• Sonuç bulunamadı

I. Murad Zamanında Osmanlı-Bizans Münasebetlerine Genel Bir Bakış: 1361-1389

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "I. Murad Zamanında Osmanlı-Bizans Münasebetlerine Genel Bir Bakış: 1361-1389"

Copied!
11
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

I . M U R A D Z A M A N I ' N D Â O S M A N L I - B İ Z A N S M Ü N Â S E B E T L E R İ N E . G E N E L B İ R B A K I Ş 1361 - 1389 ' • Dr. HÜSEYİN DAĞTEKİN

Gerek D ü n y a T a r i h i ' n d e ve gerekse T ü r k ve Avrupa, hattâ H ı r i s t i y a n l ı k T a r i h i ' n d e büyük bir yer işgal eden O s m a n l ı ve Bizans İ m p a r a -t o r l u k l a r ı ' n m , birbirleri ile olan münâsebe-tleri bakımından, I. M u r a d Za-m a n ı (1361-1389), iki taraf arasındaki kuvvetler Za-muvâzenesinin bir daha sağ-lanması mümkün olmayacak şekilde bozulduğunu ve Bizans'ın da bu durumu benimsemiş görünmek zorunda kaldığını göstermesi itibariyle ilgi çekicidir. Bizans İ m p a r a t o r l u ğ u ' n u n , bilhassa Boğazlar'a hâkim olmak istediklerini gördüğü O s m a n l ı - T ü r k l e r i ' n e karşı, varlığını koruyabilmek için, Osman-lılar'ın ilk zamanlarından başlıyarak, İ s t a n b u l ' u n Fethi'ne kadar büyük. gayretler sarfettiği açık bir gerçektir.

I. M u r a d D e v r i başlarken, imparatorun gösterdiği cesaret, M u r a d Hü-d â v e n Hü-d i g â r ' ı n şahsiyet ve siyâsetinin ortaya çıkmasiyle Hü-derhal kırılmış ve Bi-zans Siyâseti'nin H i n t e r l a n d ' ı n ı teşkil eden Avrupa'nın, D o ğ u ile fazla ilgilenmemesi ise, onu yalnız bıraktığından, Pâdişah'ın karşısında çok küçül­ mesine ve çok zayıflamasına sebeb olmuştur.

Gerçekten O r h a n Bey'in oğlu ve ilk R u m e l i F â t i h i Şehzade S ü l e y m a n P a ş a ' n ı n ani olarak ölümü ve bu suretle savaş bölgesinden kaybolması, ihtiyar O r h a n Bey için bir felâket, O s m a n l ı Beğliği için bir şanssızlık olduğu kadar, Bizans İ m p a r a t o r l u ğ u için de, istikbâl bakımından son ve aldatıcı bir ümit kaynağı teşkil etmişti. Zira O r h a n Bey, bu acının yaşlılığına eklenmesiyle son bir kaç yılını yas içinde geçirdiğinden, D e v l e t İşleri'ni kısmen göremez hâle gelmiş bulunuyordu.

O r h a n Bey'in yaş itibariyle dördüncü oğlu olan M u r a d Bey1, ağabeği ile beraber T r a k y a ' d a idi. Onun şehid düşmesi üzerine, ordunun komutasını eline almıştı. Bir kaç yıl sonra da, babasının ölümünü savaş bölgesin­ de haber alan Genç Şehzade, Bizans'la devam etmekte olan savaşın sevk ve idaresini komutanlara emânet etmek ve Bursa'ya dönerek, D e v l e t

İşleri'nin idaresini eline almak zorunda kaldı. Bu olayları ve değişiklik­ leri dikkatle takip eden İ m p a r a t o r V. J o h a n n e s , iki devlet arasında kurul­ muş olan barış hâlini bir taraflı olarak bozdu (1361). M a r m a r a kıyısındaki

1. - Iorga, Geschichte des osmanischen Reiches nach den Quellen dargestellt, c.I. (Gotha 1908), s.176. - I. Hakkı Uzunçarşılı, Murad I., ÎA., c.VIII./86 (1st. 1959), s. 587.

(2)

bir kaç yer müstesna, Burgaz, Ç o r l u ve Malkara'yı aldıktan sonra, Kher-sonesos (Gelibolu Y a r ı m a d a s ı ) ' a kadar, Rumeli'deki bütün T ü r k top­ raklarına saldırdı ve T ü r k kuvvetlerini geriye attı2.

Şu hâlde, I. M u r a d ' ı n tahta geçtiği sıralarda, Bizans İ m p a r a t o r l u ğ u ile O s m a n l ı Beğliği arasında, Bizans'ın sebeb olduğu bir savaş durumu yaratılmış bulunuyor demekti. Bu savaşın ilk safhası (1361-1363), M u r a d Bey'-in, Anadolu'daki işleri yoluna koyarak3, 1363 de savaş bölgesine hareket et­ mesiyle sona ermiş oldu4. T ü r k O r d u s u savunma durumundan kurtularak, harekete geçti. V. J o h a n n e s ' i n geri almağa muvaffak olduğu bütün kaleler ve şehirler tekrar zaptedildi.

. Bu istilâ sırasında, Edirne'nin düşmesine engel olmak için, Baba-Eski ile P m a r - H i s a r arasındaki Sazlı-Dere mevkiinde toplanmış olan Bizans kuvvetleri ve Bulgarlar'la yapılan "Lüle-Burgaz meydan muhârebesi"nde düşman mukaavemeti tamâmiyle kırılmış ve E d i r n e de ele geçirilmiştir. Hare­ kâttan sonra, D e d e - A ğ a c ı - D i m e t o k a - E d i r n e - K ı r k l a r e l i dâhil, bu hudut ve M e r i ç N e h r i batısından geçen bir hatla K a r a d e n i z sahilleri arasında kalan bütün bölge, bir daha geri verilmemek üzere O s m a n l ı - Ü l k e l e r i ' n e ilhak olunda (1363)5. Bu suretle, savaşın ikinci kısmını teşkil eden O s m a n l ı harekâtı ile, T r a k y a ele geçirilmiş oluyordu.

O s m a n l ı - T ü r k l e r i ' n i n hızla gelişen bu ileri hareketleri karşısında V. J o h a n n e s ' e ilk yardım eli V e n e d i k Duc'u L o r e n z o Çelsi tarafından uza­

tıldı. Fakat, Venedikliler'in yeni duruma esaslı bir müdâhaleleri görülmedi. Bunun üzerine, Filibe'nin T ü r k l e r ' e geçmesinden sonra, İ m p a r a t o r da

Mu-2. - İdrîs-i Bitlîsî, Heşt Behişt. Tür. Trc. nus. Adbü'1-Bâki Sa'di, Dibâce-i tercüme-i

Heşt Behişt (İst. Hamidiye "Murad Molla" ktp. Yz.nr. 928), vrk. 134B-139A. (Varak numaraları

verilmemiş olduğundan tarafımızdan konulmuştur.). - Ibn—i K e m â l , Âl-i Osman tarih...i (Nû-ruosmaniye ktp. Yz. nr. 3078), c. III., vrk. 34A. - M. Âli, Künhü'l-ahbâr, c.V. (İst, 1277), s.48 vd. - S o l a k - Z â d e , Tarih (İst. 1297), 26 vd. - H a y r u l l a h , Tarih-i Devlet-i Aliyye-i Osmaniye (İst. 1271-1292), cz. 3, s.98 ve cz. 4,.s. 42. - U z u n ç a r ş ı l ı , Murad I., ayn. yer, s. 587.

