Zaman En ÖnEmli maliyEttir
Hüsnü GürEli - BAKER TILLY GÜRELİ Yönetim Kurulu BaşKanı
Sayı 12 - Mart 2015
LOSS PREVENTION MANAGEMENT
E D İ T Ö R
Mart 2015 LPM DERGİ www.lpmdergi.com 3 İmtiyaz Sahibi
Muammer Ay
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü İsa Ersoy
Genel Yayın Yönetmeni İsa Ersoy
Grafik Tasarım Gökhan Yıldırım Kadir Demirtaş
Yönetim Yeri
Emek Mah. 97. Sok. No: 19 D: 16 Çayırova / Kocaeli Tel: +90 543 810 56 27
Yapım
Ajans 4 Reklamcılık Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.
Mecidiyeköy Mah.
Büyükdere Cad. Atakan Sok.
Berkan İş Hanı No: 4 D: 32-34 34387 Şişli / İstanbul Tel: +90 212 216 85 15 www.ajans4.com
Yayının Türü Yaygın Süreli Yayın
Yayın Tarihi Mart 2015
Baskı
Şan Ofset Matbaacılık San.
ve Tic. Ltd. Şti.
Hamidiye Mah. Anadolu Cad.
No: 50 Kağıthane / İstanbul Tel: +90 212 289 24 24
Sıfır risk sıfır getiri gerçeğinden yola çıkarsak işletmelerin kâr edebilmeleri için ekonomik hayatta kabul edilebilecek düzeylerde risk alma gerekliliği bulunuyor. Bu ifadedeki
“kabul edilebilecek düzey” belirlemesi çok önemlidir. Nedir kabul edilebilir düzey? Bireysel olarak buna çok farklı yanıtlar verilebilir ama kurumların ise tek bir yanıtı olması gerekiyor. Kurumsal risk yönetimi de burada anlam bulmaya başlıyor.
Yönetim Kurullarının, sermayedarların ve diğer paydaşların beklentilerini dikkate alarak belirlediği risk iştahı
doğrultusunda risk limitleri belirleniyor. Diğer bir ifade ile Yönetim Kurulu, icracı birimlere alabilecekleri riske ilişkin sınırları tanımlıyor. Böylelikle hem icracı birimler hareket alanını daha net görüyor, belirsizliği azaltarak daha rahat faaliyet gösteriyor hem de sermayedar karşılaşabileceği kaybın en yüksek boyutunu hesaplayabiliyor ve gönül rahatlığı ile kendisine düşen yönetsel sorumluluğu yerine getiriyor. Böylelikle kurumsal risk yönetimi, bir anlamda yönetim etkinliğini de artırmış oluyor.
Risk yönetimi, işletmeler için bir ya da birkaç departmanın sorumluluğuna bırakılamayacak kadar önemli bir konu. Bu tespitten yola çıkacak olursak, risk yönetimi bakış açısını gerçek anlamda tüm iş süreçlerine adapte edebilen şirketler bu konuda başarı sağlayabilir. Bu yüzden, karar verme noktasında olan her yöneticinin mutlaka bir risk yöneticisi bilinç ve sorumluluğu taşıması gerekmektedir.
Kurumsal Risk Yönetimi ilkeleri ışığında hem mevcut varlıklarına, hem de gelecekteki büyümelerine yönelik riskleri en etkili ve verimli şeklide yöneten kurumlar uzun vadede, riskleri bu kadar etkili ve verimli şekilde yönetemeyenlere kıyasla daha yüksek bir performans sergileyecektir.
Bu topraklarımızı vatan yapan Çanakkale Zaferimi’zin 100.
Yıldönümünde Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, bu eşsiz mücadelede ki aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi minnet ve şükranla anıyoruz.
İsa Ersoy
LPM Dergi Kurucu
SIFIR RİSK
SIFIR GETİRİ
KURUMSAL YÖNETİM
KÜTÜPHANESİ
Kurumsal Yönetim Kütüphanesi; adillik, şeffaflık, hesap verebilirlik ve sorumluluk ilkeleri üzerine inşa edilen kurumsal yönetim anlayışını yansıtan bilgi ve tecrübeyi bir araya getirerek faydaya sunmayı amaçlamaktadır. Bu alanda çalışmalar yapmakta olan uluslararası kuruluşların yanı sıra ilgili sivil toplum kuruluşları, akademik dünya ve iş dünyası tarafından üretilen makale, araştırma, görüş ve sunumlar yer almaktadır.
Kurumsal Yönetim Kütüphanesi, Türkçe ve İngilizce olarak hazırlanmış olmakla birlikte, birçok farklı dildeki çalışmayı barındırmaktadır. Farklı dillerdeki çalışmalar İngilizce özet açıklamaları ile yer almaktadır.
Kurumsal Yönetim Kütüphanesi'ne appstore kullanan mobil cihazlar ile erişilebilmektedir.
Cihazınıza indirmek için QR COD'u okutun.
AppleStore için www.kurumsalyonetimkutuphanesi.com
TKYD
KURUMSAL YÖNETİM
KÜTÜPHANESİ DÜNYANIN
BİLGİSİNİ BİR
ARAYA GETİRİYOR
Hizmetlere özgün bir yaklaşım… TAV bu eserde eğlenceyi, mutlu ve huzurlu bir yolculuğu kendi üslubuyla ele alıyor. Tam 15 yıldır sergilenen
bu eser, ziyaretçilerine eşsiz bir deneyim sunuyor.
Bu eser yaratılırken sanatçı Miro’nun eserlerinden esinlenilmiştir.
içindekiler
SÖYLEŞİ
24
BİR AnADoLu MASALI:
uSTAMDAn
ARAŞTIRMA
SÖYLEŞİ HABER
38
RÜŞVETLE MÜCADELE İÇİn İŞ İLKELERİ uLuSLARARASI ŞEFFAFLIK ÖRGÜTÜ ÖnCÜLÜĞÜnDE ÇoK PAYDAŞLI BİR İnSİYATİF
Toplumsal bilinci yerleştirmenin çok zor olduğu ülkemizde hepimizin ilgisini ve dikkatini Anadolu’da kaybolmaya yüz tutmuş asırlarca var olan zanaatlara çekerek, bu mesleklerin yeniden canlanarak meslek ustalarının deneyimlerini geleceğe taşımayı hedef edinmiş aydınlık geleceğimizin pırıl pırıl iki değeri Müge uLuSoY ve Gökçe GÜLCÜLER.
10
ZAMAn En ÖnEMLİ MALİYETTİR
20
TAV BAŞKAn YARDIMCISI GERİŞ, DÜnYA EKonoMİK FoRuMu’nun GEnÇ KÜRESEL LİDERLERİ ARASInDA
BAKER TILLY GÜRELİ, kurulduğu 1984 yılından bu yana müşterilerine sunduğu geniş hizmet portföyü ile Türkiye’nin en büyük yerel Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim firmalarından biri olarak çalışmalarını sürdürüyor.
BAKER TILLY GÜRELİ Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü GÜRELİ ile BAKER TILLY GÜRELİ’nin faaliyetlerini ve gelecek hedeflerini konuştuk.
TAV Havalimanları Finans Başkan Yardımcısı Burcu Geriş, Dünya Ekonomik Forumu tarafından her yıl geleneksel olarak seçilen Genç Küresel Liderler listesinde yer aldı.
içindekiler
Mart 2015 LPM DERGİ www.lpmdergi.com
6 Mart 2015 LPM DERGİ www.lpmdergi.com 7
SÖYLEŞİ MAKALE
HABER
46
53
İŞLETMELERİn KARA DELİĞİ
‘HİLE’
‘LİDER KADInLAR’
ÖDÜLLERİnİ ALDI
54
TÜRKİYE EKonoMİSİnDE DoLAR FIRTInASI
Prof. Dr. nejat BoZKuRT’a göre özellikle hile riski yönetimini başarıyla yürütenler, maddi zararlarını azaltmakta, dolayısıyla bu maliyetlerine yansımamakta, işletme içinde ve dışında itibar değeri zedelenmemekte, çalışanlar arasında manevi değerleri üst düzeyde tutabilmektedirler.
Demokrasi Denetçileri Derneği’nin 8 Mart Dünya Kadınlar gününde verdiği Lider Kadınlar Ödülleri programının bu yıl ikincisi gerçekleştirildi. Dedeman otel’de dün yapılan törende bu yıl gazeteci kadınlara ödülleri verildi. Medyada yaşadıkları zorluklara rağmen demokrat ve dik duruşlarıyla dikkat çeken Amberin Zaman, Ayten Görgün Smith, Belma Akçura, Ceyda Karan, Mehveş Evin, Melis Alphan, Sedef Kabaş, Suna Vidinli ve Şükran Özçakmak bu yıl ödül alan isimlerdi.
Son dönemde dolardaki hızlı yükseliş yatırımcıların merakını arttırıyor. Dolar kuru önümüzdeki günlerde nasıl bir seyir izleyecek? Dünyanın ünlü yatırım bankası Goldman Sachs, önümüzdeki 1 yıl içinde doların 2.95 liraya yükseleceğini öngörüyor.
İkinci bir uyarı ise İngiliz Royal Bank of Scotland’dan geldi (RBS), doların 12 - 18 ay içerisinde tüm para birimleri karşında değer kazanmaya devam edeceğini ve 3 liraya yükseleceği öngörüsünde bulundu.
Unutma Türkiye;
Atatürk’ü
Allah’a borçlusun.
Geriye kalan her şeyi de Atatürk’e...
“
”
Daniel Dumoulin
SÖYLEŞİ
Hüsnü Bey aslında sizi tanıyoruz. Biyografini- zi birçok yerden okumamız mümkün ama siz bize kendinizi hayatınızdaki dönüm noktaları- na değinerek kısaca tanıtabilir misiniz?
Ben aslında İstanbul Hukuk Fakültesi mezunuyum.
