• Sonuç bulunamadı

KAAM YAYINLARI OLBA XII

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "KAAM YAYINLARI OLBA XII"

Copied!
188
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

MERSiN DNiVERSiTESi KILIKIA ARKEOLOJiSiNi ARA�TIRMA MERKEZi

MERSIN UNIVERSITY PUBLICATIONS OF THE RESEARCH CENTER OF CILICIAN ARCHAEOLOGY

KAAM

YAYINLARI

QLBA II

MERSiN 2005

(2)

KAAM YAYINLARI OLBA

XII

© 2005 Mersin/Tiirkiye ISSN 1301 7667

OLBA dergisi hakemlidir ve May1s-Kas1m aylannda olmak tizere, y1lda iki kez bas1lmaktadrr.

Published each year in May and November.

KAAM'm izni olmadan OLBA'mn hic;bir boltimti kopya edilemez.

Almtl yap1lmas1 durumunda dipnot ile referans gosterilmelidir.

It is not allowed to copy any section of OLBA without the permit of KAAM.

OLBA'ya gonderilen makaleler a§ag1daki web adresinde ve bu cildin giri§ sayfalannda belirtilen formatlara uygun oldugu taktirde bas1lacaktrr.

Articles should be written according the formats mentioned in the following web address.

OLBA'nm yeni say1lannda yaymlanmas1 istenen makaleler ic;in yaz1§ma adresi:

Correspondance addresses for sending articles to following volumes of OLBA:

Prof. Dr. Serra Durugontil Mersin Universitesi Fen-Edebiyat Faktiltesi

Arkeoloji Boltimti

<;iftlikkoy Kamptisti 33342-MERSiN

TURKEY

Diger ileti§im Adresleri Other Correspondance Addresses Tel: 00.90.324.361 00 01 (10 Lines) 4730 / 4734

Fax: 00.90.324.361 00 46 web mail: www.kaam.mersin.edu.tr

e-mail: [email protected]

Dag1tlm / Distribution Zero Prod. Ltd.

Tel: 00.90.212.244 75 21-249 05 20 e-mail: [email protected], [email protected]

-

(3)

KILIKIA ARKEOLOJiSiNi ARA�TIRMA MERKEZi (KAAM)

YAYINLARI-XII

MERSIN UNIVERSITY

PUBLICATIONS OF THE RESEARCH CENTER OF CILICIAN ARCHAEOLOGY

(KAAM)-XII

Editor Serra DURUGONUL

MuratDURUKAN

Bilim Kurulu Prof. Dr. Serra DURUGONUL

Prof. Dr. Co§kun OZGUNEL Prof. Dr. Tomris BAKIR Prof. Dr. Hayat ERK.ANAL

Prof. Dr. Sencer �AHiN Prof. Dr. Y 1ld1z OTUKEN Prof. Dr. Erendiz OZBAYOGLU

Prof. Dr. Susan ROTROFF Prof. Dr. Marion MEYER

MERSiN 2005

(4)

Prof. Dr. Tahsin OZGU<:;, Prof. Dr. Umit SERDAROGLU

ve

Prof. Dr. Manfred KORFMANN'1 kaybettik.

Sayg1yla amyoruz.

OLEA' nzn Bas1lmas1 jr;in Vermi§ Oldugu Desteklerden Dolayz Mersin Universitesi Rektorii Prof Dr. Ugur Oral' a

Te§ekkiir Ederiz.

Ege Yaymlan 2005 - iSTANBUL

-

(5)

Go<; Olgusunun Arkeolojik Materyal ile Tanzmlanmasz:

Ion Gor;leri Ornegi ... l Fahri Dikkaya

Arkeoloji'de Yerle§imi Anlamlandzrmak ... 21 Bilge Hlirmlizlti

The Organization and Utilization of the Burial Grounds in Klazomenai ... 39 Ay§e Gtil Akalm

Antik Grek Yerle§im Tipleri, Kavramlar ve Tartz§malar ... 69 Winfried Held

Loryma ve Karia Chersonesos'unun Yerle§im Sistemi ... 85 Ersin Doger

Yamanlar Dagz'nda Ger; Antik <;ag jskanlarz:

Kronolojik ve Mekan Organizasyonlarzna ili§kin Sorunlar ... 101 Kaan �enol

Antik Donem Ekonomisinin Kurgusunda Seramik Buluntularzn Yeri,

Sorunlar ... 125 Gonca Cankarde§-�enol

Amphora Miihiirlerinin Koken ve Sosyal Statiiniin Belirlenmesindeki

Etkileri ve Kent Lokalizasyonunun Tespitine Katkzlarz ... 139 -Omit Aydmoglu

Yerle§im Modeli Olu§turmak Miimkiin Miidiir?

Daglzk Kilikia'dan hi Yerle§im Modeli Denemesi ... 165

(6)
(7)

1. Olba her yil, ilki en ges; 15 May1s'ta ikincisi en ges; 15 Kas1m'da olmak iizere iki say1 halinde yaymlamr. Yaymlanmas1 istenen makaleler, zaman s1mrlamas1 olmaks1zm gonderilebilir. Hakemler tarafmdan olumlu degerlendirilen makalele­

rin adedi Olba'nm bir say1S1 is;in fazla oldugu taktirde, baz1 makaleler diger say1da yaymlanmak iizere havuzda bekletilir. Bu gibi durumlarda daha erken gonderilmi§ olan makalelere oncelik tammr.

2. OLBA'nm uluslararas1 bilimsel standartlara uygun olarak yaymlanabilmesi is;in a§ag1da belirtilen teknik kurallara uyulmahdrr:

a- Makaleler, Word 5.0 ve iistii, Windows 95-98 veya Word 2000 yaz1m program1 ile yaz1hp diskete kaydedilerek gonderilmelidir.

b- Makaleler, figiirleriyle birlikte s;ogaltilm1§ olarak iki kopya halinde gon­

derilmelidir.

c- Metin yaz1hrken 10 punto, dipnot is;in ise 9 punto New York (Macintosh is;in) ya da Times New Roman (PC is;in) harf karakteri kullamlmahdrr.

d- Dipnotlar her sayfanm altma verilmeli ve makalenin ba§mdan sonuna kadar say1sal siireklilik izlemelidir.

e- Metin is;inde bulunan ara ba§hldarda, kiis;iik harf kullamlmah ve koyu (bold) yaz1lmahdrr. Bunun d1§mdaki ses;enekler (tiimiiniin biiyiik harf yaz1lmas1, alt s;izgi ya da italik) kullamlmamahdrr.

3. Makale is;indeki Yunanca karakterler is;in kullamlan Yunanca font da diskete yiik­

lenerek yollanmahdrr.

4. Dipnotlarda kullamlan kaynaklar klsaltma olarak verilmeli, klsaltmalarda yazar soyad1, yaym tarihi, sayfa (ve varsa levha ya da resim) srralamasma sad1k kalm­

mahdrr. Sadece bir kez kullamlan yaymlar is;in bile aym kurala uyulmahdrr.

Dipnot (kitaplar is;in)

Richter 1977, s. 162, res. 217 Dipnot (Makaleler is;in)

Oppenheim 1973, s. 9, lev.1

(8)

larda kullamlan klsaltmalar, burada ac;1klanmahdrr.

Bibliyografya (kitaplar ic;in):

Richter 1977 Richter, G., Greek Art, NewYork Bibliyografya (Makaleler ic;in):

Corsten 1995 Corsten, Th., "Inschriften aus dem Museum von Denizli", Ege Universitesi Arkeoloji Dergisi III, 215-224, Lev. LIV-LVII 6. Tum resim, c;izim ve haritalar ic;in sadece "fig" klsaltmas1 kullamlmah ve figtir­

lerin numaralandmlmasmda stireklilik olmahdrr. Levha numaras1 tarafim1zdan verilecektir. Bu sebeple levha, Resim, <;izim, �ekil, Harita ya da bir ba§ka ifade · veya klsaltma kullamlmamahdrr.

7. Kullamlacak fotograflann, daha iyi sonuc; almak ac;1smdan, siyah-beyaz olmas1 tercih edilmektedir. Dia gonderecek yazarlar dia c;erc;evesi tizerine mutlaka resim srras1m yazmahdrr. Bir ba§ka kaynaktan almt1 yapilan figtirlerin sorumlu­

lugu yazara aittir, bu sebeple kaynak belirtilmelidir. Gorsel malzeme eger taranmI§ olarak gonderilecekse uzun kenar: 12 cm, c;oztintirltik: 300 pixel/inch ( en az) olmah. Eger tam sayfa kullamlacak bir fotograf ya da c;izim soz konusu ise uzun kenar: 18.5 cm olmah. Aynca gorsel malzeme ba§ka bir programa (Microsoft Word, Power Point vs.) gomtilti olarak degil, Adobe Photoshop tif formatmda gonderilmeli.

8. Makale metninin sonunda figtirler listesi yer almahdrr. Levhalardaki figtirlerin (resim, c;izim, harita vs.) altma ac;Iklama ctimlesi yaz1lmamahdrr.

9. Metin yukanda belirtilen formatlara uygun olmak kayd1yla mtimktinse 15 sayfay1 gec;memelidir. Figtirlerin toplam1 10 adet civannda olmahdrr.

10. Makaleler Ttirkc;e, ingilizce veya Almanca olabilir. Ttirkc;e yaz1lan makalelerde yakla§Ik 200 kelimelik ingilizce ya da Almanca ozet kesinlikle bulunmahd1r.

ingilizce veya Almanca yaz1lan makalelerde ise 200 kelimelik Ttirkc;e ozet kesinlikle bulunmahdrr.

(9)

GÖÇ OLGUSUNUN

ARKEOLOJ‹K MATERYAL ‹LE TANIMLANMASI:

ION GÖÇLER‹ ÖRNE⁄‹*

Elif KOPARAL**

“Arkeolojik veriyi sadece yaz›l› kayna¤› destekledi¤i takdirde kabullenen tarihçi gerçe¤in ard›ndaki hayaleti izlemekten öteye gidemez; T›pk› her tasvirin bir yaz›l› kayna¤› betimledi¤ini düflünen dilbilimci gibi.”

