• Sonuç bulunamadı

Melih Cevdet ve alaturka

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Melih Cevdet ve alaturka"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

O L A Y L A R

frei

İ N S A N L A R

HASAN PULUR

Melih Cevdet ve alaturka

so

Z 10. İstanbul Kitap Fuarı'nın

“Onur Ozanı” Melih Cevdet An- ——I day... Fuarı düzenleyenler her yıl bir sanatçıyı, bir kültür adamını onur­ landırıp, belirli bir sıfatla anıyorlar, hayatını, yapıtlarını ve temel düşünce­ lerini anlatan, araştırmacı Alpay Kabacalı’nın hazırladığı bir kitabı ya­ yınlıyorlar...

1987’de şair Fazıl Hüsnü Dağ- larca'nın sıfatı “Türkçenin ses bay- rağı”ydı, 1989'da karikatürist Turhan Selçuk'un sıfatı “Grafik mizahının bü­ yük ustası”, 1991'de de Melih Cevdet'e

“Ölümsüzlük yolunda” sıfatı verildi...

K

M

uşşak, muhayyer İle döner, derdi. Bunu bildiğim için kayınpedere doğru cevap verdim. Yoksa ben alaturkayı hiç sev­ mem, nefret ederim.”

"ZT- ] İZİM nesil, Melih Cevdet adını,

K Oktay Rifat ve Orhan Veli'yle

--- birlikte anar, çünkü 50 yıl önce Türk şiirinde “Garip” hareketiyle baş­ layan akımın üç adından biridir.

Melih Cevdet denilince, aklımıza

“Medeniyet” şiiri gelir, gençlikte ez­ berlenen şiirler kolay kolay unutulmu­ yor, bu yaştan sonra da kolay kolay ezberlenmiyor...

“Şu Haline Bak da Utan!” diye başlar Melih Cevdet'in “ Medeniyet”

şiiri:

“Şu haline bak da utan / Ne okuma bilirsin ne sayı / Ne üstünde var ne ba­ şında / Ne midende ne kursağında / Bari gel de görgünü artır / Medeniyet öğren dyı / Yemek masası nedir, peçete nedir, / Çatal bıçak nedir gör! / Giymek şart değil ya / Ayakkabı gör, gömlek gör, / Ingiliz kumaşı gör, naylon çorap gör, / Jartiyer bile görsen faydası var. / Tarak deyip de geçme / Saçını tara da gör/ Kafan nasıl işlemeye başlar./ Ka­ nalizasyon gördün mü sen hiç? / Gel de kanalizasyon gör / Yemek şart değil ya / Döner kebap gör, su böreği gör / Ek­ mek gör be ekmek / Ne görsen faydası var!”

ELİH Cevdet'in alaturka hakkın- daki bu kesin ve haşin tutumu, ---davette bulunan şair Hilmi Ya­ vuz'u çok şaşırttı, hemen aklına “Ala­ turka” şiiri geldi...

Gerçekten Melih Cevdet'in bize göre de, en güzel şiirlerinden biridir

“Alaturka” ...

“Çık benim şair tabiatım, çık orta yere / Fakir güzelinden söyle / Hasret ateşinden çal / Çal, söyle benim derdi­ mi sevdalı sesinle.

★

Hep bilinen şarkılar gibi olsun / Ha­ ni, dil-l biçareden / Sun da içsin yar elinden / Yani bilinen şarkılardan ol­ sun.

★

Yeni sözler arama nafile / Derdim yeni olsa anlarım / Gel, hazırından söy­ le bu akşam / Üzme yetişir, üzme fira­ kınla harabım.

★

Sonunda ah çekeriz derinden / Kim anlayacak sahiden olduğunu / Sen söy­ le yalnız / Zülfündedir baht-ı siyahım bestesini / Dede'den.”

D

İTAP fuarının yöneticileri, ge­ çenlerde Melih Cevdet Anday

onuruna bir davet verdiler. Yemekte, alaturkadan, makamlar­ dan konuşulurken, biri “Melih Cevdet Bey'in makamlarla ilgili güzel bir anısı vardır” dedi.

Bunun üzerine Melih Cevdet’e de anısını anlatmak düştü...

