyi sonuçlar verdiği gösterilmiştir.

Şekil 3. İki kaynak ve girişim kaynağının TYO içerindeki görünümü

Kaynak Girişim Kaynak Kaynağı

(9)

Şekil 4. Tek kaynak ve reflektörün TYO içerindeki görünümü

Tablo 1. Çoklu yansımalı ortamda korelasyon katsayısının farklı geliş açılarına göre durumu Gerçek

açı

&

ρ

Hesap açı

&

ρ

Gerçek açı

&

ρ

Hesap açı

&

ρ

Gerçek açı

&

ρ

Hesap açı

&

ρ

Gerçek açı

&

ρ

Hesap açı

&

ρ

Θ1 -45° -42.5° -40° -39.1° -35° -34.3° -30° -28.5°

Θ2 5° 6.5° 10° 10.4° 15° 15.8° 20° 20.2°

ρ ~1 0.86 ~1 0.92 ~1 0.88 ~1 0.84

Tablo 2. Çoklu yansımasız ortamda korelasyon katsayısının farklı geliş açılarına göre durumu Gerçek

açı

&

ρ

Hesap açı

&

ρ

Gerçek açı

&

ρ

Hesap açı

&

ρ

Gerçek açı

&

ρ

Hesap açı

&

ρ

Gerçek açı

&

ρ

Hesap açı

&

ρ

Θ1 -45° -43.2° -40° -39.7° -35° -34.5° -30° -29.2°

Θ2 5° 5.8° 10° 10.3° 15° 15.6° 20° 21.3°

ρ ~0 0.52 ~0 0.47 ~0 0.65 ~0 0.75

Farklı huzme şekillendirme metotlarının karşılaştırılması

Farklı yönlerden gelen işaretler arasındaki kore- lasyon katsayılarının hesaplanmasında huzme şekillendirme algoritmalarının seçilmesi olduk-

ça önemlidir. Litaratürde çok farklı yöntemler vardır. Bu çalışmada bunlardan üçü karşılaştırı- lacaktır: MVBF, uyarlamalı huzme şekillendir- me ve geciktir-ve-topla huzme şekillendirme (DSBF).

Kaynak Reflektör

(10)

İdeal durumda iki işaret ilintili olduğunda kore- lasyon katsayısı bir civarında, ilintisiz olduğun- da korelasyon katsayısı sıfır civarında olacaktır.

Fakat uygulamada bu değerler farklılık göster- mektedir. Özellikle ilintisiz olma durumunda korelasyon katsayısı değerleri 0.75 değerlerine kadar yükselebilmektedir.

Şekil 5-6’da evreuyumsuz iki farklı kaynak var- lığında farklı geliş açılarında üç farklı metodun performansı incelenmektedir. Deneysel sonuçla- ra göre şekillerdeki düşük değerden yüksek de- ğere geçiş anının olduğu geçiş değeri ne kadar düşük ise sınıflandırma o derece başarılı olacak- tır. Buna göre bütün bu sonuçlara göre MVBF metodu diğer metotlara göre daha başarılı ol- maktadır. MVBF maksimum 0.75 eşik değerine çıkarken diğer metotlar 0.9 değerlerine yaklaş- maktadır. Bu yüksek eşik değerleri çoklu yan- sımalı durumlarda yanlış karar verilmesine se- bep olacaktır.

Yukarıdaki Tablo 1-2 ve Şekil 5-6 sonucunda huzme şekillendirme metodu MVBF, eşik değe- ri de 0.8 olarak belirlenmiştir.

0 0.2 0.4 0.6 0.8 1

0 0.1 0.2 0.3 0.4 0.5 0.6 0.7 0.8 0.9 1

Pc (Korelasyonsuz Isaretlerin Tespiti Olasiligi)

Esik

CAPON ABF DSBF

Şekil 5. Ө1=-400, Ө2=100 için eşik değere karşı ilintisiz işaretlerin tespiti olasılığı

(girişimsiz ortam)

İşaret-girişim oranına göre performans analizi

Bu uygulamada, TYO içerisine yerleştirilen yönlendirilmiş bir antene bağlanan bir beyaz gürültü üreteci ile dizilim antene girişim uygu-

lanmaktadır. Farklı güç seviyelerinde uygulanan bu gürültü ile farklı SIR (signal-to- interference) seviyelerinde başarı performansı ROC grafiği çizilerek incelenmiştir.

0 0.2 0.4 0.6 0.8 1

0 0.1 0.2 0.3 0.4 0.5 0.6 0.7 0.8 0.9 1

Pc (Korelasyonsuz Isaretlerin Tespiti Olasiligi)

Esik CAPON ABF DSBF

Şekil 6. Ө1=-300, Ө2=200 için eşik değere karşı ilintisiz işaretlerin tespiti olasılığı

(girişimsiz ortam)

Şekil 7’de görüleceği gibi SIR değeri –5 dB de- ğerinden düşük değerler almaya başladığında ROC grafiğindeki Pd değerleri düşmeye başla- maktadır. Bu sebeple girişim olan bir ortamda SIR oranı -5’den düşük değerleri aldığında ba- şarı oranı düşmektedir sonucuna varılmaktadır.

