• Sonuç bulunamadı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "ANKARA ÜNİVERSİTESİ"

Copied!
91
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

DÖNEM PROJESİ

TÜRKİYE’DE SU VE KANALİZASYON ALTYAPI HİZMETLERİNİN YAPILMASI: AVRUPA BİRLİĞİ HİBELERİ, BULANCAK BELEDİYESİ

ÖRNEĞİ VE KAMUOYU DEĞERLENDİRMESİ

İdris ÇİÇEK

GAYRİMENKUL GELİŞTİRME VE YÖNETİMİ ANABİLİM DALI

ANKARA 2018 Her hakkı saklıdır

(2)

i ÖZET Dönem Projesi

TÜRKİYE’DE SU VE KANALİZASYON ALTYAPI HİZMETLERİNİN YAPILMASI: AVRUPA BİRLİĞİ HİBELERİ, BULANCAK BELEDİYESİ ÖRNEĞİ

VE KAMUOYU DEĞERLENDİRMESİ İdris ÇİÇEK

Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü

Gayrimenkul Geliştirme ve Yönetimi Anabilim Dalı

Danışman: Doç. Dr. Fahriye Nihan ÖZDEMİR SÖNMEZ

Dünyada sanayileşmenin sonucunda kırsal alandan kentlere göç başlamış ve göçlere bağlı olarak kentlerde hızlı bir nüfus artışı olmuştur. Nüfus artışına bağlı olarak kentlerde sosyal yaşamın gerekliliği olan bazı hizmetlere ihtiyaç doğmuştur. Bu hizmetlerden en önemlileri ve gereklilerinden olan su ve kanalizasyon altyapı hizmetleri, kentleşme için önemli olduğu kadar çevre ve insan sağlığı açısından da büyük önem taşımaktadır. Yerel düzeyde su ve kanalizasyon hizmetlerinin planlanması, inşaatı ve işletilmesi, yatırımcı ve işletmeci kurumlar ve yararlanıcılar için farklı yönlerden önem taşımakta ve bu hizmetler kent halkının yaşam kalitesini doğrudan etkilemektedir. Türkiye’de su ve kanalizasyon hizmetleri alanında belirli kurum ve kuruluşların mevzuata göre yatırımların yapılması, yönetilmesi, işletilmesi ve denetlenmesinde görev aldıkları görülmektedir.

Bu çalışmada su ve kanalizasyon hizmetlerinin mevcut durumu ile başta Avrupa Birliği (AB) hibe kaynakları olmak üzere dış kaynak kullanılarak söz konusu hizmetlerin yapılabilirliği ilçe belediyesi örneği çerçevesinde incelenmiştir. Öncelikle su ve kanalizasyon projelerinin geliştirilmesi, kaynak bulunması, inşaatı ve mevcut şebekenin yönetilmesi ve işletilmesi aşamalarında görevli veya yetkili olan kurumların ulusal ve uluslararası mali ve teknik desteklerden yararlanmaları, yatırımların kısa sürede gerçekleştirilmesi ve verimli işletme modellerinin geliştirilmesi bakımından önemli görülmektedir. Türkiye’de 2007 yılında başlayan ve devam eden su ve kanalizasyon

(3)

ii

altyapı projelerine mali ve teknik yönlerden sağlanan önemli desteklerden biri de AB hibe programları olup, bu programlardan yararlanma koşulları, proje geliştirme, fizibilite çalışması ve proje yönetimi konularında yerel idarelerin birçok güçlüklerinin olduğu dikkati çekmektedir. AB hibe projelerinin incelenmesi için Bulancak Belediyesinin taraf olduğu Bulancak Su ve Atıksu Projesi örnek olarak seçilmiş olup, projenin hazırlık çalışması, başvuru işlemleri, uygulanması, yönetimi ve denetimi konuları kapsamlı olarak değerlendirilmiştir.

Örnek olarak incelenen Bulancak Su ve Atıksu Projesi kapsamında ilçenin tamamının su şebekeleri yenilenmiş, kanalizasyon ana hatlar ile terfi istasyonları inşa edilmiş, belediye ve mücavir alanı sınırlarına hizmet verebilecek bir adet atıksu artıma tesisinin yapımı gerçekleştirilmiştir. Gerek ülke genelinde, gerekse Bulancak ilçesi özelinde su ve kanalizasyon hizmetlerinde görev alan kurumların sayısının fazla olması, farklı kurumların aynı hizmet grubunda faaliyet göstermeleri ile bu kurumların yetkileri yönünden çatışmaların yaşanması, kaynak kullanım etkinliğini olumsuz etkilemekte ve bu alanda merkezi yönetim bünyesinde bir üst yapılanmanın gerçekleştirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. İl ve ilçe düzeylerinde su ve kanalizasyon altyapı hizmetlerinde ortaya çıkan yetki karmaşasının önlenmesi ve gerekli düzenlemelerin yapılması için başta merkezi yönetim bünyesinde altyapı hizmetlerine yönelik politika geliştirme ve uygulama işlerinin tek bir bakanlığın hizmetinde olması, su ve kanalizasyon idareleri veya müdürlüklerinde proje geliştirme ve uygulama, yatırım analizleri, proje finansmanı, su ve kanalizasyon hizmetlerinin fiyatlanması ve tarife oluşturma, şebekenin coğrafi bilgi sistemine dayalı izleme – değerlendirme sistemlerinin kurulması ve işletilmesi ile proje yönetimi ve denetimi gibi konularda güçlü teknik, ekonomik ve hukuki bilgisi bulunan gayrimenkul geliştirme ve yönetimi uzmanlarının istihdam edilmesi zorunludur. Güçlü yasal altyapı, iç ve dış kaynak tedarikinin kolaylaştırılması, etkin ve verimli personel istihdamı ile su ve kanalizasyon hizmetlerinin geliştirilmesi, yerel halkın yaşam kalitesinin yükseltilmesi ve çevre değerlerinin korunması sağlanabilecektir.

Temmuz 2018, 80 sayfa

Anahtar Kelimeler: Yerel yönetim hizmetleri, içme suyu ve kanalizasyon hizmetleri, proje finansmanı, altyapı hibeleri, AB hibeleri ve Bulancak Belediyesi.

(4)

iii ABSTRACT

Term Project

WATER AND SEWERAGE INFRASTRUCTURE SERVICES IN TURKEY:

EUROPEAN UNION GRANTS, EXAMPLE OF BULANACAK MUNICIPALITY AND PUBLIC ASSESSMENT

İdris ÇİÇEK Ankara University

Graduate School of Natural and Applied Sciences Department of Real Estate Development and Management Supervisor: Assoc. Professor Dr. Fahriye Nihan ÖZDEMİR SÖNMEZ

As a result of industrialization in the world, migration started from rural to urban areas and such migration made up rapid population increase in the cities. Due to population growth, some service provisions are needed in cities. Among them water and sewage infrastructure services are the most important and have great importance for urbanization as well as important for environment and human health. Planning, construction and operation of water and sewerage services at local level are important for investors, operators and beneficiaries in different ways and these services directly affect the quality of life in the city’s inhabitants. It is observed that certain institutions and organizations in the field of water and sewerage services in Turkey are taken part in making, managing, operating and supervising investments in accordance with the legislation.

In this study, the availability of water and sewerage services and the feasibility of such services by using foreign resources, especially from European Union (EU) grant sources, have been examined within the context of the district municipality. First of all, the development of water and sewage projects, the discover resources, the construction and management of the existing scheme, the utilization of national and international financial and technical support by the authorize peronnel or institutions in the course of their operation, the short period of investments and the development of efficient operation modes all are considered important. One of the important supports for water and sewerage infrastructure projects has been started in 2007 and still ongoing in

(5)

iv

Turkey is EU grant schemes, which attract attention to the difficulties of local administrations in terms of project development, feasibility study and project management. The Bulancak Water and Wastewater Project under the Bulancak Municipality has been selected for examination under EU grant projects, and the project preparation tasks, application procedures, implementation, management and audit issues have been examined in detailed.

As an example, within the scope of Bulancak water and wastewater project, water networks were renewed throughout the district, main lines and upgrading stations and waste water with expansion facility was constructed that could serve the municipality and its adjacent areas. Both the country level in general and the Bulancak district in particular, the number of institutions involved in water and sewerage services, it has been found that different institutions operate in the same service group and conflicts with the authorities of these institutions affect resource utilization negatively, and in this area a higher structure within the central government is needed to be carried out. In order to prevent the complexity of authority and to make the necessary regulations in the water and sewage infrastructure services at the provincial and district levels, the policy development and implementation works for the infrastructure services in the central administration should provide service through a single ministry, project development and implementation in the water and sewerage administrations, it is imperative that real estate development and management specialists with strong technical, economic and legal knowledge on project financing, pricing of water and sewerage services and tariffs, establishment and operation of monitoring and evaluation systems, networks based on Geographic Information System and project management and auditing are to be employed. Finally, strong legal infrastructure, facilitating the supply of internal and external resources, expert and efficient personnel requirement, improvement of water and sewerage services all will improve the quality of life of local people and preserve environmental values.

July 2018, 80 pages

Key Words: Local government services, drinking water and sewage services, project financing, infrastructure grants, EU grants and Bulancak Municipality.