3. - T e v k i î (Nişancı) M e h m e d Paşa, Tevârihü's-Selâtini'l-Osmaniyye. Nşr. M. H a l i l Y ı n a n ç . Millî tarihîmize dâir eski bir vesika (TTEM.), c.XIV. (İst. 1924), s. 91. Idrisi B i t -lisi, ayn. nus., vrk. 143B, 144B, 145A..- İ b n - i K e m â l , Âl-i Osman tarih...i (İst. Ali Emiri ktp. Eski Yz. nr. 30), c.III., vrk. 3B. Lûtfi Paşa, Tevârihi Âli Osman. Nşr. Âli (İst. .1341), s. 31. -M. Âlî, adı geç. esr, c.V., s. 66. — M ü n e c c i m - B a ş ı , Sahâ'ilfü'l—ahbâr, c.III. Tür. Trc. N e d i m (İst. 1285), s. 292. - Z i n k e i s e n , Geschichte des osmanischen Reiches in Europa, c. I. (Hamburg-Gotha 1840), s.243. - U z u n ç a r ş ı l ı , Osmanlı Tarihi, c.I. (Ankara 1947), s. 61 vd. Ayrıca, I . M u r a d ' ı n , 1354 de O s m a n l ı Ü l k e l e r i arasına katılan ve sonradan tekrar elden çıkan A n k a r a ve dolayları ile S u l t a n - Ö n ü (Eski-Şehir) taraflarını geri aldığına ve kardeşlerini ortadan kaldırdığına dâir bk. ayn. müellifin Murad I. (s.587 vd.) isimli makalesi. - Ş. T e k i n d a ğ , Karamanlılar, İA. c.VII. (İst. 1953), s. 321A.

4. - O r u ç Beğ, Tevârih-i âl-i Osman. Die Frühosmanischen Jahrbücher des Urudsch. O x f o r d ve C a m b r i d g e elyazmalarını ilk olarak düzenleyen ve nşr. F. B a b i n g e r . Hannover 1925, s.20 vd. İdrîsi B i t l î s î , ayn. nus. vrk. 146A. Lûtfi P a ş a (Âli), s.32. M ü n e c c i m -Başı, Adı Geç. esr, c.III., s.292. - Z i n k e i s e n , Gesch. Os. Reiches., c.I., s. 218 de, I. M u r a d ' ı n B a l k a n l a r ' d a k i fütuhatına 1361 de başladığını kabul etmektedir. - U z u n ç a r ş ı l ı , Murad I., ayn. yer., s. 588 ve OT., c. I., s.62

(3)

MURAD ZAMANINDA OSMANLI BİZANS MÜNASEBETLERİNE GENEL BİR BAKIŞ 1 9 1

r a d Bey'in tekliflerim kabul ederek, Barış A n t l a ş m a s ı imzalamağa mecbur oldu. Zira, T ü r k l e r , Anadolu'dan devamlı olarak göçmen getiriyorlar ve bun-ları, daha ziyâde sahil bölgelerine yerleştiriyorlardı. Bu suretle kıyılar dikkatle kontrol altına alınmakta olduğundan, savaşa devam imkânı gün geçtikçe aza-lıyordu.

Yapılan antlaşma ile Bizans İ m p a r a t o r l u ğ u , T r a k y a ' d a O s m a n l ı Devleti'nin yerleşmesini tanıdıktan başka, her yıl belirli bir vergi ve yardımcı kuvvetler göndermeği de kabul ediyordu. M u r a d Bey A n a d o l u ' d a savaşa tutuşacak olursa imparator, Bizans O r d u s u ile onun yanında yer alacaktı. Bu ise, Bizans'ın T ü r k himayesini kabul etmesi demekti (1364) 6.

O s m a n l ı D e v l e t i ile Bizans İ m p a r a t o r l u ğ u arasında zahiren bir barış devri açılmış bulunmasına rağmen, bir taraftan imparator, doğabilecek fırsatları gözetliyor, diğer taraftan M u r a d Bey de, D i m e t o k a ' d a üsslenerek, Bizans hudutları dışına taşan genişleme hareketlerine devam ediyordu. En so-nunda F i l i b e de düştü.

Bir kaç yıl içinde Bizans'ın katlanmak zorunda kaldığı durumla, şimdi B u l g a r i s t a n ve S ı r b i s t a n da karşı-karşıya kalmış bulunuyordu.

Olayların bu suretle gelişmesi Balkan Devletleri'ni birleştirdi. M a c a r

Kı-5. — Tevkiî M e h m e d Paşa, ad. geç. esr, s.91. — Âşık P a ş a - Z â d e , Tarih. Nşr. Âli Bey (1st. 1332), s. 52-54. - îdris-i Bitlîsî, ayn. nus. vrk. 146A-150A. - Lütfi P a ş a (Âli), s. 32 vd. — İbn-i K e m â l , adı geç. esr (Ali Emirî nus.), c.III., vrk. 3B—5A. — M e h m e d Neşrî,

Cihân-nümâ, die altosmanische Chronik des Mevlâna Mehemmed Neschrı. Faksimile nşr. F . T a e s c h n e r ,

52 vd. - Tevârih—i âl-i Osman, die altosmanischen Anomymen Croniken. In Text und Überset-zung Heraus gegeben von Dr.F.Giese. I. Text und Variantenvezeichnis (Breslau 1922), s.20 vd. - K ü ç ü k N i ş a n c ı M e h m e d Paşa, Tarih. İst. 1279, s. 118-120. - H o c a Sa'dü'd-din,

TâcütTevârih, c.I. (İst.1279), s. 7073. M.Âli, ad. geç. esr, c.V.,s.6669. K a r a Ç e l e b i

-Zâde, Ravzatül-ebrâr (Kahire 1248), s. 344 vd. - S o l a k - Z â d e , yan. esr, s. 28-30, 33-35. - Mün e c c i m B a ş ı , ayMün. esr, c.III., s. 292294. H a y r u l l a h , ad. geç. esr, cz. 4, s. 4850. — U z u Mün -çarşılı, OT., c.I., s.63-65 ve Murad I., ayn. yer, s. 588. - B. bşk. D u k a s , Bizans Tarihi. Tür. Trc. M i r m i r o ğ l u (İst. 1956), s.6 olmak üzere bknz. H a m m e r , Dv. Os. T. Tür. Trc. M. Atâ. c.I. (İst. 1329)), s.207 vd., 217 vd. - Z i n k e i s e n , ad. geç. esr. c.I., s.218-226. - J i r e c e k ,

Gesc-hichte der Bulgaren (Prag 1876). Tür. Trc. F. Işıközü (TTK. nda daktilo yz.), s.59. - I o r g a , Geschichte des osmanischen Reiches. c.I., s.207 de, Burgaz'ın çeşitli yer aldıkları hk. açıklama

yapılmıştır.

6. - Tevkiî M e h m e d Paşa, ad. ge. est, s.91. - Lûtfi P a ş a (Âli) s. 41. - İbn-i K e m â l ,

ad. geç. esr (N. Osmaniye nus.) , c. I I I . , vrk. 9B. — Tevârih-i âl-i Osman, ayn. yer (Dr.F.Giese),

s.26. H a m m e r , Dv.Os. T.(M.Atâ), c.I., s.212,229. H a y r u l l a h , ayn.esr, cz.4, s.42,51. -I o r g a , Gesch. Os. Reiches., c.-I., s. 212 vd. - U z u n ç a r ş ı l ı , Os. T., c.-I., s.49, 64-66 ve Murad -I., ayn. yer, s.588.

7. Âşık P a ş a Z â d e , ayn. esr (Âli), s.55. İ d r î s i B i t l î s î , , ayn. nus. vrk. 152B. 155A. Lûtfi P a ş a (Âli), s.3335. İbni K e m â l , ayn. esr (Ali Emirî nus.), c.III., vrk. 7A. -M.Neşrî (Dr.F.Taeschner), s. 56 vd.-Tevârih-i âl-i Osman (Giese), s. 21-24 de, bu muharebe-nin cereyan ettiği y e r i " Ç i r m e n karşusuna, şimdiki zamanda dahi ol yere S ı r f S ı n d u ğ u dirler" şeklinde açıklanmakta ve E d i r n e ' n i n fethinden sonra yapıldığı sanılan iki meydan muharebesinin, sözü geçen aynı muharebe olduğunu kaydetmektedir. — H o c a sa'dü'd-din, ad. geç. esr, c.I., s.

