• Sonuç bulunamadı

İLİÇ-KEMAH (ERZİNCAN) JİPS FLORASI. Ece Gökçe ÇAKIR DOKTORA TEZİ BİYOLOJİ ANABİLİM DALI GAZİ ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "İLİÇ-KEMAH (ERZİNCAN) JİPS FLORASI. Ece Gökçe ÇAKIR DOKTORA TEZİ BİYOLOJİ ANABİLİM DALI GAZİ ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ"

Copied!
203
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)
(2)

İLİÇ-KEMAH (ERZİNCAN) JİPS FLORASI

Ece Gökçe ÇAKIR

DOKTORA TEZİ

BİYOLOJİ ANABİLİM DALI

GAZİ ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

(3)

Ece Gökçe ÇAKIR tarafından hazırlanan “İLİÇ-KEMAH (ERZİNCAN) JİPS FLORASI” adlı tez çalışması aşağıdaki jüri tarafından OY BİRLİĞİ ile Gazi Üniversitesi Biyoloji Anabilim Dalında DOKTORA TEZİ olarak kabul edilmiştir.

Danışman: Prof. Dr. Hayri DUMAN Biyoloji Anabilim Dalı, Gazi Üniversitesi

Bu tezin, kapsam ve kalite olarak Doktora Tezi olduğunu onaylıyorum. ....………….……..

Başkan: Prof. Dr. Şinasi YILDIRIMLI

Botanik Anabilim Dalı, Hacettepe Üniversitesi

Bu tezin, kapsam ve kalite olarak Doktora Tezi olduğunu onaylıyorum. .……….…….

Üye: Prof. Dr. Zeki AYTAÇ

Biyoloji Anabilim Dalı, Gazi Üniversitesi

Bu tezin, kapsam ve kalite olarak Doktora Tezi olduğunu onaylıyorum. ...……….………...

Üye: Prof. Dr. Latif KURT

Ekoloji ve Çevre Biyolojisi Anabilim Dalı, Ankara Üniversitesi

Bu tezin, kapsam ve kalite olarak Doktora Tezi olduğunu onaylıyorum. ...………

Üye: Prof. Dr. Murat EKİCİ

Biyoloji Anabilim Dalı, Gazi Üniversitesi

Bu tezin, kapsam ve kalite olarak Doktora Tezi olduğunu onaylıyorum. ...………

Tez Savunma Tarihi: 15/05/2018

Jüri tarafından kabul edilen bu tezin Doktora Tezi olması için gerekli şartları yerine getirdiğini onaylıyorum.

……….…….

Prof. Dr. Sena YAŞYERLİ Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü

(4)

ETİK BEYAN

Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Tez Yazım Kurallarına uygun olarak hazırladığım bu tez çalışmasında;

 Tez içinde sunduğum verileri, bilgileri ve dokümanları akademik ve etik kurallar çerçevesinde elde ettiğimi,

 Tüm bilgi, belge, değerlendirme ve sonuçları bilimsel etik ve ahlak kurallarına uygun olarak sunduğumu,

 Tez çalışmasında yararlandığım eserlerin tümüne uygun atıfta bulunarak kaynak gösterdiğimi,

 Kullanılan verilerde herhangi bir değişiklik yapmadığımı,

 Bu tezde sunduğum çalışmanın özgün olduğunu,

bildirir, aksi bir durumda aleyhime doğabilecek tüm hak kayıplarını kabullendiğimi beyan ederim.

Ece Gökçe ÇAKIR 15/05/2018

(5)

İLİÇ-KEMAH (ERZİNCAN) JİPS FLORASI (Doktora Tezi)

Ece Gökçe ÇAKIR GAZİ ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

Mayıs 2018 ÖZET

Bu çalışmada Erzincan ilinin İliç ve Kemah ilçelerinde bulununan jipsli alanlar florası incelenmiştir. 2014-2017 yılları arasında yapılan arazi çalışması sonucunda 1037 bitki örneği toplanmıştır. 69 familyaya ait 549 tür ve türaltı takson tespit edilmiştir. Bu taksonların 106’sı Türkiye için endemik olup endemizm oranı %19,3’tür. Taksonların fitocoğrafik bölgelere göre dağılımı; 21 (% 3,8) Akdeniz elementi, 255 (% 46,4) İran-Turan elementi, 21 (% 3,8) Avrupa-Sibirya elementi, 252 (% 46) geniş yayılışlı veya fitocoğrafik bölgesi belli olmayan taksonlardır. Çalışma sonucunda bilim dünyası için yeni olduğuna karar verilen 3 tür belirlenmiştir.

Bilim Kodu : 20306

Anahtar Kelimeler : Flora, Jips, İliç, Kemah, Erzincan Sayfa Adedi : 188

Danışman : Prof. Dr. Hayri DUMAN

(6)

GYPSUM FLORA OF İLİÇ-KEMAH (ERZİNCAN) SURROUNDS (Ph. D. Thesis)

Ece Gökçe ÇAKIR

GAZİ UNIVERSITY

GRADUATE SCHOOL OF NATURAL AND APPLIED SCIENCES May 2018

ABSTRACT

In this study gypsum area were examined in İliç and Kemah districts of Erzincan. 1037 plant specimens were collected during field studies between 2014-2017. 549 species and subspecies taxa belonging to 69 families were identified. 106 of these taxa are endemic for Turkey and endemism rate is 19,3 %. Distribution of taxa according to phytogeographical regions; Mediterraneaen elements are 21 (3,8 %) taxa, İrano-Turanian elements are 255 (46,4 %) taxa, Euro-Siberian elements are 21 (3,8 %) taxa, 252 (46 %) are taxa which are wide spread and whose phytogeographic regions are uncertain. As a result of this research, 3 new species are defined for the scientific world.

Science Code : 20306

Key Words : Flora, Gypsum, İliç, Kemah, Erzincan

(7)

TEŞEKKÜR

Çalışma konusu seçiminde ve araştırmalarım boyunca benden yardımını, ilgisini ve bilgisi esirgemeyen danışman hocam sayın Prof. Dr. Hayri DUMAN’a, teşhislerimde bana yardımcı olan ve bilgilerinden faydalandığım Prof. Dr. Mecit VURAL’a, Prof. Dr. Zeki AYTAÇ’a, Prof. Dr. Murat EKİCİ’ye, Doç. Dr. Mehmet Erkan UZUNHİSARCIKLI’ya, Arş. Gör. Dr. Mehmet Ufuk ÖZBEK’e, zorluk çekilen taksonların teşhislerinde bilgi ve tecrübelerini esirgemeyen Doç. Dr. Murat KOÇ’a (Minuartia), Dr. İsa BAŞKÖSE’ye (Noaea ve Krascheninnikovia), arazi çalışmalarımda hep yanımda olan maddi ve manevi desteğini esirgemeyen babam İbrahim ÇAKIR’a, Üstün başarılı genç bilim insanlarını destekleyen ve teşvik eden, toplumda bilim ve teknoloji kültürünün oluşmasına yardımcı olan TÜBİTAK kurumuna, doktora programım boyunca 2211- A Yurtiçi Doktora Burs Programı kapsamında sağladığı destekten ötürü teşekkürlerimi sunarım.

(8)

İÇİNDEKİLER

Sayfa

ÖZET ... iv

ABSTRACT ... v

TEŞEKKÜR ... vi

İÇİNDEKİLER ... vii

ÇİZELGELERİN LİSTESİ ... ix

ŞEKİLLERİN LİSTESİ ... x

RESİMLERİN LİSTESİ ... xi

HARİTALARIN LİSTESİ ... xii

SİMGELER VE KISALTMALAR... xiii

1. GİRİŞ ... 1

2. MATERYAL VE METOT ... 7

3. ALAN İLE İLGİLİ GENEL BİLGİLER ... 9

3.1. Jipsin Özellikleri ... 9

3.2. Coğrafi Durum ... 10

3.3. Jeoloji ... 12

3.3.1. Balpayam formasyonu ... 12

3.3.2. Hafik formasyonu ... 12

3.3.3. Kömür üyesi ... 13

3.3.4. Selimiye formasyonu ... 13

3.3.5. Karacaören formasyonu ... 13

3.3.6. Jips üyesi... 14

3.4. Büyük Toprak Grupları ... 14

3.4.1. Kolüvyal topraklar ... 14

(9)

Sayfa

3.4.3. Kahverengi topraklar ... 15

3.5. İklim ... 15

3.5.1. İklim ve genel iklim durumu ... 15

3.5.2. Rasat istasyonlarının genel özellikleri ... 16

3.5.3. Sıcaklık ... 16

3.5.4. Yağış ... 17

3.5.5 Nisbi nem ... 20

3.5.6. Rüzgar ... 20

3.5.7. Biyoiklim sentezi ... 22

4. PROJE ALANINDA BULUNAN EUNIS HABİTAT TİPLERİ ... 27

5. FLORA ... 29

6. SONUÇ VE ÖNERİLER ... 151

KAYNAKLAR ... 167

EKLER ... 173

EK-1. Çalışma alanından görüntüler... 174

EK-2. Alandaki bazı bitkilerin fotoğrafları ... 177

ÖZGEÇMİŞ ... 188

(10)

ÇİZELGELERİN LİSTESİ

Çizelge Sayfa

Çizelge 3.1. Araştırma alanının yakınındaki meteoroloji istasyonu bilgileri ... 16