(6)

v TEŞEKKÜR

Nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi ve iyi eğitimli insanlara değer verilmesi, yerel ekonomik kalkınmanın temel koşullarından biri olmuştur. Bu konuda çalışmalar yapan kişi, kurum ve kuruluşlara ihtiyacın her geçen gün arttığı günümüzde özellikle belediye çalışanları ve yöneticilerine uluslararası düzeyde lisansüstü eğitim olanağı sağlamak üzere işbirliği protokolü yapan Türkiye Belediyeler Birliği ile Ankara Üniversitesi Gayrimenkul Geliştirme ve Yönetimi Anabilim Dalı Başkanlığına minnettar kaldığımı ve eğitim sırasında aldığım derslerin proje geliştirme ve belediyede başarılı çalışma yapmama rehberlik ettiğini belirtmek isterim. Lisansüstü eğitim boyunca desteklerini benden esirgemeyen, Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Gayrimenkul Geliştirme ve Yönetimi Anabilim Dalı akademisyenleri ve yöneticileri ile başta danışman hocam sayın Doç. Dr. Fahriye Nihan SÖNMEZ ÖZDEMİR’e (Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Gayrimenkul Geliştirme ve Yönetimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi) ve sayın Prof. Dr. Harun TANRIVERMİŞ’e (Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Gayrimenkul Geliştirme ve Yönetimi Anabilim Dalı Başkanı), desteklerini hiç bir zaman benden esirgemeyen değerli dostlarım Fatih Serdar DOĞAN’a (Bulancak Belediye Başkanlığı Yazı İşleri Müdürü), Muhammet ŞAHİN’e (Bulancak Belediye Başkanlığı Su Kanalizasyon İşletme Müdürlüğü Mühendisi), Emek UYGUN’a (WYG Danışmanlık Firması Kontrol Mühendisi), değerli aileme ve özellikle bu yüksek lisans programı başta olmak üzere hayatımın her safhasında benden yardımlarını ve desteğini esirgemeyen çok değerli eşim Merve ÇİÇEK’e teşekkürlerimi sunarım.

İdris ÇİÇEK

Ankara, Temmuz 2018

(7)

vi

İÇİNDEKİLER

ÖZET ... i

ABSTRACT ... iii

TEŞEKKÜR ... v

İÇİNDEKİLER ... vi

KISALTMALAR DİZİNİ ... viii

ŞEKİLLER DİZİNİ ... ix

ÇİZELGELER DİZİNİ ... x

1. GİRİŞ ... 1

2. TÜRKİYE’DE SU VE KANALİZASYON ALTYAPI HİZMETLERİNİN YAPILMASI VE İŞLETİLMESİ ... 5

2.1 Su ve Kanalizasyon Altyapı Hizmetleri ... 5

2.2 Türkiye’de Su ve Kanalizasyon Hizmetlerinin Tarihçesi... 8

2.3 Türkiye’de Su ve Kanalizasyon Hizmetlerini Yapan ve/veya İşleten Kurumlar ... 17

2.3.1 İller Bankası A.Ş. ... 19

2.3.1.1 Belediyelerin Altyapısının Desteklemesi Projesi (BELDES) ... 21

2.3.1.2 Su ve Kanalizasyon Altyapı Projesi (SUKAP)... 22

2.3.1.3 Altyapı Projelerini Destekleme Projesi (ÇEVDES) ... 23

2.3.2 Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü ... 24

2.3.3 Dünya Bankası ... 26

2.3.4 Belediye ve Valilik (İl Özel İdaresi) ... 29

2.3.5 Avrupa Birliği hibeleri ... 33

3. BULANCAK BELEDİYESİ AVRUPA BİRLİĞİ HİBE PROJESİ ... 36

3.1 Bulancak İlçesi ... 36

3.1.1 İlçenin tarihçesi ... 36

3.1.2 İlçenin coğrafi özellikleri ... 36

3.2 Bulancak Belediye Başkanlığı ... 37

3.3 Bulancak İlçesi Hibe Projesi Öncesi Su ve Kanalizasyon Hizmetleri Durum Analizi ... 38

3.4 Bulancak Su ve Atıksu Projesi ... 40

3.4.1 Projenin başvurusu ... 40

3.4.2 Projenin kabulü ve ihale süreci ... 42

(8)

vii

3.4.3 Projenin yönetim yapısı ... 46

3.4.4 Projenin uygulanması ... 53

3.4.5 Projenin işletilmesi ... 59

3.4.6 Projenin izlenmesi ... 61

3.5 Bulancak Su ve Atıksu Projesinin Sonucu ve Kamuoyu Değerlendirmesi ... 62

4. SONUÇ VE ÖNERİLER ... 70

KAYNAKLAR ... 77

EK ... 78

ANKET FORMU ... 78

ÖZGEÇMİŞ ... 80

(9)

viii

KISALTMALAR DİZİNİ

AAT Atıksu Arıtma Tesisi

AB Avrupa Birliği

AÇB Asbest Çimentolu Boru

ASAT Antalya Su ve Kanalizasyon İdaresi

BELDES Belediyelerin Altyapısının Desteklenmesi Projesi BULASKİ Bulancak Su ve Kanalizasyon İşletme Müdürlüğü ÇEVDES Altyapı Projelerini Destekleme Projesi

ÇOB Çevre ve Orman Bakanlığı

DSİ Devlet Su İşleri

DPT Devlet Planlama Teşkilatı

FIDIC Avrupa Birliği Üye Ülkeleri Yapım İşleri Uygulama Kılavuzu European Union Member States Construction Works Implementation Guide)

IBRD Uluslararası Yeniden Yapılanma ve Kalkınma Bankası (International Bank for Reconstruction and Development)

ICSID Uluslararası Yatırım Anlaşmazlıkları Çözüm Merkezi (International Centre for Settlement of Investment Disputes ) IMF Uluslararası Para Fonu (International Money Fund)

IPA Katılım Öncesi Mali Araç (Instrument for Pre Accession) İSKİ İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi

KDV Katma Değer Vergisi

km. Kilometre

MESKİ Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi MFİB Merkezi Finans ve İhale Birimi

m² Metrekare

m3 Metreküp

MIGA Çok taraflı Yatırımlar Garanti Ajansı(Multilateral Investment Guarantee Agency)

PIU Proje Uygulama Birimi (Project Implementation Unit)

PYK Proje Yönlendirme Komitesi

PRAG Avrupa Birliği Üye Ülkeleri İhale Kılavuzu (European Union Member States Tender Guidelines)

SUKAP Su ve Kanalizasyon Altyapı Projesi UYG Ulusal Yetkilendirme Görevlisi

vb. ve benzeri

YPK Yüksek Planlama Kurulu

yy. Yüzyıl

(10)

ix

ŞEKİLLER DİZİNİ

Şekil 3.1 Bulancak Su ve Kanalizasyon İşletme Müdürlüğü Logosu ... 58 Şekil 3.2 Bulancak Su ve Kanalizasyon İşletme Müdürlüğü Organizasyon Yapısı ... 60

(11)

x

ÇİZELGELER DİZİNİ

Çizelge 2.1 BELDES Projeleri ... 22

Çizelge 2.2 SUKAP Projeleri ... 23

Çizelge 2.3 DSİ İçme Suyu ve Atıksu Arıtma Tesisleri Proje Yapımı (2017) ... 26

Çizelge 2.4 AB Hibeleri Kapsamında Su ve Atıksu Projeleri ... 35

Çizelge 3.1 Bulancak Belediyesi 2014 Haziran Ayı Beyaz Masa Sonuçları ... 40

Çizelge 3.2 Bulancak Su ve Kanalizasyon İşletme Müdürlüğü Araç Sayısı ... 61

Çizelge 3.3 Bulancak Belediyesi 2018 Mayıs Ayı Beyaz Masa Sonuçları... 63

Çizelge 3.4 Beyaz Masa Sonuçları Proje Öncesi ve Sonrası Değişim Oranları ... 63

Çizelge 3.5 Anket Sonuçlarına Göre Proje Hakkındaki Görüşlerin Değerlendirilmesi ... 65

Çizelge 3.5 Anket Sonuçlarına Göre Proje Hakkındaki Görüşlerin Değerlendirilmesi (devamı) ... 66

(12)

1 1. GİRİŞ

Dünyada hızlı nüfus artışı ve sanayileşme ile insanlarda sosyal yaşam arzusu sebebi ile kırsal alandan kentsel alana göçler yaşanmıştır. Göçlerle birlikte şehir ismini verilen toplu yaşam alanları oluşmuştur. Şehirleşme ile birlikte gerek sosyal yaşam kalitesi artırılması anlamında, gerekse insan ve çevre sağlığı açısından bireysel altyapı hizmetlerinin yerine kentsel altyapı hizmetlerinin gerekliliği ortaya çıkmıştır.

Şehirleşmenin dağınık bir yerleşim yapısına sahip olduğu ve şehir nüfusunun az olduğu dönemlerde hanelerin kanalizasyonlarının derelere deşarj edilmesi ve/veya fosseptik yapılması kabul edilebilir bir durumdur. İçme suyu temininde de benzer şekilde mahalle çeşmesi veya benzeri kaynaklarla insanlar yaşamlarını sürdürseler de, ilerleyen dönemlerde nüfus artışına paralel olarak mevcut altyapı hizmetlerinin ihtiyacı karşılamak için yeterli olamadığı ve basit yöntemlerin hızla artan kent nüfusunun gereksinimlerinin karşılanması için kabul görmemesi sonucu kentsel altyapı sistemlerinin hayata geçirilmesinin zorunlu olduğu ortaya çıkmıştır.

Dünya tarihinde kentsel altyapı hizmetlerinin geçmişine bakıldığında ilk izlerin M.Ö. 5 binlerde rastlanıldığı görülse de günümüzde kullanılan altyapı hizmetlerinin benzerleri artan sanayileşmeye bağlı olarak en net şekilde M.S. 18 ve 19 yy’dan sonra kurulan şehirlerde olduğu görülmektedir (Anonim 2018a). Su ve kanalizasyon altyapı hizmetlerinin şehrin veya bölgenin tamamına hizmet edecek olan içme suyu toplama yapıları, servis depoları, iletim ve dağıtım hatları ile kanalizasyon uzaklaştırma yapıları ve dönemlerine göre kanalizasyon arıtılması ve bu tesislerin işletilmesi faaliyetlerini kapsadıkları görülmektedir.