J. Boardman, Antiquity 62 (1988), s. 796

Summary

Even though migration has been a very popular explanation for the mecha- nisms of cultural changes in archaeology, paradoxically identifying it based on the archaeological evidence is very difficult. Traditional perspectives of archaeology prior to “New Archaeology” have not attempted to explain the complicated nature of migration while proposing it as the only explanation of social and cultural changes. The debate on distinguishing migration from other similar processes such as invasion, colonization or commercial contact is a popular subject but remains to be inexplicable. The aim of this study is rather emphasizing the need for a method- ology specifically for testing our knowledge about the trigger effects of the Ionian migration that established the beginnings of the Ionian civilization. Migration as the most important implement for the diffusion of political and cultural dynamics is also relevant to the appearance of elements that established Ionian civilization so for the “polis-state”. The development, interaction and the power of the Greek city-states as well as the formation of their poli-ethnic society are very much owed to migrations. Defining the nature of Mycenean presence at Western Anatolia prior to the Ionian migrations serves as a source of evidence for understanding the process of adaptation and in relation with that the formation of settlement pattern

* 7-9 Nisan 2005 tarihlerinde Mersin Üniversitesi Kilikia Arkeolojisini Araflt›rma Merkezi taraf›ndan gerçeklefltirilen “Arkeolojide Yerleflim Çal›flmalar›: Yerleflim Çal›flmalar›nda Arkeolojik Materyal Kullan›m›” bafll›kl› workshop çal›flmas›nda bildiri olarak sundu¤um bu metinin makale haline getirilmesinde büyük katk›s› olan hocam Doç. Dr. Yaflar Ersoy’a teflekkür ederim.

** Elif Koparal, Orta Do¤u Teknik Üniversitesi Yerleflim Arkeolojisi Bölümü, ODTÜ - Ankara.

(10)

in the so-called Ionian region. The literary evidence that provides us an epic story about the period that represents the transition from Late Bronze Age to Early Iron Age –a new era- is perhaps deceiving when we are processing and evaluating the material evidence for verifying the presence of Myceneans on the Western coast of Asia Minor and the migration of Ionian tribes.

Keywords: göç, ion göçleri, dor istilas›, myken.

Arkeolojide kültürel de¤iflim mekanizmalar›n› aç›klamada en ra¤bet edilen araç göç kavram› olmas›na karfl›n, bu kavram›n arkeolojik malzeme ile çok zor tan›mlanabilir olmas› bir paradoks oluflturmaktad›r. Geleneksel arkeolojik perspektifler toplumsal ve sosyal de¤iflimleri ço¤unlukla göçe ba¤larken, göç olgusunun karmafl›k yap›s›n›n tan›mlanmas› ihmal edilmifl- tir. Arkeolojik buluntuya dayal› olarak göçün, istila, kolonizasyon veya ticari iliflki gibi di¤er benzeri süreçlerden nas›l ay›rt edilebilece¤i popüler, ancak çok fazla açmaz› olan bir tart›flma konusudur. Bu çal›flman›n amac›

ise Ion göçlerinin tetikleyici unsuru- dolay›s› ile Ion uygarl›¤›n›n bafllan- g›c›n› oluflturan süreçler hakk›nda bildiklerimizi test etmeyi amaçlayan bir metodolojinin gereklili¤ini vurgulamakt›r. Antik toplumlarda politik ve kültürel dinamiklerin yay›lmas›nda en önemli araç olan göç, Ion uygarl›-

¤›n›n ve Yunan “kent-devletinin” temelini oluflturan unsurlar›n varoluflu ile birebir iliflkilidir. Yunan “kent-devletlerinin” geliflimi, gücü ve karfl›l›kl›

etkilefliminin yan› s›ra bu kent devletlerinin çok uluslu yap›s›n›n oluflmas›

da göç hareketleri ile iliflkilidir.1Ion göçleri öncesinde Myken’lerin Bat›

Anadolu’daki varl›¤›n›n tan›mlanmas›, adaptasyon sürecini ve buna ba¤l›

olarak yerleflim dokusunun oluflumunu anlamak için temel veri kayna¤›d›r.

Yerleflik topluluklarda göç hareketinin neden oldu¤u kültürel de¤iflim- lere olan ilgi arkeolojide asl›nda 20. yüzy›l›n ortalar›ndan itibaren popüler- li¤ini yitirmifl bir çal›flma alan› idi. Bunun en önemli sebeplerinden biri göç kavram›na iliflkin kuramlar›n arkeolojik verilere entegre edilememifl olmas›d›r. Bir di¤er sebep ise geleneksel arkeolojide neredeyse tüm kültü- rel de¤iflim mekanizmas›n›n co¤rafya, etnik, dönem gözetmeksizin göç ile aç›klanm›fl olmas›d›r.21960’larda Süreçsel arkeolojinin (Processual Archae- ology) paradigmas›n› oluflturan “Yeni Arkeoloji” (New Archaeology) ak›- m› ile beraber göç ve istila modelleri, geleneksel arkeolojinin kültürel

1 Koslowski 2002, s. 376-378.

2 Adams et. al. 1978, s. 483-532.

(11)

de¤iflim sorunsallar›n› aç›klamak için en fazla ra¤bet etti¤i araç olmas›na tepki olarak tümüyle göz ard› edilmifltir. Yerini demografik de¤iflimler, do¤a olaylar› ya da kentleflme süreci ile ba¤›nt›l› sosyal farkl›laflma ile ilgili aç›klamalar alm›flt›r.3Bunun sebebi Kossina, Childe, Hawkes gibi bir önce- ki nesil arkeologlar›n›n göç modellerini kültürel farkl›laflman›n de¤iflmez nedeni olarak tüketmesi ve buna Clarke, Adams, Binford ve Renfrew gibi bir sonraki nesil arkeologlar›n da tepki vermesidir. Clarke’›n dedi¤i gibi

“Arkeolojik perspektifler, datan›n de¤iflken dinami¤i ile iliflkili oldu¤u kadar olufltu¤u dönemin do¤as› ile de birebir iliflkilidir.”4Ya da di¤er bir deyiflle arkeologlar içinde yaflad›klar› dönem ve kültüre ba¤›ml› olarak perspektif- lerini olufltururlar ve arkeolojide objektiflikten söz etmek iyimserliktir.

Wallerstein5gibi dünya-sistemi teorisyenleri ile neo-marksistler göç kavra- m›n› sonuçlar› ve toplumlararas› siyaset aç›s›ndan de¤erlendirmek yerine göçün sonuçlar›n› “eflitsiz kazanç sa¤layan al›flverifl” ve “boyunduruk alt›- na almak” gibi kapitalizm karfl›t› terminoloji ile tan›mlam›fllard›r.6

Maddi kültürde izlenebilen de¤iflimler kuflkusuz sosyal ve kültürel pra- tiklerdeki de¤iflimlerinde göstergesi olmal›d›r.7Ancak arkeolojik verilerin iliflkili oldu¤u kültürel de¤iflimin do¤as›n› yine materyalin kendisine ba¤›ml› olarak tan›mlayabilmek ne kadar mümkündür? Ticaret, difüzyon, teknolojik yenilik ya da göç sadece arkeolojik materyale dayal› olarak bir- birinden ne derece ay›rt edilebilir? Tüm kültürel kontekstlere uyum sa¤la- yabilecek bir göç ya da istila modeli üretmek mümkün olmad›¤› gibi bu probleme her durum için geçerli çözüm sa¤layabilecek bir metodoloji gelifl- tirmek de mümkün de¤ildir.8Göçün kendisi bafll› bafl›na sorgulanmaya ve pek çok flekilde tan›mlanmaya muhtaç bir kavram oldu¤undan her göç örne¤inin kendi benzersiz do¤as›n›n anlafl›lmas› gerekir. Bu aflamada arke- olojik materyale dayal› olarak kuram gelifltirmek kaç›n›lmazd›r. Elde olan her tür datan›n, bir di¤erine daha fazla önem atfedilmeksizin de¤erlendi- rilmesi ise bir zorunluluktur. Di¤er bir deyiflle üretilen göç modeli tek bir türdeki datay› temel almamal›d›r. Dor istilas› ve Ion göçleri örnek al›n›rsa

3 Chapman 1997, s. 12.

4 Clarke 1968, s. 85.

5 Wallerstein 1974.

6 Koslowski 2002, s. 375.

7 Jones 1997, s. 117-118.

8 Chapman – Hamerow 1997, s. 2.

(12)

elimizde olan yaz›l› kaynaklar›n bize sundu¤u bilgiyi arkeolojik materyal ile destekleme çabas› kolayc› bir yaklafl›md›r. Peki ama arkeolojik mater- yalin yaz›l› kaynakla, yaz›l› kayna¤›n arkeolojik bulgu ile test edilmesi bir paradoks yaratmaktan öteye gitmez mi? Yoksa çok daha s›n›rl› ama güve- nilir kan›t m› do¤urur?

