• Sonuç bulunamadı

İlk Meclisi Mebusan Reisi Ahmet Rıza Beyin hatıraları:Şurayı saltanat teklifi ve tevkıfim

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "İlk Meclisi Mebusan Reisi Ahmet Rıza Beyin hatıraları:Şurayı saltanat teklifi ve tevkıfim"

Copied!
2
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

« ¡E B fflS H E E »

AHMET RIZA

Beym

HATIRALARI^__ _

2 5

Şûrayı saltanat teklifi ve tevkifim

Ayan kapanmıştı, fakat her per­ şembe, pazartesi gidiliyordu. Padi­ şaha bazı şeyler arzetmek tizere bir teklifte bulundum. Maiyeti şa­ hanede bir şûrayı saltanat bulun­ durulması lüzumunu anlattım.

Padişah yalnız kalmış, mem leke­ ti tanımıyordu. Muavenete m uh- tacdı, başka devletlerin hüküm­ darlarında bu usul caridir. Çürük- sulu Mahmud Paşa, Abdurrahman Şeref Bey, Reşid A kif Paşa fik ri­ me iştirak ettiler. Telefonla bir m ü­ lakat rica ettik, kalktık saraya git­ tik. Son saatte A k if Paşa beyanı mazeret etti, gelm edi

Padişah bizi soğuk kabul etti. Evvelâ Mahmud Paşa, sonra A b ­ durrahman Şeref Bey maksadımız ne olduğunu anlattı, hattâ A bdur­ rahman Şeref B ey uzunca hulûs- kârane bir mukaddeme yapmak is­ tedi, Hünkâr hiddetle «bu sözlere lüzum yok» diyerek sözünü kesti!

«Evet, Ahm ed Rıza Bey bana bir kaç defa bu şûrayı saltanattan bahsetti, bilmem Kanunu Esası ile kabili tevfik m idir?» dedi.

Kanunu esasi ile idare olunan îngilterede, Almanyada mevcud o l­ masına bakılırsa kanunu esasiye m ugayir değildir. Farzı muhal o - larak muhalif olsa da kanunu şeri- ate değildir ,bilâ!kis şeriatimiz meş­ veretle i? görülmesini emrediyor, dedim. Bu cevabımdan münfeil oldu.

Sadnasamla görüşeyim diyerek

Sözümü kesti ve istediğimizi yap­ madı. Meğer onun arkada bir şû­

rayı saltanatı varmış, Hoca Mus­ tafa Saıbri Efendi, M ösyö ...., Sami Bey gibi adamlardan mürekkeb o - larak gizlice görüşüyorlarmıç.

Tevkifi

Hükümetin benim tevkifimle meşgul olduğunu işitiyordum. K aç­ mak istemedim, çiftliğe jandarma yolladılar, celbettiler, gitmedim, bir gün eve erzak almak için îstanbu- la inmiştim. Balıfcpazarındaki bak­ kal dükkânına girerken sağımda, solumda birer kişi peyda oldu.

Beni tevkife memur olduklarını Söylediler, «bakkal dükkânına ka­ dar gidelim, oraya adamım gelecek­ tir, alınacak şeyleri tenbih edeyim, sonra gidelim» dedim, razı oldular. Adamım geldi, tevkif edildiğimi anlattım. Ziya Paşa geçiyordu, o - na da söyledim.

Sonra birlikte zaptiye dairesine gittik, Polis Müdürünün odasında Dahiliye Nazırı Adil Beyle tele­ fonla konuştum; «ben burada po­ lis dairesinde mevkuf bulunduğum bir zamanda sizin Dahiliye Neza­ retinde bulunmanız mucibi hacalet olm uyor m u ?» diye sordum.

Kendisinin malûmat olmadığını ve işi tahkik edeceğini söyledi. P o­ lis Müdiriyetinden bir araba ile, Ayasofya Adliye dairesinde bir ye­ re gittik. Evrakın kaydına bakıla­ cakmış, Abdurrahman Bey Adliye Nazırı idi, görüşmek istedim, mu­ vaffak olamadım.

Oradan bir başka memur, beni alarak gene araba ile Harbiye Ne­ zareti önündeki dairelerde oturan Emniyeti Umumiyeye götürdü, Mi’diriyete Şevket Bey yeni tayin edilmiş imiş, yaveri beni arabada görünce tebrike geliyorum zannile içeri koştu, haber verdi. Şevket Bey çıktı, beni teşekkürlerle kabul

etti, meseleyi anlatınca şaşırdı kal­ dı. İşten asla haberi olmadığını soy ledi. Derhal telefonla Harbiye Na­ zın Şefik Beyden sordu, o da ha­ beri olmadığını bildirdi.

Tevkifimi haber alan Celâl Nuri Bey vesaire benimle görüşmeğe geldiler. Harbiye Nazırının cevabı­ na intizaren iki saat müdürün o - dasmda oturdum, birlikte yemek yedik. Nihayet Harbiye Nazırı biz­ zat geldi. Benden af diledi. «Bir yanlışlık olmuş, serbestsiniz» dedi.

Ertesi günü haber aldım, Sadrı- azam Ferıd Paşa ile Şeyhülislâm Sabri Efendinin emirleri üzerine tevkif edilmişim. Nazırlardan hiç birinin haberi yokmuş, tevkifim Babıâliye suitesir yapmış, Ferıd Paşa korkmuş, emrini geri almış, dediler. Gazetelere bir şey yazdı­ rılmadı.

