• Sonuç bulunamadı

THE ARCHİTECT: MONTHLY PUB.İCATİON ON ARCHITECTURE, CıTY PLAN NıNG AND DECORATıON 1.00

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "THE ARCHİTECT: MONTHLY PUB.İCATİON ON ARCHITECTURE, CıTY PLAN NıNG AND DECORATıON 1.00"

Copied!
44
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)
(2)

AYLIK YAPI SANATI, Ş E H İ R C İ L İ K ve D E K O R A T İ F S A N A T L A R D E R G İ S İ İ H I I [ H N ESR E D E N L E R : M | M A" A B İ D İ N M O R T A Ş ve M İ M A R Z E K İ S A Y A R İ D A R E Y E R A N A D O L U H A N No. 32- 33 İSTANBUL. T E L E F O N : 21307

D E R A R C H I T E K T : MONATSHEFT FÜR BAUKUNST, STAEDTEBAU u. DEKORATION

L ' A R C H I T E C T E : R E V U E M E N S U E L L E D ' A R C H I T E C T U R E , D ' U R B A N I S M E e t d e D E C O R A T I O N

T H E A R C H İ T E C T : MONTHLY PUB.İCATİON O N ARCHITECTURE, C ı T Y P L A N N ı N G A N D D E C O R A T ı O N

1.00 Lir 5 . 5 0 „ 10.00 „

E ı N Z E L P R E ı S , P R ı X D U N N U M E R O 2 0 F r . F.

H A L B J A H R A B O N N E M E N T , „ p o u r 6 M O ı S 110 „ , J A H R E S A B O N N E M E N T , „ „ U N A N 2 0 0 „ ,,

A r k i t e k t i n k o l l e k s i y o n l a r ı : 1931 yılı ciltli k o l l e k s i y o n u 24 Lira 1932 „ „ „ 18 1933 \

1934

1 9 3 5 ) , , ,, „ 12 „ 1936

1937 '

Bütün yazılar, resimler, reklâm ve abone bedelleri Posta ile ARKİTEKT'in idare yerine gönderilmelidir. Ankara mümessil ( Dr. Nihat Sayâr ) dır. Memleketin diğer yerlerinde ve dışında, başka vekilimiz yokdur. Reklâm sayfaları tarifesi

isteyenlere gönderilir.

Schriftstücke, Drucksachen. Anzeigen, Post-u. Bankanvveisungen sind an die Schriftleitung zu richten. Keine Vertretung im

s'adresser k la Dlrection, No, 24 Anadolu Han, Eminönü Istanbı

(3)

• i . . . . D Â V R â N O F

T İ C A R E T H A N E S İ

K O N T R P L A K I P A R K E

MAHMUTPAŞA BÜYÜK TELEFON • »5 870 ~

^ YILDIZ HAN No. 11-14 TelgT DAVRAfİo' Urtanbu .

İzolasyon (tecrit) işleri

H e r c i n s i z o l a s y o n işleri (Çatı, tara- ç a , b o d r u m dıvarları v e d ö ş e m e l e r i v. s.) A v r u p a d a n g e l e n m ü t e h a s s ı - s ı m ı z t a r a f ı n d a n v e m e ş h u r "COYERIT,, a s f a l t m a l z e m e s i l e y a p ı l m a s ı n ı ta-

a h h ü t e d e r i z .

" A S F A T E V İ , ,

Galata Mahmudiye caddesi No. 77 Tel. 41988

G A R A B E T T O P A L Y A N v e Ş s ı .

B A S K Ü L Bilûmum beton demirleri, profile demiri, çinko, siyah ve galvanizli

saç ve saire Galata tünel caddesi, 38 Tel. 42276 Galata Kalafatyeri caddesi, 22 Tel. 44352

" A T L A S , ,

y n p ı 5 E R E Ç m n C n ı n s

Y A D I G Â R O Ğ L U K A R D E Ş L E R

Beşiktaş Vapur iskelesi yanında. Telefon : 42777

Ç i m e n t o v e m o z a i k ç i n i y a p ı m e v i İzmir K i r e m i t Fabrikası . A . Ş . G e n e l a c e n t a s ı

(4)
(5)
(6)

A T A T Ü R K

Büyük Şef Atatürk hayatında, bize her sahada yaptığımız inki- lâplara Önderlik etmiş, mürebbimiz olmuştur. Son yıllarda söylediği büyük nutuklarında, Türk san'atının ulaşacağı inkişaf ve yükselişin mertebesini de işaret ediyordu. San'at bahsma temas ederken ezcümle şu sözlerle hedefimizi ne güzel tayin etmiştir.

«San'atsız kalan bir milletin, hayat damarlarından biri kopmuş»

«demektir».

«Bir millet san'attan ve san'atkârdan mahrumsa, tam bir hayata»

«malik olamaz ve,».

«Vasıl olmağa mecbur olduğumuz seviyeye, bugünkü kadar»

«uzak kalışımızın mühim sebeplerinden biri, san'at, san'atkâra lâyık»

«olduğu derecede ehemmiyet verilmemiş olmasıdır.»

Atamız, diğer sahalarda olduğu gibi, yerli san'atkâr yetiştirmek, millî san'atı, Türk milletinin esasen mevcut olan san'at vasıflarına lâyık bir dereceye ulaştırmak için bu yolda da, bize mürebbi olmuştur.

Bugün birer hadis kadar kıymetli olan bu veciz cümleler, san'- at yolundaki istikametimizi bize gösterir. Ona karşı borçlu olduğumuz şükranı gösterdiği yolda, inkişafa, tekâmüle varmakla ödeyeceğiz.

Biz Atatürk devrinin mimarları; Onun yarattığı Türk inkilâbmı, Türk milletine ve ona lâyık bir surette, tarihe ve gelecek nesillere anlatacak millî eserler yaratmakla nakşedeceğiz.

Terbiye edici bir hâdise olan bu büyük ölüm, bizi ona ve eserine, şimdi daha yakından bağlayor.

Bugün, Türk mimarına, ebediyete kalacak olan ( A t a ) sının (Anıtını) yapmak vazifesi düşmektedir. Onun dehasını hiç kimse, Türk mimarı kadar taş üzerine tesbit edemiyecektir.

Türk inkilâbının fedakâr işçileri olan Türk mimarları; onun anıtının da birer gönüllü işçisidir.

Arkitekt

(7)

B e y l e r b e y i n d e b i r y a l ı

Y ü k s e k M i m a r m u a l l i m S e d a t H a k k ı E l d e m

Beylerbeyinde, sahilde, eski bir yalının arsası üzerin- de bulunan bina mal sahibi tarafından verilen esaslara göre bir Türk evi karakteri vücude getirilmek suretile inşa edil- miştir. İki kattan ibarettir. Zemin kat, salon, yemek odası, kat merdiveni ve holden ibarettir.

tîst katta, plândan da anlaşılacağı veçhile, binanın deniz cihetinden arka cihetine kadar 12 metre derinliğinde geniş büyük bir salon yapılmıştır. Bu katta, yatak odaları, banyo vardır. Sahası takriben 145 metre murabbaıdır.

Bina haricen, geniş saçakları, ahşap panjurları ve kolonat- ları ile bize elli, altmış sene evvelki sivil mimarimize ait yalıları hatırlatmaktadır. Mimar çatıda eski tava kiremidi kullanmıştır.

Son zamanlara kadar yapılan ve hiçbir karakteri olmıyan binalar yerine; yeni evlerimize, esasen eskiden pek bariz bir surette mevcut olan mimarî karakterimizi vermek için yapı- lan bu gibi denemeler bize ümit vermektedir.

(8)
(9)
(10)
(11)
(12)

I z m i r d e b i r e v

Y ü k s e k M i m a r N e c m e t t i n E m r e

Bu bina İzmirin yeni imar sahasında, Kültürparka nazır Voroşilof bulvarı üzerindedir. Evvelce iki kat üzerine düşü- nülmüş ise de belediyece civarındaki binalar irtifaına kadar yükseltilmesi talep edildiğinden bir bodrum katı ilâve olun- muştur.

Bodrum katında: Depolar, hizmetçi odaları ve bunlara ait banyo, tuvalet v e küçük bir mutfak mevcuttur.

Zemin katında plânından anlaşılacağı veçhile kabul dai- resi ve servis kısmı vardır, üst kat doğrudan doğruya yatak odalarını ve banyoyu ihtiva edip ailenin hususî daire- sidir. Münferit yapılan binanın muhtelif mahallerinde rüzgâr ve güneş istikametlerine göre yerleştirilmiş veranda ve bal- konlar mevcuttur. Duvarlar ve bodrum kısmı mücerret mad- delerle tecrit edilmiştir.

(13)
(14)

(15)

A f y o n k a r a h i s a r s p o r m e y d a n ı projesi

Y ü k s e k M i m a r K i z a m e t t i n D o ğ u Spor Kurumunun yardımı ile, mimar Nizameddin Doğu

tarafından Afyonkarahisar vilâyeti için hazırlanan bu spor meydanı projesi, bütün tafsilât resimleri ve her türlü sporlara ait, büyük, küçük sahalar ile ve diğer teferruatı ile bütün vi- lâyetlerimizin, fikir alacağı ve istifade edeceği güzel bir ça- lışma mahsulüdür.

Burada, mimar spor inşaatına ait büyük, yapılmış veya literatür halindeki eserleri tetkik etmiş ve bunlardan, memle- ketimize en uygun bir şekilde projesini vücude getirmiştir.

1 — Toprak hafriyatı:

Futbol sahası, atletizm pistleri ve diğer oyun sahaları ze- minleri drenaj kanalları ve diğer tesisatı projelerde tesbit edilmiş olan derinlik, meyil ve şekilde ve gayet itinalı bir su- rette sabit beton röperlere müsteniden ve nivo âletile çalışıl-

mak suretile icra edilecektir. Hafriyattan çıkacak toprak spor meydanı dahilinde gösterilecek her hangi bir yere nak- ledilecektir. Tribün, bina, gişe odaları ve saire gibi tesisatın temel derinlikleri ve sistemi projelerde tesbit edilmemiştir.