Çizelge 3.2. Erzincan ilinin sıcaklık verileri (ºC) ... 16

Çizelge 3.3. Divriği ilçesinin sıcaklık verileri (ºC) ... 17

Çizelge 3.4. Erzincan ili ve Divriği ilçesinin ortalama sıcaklık farkı (ºC) ... 17

Çizelge 3.5. Ortalama toplam yağış miktarı ... 18

Çizelge 3.6. Yıllık yağışın mevsimlere göre dağılımı ve yağış rejimi tipi ... 20

Çizelge 3.7. Ortalama nispi nem (%) ... 20

Çizelge 3.8. Erzincan istasyonu yönlere göre rüzgarların esme sayıları toplamı ... 21

Çizelge 3.9. Divriği istasyonu yönlere göre rüzgarların esme sayıları toplamı ... 21

Çizelge 3.10. En hızlı esen rüzgar yönü ve hızı (m/sn) ... 22

Çizelge 3.11. Erzincan ve Divriği’nin biyoiklim katı ve bununla ilgili veriler ... 25

Çizelge 6.1. Çalışma alanında en çok taksona sahip 10 familya ... 152

Çizelge 6.2. Çalışma alanında en çok cins içeren 10 familya ... 153

Çizelge 6.3. Çalışma alanında en çok takson içeren 10 cins ... 153

Çizelge 6.4. Çalışma alanında belirlenen endemik taksonlar ve tehlike kategorileri ... 155

Çizelge 6.5. Çalışma alanında tür bakımından zengin familyaların diğer jips floraları ile karşılaştırılması ... 158

Çizelge 6.6. Çalışma alanında cins bakımından zengin familyaların diğer jips floraları ile karşılaştırılması ... 158

Çizelge 6.7. Tanacetum armenum ve yeni türün morfolojik olarak karşılaştırılması ... 161

Çizelge 6.8. Delphinium dasystachyum ve yeni türün morfolojik olarak karşılaştırılması ... 162

Çizelge 6.9. T. oxystegium, T.heterotomum ve yeni türün morfolojik olarak karşılaştırılması ... 164

(11)

ŞEKİLLERİN LİSTESİ

Şekil Sayfa

Şekil 3.1. Erzincan ili istasyonuna göre yağışın mevsimlere göre dağılışı ... 19

Şekil 3.2. Divriği ilçesi istasyonuna göre yağışın mevsimlere göre dağılışı ... 19

Şekil 3.3. Erzincan istasyonunda rüzgarların esme sayılarına göre rüzgargülü ... 21

Şekil 3.4. Divriği istasyonunda rüzgarların esme sayılarına göre rüzgargülü ... 22

Şekil 3.5. Erzincan ili iklim grafiği ... 25

Şekil 3.6. Divriği ilçesi iklim grafiği ... 26

Şekil 6.1. Çalışma alanındaki taksonların fitocoğrafik bölgelere göre dağılımı... 151

(12)

RESİMLERİN LİSTESİ

Resim Sayfa Resim 6.1. Yeni türün genel görünüşü ... 161 Resim 6.2. Yeni türe ait fotoğraflar ... 163 Resim 6.3. Yeni türün genel görünüşü ... 164

(13)

HARİTALARIN LİSTESİ

Harita Sayfa Harita 3.1. İliç ve Kemah ilçe sınırlarını gösteren uydu görüntüsü ... 11 Harita 3.2. Araştırma alanının kareleme sistemine göre yeri ... 12

(14)

SİMGELER VE KISALTMALAR

Bu çalışmada kullanılmış simgeler ve kısaltmalar, açıklamaları ile birlikte aşağıda sunulmuştur.

Simgeler Açıklamalar

°C Santigrat derece

% Yüzde

km Kilometre

m Metre

mm Milimetre

sn Saniye

Kısaltmalar Açıklamalar

CR Kritik

EN Tehlikede

IUCN Avrupa Doğa Bilgi Sistemi

LC Düşük riskli

NT Tehdite açık

sin. Sinonim

subsp. Alttür

var. Varyete

VU Duyarlı

(15)

1. GİRİŞ

Türkiye Kuzey Yarımküre’de Eski Dünya kıtalarından Avrupa ve Asya’nın birleşme yerinde iki yarımada üzerinde yer almaktadır. Türkiye’nin toplam yüz ölçümü 814 578 m2’dir (Güner, 2014: 9).

Türkiye floristik olarak oldukça zengin bir ülkedir. Bunların sebeplerinden birincisi birbirinden hem iklim hem de bitki örtüsü bakımından, dolayısıyla floristik açıdan farklı 3 bitki coğrafyası bölgesinin (Avrupa-Sibirya, Akdeniz ve İran-Turan) kesiştiği bir konumda olmasıdır. İkincisi Anadolu'nun Avrupa ve Asya kıtası arasında köprü konumunda olması ve buna bağlı olarak iki kıta arasında bitki göçleri ile bitki çeşitliliğin artmasıdır. Üçüncü olarak birçok taksonun farklılaşma merkezinin Anadolu oluşu, dördüncü olarak da Anadolu'da endemizm oranının yüksek oluşudur. Tür endemizmin yüksek olması iklim ve topoğrafyadaki çeşitliliğin fazla olması ve sınırlı da olsa Pleistosendeki buzullaşma ile ilgilidir. Beşinci olarak kültürü yapılan pek çok hububat, meyve ve süs bitkilerinin gen merkezi Anadolu ya da yakın çevresidir. Altıncı ve son olarak da edafik (topraksal) faktörlerin oldukça çeşitlilik göstermesidir. Bunun dışında pek çok kurak bölgede ekonomik öneme sahip yem bitkisi türleri doğal olarak yetişmekledir (Erik ve Tarıkahya, 2004).

Dünya üzerinde belirlenen 25 küresel sıcak nokta bulunmaktadır. Küresel ölçekteki bu 25 sıcak noktadan iki tanesi olan; Kafkasya sıcak noktası kuzeydoğudan, Akdeniz Havzası sıcak noktası da Ege ve Akdeniz kıyılarına yakın bölgeleri içerisine alarak Türkiye sınırlarının içine uzanmaktadır (Çağlar, 2004).

Ülkemiz florası yukarıda anlatılan sebeplerden dolayı oldukça zengin ve ilginç olması sebebiyle birçok araştırmacının dikkatini çekmiştir. Ülkemizde bitki toplayan araştırmacılar sırasıyla: Evliya Çelebi 1630-1640, C. Aubriet ( Fransız ressam) 1700-1702, J.P. Tournefort (Fransız botanikçi) 1700-1702, W. Sherard (İngiliz botanikçi) 1703-1716, J.C. Buxbaum (botanikçi, entomolog) 1726, J.P. Forsskal (botanikçi) 1761, G.A. Olivier (entomolog, hekim) 1792-1798, J. Sibthorp (İngiliz botanikçi) 1787-1788, J.S.C.D. d’Urville 1819-1820, P.M.R. Aucher-Éloy (Fransız kimya, doğa bilimcisi) 1830-1838, F.W. Noë (hekim, eczacı), H.F. Jaubert (siyasetçi, botanikçi) 1839, I. Frivaldszky (doğa bilimcisi), F. Flischer (hekim, eczacı) 1827, E. Wiedemann (Alman botanikçi) 1834-1835, P.E. Botta 1840, G.C. Montbret, F. Pestalozza 1850, K.H. Emil Koch (Alman botanikçi) 1836-1844, P.E. Boissier (İsviçreli

(16)

Botanikçi) 1842-1845, G. Clementi 1849-1850, T.C.M. Kotschy (Avusturyalı botanikçi) 1836-1862, A.H.R. Grisebach (Alman hekim, botanikçi) 1839, Thirke (Alman hekim, botanikçi) 1839-1844, E. Forbes (doğa bilimcisi) 1842, H.H. Calvert, G.A. Thuret (Fransız botanikçi), T.H.H. Heldreich (Alman botanikçi) 1845-1851, P. Tchitatcheff (Rus doğacı, politikacı) 1848-1863, A.H. Layard 1849, A.H. Pavillon 1853, C.V.A. Duparquet, B.B.

Balansae (Fransız botanikçi) 1854-1857, J. Kirk (İngiliz hekim) 1855-1856, E. Bourgeau 1860-1862, H.K. Haussknecht (eczacı, botanikçi) 1864-1869, G.E. Post 1865, H. Dingler (botanikçi, hekim) 1870, V. Janka (Macar bilim adamı) 1872, T. Pichler (Avusturyalı bilim adamı) 1874, H.J. Elwes (İngiliz kelebekçi, entomolog) 1874, R.L.K. Virchow (Alman hekim, antropolog, tıp, tarihçi, siyaset adamı) 1879, H. Schliemann, F. Calvert 1880-1884, O. Stapf (Avusturyalı botanikçi) 1880, F.A. Shepard (hekim) 1882-1919, W. Jablonowski (Lehistanlı hekim ve araştırıcı) 1882-1886, W. Barbey (bilim adamı), E. Formanek (öğretmen), P.E.E. Sintenis (Alman botanikçi) 1883-1890, E. Whittall, F. Luschan (hekim, arkeolog, antropolog, etnolog) 1881-1885, G. Maw (İngiliz botanikçi) 1886, J.J.

