• Sonuç bulunamadı

Doç. Dr. Kutluay YÜCE

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Doç. Dr. Kutluay YÜCE"

Copied!
15
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

AST101

ASTRONOMİ TARİHİ

Doç. Dr. Kutluay YÜCE

Ankara Üniversitesi, Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü

2017 - 2018 Güz Dönemi (Z, UK:2, AKTS:3) 13. Kısım

Kutluay Yüce: “Ders amaçlı notlar; çoğaltılamaz.”

(2)

19. yüzyılda yapılan çalışmalar yıldızlarla ilgili pek çok sorusuyu gündeme getirdi. Astrofizik alanında yapılan yapılan çalışmalar hız kazandı. Astrofiziğin ortaya çıkışı ve gelişmesi, tayfsal analizin doğuşu ile mümkün olmuştur.

20. YÜZYIL ASTRONOMİSİ

(3)

Yıldızların ışınım yaymaları onların enerji kaybettikleri anlamına gelir ve böylece

yıldızlar evrim sürecine girerler.

20. Yüzyıl Astronomisi

(devam)

Kutluay Yüce: “Ders amaçlı notlar; çoğaltılamaz.”

(4)

20. yüzyılın başlarında parlaklık ve yüzey sıcaklıkları bilinen yıldızların incelenmesiyle yıldızların evrimine ilişkin önemli bilgilere ulaşılmıştır. İki gökbilimci Ejnar Hertsprung ve Henri Russel, yıldızların parlaklık ve sıcaklık bağlılığını inceleyerek Astronomi için en önemli diyagramı ortaya koydular.

Ejnar Hertzsprung (1873-1967) Henry Norris Russell (1877-1957)

20. Yüzyıl Astronomisi

(devam)

(5)

Kutluay Yüce: “Ders amaçlı notlar; çoğaltılamaz.”

(6)

9 Binlerce Asteroid ve Kuyruklu yıldız yanında 40 ana cisim 20.

yüzyılda keşfedildi. Bunlardan 27'si Voyager uzay sondaları sayesinde oldu.

9 Güneş sisteminin 9. gezegeni Pluto (1930, Tombaugh) ve hız kazanan yeni gezegen araştırmaları. Pluton gezegeninin yörüngesindeki bazı sapmalardan da uydusu Charon keşfedildi.

9 Ay'a ilk kez inen (çarparak) insansız uzay aracı 1959'da Luna2 sovyet uzay aracı olmuştur. Ay'a ilk insanlı iniş ise 20 temmuz 1969 dur: Apollo 11 uzay aracının 3 astronotundan Armstrong ve Aldrin. Halen insanların ziyaret edebildiği tek uzay cismidir.

20. Yüzyıl Astronomisi

(devam)

(7)

9 1940’larda çekirdek birleşme reaksiyonlarının keşfi ve 1960’larda hızlı dijital bilgisayarların kullanımı sayesinde yıldızların yaşamlarının farklı evrelerine nasıl ilerlediklerine ilişkin detaylı bir resme ulaşıldı; yıldızların kendi kütle çekimi altında büzülmeyi başlatacak kadar yoğun olan gaz bulutları olarak varlıklarına başlamalarından ve bir beyaz cüce veya süpernova patlaması ile bir nötron yıldızına dönüşmelerine varan tüm evrim süreçleri detaylandırıldı.

20. Yüzyıl Astronomisi

(devam)

Kutluay Yüce: “Ders amaçlı notlar; çoğaltılamaz.”

(8)

Yıldızların evrimlerine ilişkin pek çok sonuç olsa da, bir gerçek vardır ki o da; yıldızlar kendi kütle çekimi altında büzülmeyi başlatacak kadar yoğun olan gaz ve toz bulutları olarak varlıklarına başlarlar.

Kendi ağırlıklarının etkisi ile çökerken yüksek basınç ve sıcaklıktan dolayı hafif çekirdekli Hidrojen atomlarının birleşerek Helyum oluşturması esasına dayanan termonükleer yanmadan doğarlar.