Müteahhit bu gibi işler için mahallin de ayrı ayrı toprak mukavemet tecrübesi yapacak ve toprağın mukavemetine ve cinsine göre betonarme bir temel sistemi teklif ve inşaat kontrolluğuna tasdik ettirdikten sonra temel hafriyatı yapa-

2 — Kireç harçlı taş duvar:

Projelerde 50 santim ve daha kalın gösterilen duvarlar müceddet, sağlam ve inşaata elverişli evsafta moloz taşı ile ve bire üç halis yağlı kireç harcı ile ve projelere tamamen uygun bir şekilde icra edilecektir. Bu duvarlar sıvanmadığı

(16)

takdirde yüzlerine çimento harcile gayet itinalı temiz ve ka- bartmalı derz yapılacaktır. Kullanılacak taşların nümunesi inşaat kontroluna tasdik ettirilmiş olacaktır.

3 — Temel betonarmesi:

Müteahhit bilûmum temeller için toprak mukavemetine gö- re hesap edilmiş bir betonarme temel projesi tanzim ederek bü- tün tafsilât ve hesabatile birlikte üç nüsha olarak berayı tas- dik inşaat kontrolluğuna tevdi edecektir.

Müteahhit temel betonarmesi için teklifinde bir vahit fiat teklif edecektir. Musaddak temel projesindeki betonarme bedeli bu vahit fiat üzerinden hesap edilecektir. Metraj cet- velinde betonarme kolonlar -0.17 seviyesine kadar hesap edil-

miş olup temele kadar olan kısmın bedeli ayrıca vahit fiat üzerinden tediye edilecektir. Betonarme işlerinde yalnız Yu- nus marka sun'l Portland çimentosu kullanılacaktır. Müteah- hit çimento ve diğer rutubetten müteesir olacak malzeme için inşaat mahallinde mahfuz barakalar inşa etmeye mecburdur.

Betonarme temellerin mihverleri ve demirleri inşaat kontro- luna gösterilip muayene ettirilerek beton dökülmesi için tah- rirî müsaadesi alınacaktır.

4 — Ta§ duvarlarda adî beton hatıl:

Temel üst seviyesinden itibaren iki metreden daha yük- sek olan taş duvarların vasat irtifaında duvar genişliğinde

(17)

ve on santim irtifaında olmak üzere 250 dozajlı bir adî be- ton hatıl atılacaktır. Yüzleri çimento derz olacak olan du- varlarda bu hatıllar duvar yüzlerinden ikişer santim dışarı taşmış olacak ve üzeri derz harcile muntazam bir şekilde sıvanacaktır.

5 — Betonarme isleri:

Betonarme işleri için evvelâ müteahhit tarafından mu- fassal bir proje ve hesap tanzim edilerek üç nüsha olarak berayı tasdik inşaat kontrolluğuna tevdi edilecektir. Bu pro- jeler tasdik edilmeden evvel hiç bir betonarme inşaat yapı- lamaz. Betonarme işlerinde kullanılacak malzeme lâzımgelen fennî evsafı tamamen haiz bulunacak ve inşaat kontrolü ta- rafından kabul edilmiş olacaktır. Beton dökülürken ve kalıp- lar sökülürken daima inşaat kontrolünün tahriri müsaadesi alınacaktır. Betonarme inşaatta yalnız YUNUS marka sun'î portland çimentosu kullanılabilir.

6 — Tuğla duvarlar:

Projelerde 23 ve 35 santim kalınlığında gösterilmiş olan duvarlar, gayet iyi pişmiş ve fennî evsafda birinci mal tuğla ile bire üç halis yağlı kireç harcı ile icra olunacaktır. Du- var işlenirken tuğla sıralarının ufkî olmasına ve duvarın şa- kuliyetine itina edilecektir. Tuğla sıraları arasında takriben bir santimden fazla derz olmayacaktır. Köşelerde bağlantılar tamamen fennî usulünde örülecektir. Kullanılacak tuğla nü- munesini inşaat kontrolü tasdik edecektir. Tuğla duvarların betonarme aksam ile irtibatlarında çimento harcı kullanıla-

7 — Yarım tuğla duvarlar:

Projelerde II santim kalınlığında gösterilmiş olan duvar- lar yukarıki maddede yazılı cinste tuğla ile ve bire üç nis- betinde halkiş çimento harcile işlenecektir. Bilûmum tuğla duvarlara kapı ve pencerelerin raptı için icabeden mikdarda

katranlanmış takozlar vazedilecektir. Takozlar üzerine sıva gelmemesine dikkat edilecektir.

8 — Çimento şap döşemeler:

Bu döşemeler ya betonarme hurdi üzerine veya adî be- ton üzerine yapılacaktır. Her iki şekilde de şap 600 dozajda ve üç santim kalınlığında olacaktır. Adî beton döşeme şek- linde zemin icabeden derinlikte kazılıp tesviye edildikten sonra güzelce sulanıp tokmaklanacak ve onun üzerine yirmi santim irtifaında gayet itinalı bir şekilde blokaj yapılacak ve onun üzerine de on santim irtifaında ve 200 dozajlı bir adî beton tabakası vazedilecektir. Bu beton tabakası iyice tasallüp ettikten sonra üzerine 600 dozajlı ve üç santim kalınlığında gayet düzgün perdahlı ve hiçbir ârızasız çimento şap yapı- lacaktır. Bu gibi döşemelerin duvarlarına aynı çimento har- cile on santim irtifaında ve duvar sıva sathından bir santim çıkıntılı olarak süpürgelik yapılacaktır.

9 — ilâçlı çimento şap:

Bu nevi şap yağmura maruz olup su geçmemesi matlup olan betonarme döşeme üzerine yapılacaktır. Bu şap 600 do- zajında olacak ve terkibine TRİCOSAL veya o ayarda bir malzeme karıştırılrak su geçirmez bir hale getirilecektir. Bu har betonarme hurdi üzerine en az yüzde meylinde ve üç santim kalınlığında olmak üzere vazedilecektir. Bilhassa tri- bünlerin üst döşemelerine vazedilecektir. Bütün girinti ve çıkıntı köşeler iki santim nısıf kutrunda yuvarlak olacaktır.

Bu gibi duvarların döşemelerine ayni harçla on santim irti- faında ve duvar sıva sathından bir santim çıkıntılı olmak üzere süpürgelik yapılacaktır.

10 — Tabii taş kaldırımlar:

Projelerde bazı tesisatın kapuları önünde 50 santimlik kareler halinde gösterilmiş olan mahallere tabbi taştan ve nümunesi inşaat kontrolunca tasdik edilmek suretile üstü

(18)

< n m «m, fes 5 S

m m

muntazam yontulmuş olarak trotuvar döşemesi yapılacaktır.

Bunun için zemin icabeden seviyede kazılıp güzelce tokmak- landıktan sonra yirmi santim irtifaında çakıllı kum döşenecek ve onun üzerine trotuvar taşları altta hiç boşluk kalmıyacak şekilde terazi ile ve gayet düzgün bir şekilde döşenecek ve taşların faslı müştereklerine çimento harcile derz yapılacaktır.

11 — Çimen oyun sahalar.:

Stadyum dahilinde futbol sahası ile diğer sahaların pist halinde yapılmıyan kısımları çimen yetişecek şekilde ve sa- ha plân ve maktaları mucibince tanzim edilecektir. Bunun için zemin evvelâ icap eden derinlikte kazılıp drenaj kanal- ları ve meyilleri açılıp tanzim edildikten sonra yirmi san- tim irtifaında iri çakıl veya kırma taş döşenecek ve onun üzerine taşları ayıklanmış temiz ve mütecanis ve çimen bes- lemeye müsait otuz santim irtifaında ana toprak döşenecektir.

Bunun üzerine Türk Spor Kurumu Merkezinden alınacak formüle göre çim tohumu ekilip çayır yetiştirilecek ve bu çayır yine T. S. K. nun direktifi dairesinde muvakkat kabule kadar müteahhit tarafından bakılıp muhafaza edilecektir.

12 — Pistler:

Futbol sahası etrafındaki koşu pisti ile uzun atlama, sı- rıkla atlama, yüksek atlama, gülle atma, disk ve cirit atma pistleri aynı cinste olmak üzere proje ve tafsilât resimle- rine ve bu resimlerde yazılı halitalara tamamen uygun ola-

rak ve gayet titiz ve itinalı bir şekilde tanzim edileceklerdir.

Tafsilât resimlerinde gösterilmiş olan ahşap aksam ve demir çenberler resimlere tamamen uygun bir şekilde hazırlanıp yerlerine vazedilecektir.

Pistlerin inşasından evvel drenaj işleri tamamen bitmiş ve tanzim edilmiş olmalıdır. Müteahhit gerek pistler üzerin- deki ve gerek futbol sahası ve diğer çayır aksam üzerindeki kireçle çizilecek çizgileri plânlardaki ölçülere tamamen uy- gun olarak gayet hassas bir şekilde bir defaya mahsus ol- mak üzere çizecek ve noksansız bir halde teslim edecektir.

13 — İhata duvarları:

Spor meydanı 1/500 mikyaslı umumî vaziyet plânında gösterilen şekilde tamamen ihata duvarları ile çevrilecektir.

Bu duvarlar tam kârgir ve demir parmaklıklı kârgir olmak üzere iki tipten ibaret olacaktır. Vaziyet plânında tek kalın siyah çizgi ile gösterilen duvarlar tam kârgir ve ince çift çizgi ile gösterilen duvarlar demir parmaklıklı kârgir ola- caktır. Her iki tip 1/20 mikyaslı tafsilât plânına tamamen uygun olarak inşa edilecektir. Demir aksam beyaz renkte üç kat halis yağlı boya ile boyanacaktır. Kârgir duvar yüz- lerine halis çimento harcile kabartmalı şekilde derz. yapıla- caktır. ihata duvarlarında her otuz metrede bir Dilatasiyon derzi bırakılacaktır, ihata duvarı tafsilât plânında temel vazi- yeti tesbit olunmuş ise de icap ettiği takdirde müteahhit fen-

» I Y O I U M I I U I S » O I M I I M d . ' S I M O » 11111(1 SINIF t l H U 11BI BUN PHOJIS1 M.1/İOO

(19)

nî ve mücbir bir sebeple başka bir vaziyet teklif edecektir.

Bu takdirde aradaki fark nazarı itibara alınacaktır.