Kentsel altyapı hizmetlerinin kapsamının çok geniş olduğu ve zaman içinde yeni altyapı gereksinimlerinin de ortaya çıktığına tanık olunmaktadır. Bu hizmetler içinde içme suyu temini ve kanalizasyonun uzaklaştırılması-arıtılması tesislerinin planlanması, projelerinin geliştirilmesi, yatırımların finansmanı, tesislerin işletilmesi gibi görevlerin birçok kurum ve kuruluşun görev ve yetki alanına girdiği bilinmektedir. Belirtilen hizmetlerin yönetilmesi ve işletilmesi safhasında görev almamakla beraber teknik ve/veya mali yani hibe ve/veya kredi desteği sağlayan kurum ve kuruluşların genel

(13)

2

olarak rolü ve sağladığı desteklerin değerlendirilmesi ve yerel yönetimlerin yatırımlarının finansmanı olanaklarının geliştirilmesi yaşamsal önem taşımaktadır.

Araştırma konusu ile ilgili olarak daha önce sınırlı sayıda çalışmanın yapıldığı tespit edilmiştir. Özellikle Erdin (2009) tarafından yapılan “Şehirsel Yerleşmelerde Teknik Altyapı Projelerinin Ortak – Eşgüdümsel Niteliklerinin Belirlenmesi Örnek Alan: Tire Belediyesi / İzmir” konulu çalışmada; altyapı hizmetlerinde düzenli bir program olmaması kaynaklı tekrarlı işler ile bu işleri yürüten kurumlar arası işbirliğinin yetersizliği nedeni ile kaynakların verimli kullanılamadığı tespit edilmiştir. Atasoy’un (2011) “Kamu-Özel İşbirliği Modeli ve Türkiye’de Belediyelerin Altyapı Projelerinin Finansmanında Uygulanabilirliği” konulu çalışmasında; su ve kanalizasyon altyapı hizmetlerinin yapımında belediyelerde özel sektör ile işbirliği ve projelere finansman desteği konuları incelenmiş ve bu konuda merkez otoritenin olmaması ve dolayısı ile usul ve yöntemlerin belli olmaması sebebi ile kamu-özel işbirliği yönteminin aktif olarak kullanılamadığı belirtilmiştir.

Şerifoğlu (2011) tarafından hazırlanan “Atıksu Artıma Tesisi Projeleri Fayda-Maliyet Analizi Kapsamında Piyasa Dışı Faydaların Hesaplanması –Avrupa Birliği Örneği-”

konulu araştırmada; AB hibe programı ile yapılan atıksu arıtma tesislerinin fayda- maliyet analizleri yapılmıştır. Çalışma kapsamında AB hibeleri incelenmiş olsa da çok fazla detaya girilmemiş, AB hibelerinin teknik yönleri ve projelendirme kısımları incelenmiş ve AB hibelerinde fayda çıkarımının fazla olduğu tespiti yapılmıştır.

Uluırmak’ın (2014) “Türkiye’de Su Yönetimi” konulu tezinde; su ve su yönetimi faaliyetlerinde durum değerlendirmesi, faaliyet gösteren kurumlar ile AB uyum sürecinde yapılan reformlar konuları incelenmiştir. Yapılan reformlar kapsamında epey yol alınmış olsa da sonuç olarak AB normlarının yakalamadığı belirtilmiştir. Yıldız’ın (2017) “Kentsel Altyapı Hizmetleri İçin İzleme ve Değerlendirme Sistemleri:

Türkiye’deki Kuruluşlar ve Uluslararası Finansman Kuruluşlarının Uyguladığı Sistemlerin Bir Karşılaştırması” konulu çalışmasında; su ve kanalizasyon hizmetlerinde üst kuruluş olmaması başta olmak üzere su ve kanalizasyon kuruluşlarınca izleme ve değerlendirme konularında yetersiz kalınması ve kurumlar arasında koordinasyon eksikliğinin olduğu vurgulanmıştır.

(14)

3

Su ve kanalizasyon altyapı hizmetleri ile ilgili önceki çalışmalarda konunun farklı yönlerinin ele alındığı görülmüştür. Bu çalışmada öncekilerden farklı olarak su ve kanalizasyon hizmetlerinin bütünü ele alınmış ve faaliyet alanında görev alan kurumların incelenmesi ile Bulancak Belediyesi özelinde yapılan değerlendirme ile ilçede yararlanıcılarla yapılan anketlerin sonuçlarına göre AB hibe projesinden memnuniyet düzeyleri ve AB hibe projesi olarak yapılan yatırımın başarısının genel olarak değerlendirilmesi yapılmıştır. Bunlara ilave olarak yapılacak olan teknik ve mali yardımların sağlanması noktasında izlenecek yollar, yapılacak iş ve işlemler incelenmiş ve su-kanalizasyon projelerinin hibe kaynakları ile finansman olanakları seçilen örnek olay çerçevesinde değerlendirilmiştir. Çalışma sonuçlarına göre hem ülke düzeyinde, hem Bulancak ilçe belediyesi örneği çerçevesinde su ve kanalizasyon hizmetlerinde aksayan yönlerin tespiti ile kurumlar arası bilgi paylaşımının yetersizliği ve bunun neden olabileceği sorunların tespiti yapılmış ve su ve kanalizasyon yatırımlarının planlama-uygulama-yönetim aşamalarında gözlenen başlıca sorunların çözümüne yönelik olarak temel politikalar ve çözüm önerileri sıralanmıştır.

Çalışmanın makro ve mikro düzeylerdeki sonuçları dört ana bölümde sunulmuştur.

Konunun önemi, amaçları ve çalışmanın kapsamının özetlendiği giriş bölümünün ardından ikinci bölümde Türkiye’de su ve kanalizasyon hizmetlerinin tarihsel süreci ile beraber bu hizmetlerin yapılmasında rol oynayan kurum ve kuruluşlar ile bu kuruluşların projelendirme safhasından, uygulama safhasına kadar yapmış oldukları çalışmalar ile teknik ve mali yönden destekleri değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde su ve kanalizasyon hizmetleri ele alınmış olup, bu hizmetlere finansman desteği sağlayan Avrupa Birliği (AB)‘nin Bulancak Su ve Atıksu Projesine sağlamış olduğu destek ile proje etapları, uygulama aşaması ve uygulama sonrası süreç ile finansal desteğin koşulları ve bu konuda yapılan iş ve işlemler kapsamlı olarak incelenmiş ve proje uygulama sonuçları idari kayıtlar ve anket sonuçları kullanılarak tartışılmıştır.

Araştırma sonuçlarına göre su ve kanalizasyon projelerinin planlanması, proje geliştirme, proje fizibilitesi ve yönetimi, inşaat işleri ve tesislerin yönetimi alanlarında gözlenen temel sorunların tespiti yapılmış ve bu alanlarda belediyelerin su ve kanalizasyon idareleri ve müdürlüklerinde gayrimenkul geliştirme ve yönetimi

(15)

4

uzmanlarının istihdam edilmesi gerekliliği ortaya konulmuş ve başlıca politika önerileri de dördüncü bölümde ele alınmıştır.

(16)

5

2. TÜRKİYE’DE SU VE KANALİZASYON ALTYAPI HİZMETLERİNİN YAPILMASI VE İŞLETİLMESİ

Çalışmanın bu bölümünde şehirleşmenin en önemli özelliği ve gerekliliği olan su ve kanalizasyon altyapısı hizmetlerinin yapımı, işletilmesi ve yapımına mali destek sağlayan yani hibe desteği ve/veya kredi desteği sağlayan kurumlar ve özellikleri incelenmiştir.

2.1 Su ve Kanalizasyon Altyapı Hizmetleri

Bir kentin gerçek anlamda kent olarak işlev görebilmesi, gelişmesi, kentlilere yeterli ve sağlıklı hizmet sunabilmesi için gerekli olan içme suyu, kanalizasyon, doğalgaz vb. yer altı şebeke sistemlerinin oluşturduğu yapıya altyapı denilebilir. Aynı zamanda bir yer bölümde yapı yapılabilmesi ve yapılan yapının, içinde oturanlara yeterli bir barınma iş görüsü sağlayabilmesi için bulundurulması gereken su, elektrik, pis su ağı vb. kent kolaylıklarına verilen addır (Özdemir 2016).

Altyapı sözlük anlamı olarak; bir sistemin veya organizasyonların hepsinin temelini oluşturan yapılar bütünü şeklinde tanımlanmaktadır. Yapılan tanıma göre altyapı; fiziki birtakım unsurlardan kurumsal düzenlemelere kadar son derece geniş kapsamlı farklı alanları bir araya getiren kavram olarak görülmektedir (Özdemir 2016).

Altyapı hizmetleri kentin yani yaşam alanının tamamının veya benzer özelliklerde olan bölgelerin birlikte çözümlenerek hizmetlerin bütünün sağlanmasıdır. Bütünlüğün bozulması durumunda aksaklıklar oluşur. Altyapı hizmetlerinin birinde oluşacak bir problem, bir diğer hizmet gruplarını olumsuz etkileyerek diğer hizmetlerinde aksamasına sebep olmaktadır. Örneğin, şehir içi raylı yolcu taşıma sistemi olan şehirlerde oluşacak yoğun yağışlarda yağmur suyu altyapısının yetersiz olmasından kaynaklı oluşacak taşkınlar nedeni ile yolcu taşıma sistemi çalışmayacak ve zarar görecektir.

(17)

6

Altyapı, toplumun refah seviyesini arttırıcı, hizmetlerin maliyetini düşürücü niteliği olan ve genellikle devlet tarafından verilmesi gereken hizmetler olarak tanımlanabilir.

Altyapı, yatırımı yapılacak bir yerde aranan maddi olanakları kapsamaktadır. Maddi olanaklar; ulaştırma, enerji ve su gibi hizmetleri ifade etmektedir.