Orijinal eğitimim o. Bizim zamanımızda sadece İs- tanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Ankara Üni- versitesi Hukuk Fakültesi vardı. Şimdi 100 tane oldu.
Sonra 18 ay hesap uzmanları sınavına çalıştım. Aynı zamanda bir muhasebe bürosunda çalışarak muha- sebe öğrendim. Yaklaşık 1.500 kişinin girdiği hesap uzmanlığı sınavından 7 kişiyi aldılar. Bende çalış- mamın meyvesini alarak birincilikle kazandım. He- sap uzmanı olmak birinci dönüm noktasıydı. İkinci dönüm noktası ise, hesap uzmanlığından ayrılırken Koç, Sabancı gibi büyük holdinglerin denetim grup- larından teklif aldım. 5 sene Maliye Bakanlığı’nda hesap uzmanlığı yaptım. Fakat o sırada Türkiye’nin en ünlü mali müşavirlerinden biri olan Profesör Sa- lih ŞENVER bana bir iş teklif etti. O zaman 13.000 lira maaş alıyordum. Bana her ay 15.000 lira para çekebilirsin ama sana %25 hisse vereceğim dedi. O bana çok cazip geldi. Salih hocayla görüşürken 10 saniye içinde kabul ettim. Hatta o da çok şaşırmış- tı. Hayatımda birçok şeyi ondan öğrendim. Ona çok şey borçluyum. İş hayatımdaki disiplini, çalışmayı, bilimsel hazırlığı, konuşmayı, yazmayı, teknikleri ve empatiyi hep hocadan öğrendim. Tabi ki! annemden ve babamdan da çok şey öğrendim ama Salih ho- cam da benim hayatımda ikinci dönüm noktasıdır.
Sonra 1984 yılında bir başka hesap uzmanını daha yanımıza ortak almıştık. İkimize bir akşam sizin hisseleriniz yüksek benim hisselerim düşük kaldı diyerek hisse tartışmasına girince ben yine 10 - 15 saniye içinde karar verip hocadan elinizi öpüp izin
istiyorum deyip ayrılmak istediğimi söyledim. Hiçbir hazırlığım yoktu ve ayrıldım. Çünkü o zaman bir or- tak diğer ortağın hissesiyle iradesi dışında oynaya- maz, konuşamaz ve tasarrufta bulunamaz diye dü- şünmüştüm. Hep böyle hızlı çılgın kararlar alıyoruz ama Allah koruyor herhalde bizi.
Ayrıldıktan sonra Levent’te emlak kredi blokların- da 60 metrekare bir daire kiraladım. Bir sekreter, bir şoförüm ve bir tane de müşavirliğini yaptığım firmam vardı. O bir firmayla başladım. Geçenlerde İtalyanlara satışını gerçekleştirdiğimiz bir ilaç fir- masıydı. İlk aylarda gelirimden fazla giderim vardı.
Yavaş yavaş işler birikti. Ondan sonra zaman içinde arkadaşlara hem ortaklıklar verdim hem mülkiyet ortağı olarak, hem kar payı ortağı olarak çok çe- şitli sistemler geliştirdik ve bugüne kadar geldik.
Şirketimizin büyümesinin temel gerekçesi de bu- dur. Hayatımdaki dönüm noktaları bunlar. Sonra Asuman’ı tanıdım ve 1996 yılında onunla evlendim.
O da benim için çok önemli bir dönüm noktasıdır.
Asuman’da Borsa’nın kraliçesi ünvanıyla maruf Deha’nın genel müdürüydü. Kitaplarda ismi olan Borsa’nın bahçesine heykelini diktikleri bir kadın.
Asumanla yaklaşık 20 senedir evliyiz. Çok mutlu bir evliliğimiz var. Bir kızımız ve bir oğlumuz var. İkisi de bizim şirkette çalışıyor. Asuman benim için Al- lah’ın bir lütfu olarak hayatımda çok önemli bir yer aldı. Neredeyse yarımdan fazla...
BAKER TILLY GÜRELİ Türkiye kuruluşundan bu yana gelinen süreci ve şirketteki konumu- nuzdan bahseder misiniz?
Geçtiğimiz yıl 30. senemizi tamamladık. Şirketin Yönetim Kurulu Başkanıyım. Fakat biz benimle be-
ZAMAn En ÖnEMLİ MALİYETTİR
Geçtiğimiz yıl 30. senemizi tamamladık.
Şirketin Yönetim Kurulu Başkanıyım.
Fakat biz benimle beraber 5 mülkiyet ortağıyız. Şu anda 5 tane de kar payı ortağımız var. 8 tane de Anadolu şubelerimizde ortaklıklarımız var.
Yani toplam 18 ortaklı bir şirketiz.
BAKER TILLY GÜRELİ, kurulduğu 1984 yılından bu yana müşterilerine sunduğu geniş hizmet portföyü ile Türkiye’nin en büyük yerel Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim firmalarından biri olarak çalışmalarını sürdürüyor. BAKER TILLY GÜRELİ Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü GÜRELİ ile BAKER TILLY GÜRELİ’nin
faaliyetlerini ve gelecek hedeflerini konuştuk.
Mart 2015 LPM DERGİ www.lpmdergi.com 11
SÖYLEŞİ
SÖYLEŞİ
raber 5 mülkiyet ortağıyız. Şu anda 5 tane de kar payı ortağımız var. 8 tane de Anadolu şubelerimizde ortaklıklarımız var. Yani toplam 18 ortaklı bir şirke- tiz. Şirkette eşim Asuman Hanım’ın başkanlık ettiği bir icra kurulu var. Asuman 2 senedir CEO ve İcra Kurulu başkanı olarak çalışıyor. Çünkü onun müthiş bir profesyonel deneyimi vardı. Onu değerlendirmek istedik. O da bizim şirketle çalışma hayatına dönmek istedi. Şirkette ortaklarım dışında pek fazla kimseyi şahsen tanımam. 15 - 20 yıllık müdürlerime dahi hiç bir şekilde müdahale etmem. Şirketimizdeki iş bölümünde bir piramit vardır. Ben sadece ortaklarla muhatap olurum ve onlara yetkiyi veririm. Öyle bir yönetim sistemimiz var. Mülkiyet hisselerinin %51 kontrol hissesi bende ama kar payında %40 civa- rında bir kar payı alırım. Diğerlerini ortaklarıma da- ğıtırım. Şirketin büyümesindeki temel başarı da bu paylaşımdır.
BAKER TILLY GÜRELİ çatısı altında birçok hiz- metiniz var. Bu hizmetleriniz nelerdir?
BAKER TILLY çatısı altında hizmetler dediğinizde biz işte biraz aklımız erdikçe kurumsal finansman işlerini yapmaya çalışırız. Danışmanlıklar yaparız.
Mevzuat gereği birçok şirket bunu yapıyor ama kanunu dolanarak hukuk vb. danışmanlıklarını ya- pıyorlar. Bizim şu an kendi içimizde bir avukatımız
vardır ama biz hukuk danışmalığı yapmayız. Çok önem verdiğim çözüm ortaklarımız vardır. Kendimiz için yazdırdığımız sıfır hatayla çalışan ve çok büyük zaman ve maliyet tasarrufu sağlayan Türkiye’de ilk ve tek olan bir denetim programımız var. Onu kul- lanırız. Bunun dışında IT denetim yetkimiz var. BD- DK’dan lisans aldık. Sanırım Türkiye’de ki 6 firma- dan bir tanesiyiz. Hazineden lisansımız var. Sigorta şirketlerini denetleyebiliriz. BDDK lisansımız var banka denetimi yapabiliyoruz. KGK’dan lisansımız var. Şirketimizde yaklaşık 70 tane SMM var. Bunla- rın 52 tanesi KGK ve SPK lisanlarına sahip kişilerdir.
Bağımsız denetim konusunda Türkiye’de sanıyorum tartışmasız 5. sıradayız. KGK biliyorsunuz Türkiye’de denetimin patronu oldu. Onların yazdıkları kanun ve yönetmeliklerde bir madde var. Denetim yapa- bilecek denetçiyi tarif ediyorlar. Mesela, diğer daha büyük görünen şirketlere baktığınızda onlar da 110 - 130 tane varsa bizde de 90 tane KGK standardında denetçi vardır. Bu çok önemli bir büyüklüktür. Çün- kü bazen piyasada bütün firmalar kendilerini ben büyüğüm, ben daha büyüğüm, sıralamada önde- yim falan diye gerçek dışı beyanatta bulunuyorlar.
Birçok yerde meslektaşlarımıza ayıp olmasın diye sesimizi çıkartmıyoruz ama Türk kökenli firmalar arasında gerçekten birinciyiz. Yeminli Mali Müşa- virlik şirketleri sıralamasında mukavele adedinde 2. ciroda 3. şirketiz. Yeminli Mali Müşavirler odası bunu her sene yayınlıyor. Artık bunu kimsenin tartı-
2015 yılı BAKER TILLY GURELİ için iyi geçiyor.
30 sene önce 1 firma ile başladık.
Bugün 18 partner ve 300 çalışana ulaştık. 1.500’e yakın müşterimiz var. Her sene %10 civarında büyüyoruz.
Çünkü işimizi çok
iyi yapıyoruz ve
dürüst çalışıyoruz. O
nedenle büyüyoruz.
Mart 2015 LPM DERGİ www.lpmdergi.com 13
SÖYLEŞİ
şacak hali yok. KGK’nın sitesinde de spekülasyonla- rın önünü kesmek için şeffaflık raporu olarak yayın- lıyorlar. Oraya girip bakarsanız hangi şirket büyük, daha rahat görebiliyorsunuz.
2015 yılı BAKER TILLY GÜRELİ için nasıl geçi- yor? 2020 vizyonunuzdan bahseder misiniz?
2015 yılı BAKER TILLY GURELİ için iyi geçiyor. 30 sene önce 1 firma ile başladık. Bugün 18 partner ve 300 çalışana ulaştık. 1.500’e yakın müşterimiz var.