14 — Drenaj isleri:

Stadyum dahilindeki futbol ve atletizm sahaları zeminine projelerde gösterilmiş olan şekilde drenaj yapılacaktır. Bunun için müteahhit mufassal ve mahalline uygun bir drenaj tf- şilât plânı yaparak inşaat kontrolluğuna tasdik ettirilecektir.

Drenaj işleri iki tipte olacaktır. Biri kârgir kapaklı toprak kanal tipi diğeri çimento künklü kanal tipi olacaktır, her iki tipin tatbik edileceği yerler projelerde gösterildiği şekilde dre- naj kanalları nihayet iki betondan su toplama bacasmda bir- leşecektir. Drenaj suları bu toplama bacasından umumî va- ziyet plânında gösterilmiş olan sarnıçlara çimento künk bo-

rularla sevkedilecektir. Müteahhit bu sarnıçlar için bir tek- lif projesi verecektir. Bu sarnıçlar tahtezzemin betonarme bir su deposu ile üzerinde bir pompa dairesinden ibaret olacak- tır. Bu pompa dairesine elektrik motörlü bir emme basma tulumba vazedilecektir. Bu pompa sayesinde drenajdan ge- len sularla tekrar çayır sulanacaktır. Gerek pompa ve gerek sarnıç lâzımgelen vüs'atte hesap edilecektir. Birinci sınıf açık ve kapalı tribünlerin yağmur suları demir dökme borularla çimento künk drenaj kanalına raptedilecektir. Müteahhit bü- tün drenaj tesisatını mükemmel işler bir halde teslim et- mekle mükelleftir.

15 — Tel parmaklık:

Stayumda koşu pisti etrafına dairen madar tel parmak-

(20)

Yüzme havuzu ve atlama kulasi

lık çevrilecektir, bu tafsilât resminde gösterildiği şekilde be- ton bir kaide üzerine bir buçuk metrede bir 50 milimetrelik korniyerden yapılmış direklere ve bu direkler arasına geril- miş dört sıra 5 milimetrelik galvanizli tellere 2.5 milimetrelik galvanizli çelik telden yapılmış ve 50 milimetrelik main şek- linde taksimatlı düz griyyaj teli vazedilmek suretile yapıla- caktır. Kullanılacak tel kafesin nümunesi kı.ntrola tasdik etti- rilecektir. Demir dikmeler üç kat yağlı boya ile boyanacak- tır. Bu tel parmaklık üzerinde birinci sııııf kapalı tribünün önünden sahaya çıkmak için çift kanatlı bir kapı yapıla- caktır. Bu kapı dahi demir köşebentlerden yapılacak ve par- maklık teli ile kaplanacaktır. Kapının demir aksamı boya- nacak ve inşaat kontrolünün kabul edeceği bir kilit takıla- caktır, diğer menteşe ve sürleri gayet sağlam olacaktır.

16 — Beton bordürler:

Stadyum dahilinde 400 metrelik koşu pistini diğer kısım- lardan ayırmak için projede gösterilen şekilde ve on san- tim kalınlığında beton bordürler 250 dozajında olarak yapıla- cak ve üzeri yuvarlak şekilde çimento harçla sıvanacaktır.

17 — Futbol kaleleri:

Stadyumda futbol sahasında projede gösterilen mahalle verilecek tafsilât resmine tamamen uygun olmak üzere iki adet ahşap futbol kalesi imal ve vazedilecektir. Bu kalelerin arka taraflarında fileyi tutmak için iki adet demir borudan köprü yapılacaktır. Kaleler zemine icabında çıkarılabilecek şe- kilde portatif olarak vazedilecektir. Ahşap ve demir aksam üç kat yağlı boya ile boyanacaktır.

(21)

Yüzme havuzu 18 — Oturma sıraları:

Birinci ve ikinci sınıf betonarme tribünlerin kenarlarına projede gösterilen şekilde gürgen ağacından oturma sıra- ları yapılacak ve beyaz renkte üç kat yağlı boya ile bo- yanacaktır. Oturma sıraları zemine bir metrede bir lama demirleri ile raptedilmiş olacaktır. Ahşap parçalar bu lama- lara gömme cıvata ile tesbit edilecektir. Demir aksam dahi üç kat yağlı boya ile boyanacaktır.

19 — Tribün parmaklıkları:

Tribünlerin önlerine tafsilât resmi mucibince demir bo- rudan parmaklık imal ve vazedilecektir. Tribün merdiven- lerine de aynı parmaklık vazedilecektir. Bütün irtibat kay-

kesim ve plflnı

nak ile olacaktır. Bütün demir aksam arzu edilecek renkte üç kat yağlı boya ile boyanacaktır.

20 — Pencereler:

Pencereler umumiyetle verilecek tafsilât resmine tama- men uygun olmak üzere çıralı çam ağacından ve gayet iti- nalı bir şekilde imal ve vazedileceklerdir. Pencerelere 2.5 milimetrelik cam takılacaktır. Vazistas şeklinde açılacak pencerelere demir kollu ve pirinç kabzalı otomatik vazistas âleti talik edilecektir. Kanat şeklinde açılacak olan pencere- lere de sağlam model baskül ispanolet takılacaktır. Pencere- lerin budakları iyice yıkıldıktan sonra üç kat yağlı boya ile boyanacaktır. Kullanılacak takımların nümuneleri inşaat

(22)

kontrolluğuna tasdik ettirilecektir. Pencereler cermen siste- minde olacak, kanat ve kasaların genişlikleri tafsilât resmine göre ve kalınlıkları temiz 4.5 santim olacaktır. Pencerelerin dış denizlikleri tafsilât resmine göre 12 No. çinko ile kap- lancaktır.

21 — Dahilî kapılar:

Dahilî kapılar verilecek tafsilât resmine tamamen uygun olmak suretile ve 4.5 santim kalınlığında çam ağacından çer- çeve üzerine iki taraflı 6 m/m lik kontrplak kaplı olarak ya- pılacaktır. Kapular her iki cihetten üç kat yağlı boya ile bo- yanacaktır. Kapulara birinci mal sağlam pirinç kapu kolu ve aynası ve sağlm cermen menteşe takılacaktır. Aptesane ka- pılarına serbest meşgul işaretli kapı kolu takılacaktır. Kul- lanılacak takımların nümuneleri kontrol mimarına tasdik et- tirilecektir.

22 — Haricî ahşap camlı kapılar:

Haricî ahşap camlı kapılar verilecek tafsilât resmine ta- mamen uygun olmak üzere çıralı çamdan imal edilecektir.

Bu kapılara 4 m/m lik şeffaf cam takılacaktır. Kapılar 4.5 santim temiz kalınlıkta olacak ve camlar macunsuz olarak çıta ile takılacaktır. Kapılara birinci mal uzun model kapu kolu ve YALE marka kilit takılacaktır. Kullanılacak takım- ların nümunelerini inşaat kontrolü tasdik edecektir.

23 — Demir parmaklık kapılar:

Spor meydanının methal kapuları ile stadyum giriş ka- puları demir parmaklık kapu şeklinde yapılacaktır. Bu kapu- lar verilecek tafsilât resimlerine göre tamamen uygun olarak demirden olarak yapılacak ve üç kat yağlı boya ile boyana- caktır. Bu kapular üstten kârgir ayaklara tutturulacak ve alttan zemine istinat ederek mil ile bilyalı yatak üzerinde iş- leyecektir. Kapuların orta kısımlarına sağlam ve hususî bir zincirle YALE marka gayet sağlam bir asma kilit vazedilecek- tir. Kilit ve zincirin nümunesini inşaat kontrolü intihap ede- cektir. Kapular dima dışarı açılır vaziyette takılacaktır.

24 — Gişe pencereleri ve ön demirleri:

Stadyum ve havuzlar kapusu gişelerinde gişe pencerele-

rine demir köşebent çerçeve ile tek kanatlı bir pencere ya- pilacak ve onun önüne de yine demir köşebent çerçeve üze- rine geçirilmiş kalın ve sağlam griyyaj teli ile parmaklık ya- pılacaktır. Gerek cam pencerenin ve gerek tel kafesin orta ve aşağı kısımlarında 30/50 eb'adında küçük birer kanat pen- cereleri bulunacak ve bunlar içerden mandalla kapatılacak- tır. Bu işler verilecek tafsilât resimlerine tamamen uygun olmak üzere icra edilecektir. Gişe pencerelerinin iç ve dış önlerine mozaikten bir raf yapılacaktır. Gişelerin önüne re- sim mucibince 70 m/m demir borudan bir turnike köprüsü yapılacaktır. Bütün demir aksam üç kat halis yağlı boya ile boyanacaktır.

25 — Sun'î taş sıva işleri:

Sun'î taş sıva ile yapılacak kısımlar metraj ve keşif cet- velinde zikredilmemiştir. Bu sıva için evvelâ 1/3 nisbetinde halis çimento harcile bir astar sıvası yapılacaktır. Astar sıvası parmak tazyikine mukavemet edecek derecede kuruyup sertleştikten sonra üzerine yüzleme sıvası vurulacaktır. Bu sıva iki kısım mermer pirinci ve bir kısım çimentodan mürekkep olacak ve taş kıvamında kuruyup sertleştikten sonra taşçı usulünde dişli çekiç veya kalemle taraklanacaktır.

26 — Tirfil perdahlı cephe sıvası:

Spor meydanı dahilinde inşa edilecek tribün ve sair bi- naların cepheleri umumiyetle tirfil perdahl. sıva ile sıvana- caktır. Bunun için evvelâ iki kısım çimento bir kısım kireç ve altı kısım kumdan mürekkep bir harçla astar sıvası vuru- lacak ve bu sıva parmak tazyikine mukavemet edecek de- recede sertleştikten sonra üzerine iki kısım çimento bir kısım kireç iki kısım mermer tozu ve dört kısım ince elenmiş kum- dan mürekkep harçla yüzleme sıvası yapılacak ve bu sıva kuruduktan sonra üzeri tel fırça ile uğulup perdah edile-

27 — Dahilî duvar sıvası:

Dahilî duvar sıvaları bire iki buçuk süzme kireç harcı ve temiz kumla yapılacaktır. Bunun için evvelâ duvar yüzleri iyice temizlenip süpürüldükten sonra yıkanacak ve üzerine bi- re iki buçuk kireç harcile ve alafranga mala ile bir kaba as-

(23)

tar sıvası vurulacak ve bu sıva iyice kuruduktan sonra üze- rine yine bire iki buçuk süzme yağlı kireç ve ince elenmiş kum harcile alafranga mala perdahlı yüzleme sıvası vuru- lacaktır. Sıvanmış satıhlar gayet düzgün perdah edilmiş ola- caktır. Bilûmum girinti ve çıkıntı köşeler yuvarlak olacak- tır. Tavan sıvaları da aynı şekilde olacak, yalnız yarı çimen- to yarı kireçle yapılacaktır. Bu sıvalar iyice kuruduktan son- ra üzerine arzu edilen renkte üç kat tutkallı kireç badana vurulacaktır. Tavan badanası umumiyetle beyaz olacağına göre tavandan aşağı otuz santimde koyu renkli bir fileto çe- kilerek duvar badanasile birleştirilecektir.