Manisadjian (Alman botanikçi) 1890-1915, A. Degen (hekim, botanikçi) 1890, A.N.

Michailowich (Rus botanikçi), J.F.N. Bornmueller (Alman botanikçi) 1892-1929, J. Nemetz (Avusturyalı öğretmen) 1894-1897, W.E. Siehe (Alman botanikçi) 1895-1924, G.V.A.

Aznavour (Türk uyruklu botanikçi) 1895-1930, E. Zederbauer 1902, B.V.D. Post (hekim, biyoloji öğretmeni) 1905-1947, E. Wimmer 1905-1910, H.R.E.F. Handel-Mazzetti (Avusturyalı botanikçi) 1907-1910, A. Aaronsohn (Romanyalı botanikçi) 1908, F. Nábelěk (Çek botanikçi) 1909-1910, J. Andrasovszky (Macar bilim adamı) 1911, I.V.Palibin (Rus bilim adamı) 1918, H. Czeczott (Alman botanikçi) 1925, R.C. Lindsay 1925-1926, P.M.

Zhukovsky (ziraatçi), F. Hermann (Alman bilim adamı) 1927, M. Haradjian, C.A. Regel (Alman botanikçi) 1930-1966, O.A.K.Schwarz (Alman botanikçi) 1931-1934, H. Reese (İsviçreli hekim) 1931-1939, K. Krause (Alman botanikçi) 1933-1939, H.B:W. Gourlay (hekim) 1833-1835, J.G. Gassner (Alman fitopatolog) 1934-1939, E.K. Balls 1933-1935, A.

Huber-Morath 1935-1969, A. Heilbronn (Alman genetikçi), W. Gleisberg (Alman araştırıcı), W. Kotte (Alman araştırmacı), F. Markgraf (İsviçreli araştırıcı), L. Brauner (Alman botanikçi), M. Zohary (İsrailli bilim adamı), H. Bağda (bitki fizyoloğu) 1940-1941, H.K. Walter (Alman botanikçi) 1951-1955, K.A. Tomur, O. Tosun (ziraatçi) 1960, H.

Birand, K.H. Reichinger (Avusturyalı botanikçi) 1984, K. Mıhçıoğlu 1940, M. Başarman- Heilbronn, K. Aulich (botanikçi) 1936-1941, S. Kuntay, H. Kayacık, B. Kasaplıgil, O.V.

(17)

araştırıcı), L.G. Dodds (İngiliz botanikçi), M.J.E. Coode 1962-1965, G. Taubenheim (Alman botanikçi), H.Peşmen’dir (Ekim, 2004; Erik ve Tarıkahya, 2004; Güner, 2014: 245-285). Bu bilgi birikimi ile ilk önce 1867- 1888 yılları arasında E. Boissier tarafından 5 esas ve bir ek ciltlik Flora Orientalis adlı eser yayınlanmıştır. Daha sonra temel kaynağımız olan Flora of Turkey and the East Aegean Islands (Türkiye ve Doğu Ege Adaları Florası) adlı eser yayınlanmıştır (Erik ve Tarıkahya, 2004). Flora of Turkey and the East Aegean Islands adlı eser P.H. Davis editörlüğünde 1965-1985 yılları arasındaki yirmi yıllık sürede 9 cilt olarak yayınlanmıştır (Davis, 1965-1985). Ciltlerin yayınlanmasından sonra ortaya çıkan bulguların da eklenmesi sonucunda 1988'de 10. cilt ve 2000 yılında da 11. ek ciltler yayınlanmıştır (Davis, Mill ve Tan, 1988: 1-303; Güner, Özhatay, Ekim ve Başer, 2000: 1- 656). 11. ek cilt sonucunda ülkemizden 12 006 tür ve tür altı taksonun yayılış gösterdiği tespit edilmiştir (Erik ve Tarıkahya, 2004; Güner 2014: 1-512). Özhatay, Kültür ve Gürdal (2013) tarafından yayınlanan altıncı ek listede 228 takson; Özhatay, Kültür ve Gürdal (2015) tarafından yayınlanan yedinci ek listede 99 takson; Özhatay, Kültür ve Gürdal (2017) tarafından yayınlanan sekizinci ek listede 152 takson ilave edilmiştir. Türkiye Bitkileri Listesi (Damarlı Bitkiler) kitabı 2012 yılında yayınlanmış olup APG III sistemi esas alınmıştır (Güner, 2012: 1-887). Buna göre tür ve türaltı takson sayısı 11707 olarak belirlenmiştir. Diğer ciltlerin yazımı hala devam eden Resimli Türkiye Florası adlı eserin ise ilk cildi (Resimli Türkiye Florası cilt 1) 2014 yılında, ikinci cildi (Resimli Türkiye Florası cilt 2) 2018 yılında yayınlanmıştır (Güner, 2014: 1-512, 2018:1-800).

Çalışma alanımızın da içerisinde yer aldığı Erzincan ili ve çevresinde yapılmış birçok flora çalışması mevcuttur. Bu çalışmalar; Kandemir ve Türkmen (2008) tarafından hazırlanan

“Flora of Üzümlü - Sakaltutan (Erzincan - Gümüşhane)”, Korkmaz ve Turgut (2014) tarafından hazırlanan “Flora of Ergan Mountain (Erzincan / Turkey)”, Onkaş (2016) tarafından hazırlanan “Dumanlı Dağları (Refahiye - Erzincan) Florası”, Yıldırımlı (1995) tarafından hazırlanan “Flora of Munzur Dağları (Erzincan - Tunceli)”, Kaya (1996) tarafından hazırlanan “Tercan Çevresi ile Sengül (Erzincan) ve Bağırbaba (Tunceli) Dağlarının Florası” dır.

Çalışma konumuzun amacı;

1. Ülkemiz jips florası son derece ilginçtir. Jipsli toprakların ülkemizdeki en iyi temsil edildiği bölgeler Ankara, Sivas, Çankırı, Eskişehir ve Erzincan İliç çevresidir. Ankara,

(18)

Sivas, Çankırı, Eskişehir Jipsli alanlarına ait flora ve vejetasyon çalışmaları bulunmaktadır Bunlar;

 Akpulat ve Çelik (2005) tarafından yayınlanan “Flora of Gypsum Areas in Sivas in the Eastern Part of Cappadocia in Central Anatolia, Turkey” adlı çalışmaya göre ilgili alandan 340 tür ve türaltı seviyede takson tespit edilmiş olup bunların 122’si endemiktir.

Endemizm oranı %35,8 olduğu belirtilmiştir.

 Hamzaoğlu ve Aydoğdu (1995) tarafından yayınlanan “Hafik (Sivas) ve Çevresindeki Jipsli Toprakların Florası” adlı çalışmaya göre ilgili alandan 371 tür ve türaltı seviyede takson tespit edilmiş olup bunların 94’ü endemiktir. Endemizm oranı %25,3 olduğu belirtilmiştir.

 Öztürk (2016) tarafından hazırlanan “Eskişehir'deki jipsli ve marnlı toprakların flora ve vejetasyonu” başlıklı doktora tez çalışmasına göre ilgili alandan 738 tür ve türaltı seviyede takson tespit edilmiş olup bunların 130’u endemiktir. Endemizm oranı

%17,6’dır.

 Ertuğrul (2011) tarafından hazırlananÇankırı–Korubaşı Tepe ve Civarındaki Jipsli Alanların Florası” adlı yüksek lisans tez çalışmasına göre ilgili alandan 358 tür ve türaltı takson tespit edilmiş olup bunların 63’ü endemiktir. Endemizm oranı %17,6’dır.

 Sağıroğlu (1998) tarafından “Karlık Tepe ve Civarının (Çankırı) Florası” adlı yüksek lisans tez çalışmasına göre ilgili alandan 365 tür ve türaltı takson tespit edilmiş olup bunların 57’si endemiktir. Endemizm oranı %16’dır.

 Aydoğdu, Akman, Quezel, Barbero, Ketenoglu ve Kurt (1994) tarafından yayınlanan

“Syntaxonomic analysis of gypsaceous vegetation of the surrounding area between Ayas-Polatli and Beypazari (Ankara, Turkey)” adlı çalışmaya göre Onobrychido armenae-Thymetalia leucostomi ordosu, Astragalo karamasici-Gypsophilion eriocalycis alyansına ait 9 yeni bitki birliği tanımlanmıştır.

Yurt içindeki mevcut jips flora ve vejetasyon çalışmalarının yanısıra ülkemizi de içine alan oldukça kapsamlı jips florası çalışması olan “A first inventory of gypsum flora in the Palearctic and Australia” adlı makale 2018 yılında yayınlanmıştır. (Pérez-García ve diğerleri, 2018). 54 ülkeyi kapsayan bu makale ile 935 takson tespit edilmiştir.

Yukarıda belirtilen çalışmalar incelendiğinde Erzincan İliç ve Kemah çevresi jipsli alanlarına ait detaylı bir çalışma bulunmamaktadır. Ayrıca toprakta jipsin varlığı stres koşullarına dayanıklı bitkilerin yetişmesine sebep olmaktadır. Bu da endemizm oranını

(19)

2. Ayrıca tez alanının da içerisinde bulunduğu Erzincan ve çevresinden birçok yeni tür tanımlanmıştır. Bunlar;

Kandemir, İlhan, Korkmaz ve Karacan (2014) “Scrophularia fatmae (Scrophulariaceae) Doğu Anadolu Bölgesi’nden Sıradışı Yeni Bir Sıracaotu (Scrophularia L.) Türü”

 Kandemir, Ecevit Genç ve Genç (2009) “Silene dumanii (Caryophyllaceae) a New Species from East Anatolia, Turkey”

Kandemir (2007) “A New Campanula (Campanulaceae) from East Anatolia, Turkey”

Ecevit Genç, Kandemir ve Genç (2007) “A new Species of Silene (Caryophyllaceae) from East Anatolia, Turkey”

Akalın ve Akpulat (2012) “Rhabdosciadium urusakii sp. nov. (Apiaceae) from East Anatolia (Turkey)”

 Kandemir ve Hedge (2007) “An Anomalous New Ferulago (Apiaceae) from Eastern Turkey”

Kandemir, Aytaç ve Yavru Fişne (2017) “Aethionema erzincanum (Brassicaceae), a New Species from Turkey”

Karavelioğlu, Duran ve Hamzaoğlu (2004) “Verbascum tuna-ekimii (Scrophulariaceae), a New Species from Turkey”

 Wagenitz ve Kandemir (2008) “Two New Species of the Genus Psephellus (Compositae, Cardueae) from Eastern Turkey”

 Kandemir ve Türkmen (2010) “ A New Species of Onosma (Boraginaceae) from Eastern Turkey”

 Menemen, Kandemir ve Downie (2016) “Pastinaca erzincanensis (Apiaceae), A New Species from Eastern Turkey and its Phylogenetic Position within Tordylieae”

 Korkmaz, Kandemir, İlhan ve Yıldırım Doğan (2014) “Tanacetum erzincanense (Asteraceae) a New Species from East Anatolia”

Aytaç, Kandemir ve Fişne (2015) “Silene kemahensis (Caryophyllaceae) Erzincan (Türkiye)’dan Yeni bir Nakılçiçeği (Silene L.)”

Özhatay ve Kandemir (2014) “Allium erzincanicum (Sect. Allium) Doğu Anadolu Bölgesi’nden Yeni bir Soğan (Allium L.) türü”

Doğan, Kandemir, Osma ve Duran (2014) “Jurinea kemahensis (Asteraceae), a New Species from East Anatolia”

(20)

Bu yüzden burada yapılan çalışma ile bu bölgenin florasını ortaya koymak, varsa alandaki yeni türleri bilim dünyasına kazandırmak, ilginç yayılış gösteren taksonların yayılış alanlarını genişletmek,

3. Erzincan’a ait endemik bitkileri için Kandemir, Sevindi, Korkmaz ve Çelikoğlu 2015 yılında “Erzincan (Türkiye)’a Özgü Endemik Bitki Taksonlarının IUCN Tehdit Kategorileri” başlıklı makale yayınlamışlardır. Mevcut makale dikkate alınarak alanda bulunan endemik bitkileri IUCN kategorilerine göre durumlarını tekrar değerlendirmek, 4. Materyal yetersizliği nedeniyle Flora of Turkey adlı eserde betimi eksik kalmış

taksonların betimlerinin eksikliklerinin giderilmesine katkıda bulunmak,

5. Yapılacak olan arazi çalışmaları sonucunda nadir yayılışlı taksonların populasyonları hakkında bilgi derlemektir.

(21)

2. MATERYAL VE METOT

Araştırma alanı jeoloji bilgileri Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nden temin edilen “1:100 000 ölçekli Türkiye jeoloji haritalarından alınmıştır (Aktimur, 1988: 1-12;

Bilgiç, 2008 a: 1-11, 2008 b: 1-10; Tarhan, 2008: 1-27; Yusufoğlu, 2011: 1-18).

Araştırma alanına ait büyük toprak gruplarına ait toprak verileri “Erzincan İli Arazi Varlığı”

kitabından yararlanılmıştır (Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü Etüd ve Proje Daire Başkanlığı, 2000: 1-93).

Araştırma alanına yakın rasat istasyonlarının meteorolojik verileri Orman ve Su İşleri Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden temin edilmiştir. Erzincan ve Divriği rasat istasyonlarına ait veriler ile Gaussen metoduna göre iklim diyagramları çizilmiştir. Yıllık yağış miktarının mevsimlere göre dağılışı daire grafiğiyle, rüzgar verileri tablo ve rüzgar gülü diyagramıyla, nispi nem verileri de tablo halinde verilmiştir. Kuraklık ve biyoiklim katları Emberger metoduna göre hesaplanmıştır. Bilgileri yorumlamak için İklim ve Biyoiklim kitabından yararlanılmıştır (Akman, 1999: 212-326).

Araştırma alanı Erzincan ili sınırları içerisinde yer almaktadır. 2014 - 2017 yılları arasında vejetasyon döneminde periyodik olarak arazi çalışması yapılmıştır. Toplam 1037 adet hem çiçekli hem meyveli bitki örneği toplanmıştır. Toplanan bitki örnekleri herbaryum kurallarına uygun kurutulmuş ve preslenmiştir.

Bitki teşhisinde Flora of Turkey and the East Aegean Islands vol. 1-9, Flora of Turkey and the East Aegean Islands (suppl.1) vol. 10, Flora of Turkey and the East Aegean Islands (suppl.2) vol. 11 kullanılmıştır (Davis, 1965-1985; Davis ve diğerleri, 1988: 1-303; Güner ve diğerleri, 2000: 1-656).

Teşhis sırasında kullanılan bu temel eserlerin yanı sıra aşağıdaki eserlerden de yararlanılmıştır. The Synopsis of the Genus Gagea (Liliaceae) in Turkey (Tekşen ve Karaman Erkul, 2015), Synopsis of Turkish Acantholimon Boiss. (Plumbaginaceae) (Doğan ve Akaydın, 2007), Verbascum tuna-ekimii, a new species from Turkey (Karavelioğulları, ve diğerleri, 2004), Two New Species of the Genus Psephellus (Compositae, Cardueae) from Eastern Turkey (Wagenitz ve Kandemir, 2008), Aethionema erzincanum (Brassicaceae), a

(22)

new species from Turkey (Kandemir ve diğerleri, 2017), A New Species of Onosma (Boraginaceae) from Eastern Turkey (Kandemir ve Türkmen, 2010), Astragalus aytatchii (Fabaceae), a new species from Anatolia (Akan ve Civelek, 2001), Türkiye Orobanche L.

(Orobanchaceae) cinsinin taksonomik revizyonu, İran taksonları ile ilişkisi ve moleküler filogenisi (Zare, 2012).

Taksonlar Türkiye Bitkileri Listesi (Damarlı Bitkiler) kitabına göre sıralanmış olup bitkilerin Türkçe isimleri yine aynı kaynaktan yararlanılarak yazılmıştır (Güner ve diğerleri, 2012: 1- 887).

Endemik bitkilerin tehlike kategorileri için Türkiye Bitkileri Kırmızı Kitabı (Ekim ve diğerleri, 2000: 1-150), Erzincan (Turkey)’a Özgü Endemik Bitki Taksonlarının IUCN Tehdit Kategorileri (Kandemir ve diğerleri, 2015), Guidelines for Using the IUCN Red List Categories and Criteria (Standards and Petitions Subcommittee of the IUCN Species Survival Commission, 2017) kaynaklarından yararlanılmıştır.

Yıldırımlı (2001, 2005, 2008, 2009) tarafından yayınlanan makaleler incelenerek B7 karesi için yeni takson olup olmadığı araştırılmıştır.

Çalışılan alanda tespit edilmiş olan cins, tür varsa alttür ve varyetelere ait teşhis anahtarları hazırlanmıştır. Bu anahtarların bir kısmı örneklere dayalı olarak bir kısmı da Flora of Turkey and the East Aegean Islands temel alınarak yapılmıştır. Anahtarlarda geçen İngilizce veya Latince sözcüklerin Türkçe çevirisi için “İngilizce–Türkçe Botanik Kılavuzu” ve “Resimli Türkiye Florası cilt 1” kullanılmıştır (Baytop, 1998: 1-375; Güner, 2014: 445-512).

Teşhiste kullanılan terminoloji için “İngilizce–Türkçe Botanik Kılavuzu” ve “Botanical Latin” adlı eserlerden yararlanılmıştır (Baytop, 1998: 1-375; Stearn, 1973: 1-379).

Araştırma alanı B7: Erzincan ili içerisinde yer aldığından tekrardan kaçınmak için lokalite kısımlarında belirtilmemiştir. Lokalite verirken taksonun toplandığı yer, habitatı, yükseklik, toplama tarihi, toplayıcı numarası, endemik olup olmadığı, varsa fitocoğrafik bölge elementi sırasıyla yazılmıştır.

(23)

3. ALAN İLE İLGİLİ GENEL BİLGİLER

3.1. Jipsin Özellikleri

Jips (CaSO4+2H2O) esas olarak jeolojik kökenli olup jeolojik oluşumlara bağlıdır. Birçok jipsli toprakta karşılaşılan diğer bir durum ise jipsin pedogenetik olaylar sonucunda oluşmasıdır. Yağmur suyunun toprakta aşağıya doğru akması ya da taban suyunun kapilaritesi sebebiyle yükselip buharlaşması sonucunda oluşan jips birikimi pedogenetik bir olaydır (Kayabaş, 2012; Bolukbasi, Kurt ve Palacio, 2016). Jips su ihtiva eden kalsiyum sülfat ya da su ihtiva etmeyen kalsiyum sülfat anhidrit birleşiklerinden oluşur. (Alphen ve Rios Romero, 1975: 1-16). Jips ayrıca asit sülfat topraklarda sülfirik asit ve CaCO3

reaksiyonu ile de oluşur (Verheye ve Boyadgiev, 1997). Jips birikimlerine katışıksız (Pür) jips halinde ender rastlanmaktadır. Birikimler, genellikle jips- CaCO3 veya jips- toprak zerreleri karışımları halinde görülmektedirler. Jips kristallerini, doğada bazen üzerleri CaCO3’la kaplanmış olarak da görmek mümkündür (Alphen ve Rios Romero, 1975: 1-16).

Jipsin sertlik derecesi 2, özgül ağırlığı 2.30 dur (Akpulat ve Çelik, 2005; Korkmaz ve Özçelik, 2012). Jipsin çözünürlüğü 25 °C’de 2,6 gr/l’dir (Verheye ve Boyadgiev, 1997;

Özdeniz, Bölükbaşı, Kurt ve Özbey, 2016).

Jipsli topraklar bünyesinde % 2’den fazla jips barındırmaktadır. Jipsli toprakların alt tabakalarında bu oran %14’den fazladır (Alphen ve Rios Romero, 1975: 1-16; Ketenoğlu, Aydoğdu, Kurt, Akman ve Hamzaoğlu, 2000)

Dünya’da yaklaşık jipsli topraklar 100 milyon hektarı aşmaktadır (Palacio, Escudero, Ontserrat-Martí, Maestro, Milla ve Albert, 2007; Verheye ve Boyadgiev, 1997). Kuzey, Orta ve Doğu Afrika'da (51 milyon ha), Orta-Güney (21 milyon ha) ve Orta-Kuzey Asya'da (16 milyon ha) yaygındırlar (Verheye ve Boyadgiev, 1997).

Akdeniz kuşağı ülkelerinden Tunus % 33.80, Suriye % 22.30, Mısır % 10.10, İspanya % 7.00 ve Türkiye % 0.50’lik (toplam 395000 hektar) jipsli alana sahiptir (Akpulat ve Çelik, 2005; Korkmaz ve Özçelik, 2012). Ülkemizde ise jipsli topraklar; Sivas, Erzincan, Kayseri, Malatya (Darende, Gürün) Ankara (Ayaş, Beypazarı, Polatlı, Acıkır), Eskişehir (Sivrihisar), Afyon (Emirdağ), Çankırı-Çorum arasında yaygındır. Bu alanlar dışında jipsli topraklar lokal olarak Denizli, Çanakkale Ezine ve Trakya’da yayılış göstermektedir (Kurt,

(24)

Ketenoğlu, Aydoğdu, Tuğ, Geven ve Çiçek, 2010). Bu jipsli bölgelerde tersiyer denizlerinin körfez ve lagünler şeklinde sokulduğu yerlerde oluşmuştur (Korkmaz ve Özçelik, 2012).

Endemizm açısından zengin olan jipsli topraklar jeolojik ada veya edafik ada olarak adlandırılır (Özdeniz ve diğerleri, 2016). Jipsli toprak kurak ve yarı kurak bölgelerde bulunur. Bu kurak ve yarı kurak bölgelerde yetişme ortamının stres koşulu oluşturabilecek fiziksel ve kimyasal etkileri bulunmaktadır (Meyer, Garcia-Moya ve Lagunes-Espinoza, 1992; Mota, Sola, Jiménez-Sánchez, Pérez-García ve Merlo, 2004; Oyonarte, Sanchez, Urrestarazu ve Alvarado, 2002; Özdeniz ve diğerleri, 2016). Jipsli toprakların fiziksel özelliklerini plastisite, kohezyon ve agregasyon eksikliği belirler (Guerrero Campo, Alberto, Maestro Martínez, Hodgson ve Montserrat Martí, 1999; Palacio, Escudero, Montserrat- Marti, Maestro, Milla ve Albert, 2007). Jips içeriği sebebiyle sertleşen toprak bitki köklerine direnç gösterir ve bitki köklerinin derine inme olasılığını azaltır (Guerrero Campo ve diğerleri, 1999; Palacio ve diğerleri, 2007; Alphen ve Rios Romero, 1975: 1-16). Jipsli topraklar %25’i aşan jips içermesi durumunda bitki büyümesine olumsuz etki yapar.

Toprakta jips miktarı ile katyon değişim kapasitesi ters orantılıdır. Kalsiyum miktari yüksek olduğunda magnezyum ve potasyum alınımı engellenmektedir (Özdeniz ve diğerleri, 2016).

Ayrıca yüksek konsantrasyondaki sülfat iyonları bitkiler için toksiktir (Palacio ve diğerleri, 2007; Ruiz, López-Cantarero, Rivero ve Romero, 2003; Meyer, 1986). Toprakta potasyum ve magnezyum miktarı da azdır (Alphen ve Rios Romero, 1975: 1-16). Bu gibi stresli koşullar ağaçların büyümesi için uygun değildir ve bu nedenle bitki örtüsü esas olarak strese toleranslı yarı çalılar, bazı seyrek çalılar, otsu çok yıllık bitkiler ve tek yıllık bitkilerden oluşur (Parsons, 1976; Palacio ve diğerleri, 2007).

Jipsli habitatlarda yaşayan bitkiler sadece jipsli topraklarda yaşayan jipsofit ve hem jipsli topraklarda yaşayabilen hem de jips içermeyen topraklarda yaşayan jipsovaglar olmak üzere iki sınıfa ayrılır. Jipsofitler, jipsovaglardan daha yüksek kükürt, kalsiyum ve toplam kül konsantrasyonlarına sahiptir. Jipsofit ve jipsovagların dağılımını ve performansını kontrol eden faktörler hala tam olarak anlaşılamamıştır (Palacio ve diğerleri, 2007).

3.2. Coğrafi Durum

(25)

(1965-1985) kareleme sistemine göre B7 karesinde yer almaktadır (Harita 3.2.). Çalışma alanının kuzeyinde Refahiye ilçesi, kuzey doğusunda Erzincan merkez, güneyinde Tunceli ili ve Kemaliye ilçesi, batısında ise Sivas ili bulunmaktadır. İlçe sınırlarının yaklaşık dış çevresi 300 km, alanı 3 751 km2’dir. İliç ve Kemah ilçelerinde jipsli alanlar; Bağıştaş civarı, Çilesiz- Turgutlu köyleri arası, Boyalık köyü ve Hasanova mezrası yakınları, Kuruçay mevkii, Bozyayla köyü civarı, Leventpınarı köy ayrımı- Leventpınarı köyü arası, İliç-Kemah karayolu ve çevresi, Savaş Gediği geçidi- Kayabaşı köyü arası, Atma köyü civarı, Yahşiler köy ayrımı- Yahşiler köyü arası, Kömür köyü, Oğuz köyü yakınlarıdır (Harita 3.1.).

Harita 3.1. İliç ve Kemah ilçe sınırlarını gösteren uydu görüntüsü (Google Earth, 2017)

(26)

Harita 3.2. Araştırma alanının kareleme sistemine göre yeri 3.3. Jeoloji

3.3.1. Balpayam formasyonu

Formasyon tüflü kireçtaşı, mikritik kireçtaşı, kiltaşı, marn, kumtaşı, çakıltaşı, çamurtaşı, lav (bazaltik andezit, andezit, trakit, dasit-riyolit) ve piroklastik kaya (aglomera, tüfit, volkanik breş) türlerinden oluşur. Yer yer bordo-kızıl renkli karasal kırıntı (çakıltaşı, kumtaşı, silttaşı, çamurtaşı) ve jips-anhidrit ara katkılıdır. Tüm bu kaya türleri birbirleriyle düşey ve yanal geçişlidir. Yer yer ofiyolit, metamorfit ve Anadolu volkano-sedimanter seriye ait birimlerinin kırıntı, çakıl ve bloklarını olistolit olarak içerir. Volkano-sedimanter birimler egemendir. Bazı yerlerde çok az volkanit ara katkı içeren fliş ve kırıntılardan oluşmaktadır.

Formasyon benzer kaya türlerinden oluştuğu için, ayırtlanmadığından geniş yaş aralığı verilmiştir (Tarhan, 2008: 1-27).

3.3.2. Hafik formasyonu

Beyaz renkli jips ve alacalı (kırmızı, yeşil, mavi, şarabi) renkli kiltaşı- kumtaşı ardalanmasından oluşur. Bu formasyonda hakim birim jipstir. Yaklaşık 700-750 m. kalınlığa sahip olan Hafik formasyonu, lagüner ortamda çökelmiştir (Aktimur, 1988: 1-12).

(27)

3.3.3. Kömür üyesi

Başlıca kumtaşı, kiltaşı, killi kireçtaşı, silttaşı ve çamurtaşı ardalanmasından oluşur. Birçok yerde jips ve kömürlü düzeyler bulunmaktadır. Çalışma alanında en geniş yayılıma sahip kömür üyesinin kalınlığı 470 m. olup, inceleme alanın orta kesiminde Çakıltaşı üyesi, güneybatıda ise Kömür üyesi batıya doğru genişleyerek devam etmektedir.

Kumtaşları, gri, sarımsı boz ve yeşilimsi gri renkli, orta yer yer kalın tabakalı, sıkı pekişmiş karbonat çimentolu olup, eklem sistemleri gelişmiştir. Sedimanter yapı olarak çapraz tabakalanma, yük kalıbı ve ripple marklar gözlenmektedir. Bazı düzeyleri bitki parçası ve kömür içermektedir.

Kiltaşı, silttaşı ve çamurtaşları gri, kırmızı, grimsi boz ve kahve renkli, ince- orta tabakalı, çubuksu ayrışmalı, kırılgan ve gastropod ile lamellibranş kavkılı olup kolayca ayrışmalıdır.

Bazı düzeylerde jips gözlenmektedir.

Killi kireçtaşları, koyu gri, sarımsı gri ve boz renkli, ince-orta tabakalı, kırıklı ve çatlaklı, çatlaklar ince kalsit dolgulu, yer yer konkoidal kırılma yüzeyli ve Fe- oksitli olup, mikrit, intramikrit, killi mikrit ve pelmikrit dokuludur (Yusufoğlu, 2011: 1-18).

3.3.4. Selimiye formasyonu

Sarı, kırmızı, gri renkli tabakalı ve sıkı tutturulmuş olan çakıltaşı-kumtaşı-çamurtaşı ve jips ardalanmasından oluşur. Orta kalın tabakalı ve sıkı tutturulmuş olan çakıltaşı-kumtaşları çapraz tabakalanmalı ve derecelendirilmelidir. İnce tabakalı olan kiltaşı ve çamurtaşları ise beyaz renkli, jips ara katkılıdır (Bilgiç, 2008a: 1-11).

3.3.5. Karacaören formasyonu

Kalın tabakalı ve bol kavkılı kireçtaşları ile başlar, bazalt ara katkıları içeren kumtaşı, kiltaşı ve çamurtaşları ile devam eder. Bol çapraz tabakalı olan ve jips düzeyleri ile kömür damarları da içeren bu kırıntılıların üzerinde, kavkılı kireçtaşları yer alır (Bilgiç, 2008a: 1- 11, 2008b: 1-10).

(28)

3.3.6. Jips üyesi

Sarı, beyaz renkli jips ve kil ara katkılıdır. Kırıntılı çökellerle yanal geçişlidirler. Formasyon genel olarak sığ denizsel (kıyı) ortamında depolanmıştır (Bilgiç, 2008b: 1-10).

3.4. Büyük Toprak Grupları

3.4.1. Kolüvyal topraklar

Genellikle dik eğimlerin eteklerinde ve vadi ağızlarında yer alırlar. Yer çekimi, toprak kayması, yüzey akışı ve yan derelerle taşınarak biriken materyaller üzerinde oluşmuş (A) C profilli genç topraklardır. Profilde, yağışın veya yüzey akışının yoğunluğuna ve eğim derecesine göre değişik parça büyüklüğünü içerir katlar görülür. Bu katlar düzensizdir.

Yüzey akış hızının azaldığı oranda parçaların çapları küçülür. Eğimin çok azaldığı yerlerde, parçacıklardaki küçülme alüvyum parçaları düzeyine geldiğinden bu gibi yerlerde kolüvyal topraklar, geçişli olarak alüviyal topraklara karışır. Bunlarda eğim tek tip olup materyalin geldiği yöne doğru artmaktadır. Arasıra taşkına maruz kalırsa da eğim ve bünye nedeniyle drenajları iyidir. Tuzluluk ve sodiklik gibi sorunları yoktur (Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü Etüd ve Proje Daire Başkanlığı, 2000: 1-93).

3.4.2. Kahverengi orman toprakları

Bu toprak yüksek kireç içeriğine sahip ana madde içerirler. (B) C profili olup horizonlar birbirlerine tedricen geçiş yaparlar. A horizonu belirgindir. Gözenekli veya granürler bir yapıya sahiptirler. Reaksiyonu kalevi bazen de nötrdür. A horizonundaki organik madde mull şeklindedir, yani mineral madde iyice karışmıştır. B horizonu daha açık renktedir, genellikle kahverengidir, bazen renk kırmızıdır. Reaksiyonları genellikle kalevi bazen de nötrdür. Granüler veya yuvarlak köşeli blok yapıdadır. Çok az miktarda kil birikmesi olabilir. Horizonun aşağı kısımlarında CaCO3 birikmesi görülebilir (Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü Etüd ve Proje Daire Başkanlığı, 2000: 1-93).

(29)

3.4.3. Kahverengi topraklar

Çeşitli ana maddelerden oluşan ABC profilli zonal topraklardır. Oluşumlarında kalsifikasyon rol oynar. Bu işlem sonucunda profillerinde çok miktarda kalsiyum bulunur.

Erozyona uğrayanlarında A ve C horizonları görülür. Doğal drenajları iyidir. A1 horizonu kahve renkli veya grimsi kahve renkli, 10-15 cm kalınlığında ve granüler yapıdadır. Organik madde içeriği ortadır. Reaksiyonu nötr veya kalevidir. B horizonu açık kahverengiden koyu kahverengiye değişen renkteki çok kireçli ana maddeye geçiş yapar. B horizonu altında genellikle sertleşmiş kireç birikim katı ve bunun altında da jips birikim katı bulunur. Bu topraklar yılın büyük kısmında kurudur. Doğal drenajları iyidir (Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü Etüd ve Proje Daire Başkanlığı, 2000: 1-93).

3.5. İklim

3.5.1. İklim ve genel iklim durumu

Her bitki türü, farklı iklim elemanlarının veya faktörlerinin uç değerleri arasında hayatını devam ettirebilir. Bu değerlerin dışında bitkilerin yaşaması mümkün değildir. Her iklim belirli bir bitki topluluğunu karakterize eder. Bu yüzden iklimin bitki yayılışı üzerinde önemli bir rolü vardır (Akman, 1999: 212-326).

Türkiye’nin çoğu yeri Akdeniz ikliminin etkisi altındadır. Akdeniz iklimi, fotoperiodizmi günlük ve mevsimlik olan, yağışları soğuk veya nispeten soğuk mevsimlerde görülen, kurak mevsimi yaz olan ve bu yaz kuraklığı maksimum bir yaz sıcaklık ile uyuşan tropikal dışı bir iklimdir. Vejetasyon açısından Akdeniz ikliminin en dikkat çeken özelliği kurak dönemin bulunması ve bu dönemde yüksek sıcaklıkla beraber az miktarda yaz yağışı gözlenmesidir.

Akdeniz ikliminin diğer bir önemli özelliği de yağışlı mevsimde bazen sağanak yağış gözlenmesidir. Bu şekilde sağanak yağan yağışın çoğu toprak üzerinden akıp gider. Bu yüzden bitkilere çok az su sağlar. Ayrıca Akdeniz iklimleri diğer benzer iklimlerle karşılaştırıldığında aylık ve yıllık yağış miktarlarında düzensizlikler olduğu görülür.

Yağışlardaki bu düzensizlik Akdeniz ikliminin diğer bir özelliğidir (Akman, 1999: 212-326).

(30)

3.5.2. Rasat istasyonlarının genel özellikleri

Çalışma alanına ait meteorolojik verileri Orman Su İşleri Bakanlığı’na bağlı Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden alınmıştır. Veriler çalışma alanına en yakın istasyonlara ait verilerdir. Veri alınan meteoroloji istasyonları Erzincan ve Divriği’dir. Bu istasyonlar çalışma alanına yakın olduğu ve iklimsel olarak temsil ettiği için seçilmiştir (Çizelge 3.1.).

İliç ve Kemah istasyonlarına ait veriler Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden alınmasına rağmen rasat süresinin kısalığı veya düzensiz meteorolojik verilerinin olması sebebiyle tezde kullanılmamıştır.

Çizelge 3.1. Araştırma alanının yakınındaki meteoroloji istasyonu bilgileri

İstasyonlar Yükseklik (m) Rasat süresi Enlem Boylam

Erzincan 1216.0 m 87 39.7523 39.4868

Divriği 1121.0 m 56 39.3618 38.1142

3.5.3. Sıcaklık

Erzincan, Divriği istasyonlarına ait sıcaklık verileri sırasıyla Çizelge 3.2. ve Çizelge 3.3.’de verilmiştir.

Çizelge 3.2. Erzincan ilinin sıcaklık verileri (ºC)

Erzincan Yıl Aylar Yıllı

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 k

Yıllık ortalama

sıcaklık (°C) 84 -3,1 -1,4 3,9 10,6 15,5 19,8 23,7 23,8 19,0 12,4 5,6 -0,3 10,8 Yıllık ortalama

yüksek sıcaklık (°C)

85 1,5 3,5 9,4 16,6 22,2 26,9 31,4 31,9 27,3 19,9 11,6 4,2 17,2 Yıllık ortalama

düşük sıcaklık (°C)

85 -7,1 -5,6 -0,9 4,7 8,7 12,1 15,4 15,3 10,7 5,8 0,7 -4,2 4,6 En yüksek

sıcaklık (°C) 85 14,0 17,2 25,2 30,0 33,8 35,6 40,6 40,5 36,6 31,4 24,9 19,0 40,6 En düşük

sıcaklık (°C) 85 -32,5 -32,4 -22,4 -11,1 -4,2 2,0 5,0 5,9 0,3 -6,8 -17,4 -25,9 -32,5

(31)

Çizelge 3.3. Divriği ilçesinin sıcaklık verileri (ºC)

Divriği

l

Aylar Yıllık

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12

Yıllık ortalama

sıcaklık (°C) 56 -2,4 -0,6 4,7 10,6 15,1 19,6 23,7 23,7 19,3 13,0 5,9 0,5 11,1 Yıllık ortalama

yüksek sıcaklık (°C)

57 1,9 3,9 9,9 16,5 21,7 26,9 31,5 31,8 27,2 19,9 11,4 4,4 17,3 Yıllık ortalama

düşük sıcaklık (°C)

57 -5,8 -4,2 0,2 5,3 9,1 12,6 16,0 16,1 12,0 7,3 1,5 -2,8 5,6 En yüksek

sıcaklık (°C) 57 20,3 19,4 25,6 30,2 32,8 37,7 41,0 40,4 37,0 32,5 23,0 19,0 41,0

En düşük

sıcaklık (°C) 57 -30,0 -25,1 -23,1 -8,6 -0,1 0,8 5,2 7,4 2,0 -5,6 -16,9 -26,7 -30,0

Yıllık ortalama sıcaklık Erzincan’da 10,8°C, Divriği’de 11,1°C’dir. Ortalama yüksek sıcaklıklar Erzincan’da 31,4°C ile temmuz ve 31,9°C ile ağustos; Divriği’de 31,5°C ile temmuz ve 31,8°C ile ağustos aylarında gerçekleşmiştir. Ortalama düşük sıcaklıklar Erzincan’da -7,1°C ile ocak ve -5,6°C ile şubat; Divriği’de -5,8°C ile ocak ve -4,2°C ile şubat aylarında gerçekleşmiştir. Erzincan’da kaydedilen en yüksek sıcaklık 30.07.2000 tarihinde 40,6°C; en düşük sıcaklık ise 14.01.1950 tarihinde -32,5°C olarak kaydedilmiştir.

Divriği’de kaydedilen en yüksek sıcaklık 30.07.2000 tarihinde 41,0°C; en düşük sıcaklık ise 20.01.1972 tarihinde -30,0°C olarak kaydedilmiştir.

Erzican ve Divriği rasat istasyonu verilerine dayanarak yıllık ortalama sıcaklık farkları aşağıdaki formül ile hesaplanabilir (Akman, 1999: 212-326).

A= t (maksimum) – t (minimum)

Çizelge 3.4. Erzincan ili ve Divriği ilçesinin ortalama sıcaklık farkı (ºC) İstasyon

Erzincan Divriği

t (maksimum) = en yüksek ortalama sıcaklık (°C) 31,9 31,8

t (minimum) = en düşük ortalama sıcaklık (°C) -7,1 -5,8

A = ortalama sıcaklık farkı (°C) 39 37,6

3.5.4. Yağış

Herhangi bir yerin iklimi hakkında bilgi edinmek için yağış verileri sıcaklıkla birlikte en önemli parametreyi meydana getirir. Bazı araştırmacılar yağışın yıllık önemini göz önüne alarak iklim sınıflamaları yapmışlardır (Akman, 1999: 87-107).

(32)

Örneğin yıllık yağışın;

120 mm’ den az olduğu yerler çöl, 120-250 mm arasında olan yerler kurak, 250-550 mm arasında olan yerler yarı kurak,

550-1000 mm arasında olan yerler orta dereceli nemli,

1000-2000 mm arasında olan yerler ise çok nemli olarak nitelendirilir.

Çizelge 3.5. Ortalama toplam yağış miktarı

Yıl Aylar

Yıllık

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12

Erzincan 85 28,2 31,5 41,8 53,5 52,6 30,8 12,4 6,9 16,1, 40,7 35,9 28,5 378,9 Divriği 57 35,3 32,6 45,5 56,4 55,6 25,2 7,7 4,9 13,5 36,0 37,6 39,3 389,6

Erzincan rasat istasyonuna ait ortalama toplam yağış miktarı 378,9 mm; Divriği rasat istasyonuna ait ortalama toplam yağış miktarı 389,6 mm’dir. Buna göre Erzincan ve Divriği civarlarının yarı kurak olduğu söylenebilir.

Yıllık yağış miktarının aylara ve mevsimlere göre dağılış şekline yağış rejimi denir. Yağış rejimi biyolojik açıdan çok önemlidir. Çünkü vejetasyon doğrudan doğruya yağışın mevsimlere dağılışından yani kurak dönemin bulunup bulunmamasından etkilenir.

Türkiye’deki yağış rejimi tipleri azalan yağış miktarlarına göre 4 mevsimin baş harfleri alınarak oluşturulur.

K: Kış (Aralık, Ocak, Şubat) I: İlkbahar (Mart, Nisan, Mayıs) Y: Yaz (Haziran, Temmuz, Ağustos)

S: Sonbahar (Eylül, Ekim, Kasım) (Akman, 1999: 87-310)

(33)

Şekil 3.1. Erzincan ili istasyonuna göre yağışın mevsimlere göre dağılışı

Şekil 3.2. Divriği ilçesi istasyonuna göre yağışın mevsimlere göre dağılışı 23%

39%

13%

25%

Erzincan istasyonu verilerine göre yağışın mevsimlere göre dağılışı

kış İkbahar yaz sonbahar

28%

40%

10%

22%

Divriği istasyonu verilerine göre yağışın mevsimlere göre dağılışı

kış İkbahar yaz sonbahar

(34)

Çizelge 3.6. Yıllık yağışın mevsimlere göre dağılımı ve yağış rejimi tipi

İstasyon Kış İlkbahar Yaz Sonbahar

Yıllık Yağış

rejimi Yağış rejimi tipi

mm % mm % mm % mm %

Erzincan 88,2 23 147,9 39 50,1 13 92,7 25 378,9 ISKY Sub Akdeniz yağış rejimi tipi Divriği 107,2 28 157,5 40 37,8 10 87,1 22 389,6 IKSY Doğu Akdeniz

yağış rejimi 2. tipi

3.5.5 Nisbi nem

Meteorolojide hava nemi ekseriya nispi nem (bağıl nem) olarak tanımlanır. Nispi nem, belirli bir sıcaklıktaki havanın içerdiği su buharının, o sıcaklıktaki bir havanın içerebileceği en fazla su buharına oranıdır, % olarak ölçülür. Nispi nem, ölçülebilen su buharıdır ve sıcaklıkla birlikte kullanılır. Nispi nemin günlük değişimi sıcaklıkla ters orantılıdır (Akman, 1999: 77- 80).

Çizelge 3.7. Ortalama nispi nem (%)

İstasyon Yıl Aylar

Yıllık

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12

Erzincan 83 72,6 70,7 64,7 58,5 56,5 51,2 46,0 44,9 48,8 61,8 70,2 73,4 59,9 Divriği 53 72,7 69,8 62,7 57,3 56,8 50,1 43,5 43,0 44,3 55,6 65,7 72,4 57,8

Rasat istasyonlarının verileri sonucunda yıllık ortalama nispi nem miktarları Erzincan’da % 59; Divriği’de ise %57,8’dir. Erzincan için yıl içerisinde nispi nemin en yüksek olduğu ay

%73,4 ile aralık ayı; Divriği ise % 72,7 ile Ocak ayıdır. Erzincan için yıl içerisinde nispi nemin en düşük olduğu ay % 44,9 ile ağustos; Divriği ise % 43,0 ile ağustos ayıdır.

3.5.6. Rüzgar

Rüzgar farklı basınçlardan oluşan ve yatay yer değiştiren bir hava kütlesinin hareketidir.

Böylelikle hava hareketlerinin kökenine bağlı olarak iklimsel karakterlerin taşınmasını sağlar. Rüzgarın estiği yöne rüzgar yönü denir. Rüzgar yönü; sıcaklık veya yağış kadar olmasada; iklim, günlük hava koşulları ve özellikle bitkilerin dağılışında önemlidir. Örneğin;

polen taşınması, tohumların uzak yerlere taşınması, bitkilerin yayılma alanlarını genişletmesi bakımından önemli ekolojik etkisi vardır (Akman, 1999: 111-113).

(35)

Çizelge 3.8. Erzincan istasyonu yönlere göre rüzgarların esme sayıları toplamı

İstasyon Yıl

Yönler

K (N) KKD (NNE) KD (NE) DKD (ENE) D (E) DGD (ESE) GD (SE) GGD (SSE) G (S) GGB (SSW) GB (SW) BGB (WSW) B (W) BKB (WNW) KB (NW) KKB (NNW)

Erzincan 81

50870 15409 24663 19718 49371 47731 43656 26461 27908 23316 43648 34447 56058 36169 57818 41072

Şekil 3.3. Erzincan istasyonunda rüzgarların esme sayılarına göre rüzgargülü Çizelge 3.9. Divriği istasyonu yönlere göre rüzgarların esme sayıları toplamı

İstasyon Yıl

Yönler

K (N) KKD (NNE) KD (NE) DKD (ENE) D (E) DGD (ESE) GD (SE) GGD (SSE) G (S) GGB (SSW) GB (SW) BGB (WSW) B (W) BKB (WNW) KB (NW) KKB (NNW)

Divriği 55

46021 30605 27028 12061 20980 23996 36946 46197 72541 24358 20771 8194 12019 11012 23556 36012

0 10000 20000 30000 40000 50000

60000 N

NNE NE

ENE E ESE SE SSE S

SSW SW WSW

W WNW

NW NNW

ERZİNCAN UZUN YILA AİT RÜZGAR DİYAGRAMI RASAT SÜRESİ: 81 YIL

(36)

Şekil 3.4. Divriği istasyonunda rüzgarların esme sayılarına göre rüzgargülü

Erzincan’da kuzeybatıdan esen karayel (57818 kez); Divriği’de ise güney yönünde esen kıble (72541 kez) egemen rüzgarlardır.

Çizelge 3.10. En hızlı esen rüzgar yönü ve hızı (m/sn)

İstasyon Yıl Aylar Yıllık

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12

Erzincan 50 GD 30,9

KKD 24,7

DKD 39,5

G 30,4

G 30,0

BKB 26,2

BKB 29,0

GGB 26,2

GGB 26,0

GGB 22,2

GGD 25,3

D 29,4

DKD 39,5 Divriği 32 DGD

20,4 GB 23,0

GGD 24,6

GGB 22,1

GB 24,0

GGD 27,0

KB 23,5

GB 21,2

B 25,0

B 19,0

D 22,1

GGD 24,1

GGD 27,0

Erzincan rasat istasyonuna göre en hızlı esen rüzgarın yönü doğu-kuzeydoğu, hızı ise 39,5 m/sn; Divriği rasat istasyonuna göre ise en hızlı esen rüzgarın yönü güney-güneydoğu, hızı ise 27,0 m/sn’dir.

3.5.7. Biyoiklim sentezi

Emberger kuraklık indisi (S= PE/M) hesaplamalarına göre Türkiye’nin büyük bir kısmında 0

20000 40000 60000

80000 N

NNE NE

ENE E ESE SE SSE S

SSW SW WSW

W WNW

NW NNW

DİVRİĞİ UZUN YILA AİT RÜZGAR DİYAGRAMI RASAT SÜRESİ: 55 YIL

(37)

araştırmalarına göre yaz yağışları 200 mm’nin hatta çoğunlukla 100 mm’nin altındadır. Buna göre Türkiye’de Akdeniz ikliminin hakim olduğu yerlerde:

 Minimum bir yaz yağışı

 Yaz yağışının 200 mm’nin altında olduğu

 Belirli bir yaz kuraklığının bulunduğu

 Yaz kuraklığı ile beraber maksimum bir yaz sıcaklığının bulunduğu görülür (Akman, 1999: 137-226).

Araştırma alanımızda Akdeniz iklimi hakimdir. Akdeniz ikliminin karakteristik özelliği yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve yağışlı geçmesidir. Bu sebepten dolayı Akdeniz iklimi ve bunun problemleri üzerinde durmuş olan Emberger’in metodunu bu çalışmada kullanmayı uygun bulduk.

S =PE

M = Yaz yağışı ortalaması

En sıcak ayın maksimum ortalaması

PE: Haziran, temmuz, ağustos aylarındaki yağışların toplamı M: En sıcak ayın maksimum ortalaması

S < 5 ise Akdenizli,

5 < S < 7 ise Yarı Akdenizli,

S >7 ise Akdenizli değil’dir (Akman, 1999: 137-226).

Yukarıdaki formüle göre S değeri Erzincan için 1,57; Divriği için 1,19 hesaplanmıştır.

Yukarıdaki değerlere göre S değeri 5’in altında olduğu için Akdeniz iklimi etkisi altında diyebiliriz.

Emberger’e göre Akdeniz iklim katlarını ve genel kuraklık derecesini tayin etmek için aşağıdaki formül kullanılmıştır;

Q = 2000P

(M + m + 546,6)(M − m)

(38)

Burada;

Q: Yağış-sıcaklık emsali

P: Yıllık yağış miktarı, mm olarak

M: En sıcak ayın maksimum sıcaklık ortalaması m: En soğuk ayın minimum sıcaklık ortalaması

M-m: Karasallığı dolayısıyla evapotranspirasyonu gösteren yıllık sıcaklık farkını ifade etmektedir.

Q değeri ne kadar büyükse iklim o kadar nemli, ne kadar küçükse iklim o derece kuraktır.

Q ve P değerine göre Akdeniz iklimleri şu biyoiklim katlarına ayrılır:

Q < 20; P < 300 mm: çok kurak Akdeniz iklimi Q= 20-32; P= 300-400 mm: Kurak Akdeniz iklimi Q= 32-63; P= 400-600 mm: Yarı kurak Akdeniz iklimi Q= 63-98; P= 600-800 mm: Az yağışlı Akdeniz iklimi

Q > 98; P > 1000 mm; Yağışlı Akdeniz iklimi (Akman, 1999: 137-226)

m, genellikle donlu devrelerin süresini belirtmektedir. m ne kadar küçükse soğuk devre de kadar uzundur. m değerine göre Akdeniz iklimlerinin tiplerini görelim:

m> 0 °C olduğunda

m>10 °C olduğunda çok sıcak Akdeniz iklimini m:10 °C – 7 °C arasında sıcak Akdeniz iklimini m: 7 °C – 4,5 °C arasında yumuşak Akdeniz iklimini m: 4,5 °C – 3 °C arasında ılık Akdeniz iklimini

m: 3 °C – 0 °C arasında serin Akdeniz iklimini karakterize eder.

m < 0 °C olduğunda

m < -10 °C olduğunda kışı buzlu

m: -10 °C ile -7 °C arasında kışı son derece soğuk m: -7 °C ile -3 °C arasında kışı çok soğuk

m: -3 °C ile 0 °C arasında kışı soğuk

m’nin 0 °C’den düşük değerlerinde -3 °C’den küçük olan yerler Akdeniz dağ ve yüksek dağ

(39)

Bu formüle göre; Erzincan Q = 34, m = - 7,1 °C; Divriği Q = 36,2, m = - 5,8°C hesaplanmıştır. Bu durumda Erzincan yarı kurak, alt, kışı son derece soğuk Akdeniz iklimi;

Divriği ise yarı kurak, alt, kışı çok soğuk Akdeniz iklimi olarak belirlenmiştir.

Çizelge 3.11. Erzincan ve Divriği’nin biyoiklim katı ve bununla ilgili veriler

İstasyon Yükseklik (m)

P (mm)

M (°C)

m

(°C) Q PE

(mm)

S

(PE/M) İklim tipi Erzincan 1216 378,9 31,9 -7,1 34 50,1 1,57

yarı kurak, alt, kışı son derece soğuk

Akdeniz iklimi Divriği 1121 389,6 31,8 -5,8 36,2 37,8 1,19

yarı kurak, alt, kışı çok soğuk Akdeniz

iklimi

Şekil 3.5. Erzincan ili iklim grafiği

(40)

Şekil 3.6. Divriği ilçesi iklim grafiği (a) Meteoroloji istasyonu,

(b) Meteoroloji istasyonu yüksekliği (m.), (c) Sıcaklık ve yağış rasat yılı,

(d) Ortalama yıllık sıcaklık (C°), (e) Ortalama yıllık yağış (mm), (f) Sıcaklık eğrisi,

(g) Yağış eğrisi, (h) Kurak mevsim, (i) Nemli mevsim,

(m) En soğuk ayın en düşük sıcaklık ortalaması (C°), (n) Mutlak minimum sıcaklık (C°),

(p) Mutlak donlu aylar,

Referanslar

Benzer Belgeler

Daha uzun ifadelerin aktar lmas halinde aktar lacak metin, ana metnin son sat n alt nda 1,5 (bir buçuk) tam aral k b rak ld ktan sonra sat rba ndan ba layarak ayr bir paragraf

bir sırayı takip etmeli ... c) Şekil yazısı ile metin arasında 1.5 satır aralığı boşluk bulunmalı ... d) Şekil başlıkları şekil altında ve ortalı olmalı ... e)

Ġki satır boĢluk bırakılarak tezin Ġngilizce olarak adı, küçük harflerle (kelimelerin ilk harfi büyük olmak üzere) koyu karakterde, tek satır aralıklı

Kaynaklar bir satır aralıkla yazılmalıdır. İki kaynak arasında tek satır aralığı boşluk bırakılır. Kaynaklar tez içerisinde tercih edilen sisteme göre

Üst kenardan 4 cm aşağıya paragraftan başlayarak büyük harflerle ve koyu (bold) karakterle ana başlık yazıldıktan sonra 1.5 satır aralıklı bir satır boşluk

Stabilite and Vibrations of Layered Spherical Shell Made of Hyperelastic Materials, International Journal of Engineering Science, 27(6): 623-632. Moisture and Hydrolysis

Kaynaklar bir satır aralıkla yazılmalıdır. İki kaynak arasında tek satır aralığı boşluk bırakılır. Kaynaklar tez içerisinde tercih edilen sisteme göre yazılır.Her

Çalışmamızda yer alan hasta ve sağlıklı kontrol grup ayrı ayrı değerlendirilerek, negatif regülatör genlerin ΔCt sonuçları ile dört polimorfizmin genotipleri