0 0.2 0.4 0.6 0.8 1

0 0.2 0.4 0.6 0.8 1

Pf

Pd

SIR= 20 dB SIR= -5 dB SIR= -6 dB SIR= -7 dB

Şekil 7. Farklı SIR değerlerine karşılık Pd grafiği

Bu uygulamaların sonucunda birçok metodun uygulanarak performansının ölçülmesi sağlan-

(11)

mıştır. Özellikle gerçek uygulamada kalibrasyon problemin çözülmesi ilk olarak gerçekleştiril- miştir. Çalışma sonucunda gerçek simülasyon- larda denenen algoritmaların gerçek ortamda da başarılı sonuçlar verdiği görülmüş fakat gerçek uygulamada çalışma sırasında oldukça farklı problemlerle karşılaşılabileceği görülmüştür.

Sonuçlar

Bu çalışmanın en önemli varsayımı olan aynı kaynaktan çıkan işaretlerin yüksek ilinti katsayı- sına, farklı kaynaktan çıkan işaretlerin düşük ilinti katsayısına sahip olduğu hipotezi uygula- ma ile gösterilmiş ve çeşitli başarım analizleri yapılmıştır. Çalışma sonucunda; gerçek zamanlı çalışabilecek, çoklu yansımalı ortamlarda yük- sek çözünürlükle çalışabilecek, 8 antenli ULA kullanarak gelen işaretin yönünü tespit edebile- cek bir DF sistemi kurulmuştur. Bu DF siste- minden ortamda en az 2 tane kurulması duru- munda ise çoklu yansımalı ve kaynaklı ortamda yanlış-konum eleme yöntemi kullanılarak sis- tem her bir vericinin konumunu da tespit ede- cektir. Ancak sözü geçen metodun uygulama- sında huzme şekillendirme aşamasında MVBF metodu kullanılacaktır.

Kaynaklar

Johnson, D.H. ve Dudgeon, D.E., (1993). Array sig- nal processing and techniques, Prentice Hall, New Jersey.

Pillai, S.U. ve Kwon, B.H., (1989). For- ward/Backward spatial smoothing techniques for coherent signal identification, IEEE Transactions

on Acoustics, Speech, and Signal Processing, 37, 1, 8-15.

Rheeden, D.R.V. ve Gupta, S.C., (1999). A temporal smoothing approach to direction of arrival estima- tion of coherent signals in fading channels, IEEE WCNC, 1, 286-290.

Schmidt, R.O., (1986). Multiple emitter location and signal parameter estimation, IEEE Transactions on Antennas and Propagation, 34, 3, 276-280.

Shan, T., Wax, M. ve Kailath, T., (1985). On spatial smoothing of direction-of-arrival estimation of coherent signals, IEEE Transactions on Acous- tics, Speech, and Signal Processing, 33, 4, 806- 811.

Valaee, S. ve Kabal, P., (2004). An information Theoretic approach to source enumeration in ar- ray signal processing, IEEE Transactions on Sig- nal Processing, 52, 5, 1171-1178.

Wax, M. ve Sheinvald, J., (1994). Direction finding of coherent signals via spatial smoothing for uni- form circular arrays, IEEE Transaction on Anten- nas and Propagation, 42, 5, 613-620.

Wax, M. ve Kailath, T., (1985). Detection of signals by information theoretic criteria, IEEE Transac- tions on Acoustics, Speech, and Signal Process- ing, 33, 387-392.

Wax, M. ve Ziskind, I., (1989). Detection of the number of coherent signals by MDL principle, IEEE Transactions on Acoustics, Speech, and Signal Processing, 37, 1190-1196.

Yong, G., Ci, X.X. ve Zhong, Z.Z., (2001). Erasing false-location of two stations direction-finding cross location in multi-path and multiple sources environments, CIE International Conference on Proceedings, 864-868.

Zhou, Y., (2005). Emitter number detection based on clustering and the application of information theo- retic criteria, IEEE Transactions on Acoustics, Speech, and Signal Processing, 4, 12, 1021-1024.

Referanslar

Benzer Belgeler

Dördün- cü günden sonra oluşan ikizler monokoryonik diamniyotik, dokuzuncu günden (amniyotik kese oluştuktan) sonra gelişen ikizlere monokoryonik monoamniyotik (MoMo)

Çin’deki kontrol grubunda yüksek dozda arsenik içeren suların tüketildiği bölgelerde yapılan araştırmalarda ise bu konsantrasyonun 3-10 mg/kg seviyesine

AREN Sadun, İstihdam, Para ve İktisadi Politika, 11.b., Ankara: Savaş Yayınevi, 1998 DOĞAN Seyhun, IMF İstikrar Programları ve Türkiye, İstanbul: Işıklı Yayın, 1997

Beş yıllık periyodda değişik özellik- lerdeki travmatik ölümlerden ve travmatik olmayan ani ölüm olgularından oluşan 350 olgu- luk adli otopsi serisinde iki ol-

fieyh Hasan Feyzî (ö.1102/1689)’ye atfe- dilen müstezâd kaside, Feyzî-i Kefe- vî’nin Ravzatü’l-‹bâd adl› eserinin 7b-9a varaklar›nda bulunmakta olup, eski

Dünyanın değişik yörelerinde yapılan çalışm alar­ da koroner kalp hastalığında; ilaçlardan koles- terollaminle % 19, gem fıblorozille %34, pravas- tadille % 31,

Ancak son Anayasa Değişikliğiyle, Türkiye’de hükümet sisteminde önemli bir değişiklik yapılarak başkanlık sisteminin bir türevi olarak Cumhurbaşkanlığı

Daire başkanlarının çoğunluğunun yeni katılan ilçelerin büyükşehirden hizmet taleplerinde yaşanan artışı, normal bir durum olarak değerlendirdikleri ve