Yatırım en genel anlamda devletin mali kaynakları ile yapılan, faydası bir yıl içinde tüketilemeyen, ilerleyen dönemde sanayi başta olmak üzere tüm üretim sektörlerinde kapasite artışı sağlayarak ekonomik büyüme ve kalkınmaya lokomotif teşkil edecek çalışmalar bütünü olarak ifade edilmektedir. Altyapı kavramı, ekonomi biliminde iki farklı anlam ile ifade edilmektedir. Bunlar; dar anlamda altyapı ve geniş anlamda altyapıdır. Dar anlamda altyapı, bir yatırımın mümkün olabileceği yerleşim biriminde aranan maddi olanaklar ve yapılmış olması gereken yatırımları kapsamaktadır. Maddi olanaklar; haberleşme, enerji, ulaştırma ve su hizmetlerini ifade etmektedir. Geniş anlamda altyapı kavramına bakıldığında; ulaştırma, haberleşme, enerji, su ve kanalizasyon gibi ekonominin sahip olduğu ya da olması gereken tesisleri, eğitim ve sağlık alanlarında hizmet veren kuruluşları, ayrıca bu hizmetlerle ilgili bilgi ve beceriyi içine alan sermayeyi ifade etmekte olduğu görülmektedir. Açıklanan ifadelerden yola çıkılarak dar anlamda altyapının; maddi ve manevi ekonomik altyapı olarak adlandırıldığını, geniş anlamda altyapı kavramının ise, maddi (ekonomik) altyapı yanında eğitim ve sağlık hizmetleri gibi sosyal altyapı kavramlarını da kapsadığı şeklinde ifade edilebilir (Özdemir 2016).

Kentlerde yapılması gereken altyapı hizmetleri büyük kamusal yatırımları ve maliyetler ile birden çok alanın birlikte çalışmasını zorunlu kılmaktadır. Kentleşmenin hızlı bir şekilde arttığı ve yaygınlaştığı dönemde ortaya çıkan büyük kentsel altyapı ihtiyaçları, sınırlı olan altyapı kaynaklarından daha büyük payların, doğrudan üretken olmayan bu alanlara yatırılmasını gerektirmektedir. Fakat bu tür yatırımların yapılması sırasında çarpan etkisi artarak ekonominin diğer hizmet sektörlerinde canlılık doğurduğu ifade edilmektedir. Açıklanan nedenlerle altyapı hizmetleri açısından anakentlerde israfın önlenmesi, hizmetin görülmesi sırasında tekrarın önüne geçilmesi ve değişik türden altyapı yatırımlarının belli bir sıra gözeterek veya birbirini tamamlayacak şekilde

(18)

7

yürütülüp, yatırımcı kurum ve kuruluşlar arasından koordine edilmesi süreklilik ve önem arz etmektedir (Özdemir 2016).

Altyapı hizmetleri tüm kentin veya bölgenin ortak tüketim mevcut olduğundan bireysel tüketimden ziyade kentin ve/veya bölge halkının birlikte (ortak) tüketim söz konusudur.

Dolayısıyla tüketiciler altyapı hizmetlerinden aynı anda yararlandıkları zaman hizmetin miktarında yıpranma ve azalma tahmin edilebilir ölçüde veya hesaplama sonuçlarına göre gerçekleşecektir (Özdemir 2016).

Altyapı hizmetlerinde, hizmetin yapım ve işletme bedelleri genellikle kullanıcılar tarafından karşılanmaktadır. Belirtilen türdeki hizmetler, bu özelliğinden dolayı, yarı özel mal veya ücretli mal sınıflandırması içerisinde yer almaktadır. Belirli bir bedel karşılığında sunulması nedeni ile tüketimden dışlanma mümkün olabilmektedir. Altyapı hizmetlerinin ücretsiz sunumu da söz konusu olabilmektedir. Bu hizmetlerin ücretsiz sunumunda ise, ücret ödemeyen veya ödeyemeyen bazı vatandaşların altyapı hizmetlerinden yararlanmasını engelleme imkânı ortadan kalkar (Özdemir 2016).

Altyapı hizmetlerinde “kamu yararı” argümanı göz önüne alındığında, üretim maliyetinin altında bir fiyat üzerinden yararlanma söz konusu olabilmektedir. Devlet üretiminin gerekçelerinden biri, düşük fiyat tespitidir. Altyapı hizmetlerinin bazılarında birleşik mal özelliği bulunmaktadır. İfade edilen duruma bağlı olarak bazı altyapı hizmetlerinin sunumu ile birlikte diğer mal ve hizmetlerin sunumu da yapılabilir.

Örneğin, ulaştırma hizmetleri başka bazı kamu hizmetleri ile birleşik mal niteliğinde olabilir. Savunma, sınırların korunması, iç güvenliğin sağlanması, sağlık ve eğitim hizmetlerinin yerine getirilmesi için, devlet yurdun çeşitli köşelerine ve yurttaşlarına ulaşmak zorundadır. Kamu hizmetlerine verilen öncelik, hizmetin yerine getirilmesi için gerekli olan yolun bir birleşik ürün olarak yapılmasını gerektirebilir. Altyapı sektörü büyük ölçüde hizmet niteliği taşıyan bir sektör olduğu için diğer mallarda olduğu gibi altyapı hizmetlerinin stoklanması söz konusu değildir.

Bazı altyapı hizmetleri, başka paydaşlarla birlikte kullanıldığında kalitesi artan ücretli mallar arasında yer alır. Bazı altyapı hizmetlerinden ise tek kişinin yararlanması halinde

(19)

8

ihtiyacın giderilmesi mümkündür. Ancak su ve kanalizasyon altyapı hizmetleri gibi hizmetleri ise bireysel olarak yapılması, ekonomik ve teknik açından imkanı bulunmadığından toplu olarak yapılması gerekmektedir. Altyapı hizmetleri, yatırımın yapıldığı ilk anda yüksek sabit maliyetleri gerektirir. Altyapı hizmetlerinin yüksek sabit maliyet özelliği daha çok sermaye yoğun bir üretim yapısına sahip olmalarından kaynaklanmaktadır.

Altyapı hizmetleri yapım maliyetlerinin yüksek olmasına karşın uzun ömürlüdür.

Altyapı hizmetleri ilk anda yüksek sabit maliyetleri gerektirirken, daha sonraki aşamalarda üretim arttıkça maliyetlerde düşüş meydana getirir. Altyapı hizmetleri yüksek bir yatırım maliyetini getirirken, altyapı yatırımlarının faydaları ileriki yıllarda ortaya çıkar ve uzun ömürlü bir nitelik taşır (Özdemir 2016).

Altyapı hizmetleri gerek ilk yapım maliyetinin yüksek olması, gerekse ilk yapım zorluğu sebebi ile büyük yükümlükler getirse de kentleşmenin daha doğrusu toplu yaşam alanının zorunluluğu olup yaşam kalitesi açısından büyük önem arz etmektedir.

Ayrıca toplu yaşam alanlarında altyapı hizmetlerinin olmaması veya yetersiz olması durumunda yaşam kalitesinin düşmesini yanı sıra kentin sosyal özellikleri olmaması ve oluşacak kirliliğin sonucunda çevre ve insan sağlığını tehdit edeceği için o bölgeden veya kentten uzaklaşmalar, hatta göçler olması kanılmaz hale gelecektir.

2.2 Türkiye’de Su ve Kanalizasyon Hizmetlerinin Tarihçesi

Türkiye’de su ve kanalizasyon hizmetlerinin geçmişini incelemek için öncelikle bu hizmetlerin sorumlu mercii olan yerel yönetimleri, özellikle de belediyeciliği ve belediyeciliğin geçmişini incelemek gerekir.

Türkiye’de batılı anlamdaki yerel yönetim anlayışının tarihsel olarak çok eski bir geçmişi yoktur. Bununla birlikte ülkenin kendi toplumsal yapısının ortaya çıkardığı bir kurum olmamakla birlikte, Türkiye’de yüzyılı aşkın bir süreden beri yerel yönetim geleneğinin varlığından söz edilebilir (Özdemir 2016). Belediyecilik tarihi, Cumhuriyet

(20)

9

öncesi ve Cumhuriyet sonrası dönem olarak ikiye ayrılarak incelenebilir. Ancak bu çalışmada Cumhuriyet dönemi incelenmiş olsa da ayrıntıya girilmeden Cumhuriyet öncesi döneme ilişkin kısa değerlendirme yapılması ile yetinilmiştir.

Osmanlı İmparatorluğu’nda Tanzimat’tan önceki dönemde belediye idaresi İslami esaslara dayanmakta olup, şehirlerin yönetimi ve yargı görevi, ilmiye sınıfından olan kadılara bırakılmıştır. Kadının; adli, idari ve beledi yetkilerin hemen tümüne sahip ve atama yolu ile işbaşına gelen bir devlet memuru olduğu anlaşılmıştır (Özdemir 2016).

Klasik Osmanlı şehrinde Batı’daki örneklerine benzer, halkın oyları seçilen yöneticilerden oluşmuş bir yerel yönetim birimi olan belediye örgütü olamamakla birlikte, atanmış yöneticilerin belediye ile ilgili dönemin şartlarına göre bazı görevleri ifa etmekte olduğu görülmektedir. Tanzimat’tan önce Osmanlı taşrasındaki su işleri, temizlik ve aydınlatma işleri, parklar ve bahçeler, mezarlıklar, yol ve altyapı hizmetleri, halk sağlığını koruyucu çalışmalar gibi yaşam alanın toplu ihtiyaçları olan belediye hizmetleri; vakıflar, loncalar ve kadılık müessesesi tarafından yerine getirilmekte olduğu anlaşılmıştır (Özdemir 2016).

Cumhuriyet dönemi ile birlikte günümüz yerel yönetimlerinin şekillenmesi başlamıştır.

Bu dönem belediyeciliğin gerçek anlamına kavuştuğu dönem olarak değerlendirilmektedir. Çünkü 1930 yılında 1580 sayılı Belediye Kanununun1 yürürlüğe girmesi ile belediyeler tüzel kişilik kazanmıştır. İçinde bulunulan döneme kadar da varlığını devam ettiren belediyeler, vazgeçilmez yerel yönetim unsuru olarak görülmektedir.

1950’den sonra Türkiye’de köylerden şehre doğru hızlı bir göç olmuştur. Göç hareketi tarımda modernleşme-kentleşme-sanayileşme içerisinde büyüyerek önemini arttırmıştır.

Oluşan durum ile hizmet arzı ve sunumu arasında denge bozulmuştur. Kentleşmedeki bu değişim hizmet sunan belediyenin mali, idari ve teknik yetersizliklerini arttırmıştır.