(4)

ralı Nagy Lajoş, Sırp, Bulgar, Bosna, U l a h ve M a c a r kuvvetlerinden mey­ dana getirilen " G ü n e y - D o ğ u A v r u p a H a ç l ı O r d u s u " nun başına geçti. Buna rağmen, bu birleşik kuvvetlere, E d i r n e yakınında büyük kayıplar ver­ dirilerek perişan edildi (1365) 7. " S ı r p - S ı n d ı ğ ı " adı verilen bu muharebe, her ne kadar Bizans İ m p a r a t o r l u ğ u ' n u n düşmanı olan Bulgar ve Sırp K ı r a l l ı k l a r ı ' n a da indirilmiş bir darbe teşkil etmekte ise de, imparatoru memnun edecek şekilde neticelenmemişti. Çünki bu mühim zaferi O s m a n l ı O r d u s u ' n u n bir keşif kolu mahiyetindeki Ö n c ü K u v v e t l e r i kazanmıştı. Şu hâlde, asıl O s m a n l ı O r d u s u , henüz ciddî bir meydan muharebesi vermemiş bulunduğun­ dan8, Kısm-i Küllî (asıl ordunun kendi) bütün dinçliği ile ayakta duruyor ve her hâlde yeni fırsatlar kolluyordu. Mevcudu 60,000 e yaklaşan bu taze kuvvetin 9 önünde, yalnız Bizans'ın elindeki küçük topraklar değil, bütün Balkan Y a r ı m a d a s ı da istilâya açık kalmış bulunuyordu.

M u r a d Bey'le yaptığı antlaşma geregince, bu Balkan Paktı'na açıktan-açığa katılamıyacağını kuvvetle tahmin ettiğimiz J o h a n n e s ' i n , bu Haçlı Sefe-ri'ni müteakip beklediği kurtuluş ümidi de böylece suya düşmüş oluyordu. . İmparator 1371 yılına kadar, şartlarına bağlı kalacağına yemin ettiği bir antlaşma belgesine rağmen, M u r a d Bey'le müttefik de bulunduğu hâlde, yerine oğlu IV. Andronikos'u 10 bırakarak (1363) gizlice Avrupa'ya ve oradan da M a c a r i s t a n ' a gitti. K ı r a l N. Lajoş'a T ü r k l e r ' e karşı kendisine yardım edil­ diği takdirde, katolik olabileceğini söyledi. Bununla beraber, K ı r a l ' ı n T ü r k -ler'i iyi tanıması sebebiyle, bu müracaatı sonuçlandırmak mümkün olamamıştır. Mamafih Lajoş, İ m p a r a t o r ' u n dayısı olan S a v u a k o n t u VI. Amadeo'ya, yeğenine yardım etmesi için mektup yazdı. Bu hususta ayrıca P a p a da isrâr

etti 11.

7379. K a r a Ç e l e b i Z â d e , ayn. esr, s.344346. S o l a k Z â d e , ayn. esr. s. 31 vd. M ü n e c -cim-Başı, c.III., s.293 vd. - H a m m e r , Dv. Os. T. (M.Atâ), c.I., s.209,212 vd. - H a y r u l l a h ,

ayn. esr. cz.4, s.43,53 vd. — Z i n k e i s e n adı geç. esr, c.I., s.225 vd. — J i r e c e k , ayn.ers, s.59.

-I o r g a , Gesch. Os. Reiches. c.-I., s.241 de, muharebenin, 1371 de Ç i r m e n mevkiinde vukûbulduğunu, bu muharebeye S ı r p - S ı n d ı ğ ı adı verildiğini kaydetmeketedir. — U z u n ç a r ş ı l ı , OT, c.I., s. 65-67,81. Ayrıca, Ç i r m e n Muharebesi'nin, yalnız S ı r p l a r ' l a ve 1371 de yapılan ayrı bir mey-dan muharebesi olduğu hakkında bk. ayn. esr, c.I,, s. 91 nt.2, s. 127; b. bk. U z u n ç a r ş ı l ı ,

Mu-rad I., ayn. yer, S.589B.

8. - O s m a n l ı O r d u su'nun,bilhassa R u m e l i tarafında yaptığı istilâ hareketi esnasında karşılaştığı ilk ciddî tehlike, birleşik Sırp, Bulgar, Bosna, Eflâk ve M a c a r kuvvetleri idi. Düş-manı, L a l a - Ş â h i n Paşa'nın maiyetindeki komutanlardan H a c ı İl-Beği, 10,000 kişilik bir kuvvetle dağıtmış, kaçanlardan bir kısmı M e r i ç N e h r i ' n d e boğulmuş, bir kısmı da yok edilmiştir. M a c a r K i r a l ı N a g y Lajoş zorlukla canını kurtararak kaçabilmiştir. ( U z u n ç a r ş ı l ı , Murad

I., ayn yer, s.589 ile bu konu için faydalandığı diğer eserler).

9. - D o n a d o da Lezze, Historia Turchesca (1300-1514), Publicata adanotata, Impreuna cu o introducere de Dr.I.Ursu (Bucuresti 1910), s.6 da, S.Murad'ın, 60,000 kişi olduğu söylenilen bir ordu ile, G e l i b o l u tarafına geçtiğini ifâde etmektedir. Yaptığımız hesaplar ve tahminlere göre, bu ordunun o sıralarda toplananlarla bu sayıya yükselebileceğine ihtimâl veriyoruz (müellif). 10. H a m m e r , Dv, Os. T.,c.I.,s. 230. H a y r u l l a h , ayn. esr, cz. 4, s.43 vd. U z u n -çarşılı, OT., c.I:, s.49.

(5)

MURAT ZAMANINDA OSMANLI BİZANS MÜNASEBETLERİNE GENEL BİR BAKIŞ 1 9 3 1366 da 15 kadırga ve 1500 erle yola çıkan Amadeo'ya, M a c a r i s t a n ve K ı b r ı s K ı r a l l ı k l a r ı ile V e n e d i k C u m h u r i y e t i de katılmak karârınday-dılar. Fakat, konta ancak 4 Ceneviz ve bir o kadar da V e n e d i k savaş gemisi ile M i d i l l i beyi F r a n c i s c u s G a t t i l u s i o iltihak ettiler. A m a d e o , Bulga-r i s t a n yoluyla memleketine dönmekte olan impaBulga-ratoBulga-run, bu memlekette tevkif edilmesi üzerine, onu kuratarmak için, harekete devam zorunda kaldı. 24

Ağus-tos 1366 da Akdeniz Boğazı'nı geçerken, G e l i b o l u kalesini zaptederek, Bi-z a n s l ı l a r ' a verdi (1366); K a r a d e n i Bi-z ' e açıldı. B u l g a r i s t a n ' ı tehdit ederek imparatoru kurtardı 12.

Bu esnada babasının dayısı olan Amadeo'ya yardım ettiği anlaşılan IV. Andronikos'un M a r m a r a D e n i z i sahillerini tecâvüz ederek, T ü r k toprakları üzerinde tahribat yaptırmış olması ihtimâli kuvvetlidir. Nitekim, bir kaç gemiyle Y a l o v a ' y a çıkarma yapan Bizanslılar'a şiddetle karşı konulmuş ve yüzlerce esir de alınmıştır 13.