Paristen avdetimde padişahı zi­ yaretimde, tevkifim zamanı pek müteessir olduğumu kendisine an­ lattım. Benden af diledi, Veliahd daha o günü teessüratını bana tele­ fonla bildirmişti.

Vatanın selâmet ve saadeti y o ­ lunda otuz sene çalışmış bir zda- nun, hususile Mebusan ve A yan Meclislerine riyaset ederek mille­ tin en büyük birer makamını sene­ lerce işgal etmiş bir adamın böyle cani gibi sokak ortasında tevkif edilmesi pek ziyade gücüme gitti. Artık İst an bulda duramaz oldun1. Bir kaç gün sonra Roma tarikile Parise gittim.

Ahmed Rıza Beyin evrakı ara­ sında bulunan Harbiye Nazırı Sü­ leyman Şefik Paşaya hitaben ya­ zılmış bir mektub müsveddesinde şöyle denilmektedir:

«Aynı meseleden dolayı benim gibi cinayetle itham ve ahz ve gi­ rift müzekkeresile tevkif edilen Ayandan Muhiddin Efendinin hu­ susî vagonla muazzezen ve müker- remen Bağdada gittiğini ve tarafı şahaneden birinci rütbe Mecidî ni- şanile de taltif buyurulduğunu işit­ tim.

Bu haber sahih ise bir mülkte iki türlü adalet olamıyacağından diğer mevkuf ve maznunlar hak­ kında da seyyanen muamele ifa edilmesi kanun hak ve adle m u­ vafık olur.»

Gene evrak arasında movcud_ da­ ha sonraki tarihli Meclisi Âyan Reisi Mehmed Tevfik imzalı ve (Meclisi Ayan azasından Ahmed Rıza Beyefendi hazretlerine) baş­ lıklı mektubda da şöyle denilmek­ tedir: «Hakkı âlii kerimanelerınde her nasılsa vukua gelmiş olan bazı muamelâttan mütehassıl teessürat sevkile yazıldığı iarestei irtiyab o- lan 29 şubat 1920 tarihli tahriratı aliyyeleri residei desti ihlâs oldu.

Muamelâtı vâkıa heyeti ayanca da mucibi teessür olmuş olup bu babda bir teşebbüste bulunulmak­ tan tevakki edilmiş olması nezdi vâlftyi dakiki dayenlerinde dahi müsellem olduğu veçhila zamanın ehemmiyet ve nezaketi derpiş te­ emmül edilmiş olmasından m ün- bais olarak menafii vataniyeyi te­ mine matuf hidametı bergüzidele- rinden rüfekayi âlileri mütehassis bulunduğu ve mülk ve millet zâtı sâmilerinden daha pek çok hizmetler İntizar eylemekte oldu-

(2)

Hıza Beyin

haiırslars

(ikinci sahifederı devam)

£u cihetle mesaii vatanperverane- lerinde mazhan tevföcaü İlâhiye temenniyatı halisasına âzayi kiram - ca maalihtiram iştirak ve heyeti ayanın zati âlilerinin daima arala­ rında ve birlikte görmekle hahtiyar olacakları beyan olunur efendim.»

Ahmed Hıza Bey de bu tezkereye verdiği cevabda (... Hakkımda her nasılsa vukua gelmiş olan muame­ lâtın heyeti âyanca da mucibi te­ essür olduğu fakat zamanın neza­ keti derpişi teemmül edilerek bu babda bir teşebbüste bulunulmak­ tan tevakki edildiği beyan buyu­ rulur. . Muamelâtı vakıanın bu su­ retle takbih edilmesini şimdilik bir senedi kâfi ittihaz eylerim. Pariste menafii vataniyeyi müdafaa ve te­ mine masruf hidemstı âcizanemi tasvib ve beni pek mükedder ve mahzun bu'unduğum şu zamanda bu suretle de taltif buyuran âyam kirama arzı teşekkürle teyidi tıür- ı met eylerim efendim.» demiştir.

BİTTİ

Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Watson ve Crick, DNA’n›n yap›s›n› bulmaya giriflmeden önce, 1940’larda, bilim adamlar› canl›lar›n her türlü ifllevlerinden genlerin sorum- lu

Model Radikal 9 un hesaplamalardan elde dilen spin yoğunluk haritası ġekil 4.18 de, aĢırı ince yapı sabitleri ve g- tensörü tablo 4.9 de verilmiĢtir. Şekil 4.18 Model radikal

Cevat Memduh Altar’ın kızı İnci Kut müzikle uğraşmıyor,, çeviriler yapıyor, ama müzik yaşamına güzel bir katkısı var. Hikmet Şimşek'in isteğiyle

(Bu partinin) “2 Haziran 1912’de başlayan kongresinde türdeş olmayan Hürriyet ve İtilaf (Partisi)nin içindeki temel uzlaşmazlık su yüzüne

Kumkapı her şeyden önce kentin ilginç küçük mescitlerinin, sefale­ te rağmen sevimliliği kaybolmayan sokakların, en güzel kiliselerin ve Ermeni Patrikhanesi’nin

Karagöz’ün evi ölçülerine sahip olan, şirin yuva, yaşlı bir dadı ile muhteşem bir ressa­ mın bütün özelliklerini, peteğini ve mumu­ nu içinde eritmiş bir

Yaşamın tüm güzelliklerine kör, insana ve onun değerlerine sağır, küçük çıkarlar için küçülen ama kendini dev aynasında seyredenle­ rin bize sağladıkları