Her sene %10 civarında büyüyoruz. Çünkü işimizi çok iyi yapıyoruz ve dürüst çalışıyoruz. O nedenle büyüyoruz. 2020 vizyonu sadece bizimle olmaz.
Türkiye’nin de denetim mesleğine önem vermesi lazım. Bu konuda ki yasaları daha geliştirmesi ge- rekiyor. Şu anda Bağımsız Denetim anlamında 4-5 bin şirket denetleniyor. Halbuki entegrasyon, globa- lizasyonla bağlantınız IFRS veya U.S. GAAP ne olur- sa olsun yatırımcılar gelip burada yatırım yapmak için tek dil konuşmak istiyorlar. Onu da inşallah KGK yakın zamanda yapacak. Daha doğrusu Türkiye’ye uygun milli GAAP yapacaklar. Bu çalışmayı çok uy- gun buluyorum.
Danışmanlık hizmetleri kurumsal itibarın kazanılıp sürdürülebilir büyümenin sağlan- masında çok önemli bir rol oynamaktadır.
Bu bağlamda Güreli YMM’nin birçok başarılı uygulamaları yaşama geçirerek öncülük et- tiğini biliyoruz. Özellikle bu uygulamalardan paylaşmak istedikleriniz nelerdir?
Biz sürdürülebilir büyüme konusunda bir çalışma yapıyoruz. Aslında bu konuda bir kitap çalışma- mızda var. Çünkü, dünyada sürdürülebilir büyüme önemli unsurlardan biri haline geldi. Bu daha pek Türkiye’de farkındalığı olmayan bir iş ama Avrupa’da bunlar çoktan başladı ve denetim raporlarına yazı- lıyor. Bizim gibi firmalara da ileride iş düşecek. O konuda da çalışıyoruz ama çok detaya girmeyeyim.
Çünkü bunu rakipler alıp kullanabilirler. O bakımdan çok ciddi çalışmalarımız var.
Türkiye ekonomisini yakından gözlemleyen bir profesyonel olarak denetim ve danışman- lık şirketlerinin ekonomik gelişime nasıl kat- kıda bulunduğunu düşünüyorsunuz?
Denetim ve danışmanlık şirketlerinin ekonomik
gelişime müthiş katkıda bulunduklarını düşünüyo- rum. Örneğin Yeminli Mali Müşavirlik şirketlerinin kuruluşundan bugüne kadar her yıl vergi tahsi- latlarında beklentilerin ve enflasyonun üzerinde çok büyük artışlar oluyor. Yeminli müşavirlik an- lamında yaklaşık 20.000 şirket denetleniyor. Mali denetimin özelleştirilmesi Türk maliyesine büyük katkı sağlıyor. Vergi gelirlerinin toplanmasında çok önemli bir faydamız var.
Danışman olarak da yabancıların ortaklıkları, Türki- ye’nin yurt dışına açılması, Avrupa Birliği entegras- yon çalışmalarında şeffaflık ve standartlar yönün- den de çok fonksiyonumuz olduğuna inanıyorum.
Ama tabii Türkiye’de ki pasta 200 - 300 milyon dolar civarında. Amerika’da sadece bir şirketin cirosu 30 milyar dolar. Türkiye’de bu cirolar 20 - 30 misli bü- yüyecek. Bu yüzden kendimizi böyle hazırlamamız gerektiğine inanıyorum. Bunun içinde biz firmada insana yatırım yapıyoruz. Niteliksiz yeni üniversite mezunlarını tabi ki stajyer olarak başlatıyoruz ama bütün çalışanlarımızın zaman ayırarak master ve doktora yapmalarını istiyorum. İçeride 20 - 30 tane master ve doktoralı arkadaşımız vardır. Sürekli hizmet içi eğitimlere çok önem veriyoruz. Kaliteli personel kaliteli hizmeti getirir. Onun için buna çok dikkat ediyoruz.
Şirket paydaşları risk meselesine daha bağ- lı hale geldiler ve şirket genelindeki riskleri tanıyabilme, mevcut ve gelecek riskleri yö- netme kabiliyetinde daha fazla güvence ara- yışına girdiler. Bu süreçte paydaşların risk yönetimi ve iç denetim yöneticilerinden bek- lentileri nelerdir?
Yeni Türk Ticaret Kanunuyla risk yönetimi, erken teşhis ve iç denetim gibi unsurlar yeni yeni Türk firmalara tanıtılıyor. Bizim Türk firmalarının yaban- cı olduğu konular. İç denetim müthiş bir gereklilik.
Bizim Türk patronları hep klasik olarak profesyonel çalışanlar ya paramı ya malımı çalıyor diye sabaha kadar uyumazlar. Ama ver 20.000 lira gel iç dene-
Biz sürdürülebilir büyüme konusunda bir çalışma
yapıyoruz. Aslında bu konuda bir kitap çalışmamızda var.
Çünkü: dünyada sürdürülebilir büyüme önemli unsurlardan biri haline geldi. Bu daha pek Türkiye’de farkındalığı
olmayan bir iş ama
Avrupa’da bunlar
çoktan başladı ve
denetim raporlarına
yazılıyor.
SÖYLEŞİ
timi kur kardeşim dediğin zaman da pas geçerler.
Yani klasik bana bir şey olmaz mantığı. Burada Tür- kiye İç Denetim Enstitüsü çok önemli. Onların yap- tığı çalışmaları saygıyla ve takdirle karşılıyorum. İç denetim Türkiye’de muhakkak oturacak. Risk yöne- timini hiç bilmiyoruz. Biliyorsunuz bizim dayak yiye yiye alışık olduğumuz konu kriz yönetimi. Türkler bu işte uzman. O kadar ileri teknikler kullanıyoruz ki duyanları bırakın görenler bile inanmaz.
Ama krizi yöneteceğine, önce risk yönetimine geç onu öğren. Yok kardeşim, acaip ölçütlerde risk al- mak adrenalin bağımlılığı gibi olmuş birçok şirke- timizde. Risk yönetimi her konuda çok önemlidir ve ben buna çok önem veriyorum. Hiçbir konu da hiçbir şekilde mesleğimizi yaparken risk almıyoruz.
Risk almamaya çalışıyoruz. Personel yetiştirme de eğitimde bizim manuellerimizde zaten yaklaşık 4.500 prosedürden oluşan 3 milyon kodla yazılmış olan ve nerdeyse 6 kişiyle 6 ayda yapabileceğiniz bir incelemeyi iki dakika içinde size geri veren bir de- netim programı kullanıyoruz. Teknolojiye çok önem veriyoruz. Şirketlere bağlanıp onların sistemlerine girerek online denetim yapabiliyoruz.
Günümüz iş dünyasında özellikle hangi risk ve fırsatlara odaklanılmalı?
İş dünyasında patronlara tavsiyelerde bulunurken risklere odaklanmamalarını fırsatlara odaklanma- larını istiyoruz. Fırsatlarda aşağı yukarı bellidir. 7
milyar nüfus var. Belirli bir kilometre kare dünya arazisi var. Burada insanlar yiyecek - içecek, giyi- necek, sağlık, emniyet ve güvenlik ihtiyaçları var.
Buradan yola çıkarsak kendilerini geliştirmeleri ge- rekecek. Biliyorsunuz Bilim ve teknoloji Türkiye’de daha yeni kuruldu. Bilim ve Teknoloji Bakanlığı ol- madan bilim ve teknoloji odaklı olmadan kalkınacak bir ülke düşünemiyorum. Amerika ve Japonya mo- delinde olduğu gibi bu konuya çok önem vermemiz gerektiğine inanıyorum.
Sizce şirketler doğru miktarda risk almakta mı? Aldıkları riskler stratejileri ve hedefleri ile ne kadar ilişkilidir?
Şirketler tabii makul miktarda risk almalılar. Bu risk yönetiminin kurallarında da yazıyor. Önemli olan bunları hırslara kapılmadan okumak ve uygulama- ya geçirebilmek. Bizim Türk insanları nedense 50 milyon Liralık servetim var 100 yapayım, 100 olan da 500 yapayım diyor. Kardeşim zaten ikimizde bir tabak çorba içiyoruz, bilemedin iki...
Senden sonraki nesillere, çocuklarına, torunlarına bırakacak bilim ve teknolojiye dayalı işlere gir. AR- GE’ye ve insana yatırım yap. Harpten perişan çıkmış bir Almanya nasıl kalkındı? İnsan malzemesi ile kalkındı. Başka hiçbir şeyle değil.
Bilim, sanat ve kültür çok önemlidir. Almanya’da dozerler yıkıntıları temizlerken insanlar opera bi-
Yeni Türk Ticaret Kanunuyla risk yönetimi, erken teşhis ve iç denetim gibi unsurlar yeni yeni Türk firmalara tanıtılıyor. Bizim Türk firmalarının yabancı olduğu konular. İç
denetim müthiş bir gereklilik. Bizim Türk patronları hep klasik olarak profesyonel
çalışanlar ya paramı ya malımı çalıyor diye sabaha kadar uyumazlar. Ama ver 20.000 lira gel iç denetimi kur kardeşim dediğin zaman da pas geçerler. Yani klasik bana bir şey olmaz mantığı.
“
BAKER TILLY GÜRELİ, 1984 yılında kurulmuş olup, müşterilerine sunduğu geniş hizmet portföyü ile“
Türkiye’nin en büyük yerel Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim firmalarından biridir.
Mart 2015 LPM DERGİ www.lpmdergi.com 15
SÖYLEŞİ
nasına sanat izlemeye gidiyorlardı. Bu, bir ülkenin küllerinden yeniden doğuşu adına çok önemlidir.
Sektörünüzün itibarının artması sizin için önemli bir başarı kriteri. Etkin bir itibar yö- netimi için kurumsal değerleriniz nelerdir?
