HEMŞİRELİKTE TEMEL İLKE VE UYGULAMALAR DERSİ HEMŞİRELİK BAKIM ESASLARI MODÜLÜ
KONUNUN ADI: HASTANIN HASTANEYE KABULÜ
DERSİ HAZIRLAYAN ÖĞRETİM ÜYESİ: Doç. Dr. Şebnem ÇINAR YÜCEL
BÖLÜM HEDEFLERİ
1. Konu içinde geçen kavramları tanımlayabilme
2. Hastanın hastaneye kabulünde ve taburcu edilmesinde hemşirenin sorumluluklarını sıralayabilme 3. Hastanın hastaneye/kliniğe kabulünde ve başka bir kliniğe veya eve gönderilmesinde hemşirenin sorumluluklarının önemini kavrayabilme
KAVRAMLAR:Hastanın hastaneye kabulü ve uyumu, işlem, tetkikler, yatış işlemi
HEMŞİRELİK TANILARI: Uyumsuzluk, önerileri uygulayamama, çevre değiştirme stresi, aile süreçlerinde değişiklik, üstlendiği rolü yerine getirmede değişiklik, sosyal ilişkilerde bozulma
KONU İÇERİK ÖZETİ
Sağlık bakım sistemi sürekli değişmektedir. Ekonomik kısıtlamalar, öngörülen ödeme sistemi ve vergiler nedeniyle daha az pay ayrılmaktadır. Bu durumdan en çok etkilenen acil bakım ortamıdır.
Kar edebilmek için hastaneler; hastanın kalış süresini kısaltmaya, solunumsal tedavi gibi destek tedavilerin kullanımını azaltmaya ve tanısal testleri en aza indirmeye çalışmaktadırlar. Sonuç olarak hekimler hastaları en son çare olarak hastanede yatırarak tedavi etmeye çalışmaktadırlar.
Hasta hastaneye akut bir hastalığın tanısı ya da tedavisi için gelebildiği gibi, kronik bir hastalığın tekrarlayan tedavileri ya da doğum nedeniyle yatmış olabilir. Hastaneye kabul sırasında birçok hasta kriz yaşayabilir. Bu nedenle hemşire, hastayı kliniğe kabul ederken, onun endişe ve korkularını anlayarak yaklaşımda bulunmalı ve hastanın bireysel özelliklerini ön planda tutarak kabulü gerçekleştirmelidir.
Pek çok hastaneden, hastalar akut bir hastalığın tedavisi sonucu evlerine gönderilirler.
Taburculuk planlaması, hastanın hastaneden ayrılabilmesi ve bakımını evde devam ettirebilmesi için sistemli bir yaklaşımla hastanın hazırlanmasıdır. Taburculuk planlamasında başarılı olabilmek için en önemli nokta, hasta ve bakım veren kişiler arasındaki bilgi değişimidir ve bu sorumluluk da genellikle hemşirelere aittir. O nedenle denilebilir ki, taburculuk planlaması bir hemşirelik sürecidir
ve bu süreç disiplinler arası bir yaklaşımla hastanın ve ailesinin hastaneden taburcu olduktan sonraki gereksinimlerini karşılamak için gerçekleştirilmelidir.
HASTANIN HASTANEYE YATIRILMASI VE TABURCU EDİLMESİ
Hastalar ani veya şiddetli bir hastalık veya travmaya bağlı fiziksel yaralanma deneyimlediklerinde acil sağlık bakımı gerekli olur. Acil bakım genellikle acil odalarında, tıbbi- cerrahi ünitelerinde ve hastanelerin yoğun bakım ünitelerinde sağlanır. Hastanın tıbbi sorunlarını tanılamak ve tedavi etmek için, uzmanlaşmış sağlık çalışanları karmaşık ve bilgi gerektiren teknolojiyi kullanırlar (Perry ve Potter 2006).
Bir hastanın akut bir bakım ortamında kalma süresi genellikle kısadır, fakat hastanın üzerinde fiziksel, emosyonel ve ekonomik etkisi önemlidir. Hastalar acil bakım gereksinimi için sağlık bakım sistemine girdiklerinde en gerekli sağlık bakım yardımını hemşireler sağlar. Hastalar öz bakım eksikliği ve tehlikeli işlevsel durumlar nedeniyle sürekli bir izlemin ayarlanması ve devam edilmesi için hastaneye, hemşirelere başvururlar. Buna ilaveten, hastalar semptom yönetimi, eğitimi, yardımların koordinasyonu, danışmanlık ve toplumsal destek sistemlerine sevk için hastaneye başvurmaya gereksinim duyarlar. Hemşirelik, bir hastanın gereksinim duyduğu karmaşık bakımı koordine etmek için 24 saat boyunca çalışan tek sağlık bakım mesleğidir.
Sağlık bakım sistemi sürekli değişmektedir. Ekonomik kısıtlamalar, öngörülen ödeme sistemi ve vergiler nedeniyle daha az pay ayrılmaktadır. Bu durumdan en çok etkilenen acil bakım ortamıdır.
Kar edebilmek için hastaneler; hastanın kalış süresini kısaltmaya, solunumsal tedavi gibi destek tedavilerin kullanımını azaltmaya ve tanısal testleri en aza indirmeye çalışmaktadırlar. Sonuç olarak hekimler hastaları en son çare olarak hastanede yatırarak tedavi etmeye çalışmaktadırlar.