V. J o h a n n e s ' i n , M u r a d Be y'in haberi olmadan ve onun aleyhine müt-tefik aramak kastiyle seyahate çıkması, Amadeo'nun hareket tarzı, Bizans-l ı Bizans-l a r ı n GeBizans-liboBizans-lu'ya sahip çıkmağa kaBizans-lkışmaBizans-ları ve nihayet YaBizans-lova baskını,

mevcut antlaşmanın B i z a n s l ı l a r tarafından açıkça ihlâli demekti. Böylece, 1364 barışı yedi senelik olduğu hâlde, daha o yıldan itibaren Bizans İ m p a r a -t o r l u ğ u ve yardımcıları -tarafından, bir -taraflı olarak bozulmuş bulunuyordu. Keza, bu sıralarda tahrip ve işgal edildiğini tahmin ettiğimiz Biga ile Gelibolu'-yu geri almak ve Biga harekâtına yardım etmiş olan imparatoru te'dip etmek maksadiyle I. M u r a d da harekete geçmeye mecbur olmuştur 14.

Bu harekât, M u r a d Bey'in Bizans topraklarını ikinci istilâsı oldu. Bu defa B i z a n s - O s m a n l ı savaşı, bir mütareke mâhiyetinde olan 1364 barışının imza edildiği yılda başlıyarak, on iki yıl kadar devam etmiştir (1364-1376):

Savaşın ilk safhası, 1367 ye kadar Bizans ve yardımcılarının taarruzları ile geçer. İkinci safhası ise, Bizans'ın elindeki son arazi parçalarının T ü r k l e r

12. - İbn-i K e m â l , ayn. esr (Ali Emirî), c.III., vrk. 8A-9A. - Kiliseler'in birleştirilmesi konusu bilindiği üzere, IV.— XVI. yüzyıllar arasında 21 kere ele alınmıştır. (Bk. H a y r u l l a h , cz.I., s. 132). Bu sebeple bu konuya alışılmış ve mesele cazibesini kaybetmiştir. Ayrıca aynı müellif ve ayn. esr, cz. 4, s.44 e de bknz. - J i r e c e k , ad. geç. esr. s.62. - I o r g a , Gesch. Os. Retches., c.I.,s. 225-229. - U z u n ç a r ş ı l ı , OT, c . I , s.49 vd. 69,83 de müellif yanılarak, İmparatorun 1367 de A v r u p a ' y a gittiğini, dönüşünde B u l g a r l a r ' ı n eline düştüğünü ve 1366 tarihinde de, A m a d e o tarafından kurtarıldığını yazmaktadır. Bu olayların yazımızda kaydettiğimiz gibi, dizilmiş olması icâp eder. Yine ayn. yazarın, Murad I., ayn. yer.s. 589 a da bknz.

13. - İdrîs-i B i t l i s i , ayn. nus., vrk. 158 A. - Sa'dü'd-din, ayn.esr, c.I., s.81. - Solak-Z â d e , s.32. — H a y r u l l a h , ayn. esr. cz.4., s.55 de, bu hareketi, o sırada veliaht olduğunu söylediği M a n u e l ' i n yaptığını yazıyor.

14. Âşık P a ş a Z â d e , ayn. esr (Âli), s. 5556. İ d r î s i Bitlisi, ayn. nus. vrk. 156A. -İ b n - i K e m â l , ayn. esr. (Ali Emirî Ktp. nus.) ,c. III., vrk. 8A-9A. - Tevârih-i âl-i Osman (Giese), s. 22. - K. N i ş a n c ı M e h m e d Paşa, s.120. - Sa'dü'd-din, ayn. esr, c. I.,s.8Q, - M.Âli, ayn.

esr, c.V., s.66. S o l a k Z â d e , s.31 ve. M ü n e c c i m B a ş ı , ayn. esr,.c.III. s.294. K a r a

-Ç e l e b i - Z â d e , ad. geç. esr. s.344. - H a m m e r , Dv. Os. T., c.I., s.229. - H a y r u l l a h , ayn. esr, cz.4, s.43.58. I o r g a , Ayn. esr. c . I , s.240. D o n a d o d a Lezze, ad. Geç. esr, s.6 vd. U z u n ç a r -şılı, OT., c . I , s. 68.

(6)

tarafından alınması ve J o h a n n e s ' i n neticesiz kalan ikinci A v r u p a seyahatı (1367-1369) ndan bir kaç yıl sonra sona erer (1367-1376) 15.

Filhakika M u r a d ' ı n da, dedesi ve babası gibi, M a r m a r a Bölgesi'nin ve bilhassa B o ğ a z l a r Bölgesi'nin fethini ikmâl etmek gayesini takip ettiğini söy-liyebiliriz. Bu, ikinci savaş sırasında tamâmiyle belli oldu. Gelibolu, 10 aylık bir düşman işgalinden sonra, 14 haziran 1367 de Bizanslılar'ın elinden tekrar geri alındı. Bilâhare burası bir üss telâkki edilerek 16, Silivri, Çekme-celer ve Yeşilköy tarafları yağma edildi; H a y r e b o l u zaptolundu. Bir yıl sonra, P ı n a r - H i s a r ile Vize işgal edildi.

Daha önce elden çıkmış olan K ı r k l a r e l i tekrar alındı. İ m p a r a t o r ' u n Vize'yi kurtarmak için giriştiği hareket başarısızlıkla sona erdi. Bu arada bir çok kereler T ü r k süvarileri İ s t a n b u l ' u n kara sûrları önlerine kadar gelerek at saldılar. K a r a d e n i z Boğazı'nın R u m e l i kıyılarına indiler. Bütün T r a k

-ya, İ s t a n b u l , sûrlarına kadar istilâya uğradı. Böylece T ü r k l e r , Boğazlar'ın her iki sahillerine ulaştılar veya istedikleri zaman ulaşabilecek bir duruma geç-miş oldular.

Avrupa'dan elleri boş ve perişan bir hâlde dönen J o h a n n e s , bütün mem-leketin elden çıktığını ve imparatorluğun, yalnız İ s t a n b u l sûrları içine sıkışmış bir Site D e v l e t i hâline girdiğini gördü. Üçüncü oğlu T e o d o r o s ' u elçilik görevi ile M u r a d Bey'in yanına gönderdi. M u r a d Bey, B a l k a n Devletleri'nden, Edirne'yi basmak teşebbüslerinin öcünü almak istediği için, imparatorun af dileğini kabul ederek, barışmağa razı oldu 17.

Bizans İ m p a r a t o r l u ğ u , bilhassa bu yeni antlaşma ile bağımsızlığını feda etmek karşılığı, yaşamak istediğini göstermiş oluyordu. Bundan dolayıdır • ki, imparatorların bu barıştan sonraki teşebbüsleri, O s m a n l ı - T ü r k l e r i tarafından bir İ s y a n H a r e k e t i şeklinde telâkki edilir olmuştur.

J o h a n n e s , M u r a d Bey'e oğlu vâsıtasiyle şu tekliflerin kabul edilmesini istirham etmiş olmalıdır:

1- Ç a t a l c a Yarımadası'nda iki devletin hudutlarının Silivri'nin ba-tısından 18, başlayan ve Ç a t a l c a - İnceğiz - B u l o n y a - T e r k o s mevkileri yakınından ve bu mevkilerin doğusundan geçerek, K a r a d e n i z ' e ulaşan

15. - Âşık P a ş a - Z â d e (Âli), s.60-62. - H a y r u l l a h , ayn. esr, cz. 4, s.48. - J i r e c e k ,

ad. geç. esr, s.48. - U z u n ç a r ş ı l ı , OT., c.I., s.50,83.