Etkin bir itibar yönetimi için insana yatırım yapıp hizmet kalitesini muhafaza ederek sosyal sorum- luluk projelerine şirketimizin İK Direktörü olan kızım Yosun’un yönetiminde yoğun bir katılım gösteriyoruz. Sanata ayrı bir önem veriyoruz ve destekliyoruz ama sosyal sorumluluk projelerine bakarsanız bugüne kadar yüzlercesine katıldık ve katılmaya devam ediyoruz. Çünkü, etkin bir itibar yönetimi için temel şartlardan biri olduğuna ina- nıyoruz. Bilinirliğinizi arttırmak için de çok önemli.
Tabi o zaman da şirketi somut anlamda iyi bir yere getirebiliyorsunuz.
‘Şirketler kar elde etmeden büyüme elde edemezler.’ Global seviyede yaşanan zor ve acılı ekonomik kriz sürecinde risklerle etkin mücadele edip sürdürülebilir büyüme yakala- yabilmenin formülü nedir?
Sorunuzun içinde cevabı var zaten. Sürdürülebilir büyüme yani süreklilik önemli. İşte bunun emisyon, çevre, finansalları, itibar, sermayesi var. Türkiye’de 100 yılı geçmiş çok küçük ölçekte kalan 40 civa- rı şirket var. Çünkü kurumsallaşmadılar. Yönetimi profesyonellere teslim etmediler. Bakın ben burada koskocaman bir piramitten bahsediyorum. Bırakın çalışanlarımı müdürlerimi dahi birebir tanımama gerek yok diyorum. Çünkü burada bir yönetim sis- temi kurmuşuz. İyi bir hizmet içi eğitim veriyoruz.
İyi insanlarla çalışıyoruz. Çok dikkatli çalışarak hata yapmamaya çalışıyoruz.
Türk iş dünyasında paydaşların önemi özel- likle son 10 yıldır artmış durumda. Sağlıklı ve sürdürülebilir bir büyüme için paydaşlara değer katabilmenin önemi nedir?
Tabii paydaşların içinde herkes var. Bizde varız, devlette var, şirketlerde var, üçüncü partilerde var.
Dediğiniz gibi son 10 yılda herkes bu önemi fark etmeye başladı. Biz 5 sene evvel 1 yıl süren bü- yük bir çalışma yaptık. Bununla ilgili bir yayınımız da var. Halka açık şirketlerde kurumsal yönetim
konusunda bir araştırma yaptık. Bütün şirketlerin puanı 100 üzerinden 20 falan çıktı. Tam bir felaket.
Kurumsal yönetim, kurumsal yönetişim denen ha- diseye Türk yöneticileri çok soğuk baktı. Tabi ki bu konuda patronları faydaları hakkında bilgilendirmek bizim görevimiz. Bizim yaptığımız iş sadece mühür vurmak değil. Çok çeşitli fonksiyonlarımız ve toplu- mumuzun geleceğine fayda sağlayıp değer katacak çalışmalarımız var.
Ortaklar arası antlaşmada şöyle bir şey var. Benim oğlum meslektaşım. Amerika’da üniversiteyi bitirdi ve CPA oldu. Washington’da 4 büyüklerden birinde 5 sene çalıştı. 8 senedir denetim bölümünde biz- de çalışıyor. Geçen sene %2 kar payı alabildi. Ben öldükten sonra benim oğluma %28’den fazla hisse kalmayacak. Ona kalan %28’i geçemez demek işin sırrını teşkil ediyor
Çünkü buraya emek vermiş 25 yıllık ortaklar var.
Onlar kendi arasında bölüşecekler ve şirketi anonim olarak geleceğe taşıyacaklar diye bakıyoruz. Meslek babamdan bana benden oğluma ondan da belki to- runumuza geçecek.
Hüsnü Bey biraz da bilinmeyen yönlerinizi öğ- renmek isteriz. İşten arta kalan zamanlarınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ben sanatla ilgilenen 30 yıllık bir koleksiyoner ada- yıyım. Son 20 yılını eşimle beraber topladığımız 400 civarında tablodan oluşan bir koleksiyonumuz var.
Asumanla çağdaş ve modern sanat anlaşılmadan biz bu şeylere girmiştik. Onun dışında kendimi oya- lamak için 4-5 tane klasik otomobilim var. Onları alıp iki sene boyunca bütün parçalarını sipariş ile getirtip topluyorum. Cumartesileri kaportacılarda, boyacı ve döşemecilerde oturuyoruz. Kuru fasulye pilav yiyip ayran içiyoruz. Orada ustalarla beraber oturup arabayı topluyoruz. Böyle bir hobim var.
Denizi seviyoruz. Yazları eşimle beraber yüzüyoruz.
Onun dışında da hayat zaten geldi geçti. Biz geldik 62 yaşına. Bundan sonra biz gençler için, çocukla- rımız, torunlarımız ve torunlarımızın torunları için neler yapabiliriz, ne eserler bırakabiliriz onun için uğraşıyoruz. Hayr hasenat işlerine oldukça dikkatli ölçüde yani vicdanımı rahatlatacak kadar ama yar- dımı da çok gizli bir platformda yürütmeye çalışıyo- ruz. Biz bu dualarla ayakta durduğumuza inanırız.
Etkin bir itibar yönetimi için insana yatırım yapıp hizmet kalitesini muhafaza ederek sosyal sorumluluk projelerine şirketimizin İK Direktörü olan kızım Yosun’un yönetiminde yoğun bir katılım gösteriyoruz.
Sanata ayrı bir önem veriyoruz ve destekliyoruz ama sosyal sorumluluk projelerine
bakarsanız bugüne kadar yüzlercesine katıldık ve
katılmaya devam
ediyoruz.
SÖYLEŞİ
Hayatınızda kaldıraç ve kırılma anları dediği- miz anlar oldu mu? Bahseder misiniz?
2008 krizinde etkilenmiştim. Kızım Yosun baba çık bir konuşma yap dedi. Orada yaptığım konuşma bir kırılma anıydı. Arkadaşlar hiç kimseyi işten çıkart- mayacağız. Herkesin bir eşi var. Olanın çocuğu var.
Biz kendimizi düşünmek zorunda olduğumuz gibi sizi de düşünmek zorundayız ama siz çalışanları- mızdan hiçbirini işten çıkarmayacağız dedim. O çok önemli ve tarihi bir gündü benim için. Çok cesurca bir konuşmaydı. Servetimizin son kuruşuna kadar sizin maaşlarınızı Türkiye ekonomisi düzelene ka- dar öderiz dedik. O konuşmadan sonra aidiyet bağı ve verimlilik çok arttı.
Çalışanlarımızı bazı firmalar transfer ederler. Hiç karışmayız. Deriz ki, biz okul olmuşuz nitelikli insan yetiştirmişiz. Demek ki kalitemize, niteliğimize ve büyüklüğümüze inanarak bizi okul olarak görüyor- lar ki ücreti iki katı arttırarak eleman transfer edi- yorlar. Bu çok iftihar ettiğim bir şey. Çok enterasan
olan da ayrılanların %80’i 1 - 2 sene sonra bize geri dönmek istiyor. Çünkü burada görünmeyen pozitif düşünce, pozitif enerjili bir aile var. Burada hiç ne- gatif düşünen insan yoktur, olamaz. 30 senedir biz- de negativ yasak. Negatif düşünce üreten insanlarla çalışamayız. Her şeye pozitif bakmak gerekiyor.
İnsanların birbirine moral vererek yardım etmesi lazım. Öyle bakıyoruz.
Takım çalışması ve liderlik hayatınızın her karesi ile bağdaşıyor. Peki! Hüsnü Güre- li içindeki liderlik vasfını ne zaman ve nasıl keşfetti?
1984 yılında Salih hocadan izin aldım. Hocam izin almayı peştamal kuşanmak olarak ifade ederdi.
Öyle dedim ve o şekilde ayrıldık. Liderlik vasfını o zaman hissettim galiba veya hocanın yanına or- tak girerken hissettim. Liderlik genetik bir olaydır.
Babam ve annem öyle değildi. Kardeşim de değil- dir. Bana herhalde babaannemden geliyor. Dedem Kuvayi milliye mücadele zamanında o savaşlara katılmış bir insan. Babaannem de o zaman işgalci düşman güçleri ile çarpışmış, oradan savaştan kaç- mış babamla halamı bir merkebin küfesine koyup İstanbul’a getirmiş müthiş cesur mavi gözlü sarışın bir kadındı. Allah rahmet eylesin çok deli doluydu.
Herhalde ondan geçti diyorum. Çok hızlı karar ve- riyorum ama ben diye anlatmak çok yanlış. Benlik çok kötü bir şey. Allah lutfetmiş bize böyle bir gen koymuş. Allah’ıma bin şükür yani daha ne isteyebi- lirim. Benim yarattığım bir şey yok. Ben bir görevli dağıtım istasyonuyum. Şan, şöhret ve para her şey geçicidir ve biz bunların hepsinin de emanetçisiyiz.
Bunların hiçbirini diğer tarafa götüremeyiz. Dolay- sıyla insanlarla paylaşın, insanları mutlu edin derim hep. Ben hiç yüksünmeden günde en az iki kişiyi işe yerleştirmek için aracılık yaparım. Hiç üşenmem, onu alırım, oturur yazarım, mail atarım. Herkese elimden geldiği kadar yardım etmeye çalışırım..
İnsan başardıkça daha fazlasını ister. Bundan sonra ki büyük projeniz hedefiniz nedir?
Çok büyük projeler yaptık. E-accounting bir pro- jemdi. Kendimiz için denetim programı yazmak 20 yıl önceki bir projemdi. Allaha şükür bunu gerçek- leştirdik. Benden sonra şirketi yüzlerce yıl yaşata- bilecek böyle bir kurumsal yapıyı kurabilmeyi de başardık. Bundan sonra proje hedefimiz dünyanın
Ben sanatla ilgilenen 30 yıllık bir koleksiyoner adayıyım. Son 20 yılını eşimle beraber topladığımız 400 civarında tablodan oluşan bir koleksiyonumuz var. Asumanla çağdaş ve modern sanat anlaşılmadan biz bu şeylere girmiştik. Onun dışında kendimi oyalamak için 4-5 tane klasik otomobilim var.