Günümüzde hastalar 10 yıl önceye göre hastanede daha kısa süre kalmaktadırlar, hastalıklar daha ağır seyretmekte ve yoğun bir tedavi programına tabi tutulmaktadırlar. Hastalar için, kritik ve hızlı veri toplama, kapsamlı bir hemşirelik bakım planı, diğer sağlık disiplinlerinden iyi koordine edilmiş yardım ve etkili ve zamanında taburculuk planlaması gereksinimi devam ettiğinden, hemşirelik ihtiyaçları da büyümektedir. Profesyonel hemşire, bir hasta için pahalı tıbbi kaynakların gereksiz kullanımını azaltırken, hastanın klinik gereksinimlerini karşılamak için bakım vermede yeterli olmalıdır (Atabek Aştı ve Karadağ 2011, Perry ve Potter 2006, Taylor ve Ark. 2008).
HASTANIN KLİNİĞE KABULÜ
Hasta hastaneye akut bir hastalığın tanısı ya da tedavisi için gelebildiği gibi, kronik bir hastalığın tekrarlayan tedavileri ya da doğum nedeniyle yatmış olabilir. Hastaneye kabul sırasında birçok hasta kriz yaşayabilir. Bu krizin nedeni, hastalıkları ile ilgili endişe ve korkuları olduğu kadar,
hastane ortamında bulunmaktan ve neler olacağını, neler yapılacağını bilememekten de kaynaklanabilir. Bu nedenle hemşire, hastayı kliniğe kabul ederken, onun endişe ve korkularını anlayarak yaklaşımda bulunmalı ve hastanın bireysel özelliklerini ön planda tutarak kabulü gerçekleştirmelidir.
Hastaneye kabul edilen hastada hemşirenin sorumlulukları 1. Hasta bireyin acil gereksinimlerinin karşılanması
2.Tanışma ve oryantasyon
3. Veri toplama; Gözlem, Görüşme ve öykü alma 4. Hemşirelik bakımını planlama
5. Kayıt tutma ve saklama
Bu aktivitelerin tümü aynı zamanda yapılmayabilir, önemli olan hastanın bireysel özelliğini dikkate almaktır (Perry ve Potter 2006, Craven & Hirnle 2009).
Hasta bireyin acil gereksinimlerinin karşılanması:
Hastanın ani başlayan ya da uzun sürede gelişen, sağlık sorunları vardır. Hastanın gereksinimleri bedensel ya da ruhsal olabilir. Hastanın ağrısı varsa hekime bildirmek ve ağrı kesici ilaç vermek gerekebilir. Hasta zor nefes alıyor ya da saldırgan olabilir. Bu acil sorunların çözümlenerek diğer tedavi ve bakım girişimlerinin yapılması gerekir. Bundan dolayı acil hasta kabulü yapılan ünitelerin bu amaca uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Hasta acil bir durumda hastaneye gelmediyse, rutin(normal) hasta kabul işlemlerinin yapılması gerekir. Hasta kabul işlemleri hasta kabul bölümleri tarafından yapılmaktadır. Hastaneye kabul işlemleri, hastanın hastanede tedavi görmesine gerek duyan hekim tarafından başlatılmalıdır. Hasta hekim tarafından yazılan hastanın yatacağına ilişkin bir yazı ile kliniğe gönderilir. Klinikte hasta nöbetçi hekim tarafından muayene edilir ve klinik hemşiresine bildirilerek yatış işlemleri tamamlanır. Hastaların üzerinde taşıdığı değerli eşyalar başhemşire veya görevli memur tarafından zimmetle alınıp kilitli bir yerde saklanır (Kozier ve ark. 2004).
Tanışma ve oryantasyon
Hasta ve ailesi kliniğe geldiklerinde endişe içinde olabilir. Hemşire hastaya zaman ayırarak onun endişe ve korkularını anlatmasına fırsat vermelidir. Hastanın temel gereksinimlerinden biri, kendini rahat hissetmek ve kabullenilmiş olduğunu bilmektir, bu nedenle hemşire hasta ve ailesini ilgiyle karşılamalıdır. Hastaneye uyum sürecinde hastanın duyguları, hemşireyle ilişkisi, hastaneye karşı tutumunu belirler. Hastaneye uyum sürecinde hemşire hastayı gözlemleyip bilgi sahibi olurken,
hasta da hemşireyi gözlemleyip onu değerlendirir ve bu değerlendirmeler sonucu hastane ortamı hakkında bilgi edinilmiş olur (Aştı ve Karadağ 2011).
Hemşire kendini tanıtmalı, hastaya yardımcı olmak istediğini belirtmelidir. Hastayı odasına götürüp diğer hastalarla tanıştırmalı ve çevresi hakkında bilgi vermelidir. Bu bilgiler;
Banyo ve tuvaletin zili,
Çağırma zili,
Acil durumlarda nasıl haber vereceği,
Nöbetçi doktor, kendi doktoru, hemşire odasının yeri,
Yemek saatleri ve eğer yemeği yatakta yemeyecekse yürüyebilen hastaların gittiği yemek salonu ve yemeğe giderken alması gereken diyet kartı
Ailesi ile nasıl haberleşeceği (telefonun yeri, telefon kartı temin edeceği yerler)
Ziyaret saatleri
Gazete ve dergi nasıl temin edeceği
Klinik dışına çıkacağı zaman hemşireye haber vermesi ve belli kurallara uyması gerektiği (örn:sabahlık giymesi gerektiği)
Dinlenme salonunun nasıl kullanılacağı,
Tetkiklerin nasıl yapılacağı(sabah kahvaltısından önce kan alınabileceği, idrar ya da gaitasından örnek alınabileceği)
Kişisel eşyalarını nereye yerleştirebileceği gösterilerek anlatılmalıdır.
