Bilim ve Teknik
10
İngiltere’de Manchester Üniversi - tesi’ne bağlı Jodrell Bank Gözleme- vi’ndeki ünlü Lovell teleskopu, hafif- çe yalpalayan bir nötron yıldızı keşfet- ti. Keşfin, nötron yıldızlarının iç yapı- ları konusuna ışık tutması bekleniyor.
Nötron yıldızları, Güneşten oldukça büyük kütleli yıldızların, kısa ömürle- rinin sonunda bir süpernova patlama- sıyla yok olmaları sürecinde sıkışarak çöken merkezleri. Füzyon tepkimele- rinin demir oluşumunun sonunda d u rması üzerine ışınım basıncıyla dengelenemeyen muazzam kütleçe- kiminin baskısıyla merkez öylesine sı- kışıyor ki, demir atomları yapılarını koruyamayıp çöküyorlar ve çekirdek- teki (+) yüklü protonlarla çekirdek çevresindeki (-) yüklü elektronlar bir- leşiyor. Böylece tüm kütle, (birden
çok fermiyon parçacığının aynı enerji düzeyinde bulunamayacağını öngören dışlama ilkesi nedeniyleoluşan) nöt- ronların dejeneratif basıncıyla daha fazla çöküp kara delik oluşturamayan sıkışmış bir çekirdek haline geliyor.
Yaklaşık 1 milyon Dünya kütlesinde olan çekirdeğin çapı, tipik olarak 20 km kadar, yani bir kent boyutlarında oluyor. Araştırmacılar nötron yıldızla - rının ince ve sert bir kabukla çevre- lenmiş sıvı bir nötron denizinden oluştuğunu düşünüyorlar. Merkez çö- kerken açısal momentumu olağanüstü arttığından, nötron yıldızları çok bü- yük dönüş hızlarına, manyetik alanla- rın gücü de kütleyle ters orantılı ola- rak büyüdüğünden çok güçlü manye- tik alanlara sahip oluyorlar (bazen Dünya’nın manyetik alanının trilyon-
larca katı). Nötron yıldızının muaz- zam çekim gücüne yakalanan çevre- deki parçacıklar yıldızın manyetik ku- tuplarından dışarıya fışkırıyor. Man- yetik kutupla dönüş ekseninin farklı olması, fışkırann bu yüklü parçacıkla- rın boşlukta birer daire çizmesine yol açıyor. Bu dairelerin izlediği yol, Dün- ya ile çakıştığında bir ışık atımı (pul- se) algılıyoruz. Bu atımların frekansı, birkaç saniyeden, saniyenin milyon- luk kesirlerine kadar değişebiliyor. Bu nedenle bu nötron yıldızlarına gökbi- lim dilinde atarca (pulsar) deniyor.
Sözkonusu atarca, oldukça yavaş.
Çevresinde saniyede 2.5 kez dönüyor.
Ancak dönüşünde 1000 yıllık bir dön- gü içinde tekrarlanan küçük bir yalpa belirlenmiş. Gökbilimciler bu yalpa- nın, atarcanın tam bir küre olmayıp ekvatorunda hafifçe şişkin olmasına bağlıyorlar. Ancak bu şişkinlik öylesi- ne küçük ki, mükemmel bir küre ol- mayı engelleyen düzensizlik, 20 km üzerinde yalnızca bir milimetre n i n onda biri ölçeğinde. Bu oran Dün- ya’ya uygulanacak olsaydı, yeryüzün- de hiçbir dağ 3 cm’den yüksek ola- mazdı!..
Araştırmacları böylesine heyecan- landıran, bu yalpanın, nötron yıldızı- nın iç yapısı konusundaki görüşlerin yeniden gözden geçirilmesini gerekli kılması. Çünkü geçerli kuramlara göre yıldızın sıvı iç gövdesinde oluşan gir- dapların, bu tür yalpaları ortadan kal- dırması gerekiyor.
Nature, 3 Ağustos 2000
http://www.jb.man.ac.uk/news/neutronstar
Yalpalayan Nötron Yıldızı Şaşırttı
Geçtiğimiz ay Manchester’ d a (İnilitere) yapılan Uluslararası Astro- nomi Birliği genel kurulunda tüm dünyaya bir “uykudan uyan” çağrısı
yapılarak ışık kirliliğinin gökbilim için oluşturduğu tehditin boyutlarına dikkat çekildi. Toplantıda, ışığı yere değil göğe yönlendiren kent ışıklan-
dırması nedeniyle Avrupa’nın yavaş yavaş gökyüzünü kaybettiği vurgu- landı. Toplantıda, Şili’deki Cerro To- lolo Amerikalararası Gözlemevi Mü- dürü Dr. Malcolm Smith, ışık kirlili- ğinin yalnızca gökbilimine değil, ge- ce-gündüz farkına koşullanmış bitki ve hayvanların yaşamına da zarar ver- diğini vurguladı. Dr. Smith, “insanlı- ğın kültürü, felsefeden dine, sanat- tan edebiyata ve bilime kadar her za- man gökyüzünün gece manzarası ve ardındaki evrenle bir ilişki kurmuş- tur; biz gelecek kuşakları bu iliş- kiden yoksun mu bırakacağız?” dedi.
http://debora.astro.it/cinzano/defaulten.html
Işık Kirliliği Gökbilimi Tehdit Ediyor