Onları alıp iki sene boyunca bütün parçalarını sipariş ile getirtip topluyorum.
Cumartesileri kaportacılarda, boyacı ve döşemecilerde oturuyoruz. Kuru fasulye pilav yiyip ayran içiyoruz.
Orada ustalarla beraber oturup arabayı topluyoruz.
Böyle bir hobim var.
Mart 2015 LPM DERGİ www.lpmdergi.com 17
SÖYLEŞİ
en büyük denetim veya müşavirlik şirketlerinden bir tanesini inorganik büyüme stratejimizde satın almak olabilir. Proje dedin mi böyle bir proje ko- yacaksın önüne. Zaten şirket kendi içinde büyüyor.
Birleşmeleri çok istedim ama yapamadım. Çünkü bizim meslektaşlarımız bölüşmeye, birleşmeye çok negatifler. Mesela Anadolu’da yüzlerce insanı birleştirip konferanslar verdim. TURMOB’dan İSM- MOB’dan istediler ve bende bu konferansları verdim.
Rakiplerim bunları kıskançlıkla izledi. Hiç fark et- mez arada bir kurşun çatlatıyorum. Nazar değmez bize inşallah. Yüzlerce firmayı birleştirip 10 tane büyük Türk firması yaratmak istedim. Anadolu’da yapmak istediğim bir projeydi. Bunu yapamadık ol- madı. Dediğim gibi bizim meslektaşlar birleşmeye henüz hazır değil.
Beşiktaş desem…
Beşiktaş derseniz Serdar Bey Başkan ben 2. başkan iken 8 sene yöneticilik yaptım. 100. Yıl şampiyon- luğunda 2. Başkan, icra kurulu ve transfer kurulu başkanıydım. Çok iyi bir yönetim ekibimiz vardı. Çok büyük başarılar elde edip güzel yerlere geldik. Ben Beşiktaş’ı bıraktığımda bütün idari ve mali işlerle ben ilgiliydim. Bir sonra ki senenin nakit bütçesi- ni yapmıştım. Beşiktaş kulübü 15 milyon dolar bir fon yaratıyordu. Ama ondan sonra görevi devralan kardeşim maalesef talihsiz transferler yapmak zo- runda kaldı. Tabii bu isteyerek yaptığı bir şey değildi.
Bazen futbolda olur. %60 - %70 başarı oranı tuttu- rursanız büyük başarıdır. O maalesef tutturamadı.
%30 - %40’lar da kalınca tabi borç büyüdü. Fikret Bey bizim yönetimde beraber çalıştığımız bir kar- deşimiz. İşi çok iyi götürüyor. Helal olsun diyorum.
Bu arada tabi Fevziye Mektepleri Vakfı yönetim kurul üyesiyim. Işık Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan vekiliyim. Her iki kurumda 11.000 öğrenci okutuyoruz. Ayda en az 2 iş günümü buraya ayırı- yorum. Arada sırada muhasebe ve denetim bölü- münde derste vereceğim. 11.000 öğrenciyi okuta- bilmek çok faydalı ve değerlidir. Biz hep kafa kafaya giden bütçeleriz. Parayı alıp tüccarlık yapalım diye bir şey yok. Atatürk’ün kurduğu 129 yıllık bir vakıf olan Fevziye Mektepleri Vakfı’yla iftihar ediyorum.
Şu anda sahibi 78 milyon Türk. 78 milyon ortağı var.
Herkesin bir hissesi var. Bakın araştırın bu çok az- dır. Her kurumun arkasında ticari bir grup vardır. Biz Türkiye’ye ait olan birkaç vakıftan biriyiz. Bunu ye-
terince anlatamıyoruz ama bundan çok büyük gu- rur duyuyorum. Çok değerli bir şey. Bize ait bir şey yok. Bizim arkamızda bir grup yok. Sadece vakıflar ve YÖK mevzuatına göre yönetilen bir vakıfız. Ben, kızım ve oğlum Işık Lisesi mezunuyuz. O nedenle buradayım. Işık camiasında okumuş çok önemli ba- şarılı iş adamları çok fazla var.
Yoğun iş temponuz ve sivil toplum kuruluşla- rındaki gönüllü çalışmalarınız yanında genç- lerin yetiştirilmesine ayrı bir önem veriyor- sunuz. Bunun nedenlerini ve bu amaçla neler yaptığınızı paylaşabilir misiniz?
İşe alımlarda özellikle gençleri tercih ediyorum.
Çünkü, biliyorsunuz işsizlik rakamları açıklanıyor.
İşsizlik oranı genel toplamda %12 ama maalesef gençlerde bu oran %25 - %30 civarında. Onun için gençlerle hep kurslar, seminerler ve kariyer gö- rüşmeleri yapıyorum. Onlarla sohbetler yapıyoruz.
Gençleri birçok projemizde çalıştırıyorum. Üniversi- te’de hem okuyup hem de çalışıyorlar. Onlara bir üc- ret temin ediyoruz. Zaten 11.000 öğrenciyle birlikte olup onlara hizmet etmek, gençlere verdiğim en büyük emeklerden biri. Biz ona şöyle diyoruz. Bila hasıla bila fasıla. Bila hasıla yani parasız bila fasıla yani ara vermeden çalışıyoruz. Dolayısıyla önemli bir sosyal sorumluluk projesi. Bunun dışında yap- tığımız başka bir şey yok. Biz Güreli olarak, Güreli Baker Tilly markası olarak büyüğüz ama biz dün- yada kum tanesi olan bir hiçiz. Kendimize büyüklük ve değer atfedecek hiçbir şeyimiz yok. Biz böyle ka- deri yazılmış insancıklarız. Kendimizle övünmenin de bir alemi yok. Mütevazi yaşamamız gerekiyor.
İnsanları kıskanmamak lazım. Servet birikimciliği yapmadan fakirin yanında olmak gerekiyor. Serveti mümkün olduğu kadar biriktirmek yerine makul öl- çülerde ailemi tabi ki garantiye alırım ama mümkün olduğu kadar da parayı harcamak isterim. Çünkü;
harcandıkça ekonomi büyür. Tedavül ekonomisine paranızın geri dönmesi gerekiyor. 1 milyar 2 milyar bankada duruyor. Kim yapıyorsa bunu Türkiye’ye en büyük kötülüğü yapıyor. Yurt dışında ya da yurt için- de fark etmez. Kanunlar buna müsait. Git o parayı yatırıma koy. Bakın bizim şirkette 300 kişi çalışıyor.
Bunu 5 ile çarpsan 1.500 kişi eder. Dışarıdan aldığı- mız hizmetler için de 500 kişi koysanız 2.000 kişinin istihdamına yardımcı oluyoruz demektir. Bunun dı- şında daha ne isteyeceğiz hayattan. Son 20 senedir eşimle sosyal sorumluluk projelerinde çalışmak
2008 krizinde etkilenmiştim.
Kızım Yosun baba çık bir konuşma yap dedi. Orada yaptığım konuşma bir kırılma anıydı. Arkadaşlar hiç kimseyi işten çıkartmayacağız.
Herkesin bir eşi var. Olanın çocuğu var. Biz kendimizi düşünmek zorunda olduğumuz gibi sizi de düşünmek zorundayız ama siz çalışanlarımızdan hiçbirini işten çıkarmayacağız dedim. O çok önemli ve tarihi bir gündü benim için. Çok cesurca bir konuşmaydı.
Servetimizin son
kuruşuna kadar
sizin maaşlarınızı
Türkiye ekonomisi
düzelene kadar
öderiz dedik. O
konuşmadan sonra
aidiyet bağı ve
verimlilik çok arttı.
SÖYLEŞİ
bizim için zevk oldu. Bizim harcamamız bu. İtibarlı dikkatli yaşamaya özen gösteririm. Lüks bir otomo- bili aldım ve sattım. İki senede 800 km yapmışım.
Ben şimdi gidiyorum Bebek’te yanda bir otobüs geçiyor ve içindeki insanlar bana bakıyor. Bende o üstü açık arabayla gidemedim, sosyal felsefeme bağdaştıramadım ve sattım. 8 senelik bir makam arabam var.
Ne tür iş yapılırsa yapılsın uzmanlaşmanın önemini en iyi sergileyen insanlardan birisi- niz. Bu sebeple iş dünyasının tecrübeli ve ba- şarılı iş adamı olarak geleceğin yöneticilerine başarı kriteri olarak değerlendirebilecekleri ne tür tüyolar verebilirsiniz?
Ne kadar paylaşırsan o kadar manevi olarak bü- yürsün. O kadar huzurlu ve mutlu olursun. Şimdi benim mali müşavirliğini yaptığım milyar dolarlık ne insanlar var. Mutsuz, huzursuz ve tedirgin. Sa- bah gidip bankaya hesabını kontrol eden mi ararsın gece beni arayıp abi bu parayı buradan oraya gön- derelim diyen mi ararsın. Ne faydası var ki. Keşke parayı başka bir mübadele aracı haline çevirseler de herkes üretime yönelse. Dünyanın 3/4’ü açlık sını- rında. Yapmamız gereken üretim ve ihracat. Ülkemi çok seviyorum. Şunu da söyleyeyim. 12 yıldan beri ülkeyi iyi idare eden bir hükümetimiz var. Gerçekten ekonomik istikrar adına çok iyi çalışmalar yapıldı.
Bir ülkenin milli gelirinin 200 milyar dolardan 800
milyar dolara gelmesi kolay işler değil. Mastricht kriterlerinden yüksek işsizlik oranı ve cari açık olarak iki tane kritik olayımız kaldı. Cari açık içinde ciddi çalışmalar yapılıyor. İşsizliği önleyebilmen için her yıl %5 büyümen gerekiyor. Her sene 1,5 mil- yon insan geliyor. Hepsine iş bulacaksın. Onun için ne edip yapmalı Türkiye sathı mahallinde 734.000 kilometre kare teşvik alanı olmalı. Ben üretim ya- pan adamı mecburen teşvik edeceğim. Ben katma değeri yüksel mal üreten adamı bir daha teşvik edeceğim. İhracat yapan adamı bir daha teşvik edeceğim. Turizm de turist çekiyorsa oda ihracattır.