16. K a r a Ç e l e b i Z â d e , ayn. esr, s.346. M ü n e c c i m B a ş ı , ad. geç. esr, c. III., s.295. -D o n a d o da Lezze, ayn. esr, s.7. - K ö p r ü l ü , Osmanlı -Devleti'nin -Doğması ve büyümesi (Ülkü) Mc. c.VII. (Ankara 1936) s.405. - U z u n ç a r ş ı l ı , Murad I., ayn. yer, s.589.

17. - İ d r î s - i Bitlîsî, ayn. nus. vrk. 163B, 166A. - İ b n - i K e m â l , ayn. esr. (Ali Emirî ktp. nus.), c.III., 9B. Tevârihi âli Osman (Giese), s.24. Sa'dü'ddin, ayn.esr, c.I., s.8688. -M ü n e c c i m - B a ş ı , c.III., s.296 vd. - H a m m e r , Dv. Os. T., c.I., s.231. - H a r u l l a h , cz.4, ş. 45, 58-60. - Z i n k e i s e n , Gesch. Os. Reiches., c.I., s. 228 vd. - U z u n ç a r ş ı l ı , OT., c.I., s. 50 vd., 69; Murad., ayn. yer, s.589 vd.

18. - İ b n - i H a c a r , Anbâ'u'l-gumar fî-abnâ'i'l-umar, c.I. (İst.Köprülü ktp. Yz. nr. 1007-08), vrk. 105A. - İbn H a l d u n , Al-İbar va dîvânu'l-mubtada'-v'al-haber fî ayyâmi'l-Arabi v'al-Acam

(7)

MURAT ZAMANINDA OSMANLI BİZANS MÜNASEBETLERİNE GENEL BİR BAKIŞ 1 9 5 bir hat olmak üzere, kabul edilmesi ve bu hattın doğusunda kalan arazi parçasının imparatorluğa geri verilmesi 19.

2- Her yıl belirli bir verginin kabul edilmesi,

3- Kendisinin veya oğullarının veya bizzat yahut oğullarından birinin, yardımcı Bizans kuvvetleri ile T ü r k H ü k ü m d a r ı ' n ı n arzu ettiği zamanda ve istediği savaş bölgelerinde O s m a n l ı O r d u s u ' n a kabul edilmeleri,

4- Bu antlaşma hükümlerini yerine getirmesi hususunda te'minât olmak üzere elçilikle gönderdiği oğlunun rehine olarak maiyetlerinde kalmasına müsaade olunması (1376) 20.

Bizans İ m p a r a t o r l u ğ u bu suretle, başta T ü r k - O s m a n l ı , B u l g a r ve Sırp, V e n e d i k ve Ceneviz'in, dostluktan daha çok devam eden düşmanlık-larından, geçici bile olsa, kurtulmak imkânını elde etmiş oluyordu. Ancak, metbû ve tabî devletler birbirleri hakkında ne düşündüklerini de çok açık bir şekilde bilmektedirler.

Bu itibârla, M u r a d Bey'in gerek B a l k a n ve gerekse A n a d o l u tarafındaki genişleme hareketleri, Bizans'ın mukadder âkibetine biraz daha yaklaşması demek olduğundan, İ s t a n b u l ' d a korku ve dikkatle takip edilmekteydi 21.

J o h a n n e s , A v r u p a seyahati esnasında ikinci oğlu M a n u e l ' i n kendisine para te'min ederek Venedik'e kadar getirmesinden çok memnun olmuş ve onu imparator ilân etmişti. M u r a d da yeni durumu tasvip etmekte bir mahzur gör-memişti (1376) 22. Fakat imparatorun bu tercihi, oğlu M a n u e l ile beraber I. M u r a d ' ı n maiyetinde bulundukları bir A n a d o l u seferi sırasında 23 T r a k y a ' d a oldukça önemli bir ayaklanmaya sebeb oldu. Her iki hükümdar, bu sefer müd-detince yerlerine vekil bıraktıkları oğulları Savcı Bey ile Andronikos'un an-laştıklarını ve iktidara göz koyduklarını gördüler. J o h a n n e s , M u r a d ' ı n kendi-sinden şüphe etmiş olmasından çok korktu. İsyan kanlı bir şekilde bastırıldı 24.

19. - Her ne kadar, genel olarak, yerli tarih yazarları birbirlerinden faydalanmakta iseler de, kullandığımız yerli ve yabancı kaynakların verdikleri bilgi ve getirdikleri ayrı ve orijinal görüşler, bizde böyle bir hududun tesbitine imkân verebileceği kanâatini uyandırmıştır. Bilhassa bu hususta İdrîs-i Bitlîsî, vrk. 66 da tatmin edici bilgi vermiştir.

20. - U z u n ç a r ş ı l ı , Os. T., c.I., s.51.

21. Î d r î s i Bitlîsî, vrk. 161B, 164A, 165A, 168A, 170B171B, 173A, 177B179A,180B. -İ b n - i K e m â l , ayn. esr. (N. Osmaniye ktp. nus.), c. I I I . , vrk. 11B-15B. - E . G i b b o n , The History

of the declin and fall of the Roman Empire, c.VII. (London 1855), s. 148.

22. D u k a s , Bzns.T. ( M i r m i r o ğ l u ) , s.26. H a m m a r , Dv. Os. T., c.I., s.131. U z u n -çarşılı, OT., c.I., s.51. Y a z a r , Murad I.(s.592) isimli makalesinde, İmparatorun, M a n u e l ' i sâdece

Saltanata ortak yapmak istediğinden bahsetmektedir.

23. - H a m m e r , Dv. Os. T, c.I., s.231. - U z u n ç a r ş ı l ı , OT., c.I., s. 51 ile Murad I., ayn. yer, s.592.

24. - D u k a s , prenslerin isyanı olayını, birlikte hazrılanmış ve tatbik edilmiş bir hareket olarak almakta, âsi O s m a n l ı Şeh—zâde'si S a v c ı Bey yerine, K u n d u z i ( G ü n d ü z ? ) adında başka bir Şeh-zâde ismi vermektedir. (bk. ayn. esr. s.26). — İdrîs-i B i t l î s î , ayn. nus., vrk. 181A da, M u r a d ' ı n , S a v c ı Bey'i B u r s a ' d a yerine bırakarak, R u m e l i ' y e sefere çıktığını, bu sırada

(8)

Fakat, bu isyan hareketi yüzünden, kısmen gözleri sakatlanmış olduğu hâlde, babası tarafından hapsedilen IV. A n d r o k i n o s , 1376 da C e n e v i z l e r tara-fından kurtarıldı25. Babasını ve kardeşi Manuel'i, vaktiyle kendisinin

hapsedil-dildiği yere kapayan Andronikos'a, bu başarısında Cenevizler'den başka M u r a d Bey de yardım etti 26. Yeni imparator buna karşılık 1376 T â b i i y e t Antlaşması'na bir hüküm daha ilâve ediyordu 27:

İ s t a n b u l ' d a bulunan müslümanların dâvalarına bakmak için. bir K a d ı tâ-yin olunacaktı. Yâni, M u r a d Bey, İstanbul'daki Türkler'in, 1376 yılına ka-dar, imparatorluk mahkemeleri huzurunda görülen dâvalarının, bu tarihten iti-baren, T ü r k M a h k e m e s i huzurunda karara bağlanması hakkını da elde et-miş oluyordu.

Üç yıl sonra J o h a n n e s , M a n u e l ile beraber, Venedikliler'in gayreti ile hapisten çıkarılarak kaçırıldı ve 1379 da M u r a d Bey'e iltica etti. Bunun üzerine M u r a d , bu defada J o h a n n e s ' i n tekrar imparator olmasını te'min etti. M u r a d , bu yardımına karşılık, Andronikos'un tâdili' baki kalmak şartiyle, altı yıl önce aralarında yaptıkları antlaşmanın, yıllık vergi ve asker yardımı maddelerini kendi lehine bir kere daha değiştirmeğe muvaffak oldu.