28 — Duvarlarda fayans kaplaması:

Bilûmum aptesane lavabo ve duş mahallerinin duvarla- rına 1.5 metre irtifaında beyaz renkli ve 6 m / m kalınlığın- da birinci mal fayans kaplanacaktır. Bilûmum köşelere hu- susî yuvarlak parçalar ve enst sıraya da bir kenarı yuvarlak terminezon parçaları vazedilecektir. Kullanılacak fayans nü- munesi inşaat kontroluna tasdik ettirilecektir.

29 — Kum havuzları:

Stadyum dahilinde projelerde gösterilen uzun atlama ve yüksek atlama havuzlarına pist seviyesine kadar ince elen- miş temiz ve taşsız kum doldurulacaktır.

30 — Harpuştalar:

Tribünlerde korkuluk duvarları ve ihata duvarları üzeri- ne 200 dozaj ibda beton harpuşta yapılacak ve ihata duvarla- rında çimento harcile ve tribün korkuluk duvarlarında M. 25 mucibince sun'î taş sıva ile sıvanacaktır.

31 — Sıhhî tesisat:

Projelerde gösterilen mahallere yine projelerde gösteri- len mikdarda alaturka fayans aptesane, fayans lavabo maa 50/35 kristal ayna ve nikel sifon, fayans pisuvar icabeden ni- kel musluklarlarile beraber itinalı bir şekilde tesis edilecek- tir. Lavabolar 45/65 eb'admda olacak ve emaye konsollarla duvara tesbit edileceklerdir. Birinci mevki açık tribün altın- da soyunma mahallindeki duş mahallerinde iki adet duş ter- tibatı tesis edilecektir. Bunların yanında bir bakır termosifon

tesis edilecek ve her iki duşa aynı zamanda sıcak su vere- cek tertibat ve kabiliyette olacaktır. Aptesanelere dökme re- zervuar vazedilecektir.

32 — Temiz su tesisatı:

Tesis olunacak bilûmum aptesane, lavabo, pisuvar ve duş mahallerine en az yarımşar parmak su tevzi edecek ka- biliyette temiz su tesisatı galvanizli demir borularla mer'î bir şekilde tesis edilecek ve üzeri aleminyüm boyasile boyanacak- tır. Bu işler için müteahhit bir tesisat projesi tanzim ederek inşaat kontrolluğuna tasdik ettirilecektir. Eütün tesisat mü- kemmel bir halde ve işler vaziyette teslim edilecektir. Stad- yum dahilindeki çimen sahaları sulamak için Ankara yeni stadyumundaki şekilde sulama tertibatı yapılacaktır. Müte- ahhit bu iş için ayrıca bir proje ve fiat teklifi yapacaktır.

Bütün bu tesisata her hangi haricî bir suyun getirilip bağ- lanması müteahhide ait değildir.

33 — Merdiven basamakları:

Bilûmum merdiven basamakları Betonarme bir hurdi üze- rine yerinde dökülmüş betondan yapılacak ve üzeri döşeme- sinin cinsindeki çimento şapla sıvanacaktır. Yalnız zemin kat- larındaki tek basamaklar o kısmın döşemesi gibi inşa edi- leceklerdir.

34 — Kanalizasyon işleri:

Spor sahası dahilinde tesis olunacak binalardaki bütün aptesane, lâğımları, duşların lavaboların, pisuvarların pis su- ları bina dahilinde dökme demir borularla ve bina haricin- den fos septiğe kadar çimento künk borularla tesis edilecek- lerdir. Her aptesane grupu için ayrı bir fos septik tesis edi- lecektir. Bu fos septikler yirmişer metre mükâplık ve biri harçlı ve biri harçsız iki kârgir duvarla yapılacak ve üzer- leri birer betonarme hurdi ile kapatılmış olacaktır. Bu hur- di zeminden elli santim aşağıda kalacak ve yalnız 75/75 eb'- admda bir kısmı zemin seviyesine kadar baca gibi yükselecek ve üzeri betonarma bir kapakla örtülecektir. Bu fos septikler aptesane guruplarından 15 - 20 metre bir mesafe dahilin- de ve bina haricinde tesis edilecektir. Duş ve lavabo mahal- lerinin döşemeleri ortasına birer süzgeçli döşeme sifonu va-

(24)

Tenis, voleybol ve bssketbol zedilerek kanalizasyon hattına raptedilecektir. Bu işler için müteahhit bir tesisat projesi tanzim ederek inşaat kontrolu- na tasdik ettirecektir.

35 — Bayrak direkleri:

Projelerde gösterilen mahallere verilecek tafsilât res- mine göre demir borudan bayrak direkleri imal ve hususî de- mir kenetlerle mahalline vazedilecektir. Bunlar beyaz renk- te üç kat yağlı boya ile boyanacaklardır.

36 — Baca isleri:

Bacalar projelere ve inşaat kontrolünün direktiflerine uy- gun olarak inşa edilecek ve içerleri gayet düzgün ve pürüz- süz olacaktır. Alttan ve üstten temizleme ve baca deliği ka- pakları vazedilecektir.

37 — İşçilik ve malzeme:

Bilûmum inşaat gayet temiz ve fennî bir surette ve Na- fıa İşleri Genel şartnamesine uygun olarak ve en birinci ve fennî evsafı haiz malzeme ile icra edilecektir.

38 — Açık yüzme havuzu ve müştemilâtı inşası:

Spor meydanı dahilinde inşa edilecek yüzme havuzu ve- rilecek projelere ve işbu fennî şartname maddelerine tama- men uygun olarak inşa edilecektir.

3 — Havuz izolasiyonu:

Tamamen betonarme olarak inşa edilecek olan havuz dö- şeme ve yan duvarları altına ve arkasına aşağıdaki şekilde izolasiyonlu bir taban yapılacaktır. Bunun için zemin evvelâ güzelce tesviye edilip tokmaklandıktan sonra üzerine yirmi santim irtifamda Sikalı ve 325 dozajlı bir beton vazedilecek ve bunun üzerine 2 S ve 30 kiloluk iki kat Rüberoid veya em- sali cinsten karton bitüme hususî sıcak macunu ile yapıştırı- lacak ve onun üzerine de 5 santim irtifaında 150 dozajlı bir muhafaza betonu tabakası vazedilecek ve ancak bundan son- ra havuz betonarmesi gelecektir.

49 — Havuz döşeme ve duvarları:

Havuz döşemesi ve duvarları tamamil<: betonarme ola- rak inşa edilecektir. Döşeme kirişleri aşağı doğru bir radye jeneral olarak hesap edilecektir. Duvarlar ise betonarme is- tinat duvarı olarak hesap edilecek ve gerek duvar ve gerek döşemenin hesabında havuzun dolu ve boş olması halleri ve mahallî toprak vaziyeti nazarı itibara alınacaktır. Bu işler için müteahhit mahallinde icabeden toprak tecrübelerini ya- pıp inşaat kontrolü ile birlikte toprak şev zaviyelerini ve em- niyet gerilmelerini tayin ettikten sonra mufassal bir betonar- me hesabat ve projesi tanzim ederek inşaat kontrolluğuna tasdik ettirecek ve ondan sonra işe başlayacaktır. 39 uncu maddededeki işler betonarme döşeme ve duvarlar altına ka- lıp teşkil edecek şekilde inşa edilecektir. Betonarme döşeme ve duvarlar üzerine 600 dozajlı ve Sikalı 3 santim kalınlı- ğında gayet itinalı ve düzgün bir şap yapılacaktır. Sika nis- beti 100 kg. çimento için üç kilo olacaktır.

41 — Ayak yıkama mahalleri:

Havuz projesini havuzlar kenarında dairen madar iki metre genişlikte ve yirmi beş santim derinlikte gösterilmiş olan kenar kanalı aşağıdaki şekilde inşa edilecektir. Bunun için zemin icap eden irtifada kazılıp tokmaklanacak ve üze- rine 15 santim irtifaında itinalı bir blokaç yapılacak ve onun üzerine 10 santim irtifaında ve 200 dozajlı bir beton taba- kası vazedilecek ve onun üzerine 600 dozajlı ve Sikalı bir şap vazedilecektir. Bu şap şakulî satıhlar ile üst kenarlar üzerine on santim genişliğinde dönecektir. Kanal döşemesine icabe- den akıntı meyli verilerek her on metrede bir süzgeçli si- fonlar vasıtasile kanal suları icabında boşaltılabilecektir.

Süzgeçlerin birleştiği esas kanal ve iki veya dört yerinden icabında kapatılıp açılacak şekilde vanalarla teçhiz edilmiş olacaktır. Kanala su doldurulması için de iki veya üç yerden icabeden musluklar vazedilecektir.

(25)

42 — Havuzların doldurulup boşaltılması:

Projede gösterilen mahalle müteahhit tarafından tanzim ve tasdik ettirilecek bir projeye göre bir tulumla dairesi inşa edilecek ve bu daireye elektrik motörü ile akuple bir emm basma tulumba vazedilecektir. Bu tulumbanın kudreti havuzu her yirmi dört saatte bir dört beş saat zarfında boşaltıp dol- durabilecek şekilde hesap edilmiş olacaktır. Havuzun boşal- tılması için en derin yerde pirinç ıskaralı kâfi genişlikte bir delik bırakılacak ve bu delik bir kanala raptedilmiş olacak- tır. Emme basma vasıtasile havuzun suları buradan çekilerek mahallinde tesbit olunacak bir yere akıtılacaktır.

Havuzların dibindeki boşalma menfezleri havuz dışın- dan ve otomatik bir kolla icabında açılıp kapatılabilecektir.