Belediyelerin hizmet yükünün artması ile kaynaklar doğru orantılı olarak aktarılmadığı

1 T.C. Resmi Gazete, Tarih: 14.04.1930, Sayı: 1471

(21)

10

için bazı hizmetler belediyeler aracılığı ile görülemediği için merkezi yönetime aktarılmak zorunda kalınmıştır. Bu sebepler dâhilinde yönetim yetersiz kalmış ve şehirlerde imar disiplinini sağlamak amaçlı 6785 sayılı İmar Kanunu2 çıkarılmıştır.

Beraberinde de 1958 yılında İmar ve İskân Bakanlığı kurulmuştur. 1945-1960 yılları arasında merkezi yönetime yerel yönetimlerden özellikle de belediyelerden görev aktarımı olmuştur. Belediye Kanunu’nda yazılı olan görevler, belediyelerin görevleri olarak kalsa da, fiilen bazen yeni kurulan bakanlıklara, bazen de var olan merkezi yönetim kuruluşlarına devredilmeye ya da ortaklaşa olarak yerine getirilmeye başlanmıştır (Özdemir 2016).

Türkiye’de su ve kanalizasyon hizmetleri yönetimi konusunda Cumhuriyet döneminde yaşanan yasal ve kurumsal dönüşümleri temel olarak üç aşamada incelemek gerekir. Bu aşamaları aşağıdaki gruplara ayırarak incelemek yararlı görülmektedir (Acar 2012):

 TBMM’nin açılmasından Devlet Su İşleri (DSİ)’nin kuruluşuna kadar geçen dönemi birinci dönem,

 DSİ’nin kuruluşundan, su yönetimi alanında neoliberal politikaların veya serbest piyasanın aktif hale getirilme çalışmalarının etkisini göstermeye başladığı 1980 yılına kadar olan dönemi ikinci dönem,

 1980’den günümüze kadar Dünyada yaşanan gelişmelere koşut olarak hızlı dönüşümlerin yaşandığı dönem.

Birinci dönemde öncelikle Türk Medeni Kanunu3 ile “Su idarelerinin taksimat teşkilat ve vezaifi hakkında talimat” ile Nafia Müdüriyeti Umumiyesine bağlı Sular Fen Heyeti Müdürlüğü kurulmuş ve Türkiye 12 daireye bölünmüştür. Belirtilen tarih Cumhuriyet dönemi için su işlerinin başlangıç noktası olarak kabul edilmektedir. Medeni Kanunun kabulü ile birlikte, su hukukunda da yeni bir dönem başlamıştır. Türk Medeni Kanunda da bu doğrultuda, “sahipsiz şeyler ve menfaati umuma ait olan mallar, devletin hükmü ve tasarrufu altındadır, akarsular ve menfaati umuma ait malların işletilmesi ve

2 T.C. Resmi Gazete, Tarih: 16.07.1956, Sayı: 9359

3 T.C. Resmi Gazete, Tarih: 04.04.1926, Sayı: 339

(22)

11

kullanılması hakkında ahkâmı mahsusa başvurulur” denerek bu konunun kamu hukuku açısından ayrıca incelenmesi gerekliliği açıklanmıştır (Acar 2012).

Su hizmetlerinin görülmesi amacı ile 1926 yılında 831 sayılı Sular Hakkında Kanun4 adlı bir kanun çıkarılmıştır. Bu kanunla kentsel su ihtiyacını karşılama sorumluluğunu belediyelere yüklenmiş ve 5 sene zarfında, mevcut su tesisatının durumunun araştırılması ve yeni projelerin hazırlanması, sonraki 2 yıl içinde ise projelerin uygulanması zorunluluğunu getirmiş ve böylece su yatırımlarına özel bir önem verilmiştir (Acar 2012).

Belediyeler (İller) Bankası Kanunu5 1933 yılında içme suyu, kanalizasyon ve kullanma suyu temininde belediyelere yardım amacıyla belediyeler bankası kurulmuştur. İller Bankasının verdiği kredilerle birçok belediyenin içme suyu tesisinin gerçekleşmesine katkı sağlanması amaçlanmıştır. Dünyada yaşanan ekonomik krizin koşulları içerisinde belediyelere hizmetin sağlanması noktasında yetersiz kalacağı için sadece merkezi yönetim tarafından kredi sağlanması yeterli görülmeyerek, 1935 yılında nüfusu 10.000’i aşan belediyelerin bazı hizmetleri yanında içme sularının da İçişleri Bakanlığı tarafından yaptırılabilmesi için Belediyeler İmar Heyeti kurulmuştur (Acar 2012).

Su hizmetleri anlamında en önemli gelişmelerden bir diğer aşama olarak 1953 yılında 6200 sayılı Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğü Teşkilat ve Vazifeleri Hakkında Kanunu6 yürürlüğe girmiştir. Böylece, su kaynaklarının değerlendirilmesinde DSİ’yi genel görevli kılan yeni bir dönem başlamıştır. DSİ, 1950 yılında ilk 5 yıllık kalkınma planını hazırlamış ve bu doğrultuda yapılanmaya ve çok amaçlı su tesislerinin yapımına hız verilmiştir (Acar 2012).

Köy İşleri Bakanlığı Kanunu 1960 yılında yapılan yasal bir düzenleme ile finansmanı hazine tarafından karşılanmak üzere, köylerin ve nüfusu 3.000’nin altında bulunan belediyelerin içme suyu işlerinin yürütülmesi DSİ’ye verilmiştir. Ancak DSİ’ye verilen

4 T.C. Resmi Gazete, Tarih: 10.05.1926, Sayı: 368

5 T.C. Resmi Gazete, Tarih: 24.06.1933, Sayı: 2435

6 T.C. Resmi Gazete, Tarih: 25.12.1953, Sayı: 8592

(23)

12

bu yetki 1963 yılında kurulan 4951 Sayılı Kanun ile kurulmuş olan Köy İşleri Bakanlığına devredilmiştir. 1965 yılında, Yol Su Elektrik (YSE) ve Toprak Su Genel Müdürlükleri de bu Bakanlığa bağlanmıştır. Yeraltı Suları Kanunu7 16 Aralık 1960 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanunun 1’inci maddesinde, yer altı suları genel sular statüsünde olup, devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu kabul edilmiştir. Yer altı sularının her türlü işletilmesi DSİ denetimine bırakılmıştır. DSİ kendi açtığı işletme kuyularının kullanma hakkını gerçek veya tüzel kişilere devredebilecektir. Devredilen sadece işletme hakkı olup, mülkiyet devredilememektedir (Acar 2012).

Ankara, İstanbul ve Nüfusu Yüzbinden Yukarı Olan Şehirlerde İçme, Kullanma ve Endüstri Suyu Temini Hakkında Kanun8 ile nüfusu yüz bini geçen şehirlerde su kaynağını teşkil eden barajlar, isale hatları ve tasfiye tesisleri Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü tarafından, depo ve tevzi şebekelerinin belediyelerce yapılacağı hükme bağlanmıştır. DSİ, nüfusu yüzbini aşan kentlerde, belediyelerin 30 yıl süreyle faizsiz borçlandırılması yöntemiyle tesislerin yapılması için yetkili kılınmıştır.

1970’lerin sonları ve 1980’lerin başlarını içeren yıllarda, su kaynaklarının önemli ölçüde etkilendiği küresel çevre kirlilikleri baş göstermiş ve su kaynaklarını yönetimi ve politikasında köklü değişmelerin yaşandığı bir dönem olmuştur (Acar 2012).

Türkiye’de 1980 sonrası süreç su yönetimi ve politikalarının şekillenmesinde Dünyada kamu yönetimi ve kamu hizmet formunun yeniden tanımlanması konusunda yaşanan ideolojik gelişmelere paralel olarak hızlı bir değişimin yaşandığı dönem olmuştur (Acar 2012).

Kentsel şebeke suyu yönetiminde suyun mülkiyeti ve işletmeciliği kamuya aittir. Ulusal çapta sorumlu kurum DSİ Genel Müdürlüğü’dür. Kırsal yerleşimlerin su yönetimi il özel idarelerine, kentsel yerleşimlerdeki su yönetimi İller Bankası Genel Müdürlüğü’ne ve belediyelere verilmiştir. DSİ ve İller Bankası bölge müdürlükleri temelinde, il özel idareleri ve belediyeler ise yerel bazda örgütlenmiştir. Belediyelerin içme suyu ve kanalizasyon hizmetinin 2000 yılına kadar olan hizmet sunumunun odağında İller

7 T.C. Resmi Gazete, Tarih: 23.12.1960, Sayı: 10688

8 T.C. Resmi Gazete, Tarih: 16.07.1968, Sayı: 12951

(24)

13

Bankası’nın bulunduğu, kamu kaynaklarına ve kamu kredilerine dayanan bir yatırım ve finansman modeli eliyle gerçekleştirilmiştir. Türkiye su yönetimi sistemi içinde, içme ve kullanma suyu konusunda ülke düzeyinde üç ana kuruluş tarafından yürütülmekteydi. Bunlar:

 Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü

 İller Bankası Genel Müdürlüğü

 Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü

Türkiye’de içme ve kullanma suyu yönetiminde ulusal düzeyde görev alan bu üç kuruluştan Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün tasfiye işlemi sonrasında köy hizmetlerinin görevleri il özel idarelerine devredilmiştir. İller Bankası ve DSİ’nin tasfiye (yeniden yapılanma) süreci ise Dünya Bankasının raporları doğrultusunda son yıllarda giderek hızlanarak devam etmektedir (Acar 2012).

Su yönetiminin sacayağını oluşturan üç kurumun Dünya Bankası tarafından yürütülen yapısal uyum programı çerçevesinde tasfiye edilmesi ya da bu yöndeki çalışmaların sürdürülmekte olması, sadece bu kurumları kapsayan bir tasfiye süreci olarak işlememiş, aynı zamanda da yerel yönetimleri büyük bir kısmını dış borç batağına sürüklemiş, borçlanmanın sonucu olarak bu iş alanlarının uluslararası mühendislik ve danışmanlık firmalarına geçmesine neden olmuş, her şeyden önemlisi de su gibi hayati bir önem taşıyan maddenin yönetiminin yabancı ve kâr amacı güden işletmelere geçmesine yol açmıştır (Acar 2012).