Antik dönemdeki göçleri tan›mlamak için en yayg›n olarak kullan›lan veri seramik olmufltur. Literatürde “Harvey Kuram›” olarak adland›r›lan kural, “Yeni Arkeoloji” (New Archaeology) ile birlikte bafllayan arkeolojik metodlar› sorgulama sürecinin iyi bir temsilcisidir; “Herhangi bir merkez- de ele geçen, herhangi bir merkeze özgü, herhangi bir türdeki seramik, özgü oldu¤u merkezden kiflilerin, elegeçti¤i merkeze yerlefltiklerini ya da tica- ret için geldiklerini kan›tlamaz.”9Di¤er bir deyiflle POT=PERSON denk- lemi çoktan geçerlili¤ini yitirmifltir. Maddi kültür varl›klar› ile sosyal ya da etnik gruplar aras›nda kurulan do¤rudan iliflki statik bir anlay›flt›r ve gele- neksel arkeolojinin metodlar›n› kritik edenler taraf›ndan dahi sorgulanma- m›flt›r. Bafllang›çta konteksti tarihlemek için kullan›lan serami¤in, sonralar›

kontekste ba¤l› olarak tarihlenmesi tümüyle serami¤e dayal› metodlar›n ç›kmaz›na iflaret eder.10Bir bölgede Myken kültürünün varl›¤›n› kesin olarak tan›mlayabilmek için serami¤in yan›s›ra figürinler, metal objeler, mimari formlar ve teknikler, gömü adetleri ve Linear B yaz›s›n›n varl›¤› gerek- mektedir.11 Ancak tüm bunlar›n eksiksiz varl›¤› dahi tek bafl›na Myken varl›¤›n›n do¤as›n›n ne oldu¤unu aç›klamaya yeterli de¤ildir. ‹stila, göç, ticari kolonizasyon ve difüzyon süreçleri kültürel, linguistik ve maddi kül- tür bak›m›ndan ölçülebilir veriler üretirler ancak yine bu verilere dayal›

olarak birbirlerinden ay›rt edilebilmeleri çok zordur.12

Göçün arkeolojik olarak tan›mlanmas›n› zor k›lan bir di¤er sebep ise do¤as› gere¤i önceden tahmin edilmesi zor ve sporadik bir toplumsal hare- ket olmas›d›r.13 Göç kavram› asl›nda en fazla etnik köken çal›flmalar›n›n merkezinde yer almaktad›r. Ancak etnik gruplar›n arkeolojik materyal ile tan›mlan›p tan›mlanamayaca¤› konusu uzmanlar› iki farkl› gruba ay›rm›flt›r

9 Muhly 1992, s. 13.; Harvey 1976, s. 211.

10 Muhly 1992, s. 14.

11 Gates 1994, p.289.

12 Chapman – Hamerow 1997, s. .1 13 Anthony 1997, s. 21.

(13)

ve bu konudaki tart›flmalar sürmektedir.14Bu yüzden etnik köken çal›flma- lar›n›n göç kuramlar›n› desteklemek için kullan›lmas› ciddi bir yan›lg› pay›

oluflturmaktad›r. Kendi içine kapal›, endojenik etnik gruplar›n yurtlar›n›

terk edip yeni bir yerleflim bölgesinde herhangi bir kültürel de¤iflime u¤ra- maks›z›n tipik sosyal yap›lanmas›n› yeniden oluflturaca¤›na dair görüfl geçerlili¤ini yitirmifltir.15

Pek çok örne¤in s›nanmas› ile göçe iliflkin genel geçer kurallar ve model- ler üretilmifltir. Charles Tilly göç hareketlerini alt› modelle s›n›flar16 ve buna göre arkeolojik materyalin yorumlanmas›n›n daha kolay olaca¤› düflü- nülebilir. Yerel/ Dairesel/ Zincirleme/ Mesleki/ Kolonici/ Zorlama olarak tan›mlanan bu alt› model asl›nda göçü de içine alan çok daha genifl bir kav- ramla, “hareketlilik” (mobility) ile ilgilidir. Göç kavram›na iliflkin bir di¤er s›n›flama ise göç sürecinin sonucunu dört ana madde ile s›n›rlar.17

1. Bir topluluk di¤erini yok eder ve yerini al›r.

2. Bir topluluk di¤erini esir al›r.

3. Bir topluluk di¤erini fetheder ve yerel topluluk ile simbiyotik bir ilifl- ki gelifltirir.

4. Bir toplulu¤a d›flar›dan s›zanlar vard›r ancak yönetici grup konumu- nu korur.

Metodoloji ve kuram›n birbirinden ba¤›ms›z geliflimi sözkonusu ola- maz. Metodoloji göç/istila/ticaret/difüzyon gibi süreçler aras›ndaki farkl›- l›¤› net olarak tan›mlamaktan yoksundur. Öte yandan kuramsal çal›flmalar da göç olgusunun arkeolojik materyal ile tan›mlanmas› sorununa birebir katk›da bulunamaz. Göçe iliflkin kültürel de¤iflim mekanizmalar›n› benzeri di¤er süreçlerden ay›rt edebilmek için özel bir prosedür oluflturulmal›d›r.

Herhangi bir göç örne¤i için üretilen arkeolojik veriye dayal› model, göre- celi olarak daha ça¤dafl bir göç örne¤i ile k›yaslanarak sonuçlar s›nana- bilir.18Ancak tümüyle ça¤dafl bir örne¤e dayal› model oluflturmak ve tü- mevar›msal ç›kar›mlarda bulunmak, kritik etti¤imiz yaz›l› kayna¤a ba¤l›

14 Burmeister 2000, s. 540.

15 Burmeister 2000, s. 540.

16 Tilly 1978, s. 48-74.

17 Koslowski 2002, s. 382.

18 Burmeister 2000, s. 540.

(14)

ç›kar›mlar kadar yetersiz olacakt›r. Öte yandan modern ça¤ göç örneklerine dair kesin verilere dayal› modeller ve etno-arkeolojik çal›flmalar, her göç tipi için geçerli olabilecek s›n›rl› say›da kural›n üretilmesine yaram›flt›r.

Amerika k›tas›na göç eden Anglosakson ve ‹sveç kolonilerinin karfl›laflt›- r›lmas›na dayal› bir çal›flma19ya da Peru Nazca yerleflimlerine göçü konu alan baflka bir çal›flma ça¤dafl göç örneklerinden bilgi üreten iki örnektir.

Böylece arkeolojik materyalin de göç kavram› dahilinde sorgulanmas›na olanak tan›nmaktad›r. Kültürel konteksti ne olursa olsun göçün bireyler ve küçük gruplar üzerinde yaratt›¤› etki flafl›rt›c› biçimde benzerdir.20En çar- p›c› örneklerden biri, göç yaflam›fl olan halklar›n üretti¤i epik edebiyat›n birbirine benzerli¤idir. Ço¤unlukla ilgili oldu¤u göç örne¤ini aç›klarken bu edebiyat örneklerinin tarafl›l›¤› ve olaylar› lehine çarp›tma pay› göz önün- de tutulmal›d›r. Homeros destanlar›n›n Troya savafl›n› aç›klamak yerine pek çok yan›lt›c› unsuru devreye sokmas› en bilinen örneklerden biridir.

Ya da Türk destanlar›n›n, Anadolu’yu Türk boylar›n›n geliflinden önce bofl bir alanm›fl gibi tan›mlamas› yine benzeri yaklafl›m›n içerdi¤i potansiyel kültürel asimilasyon politikas›n›n göstergesidir. Öte yandan maddi kültür varl›klar› ile ilgili olarak birkaç kural belirlemek mümkün olabilir. Maddi kültürde izlenen de¤iflimin derecesi, etkinin kayna¤›n› oluflturan grubun niceli¤i ile birebir iliflkili de¤ildir. Co¤rafyac› T. Jordan bunu “kültürel adaptasyon öncesi süreç” kavram› ile aç›klar. Gruplara ait baz› özellikler göçün hedefini oluflturan yer ile uyumlu oldu¤unda nüfusça daha kalabal›k olan farkl› gruplar taraf›ndan da benimsenir.21Göçe öncülük eden grupla- r›n ilk önce merkezlerde topland›klar›, yerleflim merkezi olmad›¤› durum- larda ise askeri, ticari ya da görece tan›d›k yerlerde odakland›klar› hemen her örnekte bilinen bir kurald›r. Ion kentlerinin çekirde¤ini genellikle pre- historik höyüklerin oluflturmas› da bununla iliflkili olmal›d›r.

Göç kuramlar› mikro-teorik ve makro-teorik olarak s›n›flan›r. ‹lki birey- ler ve küçük gruplar›n davran›fl› ile ilgilenirken, di¤eri toplu göçler ile ilgi- lenir.22Sözkonusu kuram çal›flmalar› sonucunda arkeolojik materyalin, göç kavram›n› tan›mlarken kullan›m›nda pek çok örnek test edilerek birkaç

19 Burmeister 2000.

20 Chapman 1997, s. 12.

21 Burmeister 2000, s. 541.

22 Burmeister 2000, s. 546

(15)

kural belirlenmifltir. Arkeolojik materyal ya da maddi kültür varl›klar›n›

böylesi bir de¤erlendirmede iki gruba ay›rmakta yarar vard›r; D›fl Alan ve

‹ç Alan. D›fl Alan›n kapsam›nda yerleflim dokusunun karakteri/mimari form ve teknikler yer al›rken, ‹ç Alan’›n kapsam› topluluklar›n geleneklerini daha uzun süre koruyabildikleri konutlar›n iç düzenlemesi (ocak, pencere, kap›) /gömü adetleri/ritüellerden ibarettir. Mimari form ve teknikler genel- likle çevresel faktörlerle de birebir iliflkili oldu¤undan de¤iflkendir ve ‹ç Alan ö¤elerine k›yasla daha az güvenilirdir. Gömü gelene¤i de genellikle co¤rafi ve iklimsel nedenler ile de¤iflken olabilir. D›fl formundan ziyade mezar hediyeleri ve ölünün gömü biçimi genellikle sa¤lam bir veri kayna-

¤› oluflturur. Arkeolojik buluntudan yola ç›karak göç eden grup hakk›nda ç›kar›mda bulunduktan sonra, metodu tam tersinden uygulay›p göç eden grubun özelliklerine dayal› olarak maddi kültürün nas›l flekillenebilece¤i- ni sorgularsak yine bir ç›kmaza girmifl oluruz. E¤er göç eden grup say›ca az savaflç› erkeklerden olufluyorsa silah, erkek giysileri, gömü adetleri ve mimari formlar bir dereceye kadar de¤iflir, ancak seramik üslubu, dil ve iç mimari korunur. Grupta kad›nlar›n varl›¤› di¤er unsurlar›nda de¤iflimi ile sonuçlanacakt›r.23 Dor istilas› örne¤inde -e¤er varsa- istilac› grup yerel kültüre entegre olmufl olmal›d›r, oysa Ion göçleri örne¤inde yeni gelen halklar›n varl›¤›n› iflaret eden veriler yerli halklar›nkinden daha bask›nd›r.

