Yine Alaturka Musiki Mes'elesi
R ILÎS s
'i
bit
ç
Mayası ninni ile yuğrmmuş bir neslin
ruhunu alafranga
ro nkara radyosunda Türk nıu- sikisi yaylımının, kalitesini kay i r. ¿i esasen radyo programlarında ı_:: xçe az yer alan bu ¡musikinin ¿.;n> musikisine feda edildiği buna t a Mesut Cemlin sebep olduğu hak. k.ntaki söylentiler ve yazılanlar bi zi. gerçekten ilgilendiren bir kültür
■ve r.emlöket dâvası karşısında bi ra/..-.-,aktadır. Bu, yeni birşey değil dir. Ankara radyosunun resmen ya- y _.,a başladığı ilk gün, mikrofon . T -,-,1a halk musiki yayımını ve'iki t • ık yıl kadar burada müzik fol-
y.. ■ dit yasma hizmet aşkı ile yap e > bir sanat nıüntesibi sıfatiyle rad y ■ eki musiki yayımları üzerinde > . sat ve fikrim ve burada kendisi ni : rkadaşlık yaptığım Mesut Cerrti--ahsiyeti ve sanat karakteri üze- j . - e bilgim vardır, bu bakımdan :: - asına katıldığım bu konuda söz emeğe ben de haklı ve ödevli bu nam aktayım .
ski hikâyedir. Fakat bugünün!
ı : ialitesi ile yakından ilgili olduğu kısaca anlatayım: 1930 yılında .ara radyosunda Mesut- Cemilin, ı ■ ı '.ğini yaptığı Türk musiki kadro- bui’ a okuyucu olarak — çünkü fol- jüer ve halk musikisi yayımı için ay ı t a kadro vermek lüzumu duyulma- t i ı cihetle — girmiş fakat halk >•. £ ikisi yayımı ile ödevlendirihniş- - , Mesut Cemil benim bu sahadaki ç ... imalarımı ve bu musikideki bilgi
1 . ve icradaki ustalığımı kısmen bil
ciıj : ve sonra dayalımdan tanıdığı ci •,, 'e beni çalışmalarımda serbest bı- .tı Şefi olduğu musiki kümesinde. ; okuyucularından istediğim şekilde S>v, dalanmak ve onlara halk türküle- ■;■_ yerli hususiyet ve karakterleriy- ı öğretmek ve söyletmek hüsudun- .. müsait davranması ve halk musi- •ı. ıne karşı derin bir ilgi ve sempati . ar etmesi Mesut Cemilin ince duy : ;u ve kültürlü bir sanatkâr oldu ı . -¡a beni inandırdığı cihetle, keııdi- e samimiyetle bağlanmış oldum. F i tün gayem halk musikisini folklor kültür değerleriyle yayınlamak v- bunları merakla dinlediklerini bil ıi ğim yabancı kulaklara Türk mu
ti isinin ince değerlerini duyurmak .. . Buna ötedenberi sesle, sözle ve > zı ile hizmet etmiş bir adamdım, t- Tk musikisinin meyhane türküleri
uçkur havaları olmadığını anlat- , ak, bunların Türk kültürüne ait Iklor maddeleri olduğunu Türk kârına izah etmek gerekti. Nite- :n yavaş yavaş gerçekten ilgi top- ■an bu yayımın sağladığı faydala- yurt içinden ve dışından gelen ve ı gün kıymetli birer hâtıra olarak ■ ..nımda sakladığım yankı ve habeı-* :1e görüp öğrenerek çalışmaları mı bir sistem dahilinde yürütmek : Türk radyosunda folklor yayımı-r, uzuviandırmak için gerekli teşeb-
ûs ve propagandalara girişmek abedince, Mesut Cemil, bu neşriya ı kendi şefliğinden ayrılması teh- kesini sezmiş olacak ki, açık kalble -.e samimiyetle adımını attığımız bu şebbüs zeki bir manevı-a ile yarıda ■ aldı ve bu sahadaki çalışmalara alt
serbestlik bazı bahanelerle tahdit • ■dildi. O kadar ki. halk musikisi y a .
.mları fasıl musikis arasına soku- ,rak Mesut Cemilin bizzat
idaresi-musiki aç bırakır
——— — Yazan : ...
