“T İT A N İC » F A C İ A S I
Yazan : Cem ATABEYOĞUUemi inşa mühendisi
G
Carliste'nin plânlarını hazırladığı TITA
NIC yolcu gemisi, ya şadığımız yüzyılın başlarında dünya denizlerinin o güne dek bir benzerini görmediği en bü
yük yolcu gemisi olarak 31
Mayıs 1911 günü denize indi rilmişti. Bütün dünya basını bu harika gemiden bahsediyordu. İngiltere’deki Belfast Harland and W olff tersanelerinde tam üç yıllık bir çalışmadan sonra denize indirilen TITANIC, 269 metrelik boyu ve 52.250 tonluk ağırlığı ile yalnız «en büyük» sıfatını taşımakla kalmıyordu. Ayni zamanda adının başında
«unsinkable» yani «batmaz»
gibi pek iddialı bir sıfatı da taşımaktaydı. Mühendis Car- liste, TITANIC'in altını tam on- beş çelik bölme ile ayırmıştı.
Bir çarpışma anında bu bölme-
lerden ikisi, üçü, hatta dördü suyla dolsa dahi, geri kalan larla gemi suyun üzerinde ka labilecekti. İşte gemiye «bat maz» sıfatını veren bu harika bölmeleri oluyordu...
Denize indirildiği günden iti baren bütün Avrupa bu harika
gemiden bahsetmeye başla
mıştı. TITANIC'in uyandırdığı büyük sükse, bu harika gemi ye sahip olmakla gururlanan White Star Line şirketine da ha da büyük bir şevk vermiş ve koca gemi sarayları kıskan dıracak görkemli bir şekilde dekore edilmişti. Bütün dünya
basını TITANIC'ten öylesine
büyük övgülerle bahsediyordu ki, geminin 10 Nisan 1912 gü nü Amerika’ya yapacağı ilk se ferine katılmak, Avrupa sos yetesi için önüne geçilmez bir ihtiyaç halini almıştı. Bu arada TITANIC’in bu ilk seferine ka tılmak için özel olarak Ameri ka’da Avrupa'ya gelen zengin lere dahi rastlanıyordu. Gemi nin lüks ve birinci mevki ka maraları ilk seferinden aylar ca önce tutulmuştu. Bunların arasında pek çok tanınmış ki şiler ve dünyanın sayılı zen ginleri de bulunuyordu. Bir ga
zeteci, üşenmeyip hesabını
yapmıştı; TITANIC’in bu ilk se ferine katılan zenginlerin ser-
22
vet toplamı 250 milyon doları buluyordu ki, yaşadığımız yüz yılın başlarında bu yekûn, as tronomik bir rakam teşkil et mekteydi.
Dekorasyonu ve sefer hazırlı ğı bir yıla yakın süren TITA NIC, 10 Nisan 1912 günü Sou thampton limanından pek bü
yük törenle demir alıp peri
masallarını kıskandıran ilk se ferine çıkmıştı. Bu koca de
vin uskurlarının çalışmaya
başlaması limanı birbirine kat mış, karşı rıhtımda demirli bu lunan «New York» adlı yolcu gemisi demir taramıştı şiddet li akıntı yüzünden. Bu yüzden New York'u rıhtıma bağlayan halatlar kopmuş ve bir kırbaç gibi, TITANIC’in yola çıkışını seyretmek üzere rıhtımda top lanan halkın üzerine düşmüş tü. Bu da yetmiyormuş gibi gemi TITANIC'in üzerine doğ ru sürüklenmiş ve muhtemel bir çarpışma zorlukla önlene bilmişti. Bazı eski denizciler bu olayı hiç de iyiye yorma- mışlardı...
O akşam Cherbourg'da durak layan koca dev sonra
Quenns-tow n’a doğru hareket etmiş ve 11 Nisan 1912 perşembe sa bası Okyanusa açılmıştı.
TITANIC’in lüks ve birinci
mevki kamaraları ünlü kişiler ve büyük zenginlerin arasında
kapışılırcasına paylaşılırken
ikinci mevkideki tüm kamara
ları da tutulmuştu. Üçüncü
mevkide ise Amerika'da ken dilerine yeni bir hayat kurma ya giden ve pek çoğu İtalyan
olan 706 göçmen bulunmak
taydı. Ayrıca dev geminin am barlarında 420 bin dolarlık çe şitli yük vardı.
Sarayları kıskandıran bir gör kem içindeki bu gemide seya hat etmek, zevklerin ve mutlu lukların en büyüğü idi hiç kuş kusuz. İlk günler gayet güzel geçmişti yolculuk. Seyahatin üçüncü günü olan pazar sabahı saat 09’da geminin telsizcisi,
«Caronia» adlı gemiden bir
mesaj aldı. Mesaj, batıya doğ ru gitmekte olan gemilerin 42 derece kuzey paraleli üzerinde 49 ile 51 derece boylamlar a-
rasında seyreden buzdağları
gördüklerini bildirmekteydi.
Bunu «Californian» ve «Baltic»
gemilerinden elen mesajlar iz ledi. Hepsi buzdağlarını haber
vermekteydiler. Bu mesajlar
ne geminin ünlü kumandanı E. C. Sm ith’i, ne de seyahate ka
tılan şirket müdürü Mr. Is-
may’in gözünü korkutmamıştı. Fakat yine de akşam sular ka
rarırken vardiyadakilere dik
katli olmaları bildirildi. Yapı lan hesaplar, gece saat 21.30- dan itibaren TITANIC’in buz- dağları ile karşılaşacağı mer- kezindeydi. Buna rağmen ge minin 22 millik hızı düşürül medi.
Gece saat 23.30’da TITANIC’- in önünde, nereden nasıl çıktı ğı anlaşılamıyan büyük bir be
yazlık belirivermişdi. Gözcü
Fleet kampanaya asılıp üç kez
çaldı. Ayni anda önündeki
borudan kaptan köprüsüne
seslendi :
— «Buzdağı, tam önümüzde!». İkinci Kaptan Murdoch o anda
emrini verdi :
— «Tam yo! iskele!..». Dümenci, olanca gücüyle dü men dolabına sarıldı ve çevir di. Dev tekne iskele tarafına
dönerken Murdoch makine
dairesinin alârm ziline bastı.
Kadranlardaki ibreler önce
«stop» yazısı üzerine geldi,
sonra «Tam yol geri» üzerin de durdu. Fakat tüm gayretle re rağmen TITANIC’in o kos koca beyaz yığına sürtünmesi önlenememişti...
Pek çok yolcunun fark dahi e- demediği bu sürtünme, koca devin o çelik gövdesinde 90 metrelik bir yara açmaya kâfi gelmişti. Bu, ilk beş bölmenin bir anda su almasına yol açtı. Geminin dizayni çizilirken ya pılan tüm hesapları altüst e- den ve hiç akla gelmeyen bir olaydı bu. Durum bir anda pek
vahim bir hal alıvermişti.
Transatlantiğin planlarını ha zırlayan mühendislerden Tho mas Andrews ile tersane ma kinistlerinden Archie Forst da gemideydiler. Aşağı inip feci durumu gözleriyle gördükten sonra yapılacak bir şeyin kal
madığını anlamışlardı. Duru
mu derhal gemi kumandanı E. C. Smith'e haber verdiler. A- lârm zilleri çalmaya başlamış tı. Ve zillerin çalmaya başla masıyla koca gemi büyük bir
telâşa bürünmüştü. Yolcular
durumdan haberdar edildiler. Ve gemiyi terke hazır olmaları bildirildi.
TITANIC’in «batmaz» lığına
herkes öylesine iman etmişti ki, «batıyoruz!» seslerine rağ men buna ihtimal verenlerin
sayısı pek azdı. Bir yandan da dev geminin telsizcisi Philips
«S.O.S.» sinyalleri gönder
mekteydi...
TITANIC, 41-46 kuzey ve 5-14 batı mevkiinde idi. Geminin beş bölmesini büyük bir hızla dolduran sular buhar kazanla rının patlamasına yol açmıştı. TITANIC’in o dev teknenin bur nu hızla sulara gömülmektey di.
TITANIC’in batmazlığına her kes gibi White Star Line Şir keti de öylesine şartlanmıştı ki, koskoca gemiye sadece 16 tahlisiye filikası konulmuştu. Bu filikalarla 1178 kişi kurtarı labilirdi. Oysa TITANIC’te tam 2207 kişi bulunuyordu. Gemi deki can simitleri ile can ye leklerinin sayısı da geriye ka lan 1178 kişiye yeterli olmak tan çok uzaktı. Önce kadınlar bindirilmişti, filikalara. Gemi zabitanı bu konuda büyük fe dakârlık ve titizlik göstermek teydi. Geminin orkestrası ise yolcuların moralini kuvvetlen dirmek için müzik yapmaktay dı. Orkestra şefi Yorkshire’li viyolonist Hartley ile arkadaş larının bu facia anındaki so ğukkanlılıkları TITANIC’te bü yük bir panik çıkmasını önle yen önemli bir faktör olmak taydı.
TITANIC’in yolladığı «S.O.S.» leri Race Burnu telsiz istasyo nundan başka Okyanus’ta sey
retmekte olan «La Provence» ve «Mt. Temple» gemileri de almışlardı. Sonra da «Carpat- hia» gemisi. En yakın durumda bulunan «Carpathia» idi. He
men TITANIC’ın bulunduğu
noktaya doğru dümen kırdı.
Oysa ondan çok dada yakın da; facia yerinden sadece 10 mil uzağında, Londra'dan Bos ton’a gitmekte olan, fakat buz- dağlarıyla karşılaşınca stop e- dip sabahı beklemeye koyulan 6000 tonluk «Californian» ge misi bulunmaktaydı. Fakat ge minin tek telsizcisi görevi sa at 23’te sona erdiğinden telsi zi kapatıp yatmış, bu yüzden
hemen yarım saat sonraki
S.O.S.'i alamamıştı.
TITANIC, o 269 metre uzunlu ğunda, 52.250 ton ağırlığında ki dört bacalı dev gemi burun dan hızla sulara gömülüyor ve kıç kısmı her geçen dakika bi raz daha havaya kalkıyordu.
Gecenin saat 02.30’unda o ko- dev, o «Batmaz Titanic» ta
mamen sulara gömülmüştü.
«Carpathia» gemisi kaza yeri ne vardığında saat 04 idi. Kap tan Rostrom, ancak ilk filika ya rastlayıp (04.20) kazazede leri gemisine aldıktan sonra i-
nanılmaz gerçeği öğrenebil-
mişti. TITANIC batm ıştı...
«Carpathia» gemisi sabahın
saat 09’una kadar çevrede do
laştı; kazazedeleri topladı.
Kurtarılabilen, filikalarda bulu nan 705 yolcuydu sadece. De nize dökülenler ve atlayanlar ise o buzlu sular içinde kısa zamanda ölmüşlerdi...
TITANIC ile tam 1503 can git mişti...
Yalnız içinde bulunduğumuz
yüzyılın değil, denizcilik tari hinin en büyük kazası, en bü yük faciasıydı bu...
Gelecek y a zı: RASPUDİN
«Titanic» in batışı yalnız içinde bulunduğumuz yüzyılın değil denizcilik tarihinin de en büyük faciası oldu...
23
İstanbul Şehir Üniversitesi Kütüphanesi Taha Toros Arşivi