Birkaç bafll›k alt›nda s›n›flayabilece¤imiz ortak unsurlar dahilinde farkl›

göç örneklerini k›yaslamak ve benzeri ç›kar›mlarda bulunmak, tümevar›m- dan kaç›n›ld›¤› sürece yersiz bir tutum olmayacakt›r. Bu unsurlar flunlar- d›r:

- göçü tetikleyen unsurlar,

- anayurt ile göç edilen merkez aras›ndaki çevresel farkl›l›¤›n derecesi, - göç eden grubun sosyal yap›lanmas›.

Göçü tetikleyen unsurlar için kabaca birkaç ana neden sunulabilir; do¤al felaketler/devlet güdümlü veya savafla ba¤l› politik nedenler/kolonizasyon /istila. Anayurt ile göç edilen merkez aras›ndaki çevresel farkl›l›¤›n dere- cesi ise göç eden grubun yeni yerleflime adaptasyon sürecini aç›klamada çok önemli bir veri kayna¤› oluflturmaktad›r. Göçü maddi kültür ürünü ile tan›mlama aflamas›na gelindi¤inde bu derecenin gözard› edilmesi, göç hareketinin süresi ile ilgili yan›lt›c› sonuçlar do¤urabilir. Göç eden grubun

23 Bouzek, 1994, s. 232-234.

(16)

sosyal yap›lanmas› ise hedef bölgedeki topluluklar ile entegrasyonun tan›mlanmas› aç›s›ndan önemlidir. Göçün kaç›n›lmaz sonuçlar›ndan biri olan asimilasyonun ne yönde geliflece¤ine dair ipuçlar› sunmaktad›r.

Bu çal›flma için örnek oluflturan Dor istilalar› ve Ion göçlerine dair eli- mizde bafll›ca iki tip veri bulunmaktad›r. Biri yaz›l› kaynaklar di¤eri maddi kültür ürünleridir. Bir önerme yapmadan önce sözkonusu verileri k›saca gözden geçirmek gereklidir.

Do¤u Ege’de Karanl›k Ça¤: Yunanl›lar, Phryg’ler ve Lydia’l›lar Geç Bronz Ça¤›nda meydana gelen bir dizi felaketten o günün dünya- s›nda etkilenmeyen pek az uygarl›k vard›. Bu olaylar›n do¤as› tam olarak bilinmemekle beraber arkeolojik yerleflimlerde tahrip tabakalar› ile tan›m- lanan bu olaylar genel olarak literatürde Deniz Kavimlerinin gelifline ve Dor istilalar›na atfedilmektedir. Nedeni ve do¤as› her ne olursa olsun bu olaylar›n sonucunda toplumlararas› iletiflimin sona erdi¤i ve ticaret a¤›n›n bir süre için tamamen ortadan kalkt›¤› arkeolojik olarak tan›mlanabilmek- tedir. Erken Demir ça¤› boyunca toplumlararas› iletiflim kopuklu¤u, bölge- sellik ve izolasyon ise sözde “karanl›k ça¤›n” karakteristik özellikleridir.

Myken saray sisteminin çöküflü ile Linear B yaz›s› onu gerekli k›lan politik ve ekonomik sistemin ortadan kalkmas›na ba¤l› olarak kullan›lmaz olmufltur. M.Ö. 13. yüzy›l sonundaki felaketlere kimin sebep oldu¤u halen kesinlik kazanmam›fl olmakla beraber, Levant k›y›lar›ndaki kentlerin yan›

s›ra Hitit imparatorlu¤unun ve Myken saraylar›n›n çöküflüne yol açt›¤›

kesindir. Ancak do¤al ya da politik olsun bu felaketlerin Levant k›y›lar›n- dan K›ta Yunanistan’a uzanan genifl bir co¤rafyada ayn› anda meydana geldi¤ini düflünmek yerine sonuçlar›n›n bu kadar genifl bir co¤rafyada izlenmesinin nedenlerini aç›klamak gerekmektedir. Kuflkusuz bu monarfli- lerin, ekonomik dolay›s›yla da politik varl›klar› tüm Akdeniz’i bir göle çeviren yo¤un ticaret a¤› ile iliflkiliydi ve bu ticaret a¤›n›n herhangi bir ucunda yaflanan çöküntü k›sa süre içinde di¤er ucundakini de etkilemifl olmal›d›r. Bilinen ilk siyaset bilimci say›labilecek olan Thukydides K›ta Yunanistan’daki politik karmaflan›n sebebi olarak Dor ‹stilalar›n› gösterir.

(Thuk. I. 12) Arkeoloji bilimi de Ionlar ve di¤er Yunanl› topluluklar›n Ana- dolu ve Ege adalar›na göç hareketini etikleyen süreç olarak Dor istilalar›n›

kabullenmifl ve uzunca bir süre konuya iliflkin kuramlar›n tümü Thukydi- des’in aktard›klar›n› temel alm›flt›r.

(17)

Snodgrass’a göre varsay›lan Dor, Boeotia ve Thessalia göçlerini arkeo- lojik materyal ile tan›mlamak mümkün de¤ildir. Mykenlilerinkinden fark- l›l›k göstermeyen maddi kültür ürünleri ve Yunan dialektinin varl›¤›n› sür- dürmesi, bir istiladan çok politik gücün varolan nüfus içinde el de¤ifltirme- sine iflaret eder.24 Konu ile ilgili epik edebiyat›n sundu¤u olaylara iliflkin kuflkulu bilgiye sahip olmasayd›k, Dor istilas›n› Kuzey ‹talya ve Orta Avrupa’daki örneklere benzeyen fibula ve metal silahlar ile tan›mlamam›z bugünün arkeolojik perspektifinde oldukça zay›f bir varsay›mdan öteye gitmeyebilirdi. Söz konusu buluntular›n varl›¤› Orta Avrupa ve Kuzey ‹talya’

daki merkezler ile varolan ticari iliflkinin göstergesi say›l›p Myken saray sisteminin çöküflü için çok daha mant›kl› bir sebep aran›yor olabilirdi.

Yunan arkeolojisinin en önemli sorunsallar›ndan biri olan Geç Bronz ça¤›n- dan Demir ça¤›na geçifl dönemi ya da literatürde yayg›n olarak kabul gören ad› ile “Karanl›k Ça¤”, konu ile ilgili yaz›l› kaynaklar›n varl›¤›ndan ötürü, uzunca bir süre arkeolojik materyalin yaz›l› kaynaklardan elde edilen bilgilere uydurulma çabas› ile tan›mlanmaya çal›fl›lm›flt›r. Di¤er bir deyiflle yaz›l› kaynaklar›n varl›¤› Klasik Arkeolojiyi tembelli¤e itmifltir. Arkeoloji- nin sistemli bir bilim haline getirilme çabalar› sonucunda zaman kavram›n›n do¤as›na ayk›r› olarak bölgesel ve dönemsel olarak yapay s›n›rland›rma- lara baflvurmufltur. Prehistorik çal›flmalar metodoloji ve kuram üzerine yo¤unlaflarak di¤er disiplinleri de kendi do¤as›na entegre ederken, Klasik Arkeolojinin perspektifi materyalin s›n›fland›r›lmas› ve bu materyalin zaten varoldu¤unu düflündü¤ümüz ve pek az sorgulanarak do¤ru kabul edilen yaz›l› kaynaklara uydurulmas›n› öngören k›s›r bir döngüye girmifl- tir.

Demir ça¤›n›n bafllang›c›n› temsil eden demir kullan›m›n›n K›ta Yuna- nistan’a Orta Avrupa’dan Dor’lar taraf›ndan getirildi¤i teorisine karfl›t ola- rak demirin Yak›n Do¤u’dan geldi¤ini öne sürmemek için hiçbir gerekçe yoktur.25 K›br›s ve Levant’ta en erken tarihli demir silahlar M.Ö. 12. yy.

sonuna tarihlenmektedir, öte yandan Ege’deki en erken örnekler ancak M.Ö. 11. yy. sonuna tarihlenir ve say›ca oldukça azd›r. K›ta Yunanistan’da demir üretimi ancak M.Ö. 9.-8. yüzy›lda yayg›nlaflm›flt›r ve demir filizle- rinin K›br›s kökenli oldu¤u düflünülmektedir.26 Yine Dor’lar›n gelifli ile

24 Snodgrass 1971, s. 312.

25 Snodgrass 1971, s. 219.

26 Varoufakis 1981, s. 319; Sandars 1985, s. 174.

(18)

iliflkilendirilen kremasyon gelene¤inin ortaya ç›k›fl› gerçekte bölgede ilk kez uygulanan bir gömü gelene¤i de¤ildi. Geç Hellas III C’ye tarihlenen, Thessalia ve Argolid’de Neolitik dönemden itibaren görülen kremasyon gömü gelene¤i de Dor ‹stilas› senaryosunu geçersiz k›lar.27 “Barbarian Ware” olarak adland›r›lan yeni kaba ve el yap›m› seramik türü ise istilac›

barbarlar senaryosu yerine, ne oldu¤unu henüz kesin olarak bilemedi¤imiz bir nedenden ötürü ortaya ç›kan ekonomik çöküntü ile aç›klanabilir.28

Deniz kavimlerinin Levant sahili ile Ege dünyas› aras›nda ticari ba¤lan- t›y› sa¤layan yollar› kullan›lmaz hale getirmesi ile denizafl›r› ticarete ba¤›ml› olan Myken saray ekonomisinin çöküflü ve “Karanl›k Ça¤” olarak adland›r›lan dönemin yeni ekonomik strateji ve teknolojilere adaptasyon süreci olarak aç›klanmas› en az Dor ‹stilas› ile gerekçelendirilen senaryo kadar mant›kl›d›r.29Ama nihayetinde daha gerçekçi de olsa di¤eri gibi bir spekülasyondur. Bu çal›flman›n amac› ise istila, göç, kolonizasyon gibi antik ça¤ toplumlar›n› ve politik sistemlerini temelden etkileyen kavramlar için göreceli olarak daha sorgulay›c› ve gerçekçi bir metodolojinin gereklili¤i- ni vurgulamakt›r.