J o h a n n e s , her yıl otuz bin duka altın vergi vermeği ve istenildikçe Os-m a n l ı O r d u s u ' n a on iki bin kişilik bir kuvvetle katılOs-mayı taahhüt ediyordu.

(787) Şeh-zâde'nin tahtı ele geçirmeğe kalktığını; hattâ, iki tarafın N i l ü f e r çayı kenarında mu habereye tutuştuklarını, Savcı'nın yakalandığını, babası onu öldürmek istemediğinden, öğütle yola getirilmek istendiğini ve sonunda Savcı'nın söz dinlememesi yüzünden öldürüldüğünü kaydetmek

tedir. — H.Sa'dü'd-din'de de, Bizans'lı prense âit bir işaret yoktur. (.c.I., s. 101 vd.) — Ayrıca bk. M.Âlî. ayn.esr. c.V., s.66. - Müneccim—Başı, c.III., s.300 de, S a v c ı Bey'in B a y e z i d Zamanı'nda öldürüldüğünü yazmaktadır. - Kezâ bk. H a y r u l l a h , cz. 5, s.68 ve 75. - Z i n k e i s e n ,

GOR., c.I., s.237—239 ve âsilerin A n e m a s Kulesi'ne kapatıldıklarına dâir s. 272 e bk. - E. G i b

bon, ad. geç. esr, c.VII., s.155 de, Savcı'nın da A n d r o n i k o s ile birlikte A n e m a s Kulesi'ne kapatıldığını yazmakta ise de, o'nun boğulduğuna muhakkak nazarıyla bakabiliriz.- H a m m e r ,

Dv. Os. T., c.I,, s. 231 vd. Burada müellif, olayın 1385 de cereyan ettiğini kaydetmiştir. — I o r g a , GOR., c.I., s.251 vd. — S i l b e r s c h m i d t , Venedik Menbâları'na nazaran Türk İmparatorluğu'nun zuhuru zamanında Şark Meselesi. Tür. Trc. A . C e m a l K ö p r ü l ü (1st. 1930), s. 65 de, bu isyanın 1376 tari­

hinde olduğunu, şüphe bırakmıyacak bir dilde kaydetmiştir. - M.F. K ö p r ü l ü , Les Origines de

I'Empire Ottoman (Paris 1935), s. 124 ve Os. Dv. Doğm. ayn. yer, s.. 404. - Y ı n a n ç , Bayezid I., İA.

c.II. (İst. 1943), s. 369A'da, isyan tarihini 1385 olarak kabul etmiştir. B bşk. S a v c ı B e y ' i n B a y e z i d Zamanı'nda ölmüş olduğunun yanlışlığı hk. bk. ayn.makl. S.369B. — U z u n ç a r ş ı l ı , OT., c.I., s.51,139 ile Murad I., ayn. yer, s.592 de, bu isyanın yerinin ve tarihinin kesin olarak tesbit edilemediğini, yerli ve yabancı kaynaklara dayanmak suretiyle, ifâde etmektedir.

25. — D u k a s , ad. geç. esr. s.26 vd. - H a y r u l l a h , ayn. esr, cz.4, s.76. - E . G i b b o n , ayn.

esr, c.VII., s.155 vd. - M a n f r o n i , Le Relazioni fra Genova, I' Impero Bizantino e i Turchi

(Ge-nova 1898), s. 716. - I o r g a , ayn. esr, c.I., s.252. - U z u n ç a r ş ı l ı , OT., c.I.,s.52.

26. - D u k a s , ayn. esr, s.27. - E . G i b b o n , ayn. esr, s.VII., s.156. - I o r g a , GOR., c.I., s. 251. - U z u n ç a r ş ı l ı , OT., c.I., s.52 de, O s m a n l ı l a r ' ı n 4000 azab (hafif piyade) ve 5000 süvari

ile yardım ettiklerini kaydetmektedir.

(9)

MURAD ZAMANINDA OSMANLI BİZANS MÜNASEBETLERİNE GENEL BİR BAKIŞ 1 9 7 Andronikos'a gelince öldürülmedi; kendisine bir vazife verildi 28.

T r a k y a ' d a patlak veren Savcı ve A n d r o n i k o s isyanı ile Bizans tahtı etrafında zuhur eden hâdiselerden sonra, M a k e d o n y a ' d a , dördüncü bir hâdise daha cereyan etti:

Selanik'te bulunan genç imparator M a n u e l ile, harekâta başlamış olan O s m a n l ı O r d u s u komutanı Ç a n d a r l ı K a r a - H a l i l H a y r e d d i n Paşa arasında Serez yüzünden bir anlaşmazlık çıktı. Selanik kuşatıldı. Ma­ nuel, şehrin sukut etmesi ihtimâli kuvvetlenince korkarak, babasına sığınmak istedi ise de, J o h a n n e s oğlunu kabul edemedi. M a n u e l Midilli'de de aynı muameleye mâruz kaldı ve M u r a d Bey'in merhametine iltica etti. O s m a n l ı -T ü r k Hükümdarı, kaçak ve sığınacak bir yer bulamayan bu Bizans İmpara-toru'nu affetti 29. Bu olaydan sonra, baba oğul imparatorlar, I. M u r a d ' a tam bağlılık gösterdiler ve hizmet ettiler 30.

Bizans'ın, O s m a n l ı Pâdişâhı'nın şehâdeti ve zaferi ile neticelenen Bi­ rinci K o s a v a M e y d â n M u h a r e b e s i (1389) 31 nin hazırlanışında bir rolü olup olmadığını kesin olarak bilmiyoruz. Ancak, sefere çıkarken, bu tabî imparator-luğun, B o ğ a z l a r Bölgesi'nde her çeşit sefer ikmâlini kolaylıkla kesebileceğini ve orduyu arkadan vurabileceğini hesap eden Murad'ın, imparatorun bir kızını kendine ve diğer iki kızını da şehzadeleri Bayezid ile Y â k u p Beyler'e aldığını görüyoruz (1387) 32.

. - .

28. - E . G i b b o n , ayn. esr, c.VII, s.156 . — I o r g a , GOR., c.I., s.253 de, açık olarak her yıl 3000 duka vergi kaydını belirtmiştir. Ayrıca bk. U z u n ç a r ş ı l ı , OT., c.I., s.53.

29. H a y r u l l a h , ad. geç. esr, cz. 4, s..63 vd. H a m m e r , Dv. Os. T., c.I., s.234 vd. -Z i n k e i s e n , GOR., c.I., s.240 vd. — U z u n ç a r ş ı l ı , OT., c. I, s. 52,73 ve Murad I., ayrı. yer, s. 590.

30. - I . M u r a d , A l â e d d i n Ali Bey'in üzerine ilk sefere çıktığı zaman (1387), B i z a n s İ m p a r a t o s u , yardımcı kuvvetlerin başında P â d i ş â h ' ı n maiyetinde bulunmuştur ( U z u n ç a r ş ı l ı ,

ad. geç. mkl., s. 592 vd. Ayrıca bk. s.596); keza bk. OT., c . I , s.53.

31. - K o s o v a Meydân Muharebesi'nin siyâsî ve askerî hazırlık safhaları ile cereyan tarzı hk. geniş bilgi için bk. İdrîs-i B i t l î d î , ayn. nus. vrk. 189B-206A. —Zinkeisen, Gesch. Os.

Reiehes., c.I., s.256 da, bu muharebede, M u r a d ' ı n yardımcı kuvvetleri arasında S a r u h a n , M e n

-teşe, A y d ı n ve H a m i d — O ğ u l l a r ı kuvvetleri de söz konusu edilmektedir. Muharebenin cerayân tarzı hk. s.258-263 de geniş bilgi verilmiştir. - I o r g a , ayn. esr, c.I., s.263 vd. - K ö p r ü l ü , Os.