Onu bir daha teşvik edeceğim. Dünyanın gelir dağı- lımı eğrisi olan lorenz eğrisi, acaip bir yere gelmiş.
Dünyanın gelirinin %80’ini %4 veya %5’lik bir insan kitlesi alıyor. Sosyal sorumluluk projelerine destek olmadıkları için utansınlar. Afrikada ki insanlara yazık günah değil mi. Beğenirsin beğenmezsin bi- zim hükümet 2 milyon kişiye el açtı bakıyor. Bunun maliyeti en az 5 milyar dolar. İnsanlık bir arada ya- şamak zorunda. Gelir dağılımı çok bozuk. Türkiye’de de milli gelirin %80’ini nüfusun %10’u alıyor. Bu da çok kötü bir şey. Senin vatandaşın mecbursun bir- likte yaşamaya ve paylaşmaya. Nasıl yaşayacaksın.
Fildişi kuleye mi çıkacaksın. Milletini de düşünerek iş yapman lazım.
İş adamlarına tavsiyem budur. Yatırım yapın yatırım yapın, torunlarınızı düşünün, vatanınızı düşünün.
Geldik gidiyoruz emanetçiyiz deyin rahatlayın...
Atatürk’ün kurduğu 129 yıllık bir vakıf olan Fevziye Mektepleri Vakfı'yla iftihar ediyorum.
Şu anda sahibi 78 milyon Türk. 78 milyon ortağı var.
Herkesin bir hissesi var. Bakın araştırın bu çok azdır. Her kurumun arkasında ticari bir grup vardır.
Biz Türkiye’ye ait olan birkaç vakıftan biriyiz.
Bunu yeterince anlatamıyoruz ama bundan çok büyük gurur duyuyorum.
“ “
Baker Tilly International, dünyanın en büyük 8 denetim ve danışmanlık firmasının arasındadır.
HABER
TAV BAŞKAn YARDIMCISI GERİŞ, DÜnYA EKonoMİK FoRuMu’nun
GEnÇ KÜRESEL LİDERLERİ ARASInDA
TAV Havalimanları Finans Başkan Yardımcısı Burcu Geriş, Dünya Ekonomik Forumu tarafından her yıl
geleneksel olarak seçilen Genç Küresel Liderler listesinde yer aldı. Genç Küresel Liderler; akademi, iş dünyası,
sanat, sivil toplum kuruluşları ve siyasetçiler arasından dünyanın geleceğini şekillendirmede potansiyel etkiye
sahip olabilecek kriterlere sahip adaylardan seçiliyor.
Mart 2015 LPM DERGİ www.lpmdergi.com 21
HABER
TAV Havalimanları Finans Başkan Yar- dımcısı Burcu Geriş, Dünya Ekonomik Forumu’nun yüksek prestijli Genç Küre- sel Liderleri arasında gösterildi.
TAV Havalimanları Finans Başkan Yar- dımcısı (CFO) Burcu Geriş: “Genç Kü- resel Liderler 2015 Forumu’nda yer almaktan dolayı çok gururluyum. Ha- valimanı tasarımı, inşaatı, finansmanı ve operasyonlarında dünyada öncü bir marka olan TAV Havalimanları olarak, her zaman finansal başarıyı, daha geniş toplumlar için değer yaratma algısıyla birleştirmeyi amaçlıyoruz. Bunun için faaliyet gösterdiğimiz bölgelerin ve ül- kelerin sürdürülebilir kalkınmasına kat- kıda bulunuyoruz. Ekonomiye doğrudan katkıların yanı sıra 14 bin 500 çalışanın kişisel ve profesyonel gelişimini des- tekliyor ve çok sayıda kurumsal sosyal sorumluluk projesiyle yerelde toplum- sal fayda yaratmaya çalışıyoruz. Ayrıca TAV olarak, kadınlara güç ve yetki ve- rilmesini destekliyoruz ve fırsat eşitliği anlayışına güçlü bir şekilde bağlıyız. İn- sani değerlere saygılı böyle bir kuruluş- ta çalışıyor olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Genç Küresel Liderler top- luluğunun bir parçası olarak, dünyanın gelecek nesil liderleriyle tecrübelerimi paylaşacağım ve olumlu bir değişiklik yaratmak için çalışmalarımı destekle- yecek bu fırsatı değerlendireceğim için çok heyecanlıyım” dedi.
Dünya Ekonomik Forumu, bu yıl için 66 ülkeden 187 kişiyi Genç Küresel Lider olarak ilan etti. Genç Küresel Liderler arasında Burcu Geriş’in yanı sıra Mc- Kinsey ortağı Bengi Korkmaz ve millet- vekili Şafak Pavey, Türkiye’den Forum’a seçilenler arasında yer aldı. Programın başladığı 2004 yılından bu güne kadar listeye aralarında Ali Koç, Ferit Şahenk, Arzuhan Doğan Yalçındağ, Suzan Sa- bancı Dinçer, Özlem Denizmen, Murat Özyeğin, Erdem Başçı, Ali Babacan, Egemen Bağış, Osman Boyner ve Serpil Timuray’ın da yer aldığı 18 Türk seçil- mişti.
Genç Küresel Liderler Forumu, binlerce aday arasından seçilmiş genç liderler- den oluşan özel ve çok paydaşlı bir top- luluk olarak faaliyet gösteriliyor. Genç Küresel Liderler; akademi, iş dünyası, sanat, sivil toplum kuruluşları ve siya- setçiler arasından dünyanın geleceğini şekillendirmede potansiyel etkiye sahip olabilecek kriterlere sahip 40 yaş altı genç adaylardan seçiliyor. Genç Küresel Liderler Forumu, Dünya Ekonomik Fo- rumu’nun bir parçası konumunda bulu- nuyor. Genç Küresel Liderler, topluluğun aktiviteleriyle ilgili kararlarda önemli rol oynuyorlar.
Burcu Geriş Hakkında
Burcu Geriş 1999’da Boğaziçi Üniversi- tesi İşletme bölümünden mezun oldu.
London Business School ve Columbia Business School’dan MBA derecesi aldı. Profesyonel iş yaşamına başladığı Garanti Bankası’nda 1999-2005 yılları arasında bir dizi özelleştirme, altyapı ve enerji projesinin finansmanında görev alan Geriş, proje finansmanı, kurumsal finansman ve hazine alanlarında 15 yıl- lık mesleki tecrübeye sahip bulunuyor.
TAV Havalimanları Holding bünyesine 2005 yılında katılan Geriş, 2005-2012
yılları arasında Şirket’in Proje ve Ya- pılandırılmış Finansman Bölümü’nün başında yer aldı. Geriş, TAV’daki görev süresi boyunca, İstanbul, Ankara, İzmir, Gürcistan, Tunus, Makedonya, Medine ve Zagreb havalimanlarını içeren top- lam 4.5 milyar ABD doları değerindeki sekiz havalimanı projesinin finansman ve refinansmanını tamamladı ve çeşit- li hisse satış süreçlerinde önemli rol üstlendi. TAV bünyesindeki şirketlerde yönetim kurulu üyeliklerinin yanı sıra Women Corporate Directors, Professio- nal Women’s Network, BÜMED, CBS ve LBS Mezunlar Dernekleri üyeliği bulu- nan Geriş, 2013 yılında, her yıl Women’s Forum tarafından düzenlenen ve 40 ya- şın altında geleceği yönlendirecek kadın profesyonellerin ödüllendirildiği Rising Talents programına seçilen dünyadaki 16 kadından biri oldu. Thomson Reuters Extel’in 2014 Avrupa Yatırımcı İlişkileri anketinde de En İyi CFO dalında, Türki- ye’de 2’nci, Avrupa ulaştırma sektörün- de 4’üncü seçildi. Evli ve iki çocuk an- nesi Geriş, İngilizce ve Fransızca biliyor.
TAV Havalimanları hakkında Dünyanın önde gelen havalimanı iş- letmecileri arasında yer alan TAV Ha- valimanları, Türkiye’de İstanbul Ata- türk, Ankara Esenboğa, İzmir Adnan Menderes, Milas Bodrum ve Gazipaşa Alanya havalimanlarını işletiyor. TAV yurtdışında ise Gürcistan’ın Tiflis ve Batum, Tunus’un Monastır ve Enfid- ha-Hammamet, Makedonya’nın Üsküp ile Ohrid, Suudi Arabistan’ın Medine ve Hırvatistan’ın Zagreb Havalimanı’nda faaliyet gösteriyor. Holding, duty free, yiyecek-içecek hizmetleri, yer hizmet- leri, bilişim, güvenlik ve işletme hiz- metleri gibi havalimanı operasyonunun diğer alanlarında da faaliyet gösteriyor.
Bu çerçevede TAV Havalimanları, Le- tonya’nın Riga Havalimanı’nda da duty free, yiyecek içecek ve diğer ticari alan- ların işletmesini gerçekleştiriyor. Şirket 2014’te iştirakleriyle birlikte yaklaşık 743 bin uçak seferine ve yaklaşık 95 milyon yolcuya hizmet sundu.