Demir ça¤›n›n bafllang›c›nda K›ta Yunanistan ve Anadolu’da durum Bronz ça¤›ndan çok farkl› idi. Myken ve Hitit emperyalizminin ortadan kalkmas› ile Do¤u Ege politik sistemi tamamen çökmüfltür. K›ta Yunanis- tan’da çok az say›da merkezde yerleflimin devam etti¤i anlafl›lmaktad›r.

Geç Hellas III C-Submyken’den Protogeometrik serami¤e kesintisiz geçifl, Euboia’daki Lefkandi’de tan›mlanabilmektedir.30Bat› Anadolu k›y›lar›n›n Hitit ve Myken gibi iki süper güç aras›nda tampon bölge olma durumu sona erdi¤inden Lykia, Karia ve hatta Lydia (Maeonian) gibi yerli halklar bölge- de daha etkin bir konuma gelmifl olabilirler.

Myken ve Hitit politik sistemlerinin M.Ö. 13. yüzy›l sonundan itibaren ard arda çöküflünden sonra M.Ö. 8. yy.’a dek hiçbir yaz›l› kaynaktan söz etmek mümkün de¤ildir. Genel kan› Bat› Anadolu’ya göçlerin bu karanl›k dönemde gerçekleflti¤i yolundad›r. Yaz›l› kaynaklar›n tan›mlad›¤› Bat›

27 Coulson 1990, s. 14-16.

28 Small 1990, s. 3-25; Walberg 1976, s. 186-7; Sandars 1985, s. 43-68.

29 Sandars 1985, s. 184-185.

30 Morris 2000, s. 218-222.; Coulson 1990, s. 9.

(19)

Anadolu, yerli barbar halklar›n bulundu¤u, düzenli yerleflimlerin varolma- d›¤› bir bölgedir. Ancak bölgedeki kaz›larda daha erken kültür tabakalar›na ulafl›ld›kça prehistorik yerleflimler ile tarihi dönem yerleflimleri aras›ndaki hiatus kapanmaktad›r. Elimizdeki Yunan kabilelerinin Bat› Anadolu’ya göçünü anlatan yaz›l› kaynaklar›n tarafl› hatta siyasi propaganda güden metinler olmas› ve bizim için bugün dahi illüzyon yaratacak kadar güçlü olmas› gerçekten çok uzak de¤ildir.31Öte yandan bölgedeki yerleflimlerde ele geçen Myken serami¤i ve Hitit mimari ö¤eleri bölgenin iki güç aras›n- da tampon bölge olarak görece az geliflmifl oldu¤unu düflündürür.

Öncelikle elimizde bulunan yaz›l› kaynaklara göz atal›m. Tudhaliya IV dönemine ait Yalburt yaz›t› ve Bo¤azköy’de ele geçen bronz tablet Anado- lu’nun Geç Bronz ça¤›ndaki politik co¤rafyas› hakk›nda önemli bilgiler sunmaktad›r. Hitit ‹mparatorlu¤u sonras› yerleflimi Tarhuntassa’n›n güney Kilikya’da, Lukka ülkesinin ise güneybat›da yerald›¤› öne sürülmektedir.

Yaz›tlar Hitit yerleflimlerinin güney Anadolu ve Suriye’de sürdü¤ünü düflündürür.32Hitit metinlerinde sözü edilen Arzawa, Wilusa ve Mira daha sonralar› Troas, Lydia ve Ionia olarak adland›r›lan bölgeler ile özdeflleflti- rilmektedir. Arzawa’n›n baflkenti Apasa’n›n ise Ephesos oldu¤u düflünül- mektedir.33 Mursilis II dönemine ait bir metin Ahhiyawa ve Millawanda’

n›n Hitit’lere karfl› müttefik oldu¤undan söz eder ki bu Miletos’taki Geç Hellas III A:2 tarihli yang›n tabakas›n› aç›klar.34Geç Hellas IIIB’ye tarih- lenen Tawagalawa mektubu da Millawanda’y› Ahhiyawa ve Arzawa ile iliflkilendirilmektedir.35

Thukydides, Peleponnessos Savafllar›’n›n ilk kitab›nda Yunanl›lar›n Anadolulu komflular› ile olan iliflkilerine de¤inir ve yerleflimleri daha çok savunma duvarlar› olmayan da¤›n›k köyler olarak tan›mlar. Bu dönemin Minos deniz egemenli¤i (Thalassocracy) ile sona erdi¤ini belirtir (Thuk.

1.4-5). Thukydides Do¤u Akdeniz’de en önemli kazanç kayna¤›n›n Bronz ça¤› boyunca korsanl›k ve ticaret oldu¤unu vurgular. Troya savafl› sonra- s›nda ise Peloponessos’un Dorlar ve Herakles O¤ullar› taraf›ndan istila

31 Huxley 1966, s.30-34.

32 Hawkins 1994, s. 91-94.

33 Bammer 1987, s. 26-27.

34 Niemeier 1998, s. 40.

35 Niemeier 2002 (a), s. 297.

(20)

edildi¤ini ve Attika’n›n Yunanistan’›n di¤er bölgelerinden gelen göçmen- lerle nüfus patlamas› yaflad›¤›n› belirtir. Yunan “kent-devletinin” do¤uflu- nu ise deniz ticareti ile iliflkilendirir (Thuk. 1.2, 15). Atina’n›n bir mülteci merkezine dönüflmesi büyük ölçüde tar›ma uygun koflullara sahip olmay›- fl›ndand›r. Nüfus patlamas› Bat› Anadolu hedefli Ion göçlerini tetiklemifl ve Yunan kent devletinin dinamiklerini oluflturmufltur. Yaklafl›k 1050-1000 civar›nda göç hareketleri bafllam›fl ve iki yüzy›l boyunca sürmüfl olmal›- d›r.36

Herodotos, Ion’lar›n karfl›laflt›¤› Anadolu halklar› hakk›nda epey fazla hikaye anlatmaktad›r. Bunlar aras›nda en erken tarihli olan› Phryg kral›

Midas’t›r (Hdt. 1.14). Lydia krallar›ndan ise Gyges’ten söz eder (Hdt.

1.12). Önceki krallar yar› efsanedir. Herakles o¤ullar›n›n Lydia’y› 22 nesil yani yaklafl›k 500 y›l boyunca yönetmifl oldu¤unu belirtir. Bunlar aras›nda en sonuncusu, taht›n› Gyges’e kapt›ran Kandoules’tir. Gyges’in saltanat›- n›n bafllang›c› olan 687’den 500 y›l geriye gidildi¤inde var›lan tarih M.Ö.

1190 civar›d›r. Herakles O¤ullar›n›n Anadolu’daki varl›¤›n› Mykenler ile özdefllefltirmek cüretkar bir yaklafl›m olmakla beraber Yunanl›lar ile eflan- laml› kullan›ld›¤› ak›lda tutulmal›d›r. Herakles O¤ullar›n›n dördüncü nesli olan Agron Sardis’i yöneten ilk Heraklid idi. Ondan önce Lydia toprakla- r› Atys o¤ullar› yönetiminde bulunmaktayd›. Hikayeye göre Atys döne- minde yaflanan k›tl›k dolay›s› ile nüfusun yar›s› Atys o¤lu Tyrsennos’un önderli¤inde ‹talya’ya göç etmifltir (Hdt. 1.94).

Bu döneme iliflkin arkeolojik veriler asl›nda oldukça k›s›tl›d›r. Phry- gia’n›n baflkenti Gordion’da 1970’ler ve 1980’lerde yap›lan kaz› çal›flma- lar› s›ras›nda Yass›höyük’te aç›lan derin sondajlar Bronz ça¤›ndan Demir ça¤›na geçifli hakk›nda önemli veriler üretmifltir. Geç Bronz ça¤›nda Hitit imparatorlu¤una ait olan Gordion’daki çark yap›m› toplu üretim serami¤in yerini Erken Demir ça¤›nda koyu renk perdahl› (burnished) el yap›m›

seramik alm›flt›r. Bu yeni seramik türü Balkanlar’dan bilinmekle beraber Troya VIIb safhas› ile benzerlik gösterir.371100-1000 civar›nda tabana yar›

gömülü çit-çamur binalar›n yerini tafl binalar alm›flt›r. Elit s›n›fa ait yerlefli- min bulundu¤u düflünülen tepede bir avlu etraf›nda megaronlardan oluflan yap›lanma bafllam›flt›r. El yap›m› seramik ile çark üretimi seramiklerin 7A

36 Koslowski 2002, s. 386; Ehrenberg 1960, s. 3-4.; Hammond 1976, s. 140-143.

37 Henrikson 1994, s. 107, s. 276-277.

(21)

ve 7B safhalar› boyunca birarada kullan›lm›fl olmas› yavafl bir kültürel de¤iflimin varl›¤›na iflaret eder.38

Sardis’teki iki tahrip tabakas›ndan biri 1200 civar›na verilirken di¤eri Kimmer ak›nlar› ile iliflkili olarak 700 civar›na tarihlenmektedir. “Lydian Trench” olarak adland›r›lan alanda yap›lan çal›flmalarda M.Ö. 12. ve 11. yüz- y›la tarihlenen Myken, Submyken ve Protogeometrik seramik içeren taba- kalar tespit edilmifltir. Kontekstten ba¤›ms›z olarak ele geçen az say›daki Hitit serami¤i ise Bronz ça¤› tabakalar› ile iliflkili olmal›d›r. Sardis’te M.Ö. 10-8. yüzy›la tarihlenen Protogeometrik ve Geometrik seramik yerel taklitleri ile beraber ele geçmifltir. Bu tabakan›n alt›nda ele geçen az say›- da Myken serami¤i stratigrafik olarak ta güvenilir de¤ildir.39