Dv. Doğm. ayn. yer, s.405. — U z u n ç a r ş ı l ı , Anadolu Beylikleri ve Akkoyunlu, Karakoyunlu Devletleri

(Ankara 1937), s. 24 de, C a n d a r - O ğ l u S ü l e y m a n p a ş a ' n ı n , bu savaşa yardımcı kuvvetler gönderdiğini kaydediyor. Keza bk.OT., c.I., s.92, 135 ve bu müellifin adı geç. mkl.nde, K a r a m a n -Oğlu'nun, I . M u r a d ' a karşı kurulan I I . B a l k a n P a k t ı ' n a girdiği , bâzı kaynaklara atfen ifâde olunmaktadır. - M.H.Yınanç, Bayezid I., ayn. yer, s.369 da, K o s o v a Muhârebesi'nde, G e r m i y â n , A y d ı n , S a r u h a n ve M e n t e ş e ile H a m i d - O ğ u l l a r ı ' n ı n , I . M u r a d ' ı n Bağlaşık-ları olarak, bulunmuş oldukBağlaşık-larını kaydetmektedir.

32. — İdrîs-i Bitlîsî, ayn. nus., vrk. 191A. Ayrıca, S u l t a n ' ı n K o s o v a Cengi'ne giderken, yollarda geçtiği B i z a n s köy ve kasabalarında ziyafetler verildiği de işaret edilmektedir (vrk. 200B). - İ b n - i K e m â l , ayn. esr. (N. Osmaniye ktp. nus.), c.III., vrk. 20A'da, P â d i ş â h ' ı n , O'nu (İmpa-ratoru), düşmanlarının başı olarak bildiğini ve S ı r b i s t a n seferine giderken, imparatorun, arkasını kesmemesi için böyle hareket ettiğini söyliyor. N e ş r î ( F . T a e s c h n e r ) , s.65. K â r a Ç e l e b i Z â d e , ayn. esr, s.349. S o l a k Z â d e , ayn. esr, s. 40. H a m m e r , Dv. Os. T., c.I., s.242. -H a y r u l l a h , ayn. esr, cz.4, s.45,78. - Z i n k e i s e n , Gesch. Os. Reiches., c.I., s. 135—139.

(10)

I. Mu r a d, kendi ordusundan üstün olan H a ç l ı O r d u s u ' n u yenebildi ise de, "Miloş K o b l e = Miloş O b i l i ç " adındaki bir sırplı tarafından şehit edildi 33. Yerine, muharebe meydanında ve komutanlar tarafından, Bayez id Ç e l e b i geçirildi34.

O s m a n l ı İ m p a r a t o r l u ğ u ' n u n ilk kurucusu olan I. M u r a d , bu devleti yalnız Asya değil, aynı zamanda bir A v r u p a D e v l e t i durumuna yükseltti. Yukarda arzettiğimiz malûmattan da anlaşılacağı üzere, gerek Bizans İ m p a ­ r a t o r l u ğ u ve gerekse Balkan D e v l e t l e r i tarafından gösterilen mukaavemeti kırarak O s m a n l ı Devleti'ni, ilk defa bir imparatorluğu andıracak şekilde iki kıt'a üzerinde genişletti 35.

1365 de Edirne'yi devlet ve askerî hareket merkezi ittihâz ettiği zaman, B a l k a n Devletleri, hattâ A v r u p a D e v l e t l e r i , Doğu'da bir T ü r k Meselesi'nin mevcudiyetini şiddetle hissetmişlerdir. Çünki, Edir-n e'Edir-niEdir-n fethi ve soEdir-nra da devlet merkezi ve askerî üss hâliEdir-ne getirilmesiyle, yalEdir-nız Bizans İ m p a r a t o r l u ğ u Balkanlar'dan tecrit edilmekle kalmıyor, bütün G ü n e y - D o ğ u A v r u p a kara yolları da T ü r k O r d u l a r ı ' n a açılıyordu.

Nitekim E d i r n e , kısmen M u r a d ' ı n sağlığında ve kısmen de onun ölümün­ den sonra, B a l k a n Devletleri'ni önce vergi verir devletler durumuna düşüren ve daha sonrada ilhaklarını te'min eden, nihayet İ s t a n b u l ' u n F e t h i ile neti­ celenen bütün harekâtın hazırlandığı birinci derece ehemmiyette bir üss olmuştur.

Bizans İ m p a r a t o r l u ğ u , bin yıllık bir zaman zarfında ilk defadır ki, aynı kuvvetlerle, I. M u r a d D e v r i'nde iki taraftan birden tehdide mâruz kal­ mıştır 36.

33. — İ b n H a l d u n , ad. geç. esr, c.V., s. 562. - As-Sahâvî,

Az—Zav'u'l—lâmifia'yani'lkarni'ttâsi, c.XI. (Kahire 1355). Tür. Trc. Doç. Dr. Şevkiye İnacık, s.148/12 vd. İbn T a g r î

-birdî, Al-Manhalu's-sâfî v'al—mustâfî ba'd al—vâfî (N. Osmaniye ktp. Yz.nr. 3428-29. Tür.Trc. Ş.İnalcık), c.II., s. 511. - Şü'kru'llah, Behcetü't-tevârih, c.I., nşr. ve alm.trc. T h e o d o r Seif, Der Abschnitt über bie Osmanen in Sükrüllah's persischer Universalgeschicthe.Mitteilungen zur osmanischen Geshichte (1924), s.92-94. - T e v k i î M e h m e d P a ş a , ad. geç.esr, s.91. - D u k a s ,

ayn. esr, s.7. - İ d r î s - i Bitlisi, ayn. nus., vrk. 196A, 206A-209A. - İ b n - i K e m â l , ayn. esr (N.

Osmaniye ktp. nus.), c.III., vrk.28B. - H o c a Sa'dü'd-din, ayn. esr, c.I., s. 122-125. - Solak — Z a d e , s. 48. - Z i n d e i s e n , GOR., c.I., s.262 vd. - I o r g a , ayn. esr, c.I., s. 264 de, K o s o v a muharebesinin vukubulduğu tarihi, 15. Haziran. 1389 olarak vermektedir. — M . H a l i l Y ı n a n ç ,

Bayezid I., ayn.yer, S.369B de, muharebenin tarihi, İdrîs'e göre, 4. Ramazan (27. Ağustos) cuma

günü olmak üzere, kabul edilmiştir. - U z u n ç a r ş ı l ı , OT., c.I., s.138 ile Murad I., ayn. yer, s. 593 vd. Burada da muharebe günü hk. yeter bilgi verilmiştir. Orduların mevcudu için, kesin bir şey ifâde etmek mümkün değildir.

34. - T e v k i î M. Paşa, ayn. esr, s.91 vd. - İdrîs-i Bitlisi, ayn: nus., vrk. 209A'da, henüz S. M u r a d ruhunu teslim etmeden önce Bayezid'in babasının yanına getirildiğim, Sultan'ın, devleti oğluna emânet ettiğini, idare hk. da da vasiyet ve nasihatlarda bulunduğunu, üzerinde bilhassa dikkatle durarak kaydetmektedir. Ayrıca, vrk. 214A'da da, Y â k u p Çelebi'nin şehâdeti için, bir taht üzerinde iki Pâdişâh olamıyacağı mûcib sebebini kaydediyor. — Z i n k e i s e n , GOR., c.I., s.269. - Y ı n a n ç , ayn. mkl. ayn. yer, s.369.