Havuzların üst kenarında havuz suyunun üst seviyesini dai- ma sabit irtifada tutmak için projelerde gösterilen şekilde ve betondan ve Sikalı çimento şap kaplı dairen madar bir taşma aknalı inşa edilecektir. Bu kanalın iç tarafına vazedi- lecek pirinç ıskaralı troplen menfezleri bir ana boru vasıta- sile havuz pis sularının akıtılacağı mahalle sevkedilecekler- Havuzun doldurulması için havuzun y;»n duvarları üze- rinde ve zemine yakın bir vaziyette icabeden mikdarda pi- rinç ağızlı borular vazedilecek ve havuz buralardan dolduru- lacaktır. Temiz suyun bu borulara ve havuz kenarındaki açık duşlara ve havuz müştemilâtının diğer icabeden kısımlarına icabeden şekil ve tazyikte getirilmesi için müteahhit tara- fından mahallî su vaziyeti imkânlarına göre bir su tesisatı projesini mütehassıslarına tanzim ettirerek inşaat kontrolu- na tasdik ettirecek ve bu işin bedeli normal piyasa rayicine yüzde onbeş müteahhit kârı ilâvesi suretiie tesbit ve tedi- ye edilecektir.

43 — Açık yüzme havuzunda atlama kulesi:

Projede gösterilen atlama kulesi ile alçak münferit at- lama ayakları tamamile betonarme olarak inşa edilecek ve üzerleri çimento harçla gayet itinalı bir şekilde sıvanacaktır.

Merdiven basamakları ile üzerinde durulacak kısımlar mo- zaik harçla sıvanacak ve ayak kaymaması için taraklana- caktır. 1 % parmak demir borulardan yapılacak demir ak- sam üç kat yağlı boya ile boyanacaktır.

44 — Yüzme havuzunda açık duşlar:

Havuzlar etrafındaki kanal içinde projede gösterilen şe- kilde iki adet açık hava duşu vazedilecektir. Bu duşların bir üstten ve iki adet de yandan süzgeçleri olacaktır. Duş bir kemer şeklinde ve demir galvanizli borudan olacak ve üzeri minyom boyası ile boyanacaktır. Süzgeçler nikel ola- cak ve münasip bir mahalle pirinç ve sağlam vana musluğu takılacaktır. Duşların tam altına isabet eden kanal döşeme- sinde icabeden akıntı meyli bırakılarak pirinç süzgeçli bir döşeme sifonu vazedilecektir.

45 — Yüzme havuzunda soyunma kabineleri:

Soyunma kabineleri proje ve tafsilât resmine tamamen uygun olarak inşa edileceklerdir. Bunlar birer kişilik ve aile kabineleri olmak üzere iki büyüklükte olacaktır. Kabinele- rin döşemeleri çimento şapla sıvanacak ve üzerine mütehar- rik bir şekilde kara ağaçtan sağlam ve itinalı yapılmış ıskara vazedilecektir. Kabinelerin içinde yine kara ağaçtan mamul ıskara şeklinde oturma sırası bulunacak ve bu sıra menteşeli bir kapak şeklinde olup yerine kapandığı zaman kabinenin koridor tarafındaki kapısını içerden kilitlemiş olacaktır. Ka- binin havuz cihetindeki kapısına bir gömme kilit vazedilecek- tir. Bu kilidin anahtarına bir pirinç numara fişi raptedilecek ve aynı numara kabinin her iki kapusunun dış yüzünde yağlı

boya ile yazılmış olacaktır. Kabinlerin içinde dört çengelli birer sağlam elbise askısı ile 35/50 boyunda birer kristal ay- na bulunacaktır. Havuz tarafındaki kapuların projeye göre griyyaj teli kaplı birer pençeresi olacaktır.

46 — Yüzme havuzunda muvakkat kabin ve vestiyer:

Projede gösterilen mahalde muvakkat kabin ve vestiyer- ler inşa edilecektir: Bu kabinlerin muvakkat olması ancak bir soyunma müddetiııce kiralanmalarındandır. Diğer daimî ka- binler tamamile meşgul olduğu zaman veyahut daimî kabin- leri pahalı bulan bu muvakkat kabinlerde soyunacaklar ve vestiyerden alacakları hususî torbalı bir askıya elbiselerini asarak torbaya da kunduralarını koyarak kabini terkedip ves- tiyere teslim edecekler ve vestiyerden alacakları bir pirinç markayı bellerine bağlayıp havuza gideceklerdir. Kabinlerin kapuları iki metre irtifaında olacak ve üzerleri tamamen açık olacak ve kilitleri olmayıp yalnız içerden birer mandalları olacaktır. Bu kabinlerin içinde yalnız bir elbise çengeli, kü- çük bir oturma sırası ve küçük bir ayna bulunacaktır. Ka- bin kapuları dışarı açılacaktır. Vestiyer askıları ahşaptan yağlı boya olacak ve pirinç çengeller takılacaktır.

47 — Yüzme hvuzu tribünleri:

Bu tribünler projeye tamamen uygun olarak betonarme- den inşa edilecektir. Betonarme tribün döşemesi kârgir taş duvarlar üzerine istinat edecektir. Tribünlere ait diğer tefer- ruat projelerde ve stadyum birinci sınıf açık tribünlerinde olduğu gibidir.

48 — Kum banyosu havuzu:

Yüzme havuzu projesinde gösterilen mahalde projedeki genişlikte olmak üzere bir kum banyosu havuzu tesis edile- cektir. Bu havuzun bir tarafı ihata duvarı bir tarafı bina ve bir tarafı da elli santim genişliğinde ve üzeri beton harpuşta ve çimento şap sıvalı bir bordürle çevrili olacaktır. Kum havuzuna 75 santim irtifaında ince elenmiş ve yıkanmış te- miz kum döşenecektir.

49 — Yüzme havuzunda gişe, emanet ve telefon kabinleri:

Projede gösterilen mahalde bir bilet gişesi, bir emanet gişesi ve bir telefon kabini tesis edilecektir: Gişeler projelere tamamen uygun olarak inşa edileceklerdir. Gişelere 5 m / m kristal cam demir çerçeve ile takılacaktır. Bu cam içine ay- rıca pirinç çerçeveli bir gişe penceresi vazedilecektir. Gişe önü masası cilâlı kara ağaçtan gayet sağlam bir şekilde imal ve vazedilecektir. Emanet gişesi de bu şekilde olacaktır. Te- lefon kabini dahilî kâmilen Çeloteks levhaları ile tecrid edi- lerek üzeri yağlı boya ile boyanacaktır. Kabin kapusu çift kat kontrplak olarak imal edilecek ve kapunun üzerinde içe- risi görülebilir şekilde çift camlı yuvarlak bir pencere ola-

50 — Yüzme havuzu büfesi:

Yüzme havuzu projesinde gösterilen mahalde bir büfe ve ufak tefek yiyecek ve saire satma mahalli tesis edilecek- tir. Büfe ön tezgâhı yerinde dökme mozaikten olacak ve ci- lâlanacaktır. Büfenin içinde yine bir mozaik tezgâh, bir la- vabo, bir ahşap yerli dolap ve raf bulunacaktır. Büfenin tavanında bir bacası olacaktır. Büfenin havuz tarafındaki, açık kısmı dahilen münasip bir şekilde tramvay kapusu şek- linde iki tarafa sürme ve yan duvarlara gömme demir storla icabında kapanabilecektir.

51 — Sıhhî tesisat:

Yüzme havuzu ve birinci sınıf kapalı tribünlere ait, sıh- hî tesisat, kanalizasyon tesisatı ve temiz su tesisatı fennî şart- namenin birinci kısmında olduğu gibidir.

(26)

oz — Yüzme navuzu oına ve trıounıer metnaı Kapuıarı:

Bu kapular demirden ve tafsilât resimlerine tamamen uy- gun olarak imal edilecekler ve üç kat yağlı boya ile boyana- caklardır. Kapular mil üzerinde işleyecek ve alt miller bil- yalı yataklara istinat edecektir. Esas methal kapusuna birinci mal sağlam gömme kilit ve nikelli uzun model kapu kolları takılacaktır.

53 — Tenis sahası inşası:

Tenis sahaları umumî vaziyet plânı ve 1/200 mikyaslı tatbikat projesine ve makta tafsilâtlarına tamamen uygun ola- rak gayet itinalı bir şekilde inşa edileceklerdir. Sahaların altına gerek tafsilât projelerine ve gerek fennî şartnamenin birinci kısmı ahkâmına göre drenaj tesisatı yapılacaktır.

Müteahhit tenis sahalarını tamamen ve mükemmelen ik- mal edilmiş ve çizgileri itina ile çizilmiş olarak makaralı de- mir direkleri ile beraber birinci mal İngiliz mamulâtı filesi yerine usulü veçhile vazedilmiş olarak teslim edecektir.

54 — Tenis sahaları ihata telleri:

Tenis sahalarından büyük maç kortunun dip taraflarına ve yanlara doğru üçer metre dönmek üzere ve diğer saha- lara dairen madar ihata teli tenis toplarının harice kaçma- masını teminen çevrilecektir. Bu teller betoıı temellerle vaze- dilmiş köşebent ve T demirinden dikmelere gerilmiş 5 m / m lik galvanizli tellere tutturulmuş 4 santim delikli galvanizli çelik griyyaj teli ile inşa edilecektir. Tel nümunesi inşaat kontroluna tasdik ettirilecektir. İhata tellerinin irtifaı tafsilât plânlarında olduğu gibidir.

5 — Tenis, Voleybol ve Basketbol sahalarında oturma sı- Oturma sıraları zemine çakılacak kazık ayaklara istinat etmek suretile ve müceddet çıralı çamdan imal ve vazedile- cektir. Oturma sıraları tafsilât resimlerine tamamen uygun olarak inşa edilecek ve üç kat yeşil renkte yağlı boya ile bo- yanacaktır. Ayakların toprağa giren kısımları itina ile kat- ranlanmamış olacaktır. Yağlı boya ile boyanacak aksamın bu- dakları evvelden yakılacaktır.

