RULMAN
Rulman tekniğinde öğrenciler farklı kişilerin değişik düşüncelerini ve çözümlerini öğrenerek zengin bir bakış açısı kazanabilirler.
AKVARYUM
Öğrencilerden bir grup daire oluşturulur. Geri kalan öğrenciler bu daireyi çevreleyen bir diğer daire oluşturur.
Ortadaki dairede bulunan öğrenciler bir konu hakkında tartışır veya deneyimlerini paylaşırlar. Herkesin düşüncelerini ifade etmesi önemlidir. Bu arada dış dairedekiler gözlem yapar ve ek olarak not tutabilirler.
Tartışma sürecinde dış dairedekiler iç dairedekilere sorularını yöneltebilirler.
KÖŞELENME
Öğrencilere yöneltilen bir soru veya sorun karşısında çok kısa alternatifler alınır.
Daha sonra her bir alternatif için bir köşe(masa) oluşturulur.
Aynı alternatifi savunan öğrenciler köşeye toplanır ve kendi içlerinde konuyu tartışırlar. Düşüncelerini ve gerekçelerini savunan bir rapor hazırlarlar. Her gruptan bir temsilci çıkarak grubun tezini sınıfa açıklar.
Bu aktif öğrenme tekniğinin uygulanışı görüş geliştirmeye benzemektedir. Görüş geliştirmede, köşelenmeden farkı olarak öğrenciler kendi fikirlerini değiştirebilmektedir.
KARTOPU
Kartopu, önce bireysel sonra iki kişilik
gruplar ardından çiftlerin oluşturduğu dörtlü gruplar, dörtlülerin birleşiminden oluşan sekizli gruplar şeklinde kademeli olarak ilerleyen ve finalde herkesin karşısında sunum yapılan bir tartışma tekniğidir.
KARTOPU
Her aşamada fikirleri daha geniş bir toplulukta, daha geniş bir bakış açısıyla değerlendirme fırsatı sağlar.
BİLİŞSEL ÇIRAKLIK
Altı aşaması vardır:
Model Olma: Uzmanın, öğrenilecek işi öğrencilerin gözleyebileceği biçimde yapması Çalıştırma: Uzmanın gözetiminde öğrencinin beceriyi sergilemesi
Destekleme: Uzmanın öğrenciye yardım etmesi (İpucu verme, araç önerme, yapamadığı kısımları yapma)
İfade Etme: Öğrencilerin yaptıkları etkinliğin, akıl yürütmenin ya da çözdüğü problemin aşamalarını anlatması
Yansıtma: Öğrencinin sergilediği beceriyi uzmanın ya da diğer öğrencilerin sergiledikleri ile karşılaştırması
Öteleme: Gitgide azalan desteğin kalkması. Öğrencinin beceriyi kendine özgü şekilde sergilemesi
Bu öğrenme sürecinde öğrencinin ilgili konuda uzman olan kişiyi gözleyerek ve onun giderek azalan desteğiyle öğrenmeyi gerçekleştirmesi söz konusudur.
CEVAP: E Okuma yazma öğretmeye çalışan 1. sınıf öğretmeni,yazma güçlüğü çeken iki öğrencisine her gün öğrettiği iki harfin yazılışını önce izletir, sonra yardım ederek
parmaklarıyla havada, masada ve defterde bu harfleri yazmalarını sağlar. Öğretmen
öğrencilere, yapamadıkları durumda yardımcı olur. Daha sonra öğrencilerin yazma becerisi ilerledikçe verdiği desteği yavaş yavaş çeker.
Öğretmenin bu uygulaması aşağıdakilerden hangisine en uygun örnektir?
A) Gösteri B) Yaptırma C) Drama
D) Rol oynama E) Bilişsel çıraklık
SİNEKTİK
Yunancada zıt unsurları birlikte yazma anlamına gelen “synecticos” sözcüğünden türemiştir.
Öğrencilerin farklı (zıt ya da ilişkisiz gibi
görünen) kavramları ilişkilendirmesini sağlayan bir tekniktir. İlişki kurulamayan kavramlar
arasında yaratıcı fikirler ortaya atılması esasına dayanır.
Öğrencilerin kendi analojilerini üretmede etkilidir. Etkin katılımı sağlar. Örneğin bazı duygular çiçeklere benzetilebilir ve öğrenciden bir duyguyu bir çiçekle ilişkilendirmesi istenebilir. “Korkuyu hangi çiçeğe benzetirsiniz?” şeklindeki bir soru sinektik uygulamasını başlatabilir. Böylece öğrenciler kendi analojilerini üretir ve farklılıkların benzerliklerini görmeye başlar.
MİM
Öğrencilere belli kavramların oyun yoluyla öğretilmesini sağlayan dikkatli izleme ve zorunlu düşünmeyi tetikleyen bir uygulamadır.
Türkçe literatürde pandomim sözcüğü ile eş olarak kullanılmaktadır.
İlköğretim sosyal bilgiler kılavuz kitabında mim tekniği olarak geçen bu uygulama hayat bilgisi kılavuz kitabında pandomim olarak verilmiştir.
Mim tekniği uygulanırken ifadelerin beden diliyle aktarılması, konuşulmadan canlandırma yapılması gerekir.
