• Sonuç bulunamadı

Cağaloğlu'nda eski bir duvar

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Cağaloğlu'nda eski bir duvar"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

A

om

/

z

: m M Z____ L_____

Cağaloğlu’nda Eski Bir Duvar

MURAT BELGE__________________

Cağaloğlu’nda, Cemal Nadir Sokağı’nda, Sul­ tan Hamamı yönünde yürürken solunuzda eski bir bina, eski bir duvar görürsünüz. İstanbul’da eski duvardan bol bir şey olmadığına göre, bü­ yük bir ihtimalle bu duvarı da fark etmezsiniz, yürür geçersiniz. ■

Bu kalıntı binanın üstünde birtakım başka bi­ nalar, bir dokuma atölyesi yükselir. Nitekim Cumhuriyet Gazetesi’nin karşısında Cemal Na­ dir Sokağı’na inen merdivende (burası da H ak­ kı Tarık Us Sokağıdır), bu sefer aynı eski duva­ rın sonradan tahkim edilmiş kenarından geçer­ ken, duvardaki bir tabelayı da görebilirsiniz: “Du­

vara yaklaşma, tehlikelidir.”

Gördüğünüz her tabelaya inanıyorsamz (ki bi­ raz eskimiş İstanbullu iseniz inanmamayı öğren­ miş olmalısınız), telaşa kapılabilirsiniz. Çünkü söz konusu duvar gerçekten hafif bombelenmiş- tir, tepesinden de bastıran ağırlıkla, indiğiniz mer­ divene doğru taşma istidadı göstermektedir. İşin kötüsü, duvar eyleme geçtiğinde, sizin ona ne ka­ dar yakın ya da ne kadar uzak olduğunuz, akı­ betiniz bakımından fazla bir şey değiştireceğe benzemez.

Gene de çok telaş etmeyin. Ben o bombelen- meyi ve o tabelayı yıllardır görüyorum. Henüz bir değişiklik yok. Eskiler, duvarları sağlam ör­ müşler."

Duvar, çok fark edilir bir duvar değil, demiş­ tim. Biz İstanbullular, göz alışkanlığından olsa

gerek; böyle şeyleri pek fazla görmez, merak da etmeyiz. Ama bir yerde oturanlar, ya da işi olan­ lar ister istemez fark ediyorlar. Aslında, “ister

istemez” kadar gönülsüzce bir fark etme de ol­

muyor onlarınki. Çünkü böyle yerler, ne olsa bir işlere yarıyorlar. Başka hiçbir şeye yaramasa, depo oluyor v.b.

Nitekim bu eski duvarda, üzeri kilitli iki kapı görüyorsunuz. Bunların anahtarlarının kimde ol­ duğu belli değil. Bir de en uçta, üçüncü bir kapı var ki orası genellikle açık. Uç köşedeki bu dar yerde bir lokantanın deposu var. Öğrendiğime gö­

re öbür tarafları bir şişe suyu deposu olarak kul- lanıyormuş birileri. Ne zaman gelip gittikleri, ne­ rede bulundukları belli değil. Onun için binanın mülkiyet durumunu da öğrenemedim.

Anlattığım bu yerin eskiden ne olduğu kesin­ likle bilinmiyor. Tabii bir Bizans yapısı olduğu kesin. Ama ne olarak yapıldığı ve ayrıca yapılı­ şının başka ayrıntıları halen de tartışma konu­ su. Bina hakkında bir tek yazı biliyorum: Sema­ vi Eyice’nin, Reşat Ekrem Koçu’nun İstanbul An­ siklopedisine yazdığı bir madde. Muhtemelen da­

ha geniş bir literatür vardır, ama uzman olmadı­ ğım için ben bilmiyorum.

Duvardaki parmaklıklı pencerelere biraz tırma­ nıp baktığınız zaman da görebildiğiniz gibi, ya­ pının içinde çeşitli bölmeler, odalar var. Profe­ sör Eyice, binanın krokisini, planını çizmiş. İçe­ rideki bölmelerden biri de, gösterdiği özelliklere göre, bir şapel olmalı. Eyice’nin kanısı, bunun bir saray olmak üzere başlanmış bir bina olduğu. Hiçbir zaman bitmediği aşağı yukarı kesin ola­ rak biliniyor. Bir zaman sarnıç olarak da kulla­ nılmış olabilir. İçindeki sütunlar başka sarnıçla­

rı hatırlatıyor, ama şüphesiz başka işlevlerde bi­ nalarda da böyle sütunlar var.

Bir Bizans yapısı, epey eski bir yapı demek. Bu yapının şimdiki durumu, başka birçokları gibi, tam bir kepazelik. Yukarıda ima etmeye çalıştı­ ğım gibi, hakkında yeterli araştırma, inceleme de yok. Böyle bir yerde, böyle bir binanın, böyle bir durumda olmasının herhangi bir anlaşılır açık­ lamasını düşünemiyorum. Zaten böyle bir açık­ lama olduğunu da sanmıyorum, buranın Türki­ ye olması dışında.

B ir Bizans yapısı, epey eski bir yapı demek. Bu yapının

şimdiki durumu, başka birçokları gibi, tam bir kepazelik.

Hakkında yeterli araştırma, inceleme de yok. Böyle bir yerde,

böyle bir binanın, böyle durumda olmasının herhangi bir

anlaşılır açıklamasını düşünemiyorum.

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Muhar- 'ir, Mahmud Ragıb’ın Türk edebiyatı çinde musikiden ilham alarak yazıl- nış yazılar hakkında yapmakta oldu­ ğu bir etüd dolayısile şöyle bir

haftaları 37 olan 42 yenidoğan bebeğin yer aldığı bir başka çalışmada en sık görülen nedenler sepsis ve perinatal hipoksi olurken, biliyer atrezi ve

AlıĢ değeri olarak da kullanılan maliyet değeri varlığın edinilmesinde varlıkla ilgili yapılan ödemeler ve borçlanmalardır (Pamukçu, 2011: 79). Vergi Usul Kanunu‟nun

Abstract

Fakat Milczarek ve Inganäs farklı lignin türevlerinin katodun kullanılacağı amaca bağlı olarak farklı performans gösterebile-

Osman Turan’a Göre Din ve Türk Cihan Hâkimiyeti” , Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul. MEŞE, Ertuğrul (2013), “Türk Siyasal

Ne olursa olsun gerçekten daha gerçekti bu eşine az raslanır türde sanatçı, yazar, yönetmen, eylem adamı, adını yurdun top­ rağına taşma yazıp gitti, nasıl

Amaç larınm, kazanem yanısıra «Türk mutfağına hizmet» ol­ duğunu, eski bazı yemekleri canlı tutmaya gayret göster­ diklerini söylüyor: «Bizdeki yemekleri,