Bat› Anadolu’da Myken varl›¤›na dair tart›flmalara en fazla veri sa¤la- yan merkez Miletos’tur. Miletos’ta Bronz ça¤› tabakalar› 20. yüzy›l›n bafl›n- dan bu yana kaz›lmaktad›r. ‹lk kaz› sezonu ve 1938 kaz›lar›nda ele geçen buluntular I. Ve II. Dünya savafl›n›n patlak vermesi ile beraber yay›nlan- madan kaybolmufltu ancak Berlin Duvar›’n›n y›k›lmas›n›n ard›ndan kent- teki Pergamon Museum’un depolar›nda ortaya ç›km›fllard›r.40 Myken buluntular›n›n ele geçti¤i tabakalar›n alt›nda kentte Minos hakimiyetinin varl›¤›na iflaret eden tabakalar belirlenmifltir. Kentte Minos yerlefliminin bafllang›c›na dair kesin bir tarihleme yapmak mümkün de¤ildir.41 Bronz Ça¤› Milet’te Minos’tan Myken’e geçifl bir tahrip tabakas› ile gerçeklefl- mifltir, buna ba¤l› olarak Myken istilas›ndan söz edilmekle beraber söz konusu de¤iflimin do¤as›n› kesin olarak tan›mlamak flu an için mümkün de¤ildir (Geç Hellas IIB).42Myken tabakalar› ile iliflkili 2. mimari evrede A ve B olarak adland›r›lan iki dikdörtgen planl› ev ortaya ç›kar›lm›flt›r. Her iki ev tipi de K›ta Yunanistan’dan tan›nmakla beraber benzerlerine Bat›

Anadolu’da Troia, Aphrodisias ve Beycesultan’da rastlanmaktad›r. B evin- de ortaya ç›kar›lan daire formlu ocak ise t›pk› evler gibi köken konusunda net bir bilgi sunmamaktad›r. Mykenai ve Tiryns’te örnekleri olmakla bera- ber, Beycesultan’dan da tan›nan bir formdur.43Sözkonusu mimari evre ile iliflkili olarak yedi adet kil f›r›n daha saptanm›flt›r. Bu f›r›n tipleri K›ta

38 Voigt 1994, s. 267-272.

39 Hanfmann1967, s. 34-36.

40 Greaves 2002, s. 56; Niemeier 1998, p.19; Mee 1978, s. 133-137.

41 Niemeier – Niemeier 1997, s. 242.

42 Greaves 2002, s. 57.

43 Greaves 2002, s. 57; Niemeier 1998, s. 30.

(22)

Yunanistan’da Orta Hellas döneminden itibaren bilinmektedir.44 Bu alan II. Mimari evrede da¤›n›k evlerden ve seramik f›r›nlar›ndan olufluyordu.45 Yine bu evre ile iliflkili bir Argolis’ten ithal Myken phi figürini bu alanda Myken ritüelinin varl›¤›na iflaret olarak yorumlanm›flt›r.46Bu evre ile ilifl- kili olarak elde edilen Myken serami¤inin büyük bir k›sm›n›n yerel üretim oldu¤u Neutron-activation analizleri ile anlafl›lm›flt›r.47 Myken serami¤i- nin yerli üslup olarak s›n›flanan bezemesiz serami¤e oran› %98’i bulmak- tad›r.48 Miletos’ta II. Mimari evrenin Myken karakteri, bir önceki evrede Minos’un oldu¤u kadar net de¤ildir. Mimari formlar net bir kan›t sunmaz ve Linear B yaz›s› oldu¤una dair kan›tlar birkaç amphora parças› üzerin- deki tan›mlanamayan flekillerden ibarettir. Çok say›da Myken stili günlük kullan›m kab› ve bir adet phi figürini Myken varl›¤›n›n temsilcileridirler.49 II. Mimari evrenin sonu yanm›fl kerpiç tabakas› ile tan›mlan›r, iliflkili sera- mik Geç Hellas IIIA:2 tarihlidir ki bu Millawanda’n›n Mursilis II taraf›n- dan tahrip edildi¤i tarih ile özdeflleflmektedir.50 III. Mimari evrede ayn›

alanda yerleflim devam etmifl ancak bu sefer yerleflimi çeviren bir savunma duvar› infla edilmifltir (Geç Hellas III B/13. yüzy›l). Bu duvar infla tekni¤i bak›m›ndan Myken üslubundaki Kyklopik duvarlardan çok Hitit örnekle- ri ile benzerdir. Bu evre ile iliflkili tek yap› Geç Myken tarz› bir koridorlu evdir ve bu yap›n›n savunma duvar›ndan sonra infla edildi¤i düflünülmek- tedir. Troia VI evresinde benzerleri bulunmaktad›r. Bu evreye iliflkin bir di¤er ilginç buluntu Geç Hellas III B-C tarihli, De¤irmentepe eteklerinde elde edilen oda mezarlard›r.51Onbir adet olan bu mezarlar Myken tarz›d›r ve içlerinden elde edilen buluntular Myken a¤›rl›kl›d›r.52Bu evre ile ilifl- kili olarak savunma duvar›n›n yan›s›ra Hitit ile iliflkili bir di¤er buluntu Geç Hellas III B2-IIIC dönemine ait üzerinde boynuzlu Hitit bafll›¤›

takm›fl bir figürün bulundu¤u krater parças›d›r.53

44 Niemeier 1998, s. 31.

45 Greaves 2002, s. 57.

46 Greaves 2002, s.58.

47 Niemeier 2002 (b), s. 56-63.

48 Niemeier 1998, s. 34; Greaves 2002, s. 58.

49 Niemeier 1998, s. 34.

50 Greaves 2002, s. 58.

51 Greaves 2002, s. 59-61.

52 Niemeier 1998, s. 36.

53 Niemeier 1998, res. 15-16.

(23)

Miletos’taki buluntular Bat› Anadolu’da en yo¤un ele geçen ve en iyi bilinen Myken buluntular›d›r. Bu buluntular Myken varl›¤›n› kan›tlamas›- na karfl›n varl›klar›n›n do¤as›n› aç›klamaktan yoksundur. Anadolu’da da benzerleri olan ev formlar› ve ocak ve f›r›nlar net bir manzara sunmaz.

Ço¤unlu¤u yerel üretim olan Myken serami¤inin ise bu tarz›n yayg›n biçimde benimsenmesi olarak ta yorumlanmas› abart›l› olacakt›r.

Miletos’un Attika’dan gelen Ion’larca kolonize edildi¤i ise yaz›l› kaynak- larda en ayr›nt›l› anlat›lanlardan biridir. (Hdt. I.146) Bu gelen gruplar›n Karial› erkekleri öldürüp kad›nlar ile evlendikleri anlat›l›r. Ancak bugüne kadar Miletos’ta Karia’l› olarak s›n›flanabilecek buluntu ele geçmemifltir.

Ion göçleri hakk›nda arkeolojik aç›dan söylenebilecek tek fley 1050-1000 (Submyken sonu-PG bafl›) tarihli serami¤in kentte bulundu¤udur.54

Iasos’ta Miletos’takine benzer bir durum söz konusu olup ard arda Minos ve Myken varl›¤›n›n göstergesi say›lan tabakalar ele geçmifltir (Geç Hellas IIB-IIIA). Müsgebi’de Geç Hellas IIIB dönemine tarihlenen oda mezarlar ve Geç Hellas IIB tarihli seramikler bölgede sürekli bir Myken yerleflimi oldu¤unu düflündürmektedir.55

Ephesos’ta Ayasuluk tepesinin güney yamaçlar›nda içinde alt› adet Myken vazosunun bulundu¤u tahrip edilmifl mezar›n yan› s›ra Artemis kutsal alan›nda Myken serami¤i içeren depozitler bulunmufltur. Ayr›ca Artemis tap›nak alan›n›n alt tabakalar›nda kaz›c›s› A. Bammer taraf›ndan Myken olarak yorumlanan bir çak›l duvar ortaya ç›kar›lm›flt›r.56

Klazomenai’de da¤›n›k halde ele geçen Myken seramikleri ise Geç Hellas II A – Geç Hellas IIIC:1 dönemlerine aittir (M.Ö. 1500-1125). Bu seramiklerin kil analizleri henüz yap›lmam›flt›r ancak stilistik inceleme Bronz ça¤› sonunda Klazomenai’de Protogeometrik serami¤in Phokis ve Lokris kaynakl›, geç 10. yüzy›ldan 8. yüzy›l ortas›na dek ise Thessalia ve Euboea kökenli oldu¤unu ortaya koymufltur.57 Plan aç›s›ndan paraleli Nichoria’da bulunan apsidal ev ile iliflkili seramikler 11. yy. ve 10. yy.’›n ilk yar›s›na tarihlenir ve Ion kolonizasyonunun bu dönemde gerçekleflti¤ini

54 Greaves 2002, s. 77.

55 Niemeier 1998, s. 40.

56 Erdemgil – Büyükkolanc› 1991, s. 265-282.

57 Aytaçlar 2004, s.31.

(24)

düflündürür. Da¤›n›k halde ele geçen di¤er buluntular aras›nda 10. yy.

sonuna tarihlenen bir pithos mezar, Erken Bronz ça¤› II dönemi sur duvar›- n›n yak›nlar›nda ele geçen kremasyon kaplar› bulunmaktad›r. Klazomenai’

de ele geçen Bronz ça¤› ve Erken Demir Ça¤› buluntular› yaz›l› kaynaklar›

tart›flmas›z kabul edip bölgeye dair göç kuramlar›n› yaz›l› kaynaklar üze- rine temellendirmememiz gerekti¤ini aç›kça göstermektedir. Limantepe kaz›lar›nda tahrip edilmifl olan Geç Bronz Ça¤› tabakalar›nda ele geçen çok say›da Geç Hellas III A2-IIIC serami¤i, bölgenin M.Ö. 14. yy.’da ve 13. yy. sonunda K›ta Yunanistan ile iliflkisini ortaya koymaktad›r.58Attika Protogeometrik serami¤i ile hiç benzerlik göstermeyen ama öte yandan Phokis, Lokris, Makedonya, Lefkandi, Iolkos ve Troia’dan benzer örnek- leri olan Klazomenai buluntular› Kuzey Ionia’n›n yaz›l› kaynaklardan bilindi¤i gibi Attika kökenli Ion kabileleri yerine Aiol’ler taraf›ndan kolo- nize edildi¤ini düflündürmektedir.59

Smyrna’da Ionlara ait en erken izler MÖ 925-900’e tarihlenen oval ev ve M.Ö. 1050-1000’e tarihlenen Protogeometrik seramiktir. Smyrna’daki bronz ça¤› tabakalar› henüz sistematik olarak kaz›lmam›flt›r. Pitane, Eryth- rai, Phokaia, Panaztepe ve Troya-Beflik koyu Myken sermi¤inin ele geçti-

¤i di¤er merkezlerdir.

