Doç.Dr. Süleyman KALELİ Tıp Fakültesi Öğr.Üyesi
ETİK İLKELER
• Etik kutsaldır; çünkü aynı kıymette eşi yoktur ve başka hiçbir çeşit kıymetle ölçülemez.
ATATÜRK
Etik ilkeler
• Özerklik,
• Yararlılık;
• Zarar Vermeme,
• Dürüstlük,
• Gizlilik,
• Adalet
DÜRÜSLÜK ve DOĞRULUK İLKESİ
• Bu iki ilke, hasta ve ailesine gerçeği söyleme, dürüst olma, yalan söylememe zorunluluğunu getirir. İnsanlar kendileri hakkındaki gerçeği öğrenmeye ve yalan söylenilmemesi hakkına sahiptir. Böylece sağlık personeli, hasta ve
ailesi arasındaki ilişkilerin, dürüst, güvenilir bir ortamda kurulması sağlanır.
• Dürüstlük ilkesi uygulamada doğruyu
söylemekle ilişkilidir. Doğruluk, yaygın bir şekilde, evrensel bir erdem olarak kabul
edilmektedir. Çoğumuza çocukken her zaman doğruları söylememiz gerektiği söylenmiştir.
• Filozoflar, genel olarak, açıklığı ve dürüstlüğü savunmaktadır. Ebelik literatüründe filozofların görüşlerine sık sık yer verilir. Immanuel Kant
ve John Stuart Mill gerçeğin söylenmesinde hemfikirdir.
• Ebelik literatürü dürüstlüğü bir erdem olarak görüp teşvik etmekte ve doğruyu söylemenin de ebelerin önemli bir görevi olduğunu kabul etmektedir. Ancak sağlık bakım
profesyonellerinin bakış açılarında bazı farklılıklar mevcuttur. Biyoetikçiler her
durumda kesinlikle doğruların söylenmesi
• Sağlık personeli hastasının güvenini
kazanmamışsa bakımdan beklenen başarı elde edilmemiş olur. Bu ilke ile bakım ve tedavi
girişimlerinde hasta ve ailesini bilgilendirip izin alınarak çok önemli yasal ve ahlaki bir
zorunluluk da yerine getirilmiş olur.
• En basit anlamıyla, “kamu görevlilerinin kamusal işleri yerine getirirken tarafsızlık, nesnellik ve dürüstlük ilkeleri çerçevesinde
bulundukları makamı kişisel, özel, maddi veya partizan bir kazanç için kullanmaktan
çekindikleri bir yönetim anlayışı”nı ifade eder.
Başka bir ifadeyle, “etik ilke ve değerlere dayanan ve işleyişinde bu ilke ve değerlere
• Dürüstlük, doğruluğu içerir, ama ondan farklı bir kavramdır. Doğruluk gerçeği söylemek, yani sözlerimizi gerçeğe uydurmaktır. Dürüstlük
ise,gerçeği sözlerimize uydurmak, yani sözümüze bağlı kalmak ve beklentileri
gerçekleştirmektir. Dürüstlüğü kanıtlamanın en iyi yollarından biri, o sırada yanımızda
olmayan kişilere sadakat göstermektir.
• Ebelerin doğruyu söylemesinin gerekliliğini pek çok açıdan destekleyebiliriz. Doğruyu söylemek saygıya, açık iletişime, güvene ve sorumluluğun paylaşılmasına yol açar. Bu kavram, tüm profesyonel ebelik etik
kodlarında desteklenmektedir
• Bu ilke tıbbi etiğin çeşitli uygulama alanlarında farklı biçimlerde görülmekle birlikte her
birinde merkezi bir yerde bulunmaktadır. Ebe - hasta ilişkisi bağlamında hiç bir etik ilkenin
ebeye hastasını aldatma hakkını vermediği
açıktır. Ebe hem hastasıyla olan sözleşmesinde (aktinde), hem de uygulayacağı tanıda ve
tedavide hastasını aldatmamalıdır.
• Çünkü her türlü ahlakın temeli toplumsal
sözleşmedir ve herkes ona uymak zorundadır.
Ancak bir hastalığın kötü gidişi (vahim prognoz) hastaya "bir idam hükmü gibi"
açıklanamaz .
• Batı kültürlerinde bunu hastadan gizlemek ebeye sorumluluk getirirken, bizim yasal
düzenlemelerimiz bu durumun hastaya sadece hissettirilmesini, ama yakınlarına açıkça
söylenmesini gerektirmektedir.