İSKİ Modeli kentsel su yönetimi; yerelleştirme politikaları, neoliberal bir çerçevede özelleştirme, alternatif finansman adı altında dış borçlanma ve proje finansmanı çerçevesinde kamu hizmetlerinin sübvansiyonlu olmaktan çıkartılarak piyasa koşullarında ücretlendirilmesi anlamına gelmeye başlamıştır. Kent hizmetlerine ilişkin olarak 1930 yılından sonra kurulan şirketler önce devletleştirilmiş ve daha sonra da belediyelere bağlı idareler şekline ve yönetimlerine kısmen özerklik sağlanarak yeni bir idari yapıya dönüştürülmüşlerdir. Belirtilen işletmelere IETT ve ESHOT örnek olarak verilebilir (Acar 2012).

(25)

14

Belediye örgütlenmesinde metropoliten alanlar için farklı bir model arayışları sonucunda, 1984 yılında “büyükşehir belediyesi modeli” ortaya çıkmış ve “İSKİ Modeli su işletmeciliği” dönemine girilmiştir. Başlangıçta İstanbul, Ankara ve İzmir Büyükşehir Belediyeleri tarafından uygulanan bu model, daha sonraki yıllarda aşamalı olarak diğer büyükşehir belediyelerinin tamamına yayılmıştır. Yasaya göre, idare, her türlü taşınır ve taşınmazı salın almak, kiralamak, ekonomik değeri kalmamış araç ve gereçleri satmak yetkisine sahiptir, ilgili tesisleri doğrudan doğruya yahut diğer kamu ve özel kuruluşlarla ortak olarak kurabilir, işletebilir; bu maksatla kurulan tesislere iştirak edebilir. Kanunda, idarenin bu kapsamda yapacağı sözleşmelerin özel hukuka tabi olamayacağına ilişkin hiç bir hüküm bulunmamaktadır. İSKİ Modeli, başlangıcından itibaren temel ilke olarak kârlılık esasına dayalı, “kullanan öder” ilkesini benimsemek kaydıyla ticari bir model olarak ve suyun piyasaya açılması önünde güçlü bir gösterge olmuştur (Acar 2012).

13.07.2005 tarihinde 5393 sayılı Belediye Kanunu9 yürürlüğe girmiştir. 5393 Sayılı Kanun ile kamu hizmeti niteliğindeki birçok görevlerinin üçüncü kişilere gördürülmesine geniş olanaklar sağlanmıştır. Kamu hizmetlerinin üçüncü kişilere gördürülmesi genellikle ya kamu ihale kanunu çerçevesinde hizmet satın alınarak veya imtiyaz niteliğindeki kamu hizmetlerinin devri şeklinde gerçekleşmektedir. 5393 Sayılı Kanunda bu ayrıma uygun düzenleme yapılmıştır. Gelişen piyasa şartları içerisinde belediyelerin sorumluluğundaki tüm hizmetin belediyeler tarafından yerine getirilmesi akılcı görülmemekle birlikte, su temini ve kanalizasyon sisteminin bütünlüğü tam kamusal mal ve hizmetlerin özel sektöre devredilmeyip belediyelerce yürütülmesi gerekir (Acar 2012).

İçme ve kullanma suyu temini ve kanalizasyon hizmetlerinin yürütülmesi görevi belediyelerin asli görevlerindendir. Belediyeler, kanunla kendilerine verilen bu görevleri yapmaktan kaçınamazlar. Belirtilen görevler, kamu hizmeti olmaları nedeniyle de bütünüyle özel şirkete devredilemez. Doğrudan doğruya yapılmak ve işletilmek şartıyla su tesisatı kurmak ve işletmek belediyenin hakkıdır. Su tesisatı kurmak ve işletmek hakkı, belediyelere tekel olarak verilmiştir. Kanun’unun deyimiyle, belediyeye verilmiş

9 T.C. Resmi Gazete, Tarih: 13.07.2005, Sayı: 25874

(26)

15

bir imtiyazdır. Belediyeler, bu işlerin tesis ve işletilmesi için kendisine verilmiş tekel yetkisini, süresi 40 yılı aşmamak üzere ve koşullan devletçe belirlenen kurallara uygun olmak üzere özel kişilere imtiyaz vererek yürütebilirler. Buna göre hizmet, bütünüyle özel hukuka tabi sözleşmelerle özel girişime devredilemez. Ancak imtiyaz sözleşmeleriyle özel teşebbüse devredilebilir (Acar 2012).

1984 yılında üç kentte (Ankara, İstanbul, İzmir) büyükşehir belediyelerinin kurulmasıyla İller Bankasının büyük yerleşmelerdeki etki alanı daralmış ve bu şehirlerde altyapı hizmetleri doğrudan Büyükşehir belediyelerince yapılmaya başlanmıştır. Diğer yandan, belediyelerin yatırımlarını finanse etmenin başlıca kaynağı olan belediyeler fonu IMF (Uluslararası Para Fonu - International Money Fund) isteği doğrultusunda 1993 yılından itibaren kısılıp 2001 yılı sonunda ortadan kaldırılarak bankanın yatırım alanından geri çekilmesi sağlanmıştır. 1990’lı yılların başından itibaren, yeni liberal politikaların suya yönelik etkileri daha fazla kentte kendisini göstermeye başlamış, yerelleştirme politikaları ile özelleştirme, alternatif finansman adı altında dış borçlanma ve sonuç olarak kamusal su hizmetlerinin piyasa koşullarına göre ücretlendirilmesi gündeme gelmiştir (Acar 2012).

İller Bankasına yönelik hazırlanmış kanun uyarınca İller Bankası, İlbank A.Ş. olarak yapılandırılarak sadece yerel yönetimlere kredi bulma ve kullandırma işlevine sahip bir kuruma dönüştürülmesi amaçlanmaktadır. DSİ özellikle nüfusu yüz binden fazla olan kentlere yönelik içme, kullanma ve endüstri sularının sağlanması konusunda yetkili kuruluş olmuştur. Kuruluşundan itibaren ülke düzeyinde su yatırımlarının en önemli planlayıcı ve yatırımcı kurumu durumunda bulunan DSİ ise özkaynaklarına dayalı su yatırımı yapan kuruluş olma işlevinden büyük ölçüde uzaklaştırılarak, içme suyu yatırımlarının yarıdan fazlasını dış kaynakla sağlayan bir kuruma dönüştürülmüştür.

DSİ Genel Müdürlüğü, büyükşehir belediyeleri ve büyükşehir belediyesi sınırları dışında kalan belediyelere talep etmeleri ve yetki vermeleri halinde teknik destek veren ve finansman sağlamada (yerli /yabancı) aracılık eden bir kuruluş görünümündedir.

DSİ’nin internet sayfasında ve tanıtıcı yayınlarında “milli bütçeden ayrılan payın yetersiz olması mevcut yatırımların gerçekleştirilmesi yönünde dış finansman aranmasını zaruri kılmaktadır” denilerek Dünya Bankası, Avrupa Yatırım Bankası,

(27)

16

Avrupa Konseyi Kalkınma Bankası, Kuveyt Fonu, İslam Kalkınma Bankası, Japon Uluslararası İşbirliği Bankası, Fransız ve Alman Kredi kuruluşları başlıca dış finansman sağlanan kuruluşlar olarak ifade edilmiştir (Acar 2014).

Türkiye’de özellikle küresel ısınma ve konjonktürel su kıtlıkları ile gündeme gelen su yönetimi konusunda Cumhuriyet dönemi boyunca birçok yasal düzenleme yapılmıştır.

Anayasal olarak devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan su konusunda, Cumhuriyet döneminden başlayarak 1980’lere kadar kamu tekelinde hizmet sunumunu esas alan bir kurumsal ve hukuki yapılanma tercih edilmiştir. Su hakkı ve yönetimi konusunda medeni kanun, sular hakkında kanun, köy kanunu, belediyeler kanunu başta olmak üzere birçok yasal düzenlemenin mevcut olduğunu ve oldukça dağınık ve karmaşık bir yapı sergilediğini görülmektedir. Dağınık yapının sebepleri arasında suyun çok amaçlı kullanımı bir gerekçe olarak gösterilebilir. Su mevzuatı gibi su hizmetlerinin sunumunda da merkezi idare ve yerel yönetimler arasında karmaşık sayılabilecek bir hizmet organizasyonu mevcut olmuştur.

1980’li yıllara kadar DSİ’nin koordinasyonu ve planlamalarına dayalı olarak kamunun tekelinde verilen su hizmetleri alanında ilk reform hareketi 1984 yılında çıkarılan 2560 sayılı İSKİ Kanunu olmuştur. “İSKİ Modeli” olarak da adlandırılan bu yeni düzenleme ile belediyelere ait olan su ve kanalizasyon hizmetleri ile ilgili görevler, belediyelerden ayrı bir tüzel kişilik olarak kurulmuş olan idareler vasıtası ile yerine getirilebilecekti.

İSKİ Modelinde, gerekli hallerde su ve kanalizasyon hizmetlerinin sunumu için özel kesim ile ortaklık kurulabilecek ve hatta bu hizmetler tamamen özel sektöre sözleşme ile devredilebilecektir. Yerel düzeyde su ve kanalizasyon hizmetlerinin sunumunda oldukça önemli bir rol oynayan İller bankası, Büyükşehir belediyelerinin kurulması ile bu fonksiyonundan uzaklaşmış, büyük yerleşimlerdeki kentsel altyapıya ilişkin fonksiyonlarını yavaş yavaş belediyelere devretmiştir.