Myken serami¤inin da¤›l›m›na miktar göz önünde tutulmaks›z›n bak›l- d›¤›nda Troya’dan Iasos’a kadar uzanan k›y› fleridinde ve içeride Sardis ile s›n›rlanan alan d›fl›nda Maflathöyük ve Gödelesin Höyük’te Geç Hellas III A2-B ve Geç Hellas III C Myken serami¤inin varl›¤›ndan söz etmek müm- kündür.60Ancak bu bölgeden elde edilen Myken seramikleri söz konusu grubun bölgede ticari ya da politik varl›klar›n›n kesin kan›t› olarak göste- rilemez. Hatta seramik d›fl›nda di¤er tip verilerde Mykenlerin Bat› Anado- lu k›y›lar›ndaki varl›¤›n›n do¤as›n› tan›mlamaktan yoksundur. Dolay›s› ile bu durumda arkeolojik materyalin Myken varl›¤›na ve bu varl›¤›n do¤as›- na iliflkin yorumu bir paradoks üretmekten ileri gitmemektedir.

Mykenlerin Bat› Anadolu k›y›lar›ndaki varl›klar›n› tan›mlayamad›¤›- m›za göre Ion göçmenlerinin tan›d›klar› bir bölgeye mi geldikleri sorusu cevaps›z kalmaktad›r, ki bu da Ion göç hareketinin modellenmesindeki en

58 Aytaçlar 2004, s.29.

59 Aytaçlar 2004, s.30.

60 Cline 1991, s. 3.

(25)

temel koflulu belirsiz k›lar. Ion göçlerini arkeolojik malzemeye dayal› ola- rak modellendirmek flu anda bofluna bir çaba olacakt›r. Öte yandan elimiz- de olan yaz›l› kaynaklara dayal› veri de test edilmeye muhtaçt›r. Sadece arkeolojik buluntuya dayal› bir ç›kar›mda bulunulmak istenirse, megaron yap›, kremasyon gömü ve seramik çok daha genifl bir da¤›l›m alan› önerir, ki bu noktada ticari iliflki ve göçü birbirinden ay›rt etmek mümkün de¤il- dir. Kent dokusunun oluflumu topografya gibi somut dinamiklerin yan› s›ra yönetim biçimi gibi daha soyut kavramlar ile de yak›ndan iliflkilidir. Ana- dolu’da “kent-devleti” kurumunun Bat› Anadolu d›fl›nda ra¤bet görmemesi bunun göstergesidir. Buna ba¤l› olarak görece demokratik “kent-devlet”

kurumunun dinamiklerinin ortaya ç›k›fl›, sürecin bafllang›c› ile yani var- sayd›¤›m›z toplu göçün dinamikleri ile sorgulanmal›d›r.

Yaz›l› kaynaklardan edindi¤imiz bilgilere göre Ion göçlerinin hemen sonras›nda ki kurumsallaflma sürecinde Yunan topluluklar›n›n eski adetle- rinin önem kazanmas›, sözgelimi Apoutoria bayramlar›n›n kutlanmas› ve kabile sisteminin öne ç›kmas›, arkeolojik materyalin gösterdi¤inin aksine asl›nda Yunan topluluklar›n›n bir ölçüde tan›d›klar› ancak daha önce yerlefl- medikleri topraklara göç ettiklerini düflündürür.

Bugüne dek an›tsal mimari, sur duvar› ya da ticari materyalde odakla- nan kaz› stratejileri sonucunda kaz› çal›flmalar› yerleflim merkezlerinde yo¤unlaflm›fl ve erken tabakalara inildikçe Ion yerleflimlerinin ilk sakinle- rine dair veriler elde edilerek zaman dizini belirlenmifltir. Ancak bu veriler Bronz ça¤›ndan Demir ça¤›na geçiflte K›ta Yunanistan kaynakl› toplu göç- lerin Ionia bölgesinde ne tür yerleflimler oluflturduklar›n› göstermekten yoksundurlar. Zira Erken Demir Ça¤› yerleflimleri çok daha genifl bir alana yay›lm›fl da¤›n›k yerleflimler olmal›d›rlar ve bu yerleflimlerin kendi içindeki mekansal düzenini ve genifl ölçekte bölgedeki yerleflim modelini, yerleflim merkezi ile s›n›rl› kaz› alanlar›nda ortaya ç›kar›lan buluntular ile tan›mlamak mümkün de¤ildir. Ion göçlerinin do¤as›n›n aç›klanmas› yerleflimlerin art- alanlar›nda yap›lacak genifl kapsaml› ve yo¤un yüzey araflt›rmalar› ile mümkün olacakt›r. Erken Demir ça¤›nda bir merkezileflme olup olmad›¤›

göç eden halklar›n politik ve sosyal yap›lanmas›n›n kurgulanmas›na ›fl›k tutacak hatta göç hareketinin zamansal sürecine iliflkin veri üretecektir. Bu sorular›n cevaplanmas› kuflkusuz kent-devlet oluflumunun zamansal olarak bafllang›c›n› da belirlemeye yard›m edecek ve bölgede kentleflme sürecinin en mu¤lak dönemini anlamam›za katk›da bulunacakt›r.

(26)

Bibliyografya ve K›saltmalar

Adams et. al. 1978 Adams, W. – P. Van Geren Dennis – S. Richard, “The Retreat from Migrationism”, Annual Review of Anthropology 7: 483-532.

Anthony 1997 Anthony, D., “Prehistoric Migrations as Social Process”, Chapman- Hamerow (eds) Migrations and Invasions in Archaeological Explanation, BAR Int. Series 664, 21-33.

Aytaçlar 2004 Aytaçlar, N., “The Early Iron Age at Klazomenai”, Moustaka, A. et al (eds) Klazomenai, Teos and Abdera: Metropoleis and Colony, Thessaloniki.

Bammer 1987 Bammer, A., “Ephesos in der Bronzezeit”, Jahreshefte des Österrei- chen Archaologischen Institutes 52, Beiblatt: 18-38.

Bouzek 1994 Bouzek, J., “Late Bronze Age Greece and the Balkans: A review of the present picture”, BSA 89, 217-235.

Burmeister 2000 Burmeister, S., “Archaeology and Migration: Approaches to an Archaeological Proof of Migration”, Current Anthropology Vol. 41 No: 4 Aug-Oct., 539-567.

Chapman 1997 Chapman, j. “The Impact of Modern Invasions and Migrations on Archaeological Explanation”, Chapman-Hamerow (eds), Migra- tions and Invasions in Archaeological Explanation, BAR Int. Series 664, 11-21.

Chapman – Hamerow 1997

Chapman, J. – H. Hamerow, “On the Move Again – Migrations and Invasions in Archaeological Explanation”, Chapman-Hamerow (eds) Migrations and Invasions in Archaeological Explanation, BAR Int. Series 664, 1-11.

Clarke 1968 Clarke, D., Analytical Arcaheology, London, Academic Press.

Cline 1991 “A Possible Hittite Embargo Against the Mycenaeans”, Historia 40/1, 1-9.

Coulson 1990 Coulson, W. D. E., The Greek Dark Ages- A review of the evidence and suggestions for future research, Athens.

Ehrenberg 1960 Ehrenberg, V., The Greek City-State, Oxford, Basil Blackwell.

Erdemgil – Büyükkolanc› 1991

Erdemgil, S. – M. Büyükkolanc›, Kaz› Sonuçlar› Toplant›s› XIII, 265-282.

Gates 1994 Gates, C., “Defining the Boundries of a State: The Myceneans and their Anatolian Frontier”, 289-297; Niemeier, W. D. – R. Laffineur (eds) Politeia: Society and State in the Aegean Bronze Age. Pro- ceedings of the 5th International Conference, Heidelberg. 10-13 April 1994, Aegean 12, Liege.

Greaves 2002 Greaves, A., Miletos: History, Routledge, London.

Hammond 1976 Hammond, NGL, Migrations and Invasions in Greece and Adjacent Areas, Park Ridge, NJ: Noyes Press.

(27)

Hanfmann 1967 Hanfmann, G. M. A., The Ninth Campaign at Sardis 1966, BASOR, no:186, April Jerusalem, 17-52.

Harvey 1976 Harvey, F. D., Sostratos of Aegina, PdP 31: 206-214.

Hawkins 1994 Hawkins, J. D., “The End of the Bronze Age in Anatolia: New Light from recent discoveries”, Çilingiro¤lu, A.-French, D.H. (eds) Ana- tolian Iron Ages III, Ankara, 91-94.

Henrikson 1994 Henrikson, R. C. “Continuity and Discontinuity in the ceramic tradition of Gordion during the Iron Age”, Çilingiro¤lu, A. – D. H.

French, (eds) Anatolian Iron Ages 3, Ankara, 95-129.

Huxley 1966 Huxley, G. L., The Early Ionians , London.

Jones 1997 Jones, S. The Archaeology of Ethnicity: Constructing Identities in the past and present, Routledge, London.

Koslowski 2002 Koslowski, R., “Human Migration and the Conceptualisation of Pre- Modern World Politics”, International Studies Quarterly 46, 375- 399.

Mee 1978 Mee, C., “Aegean trade and settlement in Western Anatolia”, Ana- tolian Studies 28, 121-156.

Morris 2000 Morris, I., Archaeology as Cultural History, Oxford.

Muhly 1992 Muhly, J. D., “The Crisis Years in Mediterranean World: Transition or Cultural Disintegration?”, Ward, A. – M. Joukowsky (eds.) The Crisis Years: The 12thcentury BC, Dubuque, Iowa 10-26.