56 — Beton bordür ve bölmeler:

Tenis, Voleybol ve Basketbol sahaları tafsilât plânlarında gösterilmiş olan beton bordür ve korkuluk bölmeleri, 200 do- zajlı betondan imal edilecek ve üzerleri çimento şapla sıvana-

57 — Voleybol ve Basketbol sahaları in;ası:

Bu sahalar proje ve tafsilât plânlarına tamamen uygun ola-

raK inşa eaııeceKiır. BU sanaıarın zeminleri tennı şartname Di- rinci kısımda yazılı stadyum koşu pisti zemini cinsinden ola- rak inşa edilecektir. Projelere ve fennî şartname birinci kıs- mına göre bu sahalara drenaj yapılacaktır. Basket bol sahası- na tafsilât resmine göre maa teferruat iki adet kale imal ve vazedilecektir. Voleybol sahalarına da çıralı çamdan yağlı boyalı ahşap direklerle birinci mal voleybol ağları vazedile- cektir. Sahaların çizgileri kireçle itinalı bir şekilde çizilmiş olarak teslim edilecektir.

58 — Birinci sınıf kapalı tribün ve yüzme havuzu müş- temilâtı çatısı:

Betonarme tavan üzerine iki kat 26 vc 30 kiloluk karton bitüme kendi macunu ile yapıştırılacak ve onun üzerine 5 santim irtifaında 150 dozajlı bir muhafaza betonu vazedilecek ve onun üzerine de 600 dozajlı ve Sikal çimento şap vazedile- cektir. 100 kg. çimento için 3 kg. Sika karıştırılacaktır.

Yüzme havuzu binasının orta kısmı açtısı ile kapalı tri- bün çatısının suları 12 numara çinko dere ve şakulî yağmur boruları ile zemine indirilecek ve nihayet uçlarına bir metre tulinde dökme demir Dofen boru vazedilecektir. Bu işler in- şaat kontrolünün direktifi dairesinde icra edilecektir.

59 — İkinci sınıf açık tribünler:

Bu tribünler proje tafsilât resimlerine tamamen uygun olarak tamamen betonarme olarak inşa edileceklerdir. Tribün- lerin üstü 600 dozajlı Sikalı çimento şapla sıvanacaktır. Tri- bün korkuluk duvarı üzerine fennîî şartname birinci kısmı mucibince harpuşta ve diğer bilûmum aksama fennî şartna- me birinci kısmı mucibince tirfil perdahlı sıva yapılacaktır.

Tribün önü sahanlığı ve kapuları birinci sınıf açık tribünde olduğu gibidir.

60 — Linoleum döşeme kaplaması:

Kapalı tribünün yazıhane kısmı döşemeleri linoleum kap- lanacaktır. Bunun için beton döşeme üzerine evvelâ 2.5 san- tim kalınlığında bir kaba ksilolit tabakası döşenecek ve onun üzerine 3m/m lik linoleum ferşedilecektir. Duvar kenarları- na müsellesi çatılar vazedilecek ve linoleum renginde yağlı boya ile boyanacaktır.

61 — Büfe tesisatı:

Kapalı tribünün büfe kısmında proje mucibince bir büfe tesisatı yapılacaktır. Büfe önü tezgâhı cilâlı mozaik olacak ve iç tarafta yine bir mozaik tezgâh ve duvar boyunca ah- şap yağlı boya raflar vazedilecektir. Servis kısmında bir mo- zaik yerli bulaşık teknesi bir mozaik tezgâh ahşap yağlı boya raf ve dolaplar bulunacaktır.

m

(27)

P r o p o r s i y o n

P r o f . M i m a r B r u n o T a u t

bu yoldan giderek dahi 'bugünkü vazifeler için bir emniyet bulmağa imkân vardır.

Eski zaman binalarında modern «Tip» kelimesi yerine

«Konsepsiyon» kelimesini kullandık. Ancak şimdiye fkadar verdiğimiz izahata nazaran konsepsiyon mefhumu henüz vu- zuhsuz |bir halde kalmış 'bulunduğu Sçin şimdilik eski îbina- larda da alışık (bulunduğumuz «tip. (kelimesini kullanalım.

İlkönce makine için şunu tesbit edebiliriz: Tiplerinde gö- rülen birçok (varyasyonlara, tahavvüllere rağmen bunlar dün- yanın her memleketinde hiç olmazsa esas itibarile, aynı de- recede kullanışlıdır. Bir sedan (otomobili yahut bir ekspres lokomotifi her yerde kullanılabilir. Ve her yerde aynı derece- de iyi Veya tfena '.görünüşlüdürler. /Başka .bir memlekete nak- ledilmekle şekli hakkındaki tenkit ideğişmez. Çünkü tahavvül- leri teknik tekâmüle veyahut da enternasyonal ticarî modaya istinat eder.

Bir kere şunu :söyliyelim ki, dünyanın bütün mabetleri aynı tarzda (bir -«tip» gösterirler: Hepsinde bir (Cella) yani mabedin, etrafı (duvarlarla çevrilmiş olan iç kısmı ve bir de (Perristyl) yani Cella etrafını dolaşan koridor kısmı bulunmak- tadır. Yunan mabedinin Peristyl denilen kısmı kilisede kapalı ve esas hol ile irtibatlı bir diğer hol halini almıştır. Camilerde de böyledir. Japon mabedinde jse Peristyl açık bir balüstrad, yani parmaklık, halinde olup üzerindeki dam çok ileriye ka- dar uzanmıştır.

Bunlar hep aynı esas tipin yahut aynı şemanın, varyas- yonları, tahavvülleridir. Muhtelif ve tamamen orijinal kül- türlerin klâsik zirveleridir.

Şimdi bunları alarak otomobil veya trenle yaptığımız gibi bütün dünyayı dolaşalım. Farzedelim ki Atinada Akropol'de bir Japon (izes mabedi) inşa edilmiştir. Ve aşağıda, Atina şehrinin ev yığınları içinde, Parisin bir (Nötre Dame) kate- drali veya Reims, yahut Strassburg şehrinin bir katedrali bu- lunmaktadır; hepsi de aslmdan tam bir sedakatle kopya olun- muştur. Yunanlıların böyle bir şey yapmış olmaları Japon- ları olduğu kadar Fransızları ve Almanları da dehşetli öf- kelendirir ve bütün dünya bunun berbatlığında ittifak eder- di. izes mabetleri yazın en sıcak zamanında bile buharlı ve rutubetli, bilhassa yağmurlu bir sıcaklık halinde bulunma- sına rağmen kışları soğuk olan, Japonya ikliminden doğmuş- tur. Yunanistanın parlak güneşi ve şeffaf havası içinde Japon mabetlerinin güzelliği tıpkı sudan çıkarılmış bir balık gibi ölüp gider. Yunanistanın ışıklı diyarında gotik katedralin ve aynı âkıbete uğrayacağı şüphesizdir.

Halbuki Yunan mimarîsi ne yapıldı? Onun bir otomobil, bir tren gibi alıp her tarafa götürdüler. Her yerde onun Sütun- ları duruyor. Bunların da yabancı elemanlar arasında ölüme mahkûm bulunduklarını sezen duygumuz kayboldu. Onlar şi- malin sisi ve rutubeti içinde bunalıyor ve boğuluyorlar. O sütunların güzel oldukları, başlıkları ve bu başlıklar üze- rindeki arşiptrav denilen kirişler, yumurta ve inci şeklindeki

(Gegen sayıdan devam) kordonla Yunanistanın güneşinden doğmuştur ve o güneşle yaşayabilirler. Bazan Moskovanın berrak havası onlara ya- rasa bile Leningradda buhardan boğulur. Londrada duman ve sisten tamamen ölürler. Bu misaller bize, proporsiyon duy- gumuzun ne kadar hastalandığını gösteriyor. Yunanistanın klâsik mimarîsini bir makine gibi herkese yarayan, üniver- sal ve kozmopolit bir mahiyette sanmak büyük bir anlayış yanlışı idi. işte böylece o muhteşem sütunların bir «Atena»

mabudunu muhafaza edecek yerde para denilen mabudu mu- hafaza etmeleri ve Banka binaları mimarlığından kaide haline gelmeleri pek zararlı bir şey değildir. (Parthenon) un tam manasile biricik, hakikaten orijinal ve kopya edilmesi imkân- sız güzel teferruatını, Akropolda temaşa ettiğimiz zaman yine o eski masum hallerile görürüz. Buna rağmen mimarînin tıp- kı otomobiller ve lokomotifler gibi diyar diyar dolaştırılma- sından suçlu olan esas itibarile yine onlardır.

Yukarıda «Tip» mefhumunu her halde mübalâğalı olarak kullandım. Ancak, iptidaî, esas teşkil edici mahiyetteki haki- katleri ekseriya çok sarih olarak tebarüz ettirmek lâzım geli- yor.

«Tip» kelimesini, bugün meselâ bir memlekette mektep veya mesken için kullanılmakta olduğu dar manada almak da pek mümkündür. Bu takdirde onu, küçük bir memleket için- de, hattâ küçük bir şehir sahası dahilinde dolaşdırırsak, bu kadarla biter, mimarînin ortadan kalktığını görürüz. Bir bi- nayı bir fabrika masnuatı şeklinde plânlar ve sonra onu ta- dil etmeden şurada burada inşa edersek binanın istinat ettiği esas şartlarla münasebettar olan güzel proporsiyonlar. kay-

Bu söylediğimiz mânada tipin naturası acaba nasıldır?

Onu mühendislerin anladığı mânadaki tip ile mukayese eder- ken, mahiyetini ne suretle tasavvur etmeliyiz.

Zeplin balonu bütün dünyayı dolaşmak suretile bir seya- hat yapmış ve tabiî bunu yaparken şeklini değiştirmemiştir.