36. - İdrîs-î Bi tlîsî, vrk.l61A. - İbn-i K e m â l , ayn. esr (N.osmaniye ktp. nus.), c.III., vrk. 9B. - H a y r u l l a h , ayn. esr, cz.4, s.98 vd. - Z i n k e i s e n , GOR., c.I., s.226.264. - E . G i b b o n ,

ad. geç. esr, c.VII., s.147 vd. - J i r e c e k , ayn. esr, s.63. - F . K ö p r ü l ü , Os. Da. Doğm. ayn. yer,

5.405. - U z u n ç a r ş ı l ı , OT., c.I., s.68. - G. R. P o t t e r , The Fall of Constantlnople May 29 th, 1453, History, Today, c.III. (1953), s 41.

(11)

MURAD ZAMANINDA OSMANLI BİZANS MÜNASEBETLERİNE G E N E L BİR BAKIŞ 1 9 9 İ s t a n b u l ' u almağa teşebbüs ettiği söylenmekle beraber 37, M u r a d Bey'in, 1363 den itibaren, bir Site D e v l e t i hâline soktuğu Bizans İ m p a r a t o r l u ğ u ' n u , vergi ve yardımcı asker veren tabî bir devlet durumuna getirmekle iktifa etmiş olması ihtimâli daha kuvvetlidir. Zira, bu küçük devleti idare edenler, T ü r k Hükümdarı tarafından istenen yerde ve zamanda maiyetinde dolaştırılabiliyor ve istemedikleri zamanlarda da yerlerinden atılabiliyorlardı 38.

Babası O r h a n Bey Z a m a n ı ' n d a , O s m a n l ı D e v l e t i ile C e n e v i z l e r arasında kurulan dostluk münâsebetlerinin!, onun zamanında da devam etti ğini ve bir ticâret anlaşması yapıldığını görüyoruz. Hattâ, yalnız

Ceneviz-liler'in değil, O r h a n Z a m a n ı ' n d a T ü r k l e r ' i istihfaf eden Venedikli-ler'in bile, M u r a d ' l a tedafüi antlaşmalar yaptıkları muhakkaktır39.

Gerek P e r a Cenevizliler'i ile 8. temmuz 1387 de aktedilen ticâret an laşması 40 ve gerekse Gelibolu'da bir gümrük mahalli ihdas edilerek, geçen gemilerden bir geçit resmi alınması 41, Venedik'in siyâset değiştirmesi,

Mu-rad, Bey tarafından Boğazlar'ın iktisadî vaziyetine ne kadar önem verildi-ğini gösterir.

Denebilir ki, bir komutan hüviyeti ile tahta geçen M u r a d , babası zamanından kalan yaşlı ve tercübeli komutanları sevk ve idare etmekte gösterdiği liyâkat ve ehliyet sayesinde ve onlar vâsıtasiyle B o ğ a z l a r H â k i m i y e t i ' n i n en esaslı temellerinden birini teşkil eden B a l k a n Y a r ı m a d a s ı ' n a Osmanlı lar'ın kesin olarak yerleşmesini temin etmiştir 42.

37. İdrîsi Bitlîsî, ayn. nus., vrk. 31A'da, daha O s m a n Zamanı'nda İ s t a n b u l ' u n F e t h i ' -nin bahis konusu edildiğini yazması, I. M u r a d ' ı n bunu aklından gerçirmiş olmasını, tabiî telâkki etmemizi de gerektirecek mâhiyettedir. - H a m m e r , Dv. Ov. T., c.I., s.236. - G i b b o n s , Osmanlı

İmparatorluğu'nun kuruluşu. Tür. Trc. R a g ı p H u l u s i [Özden] (İst. 1928), s. 95 de, I. M u r a d ' ı n ,

J o h a n n e s ' i öldürmek amacı ile kurulan bir komploya girdiğini ve bu suretle İ m p a r a t o r l u ğ u n F e t h i ' n i tamamlamak projesini aklından geçirmiş olacağını, referans vererek kaydetmektedir. Nitekim, E v l i y a Ç e l e b i de,buna uyan bir ifâde kullanmaktadır {Seyahat—nâme, c.I., s. 90).

38. - E. G i b b o n , ayn. esr, c.VII., s. 148.

39. - B e l g r a n o , Dokumenti riguardanti la colonia Genovese di Pera (Genova 1888). Frns. Trc. C. B e r g e u t ve ondan Tür. Trc. B e h ç e t G ü c e r (TTK. Ktp.nde daktilo yz.), s.6467, vsk. XXX. -H a y r u l l a h , ad. geç. esr, cz. 4, s. 102. — M a n f r o n i , ad. geç. esr, s.718. — Wiel, The Navy of Venice (London 1910), s.212 vd. - P. W i t t e k Menteşe Beyliği. Tür. Trc. O r h a n Ş. G ö k y a y (Ankara 1944), s.75. - U z u n ç a r ş ı l ı , OT., c.I., s.118-119, 122 ve Murad I., ayn. yer, s.591 de, M u r a d ' ı n , R u m e l i harekâtı sırasında lâtin devletlerle bir hâdise çıkarmamağa dikkat ettiğini ve onları Bal­ k a n D e v l e t l e r i ile beraber, kendileri aleyhine tahrih etmekten, mümkün olduğu kadar sakın­ dığını ve hattâ, onlara yardımda bulunduğuna dâir bir de örnek vererek zikretmektedir. Ayrıca V e n e d i k ve C e n e v i z C u m h u r i y e t l e r i ile ticâret ve esir mübadelesi andlaşmaları yapıldığı hk. bk. ayn. mkl., ayn. yer, s.596. - İ n a l c ı k , Os. İmp. Kuruluş Devri., ayn. yer, s. 640, 645-647.

40. - B e l g r a n o , Dokumenti., s.64-67, vsk.XXX. - I o r g a , GOR., c.I., s.258. 41. - E. G i b b o n , ad. geç. esr, c.VII., s.148

42. - I. Murad'ın şahsiyeti hk. C h a l k o k o n d y l e s (s.56)'c atfen I o r g a ' d a yeter bilgi bulmak mümkündür. (Gesch, Os. Reiches., c.I., s.264). - K ö p r ü l ü , Os. Dv. Doğm. ayn.yer, s.405.

Referanslar

Benzer Belgeler

Karbon dioksitin yeraltındaki kayaçların içine hapsedilerek depolanmasını amaçlayan projede, Potsdam’da bulunan Ulusal Yerbilim Enstitüsü’nce küresel ısınmayla

Yahya Kemal, bütün Türk asır­ larını yaşamış, bütün seferlere ka­ tılmış, Bursatfftf, J&frirtdrtin,’ fttan- bulun şad günlerini görmüş.. s<ıray

Bu araflt›r›c›lar da bizim çal›flmam›z- daki gibi sa¤l›kl› gönüllülerden elde ettikleri PMN’leri ön- ceden G-CSF ile muamele ettikten sonra Candida blastos-

Londra Antlaşması- Bu antlaşmaya göre; Osmanlı Devleti’nin batı sınırı Midye-Enez çizgisi olarak kabul edildi. Batısında kalan topraklar Balkan Devletleri’ne

Mu’tasım, bu sene (223/837-838) gaza için Rum beldelerine doğ- ru yürüyüşe geçti. Zikredildiğine göre Mu’tasım orduyu öyle bir donattı ki daha ön- ce hiçbir halife

51 Doktor ve cerrahlara verilen maaşlara baktığımızda 1799 senesinde donanma kalyonlarında görev alan Asar adlı cerraha 150 kuruş 52 , 1828 ve 1829 tarihleri

Roma İmparatorluğu’nun doğu sınır şehirleri arasına dâhil edebileceğimiz, bugün Diyarbakır olarak bilinen ve tarihi Mezopotamya bölgesinin kuzey sınırını

Geçmiş oldukça eskilere dayanan hamamlar, İslam medeniyetinin vazgeçilmez unsurlarındandır. Temizliğe önem veren İslam dinin etkisiyle hamam yapımına ehemmiyet