Hayatları boyunca, kütlesi daha büyük olan yıldızlar daha enerjik ve parlaktırlar, bu durum onların daha çabuk yaşlanmaları demektir. Sonuçta nükleer yakıtları tamamen biter ve evrim sürecini tamamlarlar; bir başka ifadeyle ölürler. Ölen yıldızlar kütle durumlarına göre ya beyaz cücedir, ya nötron yıldızıdır ya da karadeliktir.

20. Yüzyıl Astronomisi

(devam)

(9)

9 Hubble (1889-1953) yıldızların ışınım tayflarının analiziyle evrenin genişlemekte olduğu sonucuna vardı. Değişen yıldız kümelerinin uzaklıklarını hesap ederek, bizden uzaklaşmakta olduğunu belirledi. 1929 yılında, söz konusu hızın uzaklıkla doğru orantılı olduğunu gösterdi. Sonuç açıktı; Evren durağan değil, genişlemekte olan bir yapıya sahipti.

Statik evren görüşü o kadar güçlüydü ki, 20. yüzyıla kadar dayanabilmişti. Hatta Einstein bile, 1915 de Genel Görelilik Kuramı üzerine çalışırken evrenin statik olduğundan çok emindi. Ancak Hubble’ın gözlemini ve buluşunu duyduktan sonra bu görüşünden vazgeçti.

20. Yüzyıl Astronomisi

(devam)

Kutluay Yüce: “Ders amaçlı notlar; çoğaltılamaz.”

(10)

Dinamik astronomi alanındaki önemli çalışmalardan birisi de gezegen hareketlerine ilişkindir. Kepler’in kinematik ve Newton’un dinamik yasaları gezegen yörüngelerinin kapalı yani sabit elipsler olduğunu söylemekteydi. Oysa

bu yüzyılda Einstein, bu yörüngelerin sabit olmadığını, yörünge eksenlerinin hareketli olduğunu göstermiş ve bu

harekete de “rölativistik eksen kayması” adı verilmiştir.

Einstein

(11)

Kutluay Yüce: “Ders amaçlı notlar; çoğaltılamaz.”

(12)

Hubble

“Evren Genişliyor”

(13)

Kutluay Yüce: “Ders amaçlı notlar; çoğaltılamaz.”

(14)
(15)

1965

Arno Penzias (1933-) Robert Wilson (1936-)

2,728 Kelvine (-270,422 derece) kadar soğumuş bulunan sıcak elektromanyetik siyah cisim

ışımasının artakalanı

Kutluay Yüce: “Ders amaçlı notlar; çoğaltılamaz.”

Referanslar

Benzer Belgeler

Radyatif bölgenin alt tabanı yani çekirdek bölgenin sınırında sıcaklık 7 x 10 6 K, üst sınırında 1-2 x 10 6 K yöresinde iken, yoğunluk ise 20 gr/cm 3 den 0.2 gr/cm 3

Fotosferde Güneş Faaliyeti (devam) Güneş’in Dönme Hareketi.. Kutluay Yüce: “Ders amaçlı

Gözlemsel leke oluşum bölgelerinin zamana göre helyografik enlem ilişkisi Güneş leke gözlemlerinin ‘sistematik’ yapılmaya başlandığı tarihten bu yana elde edilen

Ayrıca bobstil, devrin moda düşkünü gençlerini ihtiva eden manasıyla şiir diline de nüfuz etmiştir.. Bobstiller, gerçek hayattan edebî metinlere iki farklı

boHk artıkların ve toksik sol internal vene reflüksü testis fonk-. üzerine bozucu

Lazarsfeld kitlelere bir şeyi dayatarak radyonun eğitim aracı haline getirilemeyeceğini, bu nedenle kitlelerin radyoda neyi neden sevdiklerinin doğru bir şekilde

• Bu nedenle, Amerikan sinemasında muhafazakar toplumsal felaket ve korku filmlerinin yanı sıra muhalif bir karşı kültürden beslenen filmler de çekilmeye devam

Bu filmle birlikte aynı zamanda yeni bir film türü (müzikal) ortaya çıkmıştır.... Sesli Filme