Niemeier – Niemeier 1997

Niemeier, W. D. – B. Niemeier, Milet 1994-95, Projekt “Minoisch- Mykenisches bis Protogeometrisches Milet : Zielsetzung und Grabungen auf dem Stadionhügel und am Athenatempel”, Archao- logischen Anzeiger 1997, heft 2, Berlin-New York.

Niemeier 1998 Niemeier, W. D., “The Myceneans in Western Anatolia and the Problem of the Origins of the Sea Peoples”, Gitin, S. (ed) Mediter- ranean People in Transition, in Honour of T. Dothan, 17-41.

Niemeier 2002 (a) Niemeier, W. D., Hattusa und Ahhiyawa im Konflikt um Millawan- da/Milet, in: Die Hethiter und ihr Reich-Das Volk der 1000 Götter, Katalog, Bonn, 294-299.

Niemeier 2002 (b) Niemeier, W. D., “Die analysierten mykenischen Keramikfunde aus Milet und Ephesos”, Akurgal, M. – M. Kerschner – H. Mommsen – W. D. Niemeier (eds.) Töpferzentren der Ostagais; Archäometrische und archäologische Untersuchungen zur mykenischen, geometri- schen und archaischen Keramik aus Fundorten in Westkleinasien, Österreichisches Archaologisches Intitut,Wien, 56-63.

Sandars 1985 Sandars, N. K., The Sea Peoples; Warriors of the Ancient Mediter- ranean (Revised Edition), Thames and Hudson, London, 1985.

(28)

Small 1990 Small, D. B., “Handmade Burnished Ware and Prehistoric Aegean Economics: An Argument for Indiginous Appearance”, Journal of Mediterranean Archaeology vol.3, no:1, June, Sheffield, 1990, 3-25.

Snodgrass 1971 Snodgrass, A. M., The Dark Age of Greece, Edinburgh.

Tilly1978 Tilly, C., “Migration in Modern European History”, 48-74; Mc Neill, W. – R. Adams (eds) Human Migration: Patterns and Policies.

Bloomington Indiana Univ. Press.

Varoufakis 1981 Varoufakis, G. J., ”The origin of Mycenean and Geometric Iron on the Greek mainland and in the Aegean Islands”, Muhly J. D. – R.

Maddin – V. Karageorghis (eds), Early Metallurgy in Cyprus, 4000- 500 BC, Larnaca, Cyprus.

Voigt 1994 Voigt, M., “Excavations at Gordion 1988-89: The Yas›höyük Strat- igraphic Sequence”, Çilingiro¤lu, A. – D. H. French (eds) Anatolian Iron Ages III, Ankara 1994, 265-293.

Wallerstein 1974 Wallerstein, I., The Modern World System, vol.1, Newyork: Colum- bia Univ. Press.

(29)

ARKEOLOJ‹’DE YERLEfi‹M‹ ANLAMLANDIRMAK*

Fahri D‹KKAYA**

Summary

The archaeological context of settlement studies concerns the reconstruction of past societies’ physical and socio-cultural landscapes. The interaction between people and their environments indicates the settlement distribution and social meaning of settlement. This paper aims to discuss the epistemological re-identifi- cations of archaeological studies as reflected in settlement patterns and past socie- ties. The new positivist processual tradition in archaeology has produced a general research design founded on the proposition that the natural sciences operate under the assumption that human behavior is governed by fixed laws and regularities.

This deductive and nomological conceptualization is based on the strategic points derived from the functional interpretation of archeological cultures and their settle- ment systems. The processual school conceives settlement as a formulated percep- tion. This approach uses methodological context, household archeology, extensive survey and landscape approach to explore settlement studies. This processual set- tlement studies methodology reveals a systematic link between human settlement and its environment.

Another epistemological construction named postprocessualism proposes an interpretive and symbolic approach based on critical theory. This approach empha- sizes social meaning and rejects an absolute objectivism. The theoretical and meth- odological implications of postprocessual archaeology are usually commensurate with a holistic and analogical approach between past and present social realities.

This school study settlements as social, cognitive and symbolic data collected with a close relationship between subjectivism and contexualism. The settlement as a cognitive phenomenon is determined by a paradigm framed with ethnoarchae- ology, spatial analysis, intensive survey and landscape archaeology. This approach

*Bu çal›flma, süreçsel ak›m›n bafllad›¤› bir anda, Türkiye’de bu kuramsal dönüflümü gerçeklefltir- mek isteyen, ancak hofl karfl›lanmayan ve bu yüzden arkeolojiyi b›rakan Say›n merhum Sönmez Kantman’a adanm›flt›r. Onun Trakya bölgesi paleolitik yerleflimleri için haz›rlad›¤› araflt›rma planlamas›, burada anlat›lan yöntemsel çerçevenin çok iyi bir örne¤i idi (Kantman 1969), devam etseydi Türkiye arkeolojisi çok farkl› bir yerde olabilirdi.

** Fahri Dikkaya M. A., Orta Do¤u Teknik Üniversitesi, Yerleflim Arkeolojisi Bölümü, ODTÜ, Ankara.

(30)

allows the researcher to claim that the settlement in the landscape is the organic structure between ecology and social essence. Thus, the settlement in the land- scape reflects the socio-cultural and economic mode which is created by the struc- tural causality of subsistence strategy in the ecology.

Both schools have focused on the eco-centric research design in the settlement studies. Therefore, the methodological application called environment archaeology has reconstructed ecological landscapes by bioarchaeological and geoarchaeolog- ical contexts.

Keywords: yerleflim, mekan, ev, süreçsel arkeoloji, göreysel yönelim.

Yerleflmek, insanl›k oyunumuzun belki de en önemli aflamalar›ndan birisidir. Yerleflerek sabitleflmek ve bar›nmak, insano¤lunu di¤er canl› türle- rinden ay›ran en önemli özelliktir. Yerleflmek ve bar›nacak bir mekan infla etmek, bizi korur ve güçlü k›lar. Mekan d›flar›dan gelecek bir tehlike için koruyucudur. Böylece, insano¤lu çevresini kendisine göre flekillendirerek ve dönüfltürerek, kendi güçsüzlü¤ünü ve do¤aya karfl› uyumsuzlu¤unu bertaraf eder. Yerleflim bu nokta da, insan-çevre-kültür denklemi içerisin- de, arkeolojik bir araflt›rman›n en önemli öznesidir. Ama, arkeolojik bir anlam olarak yerleflim, neyi temsil eder? Arkeolojik bir araflt›rman›n içeri- sinde yerleflimin anlam› nedir? Bir arkeolog, yerleflimin tekil bir özne olarak ya da di¤er yerleflimlerle birlikte oluflturdu¤u sistemin anlam›n› neden sorgu- lama gereksinimi duyar?

Yerleflim çal›flmak, bir arkeologun, çal›flt›¤› bölgenin ve dönemin temel tipolojik ve co¤rafik da¤›l›m ile birlikte karfl›laflt›r›labilir zamandizinsel durumunu anlamas›n› sa¤lar. Ayr›ca, çal›fl›lan yerleflimde ya da yerleflim- lerin oluflturdu¤u sistemde, toplumsal katmanlaflman›n nas›l yerleflim da¤›l›m›na yans›d›¤›n› gösterir ve bu veri bize çal›fl›lan dönemin toplumu- nun nas›l bir sosyokültürel ve ekonomik yap›ya sahip oldu¤unu ortaya ç›kart›r. Ayr›ca, yerleflim çal›flmalar›, arkeolojik araflt›rma alan›n›n nüfus büyüklü¤ünü ve da¤›l›m›n›, konutlarda yayg›n olan do¤al yap›y› ve böyle- ce konutun ve yerleflimin çevresi ile olan iliflkisini, ve yönetici s›n›f ile halk aras›ndaki iliflkinin nas›l olufltu¤unu anlamam›z› sa¤lar. Bu durum, yerleflim çal›flmalar›n›n, arkeolojik araflt›rma alan›n›, nesneleri çizip ve tan›mlamak üzerinden oluflturulan nesne fetiflisti klasik olgucu tav›rdan kurtar›p, var olan veriyi sosyal ve kültürel bir olgu olarak tan›mlayan ve sorgulayan bir alana çekti¤ini göstermektedir. Bu noktada, arkeolojinin bilgi kuramsal kopufllar›nda ana tetikçi rolünü oynayan önemli arkeolog- lar›n, ilk çal›flmalar›n›n nedense yerleflim çal›flmas› olmas› çok anlaml›d›r.

Referanslar

Benzer Belgeler

Paleolitik mağara duvar resimlerinde kullanılan boylara daha çok doğada hazır olarak bulunan ve herhangi bir işlemden geçirilmeden doğrudan doğruya kaya yüzeyine

Doğada hazır olarak bulunan malzemelerin birbiri içine katılarak işlenmesi sonucunda oluşan boyaya ilişkin en erken örnek Çatalhöyük’de bir taş kap içinde ele geçirilmiş

Modern et kıyma makinaları en büyük boylara kadar, patates yıkama, soyma,, doğrama makinaları, sebze doğrama, püre yapma makinaları, ka- fe, kök, dane, öğütme

Mavi benekli topun fazladan z›plama özelli¤i oldu¤undan, topa uygulanan daha az güç bile topun h›zlanmas›na yeter.. Bu nedenle bu spo- ra yeni bafllayanlar ve kendi

Doku tanısı olguların büyük bir çoğunluğunda (2 primer malign kemik ve 10 metastatik toraks tümörü hariç) eksizyonel biopsi

Duvarlarda oluşan çatlaklar ve çıkıntılar zamanla düşük besin ihtiyacı olan bitkiler için yerleşim alanı haline gelmekte ve organik madde birikimi diğer canlıların

damarlarına yürüyerek lahiti kahverengi bir kabuk, ben yol sokak yağdı, nereye gitti o kadar uçurtma, sen yol.. kuşlar üşür, şehir sevinir, sen kal gölgemi

Çeşitli binalarda taş, tuğla ve bloklardan değişik şekillerde, taşıyıcı veya bölme duvar olarak düşey şekilde örülen elemanlara duvar