Dünyanın bütün havalarında, Avrupada, Siberyada, Japonya- da, Amerikada heryerde hep aynı estetik intibaı uyandırmış ve zarif şeklile insaniarı kendine meftun etmiştir. Bu şekil bir balık, bir kuş değildir. Buna rağmen balon gayet tabiî bir şey halile ve gümüş rengile havada süzülüp gidiyordu. Eğer zeplin bir mimarî, şekli de bir mimarî tip, olsaydı, şöyle bir hal ile karşılaşacaktık:

Üzerlerinde süzülüp uçtuğu muhtelif diyarlara göre şek- lini, hattâ bir bukalemun gibi rengini, değiştirmeğe mecbur kalacaktır.

kalacaktır. Rusyaya giderken belki yavaş yavaş topraklaşa- cak, Japonya üstünde baş aşağı duracak, Hint okyanusunda dikine duran, sivri bir adese halini alacaktı ve bu sadece Amerika üstünde eğri bir vaziyette süzüldükten sonra Atlas Okyanusunda ufkî ve mevzun bir cisim şekline gidecekti. Bu garip şeyin ancak Avrupaya yaklaşırken yavaş yavaş aslî şekline dönmeğe başladığının bulunduğu Friedrichshafen ka-

(28)

Böyle bir Zeplin korkunç bir rüyada görülebilecek bir mollüsk, kemiksiz müthiş bir hayvan olurdu. Prensip itiba- rile, bu Zeplin dünyanın bütün memleketlerinde kopya edi- len Yunan mabedinden başka bir şey değildir. Bu grotesk, bu acaip levha ayni madalyanın ters tarafıdır. Ve bu madalya- nın sahte ve taklit olduğu böylece anlaşılmaktadır. Görülüyor ki, mühendis için grotesk ve korkunç olan şey mimar için tabiî bir şeydir. Binaların yaptıkları memlekete göre, ayrı bir şe- kil almasile mimarî tipler canlanır. Böylelikle bu tipler, inşa edilmelerine saik olan .esas şartlar ve ihtiyaçlarla mütenasip bir proporsiyon iktisap ederler.

Mühendisle mimarın uğraştıkları tiplerin bu suretle na- zarî olarak birbirinden ayırd edilmesi sebebile bu iki mesle- ğin birbirine zıt oldukları şeklinde bir fikir ortaya çıkarılı- yor değildir. Çünkü ekseriya mühendisler de, bilhassa sabit yapılarda, mahallî şartlara fazlasile bağlıdırlar. Onlar da mev- cut inşaat malzemesine, teknik itiyatlara ve mahallî nakliyat şartlarına göre hareket etmeğe ve bir dereceye kadar iklimi de nazarı itibare almağa mecburdurlar. Fakat mühendis bun- ları yaparken mimara nazaran tamamile başka noktai nazar- lara tâbi olur ki ileride «Konstrüksiyon» bahsini teşkil eden dördüncü faslımızda göreceğiz. Bu sebeple mimarla mühendis arasındaki münasebetlerin pek sıkı olduğu bir çok fırsatlar zu- hur eder. Bu fırsatlar âdeta birer muaşaka fırsatı gibidirler.

Fakat her ikisinin de esas temayülleri pek başka, hattâ belki de birbirine tamamen zıt, olduğu için ikisini daimî surette bir- leştirecek bir nikâh imkânı yoktur.

Demek ki mimarın bütün ruhuna yayılmış olan kanaat, yapılacak binanın, istinat etmiş olduğu bütün esas şartlarla iyi bir münasebet halinde bulunması icap ettiğidir. Mimarî için bu her şeye tekaddüm eder ve diğer bütün hususat buna tâbidir.

Seleflerinin ve meslekdaşlarının yapmış olduğu işlerde muayyen bina nevileri için tipik bir mahiyet iktisap etmiş ne varsa mimar onları alacak ve imkân dairesinde ıslâh etme- ğe çalışacaktır. Bunlar umumiyetle sadece teknik teferruat- tan ibaret olup ister bir içtima holü, ister bir tiyatro, bir mektep veya bir mesken olsun, bir tipin esas mahiyetine he- men de hiç tesirleri yoktur.

Fakat mimar bugünkü kazanç dünyasında herkesin dikka- tini kendi üzerine çekmek mecburiyetinde olduğu için, bece- riksizliğin ve yırtıklığının derecesine göre kendisine, bu tek- nik teferruat ile sanki hiç işitilmemiş, hiç görülmemiş bir iş başarmak süsünü veriyor.

Bu gibi uydurma şeylere kendini kaptırmayan yahut san'- atında böyle şeylerin tesirleri altında kalmayan hakikî bir mimar tasavvur edelim: Proporsiyon için çalışan böyle bir mimar ne suretle hareket edebilir?

Mimarî haricinde kalan ve mimarî ile bir alâkası olmayan şeylerle burada uğraşacak değiliz. Mimarî gıdasını ancak duy- gularımızla kavrayabildiğimiz hakikatte mevcut bulunan esas şartlardan alır. Ve ancak bu gibi doğrudan doğruya duygu- larımızla idrâk ettiğimiz, mefhumlar ve tasavvurlarla besle- nir, Ortada tatmin edilmek istenen bir duygu vardır, Çünkü mimarideki proporsiyon sadece sözle yapılan bir mükayese, edebî bir levha, bir tefsir, bir kitabe, bir sembol değildir. Pro- porsiyon bir hakikattir, hakiki şeylerin, tamamen maddî teza- hürlerin mümkün olduğu kadar iyi bir surette inkısamıdır.

Bu hakikatin haricinde kalan düşüncelerle hareket eden mimarlara Goethe'nin Faust isimli eserindeki şu sözlerle ce- yap yerebiliriz:

Muvaffak olmuş inşaat eserlerinden bahsederken bunla- rın canlı bir ifadeleri olduğunu, insan üzerine bir musiki âhengi gibi tesir ettiklerini, hattâ sanki hususî bir musiki renginde bulunduklarını söylerler. Adeta şâirane bir musiki âhengi ile beyan edilen bu gibi sözler mimarînin tekidi ba- cımından hiç bir şey ifade etmez. Fakat bunlar hem de ek- seriya haklı olarak, bir inşaat eserinin san'at noktasından haiz bulunduğu ehemmiyeti sena etmekte oldukları için o ese- rin esas men'şeinde bir hakikate varmış, bir hakikate istinad etmiş bulunduğuna hükmetmek lâzımgelir. En yüksek isti- datlı bir mimarın bile ancak hakikate istinad ettiği zaman- dır ki bir eser vücude getirmesi mümkün olabilir. Anlaşılan realiteden bu esası temsil eden yalnız bir unsur, bir faktör, vardır bu unsur ıklim'dir. Diğer bütün real esaslar hep bu unsurun birer neticeleridir.

Iklimintesirlerini , dört cihet bakımından binaya verille- cek vaziyet üzerinde ne suretle müessir olacağını, pencerelerin büyüklüğü ve şekli ısıtmağa ve serinletmeğe mahsus tesisat, rüzgâr ve yağmurdan muhafaza, rüzgârdan istifade konstrük- siyonun ağır veya hafif yapılması vesair bütün teknik neti- celer üzerine ne gibi tesirler yapacağım, burada mufassalan tetkik etmemize lüzum yoktur. Bunlar sadece kıt'alara ve memleketlere göre tahavvül etmeyip aynı memleket dahi- linde bile farklıdırlar, bunun neticesi olarak, büyük mimarî kültürlerin her biri diğerlerinden tamamen farklı bir mahi- yet almış ve diğerlerinden son derece ayrılmıştır. Bu, itibarla her bir mimarî kültürün kalitesi hakkında yapılacak tenkit için bu ayrılışın derecesine göre bir esas bulunabilir, meselâ.

Yunan mabedi yüzlerce sene hep aynı şemaya göre inşa edil- miştir. Ancak, sade dorik sütunun gövde, başlık ve profil proporsiyonları daima yeni yeni tahavvüller geçirmiştir.

Nazarî bir deductionun, istintacın, hiç bir zaman dar ve pek âlimcesine foir mânada alınmasının doğru olmayacağını dorik mabedde görülen bu tahavvül tezahürleri de bize an- latmaktadır. Yani burada iklim de proporsiyonun esas un- suru, esas elâmam, olarak alınmamalıdır.

Yukarda dediklerimiz bir bakımdan pek tek taraflı gibi görünebilir: Tabiat insanlara bir yerde yerleşmek ihtiyacı ka- dar yerini değiştirip dolaşmak ihtiyacını da vermiştir. Bunu nazarı itibare almıyacak mıyız? Bütün bir milletin tam gö- çebelik halinde bulunması mimarî, hele büyük bir mimarî, yaratamaz. Fakat bir milletin büsbütün yerleşip oturması, bu milletin büyük bir kısmının uzak diyarlarla ticarî münase- betlere girişmemesi de tevakkufa ve dejenerasyona götürür.

San'atm daima hariçten taze kuvvet ve ilham alması lâzım- dır. Bu sebeple, millet esas itibarile yerleşmiş bulunsa bile, san'atkârların bir göçebe hayatı yaşamaları icabeder ve bu hal onların serveti demek olduğu kadar da zavallılıklarının âmilidir; saadetleri demek olduğu nisbette de hayatlarının fâcia tarafıdır. Bir memleketin kültürü bir dereceye kadar gıda diyebileceğimiz yabancı tesirlere muhtaçtır, daima bil- mediği ve yabancı bulunduğu şeyler üzerinde işleyerek yaşar, Prodüktif, yani semereli, olmak esas itibarile ancak bu su- retle mümkündür. Bundan dolayıdır ki semere vermiş kül- türler daima kolonizasyona, yani müstemlekeciliğe temayül etmişlerdir; Atina bunun en muazzam bir misali idi. Sonra- ları Venedik, Cenova, Amsterdam, Londra ve saire de öyle olmuşlardır. (Burada kasdettiğimiz şey bittabi siyasî olmayıp kültürel mânadadır).