Melih Cevdet’in ilk kayınpederi, alaturka musikiye çok düşkünmüş, da­ madının da alaturkayı sevmesini arzu­ larmış, bir içki sofrasında Melih Cevdet’e sormuş:

“Rast'a en yakın, makam hangisi­ dir?”

“Mfthûr.”

“Ya Uşşak’a en yakın olan?” “Muhâyyer.”

Kayınpeder, damadının alaturka konusundaki bu derin - bilgisinden memnun olmuş, ama işin aslı öyle de­ ğilmiş!

Ya neymiş?

ELİH Cevdet şöyle anlatır:

“Yahya Kemal'in ‘döner’ redlfli bir gazeli vardı, rast, mahur ile

EMİRTAŞ Ceyhun, “Sen ne dersin?” diye sorunca Hilmi Yavuz, “Çok şaşırdım!" dedi:

“Melih Cevdet Bey, alaturkadan nefret ettiğini söyledi. Oysa, kendisinin en güzel şiirlerinden birinin adı Ala- turka’dır. Çık benim şair tabiatım çık orta yere diye başlar, sen söyle yalnız zülfündedir baht-ı siyahın bestesini, Dede'den diye biter. Bu dizeleri yazan şairin alaturkadan nefret ederim deme­ sine çok şaşırdım ama, sonra da anla­ yışla karşıladım. Çünkü Melih Cevdet Bey, bir deneme yazısında, ‘Şairler bi­ raz da delidir’ der ve ‘Nereden biliyor­ sun diye sorarlarsa, aralarında çok bulundum' diye sözü sürdürür... Biz de Melih Cevdet Bey'le bir arada çok bu­ lunmuşuzdur.”

M

ELİH Cevdet, her şeyden önce şairdir, sonra tiyatro yazarıdır, romancıdır ve de denemeci... Her şeyden önce şairdir dedik; evet öyledir.

Şu şiiri yazan insan, sonsuza dek

“Şair” diye anılır:

“RAHATI KAÇAN AĞAÇ Tanıdığım bir ağaç var Etlik bağlarına yakın Saadetin adını bile duymamış Tanrı’nın işine bakın...

★ Geceyi gündüzü biliyor Dört mevsimi, rüzgârı, karı Ay ışığına bayılıyor Ama kötülemiyor karanlığı.

★ Ona bir kitap vereceğim Rahatını kaçırmak için Bir öğrenegörsün aşkı Ağacı o vakit seyredin.”

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının ida­ mı gibi, Mahir Çayan’ın, İbrahim Kay- pakkaya’nın öldürülm eleri içim izde bir yaradır.. Sevgili arkadaşım Koray Do-

Haliyle sa¤ gözden al›nan çocuk bilgisi sol yar›m küreye gi- derek, hastan›n sözel olarak verdi¤i yan›t› etkiliyor.. S›ra- lad›klar›m›z›n tümünü göz önünde

Türk Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Derneği (Türk KBB BBC Derneği) bu konuda bir çalışma yaparak, olası/kesin COVID-19 olgularında, orofa- ringeal

Bu çalışmada, eleştirel yönetim çalışmalarının kuramsal altyapısını oluşturan Eleştirel Kuram’ın gücü nasıl algıladığı, özellikle Kuram’da büyük

İsa’dan evvelki en büyük imparatorluk “ Roma İmparatorluğu” , sonra bir de Şarki Roma İmparatorluğu kuruluyor: “ Bizans.” Fatih Sultan Mehmet,

Merrieketin güzel sanatlar sa­ hasındaki boşluğuna doldurarak, ressamlar, heyketraşlar ve mi­ marlar yetiştirmek için yetmiş i- ki yıl evvel temeli atılarak,

İstanbulun cami, han, çarşı, medrese ve çeşme gibi tarihî kıymeti haiz mimarî eserlerini tetkik ederek bunların resimlerini yapmıştır.. Galatasaray,

J*ai trouvé à'mon retour des Etats-Unis où je m'étais rendu pour des raisons de santé le livre que vous avez eu 1*amabilité de m'envoyer* Ayant moment nément égaré