• Sonuç bulunamadı

Nazım'ı duyumsuyorum:Memet Fuat, çok iyi tanıdığı büyük şairin 'ruhsal yapısnın yaşamöyküsü'nü yazıyor

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Nazım'ı duyumsuyorum:Memet Fuat, çok iyi tanıdığı büyük şairin 'ruhsal yapısnın yaşamöyküsü'nü yazıyor"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

3 HAZİRAN 2000 CUMARTESİ CUMHURİYET • •__ __• •

KULTUR

kultur@cumhuriyet.com.tr

15

SAYFA

‘Nâzım’ı duyumsuyorum’

M emet Fuat, çok iyi tanıdığı büyük şairin ‘ruhsal yapısının yaşamöyküsü ’nü yazıyor

HANDAN ŞENKÖKEN

'u kapsamlı

kitapla

Nâzım’m

yapıtlarım

yazarken neler

hissettiğini,

neler yaşadığmı

anlatıyor

Memet Fuat,

Nâzım’ın

kafasıyla ve

yüreğiyle...

;

NÂZIM’A BİR GÜZ ÇELENGİ

Neden öldün Nâzım? Senin türkülerinden yoksun ne yapacağız şimdi?

Senin bizi karşılarkenki gülümseyişin gibi bir pınar bulabilecek miyiz bir daha?

Senin gururundan, sert sevecenliğinden yoksun ne yapacağız?

Bakışın gibi bir bakışı nereden bulmalı, ateşle suyun birleştiği

Gerçeğe çağıran, acıyla ve gözüpek bir sevinçle dolu? Kardeşim benim, nice yeni duygular, düşünceler

kazandırdın bana

Denizden esen acı rüzgâr katsaydı önüne onları Bulutlar gibi, yaprak gibi uçarlar

Düşerlerdi orada, uzakta. Yaşarken kendine seçtiğin

Ve ölüm sonrasında seni kucaklayan toprağa Sana Şili’nin kış krizantemlerinden bir demet

sunuyorum

Ve soğuk ay ışığını güney denizleri üstünde parıldayan Halkların kavgasını ve kavgamı benim

Ve boğuk uğultusunu acılı davulların, kendi yurdundan...

Kardeşim benim, adanmış asker, dünyada nasıl da yalnızım sensiz.

Senin çiçek açmış bir kiraz ağacına benzeyen yüzünden yoksun

dostluğumuzdan, bana ekmek olan,

rahmet gibi susuzluğumu gideren ve kanıma güç katan

Zindanlardan kopup geldiğinde karşılaşmıştık seninle Kuyu gibi kapkara zindanlardan

Canavarlıkların, zorbalıklann, acıların kuyuları Ellerinde izi vardı eziyetlerin

Hınç oklarını aradım gözlerinde Oysa sen panldayan bir yürekle geldin Yaralar ve ışıklar içinde

Şimdi ben ne yapayım? Nasıl tanımlanır

Senin her yerden derlediğin çiçekler olmaksızın bu dünya

Nasıl dövüşülür senden örnek almaksızın,

Senin halksal bilgeliğinden ve yüce şair onurundan yoksun?

Teşekkürler, böyle olduğun için! Teşekkürler o ateş için Türkülerinle tutuşturduğun, sonsuzca.

PABLO NERUDA

Türkçesi: ATAOL BEHRAMOĞLU

Dünyaya Piraye ile Nâzun’ın pencere­ sinden bakan, Nâzım’dan pek çok şeyi iz­ leyerek, dinleyerek öğrenen Memet Fu­

at, bu kez ‘çokiyi tanıdığı ’ ünlü şairin ‘ruh­ sal yapısının yaşam öyküsü’nü yazıyor.

Bu kapsamlı kitapla, Nâzım’ın ‘yapıt­

larının ardındakiler’ ilk kez en yakının­

daki kişi, oğlu aracılığıyla açığa kavuşa­ cak. Böylece Nâzım Hikmet’in kişiliğiy­ le örtüşen şiirlerindeki duyarlığım, öfke­ sini, heyecanını, korkusunu; yaşamını, başından geçen olayların ardındaki her şe­ yi bilen oğlu olarak Memet Fuat’ın de­ ğerlendirmesiyle öğrenme olanağı bula­ cağız.

Bugüne dek Nâzım’ın şiirlerini, mek-_____ tuplannı, yazdığı tüm yazılan inanılmaz araştırma ve titizlik­ le yayımlayan Memet Fuat, ço­ cukluğunu, gençliğini anlattığı

‘Gölgede Kalan Yıllar’dan son­

ra, Nâzım ’m Piraye’ye yazdığı mektupların tümünü ilk kez sun­ muştu bize. Bu kez ünlü şair için yazdığı denemeleri, incelemeleri, değinmeleri bir araya toplamakla yetinmeyip, Nâzım ’m yapıtlannı yazarken neler hissettiğini, neler yaşadığını anlatıyor, Nazım’ın ka­ fasıyla ve yüreğiyle...

Eylül ayında yayımlanacak olan ve Nâzım’ın gerçeğini anlatan ‘Nâzım

Hikmet' adlı bu kitap, günümüzde de

süregelen pek çok dedikoduya yanıt niteliği de taşıyor.

- Böyle bir şeyden hiç söz etmemiş­ tiniz. Şimdi birdenbire 600 sayfayı geçtiğinizi, kitabın herhalde 700 say­ fa kadar olacağım söylüyorsunuz. Ne

zaman karar verdiniz? Ne zaman yazdınız 600 sayfayı?

MEMET FUAT - Epeyce oldu.

Aylardır çalışıyorum. Biliyorsunuz, ben denemelerimi yeni bir anlayış­

la yayımlamaya başladım. Adam Yayınlan’nda basılan, Din üe Felse­

fe, İkinci Yeni Tartışması, Demok­ rasi Kültürü gibi kitaplanmı gör-

dünüzse, ne yapmak istediğimi an­ lamışsınızdır.

Nâzım Hikmet için yazdığım, on

altı kitapta dağınık olarak yer alan denemeleri, incelemeleri, değin­ meleri bir araya toplarken başa bir de yaşamöyküsü koymayı düşün­ düm. Daha önce ansiklopediler için yazdığım maddeler vardı elim­ de. Onları derleyip toparlayayım, biraz genişleteyim derken iş zıva­ nadan çıktı.

Türkiye’de yayımlanmış kitap­ larda Nâzım’la ilgili çok bilgi var, ama bazı lan çok kanşık, bazılan- nm yorumlan yanlış, bazılan da belli konular üzerine. Diyelim yal­ nızca davaları ele alınmış, ya da

Peyami Safa ile tartışması incelen­

miş.

- Onlan mı derleyip toparlamayı dü­ şündünüz?

FUAT - Hayır, ben onlardan bol

bol yararlandım gerçi, ama yapmak istediğim derleyip toparlamanın öte­ sinde bir şey. Ben anlatılanlann arka­ sına ulaşmaya çalıştım. O derleyip

toparlama işini bilimsel yeterliği olan ki­ şiler yapacak. Nâzım Hikmet’in, 2000 ya da 3000 sayfalık yaşamöyküsünü, doğ­ ruyu yanlışı ayıklayarak bilileri bir gün yazacaklardır. Bakın Ingiltere’de yayım­ lanan Romande Communist adlı kitapta

Saime Göksu ile Edward Timmsbu işi bir

oranda başardılar. Bilimsel bir yaklaşım­ la 10 yıl çalışarak 360 sayfalık çok güzel bir yaşamöyküsü yazdılar.

- O kitabı beğendiğinizi daha önce de söylemiştiniz bana.

FUAT-Evet, çok ciddi, derli toplu, tu­

tarlı bir çalışma yapmışlar. Yakında Türk­ çe’ye de çevrilip yayımlanacak.

‘Daha derinlerde dolaştım’_____

- Peki, siz niye bir kitap yazma gereği­ ni duydunuz öyleyse?

FUAT - Benim yaptığım iş biraz deği­

şik. Ben daha ayrıntılara girdim, daha de­ rinlerde dolaştım. Nâzım’ı çok iyi tanı­ yorum. Onu duyumsuyorum diyebilirim. Nasıl anlatayım! Anlatabilmem için bi­ raz saçmalamam gerek herhalde. Ruhsal yapısının yaşamöyküsünü yazdım de­ sem...

- Saçmalama sayılmaz...

FUAT - Nâzım neyi söyler neyi söyle­

mez, niye susar niye konuşur, başkaları­ nı üzdüğü zaman nasıl üzülür çok iyi bi­ liyorum. Piraye’den ayrıldığında, kendi isteğiyle ayrıldığında nasıl

kahrolduğu-nun belgeleri var. Bütün mektuplarını ya­ yımladım. Münevver’le Memet’i Varşo­ va’da bırakıp Moskova’ya Vera’ya dö­ nerken neler düşünmüştür, onun belge­ leri yok.

-Evet?

FUAT - Ama ben biliyorum neler dü­ şündüğünü.

- Nerden biliyorsunuz?

FUAT-Bunun yanıtı yok. Sadece bili­ yorum. “Stalin benim için çok büyük!” derken neler düşündüğünü de biliyorum.

Bakın, size bir şey anlatayım: Nâzım cezaevinden çıktıktan sonra İstanbul’da kaldığı günlerde, inkılap Kitabevi’nin yayımlayacağı, Kuvâyi Milliye’yi yeni­ den düzenlemek durumunda kalmıştı. İs­ teği üzerine Melih Cevdet, kitaplığa gi­ dip bazı konularda ona bilgi toplamış. Nâzım gelen bilgileri olduğu gibi kul­ lanmış şiirinde.

Melih Cevdet nerden biliyordu Nâ- zım ’ın ne istediğini?

- Nerden biliyordu?

FUAT - Benden öyküyü anlatmak. Cin gibi anladınız ya, gene de soruyorsunuz,

“nerden biliyordu” diye. İşte benim ki­

tabım böyle bir kitap olacak, Nâzım Hik- m et’in ruhsal yapısının yaşamöyküsü. Nerden biliyor bunları diye sora sora oku­ yacaksınız.

Şimdilik bu kadar yeter... Gene konu­ şuruz...

Nâzım Hikmet anılıyor

■ Kültür Servisi - Ölümünün 37. yılında Nâzım Hikmet’i Moskova’daki mezan başında bugün düzenlenecek törenle anacak olan Nâzım Hikmet Vakfı, İstanbul’daki Vakıf Kültür Merkezi’nde de bir film gösterisi sunacak. Bugün saat 19.00’da Nâzım Hikmet Vakfı’nda, Başkanvekili Cevat ÇapanTn açılış konuşmasının ardından Nâzım Hikmet’in yaşamına ilişkin Alman WDR televizyonu tarafından hazırlanan belgesel film gösterilecek. (252 63 14)

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Türkiye Cumhuriyeti'ni anlayabilmek için tarihin gördüğü en büyük imparatorluklardan biri olan Osmanlı İmparatorluğu ’ nun * 1 son iki yüz yılını çok iyi tahlil

Adres Kırklareli Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, Kayalı Kampüsü-Kırklareli/TÜRKİYE e-posta:

2) Yazıt, Ögedey Kaan zamanında yani 1229-1241 yılları arasında bulun- muştur. 3) Ögedey Kaan zamanında; Ordu Balık’ta âdeta arkeolojik bir kazı yapıl- mış, bir taş

A) Döküm parça çok güzel temizlenir. B) Parçaların sağlam olması sağlanır. C) İş parçalarının taşınması kolay olur. D) Zımpara taşının kırılıp ufalanmasına

bedenim mumyalanmış bu yüzden kekemeyim çakıl taşlarıyla nehirde deniyorum kendime bir batık bir rüya çenesi oluyor kafatası konuşurken sıçratarak gevişini zamkın

Günümüzden 200 milyon y›l önce flimdiki gibi alt› tane de¤il, tek ve çok büyük bir k›tan›n var oldu¤u söyleniyor... göre farkl› bölümlere ayr›lan mantonun

yumuşadıkları (ay evet o yeni çıkma- ya başladıkları sert dönemi hatırlıyo- rum, çok kötüydü) ve 2. yılın sonuna doğru da artık tam olarak şekillerini almaya

Ocak 1993 ve Aral›k 1996 tarihleri aras›nda Kartal E¤itim ve Araflt›rma Hastanesi ‹nfeksiyon Hastal›klar› ve Klinik Mikrobi- yoloji Servisi'nde yat›r›larak izlenen