TEREYAĞI EKMEK
Öğretmen tarafından verilen bir problem, soru ya da konu öğrencilere verildikten sonra öğrencilerden önce tek başlarına düşünmeleri, daha sonra arkadaşları ile bir araya gelerek düşüncelerini tartışmaları istenir.
Birinci aşamanın üzerine tekrar konuşma fırsatı verdiği için bu tekniğe tereyağı ekmek denmiştir.
SANDVİÇ
Öğrencilere bir süre kuramsal bilgi, sonra kuramsal bilgi ile ilgili deneyim kazandırmak üzere uygulamalı ve işbaşında eğitim esasına dayanır.
Tereyağ ekmek tekniğinden farklı olarak iki aşama yerine çok aşamadan oluşan bir öğrenme süreci söz konusudur. Ayrıca sürecin sonunda öğrenciler tarafından somut bir ürün ortaya konulur.
Önce bireysel çalışma ve düşünme
Ardından bu düşünceleri arkadaşlarla paylaşma
Daha sonra ortak kararlar doğrultusunda somut bir ürün oluşturma Oluşturulan ürünü sınıfa sunma
DEDİKODU
Aktif öğrenme yöntem/teknikleri arasında gösterilen dedikodu, öğrencilerin konuyu
kavramaya çalışmasını, o konuda düşünmesini ve değerlendirmesini sağlamaya yöneliktir.
Bu yöntemle öğrenciler hem kendi
düşüncelerini hem de aynı konuda diğer arkadaşlarının sahip oldukları
düşünceleri birlikte değerlendirme fırsatı bulurlar.
Dedikodu uygulamasında aşağıdaki işlemler izlenir:
• Öğrenciler ikişerli grup oluşturur.
• Verilen konu ya da soru ile ilgili düşüncelerini birbirlerine aktarırlar.
• Başlangıçta oluşturulan çiftler birbirinden ayrılıp yeni ikililer oluştururlar.
• Yeni eşlerine düşüncelerini ve önceki eşlerinin düşüncelerini iletirler. Katılıp katılmadıkları noktaları söylerler.
• Uygulama sonunda ortaya çıkan düşünceler sınıf ortamında tartışılır.
KUM SAATİ
Tahtaya ya da kağıtlara boş kum saati çizilir. Kum saatinin ortasına konu (Ne öğretilecek?) yazılır.
Öğrenme malzemesi ile ilgili ön öğrenmeler kum saatinin üst tarafına, öğrenme malzemelerinin ana temaları alt kısma yazılır.Daha sonra oluşturulan kum saatleri açıklanarak sınıfla paylaşılır.
Kum saati etkinliği, ön öğrenmelerin hatırlatılması amacıyla gerçekleştirilir.
ÖĞRENME GALERİSİ
Öğrenciler 2-4 kişilik gruplara ayrılır. Gruplar öğrenmelerini gözden geçirir ve listeler. Listeler duvarlara asılır. Öğrenciler listeleri gezer ve kendilerinin de öğrendiği fakat listelerine yazmayı unuttukları
maddelere işaret koyar.
Hangi öğrenmenin kaç kişi tarafından öğrenilebildiğini değerlendirmeye yarayan bir tekniktir.
BEYİN ESERİ / ÜRÜNÜ
Öğrencilerin bireysel ve grup olarak görüş geliştirebilmelerini teşvik etmek için kullanılan; beyin fırtınasına benzer bir tekniktir. (Beyin fırtınasının kart oyun versiyonu)
Bir konu ya da problem belirlendikten sonra sınıftaki öğrenciler 6 – 7 kişilik gruplara ayrılır ve her öğrenciye bir konunun, farklı yönleriyle ilgili 3 kart verilir.
Öğrenciler bu kartlara konuyla ilgili düşüncelerini yazar ve kartlarını masalarının üzerine koyarlar. Ardından her öğrenci sırayla kart çeker ve o kartı sesli bir şekilde okur. Daha sonra kartını herkesin göreceği
biçimde masasına koyar. Benzer fikirler gruplanır. Tüm gruplar
görüşleri okuduktan sonra, görüşler sınıfla paylaşılır ve tahtaya yazılır.
GÜÇ ALANI ANALİZİ
Güç alanı analizi, mühendislik alanı ile ilgili bir kavram olarak literatürde karşılaşılır. Zıt kutuplar arasındaki farkın belirlenmesi esasına dayanır.
Uygulama sırasında öğrencilerin bir probleme ilişkin engelleyici ve destekleyici gördükleri noktaları bulması gerekir. Daha sonra
öğrenciler, bu iki gücün belirlenmesini ve bu iki aksi yöndeki faktörlerin önceliği hakkında fikir birliği sağlar.
Güç alanı analizi, istenen değişiklik için öğrencileri tüm faktörleri bir arada düşünmeye zorlar. Yaratıcı çözümlerin üretilmesi desteklenir.
Sağlık Tehlikesi
Fit Görünme Tutkusu
İstediği Kıyafetleri Giyememe
Çevrenin Rolü
İnce Olmak İçin Kültürel Saplantı
Zaman Yokluğu Genetik Nitelikler
Mali Boyut
Kötü Beslenme Alışkanlığı
Yanlış Tavsiyeler
Kilo vermek istiyorum ama kilo verme ile ilgili bazı tereddütlerim var. Hadi bir güç analizi yapıp bu sorunu çözelim.