İller Bankasının kurumsal ve yasal yapısında yapılan değişikliklerle, banka yatırım alanından tamamen çıkarılıp, belediyelere altyapı hizmetlerinin finansmanı için fon sağlayan bir kalkınma ve yatırım bankası haline getirilmiştir. Oldukça dağınık ve karmaşık bir yapı sergileyen su yönetimi mevzuatı ve örgütlenmesi Türkiye’de 2010 yılı

(28)

17

itibari ile yaşanan kuraklıklarında etkisiyle gündeme gelen su krizleri süresince büyük eleştirilere hedef olmuştur. Özellikle bir su bakanlığının kurularak mevzuatın sadeleştirilmesi en önemli beklenti haline gelmiştir. Açıklanan duruma bağlı olarak, 2011 yılı temmuz ayında 645 sayılı KHK10 ile Orman ve Su işleri adı altında yeni bir bakanlık ihdas edilerek bu alandaki sıkıntıların giderilmesi, çözüm üretiminin hızlandırılması ile merkezi yönetim tarafından denetim ve izleme takibi konularında önemli bir adım atılmıştır (Acar 2012).

2.3 Türkiye’de Su ve Kanalizasyon Hizmetlerini Yapan ve/veya İşleten Kurumlar

Türkiye’de kentsel altyapı hizmetleri genelinde su ve kanalizasyon hizmetleri özelinde hizmetlerin yürütülmesi büyükşehir olan şehirlerde yönetimi büyükşehir belediyesine bağlı olan su ve kanalizasyon idarelerine, büyükşehir olmayan bölgelerde belediyelere ve belediye sınırları dışında ise valiliklere yani il özel idarelerine aittir.

Türkiye’de nüfus yoğunluğu bakımından incelendiğinde su ve kanalizasyon altyapı hizmetlerinin sorumluğunun çok büyük oranda belediyelere ait olduğu görülmektedir.

Dünyadaki yönetim yapıları incelendiğinde bu hizmetlerin özel sektör marifeti ile yürütüldüğü bilinse de bu durum Türkiye’de çok fazla kullanılan yöntem değildir.

Türkiye’de başta içme suyu temini olmak üzere kanalizasyon hizmetleri de kamu kurum ve kuruluşları tarafından yürütülmektedir. Ancak çok az sayıda olsa da bazı tesisler ve özellikle atıksu arıtma tesislerinin (AAT) özel sektör marifeti ile işletildiği de bilinmektedir. Ancak bu sayı çok düşük olması sebebi ile su ve kanalizasyon hizmetlerinin işletmeciliği belediyeler ve il özel idaresi tarafından yapılmaktadır.

Su ve kanalizasyon ile alakalı tesislerin işletmesi yapan kurumlar hizmet götürdüğü vatandaşları bağımsız bölüm bazında sistemlerine abone veya benzeri bir yöntemle dahil ederler. Dahil etme işlemi sonrasında ihtiyaçlar tespit edilir ve bu ihtiyaçların özellikleri ile miktarları belirlenir. Tespitler sonucunda gerek özkaynak ile gerekse kredi ve/veya hibe desteği sağlayan kurumlar marifeti ile menkul ve/veya gayrimenkul

10 T.C. Resmi Gazete, Tarih: 04.07.2011, Sayı: 27984

(29)

18

yatırımlarını gerçekleştirir. Gerçekleştirilen yatırımlar sonucunda varsa yatırım maliyetleri, işletme maliyetlerini ve gelecekte yapılması gerekli olan yatırım maliyetlerini tespit eder. Tespit işlemleri neticesinde abonelerin payına düşen oranda tarife ve hizmet bedelleri hesaplanır. Hesaplama neticesinde abonelerin tüketim, üretim veya hizmetleri karşılığı yapılan ölçümlerle tarifeler üzerinden bedeller çıkartılır ve tahsilatı gerçekleştirilir.

Yapılacak olan yatırımlarda bireysel bazla olmamakla beraber bölge ve hatta şehir bazlı çalışma yapılmakta ve dolayısı ile gerek yatırım maliyetlerini gerekse işletme maliyetlerini düşürülmesi anlamında önemli bir yol izlenmiş olur. Yatırım projelerinin planlanması ve inşa edilmesinden sonraki dönemde hizmetlerden yararlananlardan alınan kullanım bedelleri karşılığında hizmetlerin mali sürdürülebilirliği, bakım-onarım işleri ve gelecek hizmetlerin teminin güvence altına alınması mümkün olacaktır. Buna ilave olarak şehirde yatırımı işleten kurum ve kuruluşlar, kayıp-kaçak kullanımın önüne geçilmesi ile çevre ve insan sağlığını tehlikeye sokacak iş ve işlemlerin engellenmesini sağlamak ve denetimi yapmakla da görevli bulunmaktadırlar.

Türkiye’de su ve kanalizasyon hizmetleri büyük ölçüde yerel yönetimler veya daha açık bir ifade ile belediye sınırları içinde belediyeler, belediye ve mücavir alanı sınırları dışındaki yerleşimlerde ise valilikler veya il özel idareleri aracılığı ile büyükşehir belediyelerinde ise su ve kanalizasyon idareleri tarafından görülmektedir. Ancak işletme kısmında çok fazla çok fazla yer almamakla beraber projelendirme ve yapım bölümünde paydaş sayısı artmaktadır.

Türkiye’de su ve kanalizasyon hizmetlerinin projelendirmesi, yapılması ve işletilmesi konusunda paydaş kurum ve kuruluşlar olan; İller Bankası, DSİ, Dünya Bankası, Belediye ve Valilik (İl Özel İdareleri) ve AB hibeleri programlarının incelenmesi, il ve ilçe belediyeleri ile ilgili diğer kurumlarda söz konusu kaynaklardan yararlanma kapasitesinin geliştirilmesi açısından yararlı olacaktır. Belirtilen kurum ve kuruluşlar detaylı olarak açıklanmıştır. Ancak özetlenecek olursa 100.000 kişi nüfus ve üzeri olan şehirlerde içme suyu ve sanayi suyu temini konusunda DSİ yetkilendirilmiştir. Hizmet kriteri olarak belirlenen nüfus değeri değiştirilmiş olsa da mevcut durumda hizmet

(30)

19

anlayışı büyük ölçüde bu şekilde devam etmektedir. DSİ nüfus kriterine göre faaliyet göstermekte ayrıca şehir bazında olmamakla beraber bölge bazlı çalışmalar yürütmektedir. Yerel ölçekli olmakla beraber nüfus kriteri olmadan projelendirme ve yapım işlerini yürüten İller Bankası nüfus kriterine göre kredilendirme ve/veya hibe çalışmalarını yürütmektedir.

Çevre ve insan sağlığı korunması kapsamında dış politikaların kuralları çerçevesinde ise Dünya Bankası ve AB hibeleri tarafından yapılan mali yardımlar ile teknik destekler ile Türkiye’de su ve kanalizasyon hizmetleri yürütülmektedir. Son olarak su ve kanalizasyon hizmetlerinin yapılması ve işletilmesi faaliyetlerinin muhatabı ve önemli en önemli yetkilisi olan yerel yönetimler olup bu çalışmada yerel yönetimler genelinde Bulancak Belediyesi örneği incelenmiştir.

2.3.1 İller Bankası A.Ş.

Türkiye’de Cumhuriyetin ilanından sonra belediyelerin kısa zamanda bayındır hale getirilmesini gerçekleştirmek; mali kaynak ve imkandan yoksun bu idareleri kredi ile desteklemek amacıyla 2301 sayılı Kanunla11 “Belediyeler Bankası” 15 milyon TL sermaye ile kurulmuştur. Belediyelere sağlanan teknik ve mali destekle başarılı hizmetlerin yapılması karşısında bankanın bir devamı olma üzere 4759 sayılı İller Bankası Kanunu12 ile hem bankanın adı, hem de görev, yetki ve sorumluluğu genişletilerek yeni bi hukuki statü oluşturulmuştur. 8 Şubat 2011 tarihine kadar İller Bankası olarak faaliyetlerini sürdüren banka, Resmi Gazete’de yayımlanan 6107 sayılı Kanun13 ile anonim şirket statüsüne dönüştürülmüştür (Anonim 2018b).

İller Bankası AŞ’nin amacı; il özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşları ile münhasıran bunların üye oldukları mahalli idare birliklerinin finansman ihtiyacını karşılamak, bu idarelerin sınırları içinde yaşayan halkın mahalli müşterek hizmetlerine ilişkin projeler geliştirmek, bu idarelere danışmanlık hizmeti vermek ve teknik

11 T.C. Resmi Gazete, Tarih: 21.06.1933, Sayı: 2435

12 T.C. Resmi Gazete, Tarih: 23.06.1945, Sayı: 6039

13 T.C. Resmi Gazete, Tarih: 08.02.2011, Sayı: 27840

(31)

20

mahiyetteki kentsel projeler ile alt ve üstyapı işlerinin yapılmasına yardımcı olmak, her türlü kalkınma ve yatırım bankacılığı işlevlerini yerine getirmek olarak belirlenmiştir.

İller Bankası özetlenen bu amaçları gerçekleştirmek üzere; Ortaklarına kısa, orta ve uzun vadeli her türlü nakdi ve gayrinakdi kredi açabilir. Faaliyetleri konusunda araştırma, proje geliştirme ve danışmanlık hizmeti yapabilir veya yaptırabilir, teknik yardım verebilir. Bankanın öncülüğünde şirket kurabilir ve devredebilir. Sigorta acenteliği yapabilir. Gerekli izinleri almak kaydıyla yurtiçinde ve yurtdışında şube ve temsilcilik açabilir. Yurt içi ve yurt dışı finansman kurumlarıyla işbirliği yapabilir, bunların katıldığı ulusal ve uluslararası kuruluşlara üye olabilir. Yurt içi ve yurt dışı finansman kuruluşları ile para ve sermaye piyasalarından ve her türlü fonlardan kaynak sağlayabilir. Amacının gerçekleşmesine yardımcı olacak her türlü kalkınma ve yatırım bankacılığı işlemlerini yapar. Bakanlık tarafından talep edilen özel projeler ve kentsel altyapı projeleri ile yapım işlerini yapar veya yaptırır. Bankaya kaynak temin etmek üzere, proje kaynağı için herhangi bir borç ve şartlı yükümlülük altına girmemek kaydıyla kâr amaçlı gayrimenkul yatırım projeleri ile uygulamalar yapar veya yaptırır.