Gezip dolaşan san'atkârlar tabiî yabancı memleketlere kendi metodlarını, kendi iklim itiyatlarını ve kendi memle-

(29)

ketlerinin mefhumlarını getirirler. Fakat, yukarıda söyledi- ğimiz gibi; eğer istidatlı san'atkârlarsa, bilhassa o memleke- tin başkalıkları onları o kadar çeker ki, yabancı memleketin hususiyetlerini kendi memleketlerininkinden daha kuvvetli şekiller vererek ifade edebilirler. Mimarîde gerek binanın umum bünyesinin gerekse teferruatının tayininde âmil olan unsur iklimdir. Ancak, sadece havanın muzir tesirlerine karşı koyacak, yahut memleketin güzel havalı günlerinin zevkine varılmasını mümkün kılacak teknik tertibatı almakla iş bit- mez. Bir memleketin mevsimlerinin hususî karakterleri o memlekette yaşayanların hayatına da bir hususiyet verir. Hu- susî itiyatlar ve âdetler ona göre tekevvün eder. Her mem- leketin insanlarının hâl ve tavırları başkadır. Cenup memle- ketlerinde yaşayanlar sür'atli, âni ve canlı hareketlere mü- temayil olmakla beraber rahat ve sükûnlarının bozulmasın- dan hoşlanmazlar. Şimalliler ağır, yavaş ve ataletli mizaçta olup ekseriya kırıcı bir faaliyet gösterirler. Daha başkaları büyük bir intizam ve sistem temayülündedirler, vesaire.. Mi- zaçlar birçok insanlarda müşterek, bir yığın hâdisesi halinde görülünce, bunların doğrudan doğruya iklimden ileri geldi- ğine daima hükmetmek mümkündür. Milletler iklime uymuş- lardır ve bittabi türlü türlü mizaçlar ortaya çıkmıştır. Bu- nun proporsiyon san'atı için büyük bir enemmiyeti haiz olu- şu, insan vücudunun yapısındaki prporsiyonların bir derece- ye kadar bu mizaçları tecessüm ettirmesindendir. İnsanla- rın, içinde hareket ettikleri muhtelif şekiller, evlerini ve ev- lerinin oda ve salonlarını vesairesini nasıl kullandıkları bize onların mizacını ve tabiatını belli eder. Dans ye musiki dahi insan vücudunun proporsiyonuna pek bağlıdırlar ve mimarî de böyledir. Hattâ mimarîde bu bağlılık daha da fazladır, çün- kü faidelilik bakımından insan vücudünün büyüklüğüne, doğ- rudan doğruya onun proporsiyonlarına ve hayat itiyatlarına tebeiyet etmek mecburiyetindedir. İşte böylelikle de mimarî, onu başka diyarlardakinden pek farklı kılan bir hususiyet alır. Mimarî, milletlerin mizaç ve tabiatlarını aksettiren bir aynadır. Onun hafif veya ağır, canlı veya sakin, dağınık veya toplu, zarif veya sistematik vesaire oluşu, her halde büyük mikyasta, bu aynalık vasfından ileri gelir.

Bütün bu tezahürlerin, ilim bakımından, ne dereceye ka- dar böyle ilk âmil olarak iklime istinat ettikleri meselesini bir tarafa bırakalım. Biz bir şekiller cihanı olan mimarîmiz- de abstrait, mücerred, dedüksiyonlarla, istintaçlarla, hiç bir iş göremeyiz. Dedüksiyon denilen ilmî usul hayvanat ve ne- batat ilimlerinde, uzviyet, mihanik, fizik ve statik bilgilerin- de vesairede işe yarar bir esas teşkil etmekte ise de mimarî için böyle değildir, çünkü mimarî bir ilim olmayıp bir san'at- tır. Mimarî için dahi doğru ve yanlış olan esaslar vardır. Ba- zan san'attaki doğruluk ile ilimdeki doğruluk tetabuk da eder- se de her zaman mutlaka tetabuk etmesi lâzımgelmez. İlim- de ve san'atta hep aynı mantık hâkim bulunmasına rağmen san'atkârın düşünüş yolları ve varacağı neticeler başkadır.

Tabiatın esrarından alınabilecek şeyleri düşünürken; san'at- kârın gayesi bir iş, bir eser meydana getirmektedir, ilmî tet- kik ve dedüksiyonların gayesi ise meçhulü keşfetmektir.

Biz mimarlar için bütün mesele: «Nasıl inşa edelim?» su- ali etrafında döner.

Bu suale, herkesi aydınlatabilecek bir cevap verilebilsey- di, zamanımızın mimarîsi ve üslûbu için bir esas bulun- muş olurdu.

Büyük inşaat san'atındaki şekillerin kaideler altına alın- masının lisanda olduğundan daha büyük bir güçlük gösterdi- ğini yukarda izah etmiştik. Fakat lisan dahi mefhumlarını, sözlerini ye tâbirlerini kendiliğinden ve hiçbir talimata uyma-

yarak yaratır. İcap ettikçe duygulara istinat edilerek bir ke- lime, bir söz, bir tâbir kullanılır ve bunun hakikaten akıcı bir ifade mahiyetinde olup olmadığı, yakışıp yakışmadığı uzun uzadıya düşünülmez.

Mimarî de böyledir. Şüphesiz; bilhassa çok inşaat yapıl- dığı zamanlarda, mimarın yardımcılara, yani bir takım çalış- ma metodlarına, kaidelere» ihtiyacı vardır. Bir inşaat kültürü hali gelince, muhtelif mimar atölyelerinin çalışma metotları birbirine uyar. Fakat, bu, herkesin riayete mecbur olacağı bir surette tesbit olunamaz ve yazılamaz. Berlage'in proporsyon şebekesi ve yine ondan iştikak etmiş olan Corbusier'iri pro- porsiyon şebekesi ve Ostendorf'un doktrinleri vesaire cihan mimarîsinin tereddisini durduramamalardır. Nasıl ki eski za- manlarda Vitruv, Palladio vesaire de buna muktedir olama- mışlardı. Proporsiyon, ölçücülük, kısımlara bölüş de imtizaç ve âhenk temini meseleleri makine gibi bir cihaz değildirler.

Ağa düşmüş ve yakalanmış olan bir balık artık hakikaten ya- kalanmıştır, ölüme mahkûmdur.

Eski Yunanistan'dan bize böyle şeyler kalmamıştır. Orta çağın inşaatından da kalmamıştır. O zamanlarda mimarlar kaide ve metotlarını gayet gizli tutarlardı. Hindistan genle- rindeki Pagoda denilen mabedlerin mimarları da zamanımıza kadar bu âdette devam etmişlerdir. İhtimal ki sathî görüşlü taklitçilerden, rakiblerden, ticarî kaygularla hareket eden kâr- cılardan ve saireden sakınmak için -böyle yapıyorlardı. Bu gibi tetbirlerin esası ise her halde o üstatların mimarînin ne de- mek olduğu hakkında şuurlu bir bilgiye mâlik bulunmuş olmalarındandır.

Eski üstatların mimarî hakkındaki düşünceleri acaba ne idi? Eski binalar bize açık bir lisanla şunu öğretiyorlar: Bir binanın kalitesi onu yapan mimarın buluş kabiliyetine, hayal kuvvetine ve büyük hamlesine pek o kadar bağlı olmayıp daha ziyade, hattâ belki de tamamen, bir üslûbda, bir şekiller cihanında, bir şemada nesillerce devam ve sürekli bir surette sebat etmeğe bağlıdır. Konsepsiyon hep aynı olarak kalır.

Fakat zaman itibarile uzun mesafeli olduğu için nesiller on- dan daima yeni ve ince hatlar elde etmekte, şekilleri esasta değiştirmeksizin yalnız proporsiyonlarım değiştirip tekâmül ettirmekte gülçük çekmezler. «Yalnız» kelimenin buradaki ehemmiyeti esasî bir mahiyettedir. İşte böylece gerek Parthe- non, gerekse yüksek gotik devresinin katedrali birkaç asırlık bir zamanın doğurmuş olduğu neticelerdir.

Bu tezahürün modern «tradisyon» yani an'ane, mefhumu ile bir alâkası yoktur. Demek istiyoruz ki, kendilerile her- hangi bir şeyi münasebettar kılmak gayretile, eski zamanlarda yapılmış işleri aramak ve tetkik etmek, daha isabetli bir ifa- de ile, örnek alınıp kopya edilecek şekiller aramak cereyanile bir alâkası yoktur. (Böyle bir temayül ancak rönesans ile baş- lar. «Rönesans» devrinde, çok zaman evvel ölmüş gitmiş şey- lerin «tekrar doğuşu» nu istedikleri malûmdur.) Bugün biz- den tradisyon isteniyor. Halbuki gotik devresinde ve eski Yunanistanda böyle bir şey bilmezlerdi. Onların zamanında, daima en son yapılan eserin evvelkilerin hepsini birden ih- tiva etmesi gayet tabiî idi. Üslûp üzerinde, umumî konsepsi- yon üzerinde hiç bir tereddüdleri yoktu. Yeni yapılacak bir eser ve ona verilecek yeni hatlar için yol gayet basit ve açık- tı. Bugünkü mefhumlarla söylemek lâzımgelirse, aynı zaman- da hem «modern ve hem de «tradisyonel» bir eser vücude getirmek mümkündü.

Eski zamanın tiplerinin bugünkü tiplere nazaran zaman ve mekân bakımından ehemmiyetli surette farklı olduğunu yukarıda tesbit etmiştik: Bugünkü tipler mahallî farkları si- liyorlar ve bütün dünyaya yayılıyorlar. Fakat ömürleri çok

Referanslar

Benzer Belgeler

Kamu hizmetlerinin görülmesi, toplum ihtiyaçlarının giderilmesi amacıyla kamu veya özel sektör tarafından yapılacak veya yaptırılacak olan eğitim, sağlık,

Bunun için zemin icabeden seviyede kazılıp güzelce tokmak- landıktan sonra yirmi santim irtifaında çakıllı kum döşenecek ve onun üzerine trotuvar taşları altta hiç

Media façade in public space is nothing more than a dress to the building but the technological improvements in the LED and transformation of LCD into LED (Light

Necip Tosun, kitabın ön sözünde amacını şu şekilde belirtiyor: “Hem öykü tarihimizde iz bırakmış önemli kitapları hem de beğendiğim kitapları bir araya getirerek

Zemin yapısı, gerilme durumu, mineroloji, özgül yüzeyi, kimyasal bileşim, başlangıç sıkıştırma su muhtevası, boşluk oranı veya porozite, yüzey aktifliği, zemin kimyası,

Sözünü ettiğim yönetmelik daha sonraki yıllarda ‘Foça Kenti Tarihi ve Doğal Değerlerini Korumaya Yönelik İmar Planı Yö- netmeliği’ olarak adlandırıldı ve 1/1000

Bu çalışma ile 1948 yılı Çarşamba Kocakavak (Cıbacalı) köyünde dünyaya gelen Perşembe Öğretmen Okulu mezunu olan öğretmen Hasan Topuz’un öğretmen okulu

Ülkemizde Leishmaniasis hastalığının şark çıbanı olarak da bilinen ve Leishmania tropica ’nın etkeni olduğu KL ve Leishmania infantum ’un etkeni olduğu VL olmak üzere