• Sonuç bulunamadı

Musiki alemimizden:Sadeddin Kaynak

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Musiki alemimizden:Sadeddin Kaynak"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

MUSİKİ

ALEMİMİZDEN

Yazan: Cem ATABEYOĞLU

Ç

ağımız bestecilerinden ol­ masına rağmen Türk musi­ kisinin klâsik bestekârları arasına giren bir büyük us­ tadır rahmetli Sadeddin Kaynak. Ve ayni zamanda Türk musikisinin gel­ miş geçmiş en velût bestekârların­ dan biridir de. Bini aşkın eser bes­ telemiş olması da bunu gösterir. Bu eserleri arasında en ağır dinî eser­ lerden en hafif piyasa şarkılarına; hattâ operet müziklerine kadar her türden ve her telden besteler bu'un- mosı da onun ne denli çok yönlü bir bestekâr olduğuna işarettir.

Fatih Camii ders-i âmlarından ve huzur-u hümâyûn hocalarından Mü­ derris Alâeddin Efendi’nin oğlu ola­ rak 1895 yılında İstanbul’un Taşka- sap semtinde dünyaya gelen Saded­ din Kaynak musikiye pek küçük yaş­ ta başladı. Sesinin güzelliğiyle daha beş yaşlarında iken dikkati çeken küçük Sadeddin'in bu yönünü ilk keşfeden babası Alâeddin Efendi ol­ muş ve Hafız Melek Efendi’yi ona ho­ ca olarak tutmuştu. Musikiye İlâhi­ ler öğrenerek başlamıştı. Daha son­ ra Kasımpaşa’daki Küçükpiyale Ca­ mii imamı Hafız Cemal EfCTdi’nin öğ­ rencisi otmuş, ayrıca Neyzen Emin Dede ile Muallim Kâzım Bey'den de feyz almıştı.

Küçük bir yaşta hafız olan geleceğin ünlü bestekârı bu arada iyi bir öğ­ renim de görmüş, yüksek öğrenimi­ ni ise İstanbul Üniversitesi ilahiyat Fakültesinde tamamlamıştı. Hayata Diyanet İşleri görevlisi olarak atıl­ mış bu arada musikiyi de asla ve as­ la ihmal etmemişti. Plâklara okudu­ ğu dinî eserlerle ilk ününü yapan Sa­ deddin Kaynak 1926 yılında plâk dol­ durmak üzere Berlin’e gitmiş daha sonra Milano, Paris ve Viyana’yı da dolaşmak suretiyle batı musikisini de incelemek imkân ve fırsatını bul­ muştu.

Sadeddin Kaynak Avrupa’dan dönü­ şünde bamboşka bir görüş açısın­ dan Türk musikisine sarılmış ve du­ rup dinlenmek bilmeden besteler yapmaya başlamıştı. Bu arada 1930 lu yılların sonlarında Türk sinema dünyasında baş gösteren Mısır film­ leri furyası bestekârımıza yeni bir çalışma kapısı açmıştı. Sadeddin Kaynak tom 85 Mısır filminin müzik­ lerini bestelemek suretiyle şaşkınlık verici bir rekor kırmıştı.

Tamamen «piyasa şarkısı» türünde olan bu hafif eserlerinin yanısıra Sa­ deddin Kaynak tertemiz üslûptu, sağlam tekniğe dayanan ve son de­ rece usta eserler de vermiştir. Ve onu asıl ölümsüzleştiren ve Türk mu­ sikisinde klâsik üstadlar arasında yer almasına yol açan da bu üstada-

ne besteleri olmuştur.

Üstod Sadeddin Kaynak'ın unutul­ maz eserlerinden bazılarını şöyle sı­ ralayabiliriz:

«Kalplerden dudaklara yükselen sesi dinle», «Bahar bitti, güz bitti, artık bülbül ötmüyor», «Gel göklere yük­ selelim, gel de seninle». «Dertfiylm ruhuma hicranımı sardım da yine». «Doğuyor ömrüme bir yirmisekrz yaş

güneşi», «Akşom, yine gölgen», «Ye­ şil gözlerini ufkuma ger ki», «Elâ gözlerini sevdiğim dilber», «Deli gö­ nül, gezer gezer gelirsin», «Gönül nedir bilene, gönül veresim gelir», «Botan gün kona benziyor», «Leylâ bir özgecandır, kara gözlü ceylân­ dır», «Gördüm seni bir gün, yeni aç­ mış güle döndüm», «Yüce dağ ba­ şında yatmış uyumuş», «Ağlarım çağlar gibi, derdim vor dağlar gibi», «Bağrıma taş basaydım, basaydım da susaydım», «Enginde yavaş ya­ vaş», «Yollarına gül döktüm», «Göz­ lerinden İçti gönlüm neşeyi», «Senin yazın kışa benzer, bir sevdalı başa benzer», «Çözmek elimde değli gön­ lümü senden kadın», «Kirpiklerinin gölgesi güllerle bezenmiş», «İncecik­ ten bir kar yağar, tozar Elif, Elif di­ ye», «Yarîık Ömer» ve daha nice­ leri...

Rahmetli Sadeddin Kaynak ayrıca «Alabanda» adlı bir revünün de çok sevilen bir çok eserlerini bestele­ mişti. Bunlar arasında «Hoy deniz Karadeniz», «Alabanda, yaşasın ha­ yat!», «Mandalina, portakal» yıllar yılı dillerden düşmeyen melodiler ol­

muştu.

Önceleri Sultanselim Camii’nde da­ ha sonra da Sultanahmet Comii’nde başimam ve hatiblik yapan Sadettin Kaynak mesleğinde de çok sevilen ve sayılan bir kişi olmuştu. Bu ara­ da dinî musikimize de İlâhi türünden bir çok eserler kazandırmış, bu a- landa da ayrı bir ün yapmıştı mu­ hakkak ki.

Bestelerinde özellikle Veodi Bingöl, Ramazan Gökalp Arkın, Mustafa Na­ fiz Irmak gibi kişilerin eserlerini seç­ tiği dikkati çeken Sadeddin Kaynak, Türk musikisinde başlı başına bir doruktur bunu kimse inkâr edemez. Hattâ kendisini ucuz piyasa şarkıla­ rı yapmak, ticarî arabesk şarkılar bestelemekle suçlayanlar dahi... Sadeddin Kaynak, uzunca bir rahat­ sızlıktan sonra 3 Şubat 1961 günü. 66 yaşında hayata gözlerini yumdu ve Merkezefendi Kabristanında top­ rağa verildi. Ardında yıllardır diller­ den düşmeyen ve daha nice yıllar da düşmeyecek olan nice eserler bıra­ karak fâni dünyadan göçüp gitti. Nur içinde yatsın...

Beste : Sadeddin Kaynak Nihavent G ü fte : R. G. Arkın Curcuna

Bahar bitti, göz bitti Artık bülbül ötmüyor Yâre tel çekem dedim, Tel derdim iletmiyor Yollar kapandı kardan, Turna gelmez diyardan Haber çıkmadı yardan Bu ayrılık bitmiyor Derdim çok, dermanım yok Cânan çok, canânım yok Onsuz adım, sanım yok Teselli kâr etmiyor Bahar yeşil gözüydü, Bülbül tatlı sözüydü Gonca pembe yüzüydü Hayâlimden gitmiyor Avrılık deniz gibi, ölü bir beniz gibi, Uzayan bir İz g’bi Bitmiyor, ah bitmiyor.

Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Başarılı bir kaynakta grafik ve histogramlar ele alındığında red çizgilerinin düşük değerlerde, ideal değer ile kabul edilebilir sınırın yüksek

Tarihöncesi olarak adlandırılan dönem insan ırkının biyolojik olarak yeryüzünde görülmeye başlandığı 2 milyon yıl öncesinden başlar ve yaklaşık 5000 yıl önce

Varlık ve Yücel dergilerinde yayınladığı ilk hikâye­ leriyle sanat gücünü kabul ettiren Ağaoğlu, genellikle mararî tiplerin ruhsal bunalımlarını inceler..

Ortopedik muayenede aynı hastada bir ya da daha fazla bulgu olmak üzere 5 hastada tenar atrofi, 10 hastada Tinel, 5 hastada Phalen Testi..

Yeterlilik belgesi muayeneyi yapan kişi ya da kuruluş tarafından 2 yıllık periyotlar halinde uzatılabilir. Sertifikadaki yeterliliğin geçerlilik süresi, TS EN ISO 9606-2

● 2020’nin ilk yarısında en büyük ekonomik hasara neden olan doğal afet ise mayıs ayında Hindistan’da 133 kişinin ölümüne ve tahmini 15 milyar dolarlık doğrudan

Mevlevîhaneler (Mevlevî tekkeleri), musiki eğitimi konusunda bir nevi konservatuar görevi görmüşlerdir. Kâdirîlik, Rifaîlik gibi diğer tarikatların meclislerinde de bazı

• Enerji Hasat Eden Çoklu Erişim Kanalında Gecikme Kısıtlı Veri İşbirliği Bu bölümde işbirlikçi çoklu erişim kanalı üzerinden gönderim yapan ve enerji hasat eden