MAKRO İKTİSAT
8. HAFTA
Hasıla düzeyinin belirlenmesi, Toplam talep ve toplam arz, Alternatif makro modeller,
enflasyon ve hasıla düzeyi
KLASİK MODEL
• Ekonomide üretilen her malın satılacağı
anlamına gelen Say Yasası’nın geçerli olduğu ileri sürülmektedir. Kısaca “her arz kendi
talebini yaratır” biçiminde özetlenebilecek bu yasaya göre, her arz, üretime katılan faktörler için gelir dolayısıyla diğer mallar için talep
yaratır.
KLASİK MODEL
• Paranın temel fonksiyonunun değişim aracı olduğu ve sadece işlem motifiyle talep
edildiğidir.
• Dolayısıyla paranın tek başına hiçbir değeri yoktur, yani nötr’dür. Para iktisadi olayları örten bir peçedir, reel ekonomik faaliyetler üzerinde hiçbir etkisi yoktur
KLASİK MODEL
• Para ve maliye politikaları tam istihdam gereği sadece fiyatlar genel düzeyini değiştirir.
• Genişletici politikalar fiyatları yükseltir.
• Daraltıcı politika fiyatları düşürür.
KEYNES
• Keynesyen iktisadi düşünce akımı 1929’da ABD’de başlayıp bütün dünyaya yayılmış bir ekonomik kriz olan Büyük Buhranının (Kara Perşembe) kötü sonuçlarını bertaraf etmek için J.M.Keynes tarafından ortaya atılmış
görüşlerdir.
• Tam istihdam arizi bir durumdur. Asıl olan eksik istihdamdır.
• Ücretler katıdır.
• Fiyatlar geç intibak eder.
• Yatırım ekonomiye ilişkin bekleyişlerin ve faizin bir fonksiyonudur.
• Faizin etkisi çok düşüktür.
• 1970'li yıllarda ciddi olarak birçok ülkede hissedilen 1973 ve 1979 Petrol Krizleriyle derinleşen “durgunluk içinde enflasyon”
anlamına gelen stagflasyon kriziyle monertarist düşünce ortaya çıkmıştır.
• Monetaristlere göre ekonomide temel belirleyici para arzıdır.
• Para arzı artışları ise ekonomiyi gecikmeli etkiler.
• Adaptif bekleyişler geçerlidir.
• İşçi yanılma modeli geçerlidir.
• Kısa dönemde politikalar etkilidir
• Uzun dönemde etkisizdir.
• Kısa dönemde de etkili olan politika para politikasıdır.
• Çünkü maliye politikası çok büyük oranda dışlamaya yol açar.