Hastaya verilen bu bilgiler bazı hastanelerde küçük bir broşürde toplanmıştır. Ancak bazı hastaların bunları okuyamayacağı ya da okusalar dahi tekrar bilgi aktarımında bulunmanın yararlı olacağı düşünülmelidir. Böylece okuyan hastalara da soru sorma fırsatı verilmiş olur (Alpay ve ark. 1987, Potter ve Perry 2006)
Veri toplama
Hastayı hemşirelik yönünden değerlendirebilmek için bilgi toplamak gerekir. Bu bilgiler gözlem ve görüşme yoluyla toplanabilir. Bu bilgiler hasta ve ailesinden alınarak, hasta kabul formuna kaydedilir. Hastanın tansiyonu, nabzı, solunum hızı ve beden sıcaklığı alınır ve kaydedilir, fiziksel muayeneye hazırlanır. Hastanın hastalığına ilişkin öyküsü, aldığı ilaçlar, alerjisi öğrenilir ve forma kaydedilir. Bu formdan hem fiziksel muayenede, hem de hemşirelik sürecini uygulamada yararlanılır. Bu bilgiler hasta kliniğe kabul edildikten sonraki ilk 24 saat içinde tamamlanmış olmalıdır. Bu form sabit olmayıp, her hastaneye ve kliniğe özgü özel bilgileri kapsayabilir.
Hasta muayeneye alınacağı zaman, hemşire muayene odasını ve hastayı hazırlamalı ve muayene sırasında hasta ve doktorun yanında bulunarak gerekli yardımı yapmalıdır. Muayene sırasında
gerekli araç ve gereçler hazır bulundurulmalı ve olası ise özel muayene giysisi giydirilmelidir. Her klinikte bazı farklılıklar göstermekle birlikte, genelde muayene odasında bulunması gereken araç ve gereçler şunlardır: muayene masası, muayene tepsisi, seyyar lamba, acil bir durum için gerekli araç gereç tepsisi ya da dolabı, (kardiyak masaj tahtası, adrenalin, atropin, cedilanid, prednisolon, prednol, serum fizyolojik enjektörler ve iğneler), röntgen, kan, idrar tetkik formları, temiz örtüler (Potter ve Perry 2006).
Hemşirelik bakımını planlama
Hasta hakkında toplanan veriler ile hemşirelik bakım planı hazırlanarak uygulanır. Aileye gerekli bilgilerin verilmesi, onların endişesini azaltacak, hastalığa ve hastane ortamına uyumlarını kolaylaştıracaktır. Aileye; ziyaret saatleri, ziyaret yeri, ameliyatta iken nerede bekleyebilecekleri konusunda bilgi verilir. Hastanın bilinci bulanık ya da kapalı ise, sağlık öyküsü hastanın akrabasından ya da yakınlarından alınabilir.
Bebek ya da çocuk kliniğe kabul edilirken, çocuk ve ailenin duygusal yönden desteğe gereksinim duydukları dikkate alınarak anksiyeteleri en aza indirilmeye çalışılmalıdır. Gerekli durumlarda ve kliniğin ilkeleri dahilinde ailenin çocuğun yanında kalmasına izin verilebilir. Fiziksel muayene ve laboratuar örnekleri alırken gerekli açıklamalar yapılarak korkuları azaltılır.
Yaşlılardan bilgi alırken açık, yavaş ve onların duyabileceği tonda konuşulmalı, gerektiğinde söylenenler tekrarlanmalıdır. Yaşlı bireyler konfüze olabilir, ayrıca uyum ve uyku sorunları olabilir.
Yaşlılardaki fizyolojik ve psikolojik değişiklikler göz önüne alınarak yaklaşımda bulunulmalıdır (Potter ve Perry 2006, Kozier ve ark. 2004).
Kayıt tutma ve saklama
Hasta kabuldeki her kayıt yasal kayıttır. Bu veriler bakım sürecinin temelini oluşturur ve sıklıkla personele danışmanlık rolü oynar. Diyet kartı, ilaç kartı ve sekreter kayıtlarına başlanmalı, bu kayıtlar düzenli tutulup saklanmalıdır. Hastaya yapılan her işlemin kaydedilmesi tekrarları önleyeceği gibi, hastanın sağlıklı bakım almasını da sağlayacaktır. Kayıtları, kliniğin belirlenen amaçları çerçevesinde ve hemşirelik sürecine uygun tutulması gerekir. Hastanın sorunları kayıtlardan açıkça görülebilmeli, değerlendirme tarzı geri bildirim verecek tarzda olmalıdır. Bu bilgilerin hastanın taburculuk aşamasında da kullanılacağı gözönünde bulundurulmalıdır.
Hasta taburcu olduktan sonra bu bilgiler, gerekli olduğu zaman (örn; bilimsel araştırmalarda) tekrara başvurulmak üzere arşivde saklanır.
Yoğun-bakım ve acil ünitelerinde hasta kabulü farklı özellikler gösterir (Potter ve Perry 2006, Sabuncu ve ark., 1996, Kozier ve ark. 2004).
Yoğun bakım ünitesine hasta kabulü
Son yıllarda yoğun bakım ünitelerinde hastaların tedavisi ve bakımında büyük gelişmeler kaydedilmiştir. Bu gelişmeler biyokimya, fizyoloji, teknoloji alanlarında olduğu kadar sağlık hizmetlerinin psikolojik ve sosyal yönlerinde de aynı oranda görülmektedir.
Bu gelişmeler hemşirelik hizmetlerine de yansıyarak hemşireliğin bağımsız fonksiyonlarında, bağımlı fonksiyonlarından daha fazla ilerlemeler kaydettirmiştir. Tedavi ve bakım hizmetlerinin en yoğun şekilde verildiği yoğun bakım üniteleri bugün bu gelişmelere en iyi örneklerden birini oluşturmaktadır.
Yoğun bakım ünitelerine hasta kabulü buradaki hemşirelik sürecinin başlangıcını oluşturduğuna göre hemşirelerin bu ünitelere özgü bilgi ve becerileri kazanmaları gerekmektedir.
Yoğun bakım ünitelerine hastalar, ameliyathaneden ya da diğer kliniklerden gelebildiği gibi doğrudan evinden yada bir kaza sonucu acil ünitelerinden gönderilmiş olabilirler. Hastalarla sözel iletişim kurmak çoğu zaman mümkün olmayabilir. O nedenle hastanın hastalığına ilişkin bilgi ailesinden ya da yakınlarından alınabilir. Burada önemli olan, hastanın kritik sağlık durumunu süratle değerlendirmek ve tedavi edici girişimlerde bulunabilmektir (Sabuncu ve ark. 2008, Potter and Perry 2005).
Hasta üniteye getirildiğinde hemşire, hastanın fizyolojik yönden durumunu stabil hale getirebilmek için hastanın fizyolojik durumunda oluşan dengesizliklerin kısa hikayesini derhal alıp değerlendirmelidir. Bu değerlendirme dört büyük sisteme yönelik olmalıdır. (kardiyovasküler, solunum, sinir ve üriner sistem)
Bu değerlendirmede objektif ve subjektif ölçütler önemli rol oynamaktadır.
Objektif değerlendirme ölçütleri:
1. Hastanın solunum durumunun yeterliliğini belirlemek:
2. Bunun için her iki göğüs hareketleri, solunum sesleri,solunum hızı,düzeni,derinliği steteskopla değerlendirilmelidir.
3. Hastanın kardiyovasküler durumunun yeterliliğini belirlemek:
4. Kalp sesleri ve ritmi steteskopla dinlenir, kan basıncı, büyük arterlerin nabızları, boyun venlerinin dolgunluğu not edilir, büyük kanama noktaları için hasta incelenir, cilt rengi, ısısı belirlenir ve varsa santral venöz basıncı ve pulmoner arter basıncı ölçülür.
5. Hastanın nörolojik durumunu değerlendirmek:
6. Hastanınbilinç seviyesi tespit edilir (zamana, yere ve bireye oryantasyonu) pupillerin büyüklüğü, eşitliği, ışığa reaksiyonu saptanır. ekstremitelerin hareketleri gözlenir. Eğer hastanın ekstremitlerinde hareket yoksa ve hasta bilinçli ise bunun nedeni öğrenilir. (Ağrı, travma,
ekstremite kırıkları olabilir) Eğer hasta bilinçsiz ise ve travma belirtileri yoksa ağrılı uyaranlar uygulanır ve ekstremitenin cevabı işaretlenir.
7. Üriner sistemin yeterliliğini belirlemek.
8. İdrar miktarı ve yoğunluğu ölçülür. Ve idrarda kan, glikoz, keton ve protein bakılır.
9. Ekstremitelerdeki eşitsizlik, ödem, siyanoz ya da ülserasyon varsa tespit edilir.
10. Hastanın ateşi ve kilosu saptanır.
Subjektif değerlendirme ölçütleri:
Hemşire objektif ölçütlere ait bilgileri toplarken, hasta ya da yakınlarından aşağıdaki bilgileri almalıdır:
1. Hasta buraya gelmeden önce hastayı rahatsızlandıran belirtiler ne zaman görülmüştür? Belirtiler nasıl gelişmiştir?
2. Hastanın başka hastalığı var mıdır?
3. Hasta herhangi bir ilaç kullanıyor mu?
4. Hastada ani bir kanama oluşmuş mu?
5. En son ne zaman idrarını boşaltmış ve idrarının rengi nasıl?
6. En son ne zaman gaita yapmış ve gaitanın rengi ve kıvamı nasıl?
7. Hasta için önemli olan yakınları kimlerdir? Ve telefon numaraları nedir?
8. Hasta herhangi bir travma geçirmiş ve tetanoz aşısı olmuş mu?
9. En son ne zaman yemek yemiş?
10. Eğer hasta bayansa hamile mi?
Hemşire, bu bilgileri toplarken hasta rahat bir pozisyonda olmalıdır. Bu arada hastanın intravenöz kateterleri ve sıvının akımı düzenlenmeli, drenaj tüpleri gerekli cihazlara bağlanmalıdır.
Eğer hastada foley kateter varsa idrarın rengi, miktarı kaydedilmeli, nazogastrik tüpü varsa drenajın rengi, miktarı, hematemezi varsa not edilmelidir (Kozier ve ark. 2004, Potter and Perry 2006).
Hastanın tüm bu değerlendirmeleri üniteye geldikten sonraki 15-20 dk. içinde tamamlanmalıdır.
Hastanın hikayesi genelde hastayı kabul eden doktor tarafından alınır. Hemşire bu hikayeye hemşirelik girişimlerini gerçekleştirirken ve hastayı değerlendirirken başvurabilir. Hastaların hikayesi altı bölüme ayrılabilir:
1. En önemli şikâyetleri 2. Hastalığın hikâyesi 3. Aile hikâyesi
4. Geçmişteki sağlık hikâyesi
5. Sistemlerin tekrar gözden geçirilmesi
6. Hastanın psikolojik, sosyolojik ve kültürel yanlarıdır.
Yoğun bakımda görevli hemşireler, tüm bilgileri ve uygulamaları hastanın kriz anında gerçekleştirdikleri için gerçekte karar verici rolde de bulunmaktadırlar. O nedenle hasta kabulündeki rollerini en iyi şekilde yapmalıdırlar (Dursun ve Özhan 2009).
Acil ünitelerine hasta kabulü
Tüm hastanelerin acil üniteleri acil durumlardaki hastalara ilk yardımın ve tedavinin yapıldığı merkezler olarak rol oynamaktadır. Burada görev alan hemşirelerin de hastaya acil yardımda yeterli bilgi ve beceriye sahip olabileceği eğitimden geçmiş olması gerekir.
Bu ünitelere hasta kabulü hemşirelerin büyük sorumluluğunu gerektirmektedir. Hemşire, bu ünitelere hangi hastaların gelebileceğini ve nasıl bir girişimde bulunulabileceğini, kriz durumuyla nasıl baş edilebileceğini (ki bu krizi aynı anda hasta yakınları da yaşayacaktır) bilerek hastayı kabul etmelidir. Hasta kabulünde yoğun bakım ünitesindeki değerlendirme ölçütleri geçerli olup hemşire mümkün olduğu kadar süratli olmalıdır. Çünkü onun süratli girişimleri hastanın yaşamına katkıda bulunacaktır. Bu merkezlerde hasta kabulünü etkileyen diğer bir faktörde hastanın tedavi önceliğini alabileceği ayırımın yapılmasıdır (Dursun ve Özhan 2009).
HASTANIN TABURCU EDİLMESİ
Pek çok hastaneden, hastalar akut bir hastalığın tedavisi sonucu evlerine gönderilirler. Ancak hasta ve hasta ailesi pek çok problemle birliktedir ve iyi yapılmış tedavi planlarını yeterince anlayamadıkları ya da izleyemedikleri için daha ciddi komplikasyonlarla tekrar hastaneye dönebilirler. Hastanın geri dönüşünü önlemek ve hastaların hastalıklarını anlayarak tedavi süreci içine alabilmek için taburculuk planlamasının sağlık bakım sistemi içinde yer alması gerekir.
Taburculuk planlaması, hastanın hastaneden ayrılabilmesi ve bakımını evde devam ettirebilmesi için sistemli bir yaklaşımla hastanın hazırlanmasıdır. Taburculuk planlamasında başarılı olabilmek için en önemli nokta, hasta ve bakım veren kişiler arasındaki bilgi değişimidir ve bu sorumluluk da genellikle hemşirelere aittir. O nedenle denilebilir ki, taburculuk planlaması bir hemşirelik sürecidir ve bu süreç disiplinler arası bir yaklaşımla hastanın ve ailesinin hastaneden taburcu olduktan sonraki gereksinimlerini karşılamak için gerçekleştirilmelidir.
Etkili bir taburculuk planlaması hasta kabul süreci ile birlikte başlamalıdır. Bunun anlamı hasta tüm bakım sürecine katılıyor ve kendisi için neler yapıldığını biliyor demektir.
Taburculuk Planlaması
Koordine edilmiş
Disiplinler arası yaklaşımı olan
Mümkün olduğu kadar erken başlatılmış
Dikkatle planlanmış
Hastayı, ailesini ya da diğer önemli bireyleri (bakım verenler) içine almış olmalıdır.
Hasta, servisten diğer bir servise gönderilebilir ve bu devre de taburculuk planlamasını gerektirir.
Hastanın diğer bir kliniğe geçişine doktoru karar verir. Bu geçişte; tedavi planlamasındaki bilgi eksikliği, sosyal izolasyon, kronik hastalıklarda yeni tanı yöntemleri, büyük ve radikal cerrahi girişimler, duygusal ya da mental yönden stabil olmayan hastalar, hasta bakımındaki karışık yöntemler, mali güçlükler, terminal dönemdeki hastalıklar önemli faktörler olarak rol oynarlar (Dursun ve Özhan 2009, Taylor ve ark. 2008).
A-Taburculuk Planlamasının Aşamaları a. Veri Toplama:
-Sağlıkla ilgili bilgiler: Hastanın yaşı, cinsiyeti, kilosu, ağırlığı, geçmiş tıbbi hikayesi, sağlık problemleri, cerrahi girişimleri, amputasyon gibi durumlarda sınırlılıkları, tekerlekli iskemle ya da koltuk değnekleri vb. kullanması gibi bilgiler toplanır.
-Hastayla ilgili bilgiler: Hasta taburculuk için neler hissediyor(öfkeli mi, korkuyor mu?) Bakımını kim verecek ve bu konuda korku hissediyor mu? Geçmişte korkularıyla nasıl baş etmiş sağlık ve hastalık hakkında inanç ve tutumları nelerdir? Tedavisiyle ilgili uyguladığı diyet, kültürel uygulamaları nelerdir?
Hasta yakınları ve diğer disiplinlerden bu bilgiler tamamlandıktan sonra hastanın nasıl taburcu olacağı konusunda tanılama yapılabilir.
b. Planlama: Planlama aşamasında “METHOD” yaklaşımı kullanılabilir. Burada öğretimin altı önemli alanı önemle ele alınmaktadır. Bunlar: tıbbi tedaviler, (ilaçlar), çevre, tedavi, sağlık eğitimi, ayaktan takip ve diyet’tir. Burada hasta eğitimi ayrı bir önem taşımaktadır. Hasta evine ya da diğer bir kliniğe giderken, neler olduğunu, neler yapılacağını, tedavisini, aktivitesini, diyetini ve daha sonraki sağlık kontrolleri hakkında bilgilere sahip olmalıdır. Bu planlama aşamasının ideal olarak gerçekleşebilmesi için eğitim çok erken devrede başlatılmalıdır. Ancak bu eğitim erken devrede başlatılmadı ise taburcu olmadan bir gün önce de mutlaka yapılmalıdır ((Dursun ve Özhan 2009, Potter ve Perry 2005, Taylor ve ark. 2008).
Taburculuk planlaması-METHOD
M:İlaçlar/Tıbbi tedaviler: Hasta şunları bilmeli;
İlacın ismi
Dozu ve ne zaman alacağını
İlacın verilme amacı
İlacın etkileri
Yan etkilerinin belirtileri(reçetedeki her ilaç için tekrar edin)
E:Çevr: Hastaya;
Ev işlerini yapmak için gerekli eğitim sağlanmış olmalı,
Evde fiziksel yönden zarar verici durum incelenmiş ve düzeltilmiş olmalı
Duygusal yönden destek sağlanmalı
Ekonomik yönden destek kaynakları sağlanmalı
Randevularına gelmesinin anlamını öğrenmiş olmalı
T:Tedavi: Hasta ve ailesi;
Tedavinin evde devam etmesinin amacını bilmeli
H:Sağlık eğitimi: Hasta;
Hastalığının vücudunu nasıl etkilediğini anlatmalı
Şu andaki sağlık seviyesi ya da sağlında ulaşabileceği en yüksek seviyeyi anlatmalı
O:Ayaktan takip: Hasta;
Klinik randevusunun nerede ve ne zaman olduğunu bilmeli
Tıbbi yardım için kimi nereden çağıracağını bilmeli
Evdeki taburculuk eğitimini yazılı almalı
D:Diyet
Kendisine anlatılan diyetin amacını anlatmalı
Verilen diyetle kullanılan menü çeşitlerini planlamalı )Potter ve Perry 2005, Taylor ve ark.
2008).
c. Uygulama
Planlamadaki tüm bilgiler ve eğitim, hemşirelik notlarına yazılmalı, taburculuk özeti çıkarılmalı ve taburculuk formu doldurularak hastaya da bir kopyası verilmelidir. Formda da görüleceği gibi hasta, uygulanan cerrahi yöntem, tıbbi tedaviler (evde intravenöz uygulamalar da dahil) konusunda
bilgi ve beceri sahibi olarak taburcu edilmelidir. Eğer bu eğitim, ev ziyaretleri ile pekiştirilebilirse taburculuk planlaması daha çok amacına ulaşmış olacaktır.
Hasta taburcu olurken son öneriler ve son değerlendirmeler yapılmalı ve hastanın gerçekten taburculuğa hazır olup olmadığı değerlendirilmelidir. Eğer hasta hazır değilse, (örneğin ateşi yükselmiş ise) doktora bilgi verilmeli ve bir an önce problem çözülmelidir (Ellis ve Bents 2007, Potter ve Perry 2005, Taylor ve ark. 2008).
d. Değerlendirme
Hemşirelik sürecinin değerlendirme aşaması burada da geçerli olup, bu aşamanın birkaç hafta sonra ev ziyaretiyle, ev ziyareti mümkün değilse hastayla telefon görüşmesi yapılarak ya da hastanın polikliniğe gelmesi istenilerek bu aşama gerçekleştirilebilir. Taburculuk planlaması çocuk hastalar için aynı şekilde hazırlanır ancak bu aşamada anne ya da babanın katılımı daha fazla olmalıdır (Sabuncu ve ark. 1996, Potter ve Perry 2005, Taylor ve ark. 2008).
VAKA ÇALIŞMASI
Ayşe Hanım, diyabet (şeker hastalığı) tedavisi için klinikte yatmış 58 yaşında bir bayandır. 2 yıldır diyabeti vardır ve tavsiye edilen tedaviye uyum gösteremediği için tekrar tekrar kliniğe yatmaktadır. Hemşire Suna Hanım, Ayşe Hanım için diyabetle başa çıkma yeteneğini ilerletmeye ve öz-yönetim becerilerini artırmaya yönelik bir öğretim programının yarar sağlayabileceğine karar verir.
Veri toplama: Ayşe hanım, 1.55 cm boyunda ve 81 kilo ağırlığındadır. Ayşe Hanım tedavisi gereği; her sabah ağızdan hipoglisemik (kan şekeri düşürücü) ilaç almak, günde iki kez kan glikoz seviyesini denetlemek, 1500-kalorilik diyabetik diyet takip etmek ve her hafta 3 ya da 4 kez 20 dakika yürümek zorunda olmasına rağmen klinikte kan şekeri seviyeleri diyetine ve tedavisine uyum göstermediği için defalarca yükselmiştir.
Ayşe hanımın durumunu tartışırlarken hemşire Suna hanım hastasının sadece şunu bildiğini öğrenir: “Diyabet, kötü şekerin dokunmasıdır/etkilemesidir.” Hasta, insülinin sellüler hareketini veya kan glikozu kontrolünde diyetin, egzersizin, diyabetik ilaç kullanımının ve kan glikoz denetiminin karşılıklı etkileşimini bilmemektedir. Ayrıca, daha önce hiç beslenme uzmanı görmemiştir ve obezitesinin diyabetini nasıl etkilediğinden habersizdir. Yemek planına sadık kalmadığını itiraf etmekte, egzersiz yapmayı reddetmekte ve kendi kan glikoz seviyelerini denetlememektedir. Diyabet ilaçlarını da tavsiye edildiği/reçetelendiği şekilde kesinlikle almaktadır ama ilaçların etki mekanizmalarından veya yan etkilerinden habersizdir (bilgi açığı).
Hemşire Suna Hanım’ın kaygısı şudur: Eğer Ayşe Hanım tedaviye ve diyetine uyum güçlüğüne
sahipse, bir öğretim planı yarar sağlayamayabileceğini düşünmektedir. Oysa Ayşe Hanım hemşireye sorular sormaktadır ve bu durum onun öğrenmeye daha istekli olduğunu göstermektedir (öğrenmeye hazır bulunuşluk).
Ayşe Hanım, hemşire Suna Hanımın diyabeti tarif ederken kullandığı terimlerin çoğuna aşina değildir (bilişsel kapasite).
Ayşe hanımın eşi işçidir; 4 çocukları vardır. Tüm yemek pişirme işlerini Ayşe Hanım yapar ve diyetle ilgili danışmanlık almak için daha önce hiç beslenme uzmanı görmemiştir. Bir eğitim sırasında eşi Ahmet Beyin de katılıp katılamayacağı sorulduğunda şu cevabı verir: “Evet, eğer ona rica edersem benimle gelecektir” (aile desteği).
Hemşire Suna Hanım, ilk eğitim için bir konferans salonunu ayarlar. Diyabetin genel gerçekleri üzerine kısa bir video-teyp hazırlar. Bundan sonra da, diyabet ilaçları ile ilgili broşürleri Ayşe Hanımın ve eşinin görebileceği bir şekilde masaya yerleştirir (öğretim kaynakları).
HEMŞİRELİK TANISI: Toplanan veriler doğrultusunda ortaya konan tanılar şu şekildedir.
***Bilgi açığından sonra, önce üç öğrenme alanından hangisi olduğu, sonra ne hakkında bu açığın olduğu ve sonra da ilgili olarak: denip bu bilgi açığının sebebi yazılıyor
1. Bilgi açığı: bilişsel, hastalık hakkında, ilgili olarak: *Diyabetin patofizyolojisine dair zayıf anlama. *Diyabet terapisinin unsurlarına dair zayıf anlama.
2. Bilgi açığı: psikomotor, kan glikoz denetlemesi hakkında, ilgili olarak: *Kan glikoz kendi- kendine denetim becerilerinde deneyimsizlik.
PLANLAMA: Tanıları temel alarak, Ayşe Hanım ve hemşire Suna Hanım birlikte öğrenme hedeflerini belirlerler. Düzenli bir eğitimden sonra Ayşe Hanım: 1. Bir haftalık 1500 kalorilik bir diyabetik yemek planı geliştirebilecektir. 2. Her gün iki kez, kan glikoz seviyelerini bağımsız olarak denetleyebilecektir. 3. Diyabetik ilaçların yan etkilerini ve etkisini tanımlayabilecektir. 4. Bir ayda 2 kilo verebilecektir.
Hemşire Suna Hanım, tüm konuları bir hafta içinde farklı günlere dağıtarak bir öğretim planı hazırlar. Ayşe Hanım, eşinin eğitim ve tedavi programına katılmasını kabul eder. Ayşe Hanım, ilk eğitimden sonra bir beslenme uzmanı tarafından takip edilmeyi kabul eder. Ayşe Hanım ve hemşire Suna Hanım, ilk eğitimi Ahmet Beyin çalışmadığı çarşamba sabahı yapma konusunda anlaşır.
UYGULAMA: Hemşire Suna Hanım eğitime Ahmet Beyle tanışarak ve onun ve eşinin nasıl bir iletişimde olduklarını gözleyerek başlar. Ahmet Beyin eşine yardım etmek istediğini gözlemler.
Hasta ve eşi, hemşirenin sorularını dikkatle dinlemekte ve sorulara cevap vermektedir.
Hemşire, Ayşe Hanım ve Ahmet Beye diyabetin güzelce tanıtımını/ilk girişini yapmak için film gösterir. Filmden sonra hemşire Suna Hanım, filmin Ayşe Hanımın durumuyla ilgili olan yönlerini tartışır ve çiftin sorduğu soruları cevaplar. Hemşire Suna Hanım, diyabetik ilaçlar ve bunun yan etkilerini anlatır. Ayrıca, obezitenin diyabet kontrolünü nasıl etkilediğini ve Ayşe Hanımın beslenme uzmanına neden görünmesi gerektiğini açıklar. Hemşire, Ahmet Beyin eşinin hastalığının uzun-vadeli etkisine dair bir anlayış kazanmasına yardım etmeye yönelik sorular sorar. Tartışmanın başından sonuna kadar hemşire Suna Hanım, anahtar kavramları açıklamak için basit terimler kullanır. Ayşe Hanım ve Ahmet Beyin kafaları karışmış göründüğünde, hemşire Suna Hanım tahtaya resimler çizerek bilgiye açıklık getirir.
Hemşire Suna Hanım eğitimin kalan zamanını, bir glikometre ile kan glikozunun denetlenmesini göstermekte kullanır. Bu tip öğretme, Ayşe Hanım ve Ahmet Beyin öğrenmeye aktif olarak dahil olmalarını sağlar. Hemşire, glikometrenin temizlenmesini ve çalışmasını gösterir (demonstrasyon).
Daha sonra da Ayşe Hanım ve Ahmet Beyden bu prosedürün bir geri demonstrasyonunu yapmalarını ister. Bundan sonra kan glikoz seviyelerinin kaydedilmesine dair kurallara uygun/düzgün prosedürü ve uygun hedef değer aralıklarını açıklar.
DEĞERLENDİRME: Hemşire, Ayşe Hanım ve Ahmet Beyin diyabetin doğasını kısaca açıklamalarını ister. Filmi gördükten sonra, Ayşe Hanım ve Ahmet Bey insülinin etkisinin ve diyabetin tedavi unsurlarının basit fakat tam bir tanımını yapabildiler. Hemşire Suna Hanım, pekiştirilmeyen bilgiyi unutmanın kolay olduğunu fark eder. Bu nedenle, Ayşe Hanım ve Ahmet Beye bir sonraki eğitimden önce incelemeleri için bir broşür verir ve kafalarına takılan her türlü soruyu yazmalarını rica eder.
Ayşe Hanımın diyabetik diyete uyumunu ve kilo kaybını değerlendirmek için çok erkendir.
Bununla beraber, Ayşe Hanım, hafta içinde beslenme uzmanını görmelidir.
Ayşe Hanım, bir sonraki ziyarete kan glikometresini ve kayıt defterini yanında getirecektir, böylece hemşire Suna Hanım Ayşe Hanımın glikoz denetleme çizelgesine uyumunu değerlendirebilir. Ayşe Hanım, glikoz denetlemesini kendisi yapmak durumundadır; sadece gerektiğinde Ahmet Beyden yardım ve destek alabilir. Bu sonuçla hemşire, Ayşe Hanım ve Ahmet Beyin, Ayşe Hanımın hastalığıyla daha etkili şekilde başa çıkmalarına imkân verecek yapıcı bir öğretim planına başlamıştır. Öğretim süreci devam ettikçe, hemşire Suna Hanım hemşirelik tanılarına dayanan tüm hedeflere ulaşmak için Ayşe Hanım ve Ahmet Beyle çalışacaktır.
KAYNAKÇA
1. Alpay Ş., Atalay M., Çakırcalı E. Ve ark. (1987), Hemşirelik Esasları El Kitabı, Birlik Ofset Matbaacılık, İstanbul
2. Aştı T.A., Karadağ A. (Çev. Eds), (2011), Klinik Uygulama Beceri ve Yöntemleri. Adana: Nobel Kitabevi
3. Craven R.F., Hirnle CJ. (Eds.) (2009), Fundamentals of Nursing: Human Health and Function(6th ed) Philedelphia: Lippincott Williams&Wilkins, p:15-28.
4. Dursun S., Özhan F (2009), Hemşirelik Bakımında İlke ve Uygulamalar (2. Bs.) In N. Sabuncu (Eds. ), Hastanın Kabul Ve Taburcu Edilmesi, Ankara: Alter Yay. Rek. Org. Tic. Ltd.Şti, s:167:183.
5. Ellis J.R, Bentz P.M (2007), Basic Nursing Skills, (7th ed.), Philedelphia: Lippincott Williams&Wilkins, p:310-323.
6. Kozier B., Erb., G., Berman A., Snyder S. (Eds), (2004)., Fundamentals of Nursing Concepts, Processand Practice, (7th ed.), New Jersey: Pearson Education Inc., p:107- 114.
7. Potter, P.A.,Perry,A.G. (Eds), (2005), Fundamentals of Nursing (6th ed.), Missouri: Mosby Inc. , p:487-498.
8. Potter, P.A.,Perry,A.G. (Eds), (2006), Clinical Nursing Skills & Techniques Fundamentals of Nursing (6th ed.), Missouri: Mosby Inc. , p:1-20.
9. Sabuncu N., Alpar Ş.E., Karabacak Ü., Karabacak B.G., Şenturan L., Orak N.Ş., Şahin A.O.
(2008) Hemşirelik esasları Temel Beceri Rehberi (1. bs.) İstanbul: İstanbul Medikal Yayıncılık Ltd Şti, s:1-5.
10. Sabuncu, N., Babadağ, K., Taşocak G., Atabek T., (1996) Hemşirelik Esasları, Anadolu üniversitesi Yayınları No:496, s:49-56.
11. Taylor C., Lillis C.,Lemone P., Lynn P. (Eds.) (2008) Fundamentals of Nursing The Art and Science of Nursing Care, (6th ed.) Philedelphia: Lippincott Williams&Wilkins, p:173-183.