Dünya Ekonomik Forumu, bu
yıl için 66 ülkeden 187 kişiyi
Genç Küresel Lider olarak ilan
etti. Genç Küresel Liderler
arasında Burcu Geriş’in yanı sıra
McKinsey ortağı Bengi Korkmaz
ve milletvekili Şafak Pavey,
Türkiye’den Forum’a seçilenler
arasında yer aldı. Programın
başladığı 2004 yılından bu güne
kadar listeye aralarında Ali Koç,
Ferit Şahenk, Arzuhan Doğan
Yalçındağ, Suzan Sabancı Dinçer,
Özlem Denizmen, Murat Özyeğin,
Erdem Başçı, Ali Babacan,
Egemen Bağış, Osman Boyner
ve Serpil Timuray’ın da yer aldığı
18 Türk seçilmişti.
19.03.2015
Uluslararası Şeffaflık Derneği BİST-100 şirketlerinin şeffaflık performansını değerlendiren araştırmasının sonuçlarını açıkladı.
Uluslararası Şeffaflık Derneği, İstanbul Borsası BİST-100 Endeksinde bulunan şirketlerin internet sitelerinde kamuoyunun erişimine açık olarak paylaştıkları bilgiler temelinde şeffaflık performanslarını değerlendirdi. Araştırma sonuçları gösteriyor ki, BİST-100 şirketlerinin önemli bir bölümü, yolsuzlukla mücadele konusundaki faaliyetleri hakkında kamuoyuyla yeterince bilgi paylaşmıyor, şeffaf raporlama yapmıyor.
Araştırmanın yolsuzlukla mücadele programının şeffaflığı başlığı altında, BİST-100 şirketleri ortalama %28 puan ile dünyanın en büyük çok-uluslu şirketlerine ilişkin aynı araştırmanın ortalama puanı olan %70’le karşılaştırıldığında oldukça geride kalmıştır. Bu alanda en başarılı şirketler olarak Türkiye Sınai Kalkınma Bankası, Garanti Bankası, Akbank, GSD Holding, Tesco Kipa, Doğuş Otomotiv, TAV Havalimanları ve Yapı Kredi Bankası sıralandı.
% 28
BİST - 100 Ortalaması
Yolsuzlukla Mücadele Programının Şeffaflığı
Sektörel inceleme yapıldığındaysa, şeffaf raporlama konusunda en yüksek performansa bankaların sahip olduğu; gayrimenkul yatırım ortaklığı şirketlerinin ise ortalamanın oldukça altında puanlar aldığı göze çarpmaktadır.
Üç büyük futbol kulübünün şirketlerinin de incelendiği araştırmada, yakın zamanda yaşanan şike soruşturmalarına rağmen futbol kulüplerinin yolsuzlukla mücadele için bir politika izlendiğine dair internet sitelerinde neredeyse hiçbir bilgi paylaşılmamış olması dikkat çekmektedir.
BİST-100 şirketlerinin büyük bir kısmının düşük puanlar aldığı araştırmanın yolsuzlukla mücadele programının şeffaflığı bölümünde, 100 şirketten sadece 9 şirketin ayrı bir yolsuzlukla mücadele programı açıkladığı saptanmaktadır. Kamuoyu ile yeterince bilgi paylaşmayan şirketlerin yolsuzlukla karşılaşma riskinin daha yüksek olduğu ve hesap verebilirlik ilkesinin şeffaflık olmadan hayata geçirilemeyeceği unutulmamalıdır.
Araştırmada yalnızca 10 şirkette, üst düzey yöneticilerin kişisel mesajlarında yolsuzlukla mücadele konusuna atıf yapıldığı görülmekte olup, “tone at the top” olarak adlandırılan üst düzey yöneticilerin kişisel mesajlarında da, yine şirketlerin yolsuzluğa karşı zayıf bir performans sergilediği görülmektedir. Şirketlerin politika ve programlarına ne kadar önem verdiklerini ortaya koydukları yönetici mesajları, çoğunlukla yolsuzlukla mücadele konusunda sessiz kalmaktadır.
Araştırma sırasında, Türk Ceza Kanunu kapsamında cezai yaptırıma tabi tutulan kolaylaştırma ödemelerine ilişkin sadece 16 şirketin bir açıklama yaptığı, bazı şirketlerin ise bunu “bahşiş” olarak ifade ettiği gözlemlenmiştir. Küçük miktarlı usulsüz ödemelerin bahşiş olarak nitelendirilmesi dolayısıyla, toplumda yolsuzluğun kabullenişi ve içselleştirilmesine yönelik tavrın şirketler düzeyine de yansıdığı düşünülmektedir. Yolsuzluğun bir başka görünüş şekli olan hediye ve ağırlama masraflarında ise şirketlerin çoğunluğunun belli bir farkındalığa sahip olduğu görülmektedir.
Şirketlerin bağlı ortaklıkları ve iştirakleri hakkında temel bilgilerin şeffaflığını inceleyen organizasyonel şeffaflık bölümünde şirketler ortalama %85 puan ile iyi bir durumdadır.
Şirketlerin yurtdışındaki faaliyetlerine ilişkin gelir, vergi ve sermaye gideri gibi temel finansal verilerin şeffaflığının değerlendirildiği ülkesel raporlama başlığı altında ise ortalama puan %8 ile düşük bir seviyeye işaret etmektedir. Ne var ki küresel çok-uluslu şirketler üzerine yapılan araştırma sonuçlarında ortalama puanın %6 olması, sorunun Türkiye’ye özgü olmadığını göstermektedir.
SÖYLEŞİ
Yenilikçi ve girişimci bakış açısıyla kendini her geçen gün geliştirmeye çalışan, geleceğin yaratıcı, yenilikçi, sosyal sorumlu bilim ışığı gençleri Gökçe GÜLCÜLER ve Müge ULUSOY’u hayatınızdaki dönüm noktalarına değinerek sizden dinleyebilir miyiz?
GÖKÇE GÜLCÜLER
Ailemin istememesine rağmen Uçak Mühendisli- ği okumak için İstanbul’a gelmeye karar vermem ve üniversite tercihimi kendi kararıma göre son anda değiştirmem dönüm noktam, daha doğrusu başlangıç noktam oldu. İstanbul’da tek başıma yaşamaya başlayıp, hayattaki tüm sorumluluk- larımı idame ettirmeyi öğrenmemle birlikte ken- dimi keşfetmeye başladım. Birçok sivil toplum kuruluşunda aktif gönüllülük yaptım ve proje ko- ordinatörluğu görevlerinde yer aldım.Bu dönem- de sosyal değer yaratmanın ve sosyal sorunlara odaklanmanın benim için zaruri bir konu oldu- ğunu kişisel olarak keşfettim. Sonrasında SOGLA (Sosyal Girişimci Genç Liderler Akademisi)’daki genel koordinatörlük sürecimde sosyal girişim- ciliği öğrenmek, ikinci dönüm noktam oldu. Artık ne olmam gerektiğini biliyordum. Bu süreçte yol arkadaşımla, Müge ile tanışmam ve Ustamdan’ın doğması ile bir başlangıç yaşadım.
MÜGE ULUSOY
Benim için her şey durup dururken oldu aslında.
Üniversitenin ilk yıllarında Ömer Hoca’mın neden bir vakıfta gönüllülük yapmayasınız ki demesi ile ilk dönüm noktamı yaşadım. Bu arayış sürecinde
Toplum Gönüllüleri Vakfı ve Gönüllülük Kulübü ile tanıştım ve çocuk, çevre, insan hakları temalı sos- yal sorumluluk projelerinde çalıştım. Gökçe ile de tanışmamız kulüp sayesinde gerçekleşti. En önemli dönüm noktalarımdan biri diyebilirim. Ardından KOSGEB eğitimi alırken aklımda çocuklar için bir kitapevi atölyesi açma fikrim vardı. Birden Gökçe’ye fikrimi anlattım, Gökçe ile Özyeğin Üniversitesi’nin düzenlediği Sosyal Değişim Lab’ına başvurduk, kabul edildik ve 3 aylık bir eğitim aldık. Bu sayede sosyal girişimcilik ile tanışmış oldum.
Ustamdan öncesinde üzerinde çalıştığımız birçok proje vardı.Ancak hiçbiri gerçekten hayata geçir- mek istediğimiz projeler değildi. Antep’te tanıştığı- mız yemeni ustası ile hayatımızın en büyük dönüm noktasını yaşadık ve gerçekten istediğimiz projenin adımlarını attık.
Başarılı bir öğrencilik hayatınızın yanında ustamdan gibi topluma fayda üreten bir yapı oluşturma fikri nasıl doğdu? Bir Anadolu Ma- salı: Ustamdan’ın hikayesini sizden dinleye- bilir miyiz?
GÖKÇE GÜLCÜLER
Bizim hikayemiz hayata aynı noktalardan bakan iki kadın öğrencinin birbirini bulması ile başlıyor aslın- da. Köy okullarına yardım projesinde, Anadolu’nun birçok köy okuluna doğru “Değiştirmek için yola çık”
mottosu ile gidip sonrasında attıkları her adımda birlikte ilerlemeye karar veren Müge ve Gökçe’nin tanışması ile.
BİR AnADoLu MASALI:
uSTAMDAn
Mehmet Usta ile yemenileri, Antep’i, zanaatları konuştuk.
Hayatını anlattı uzun uzun. Keyifle dinlediğimiz en güzel sohbetlerden biriydi. Mehmet Usta farkında olmadan bize problemlerini de anlatmıştı aslında.
Ustamdan projesi Mehmet Usta’dan önce aklımızda bile yoktu, İstanbul’a döndüğümüzde ise neden yapmıyoruz ki dedik. Böylece Ustamdan doğdu.
Toplumsal bilinci yerleştirmenin çok zor olduğu ülkemizde hepimizin ilgisini ve dikkatini Anadolu’da
kaybolmaya yüz tutmuş asırlarca var olan zanaatlara çekerek, bu mesleklerin yeniden canlanarak meslek
ustalarının deneyimlerini geleceğe taşımayı hedef edinmiş aydınlık geleceğimizin pırıl pırıl iki değeri Müge
ULUSOY ve Gökçe GÜLCÜLER. Yemenici Mehmet usta, Gümüş ustası Aruş Taş, şapkacı İsmail usta ve nice
kıymetli ustanın hikayelerini ve başarılı çalışmalarını onlardan dinlemek büyük keyifti doğrusu.