• Filozof Martin Buberin, fikirlerinin genel olarak değerlendirilmesi sonucunda insanlar arasında engeller olmadığında gerçek iletişimin ortaya çıkabileceği görüşüne varılır. Yalan söylemek ya da aldatmak insanlar arasında engel
oluşturur ve sadece anlamlı iletişimi değil aynı zamanda ilişkilerin kurulmasını da engeller.
• İletişimin ebe-hasta ilişkisinin temel taşı
olduğu düşünüldüğünde, ebelerin hastalarla etkin iletişime girebilmek için dürüst
davranmaları gerektiği yönünde bir görüş belirtilebilir.
• Dürüstlük ilkesinin ihlali saygının eksik
olduğunu gösterir. Yalan söylemek ya da bilgi vermekten kaçınmak ebenin ve sürece dahil olan diğer kişilerin görevlerinin hasta üzerinde ya da en azından hastanın özerkliği üzerinde bir önem taşıdığını gösterir.
• Jameton, başka insanları kontrol etme adına bilgiyi manipüle etmenin insanları kontrol etmek için zor kullanmak gibi olduğunu
söylemektedir. Aslında bu durum bireylerin verilecek kararlara eşit bir şekilde katılmasına engel olur. Hastanın yararı için kullanıldığında parentalizm; hastanın aleyhinde
kullanıldığında ise sahtekarlık halini alır.
• Jameton, ayrıca, başkalarını aldatmanın gereksiz bir sorumluluk kabulüne neden
olabileceğini belirtir. Talihsiz durumlar ortaya çıktığında, aldatmadan sorumlu olan kişinin ortaya çıkan sonuçların sorumluluğunu
üstlenmesi beklenecektir. Diğer yandan, doğrunun baştan söylendiği durumlarda
• Doğruyu söylemek güven oluşturur. Hastaların ebelere ve diğer sağlık çalışanlarına
güvenmeye devam etmeleri noktasında doğruyu söylemenin elzem olduğu ileri
sürülebilir. İlişkiye duyulan bu güven sayesinde hastalar özerkliklerinden bir süreliğine de olsa vazgeçebilir ve sağlık bakım ihtiyaçlarının
karşılanması için yardım arayabilir. Bu güven olmazsa, hasta-ebe ilişkisi ciddi şekilde zarar
• Dürüstlük, Amerikan Hastaneler Birliği (AHA) tarafından Hasta Hakları Bildirgesinde (1973;
1992'de düzeltilmiştir) istenilen bir durum olarak tanımlanmıştır. Bu belgeye göre,
hastaların teşhis, tedavi ve hastalığın prognozu ile ilgili konularda kendilerinin anlayabileceği bir dilde tam ve güncel bilgileri elde etme
• Her ne kadar bu durum doktorların bilgi verme sorumluluğu ile ilişkili olsa da, ebeler için de
bazı sonuçları vardır. Hastaların savunucusu olarak ebeler. hasta haklarının gözetilmesinin sağlanmasından sorumludur.
• Diğer ilkelerde olduğu gibi, dürüstlük ilkesinde de ebelik literatürü ile tıbbi literatür arasında oldukça büyük bir farklılık vardır. Sağlık
hizmetlerinin neredeyse tamamının
disiplinlerarası bir çaba olduğu ve hastalara bilgi vermenin hem ebeleri hem de doktorları ilgilendirdiği düşünüldüğünde tıbbi bakış
• Doktorlar, çoğu zaman, hastaların kötü
haberler duymak istemediği ve doğru bilgilerin onlara zarar verme ihtimalinin bulunduğu
şeklinde bir görüşe sahiptir. Bazı doktorlar
iyilik yapma adına hastalara bilgi vermeksizin ya da doğrudan yalan söyleyerek hareket eder.
Lipkin, doktorların bazen hastaları
aldatmasının ya da onlardan bilgi saklamasının
MOLA
• Lipkin'in görüşüne göre hastalar vücutlarının işleyişi konusunda tıbbi bilgileri
yorumlamalarına yetecek bilgiye sahip değildir ve bazen hastalıkları hakkında doğruları
bilmek istemezler. Joseph Ellin, tıp mesleğinin doğruyu söylemeye ilişkin olarak gündeme
getirdiği ve dikkate alınması gereken bazı noktalardan bahseder.
• Hastaların zarar göreceği durumlarda, özellikle de umut ve pozitif bakış açısının iyileşme ve
hayatta kalmada önemli olabildiği durumlarda;
mutlak bir dürüstlük ilkesi uygulamanın yararlı görünmediğini dile getirir. Görüşlerini şu
şekilde belirtmiştir; "Kesin olmamakla birlikte, dürüstlüğe büyük bir öncelik verilmesi ve bu ilkenin yalnızca en ağır vakalarda göz ardı
• Ellin, yalan söylemek ile aldatmak arasında bir ayrıma gider: yalan söylemek kasıtlı olarak
yanlış şeylerin söylenmesidir, diğer yandan
aldatmak, çoğu zaman, bilgi vermemek yoluyla gerçekleştirilir. Elin, hastalara yalan
söylemekten kaçınmanın mutlak bir görev
olduğunu; ancak aldatmamaya yönelik böyle bir yükümlülüğün bulunmadığını ileri sürer.