S a d i
Yaver
A T A M A N Y I
ne geçirildi. Biraz sonra da halk musikisinin bana ait olan faaliyetine son verildi. Mesut Cemilin, Tamburi Cemilin oğlu oluşu, babasının sanat, karlığına, sanat ahlâk ve terbiyesine inanmış bir millet gözünde bir değer gibi görünüşü ve kendisinin bundan kuvvet alarak politikada muvaffak oluşu dâvayı ona kazandırarak Türk radyosunda gelişme istidat gösteren folklor faaliyeti böylelikle akim kal mış oldu. Bu geçen günerdeki kapalı tartışma ve mücadeleleri, araya gi renlerin ve hassaten Mesut Cemili tahrik ve teşvik edenlerin çekeme- mezlik ve tezviratlarını, baltalama hareketlerini ve bazı Türk musikisi sanatkârlarının radyodan uzaklaştı rılması için çevrilen entrikaları rad yoda geçen günlerin hâtırası olarak ayrıca yazmâyı ihmal etmiyecefim. Asıl konuya geliyorum: Mesut Ce mil, Türk musikisini öldürüyor m u? Buna doğrudan doğruya cevap ver- miyeceğim. Bence iki Mesut Cemil vardır: Birinci Mesut Cemil, Tambu ri Cemilin oğlu sanatkâr Mesut Ce~ mildir Bu Mesut Cemil, babasına ait yüksek sanat musikisinin atmosferi içinde yetişmiş, bu musikiyi kavramış ve babasının sazının üzerinde ısrarla durduğu takdirde yenebilecek dere ceye gelmiştir. Bu Mesut Cemil, in kâr kabul etmez ki, tarihî Türk mu sikisini ihya etmiş, korosuna tek sesli icra ettirmesine rağmen Dede ve Itrî musikilerinin bünyelerinde çok ses ihtiyacından doğan bazı ema releri ortaya koymuştur. Bu Mesut Cemil şayet şu veya bu tesirle sanat,
şahsiyet ve karakterini kalybedici yollara düşmeseydi, Türk musiki ta rihine kıymet olarak geçecek şahsiyet
olumu. İkinci Mesut Cemil, Ankara radyosunun biraz dünkü ve en çok bugünkü müzik .şefi Mesut Cemildir. Bu Mesut Cemilin bütün endişesi iş gal ettiği mevkide tutunmaktan iba rettir. Bu Mesut Cemil kozmopolit biı- sanat havası İçinde şahsiyetini ılg:t ılgıt eriten ve içinden gelmediği halde bu muhite yaranma politikası güden, sanata siyaset karıştıran Me sut Cemildir. Bu Mesut Cemil, Türk musikisine en çok hizmetleri doku nan, bilhassa babasının bir hâtırası olan ve tam bir sanat ahlâkına malik bulunan Fersahları, Kemal Niyazi’le. ri feda etmekten çekinmiyecek kadar sanat politikacısıdır da. Şurada ufak bir istitrad yapmak zorunda kaldım. Sanatta politika, sanat ahlâkı ile bir arada yürüyemez. Gerçek şahsi
yet, tasavvur kuvvetleriyle katık ol muş, onunla eşit ve muvazi şekilde genişlettirilmiş irade ve karakter terbiyesiyle kaimdir. Zihin kuvvetle rine nazaran irade terbiyesi fakir kalmış olan insanların, ahlâkî hü kümlere göre ve onun kontrolünde iş çıkarabilmeleri mümkün değildir. İş ne kadar büyük olursa olsun, bir ta raflı menfaat ve hissiyata, mânevi ve yüksek hislerden ziyade maddî hislre dayanan netice daima çürük | olur. Bir hüküm çıkarmak gereki yorsa, bir cemiyetin iş verimi o ce miyeti idare eden liderin karaktet ve irade terbiyesiyle kaimdir. Bu iç timai zaruret sanatta da, kültürde de sayılır. İçtimai kanundur (Bir sosyete liderinin seciyesi, idare et tiği sosyetenin seciyesinden yüksek olmalıdır, aksi takdirde o sosyete te fessüh eder.) Bunu sadece sanat ve kültür dâvası muvacehesinde radyo ya tatbik ederek Türk musikisini öl dürenleri teşhis etmek bu veçhile, kolaylaşmış olur.
Mevzua dönüyorum: İşte bu iki Mesut Cemilden birincisi Türk mu sikisinin ihyasına çalışmışken, İkin cisi ona sukast yapmağa yeltenmiş bulunmaktadır. Şunu hemen kaydet mek gerektir ki, Mesut Cemil bu sui kastı içinden geldiği için değil, kuv vetli tesirler altında ihtyar etmekte* dir. O, bugün için zatma ağur basan kozmopolit biı- sanat atmosferi için de şahsiyetini eriterek elinden tam buru atmış, viyolonseli eline almış tır.
Yarin
havanın değişmesi halinde viyolonseli bir tarafa atarak tambu ru eline alacağına hiç şüphe edilmez. Netice, ninni ile yuğrulmuş bir nes lin ruhunu alafranga aç bırakır. Bu demek değildir kİ, garp sanatına karşı bigâne kalalım. Hayır, onu hiç ihmal etmiyeceğlz, ancalf kendimizi kopyacılıktan kurtarmak, öz ve millî benliğimizi bulmak, bunun için de Mesut Cemilleri Tiirk radyosundan uzaklaştırmak gerektir,Tâ
kiÖz
benlikerini buluncıya kadar.
(*) Bu yazı Zonguldftkta çıkan
«Tiirk Sesi» refikimizden İktibas e-
dHınlştir.
Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi