BİLGİYİ İŞLEME
KURAMI
Bilgiyi işleme kuramı ile ilgili temel terimleri kavrayabilme
Bilgiyi işleme kuramında yer alan bellek türlerini ve özelliklerini kavrayabilme
Bilgiyi işleme kuramına göre bilişsel süreçleri ve özellikleri kavrayabilme
Bilgiyi işleme kuramına göre bellek türlerinin özellikleri ve öğrenme süreçleri ilklerine uygun olarak öğretim
düzenleyebilme
Bilgiyi işleme kuramının öğretme-öğrenme durumlarını
düzenlemedeki üstünlük ve sınırlılıklarını değerlendirebilme
HEDEFLER
BİLGİYİ İŞLEME KURAMI
Davranışçı öğrenme kuramları gözlenebilen
davranışlar üzerine odaklanmışlardır. Ancak bazı durumlar davranışçı ilkelerle açıklanamamıştır.
Böylece bilişsel öğrenme kuramları ağırlık kazanmaya başlamıştır. Bilişsel kuramlar
gözlenebilen davranışlara ek olarak öğrenenin kafasının içinde olup bitenlerle de yani içsel
süreçlerle de ilgilenmişlerdir. Bilgiyi işleme kuramında 4 soruya cevap aramışlardır
Yeni bilgi dışarıdan nasıl alınmaktadır
Alınan yeni bilgi nasıl işlenmektedir
Bilgi uzun süreli olarak nasıl depolanmaktadır
Depolanan bilgi nasıl geriye getirilip hatırlanmaktadır
Biz her an görüntü, ses, tat, koku vb. gibi
çevremizden gelen uyarıcı bombardımanına tutulmaktayız. Genellikle uyarıcı
bombardımanına karşı şu işlemleri yapmaktayız göze kulağa ve diğer duyu organlarına gelen fiziksel uyarıcılar seçilerek sinirsel ilerilere
(mesajlara) dönüştürülmekte daha sonra bu mesajlar depolanabilir ve hatırlanabilmeleri için sinir siteminde başka değişmelere uğramaktadır
Hatırlanan bilgi ise depolanan mesajlarının kasların hareketini kontrol edebilecek bir başka mesaj
türüne dönüştürülmüş biçimidir. Sonuçta ortaya çıkan ürün konuşma yazma yada öğrendiğimizi ortaya koyan diğer etkinlikler hareketidir. Dışarıdan gelen yeni bilgiyi alma işleminden başlayarak
davranış değişmesi olarak ortaya çıkıncaya kadar bilginin
dönüştürülme biçimine öğrenme süreçleri adı verilmektedir
Geliştirilmiş olan bilgiyi işleme modeli iki temel öğeye sahiptir. Birincisi üç tür bellekten oluşan bilgi depoları ikincisi bilişsel süreçler
Bellek türleri
DUYUSAL BELLEK
Duyusal kayıtta bilgi orijinal uyarıcıyı temsil eden bir kopyadır. Burada bilginin kalış süresi kimi
yazarlara göre yarım saniyeden azdır kimi
yazarlara göre 1 ile 4 saniye arasındadır. Görsel bilgi 1 saniye işitsel bilgi 4 saniye kalabilir kalış süresi kısadır. Ancak duyusal bellek kapasitesi sınırsızdır. Duyusal kayıta gelen sınırsız uyarıcıdan sadece dikkat edilen sınırlı sayıdaki bilgi kısa süreli belleğe aktarılabilir diğerleri duyusal bellekte
kaybolur
KISA SÜRELİ BELLEK
Dikkat edilen ve algılanan bilgi duyusal kayıttan kısa süreli belleğe geçirilir. Sınırlı bilgiyi sınırlı süre için depolar yetişkinlerde 5 ile 9 birimlik
kapasitededir (miller 1956) fakat daha sonra(broadbent 1975) buna karşı çıkıp kapasitenin 3 birim olduğunu savunmuştur.
Burada tartışılması gereken önemli bir nokta bu birimlerin uzunluğudur. Kısa süreli bellekte
depolama süresi 20 saniye civarındadır.
Bir diğer işlevi ise zihinsel işlemler yapmaktır. Bu nedenle işleyen bellek de denir. Duyusal kayıtta açılar ,köşeler , yatay ve dikey çizgiler yada işitsel sesler şeklin olan bilgi kısa süreli bellek kare ,üçgen vb. olarak
anlamlanır. Kısa süreli bellekte depolanan şey sunulan şeyin tam olarak aynısı değildir. İşitsel olarak saklanan sözcükler yada sözel mesajlar anlamları yada
görüntüleri nedeniyle değil ses benzerliği nedeniyle karıştırılır. Kısa süreli belleğe gelen bilgi anlamlandırılıp doğrudan tepki üreticilere gönderilebileceği gibi
kodlanıp uzun süreli belleğe de gönderilebilir. Bilgi uzun süreli belleğe gönderme işlemleri yani uzun süreli
bellekten eski bilginin geri getirilip yeni bilgilerle
karşılaştırılması bilginin yeniden organize edilip uygun şekilde kodlanarak uzun süreli belleğe gönderilmesi kısa süreli bellekte yapılır. Zihinsel işlemler büyük oranda kısa süreli bellekte yapılır.
Bu nedenle kısa süreli bellek çok meşgul bir kavşak görünümündedir bu nedenle uyanık bellekte denir.
UYANIKLIK : Kısa süreli bellek bir çalışma tezgahı görevi yapmaktadır.
Örneğin : 3 kilosu 125 lira olan patates mi 4 kilosu 160 lira olan patatesi mi almak karlı sorusunun cevabı burada bulunur
Sonuç olarak kısa süreli belleğe gelen bilgi 3 şekilde sonuçlanır.
1- Zihinsel tekrar yoluyla bir süre hatırda tutularak tepki üreticilere gönderilir ve davranış olarak ortaya çıkar.
2- 20 saniye içinde tamamen unutulur
3- zihinsel tekrar ve kodlama yapılarak uzun süreli belleğe gönderilir.
KISA SÜRELİ BELLEĞİN SINIRLILIĞININ ÖĞRENMEYE ETKİSİ
Kısa süreli belleğin gerek süre bakımından gerekse alabileceği bilgi birikimi bakımından kapasitesi sınırlıdır. Bundan dolayı öğretmenlerin bazı önlemler almaları gerekmektedir.
Sadece sözlü sunuya dayalı dersler öğrenmeyi büyük ölçüde engellemektedir.
Bir birimlik bilgi kısa süreli bellekten uzun süreli belleğe 10 saniyede aktarılır.
Kısa süreli belleğe fazla yüklemeyi engellemek için otomatiklik kazanılmalıdır.
UZUN SÜRELİ BELLEK
İyi öğrendiğimiz bilgiyi sürekli depoladığımız bellek türüdür.
3 kısımdan oluşur
1- anısal bellek : kişisel yaşantılarımızı
depoladığımız bölmedir. Adeta otobiyografik bellek olarak iş görür. Bu bellekte olağan ve
sürekli olayları hatırlamak oldukça güçtür. Ancak önemli sözel ,olağandışı olaylar kolayca hatırlanır.
2-Anlamsal bellek : Uzun süreli belleğin bu
bölümünde konu alanlarının kavramları ,olguları , genellemeleri ,kuralları depolanır.
Okulda öğrendiklerimizin çoğunluğu anlamsal bellekte saklanır. Öğrenme ağlar ve şemalardan oluşur.
Önerme ağı : Birbirine bağlı olan fikirler kavramlar ilişkiler setidir. Uzun süreli bellekte bilgi bu set
içinde tutulur
Şema : Önerme ağı biçiminde depolanan bilgi temel olarak betimlenir niteliktedir. Ancak
önermeler küçük bilgi birimlerinin temsil edilmesi için uygun olmakla birlikte
Organize edilmiş daha büyük bilgi örüntülerini temsil edici farklı yapılara ihtiyaç vardır. Bu büyük organize edilmiş bilgi örüntülerini temsil eden veri yapılarına şema denir. Bu bilgi birimine ne kadar çok yoldan
ulaşılabilirsek bilgi o kadar iyi organize edilmiş demektir ve bilgi uzun süreli bellekte o derece iyi saklamıp
geriye getirilebilir.
ÖĞRENCİ ŞEMALARININ ÖĞRENME DÜZEYİNE ETKİSİ
Öğrenenin şemalarının yapısı ve örğütlenmesi ilerideki öğrenmelerini büyük ölçüde etkiler. Bu durumda öğrencinin önceki kazandığı öğrenme yaşantıları onun yeni öğrenmelerinin büyük
ölçüde çerçevesini çizmektedir.
İŞLEMSEL BELLEK
Herhangi bir şeyin nasıl yapılacağı ile ilgili bilgileri işlemsel bellekte depolanır.
Oluşması uzun zaman alır ancak öğrenildiğinde kalıcı olur
Örneğin : Yüzmek ,Araba kullanmak
BİLİŞSEL SÜREÇLER
Bilişsel süreçler : Burada inceleyeceğimiz süreçler bilginin duysal kayıttan kısa süreli belleğe
geçişinde etkili olan dikkat ve seçici algı. Kısa süreli bellekte depolama için zihinsel tekrar ve gruplama. Uzun süreli belleğe transfer için
kodlama ve uzun süreli bellekten geriye getirme süreçleridir.
BİGİNİN DUYUSAL KAYITTAN KISA SÜRELİ BELLEĞE AKTARILMASINI SAĞLAYAN
SÜREÇLER
Dikkat : Öğrenme dikkat etme süreci ile başlar her an duyu organlarımız çeşitli uyarıcı
bombardımanına tutulmaktadır biz sadece bizim için önemli olanlara dikkat ederiz ve işlemeye
başlarız.
Öğrenci dikkatini çekme yolları : dikkati toplama iki sebepten zordur birincisi dikkat gücümüz çok azdır ikincisi derste sunulan tüm bilgiler eşit
öneme sahip değildir
Dikkat çekici uyarıcılar 4 grupta toplanır
1- Fiziksel uyarıcılar : bir yada daha fazla organını etkileyen alışılmışın dışındaki uyarıcılardır.
2- Aykırı uyarıcılar : Zıt etki yaratan aykırı gelen uyarıcılardır. Öğrencinin dikkatini harekete geçirir belirsizlik yaratmakta dikkat çeker.
3- Duygusal uyarıcılar : En dikkat çeken
uyarıcılardan biri öğrenciye adı ile hitap etmektir.
Ayrıca içinde ölüm ,sevgi ,nefret gibi sözcükler geçen uyarıcılarda etkili olmaktadır.
4- Emir verici uyarıcılar : “Şimdi buraya dikkat edin “ gibi yönlendirici ifadeler öğrencinin dikkatini çeker öğrenme düzeyini artırır.
ALGI
Duyusal bilginin anlamlandırılması yorumlandırılması sürecidir. Bu anlamlandırma kısmen nesnel gerçeklere kısmen de bizim sahip olduğumuz öznel bilgilere
dayanmaktadır. Algılama büyük ölçüde bireyin beklentilerinden etkilenir bireye gelen çevresel
uyarıcılar doğrudan saf bir şekilde algılanmaz algılama bireyin pek çok içsel faktöründen etkilenir. Algılamayı etkileyen 2 faktör vardır
ÖN ÖĞRENMELER
Bize gelen yeni uyarıcılara verdiğimiz anlamlar büyük ölçüde geçmişte edindiğimiz yaşantılara dayanır.
BEKLENTİLER
Bir olay yada objeye verdiğimiz anlam beklentilerimizden etkilenir.KISA SÜRELİ BELLEKTE BİLGİYİ SAKLAMA SÜREÇLERİ
SÜREKLİ TEKRAR : Kısa üreli bellekte bilgi kalma süresi 20 saniyedir bu süre zihinsel tekrar veya sesli tekrar ile sürekli uzatılabilir
GRUPLAMA : Kısa süreli bellek alacağı bilgi sınırlıdır (5 ile 9 birim) bilgiyi gruplayarak birim sayısı azaltma kısa süreli belleğin kapasite sınırlılığını azaltma yollarından biridir.
Kaynakça
Gelişim, Öğrenim ve Öğretim – Kuramdan Uygulamaya
Prof. Dr. Nuray SENEMOĞLU (Ders Kitabı)