• Örnek olarak plasebo ilaç verilmesini ya da kötü giden bir hastalıkla ilgili bilgilerin saklanmasını
verir. Şu durumu ele alalım: Dört çocuk annesi bir kadın, iki çocuğunun ölümü ile sonuçlanan bir
otomobil kazası sonrası acil birime getirilir.
Hastanın çok ciddi bir durumda olduğu düşünüldüğünde, Ellin' e göre, hastaya
çocuklarının öldüğünü söylemekten kaçınmak
KENDİNİZE SORUN
• Gerçek Bazen Zarar Verici midir?
• Gereksiz bir acıyı engellemek adına hastaları aldatmanın kabul edilebilir bir durum
olduğunu düşünüyor musunuz?
• Bir hasta olsanız ve sağlık bakım ekibi ve
ailenizin sizi aldatmaya yönelik komplo kursa- örneğin hastasınız ve hastalığınızın prognozu
• Buk isimli araştırmacı; yarar sağlama adına
hastalarını aldatan doktorların uygulamalarını inceler. Hastalara yalan söylemenin tarihsel olarak hoş görülebilir bir eylem şeklinde
algılandığını ifade eder. “Bazıları; siyasetçiler, avukatlar ve diğer meslek grupları için kabul edilemez olan gerçeği manipüle etme hakkına
• Aslında, doğruyu söylemek tıp literatüründe hiçbir zaman önem verilen bir ilke olmamıştır.
Dürüstlük, yapılan yeminlerin, koyulan
kuralların, edilen duaların hemen hiçbirinde yer almaz. Hipokrat Yemini bile doğruluktan hiç bahsetmez.
• Amerikan Tıp Birliği Etik Kodlarının 1847 versiyonu bile, ebenin/hekimin “hastanın umudunu kırabilecek ve canını sıkacak her şeyden” kaçınmaya yönelik kutsal bir görevi olduğunu ifade ederek bir dereceye kadar aldatmayı kabul etmektedir.
• Ebelik ve tıp dürüstlüğe iki farklı pencereden bakmaktadır. Geleneksel olarak doktorların
bilgi vermeyi ve vermemeyi, hastaların iyi hali açısından çeşitli sonuçları olan ve kendilerinin kontrol ettiği bir bakım özelliği olarak gördüğü bir gerçektir.
• Bilgi vermenin hastaya zarar vereceğinin
öngörüldüğü durumlarda, olumsuz haberleri saklamanın çoğu zaman faydalı bir eylem
olduğu düşünülmektedir. Diğer yandan ebelik, dürüstlüğün bireysel hakları desteklediğini,
kişilere ve özerklik ilkesine saygı gösterdiğini savunmaktadır. Ancak başarılı bir şekilde
GİZLİLİK
• Gizlilik ve mahremiyet kavramları birbiriyle
ilişkilidir. Mahremiyet, bireyin kişisel bilgi ya da sırlarının başkalarına ifşa edilmesini kontrol
etme hakkı olduğu anlamına gelir.
Mahremiyet, temel bir bireysel haktır. Etik
gizlilik ilkesi, başka kişiler hakkında özel ya da gizli bilgilerin ifşa edilmemesini gerektirir.
• Yani gizlilik, kişinin başkalarının mahremiyetini gözetmesini gerektirir. Ebe hasta ile ilgili özel bir bilgi öğrendiğinde onu gizli tutmalı ve bu bilgiyi sadece hasta bakımında gerekli olması durumunda kullanmalıdır.
• Ebelik Andı'nda söz edilen yasal ve etik ilkelere bağlılık ilkesi gizliliği de kapsamaktadır. Mezun Ebeler tarafından okunan bu yemin "Yaşamın temel değer olduğunun bilincinde insanlığın yararına her türlü girişimi destekleyeceğime;
Bireye kendi sağlığı için öz-sorumluluk
kazandıracağıma;….; Yaşamım boyunca kadın, aile ve diğer sağlık çalışanları için sağlığın
geliştirilmesi konusunda etkili bir rol
• Hekimler gizlilik sözü vermekten kaçınmazlar.