İller Bankasının 2017 yılı faaliyet raporunda yapılan açıklamalara göre bankanın görevleri aşağıdaki gibi belirtilmiştir:

 Mahalli idarelere kredi sağlamak,

 Mahalli idarelerin talepleri üzerine, yatırım programları dahilinde alt ve üstyapı yatırımlarını yapmak veya yaptırmak,

 Bankadan alınan kredilerle yapılan işlerin kontrollük ve denetimini yapmak,

 Mahalli idarelere yatırımları için gerekli araç ve malzemeyi sağlamak,

 Mahalli idarelerin taşınır ve taşınmaz mallarını sigorta ettirmek,

 Yönetmeliğinde belirtilen banka işlerini yapmak.

İller Bankası ekonomik çalışmaları açısından serbest piyasa bankalarına benzer şekilde faaliyet göstermektedir. Ancak bu çalışmada bankanın mali çalışmalarından ziyade teknik açıdan yaptığı çalışmalar incelenecektir.

(32)

21

İller Bankası belediyelere kredi vermesinin yanı sıra altyapı hizmetlerinde hibe ve/veya kredi desteği sağlayarak kontrollük teşkilatını da üstlenerek su ve kanalizasyon hizmetlerini yapar veya yaptırır. Bu kapsamda banka sürekli olarak bu hizmetleri görse de dönem dönem bu tarz yatırımları için nüfus gibi kıstaslara göre paket programlar açarak hizmetlerin yapılmasını sağlamaktadır.

İller Bankası açmış olduğu programlardan en önemlileri; Belediyelerin Altyapısının Desteklemesi Projesi (BELDES), Su ve Kanalizasyon Altyapı Projesi (SUKAP) ve Altyapı Projelerini Destekleme Projesi (ÇEVDES) programlarıdır. SUKAP benzeri olan Belediyelerin Altyapısının Desteklemesi Projesi (BELDES) kısa süreli bir program olarak faaliyet yürütmüş program kapatılarak kapsamdaki işler SUKAP kapsamına alınmıştır.

2.3.1.1 Belediyelerin Altyapısının Desteklemesi Projesi (BELDES)

BELDES, kaliteli içme suyu şebekesinin ülke düzeyinde geliştirilmesini öngören bir programdır. Yüksek Planlama Kurulu Kararları ile başlatılan ve finansmanı genel bütçeden hibe fon olarak kullandırılmak üzere İller Bankasından aktarılan BELDES kapsamında nüfusu 10.000’in altında bulunan ve şebekeli içme suyu olmayan veya yetersiz olan belediyelere ait içme suyu tesisleri İller Bankası tarafından projelendirilmesi ve inşaatının yapılması projesidir. 2007 yılında 49 adet belediyenin içme suyu tesisinin yapımı için toplam 33.500 bin TL, 30 Nisan 2008 tarih 2008/12 sayılı ve 20 Kasım 2008 tarih 2008/64 sayılı Yüksek Planlama Kurulu (YPK) Kararları ile 20 adet belediyenin içme suyu tesisinin yapımı için 2008 yılında 41.150 bin TL olmak üzere toplam 69 adet belediyenin içme suyu tesisinin yapımı için genel bütçeden İller Bankası’na aktarılmak üzere 74.650 bin TL ödenek tahsis edilmiştir (Çizelge 2.1).

2011 yılında tahsis edilen 55.000 bin TL ek ödenek ile tahsis edilen ödenek toplamı 129.650 bin TL olmuştur. Bankaca yürütülen etüt ve proje çalışmalarında 2017 yılında 307 adet işin proje çalışmaları tamamlanmıştır. Bu işler için 2.914 bin TL kredi, 8.189 bin TL hibe ve 346 bin TL belediye kaynaklı harcama olmak üzere toplam 11.449 bin TL harcama gerçekleşmiştir. BELDES ödeneği ile proje kapsamındaki mevcut işlerden

(33)

22

kalan BELDES işleri YPK kararı çerçevesinde SUKAP kapsamında değerlendirilecektir (Anonim 2018b).

Çizelge 2.1 BELDES Projeleri

Durum Adet

İnşaatı ihale aşamasında olan işler 2

İnşaatına başlanan işler 2

İnşaatı biten 65

Toplam 69

2.3.1.2 Su ve Kanalizasyon Altyapı Projesi (SUKAP)

Su ve Kanalizasyon Altyapı Projesi (SUKAP) YPK kararı ile nüfusu 25.000 ve altında olan belediyelere genel bütçeden ayrılan ödenekten proje tutarının %50’si oranında hibe destek sağlanmakta, kalan %50’si için ise İller Bankası tarafından belediyesine uzun vadeli kredi açılmaktadır. Nüfusu 25.000’den fazla olan ve YPK kararı ekinde yer alan belediyelere ise 5393 sayılı Belediye Kanunundaki borç stoku limitine uyma şartı aranmaksızın İller Bankasınca kredi tahsisi yapılmaktadır. Ayrıca projesi hazır olmayan belediyelerin projeleri İller Bankası tarafından öncelikle projelendirilmektedir.

Çalışmaların sonucunda 2011/11 sayılı YPK Kararı ekinde, 2012/7 sayılı YPK Kararı ekinde, 2013/4 sayılı YPK Kararı ekinde ve 2014/18 sayılı YPK Kararı ekinde “Proje kapsamına alınan Belediyeler” Listesi oluşmuştur. Merkezi yönetim tarafından SUKAP kapsamında gerçekleştirmek üzere bankaya 2011 yılı için 400 milyon TL, 2012 yılı için 500 milyon TL, 2013 yılı için 525.500 bin TL, 2014 yılı için 557.030 bin TL, 2015 yılı için 590.542 bin TL, 2016 yılı için 630.602 bin TL olmak üzere toplam 3.203.674 bin TL ödenek tahsis edilmiştir. SUKAP kapsamında yürütülen işler için 2017 yılı içerisinde 543.057 bin TL krediden, 353.087 bin TL hibeden olmak üzere toplam 896.144 bin TL harcama yapılmıştır. SUKAP kapsamında 1.244 adet içme suyu ve

(34)

23

kanalizasyon yatırımı için 3.181.278 bin TL hibe, 5.066.203 bin TL kredi olmak üzere toplam 8.247.481 bin TL kaynak tahsis edilmiştir (Çizelge 2.2) (Anonim 2018b).

Çizelge 2.2 SUKAP Projeleri

Durum Adet

İnşaatı ihale aşamasında olan işler 67

İnşaatı sözleşme aşamasında olan işler 61

İnşaatına devam edilen işler 313

İnşaatı biten 803

Toplam 1244

2.3.1.3 Altyapı Projelerini Destekleme Projesi (ÇEVDES)

Altyapı Projelerini Destekleme (ÇEVDES) Projesi, T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile İller Bankası A.Ş. arasında 8 Ağustos 2014 tarihinde imzalanan “Altyapı Projelerini Destekleme Protokolü” çerçevesinde nüfusu 200.000’in altında olan belediyelerin;

altyapı projelerinden içme suyu, atıksu, derin deniz deşarjı, katı atık, yağmur suyu tesisleriyle ilgili her türlü proje ve/veya fizibilite çalışmalarının yapılmasını kapsamaktadır. Protokol kapsamında yürütülen altyapı projelerinin finansmanı (her türlü iş artışları da dahil); %50’si Bakanlığın döner sermaye gelirlerinden, diğer %50’si de Bankanın yıllık safi kârından tahsis edilmiş hibe fonlarından karşılanmaktadır.

Protokol kapsamında yapılan içme suyu, atıksu, derin deniz deşarjı, katı atık, yağmur suyu tesisleri proje ve/veya fizibilite işleriyle ilgili etüt çalışmaları, ihalesi ve ihale sonrası her türlü iş ve işlemler, proje denetim ve proje onama işlemleri İller Bankası tarafından yapılmaktadır (Anonim 2018b).

İller Bankası kuruluşu itibari ile belediyelerin su ve kanalizasyon hizmetlerinde en büyük çözüm ortağı olduğu görülmektedir. Ayrıca İller Bankasının en önemli özelliği projelere mali çözümler üretmesinin yanı sıra projenin etüt aşamasından işin kabul aşamasına kadar teknik destek olması ve müşavirlik hizmeti sunmasıdır.

Referanslar

Benzer Belgeler

Alüvyon tarafından örtülen Kelkit Formasyonu çok ince ve ince-orta tabakalı, açık yeşilimsi rengi ve yumuşak topografik görünümü ile dikkat çekmekte, genel olarak

Bu dö- nemden beri asemptomatik olan hastanın 1995 yılı aralık ayında yapılan rutin ekokardiyografik (transtorasik) kont- rolünde, aynı bölgede, yeni bir kitlenin

Bizim olgumuzda BOS' tabrusella tüp aglütinas- yon testi negatif bulunmuş ve brusella üretilememiş; an- cak menenjit semptomlarıyla birlikte serumda BT A testi. pozitifliği

 Rekreasyon çoğu zaman rekabetçi ve stres üretir bir hal alabilmektedir...  Yrd.Doç.Dr İlke

MADDE 15 - (1) Teftiş Kurulu Başkanlığı, İdarenin merkez ve ilçe birimlerindeki çalışmaların mevzuat ve makam talimatları doğrultusunda yerine getirilmesi,

Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Tarifeler ve Abone Hizmetleri Yönetmeliği’nin “Su ve kanalizasyon durum belgesi bedeli, vidanjör hizmet bedeli ve

Yaşlanma ile birlikte solunum sistemi, kardiyovasküler sistem, gastrointestinal sistem, nörolojik sistem, endokrin sistem, bağışıklık sistemi, kas-iskelet sistemi,

Diğer yandan kanalizasyon sistemindeki evsel atıksuya, içme suyu şebeke sisteminden temiz su, yerüstü suyu ve yeraltı suyu sızması halinde atıksu arıtma tesisi