• Sonuç bulunamadı

I. BİLGİ İŞLEM VE ÇAĞDA: ÖRGÜTLER'*'

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "I. BİLGİ İŞLEM VE ÇAĞDA: ÖRGÜTLER'*'"

Copied!
21
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

I. BİLGİ İŞLEM VE ÇAĞDA: ÖRGÜTLER'*'

Y a z a n ; Çevirenler:

Dr, Romee de BELLESCIZE Dr. Hayri ÜLGEN Ass. Engin ÖKYAY Ass. H. Fuat ÇELEBİOĞLU

«Sürekli b i r öğretim çevresi içinde çeşitli bilim dallarına bağlı b i r elektronik bilgi işlem Öğretim k u r u m u ortaya çıkmak' tadır. Elektronik bilgi işlem tabii ve elektronik işaret sistem­

leri üzerinde yapılan denetime k o n u olmakta, görsel-işitsel (audio-visuel) ve uzakbildirişim (telecommunication) gibi ken*

dine özgü bir takım yararlar sunmaktadır. Bilgi işlemin dene­

timi, işletmelerimizin içinde bulunmak zorunluğunda olduğu çok boyutlu bir dünyada yapılmaktadır».

§ 1. Burada söz konusu olan bilgi işlem ünformatique) tecrü­

besi, Fransız t o p l u m u n u n son yıllarda sahip olduğu oldukça önemli sayıdaki öğretim kuruluşlarından birinde edinilmiştir. B u öğrenim, Fransa'daki yüz binlerce kişiyi ilgilendiren ve ücretliler kitlesinin binde 3'ini içine alan sürekli eğitim faaliyetlerinin b i r parçasını teş­

k i l etmektedir. [Buradaki öğretimden kasıt, iş tecrübesine sahip olan kişilere uygulanan orta veya yüksek öğretim sonrası, genellikle kısa süreli modüler eğitimdir). Genellikle değinilen yeni konular arasın­

da; b i l g i işlem, yönetim, harekât araştırması, iktisat ve nihayet ha­

berleşme d i k k a t i çekmektedir.

Yukarıda değinilen öğretim k u r u m u Centre d'Etudes Pratiques en Informatique et Automatique (CEPIA)'dir. Halen M . Malgoire ta­

rafından yönetilmekte olan CEPIA, Institut de Recherche en Infor-

*) Fransız elektronik bilgi işlem araştırma enstitüsü ( I R I A ) ' n e bağlı C E P I A eğitim merkezi müdürlerinden Dr. Romee de Bellescize'in Fakültemizin davet­

lisi olarak, İstanbul'da 24 ve 25 Mayıs 1973 tarihlerinde verdiği konferanslarda sunduğu tebliğlerdir.

— 161 —

(2)

162 H. Ülgen, E . Okyay, H . F . Çelebİoğlu

matique et Automatique (IRIA) ve Fransız Teknoloji Bakanlığı B i l g i îşlem Delegasyonu'nun ortak çalışmaları ile kurulmuştur. Bu k u r u ­ m a öğrenim görmeye gelenler genellikle k a m u kesiminden ve özel kesimden olduğu gibi y u r t dışından d a olabilmektedir. Böylece CEPIA hükümet politikasına bağlı, çeşitli çevrelere yönelen b i r kuruluş gö- rünüşündedir. B u kuruluşta ülkenin üst kademe yöneticilerinden (ba­

kan, parlamenter, yargıç) alt kademe uygulayıcılarına kadar (projg şefleri, analistler, analist-programcılar) yılda yaklaşık oalrak 2.000 kişi elektronik b i l g i işlemi tanımakta ve b u konuda yetiştirilmektedir.

§ 2. B i r organizasyon olarak CEPIA, çeşitli çevresel kuruluşlarla olduğu kadar bireylerle de ilişkilerde b u l u n a n , ilgililere açık b i r k u ­ ruluş olarak d i k k a t i çekmektedir. B u kuruluşta görülen yönetim türü kendi kendine veya öz yönetimin (auto-gestion) bazı özelliklerini ta­

şımaktadır. B u n u belirtmemizdeki amaç, haberleşme ve bilgi işlem uygulamalarını geliştirme ihtiyacından doğan böyle b i r kuruluşun hizmette bulunacağı k u r u m l a r a , çok disiplinli teknik sorunlarında kendi yapısı ile de örnek olacağıdır.

§ 3. Bugüne k a d a r k i eğitim tecrübelerimiz b i l g i işlemin yönetime uygulanmasının, çok disiplinliliğin en i y i görülebileceği b i r konu ol­

duğunu bize göstermiştir. Gerçekte b i l g i işlem tek başına b i r disiplin olarak henüz mevcut değildir. B i r i b i r i n e bağlı bilgilere sahip kişileri birleştiren b i r uygulama olarak d i k k a t i çekmektedir. B u kişileri b i r araya getiren kuvvet ise daha yüksek b i r seviyede bulunmaktadır.

§ 4. Eğitimden geçen kişilere öğrendiklerinin k i l i t noktaları ya­

nında, bunların ne işe yarayacakları ve b i r i b i r i l e r i ile ilgileri veril­

mezse b u tür çok disiplinli öğretim programlarının ümit kırıcı sonuç­

lar vereceğini dört yıllık tecrübelerimiz bize göstermiştir.

Yönetim b i l g i işlemi alanında, b u k i l i t noktaları haberleşmenin diğer daha genel alanlarına oranla birbirlerine çok daha yakın b u ­ lunmaktadırlar. Burada ise en aşağı i k i k i l i t noktası gözümüze çarp­

maktadır :

— B i r yandan üzerinde sistem mühendislerinin çalıştığı "sert b i r yapı'^ diğer b i r deyişle elektronik işaretler söz konusudur. Aslında bu elektronik işaretler sistem mükendislerinin kontrolü dışında olup, mühendisler b u işaretler sisteminin ancak k u r u l m a ve denetiminde gerçekten söz sahibi olmaktadır.

— Öte yandan, bütün b i l g i işlemci olmayanların konusunu oluş-

(3)

I. Bilgi İşlem ve Çağdaş Örgütler 163 t u r a n "yumuşak b i r yapı"yı diğer b i r deyişle, tabiî işaretleri de d i k kate almak gerekir. Zaten b i l g i işlemci olmayanlar hiç b i r zaman tabiî işaretler veya b i l g i l e r i n değil, haberleşme sistemleri üzerinde haki­

miyet kurmaktadırlar.

B i r b i r i içine girmiş olan b u i k i tür sistemin ortak noktalarında toplu olarak bilişimciler diye adlandırılan yeni b i r sınıf doğmaktadır.

Gerçekte b u i k i k i l i t noktası b i r i b i r i n i n içine girmektedir. Ancak çalışma yöntemleri ve alışkanlıkları ortadan silinmemekte ve bunlar herkes tarafından yararlı görülmektedir. Çok disiplinlilik, p r a t i k var^

sayılan bazı b i l g i dallarının üstüste gelip kaynaşması sonucu oluş­

muştur. Denilebilir k i , tek çıkış yolu sistemcilik yoludur. N i t e k i m b u yo] bilgi işlem alanında toplumların ilgilendiği b i r bütün meydana getiren entellektüel çalışmalara ışık tuttuğu için b i r üstünlük sağla­

maktadır.

§5. İşletme yöneticileri ve b u k o n u ile yakın ilgisi bulunmayan yetkililer yararlılık, kârlılık ve kolaylık gibi unsurları ileri sürerek elektronik b i l g i işleme geçişle i l g i l i b i r b i r i n d e n farklı k a r a r l a r aldık­

larını söyleseler dahi gerçek olan, işletmelerimizin gün geçtikçe daha hızlı olarak elektronik bilgi işlem uygulamalarına doğru kaymaları­

dır. Öte yandan 4. paragrafdaki k i l i t noktaları göz önüne alınarak projeler gün ışığına çıkarılabilir. Projelerin yapım ve uygulama k a ­ rarlarında şüphesiz sadece ekonomik kıstaslar r o l oynamayacaktır.

N i t e k i m bilinmektedir k i , çoğu uygulamalar gerçekten rantabl değil­

d i r ve hatta kârlılık çoğu kez ölçülüp, isbat edilemez. Elektronik bilgi işleme geçiş çalışmaları ile i l g i l i olarak yapılan yatırımlara bugüne dek amortisman metodları çok kötü b i r şekilde uygulanmışlardır. B u ­ rada iktisadîliğin hiç b i r r o l oynamadığını ileri sürmek doğru olma­

m a k l a beraber, alınacak k a r a r l a r d a b i r kıstas olarak iktisadîliğe ve­

rilecek önem derecesi değişmekte ve kesinkez büyült olmamaktadır.

§6. Bilgi işleme geçiş projesi bütün ortak projelerde olduğu gibi açık ve kesin olarak tanımlanamamakta ve tek b i r kişi tarafından kavranması güç olmaktadır. B u tür projeler bütünsel b i r özelliktedir, ne v a r k i bilgi işlem projelerini elektronik bilgi işlem sistemlerine

(bilgisayar'a) uygulayacak b i l g i düzeyindeki kişiler tarafından t a m olarak anlaşılabilir. N i t e k i m bilgi akımının denetimi b u düzeyde ger­

çekleştirilir ve gerçekten de genel amaç b u b i l g i akımının denetimi­

dir. K a m u veya özel kesimden olsun elektronik bilgi işlem araçları ile

(4)

164 H. Ülgen, E . Okyay, H. F . Çelebioğlu

kendilerini donatma yeteneği olan örgütler, kendi işletmelerinde ça­

lışan veya çalışmayan kişiler, kendilerine ait olan veya olmayan do­

natım ve nihayet araştırmacı, anketçi ve yöneticiler arasında b i r iliş­

k i k u r m a k zorundadırlar. Sonuç olarak eldeki donatım bilgileri işle­

yerek, ondan faydalanacakların seviyesine uygun olacak şekle geti­

r i r ve değerlendirir. E n azından denilebilir k i b u çalışmalar daha henüz başlangıç safhasındadır. Kesin b i r d u r u m olmamakla beraber çeşitli uygulama eğilimleri k e n d i n i göstermektedir.

Artık bilinmektedir k i b u uygulamalar yaşantımızın her alanım, Özellikle iş hayatımız olduğu k a d a r boş vakitlerimizi, ulaşmı haber­

leşme, banka, sağlık hizmetlerimizi etkileyebilmektedir. Bundan belki de dördüncü b i r kesim ortaya çıkacak ve b u kesim yukarıda değini­

len tabiî ve elektronik işaret sistemlerinin arasındaki ilişkinin sonucu olacaktır. Aynı zamanda elektronik b i l g i işlemin büyük üstünlükler gösterdiği yaşantımızın çeşitli safhaları arasındaki bağlantının henüz kurulmadığı bilinmektedir.

§7. Bazı düşünürler elektronik b i l g i işlemin yalnızca saf bilgi işlem düzeyinde gerçekleşebileceğini öne sürmektedirler.

Son yıllarda haberleşmenin diğer belli başlı öğelerini, diğer b i r deyişle görsel-işitsel ve u z a k - a k t a n m (tele-transmission)'ı dikkate al­

mayarak yalnızca elektronik b i l g i işlem üzerine yöneldiğimiz oldukça açık şekilde gözükmektedir. Sayısız değişmeler ve çelişkilerle orantılı olan b i r denetim gücünün yerleştirilmesi ile haberleşme t e k n i k l e r i n i n yayılmasını etkileyen bütünsel b i r bilgi işlem faaliyeti sonucunda y u ­ karıda söz konusu olan bütünsel proje anlaşılabilir b i r özellik taşıya­

caktır.

Bazı t u t u m l a r ve b u n l a r a bağlı bazı görüşler, elektronik bilgi iş­

lem sistemine olduğu kadar işletme içindeki haberleşme kanallarının rasyonel denetimini mümkün kılan b i r kontrol sistemine dayalı i y i b i r Yönetim Bilişim Sistemi (Management Information System, MİS) fik­

r i n i öne sürerler, öte yandan devlet açısından en i y i rasyonellik U l u ­ sal Bilişim Sistemi (National Information System, NIS) üzerinde k u ­ rulacaktır. H a t t a biraz alaylı b i r ifade ile de olsa "kablolar içinde bo­

ğulmuş m i l l e t " çerçevesinde gerçekleşen "gerçek zamanlı" b i r devlet yönetiminden söz edilmeye kadar gidilmiştir.

B u k o n u d a k i çalışmalar daha çok yalnız " v e r i bankaları"na iliş­

k i n konular üzerinde olmakta, k a m u kuruluşları ise daha sınırlı ola-

(5)

I, Bilgi İşlem ve Çağdaş Örgütler

165 rak şu amaçlara yönelmektedirler; bilgi işlemin faal nüfusa tanıtıl­

ması, ulusal bir bilgi işlem sanayiinin kurulması, gittikçe daha büyük miktarda bilgi işlemek durumunda olan kamu ve karına kuruluşla­

rın daha i y i bir hizmet sunmasını sağiamak. Bu tür çabalar günü­

müz ekonomilerinin gittikçe daha büyük miktarda elektronik bilgi işlem sistemlerini kullanmalarını gerektirmektedir.

§ 8. Artık üretim, ticaret ve denetime ilişisin sorunlar ulusal eko­

nomiler ve uluslararası işletme kavramları ile birlikte ortaya çıkmak­

tadır.

Tabiî ve elektronik işaret sistemlerinin arasındaki ilişkide olduğu gibi elektronik bilgi işlemin anlaşılması bir dereceye kadar yüzeyde kalmakta, işletmelerin tümünü etkilemesi halinde ise bambaşka bir boyut kazanmaktadır.

Nitekim 725 milyar dolarlık uluslararası ticareti gerçekleştiren finansal sistemler, aralarındaki haberleşmeyi bilgisayarlar aracılı- ğıyle sağlamaktadırlar. Aynı zamanda görsel-işitsel ve uzakbildirişim sistemleri de çeşitli haberleşme makinaları ile birbirleri arasında ba­

ğıntı kurmaktadırlar.

Yönetime elektronik bilgi işlemin uygulanması sorununun A.B.D.

ile S.S.C.B. arasındaki işbirliğinin en önemli altı konusundan biri ol­

ması da oldukça manidardır.

Bu konularla ilgilenen kişiler olarak bizler için güçlük, daha ge­

niş bir anlayışa uymak için "elektronik bilgi işlem - uzakbildirişim - görsel-işitsel" üçlüsü ile şartlanmış bir meslekî ve meslek dışı yaşam­

dan kendimizi uzak tutmamızdır.

Belki de eskiden beri kişiler arasındaki haberleşmeyi sağlayan oldukça duyarlı ve esaslı bir alanda, diğer bir deyişle dil alanında bu­

lunmaktayız.

Elektronik bilgi işlemin ilkel kurallarını ilk ortaya koyan Çin İm­

paratoru olduğu gibi günümüzde de A.B.D. başkanının uygulamada en çok kullanılan dil olan COBOL'un ortaya çıkmasında rolü büyük­

tür. Bilindiği üzere elektronik bilgi işlemin insancıl olmayan tarafları peşinen suçlanmış olmakla birlikte temel sorun bu değildir.

Buradaki esas sorun, bilgisayar üreten ve kullananların, kişiler

ve halklar arasındaki haberleşme sorunlarının çözümlenmesini ulu-

(6)

166 H . Ülgen, E . Okyay, H. F . Çelebioğhı

sal ve uluslararası plân ve politikalar düzeyinde ele alma bilincine varmalarıdır.

§ 9. Denilebilir k i , batı ülkelerindeki işletmeler, yönetsel b i r gö­

rüş içinde çıkar grupları ve kaynaklarına ilişkin gittikçe a r t a n b i l g i akımlarını makinalardan geçirerek değerlemek ihtiyacını duydukları b i r gerçektir. N i t e k i m b i l g i işlem öğrenimine paralel olarak yönetim öğreniminin verilmesi veya yönetim öğreniminin b i l g i işlemle tamam­

lanması halinde yukarıdaki varsayım daha geçerli olacaktır.

Bu d u r u m , oldukça önemli b i r yapısal ve finansal çaba sayesinde gerçekleşme yoluna girmiştir. Aynı zamanda, işletme yapısı içinde değişik türden b i r işaret sistemi k u l l a n a r a k tahminler yapan, analiz eden, kodlayan, model geliştiren, programlayan, hafızalarda b i r i k t i ­ ren, işleyen ve nihayet yorumlayan yeni b i r faaliyet dalı meydana çık­

mıştır.

(7)

I. Bilgi İşlem ve Çağdaş Örgütler 167 B u hareket o derece yaygın ve büyüktür k i , tek b i r model içinde ifade edilemez.

Şimdi geriye, sanayi sonrası döneme girmiş işletmelerimizin, iler­

lemiş toplumların ve gelişmekte olan ülkelerin kuruluşlarının elek­

t r o n i k b i l g i işlem çağma oranla nerede olduklarını açıklamak ve an­

lamaya çalışmak kalmaktadır.

(8)

II.

F R A N S A ' D A

ELEKTRONİK

B İ L G İ İ Ş L E M

UYGULAMASI

«Fransa'daki uygulama çok boyutlu bîr dünya içinde ge­

liştirilmiştir. Çok çeşitli çevrelerde görülen bilgi işlem uygu­

lamalarını anlayabilmek ve yararlarını ortaya koyabilmek için bir çok kişinin faaliyete geçirilmesi ve elektronik bilgi işlem plânı kavramının gün ışığına çıkarılması gerekmektedir. B u uygulama bakım ve hizmet eğitimini de kapsayan büyük b i r eğitim çabası ile zamanı gerektirir. F r a n s a ' d a k i uygulamayı b a ­ sitleştirilmiş olarak göz önüne seren şema ilgili bakanlığa bağlı bilgi işlem delegasyonu ve finansman sistemini de kapsamak­

tadır» .

§ 1. Fransa dünyanın bilgisayar k u l l a n a n belli başlı ülkelerinden biridir. Kamu, k a r m a ve özel kesimin hemen hemen her dalında ça hşmakta veya hizmete girmek üzere olan yaklaşık 9.000 bilgisayar

(küçük bilgisayarlar dahil olmak üzere) sahiptir.

Şüphesiz bilgisayarların b u sayısız kullanım alanlarından her b i r i hakkında b i l g i istenebilir. Zaten b u nedenledir k i b u yazıda b u soru­

n u n cevabına önemli b i r yer ayrılacaktır. Fransa bizzat bilgisayar i m a l etmektedir ve elektronik sanayii oldukça eskidir.

Başka b i r açıdan konuya bakıldığında denilebilir k i , Fransız mü­

hendisleri, profesörleri, teknik adamları ve yöneticileri elektronik b i l ­ gi işlemin olanaklarından haberdar olma gibi nazik b i r sorunla en azından on yıldır ilgilenmektedirler. B u olanaklar arasında en yararlı gözükenleri seçmeye ve veri işleminde kullanılan elektronik sistem­

l e r i k u r m a y a yönelmişlerdir.

§ 2. B u yukarıdaki nedenlerden ötürü Fransa'daki elektronik bil­

gi işlem uygulamasının tanınması muhtemelen bazı yararlı görüşler sağlayacaktır. B u n u n l a birlikte, burada söz konusu edilecek olan uy­

gulamanın tek b i r ülkeye özgü olduğunu saklamamak gerekir. Her uygulama gibi b u uygulama d a evrensel b i r değere sahip değildir; b u uygulamadan söz etmekten amacımız düşünmeye ve karşılıklı konuş maya olanak sağlamaktır.

— 168 —

(9)

İl. F r a n s a ' d a Elektronik Bilgi İşlem Uygulaması 169 K o n u y u kolaylaştırmak için burada d a önceki yazının beşinci pa­

ragrafında önerilen model izlenecektir. B u nedenledir k i zaman, sis­

temler arası ilişkiler ve sistem denetimi eksenleri üzerinde sıra ile duracağız.

Bundan onbeş yıl önce şimdi elektronik bilgi işlem diye adlandırdı­

ğımız k o n u yoktu. H a t t a daha ihtiyaç duyulmadığından b u kelime bile bulunmamıştı. Ne zaman k i bilgisayar yapımcıları ve bunları kulla­

nanlar arasında haberleşme zorunluluğu belirdi, işte o zaman elek­

t r o n i k b i l g i işlem deyimi ortaya çıktı. Ancak ne yapımcılar, ne de k lamcılar b u kelimeyi bulmuşlar, b u i k i g r u b u n dışında hizmet ve danışma şirketleri adı altında yer alan üçüncü b i r r o l sahibi g r u b u n ortaya çıkması adı geçen deyimin oluşmasını etkilemiştir. Başlangıç­

t a k i d u r u m basit olarak aşağıdaki şekille gösterilebilir.

§ 3. Uygulamaların kararlaştırılması ve seçiminde yukarıdaki üç nokta arasındaki güç ilişkileri baş rolü oynamıştır. Bunca yıldan son­

r a önemli sayıdaki uygulamaların getirdiklerinden daha pahalıya çık­

ması, bazılarının görünüşte ancak maliyetleri karşılaması ve nihayet üçte b i r i meydana getiren b i r bölümün ise iktisadî b i r yararlılık gös­

termesi oldukça şaşırtıcı olmuştur.

Fransız uygulamasından çıkarılabilecek olan ders şudur: Otoma- tizasyon elektronik b i l g i işlem kullanıcılarına m u h a k k a k b i r iktisadî yararlılık sağlamamaktadır. H a t t a elde edilen yararlılık iktisadi ol­

maktan uzaktır, üstelik bazı d u r u m l a r d a kullanıcılar için hiç yarar­

lılık göstermemektedir.

Bunu, zaman .sistemler arası ilişkiler ve denetim eksenlerine dö­

nerek kolaylıkla anlayabiliriz. Örneğin zaman ekseninde "donatım kuşağı" deyimini görmekteyiz. Kuşkusuz çeşitli bilgisayar kuşakları b i r b i r i ardından hızla gelişmişlerdir. Öte yandan donatımın modası hızla geçmektedir. Donatım giderleri ve sistemleri yerine yerleştirme çalışmaları bunları k u l l a n a n l a r a çoğu kez belirli b i r yarar sağlama­

maktadır.

Donanım yapımcıları

Hizmet ve danışma şirketleri —> Donanım kullanıcıları

(10)

170

H. Ülgen, E. Okyay, H. F. Çelebioğlu

§4. Uygulamadan alınacak ikinci bir ders daha vardır. Dona­

tım giderleri ve elektronik bilgi işlemin gerektirdiği diğer bütün gi­

derler bir elektronik bilgi işlem plânı çerçevesinde dikkate alınma­

lıdır. Bu sorunu bu konuda bir kaç uygulaması olan her kullanıcı ar­

tık anlamış durumdadır. Plân, elektronik bilgi işlemi denetleyecek ve istenmeyen yollara sürüklenmeyi önleyecek geçici ve vazgeçilebilir bir sınırlama olarak anlaşılmalıdır.

Plânın olmaması halinde uygulamaların tesadüfi olarak seçile­

ceği hemen hemen kesindir.

Bir elektronik bilgi işlem planı düzenlemek oldukça ince bir iştir, İşletmenin çeşitli hiyerarşi kademelerinden uzman personele ihtiyaç gösterir. Şayet önceki yazıda değindiğimiz elektronik bilgi işlemin temel özelliklerine şöyle bir bakarsak, özellikle disiplinler arası nite­

liğini hemen hatırlarız.

Elektronik bilgi işlemin, çalışmayı işletmenin değişik kademele­

rine ulaştırdığı gerçeğini yansıtan disiplinler arası niteliğini yakından ele alırsak, Fransa'daki uygulamanın yabancılar için bazı hallerde yararlı olacağını söyleyebiliriz.

§ 5. Bir bakıma model olarak işe yarayabilecek uygulamalar, ger­

çekte uygulanabilir olduklarını ispat etmiş olanlardır. Diğer yönden bunların tek bir kişi tarafından gözlenemiyeçeği inancını taşımakta­

yız. Çok disiplinli ve çok çevreli özelliğe sahip olan bilgi işlem ve ha­

berleşme sistemleri arasındaki ilişki, bir çok gözlemcinin ülkeler arası değişimini gerekli kılmaktadır. Nitekim özel bir uygulama alanında daha gelişmiş bir ülkenin tecrübesinde yararlanmak isteyen diğer bir ülke gözlemci ve stajyerler göndererek sorunlarına çözüm yollan ara­

yabilir.

§ 6. Aşağıdaki tablo, faaliyet kesimine göre Fransa'daki haliha­

zır uygulamalar hakkında bilgi vermektedir (1972 rakamları ile) :

Faaliyet kesimi

Toplam bilgisayar sayısı (Çok küçükler hariç)

Malî kurumlar Hizmet işletmeleri Gıda sanayii Kimya sanayii Makina yapım sanayii

213 194 218 277 246

(11)

II. F r a n s a ' d a Elektronik Bilgi İşlem Uygulaması 171

Toplam bilgisayar sayısı Faaliyet kesimi (Çok küçükler hariç)

Sigorta 188 Tarım yardımlaşma sandıkları 155

Elektrik ve elektronik yapım sanayii 142

Ticaret v e sanayi aracıları 131

Eğitim 145 D o k u m a sanayii 125

Sosyal işler bakanlığı 109 İktisat ve maliye bakaniığı 106 Tarım ve gıda maddeleri ticareti 90

Basın - yayın 85 Çeşitli ticareti 75 İnşaat ve bayındırlık 72 Petrol ve doğal gaz 72 Tasarruf sandıkları 70 Enstitü ve araştırma merkezleri 56

Demir - çelik sanayii 52 Uçak yapım sanayii 50 Elektrik v e gaz şirketleri 49 Bilgi işlem donatımı yapımı 46 Hastahane - sağlık hizmetleri , 46

İçişleri bakanlığı 45 Perakende ticaret 43

P T T 30 Saatçilik ve optik malzemeleri 27

Karayolları ulaştırması 25 Kağıt - karton sanayii 25 Genel metalürji 24 Çeşitli ticaret 22 Havayolları ulaşımı 21 İmar ve i s k a n bakanlığı 20

Kauçuk sanayii 19 D o k u m a ticareti 17 İnşaat malzemesi 17 Tahtacılık ve mobilya 16 Taş ve maden yakıtlar 15 Ayakkabı sanayii 1*

Şehir s u y u ve ısıtma 13

Tersaneler 13 Tarım bakanlığı 11 P l a n l a m a bakanlığı 11 Tarım ve hayvancılık 10 Ulaştırma bakanlığı 10 Demir madenleri 8

(12)

172 H . Ülgeri," E. Okyay, H. F . Çelebioğlu

Tabiatıyle en fazla bilgisayarı önemli sayıda bilgi akımım işleme d u r u m u n d a olan işletme veya kuruluşlar kullanmaktadır.

B u tür işletmelerde özellikle yürütme seviyesindeki küçük idarî personel elektronik b i l g i işlemi karşısında r a k i p olarak bulmaktadır.

Bununla b i r l i k t e yukarıdaki tabloya bakıldığında bazı sanayi dal­

larında bilgisayarların artık yönetim denetimi yerine üretim deneti­

minde kullanılmaya başlandığını görmekteyiz. B u uygulamalardan edinilen tecrübeler bize bazı dersler daha vermektedir.

§ 7. Günümüzde bütün kullanıcılar araştırma, yerleştirme ve de­

neme işlemlerinin oldukça u z u n olduğu kanısmdadırlar. Yalnızca do ­ natım satıcıları b u n u n tersini iddia etmektedirler. Elektronik işaret­

ler sistemi ile tabiî işaretler sistemi arasında haberleşmeyi k u r m a k , hangi k u r a l veya hiyerarşi düzeyi için sistemin uygulandığını bütü­

nüyle bilmek gibi, örgütün zaman içindeki yaşamını izlemek kolay değildir.

§ 8. Bugün artık eğitimin otomatizasyona yardım etmek amacı ile harekete geçirilecek araçlardan b i r i olduğu bilinmektedir. B u alanda büyük b i r çaba gereklidir. Elektronik b i l g i işlem sistemi ile çalışacak bütün kademelerin eğitilmesi zorunludur, zira, bunlar, yetişmemiş veya b u konuda eğitilmemiş ise sistemin kuruluş ve işleyişine karşı çıkarlar. Zaten b u konferans dizisinin İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi'nin Öğretim çerçevesi içinde yer almasının başlıca nedenle­

r i n d e n b i r i de budur.

Fransa'da günümüzde yapılan uygulamaların incelenmesi çok çe­

şitli deneyler üzerinde düşünmeyi de sağlar. Belirtilmiş olan çelişkiler göz önüne alınırsa, b l i r l i b i r örgüte gerçekten yararlı olan sistemin iş­

letilmesine z o r u n l u olarak ulaşmak için şunun veya b u n u n yapılması gerektiğini i d d i a etmek mümkün değildir.

Bazı hallerde büyük bilgisayarlar çevresinde kurulmuş çok mer­

kezî elektronik b i l g i işlem sistemlerinin çalıştırıldığı görülmektedir.

Diğer bazı hallerde ise çok küçük bilgisayarlardan başlayan küçük sistemlerin geliştirildiği görülmektedir, ö y l e gözükmektedir k i b u i k i aşırı uç kendiliğinden ne i y i ne de kötü olanakları karşılamaktadır.

Önemli olan b u sistemlerin yeterince derin b i r ön araştırmadan sonra kurulmuş olmasıdır.

§ 9. Her halde günümüzde tüm kullanıcılar daha plânlama saf-

(13)

II. F r a n s a ' d a Elektronik Bilgi İşlem Uygulaması 173 hasında k u r u l a c a k olan sistemin bakımını da öngörerek gerekli özeni göstermek hususunda hemfikirdirler.

Biz b u d u r u m u zaman, sistemler arası ilişkiler ve denetim eksen­

leri tarafından zorla benimsetilen baskılan gördükten sonra şimdi da­

ha i y i anlıyoruz.

Denetim eksenlerine gelince elektronik sanayiinin önemine rağ­

men Fransa halen I B M ' i n denetimi altındadır.

§ 10. 1957 den b u yana Fransa b u büyük yapımcının tekelinden k u r t u l m a politikası gütmeye başlamıştır.

Politik düzeyde, b i r yandan Compagnie Internationale pour r i n f o r m a t i q u e (Kısalt. CTI) adlı Fransız bilgisayar yapımcısını destek­

lemek, öte yandan büyük k a m u kuruluşlarının bilgisayar kullanımını desteklemek görevi b i l g i işlem delegasyonuna verilmiştir. B u n u n so­

nucu olarak Fransız kökenli bilgisayarlar yabancı bilgisayarlarla re­

kabet ederek satılabilmektedir.

Ne v a r k i , kullanıcılar açısından en önemli eksen olan, sistem­

lerin kullanımı ekseni üzerinde b i r a n düşünmemiz, şüphesiz konu­

m u z l a yakından ilgilidir. Öte yandan sistemin hangi amaçla ve k i m i n yararına kurulduğunu sormaksızın otomatizasyon çalışmalarının ya­

pılabildiği görülmüştür.

Kendi başlarına bırakılan teknik adamlar körü körüne hareket ederler ve genellikle s o r u m l u l u k taşımazlar. Aynı şekilde kendi baş­

larına bırakılan yönetici ve politikacılar da tekniğin kaynaklarını ha­

rekete geçirme olanağına sahip değildirler.

B u nedenle b i l g i işlem, işlemleri ele alındığında çeşitli köken ve s o m m l u l u k l a r a sahip kişileri b i r araya getiren çalışma grup l a n k u r ­ manın zorunluluğuna ve k a r a r verdirtmek veya yöneltmek için onlara kendi dilleri ile h i t a p etmenin gerekliliğine b i r defa daha işaret etmek

yerinde olur.

B u arada elektronik b i l g i işlemin gelişmesi sonucu ortaya çıkan finansal sorunların da sessizce geçiştirilemiyeceği açikür.

Hesap plânının işleyişinde olduğu k a d a r bilgisayar yapımcılarının politikasını unutmaksızm hizmet işletmelerinin çalışmasında, uygula­

maların kullanıcılar tarafından seçiminde finansal ve bütçe politika-

(14)

174

H. Ülgen, E . Okyay, H. F . Çelebioğlu

Iarmın rolü oldukça büyüktür. Gerçekte b u d u r u m uluslararası bir finansal çerçeve içinde ele alınmalıdır.

Yukarıda sözü edilen basitleştirilmiş şema aşağıdaki gibi özet­

lenebilir.

Bilgi işlem

^ delegasyonu

î i

Donatım K a m u veya Özel • Donatım yapımcıları finansman sistemi kullanıcıları

\ t /

Hizmet ve danışma işletmeleri

(15)

III. ELEKTRONİK

BİLGİ İ Ş L E M V i G E L İ Ş M E K T E

OLAN

Ü L K E L E R

- K o n u , C E P I A ' d a k i bir grup araştırmacının ulaştığı sonuç­

l a r da dikkate alınarak, büyük bir özen ile ele alınmıştır. B u araştırmalar göstermiştir k i , gelişmekte olan ülkelerde nisbe- ten büyük sayıda sistem kurulmuş bulunmaktadır. B u d a bize kullanım şekillerini sınıflandırmamızı sağlayacak oldukça ge­

niş bir tecrübî temeli vermektedir. Öte yandan gelişmekte olan ülkelerin elektronik bilgi işlem politikalarını geliştirmeye y a ­ rayacak, sistemlerin kullanım sınıflarını kesinlikle belirleyecek bir anketin yapılması d a düşünülebilir. B u anket, örneğin bir üniversitenin himayesinde düzenlenecek bir kollokyum çerçe­

vesinde gerçekleştirilebilir».

§ 1. Gelişmekte olan ülkelerde elektronik bilgi işlem oldukça na­

zik b i r sorun meydana getirmektedir. B u konuya değinmeklej olduk­

ça hassas, h a t t a alev almiaya hazır denilebilecek b i r sorunu ele aldı­

ğımıza eminiz. B u n u anlamak için ilgilenmekte olduğumuz disiplin­

ler arası k o n u n u n , kuruluşların zaman içindeki hayatları ile olduğu kadar, iç ve dış denetim ve ilişkileri ile de i l g i l i olduğunu hatırlama mız yeterli olacaktır (I. Konferans, § 8).

Aynı zamanda, Fransa'daki elektronik b i l g i işlem sorunu ele alı­

nıp incelendikten sonra, otomatikleştirmenin zorunlu olarak kullanı­

cılarına iktisadî üstünlükler getirmediğini de bilmekteyiz (II. Kon­

ferans, §31. îktisaden gelişmiş ülkeler için dahi elektronik bilgi iş­

lem, tecrübe, pahalı araştırmalar ve yapı ve eğitim, sisteminde ger­

çekleştirilecek reformlar sayesinde yavaş yavaş çözümlenebilecek b i r takım karmaşık sorunlar ortaya çıkarmaktadır. Ayrıca gelişmiş ülke­

lerde b u tür yatırımlar kendilerine oldukça o l u m l u b i r tepki gösteren ve hatta onları destekleyen müreffeh b i r ekonomik çerçeve içinde ger­

çekleştirilmişlerdir. Ancak bilinmektedir k i , gelişmekte olan ülkeler bambaşka b i r görünüş arzetmektedirler.

Diğer b i r önemli sorun ise gelişmiş ülkelerde bilgisayarların var­

lığı ve kullanılmasının, tek başına, daha az gelişmiş ülkelerde taklit

175 —

(16)

176 H . Ülgen, E . Okyay, H . F . Çelebioğlu

arzusu yaratmasıdır. Çoğu zaman b u taklit, gerekli olduğunu bildi­

ğimiz b i r "yetiştirme-düşünme" evresinden geçilerek, o n u takiben ya­

pılmamaktadır. Gördüğümüz kadarı ile "yetiştirme-düşünme" evresi yerine o n u n yerine geçen ve şüphesiz yönetici sınıflara bilgisayarlara emrettirmek arzusu veren b i r tanıtma evresi ile yetinilmekte, ancak b u elektronik bilgi işlemin getireceği sorunlara nasıl h a k i m onmaca ğınm anlaşılması bakımından onlara b i r şey verememekte, yetersiz kalmaktadır.

Demek k i , i h t i y a t l a hareket etmek gerekmektedir. Ancak b u şe­

kilde gelişmekte olan ülkelerde ne gibi yetiştirme, düşünme ve karar verme süreçleri yolu ile yararlı elektronik bilgi işlem uygulamaları­

nın gerçekleştirilebileceği anlaşılabilecektir.

§ 2. B u r a d a k i b i l d i r i m i z i n esası sürekli olarak eğitim yapan CEPIA'daki küçük b i r araştırma g r u b u n u n düşünce ve çalışmalarına dayanmaktadır. B u gruptakilerden b i r i gelişmekte olan b i r ülkeden­

dir, öteki ise az gelişmiş b i r ülkede sekiz yıl süreyle bulunmuştur. Öte yandan sık sık Latin Amerika, A f r i k a veya Asya ülkelerinden gelen stajyerleri de eğitime almakta ve ülkelerinin sorunlarından oldukça i y i b i r şekilde haberdar bulunmaktayız. Bazı devletler elektronik bil­

gi işlem sistemlerinin kurulması ile ortaya çıkmış sorunları karşısın­

da bizden yardım istemişlerdir. Bunlara, tabiî k i danışma ve hizmet şirke tlerininkinden farklı olarak ( I I . Konferans, § 2), çok disiplinli b i r görüş içinde yetiştirme ve düşünmelerine yardımcı olacak b i r danış­

manlık hizmeti görebiliriz. Nihayet eğitim programlarımızın kapsa­

mını kendimizin saptadığı, konularımızın sınırlarını kendimizin çiz diği, yetiştirme ve uygulama projeleri üzerinde f i k i r l e r yürütebildiği­

miz göz önünde bulundurulacak olursa k o n u ile i l g i l i olarak oldukça i y i b i r d u r u m d a olduğumuz görülür.

§ 3. Konumuzla i l g i l i olarak d i k k a t i m i z i çeken i l k husus şudur:

Gelişmiş ülkelerin b i r çok işletmesinde olduğu gibi otomatikleştirme evresi, otomatikleştirme üzerinde düşünme (gayeleri ve şekilleri) ev­

resinden sonra gelmektedir. Ancak anladığımıza göre gelişmekte olan ülkelerde, mesele kullanıcılar tarafından derinlemesine ele alınma­

dan bazı süreçlerin otomatikleştirilmesine geçilmektedir.

Demek k i , Üçüncü Dünya ülkelerinde b i r elektronik b i l g i işlem tecrübesi artık mevcuttur. Yapılacak i l k çalışma, gerçeği olduğu gibi tanımak, k a v r a m a k t a n ibaret olacaktır. Burada söz konusu olan b i r

(17)

III. Elektronik Bilgi İşlem ve Gelişmekte O l a n Ülkeler 177 anket çalışmasıdır ve gerçekleştirilmesinin pek gecikmeyeceği de şim diden t a h m i n edilebilmektedir.

Hatta b u konuda nisbeten kesin bilgileri- toplayan belgelerin bazı kuruluşların, mesela bazı bilgisayar yapımcılarının elinde mevcut ol­

duğu kesin olarak bilinmektedir.

Halen Üçüncü Dünya ülkelerinde çalışmakta olan bilgisayarla­

rın sayısını yaklaşık olarak söyleyebiliriz. Ancak b u tür b i r bilgi, b i zim üzerinde düşünüp f i k i r l e r yürütmemizi sağlayabilmesi bakımın­

d a n gerçekten çok yetersizdir.

Yaklaşık olarak çalışmakta b u l u n a n bilgisayar sayısı:

A f r i k a 830 Asya - Okyanusya (Avusturalya ve Japonya hariç) ... 900

Orta ve Güney A m e r i k a 1.400

B u n u n l a birlikte, gelişmekte olan ülkelerde elektronik bilgi işlem üzerinde yapılacak b i r araştırmanın organizatörlerinin çabalarını h a n g i noktalarda toplayacaklarını kestirmek mümkündür.

Öte yandan b i l g i toplamalarında ve düşünme faaliyetlerinde, bağ­

lantıyı sağlamakla görevli kimselere b i r araştırma modelinin y o l gös­

termesi gereklidir.

§ 4. Böyle b i r modelin örneğin donatımın türü ile i l g i l i bilgileri içine alması, çevresinde çalışan personel, bilgisayarın k a b u l edilmesi ve kullanılmasının getirdiği bazı özel sorunlarla i l g i l i b i l g i y i de kap­

saması gerekir.

Ancak b u şekilde «Elektronik bilgi işlem gelişmeye yardımcı b i r alet olabilir mi?» sorusuna cevap vermeye başlanabilecektir.

Gerçekten birçok kullanış biçimlerinin olanak içinde olduğu, bazı f i k i r l e r i n sadece hayalde kaldığım ve en önemlisi elektronik b i l g i iş­

lem olayının bütünü ile kavrandığında denetim eksenlerinin ne dere­

ce Önemli olduğunu- artık iyice bilmekteyiz.

Yukarıda söylediğimiz b i r i n c i hususla i l g i l i olarak,: onları b i z i m için düşündürtmek dışında, b i l g i sayarlarla her şeyi yapmak müm­

kündür. Bizi ilgilendiren gelişmekte olan ülkelerde de bilgisayarlarla neler yapılmakta olduğunu kesin olarak bilmemiz gerekir.

(18)

178 H. Ülgen, E . Okyay, H. F . Çelebioğlu

Yukarıdaki i k i n c i hususla i l g i l i olarak, bilgisayarlara çeşitli gö­

revler verildikçe, insanın hayal gücü, artık onlara, aslında olmayan b i r takım meziyetler yüklemek için çalışmaya başlamakta; kuruluş­

ların çalışmasına getirdikleri katılık, yerleştirme ve k u r m a süreleri, adam yetiştirme sorunları, yeterli, düzenli ve doğru verilerle beslen­

me gereği, maliyetler gibi ortaya çıkacak bazı çelişki ve zorluklar unutulmaktadır. Bilgisayarların kendiliklerinden gelişmeye yardımcı b i r araç olarak b i r potansiyel oluşturduklarını söylemekle pek fazla b i r ilerleme kaydedilmiş olunmaz. Bununla b i r l i k t e işe, b u konuda, bütünüyle gerçek dışı gözüken, b i r sürü yazılı belgeyi okumakla baş­

lanır. Birkaç yıl Öncesine kadar Fransa'da d a hemen aynı d u r u m gö­

rülmekte, bilgisayarların k a m u ve özel kesim kuruluşlarında kulla­

nılışları üzerine yazılmış, aynı derecede gerçek dışı b i r alay şey okun­

m a k t a i d i .

Yukarıda değinmiş olduğumuz üçüncü hususa geldiğimizde ise, i k i denetim eksenini niçin ortaya koymuş olduğumuzu anlamaktayız.

Elektronik b i l g i işlem sistemlerinin yapımının denetimi ekseni, b u sis­

temleri kullanıcılar için yararsız oldukları d u r u m l a r d a dahi, kullanıl­

maya yöneltmektedir.

Bundan da kullanıcıların uyarılması, kendi görüş açılarını b i l g i ­ sayar yapımcılarının temsilcilerininkilerle karıştırmamaları için onla­

r a derinlemesine olarak kendilerini yetiştirme imkânınm verilmesi gerektiği sonucu çıkmaktadır.

Daha önce de belirttiğimiz gibi gelişmekte olan ülkelerde çok sayıda bilgisayarın halen çalışmakta olduğunu göz önünde b u l u n d u ­ rursak, açık olarak ders alabileceğimiz, sonuçlar çıkartabileceğimiz büyük b i r deneysel kütleden y a r a r l a n m a k t a olduğumuzu görürüz.

§ 5. B i r i l k yaklaşımda gelişmekte olan ülkelerde bilgisayarların kullanılış sınıflarını örneğin şöylece ayırmak mümkündür:

A sınıfı : Üçüncü dünya ülkeleri dışındaki iktisadî grupların çı­

k a r m a u y g u n olarak m a l üretimi denetiminin daha et­

k i n b i r şekilde yapılmasının sağlanması amacı ile b i l ­ gisayarların kullanılması. (Meselâ madenler, çeşitli hay­

vansal veya tarımsal üretim, şekil değiştirici endüstri­

ler...)

B sınıfı : Ülkenin yönetiminden sorumlu devlet kuruluşuna ya­

rarlı bazı b i l g i akımları üzerinde devlet denetimini

(19)

III. Elektronik Bilgi îslem ve Gelişmekte O l a n Ülkeler 179 sağlamak amacı ile bilgisayarların kullanılması. (Mese­

lâ özel veya millî muhasebe, gümrük idareleri, k a m u veya k a r m a kuruluşların yönetimi...)

C sınıfı : Bilgisayarların yukarıdakilerin hiç birine girmeyen alan­

larda kullanılmaları.

Bu anketin sonuçları üzerinde düşünerek araştırma grubu, geliş­

mekte olan ülkelerin b u bilgisayarların halen ne işe yaradıkları so­

rusuna ne cevap v e r d i k l e r i n i ortaya çıkarabilecektir.

Bundan başka B ve C sınıflarında, adı geçen ülkelerde uygulama­

ların hiç olmazsa b i r bölümünün gelişmeye yardımcı yönde olabilme­

si için inceleme, çözümleme ve otomatik b i l g i işleme geçiş çalışmala­

rına nasıl yön verileceğine ilişkin bazı f i k i r l e r de görülecektir . Ancak hiç b i r şey bize peşinen, halen yapılmakta olan uygula­

maların çoğunluğunun b u yönde olduğunu göstermemektedir. Bu şekildeki b i r anketin yerine, k i yapılmasının çok zor ve nazik olduğu­

n u ve basit b i r çalışma ile geçiştirilemiyeceğini tekrar edelim, bilgisa­

yar kullanıcısı sosyal sistemler ve ekonomiler için b e l i r l i b i r yarar gös­

terip göstermediği pek belli olmayan yukarıdaki yöntemin kullanıl­

masına devam edecektir.

§ 6. Eğer b u şekildeki b i r anket yapılacak olursa, A sınıfındaki ihtiyaçlar için değil de gerçekten kullanıcı ülkelerin kendi ihtiyaçların dan doğmuş bazı uygulamaları ortaya çıkarmak mümkün olabilecek­

tir.

Gelişmekte olan ülkelerdeki uygulamaların çoğunun da B sınıfın­

dan olduğu bilinmektedir. B u uygulamalarda da esas olarak muha­

sebe ile i l g i l i bilgi akımları üzerinde kontrol sağlanmasına çalışıl­

maktadır.

A n c a k b i r yandan para, bilgisayarlar tarafından denetlenebilecek tek k o n u değildir. Öte yandan sistemler denetiminden başka amaçlar­

l a d a kurulabilmektedirler.

C sınıfındaki uygulamalarla i l g i l i olarak ise çevreye özgü b i r ce­

vabın ortaya çıkacağı görülecektir. B u konuda okuyabildiğimiz fikirle­

r i n çoğu gerçekten çok ütopik kalmakta, zira gelişmekte olan ülkelere oranla çok dışarıda, yabancı bulunmaktadırlar, b i r bakıma b u tehlike b i z i m için de vardır.

(20)

180

H . Ülgeri, E . Okyay, H. F . Çelebioğlu

§7. Keşin olan şudur ki,, er veya geç. gelişmekte olan ülkeler, elektronik bilgi işlemin çeşitli yönlerine ilişkin kararlarını çerçeve­

leri içinde alacakları bir politikayı geliştireceklerdir .

Gelşmekte plan ülkeler, idarî kadrolarının belirli bir bölümü bu konuda kendi kendilerini yetiştirdiklerinde, kendi amaçlarını sapta­

yabildiklerinde, ancak kendi bilgi işlem politikalarına sahip olabile­

ceklerdir.

Mesela Fransa'da elektronik bilgi işlem delegasyonunun i k i tane hedef saptamış olduğunu görmüştük. (II. Konferans, §10) Fransa'­

nın kendisi için, zaman boyunca bu hedeflerde değişiklik olmasının mümkün olması yanında, gelişmekte olan ülkelerce daha birçok baş­

kalarının benimsenmesi de mümkündür.

Alınması gerekecek- kararların kategorilerine gelince, bunların mecburen en az «I. Konferans, § 8» deki dört eksenle belirlenmiş boyut­

lar içinde bulunması gerektiğini unutmamak gerekir.

. Zaman ekseni bize bir elektronik bilgi işlem plânının yapılması­

na yönelmemizin ne derece gerekli olduğunu hatırlatmaktadır. An­

cak böyle bir plân yeterli sayıda sorumlu kimsenin yetişmiş olma­

sından sonra gerçekleştirilmelidir.

Sistemler arası ilişkiler ekseni, elektronik bilgi işleme geçişin gerektireceği çok disiplinli ekiplerde çalışacak yönetici ve mühendis­

lerin yetiştirilmesi sorununu ortaya çıkarmaktadır.

Sistem (temel Hardware ve Söftvvare) yapımının denetimi ekse­

ni, donatım yapımcıları ve danışma ve hizmet şirketleri karşısında belirli bir tutum-takınmamız .gerektiğini hatırlatmaktadır. Takınıla­

cak bu tavır, rekabet durumları, piyasa koşulları, yapmacılarm çalış­

masını denetim, lisanssız satın almalar, ödeme şartları gibi konular­

la ilgili olacaktır .

Sistemlerin kullanılışının denetimi eksenine gelince, bu bizi şu temel soruya götürmektedir: Belirli bir kuruluşun karşılaşabileceği özel bazı durumlara (iktisadî, sosyolojik, kültürel, politik) has hangi sınıf sorunlar bilgisayarların kullanılması sayesinde en i y i bir şekilde, en sağlam olarak çözümlenebilecektir.

§ 8. Fikrimizce bazı sınıf sorunlar, i y i uydurulmuş sistemlerin

(küçük veya büyük sistemle) kurulması ile daha i y i bir şekilde çö-

zümlenebilecekmiş gibi görünmektedirler. Ancak bu sorunların, sınıf-

(21)

III. Elektronik Bilgi İşlem ve Gelişmekte O l a n Ülkeler 181 ların hangileri olduğunu kesinlikle belirtmek konusunda da bütünüyle aciz olduğumuzu i t i r a f etmemiz gerekir .

Aslında hiç kimse tek başına böyle b i r şeyi yapabilme gücüne şüphesiz sahip değildir. Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz k i , yapılma­

sı gereken, araştırma ve düşünme çabalarının başında, sürekli eğiti­

m i n yapıldığı b u a v r u p a i çevrenin (CEPIA) bırakılması ve sorunla doğrudan doğruya ilgilenen b i r ülkedeki daha uygun b i r kuruluşta çalışmaya devam edilmesidir.

Yukarıda söylediklerinizle i l g i l i olarak b i r üniversitenin tercih edilmesi oldukça u y g u n görülmektedir. Çok güncel olan b u k o n u üze­

rinde b i r k o l l o k y u m u n düzenlenmesi ile, gelişmekte olan ülkelerdeki kuruluşların hayatlarına ilişkin sorunlarla i l g i l i teknik, iktisadî poli­

tik ve finansal b i l i m kollarının karşılaştığı, b i r l i k t e bulunduğu has­

sas b i r kesime şüphesiz bilgi, tecrübe, görüşler sağlanacaktır.

Referanslar

Benzer Belgeler

Ekonomik göstergelerde diğer krizlerde olduğu gibi büyük bir bozulma yaşanmamış ve diğer finansal kriz göstergelerine benzer göstergelere rastlanmamış olması,

 Tedavi Edici Sağlık Hizmetleri ve kapsadığı hizmetler; tedavi hizmetlerini kapsar ve birinci basamağın yetersiz kaldığı durumda aile hekimi bu basamağa sevk

Örneğin 1 kg pirinç üretmek için gerekli su miktarı 1000-3000 litre iken, 1 kg sığır etinin üretimi için 16.000 litre su gerekiyor.. İyi bahçıvanlar gün

Öykücülüğünün ikinci evresini oluşturan gerçekçi çizgiye yöneli­ şinin ürünlerinde, taşra ve kırsal kesim insanının sorunlarını ir­ deledi. Romanlarında da

GENÇLER IÇIN ILK DERNEK VE GAZETELER 303 Gençlik dergisinin 17 Ekim, 1920 tarihli birinci say~s~ nda gençlerin okuma zevkini art~rmak, ara~t~rma ihtiyaclarm~~ kar~~lamak

· iyele sahip olan ülkeler ithal · ikamesine yönelmeye önem verirlerken, · küçük ülkelerin dışa açılma eğiliminde olmayan ülkelere oranla sayıları daha

Hastaya Yapilanlar: Hastadaki lez)'onlarin pineal ve suprasellar bölgede eszamanh yerlesmis germinom oldugu dÜsünüldÜ. Bu tÜr yerlesimlerin klasik bulgulari olan

More than half of modern television viewers may be expected to make a purchase right after being exposed to an advertisement which is considerably higher