Hipokrat Yemini bu konuda çok açıktır:
"Mesleğimle ilgili olsun ya da olmasın, duyduğum ve gördüğüm ve başkalarına anlatılmaması gereken hiçbir şeyi ifşa
etmeyeceğim ve gizli tutacağım". Gizliliğin
sürdürülmesine yönelik bağlayıcı nedenler olsa da, gizliliğin her koşulda mutlak bir şekilde
• Kişinin mahremiyetini sürdürebilme yeteneği özerkliğin bir ifadesidir; bu şekilde
saygınlığımızı koruyabileceğimiz ve kendi
yaşamımızı kontrol edebileceğimizden dolayı çok önemlidir. Saygınlığımızı koruyabilmemiz ve kendi yaşamımızı kontrol altında
tutabilmemiz açısından başkalarının
hakkımızdaki bilgileri, özellikle de kişisel detayları, bilip bilmemesini ya da ne kadar
• Markus ve Lockwood mahremiyetin önemini şu şekilde tartışır:
• Mahremiyet kişisel özerklik değeriyle ilgili ve belki de bu değer üzerine kurulu bir değerdir.
Bu değeri ciddiye almak bazı alışılmış emirlere uymak demektir.
• Başka insanları gözetleme konusunda isteksiz olmamız, kişisel gizliliklere saygı göstermemiz ve hassas ve samimi kişisel bilgileri
öğrenmemize olanak tanıyacak ilişkilere
girdiğimizde; bize ifşa etmememiz söylenmese bile bu bilgileri başkalarına ifşa etmemeye
dikkat etmemiz gerektiği anlamına gelir.
• Bu sebeple, hastaların gizliliğini korumak
bireylere saygının bir ifadesidir ve çoğu açıdan da ebe-hasta ilişkisi açısından elzem
niteliktedir. Aşağıdaki vaka sunumunu ele alalım.
VAKA SUNUMUNU
• En iyi Seçimi Yapma
• Lora, 17 yaşında bir ponpon kızdır. Bulunduğu bölgedeki aile planlama kliniğine gider ve
doğum kontrol hapı ister. Lora çok çekici, zarif ve hoş bir hastadır. ilk fiziksel muayeneyi
tamamlama sürecinde pratisyen ebe Lora'nın vücudunda yakın bir zamanda travmatize bir şekilde perfore olmuş kulak zarını da içeren
• Lora tedirgin ve ağlamaklı bir şekilde, kliniğe gelmeden önce biyolojik babasının sol
kulağına doğru tokat attığını itiraf eder.
Hayatının büyük bir bölümünü annesi ve üvey babasıyla geçirdikten sonra yakın bir geçmişte babasının yanına taşındığını söyler.
• Yine ağlamaklı bir şekilde üvey babasının onu cinsel açıdan istismar ettiğini ve biyolojik
babasıyla kalmak istediğini söyler. Arada bir kendisine tokat atılmasına tolerans
gösterebileceğini ve biyolojik babasının başını derde sokarak üvey babasının yanına dönmek zorunda kalmayı istemediğini söyler.
• Devlet yasaları çocuk istismarına yönelik kuşku uyandıran herhangi bir durumla
karşılaşıldığında ebelerin bunu rapor etmesini gerektirir. Hem etik kodlar hem de federal yasa ebenin gizlilik ilkesini sürdürmesini gerektirir.
DÜŞÜNÜN
Söylemek mi Söylememek mi?
• Bu olayda hangi ilkeler geçerlidir?
• Ebenin çocuk istismarı olaylarını raporlama yükümlülüğü gizliliği muhafaza etme
yükümlülüğüne karşı ağır basmakta mıdır- özellikle de hastanın gizliliğinin korunmasını istediği göz önünde bulundurulduğunda? Lora
• Ebenin seçenekleri nelerdir?
• Farklı seçeneklerin olası sonuçlan nelerdir?
• Lore'nın özerkliği ebenin istismar olayım
raporlama yükümlülüğüne karşı ağır basmakta mıdır?
KAYNAK
1. Uğur Ömürgönülşen. Etik Sorunların Ortaya Çıkma Sebepleri Üzerine Düşünceler
2. Millî Eğitim Bakanlığı. Sağlık Meslekleri Etiği 3. MEGEP (Meslekî Eğitim Ve Öğretim Sisteminin
Güçlendirilmesi Projesi) Tüm Alanlar, Meslek Etiği 4. İnayet Aydın Kamuda Etik
5. Berna Arda. Tıbbi Etik: Temel Kavramlar Ve Meslek Sorunlarımız
6. Şule Ecevit Alpar, Nefise Bahçecik,Ükke Karabacak (Çeviri Editörleri) Çagdaş Hemşirelikte Etik
7. Türk Ebeler Derneği web sayfası.