Mart 2015 LPM DERGİ www.lpmdergi.com 25
SÖYLEŞİ
Müge uLuSoY
Gökçe GÜLCÜLER
SÖYLEŞİ
MÜGE ULUSOY
Benim için her şey durup dururken başladı dedim ya, Ustamdan da 2013 yılında “Antep’e Fıstık Hasadı Şenliği’ne gidelim mi?” diyen yol arkadaşım Gök- çe’nin teklifi ile başladı. Gerçekten de durup durur- ken çıkan bu geziye verebileceğim tek cevap “neden olmasın”dı. Atlas Dergisi ile gittiğimiz yolculuğumuz, kampta Tacikistan anıları ve esir kampları üzerine yapılan sohbetleri ağzımız açık dinlememizle baş- ladı, nefis Antep yemeklerine verilen gurme cevap- lar ve antik Yunan tarihi müzeleri ile devam etti, bir Yemeni ustasının 2 saatlik sohbetinde içilen demli çay ile son buldu. Antep yemenisine bazı bölgeler- de çarık deniyor bilirsiniz, ben öyle biliyordum. Ça- rıklarla dolu bir handa ilerlerken Mehmet Usta’nın dükkanına girdik. Ardından kaç saat konuştuk, kaç bardak çay içtik hatırlamıyoruz. Mehmet Usta ile yemenileri, Antep’i, zanaatları konuştuk. Hayatını anlattı uzun uzun. Keyifle dinlediğimiz en güzel soh- betlerden biriydi. Mehmet Usta farkında olmadan bize problemlerini de anlatmıştı aslında. Ustamdan projesi Mehmet Usta’dan önce aklımızda bile yoktu, İstanbul’a döndüğümüzde ise neden yapmıyoruz ki dedik. Böylece Ustamdan doğdu.
Ustamdan projenizdeki ustalarınızın birer hi- kayesi var. Sizi en çok etkileyen hikaye han- gisi?
GÖKÇE GÜLCÜLER
Beni en çok etkileyen usta Gümüş ustası Aruş Taş’ın hikayesi oldu. Yıllar önce tüm kardeşleri yurt dışına göç ederken o İstanbul’a geliyor. Türkiye’yi bıraka- mıyor. Çok küçük yaşlarda geldiği için tek başına hayata tutunmaya çalışıyor. Birçok yerde çıraklık yaptıktan sonra gümüşçülük zanaatını öğreniyor.
Kendi ustasını anlatırken gözleri doluyordu Aruş Usta’nın. Öyle duygulu bir insan ki yaşadığı her bir anıyı, hüznü, hasreti yıllarca tek tek işlemiş sana- tına. Mesleğine, sanatına bu denli aşık bir insanla tanışmak beni çok etkilemişti.
MÜGE ULUSOY
Ne zaman bir ustayla görüşsek, dükkandan çıkar- ken her defasında Gökçe de ben de iyi ki bu projeyi gerçekleştiriyoruz diyoruz. Bu nedenle hangi ustayı anlatmalı bilemiyorum ama beni en çok etkileyen ustalardan biri şapkacı İsmail Usta idi. Şu anda 78 yaşında İsmail Usta, hala sabah 6 da dükkanını açı- yor. Hani bu kış şiddetli bir kar yağışı olmuştu, yollar
tıkanmıştı. O gün bile karşı yakadan gelip dükkanını açmış bir ustadan bahsediyorum. 12 yaşında İstan- bul’a gelip şapkacılığı öğreniyor, zamanın parasıy- la 16 lira maaş alıyor. “Kurufasulye 25 kuruştu hiç unutmam, bir gün ustam benim ağladığımı görünce ücretimi bir lira arttırmıştı. Nasıl sevinmiştim kuru- fasulye yiyebileceğime” demişti. Zamanında fabrika- da çalışırken işçilerin temsilcisiymiş. Kendisi bile ne olduğunu anlamadan oda başkanı olarak onu seç- mişler. Öyle bir lider. Herkesin güvendiği,sanatının temsilcisi, hala dimdik ve hayatımda gördüğüm en güler yüzlü insanlardan biriydi.
Madem Ustamdan dedik. Ustamdan devam edelim. Türkiye’de toplumsal bilinci yerleş- tirmenin çok zor bir iş olduğunu biliyoruz.
Kamuoyunun ilgisini, Anadolu’da kaybolma- ya yüz tutan yüzyıllardır süregelen zanaat- lara çekmek , bu mesleklerin yeniden can- lanmasını sağlamak ve meslek ustalarının deneyimlerini geleceğe taşıyabilmek adına ülkemizde en çok hangi alanlarda daha çok yoğunlaşılmalı?
GÖKÇE GÜLCÜLER
Zor bir konu gerçekten, çok emek vermeniz ve inanmanız gerekiyor. Bu noktada iş birliği yapmak çok önemli, esnaf odalarını, kalkınma ajanslarını, bu bilinci yaratma vizyonuna sahip ve bu konuyu sosyal sorumluluk olarak yürütmek isteyen ticari kurumları iş birliğine davet ediyoruz. Zanaatların sürdürülebilirliği esas noktamız ancak sürdürülebi- lirlik için her şeyden önce zanaatların ve ustaların bilinirliğini arttırmak gerekli. Bu değeri ustalarımı- zın hikayelerini anlatarak, videolarını paylaşarak arttırmayı hedefliyoruz. Ustalarla görüşmelerimizde hissettiğimiz emeği ve değeri sizlere aktarabilmek en önemli amaçlarımızdan. Ve elbette yerel ekono- miyi canlandırmak, şu an için zanaatkarlarımızın en önemli ihtiyacı.
MÜGE ULUSOY
Bilinirlik ve yerel ekonomiyi canlandırmak ilk ama- cımız. Sürdürülebilirliğe katkıda bulunmak için ise karımızın %10’unu ayırdığımız bir çırak fonumuz var. Elbette alacağımız desteklerle daha fazla çırak yetiştirmek mümkün. Projemiz süresince arkadaş- larımızdan sürekli mailler ve telefonlar alıyoruz. Ar- tık Anadolu’ya gittiklerinde ilk olarak zanaatkarları, hanları gezdiklerini anlatıyorlar, ustaların iletişim
Ne zaman bir ustayla görüşsek, dükkandan çıkarken her defasında Gökçe de ben de iyi ki bu projeyi gerçekleştiriyoruz diyoruz. Bu nedenle hangi ustayı anlatmalı bilemiyorum ama beni en çok etkileyen ustalardan biri şapkacı İsmail Usta idi. Şu anda 78 yaşında İsmail Usta, hala sabah 6 da dükkanını açıyor.
Hani bu kış şiddetli bir kar yağışı olmuştu, yollar tıkanmıştı. O gün bile karşı yakadan gelip dükkanını açmış bir ustadan bahsediyorum. 12 yaşında İstanbul’a gelip şapkacılığı öğreniyor, zamanın parasıyla 16 lira maaş alıyor.
“Kurufasulye 25 kuruştu hiç unutmam, bir gün ustam benim ağladığımı görünce ücretimi bir lira arttırmıştı. Nasıl sevinmiştim kurufasulye yiyebileceğime”
demişti.
Mart 2015 LPM DERGİ www.lpmdergi.com 27
SÖYLEŞİ
bilgilerini bizlerle paylaşıyorlar. Hatta ürünleri satın alıp ben ustayla konuştum diyenler bile var. Bura- dan yola çıkarak gönüllü üniversite elçileri ile Ana- dolu’daki diğer ustalara ulaşmak ve deneyimlerini paylaşmak istiyoruz. Anlatmak istediğim de tam bu nokta aslında. Belirli alanlara yoğunlaşmaktan- sa yavaş yavaş birer birer hikayeleri anlatmak her şeyden daha etkili oluyor. Birbirimize anlattığımız hikayelerle, hem ustalara ulaşmak hem de yörenin kültürel güzelliklerini aktarmak mümkün oluyor.
Asıl olan hedefi doğru seçmek ve bütün im- kan, kabiliyetimiz ve kaynaklarımızla bu hedefe odaklanmaktır. Peki Müge Ulusoy ve Gökçe Gülcüler hedefini neye göre belirliyor.
Üniversiteden mezun olduktan 10 yıl sonra nerede olmayı hayal ediyorsunuz?
GÖKÇE GÜLCÜLER
Ustamdan’dan önce birçok sosyal girişim projeleri üzerinde çalıştık. Ancak, Ustamdan’ın doğru nokta olduğuna karar vermemizin ve odaklanmamızın nedeni gerçek bir ihtiyaçtan doğması ve bizim ba-
şarılı olabileceğimize, sorunun çözümüne katkı sağlayabileceğimize inanmamız oldu. Girişimimize olan inancımız ve tutkumuz sayesinde on yıl sonra yurtdışına kapılarını açmış ve hikayeleri dilden dile aktarılan bir Ustamdan görüyorum.
MÜGE ULUSOY
Ustamdan sitesinin yanı sıra hedeflediğimiz birçok adım var. Ancak hedefleri zamanla genişletmek ve adım adım ilerlemek en önemlisi. Üniversite- den mezun olduktan sonra da Gökçe ile aldığımız karar doğrultusunda Ustamdan projemize devam edeceğiz. Ustamdan, bizim için hayatımız boyunca gerçekleştirmek istediğimiz hayalimiz. Elbette Us- tamdan’ın yanı sıra kendimizi geliştirmek istediği- miz alanlarda da ilerlemek istiyoruz. Her geçen gün, bir önceki günden çok daha bilgili ve deneyimli ol- mak kişisel olarak en büyük dileğim. 10 yıl sonra ise Ustamdan ile yurtdışına açılmış Müge ve Gökçe’yi görüyorum. Daha yeşil, daha temiz, barış dolu bir dünyada şu anda bizim gibi hayallerini gerçekleş- tirmek isteyen bir üniversite öğrencisinin mentoru olmak en büyük hayallerimden biri.