• Sonuç bulunamadı

Muharrir

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Muharrir"

Copied!
3
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

» ' s ' y

.

■t < v e /

(2)

"•

Muharrir

Yazan: Nahit Sırrı Bey

Nahit Sırrı Bey, henüz genç de­ nilecek yaşta bulunmasına rağmen hayli eser vermiş muharrirlerdendir Büyücek romanlar yazmıştır, hatta bir romanını Fransızca kaleme al­

mıştır. Birçok küçük hikâyeleri

vardır, bunları kitap halinde neşret- miştir. Sönmiyen Ateş adlı bir pi­ yesi de basılmıştır. Nahit Sırrı Bey bu verimlilik arasında tarihî mev­ zulara da temas etmeği unutmamış­ tır, Tarihî Çehreler etrafında adlı küçük hikâyeci hikâyeci de diyemi­ yoruz. Bir kitap ta yazıp bastır­ mıştır.

Fakat bütün bu edebî hayat, Nahit Sırrı Beye bir romancı, bir bir tarihî tefrikacı şöhreti vermedi ve veremiyor. Onu muharrir olarak tanıyoruz, seviyoruz. Bazı yazıları­ nı da seve seve okuyoruz. Lâkin

kendisine romancı diyemiyoruz,

Acaba neden ?.. Eserlerinde sanat­ kâr hassasiyeti mi yok, üslûbunda eksiklikleri mi var? Hayır ne o, ne bu. Nahit Sırrı Bey, muharrir ha­ yatı geçirmiyor, muharrirlik yapı­ yor. İşte onu, sekiz on eser sahibi olduğu halde, yine meslek hududu haricinde tutan sır.

Vaktiyle de bizde bu tip şairler, edipler vardı, hattâ pek çoktu. Her şair ve her edip sanatkâr olmakla- kaîmazdı, başka bir mesleğede kap­ lanırdı. O vakit iki müsavi vaziyet

husule gelirdi. Ya sanatkâr, geçim için ihtiyar ettiği resmî mesleğin

tesiri altında kalarak şairliğini,

edipîiğini kaybederdi. Yahut resmî bayata sanat zevkini feda edemi- yerek basit bir memur ve fakat

şöhretli bir sanatkâr olurdu. Bu

gün den birçok sanatkârlarımız ve o mmeyanda Nahit Sırrı Bey aynı yolda yürüyorlar.

Biz, Muharrir piyesinde sanat zev­ kinden, sanat aşkından ve sanatkâr gururundan bahsolunduğunu görme- seydik bu mülâhazaları kaydetmez­ dik. Fakat Nahit Sırrı Beyin biz­

zat unutulmaya, ihmal edilmeğe

lâyık gördüğü kıymetlere piyesinde yer verdiğini görünce, doğrusuya mütehayyir olduk ve kendisini yine kendisine hatırlatmak iatedik.

Evet, Muharrir piyesi hiç yok­ tan zengin olmuş bir aile ile bütün ömrünü sanate vakfetmiş bir m u-^

harririn duyguları, düşünceleri,

emekleri}, emelleri mihber ittihaz edilerek yazılmıştır. Orada bolpa- ra içinde çılgınlaşan bir genç kız görüyoruz, iğreniyoruz. Yine bu pa­ radan doğma bir gaflet içinde bü­ yütülmüş, birkaç yabancı lisan öğ­ retilmiş ve fakat öz ana dilini ya- ' zıp okumâktan geri kalmış bir de- 1 e^kar^ılj^ıy

(3)

ıruz.^tiksiniyo-D

ruz. O kızla oğlanın babaları “iş

adanp^gedını takman ticarî düzen­ bazlardan biri. Gece gündüz para avlamakla meşgul.

Nahit Sırrı Bey, bu aile arasına eski ve şöhretli bir muharriri, ho­ ca olarak, sokuyor. Zengin adamla muharrir, mektep arkadaşıdır, çok eskiden tanışmışlardır. Lâkin mek­ tepten sonra biri muharrirliğe, biri dalavere âlemine atıldığı için yek­ diğerini görmemişlerdir. Nahit Sırrı Bey, iki eski dostun karşılaşma­

ları sırasında zenginlik gururile

sanatkâr gururu arasında bir ke­ lime mücadelesi yaptırıyor. Sanat­ kâr, bu mücadelede galiptir. Sonra zengin adamın bol para sahibi ol­ maktan ileri gelen düşüncesiz mer­ hamet hissine kapılarak sanankâra yardım etmek istediği, fakat bu yardımın şöhretli muharriri kızdır­ dığı, isyan ettirdiği görülüyor. Bu­

rada da sanatkâr galiptir. Sona

doğru galebe, servette kalıyor.

Şu şartla ki sanatkâra yine sanat zevki içirilerek!... Son sahne, zen­ gin adamın sanatkâra yaptığı yar­ dımı, faizile ve bir hamlede nasıl

V

^ i

çıkardığı gösteriliyor ve perde

kapanıyor.

Sonradan görme zenginlerin pa­ raları nasıl israf ettikleri de piyes arasında gösterilmiştir. Bu ve bu­

na benzer ashnerler daha kuv- •

vetli olarak tasvir olunabilirdi. Ni­ tekim başka piyeslerde edilmiştir de. Binaenaleyh eserin bütün husu­ siyeti san’atkâr gururunu göster­ mekte kalıyor. Nahit Sırrı Bey, bunda muvaffak olmuştur.

Piyes, son sahifesindeki kayıttan anladığımıza göre, Şehir Tiyatrosu repertuvarına ithal edildiği halde temsil olunmamıştır. Nahit S:rrı j Bey bundan müştekidir. Fakat biz, bu şikâyeti yersiz buluyoruz. İtika- dımızca piyesin temsil olunmaması Nahit Sırrı Beyin lehinedir: Bizde san’ atkâr gururunu kaç kişi anlar

ve kaç kişi alkışlar ki... j

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Fakat böyle hareket edersek hedefe yakınlaşmak şöyle dur­ sun, bundan gittikçe uzakalşmz.. «Lonca yapalım/,

Anahtar Kelimeler: Bulanık k¨ume, sezgisel bulanık k¨ume, neutrosophic k¨ume, topo- lojik uzay, neutrosophic topolojik uzay, neutrosophic fonksiyon, neutrosophic biles¸ke

As­ lını ararsanız, dar boğazda sıkışıp kalan rejimin ta ken­ disidir.» Şu son haftanın içyüzünü, kişisel ilişkiler arasın­ daki küçük

250 milyon yıl önce, 185 milyon yıl sonra dinozorların soyunu tüketecek olan felaketten çok daha büyük, gi- zemli bir felaket, gorgonları, onların avladıkları hayvanları

Rich nations need to seek for ways to shape development in the poor world by providing resources and technology to poor nations instead of giving them money and food.. Acting on

• Dünya Sağlık Örgütü, Gıda ve Tarım Örgütü, Avrupa Birliğinin ilgili birimleri, Amerika'daki Besin ve İlaç İdaresi gibi kuruluşlar ve ülkemizde de Tarım

• Olay yerinde hasta yaralılara müdahale ; hızlı ancak sakin ve bilinçli bir şekilde yapılmalıdır.. Hasta ya da yaralının durumunun değerlendirilmesi ne bağlı olarak

(Belli mi olur, evlenirsen; evlatların da hayırlı çıkarsa, bizim gibi buralarda sürünmez- sin. Fakat sana sükunet tavsiye ederim...) Dedim ya beyamca, şikâyetçi değildim