iLMi ARAŞTIRMALAR, Sayı 23, 2007, 155-159
TANITMALAR
Yard. Doç. Dr. Necmi Akyalçın, Türkçe İkilemeler Sözlüğü- Tanık/ı, Anı Yayın
cılık, Ankara, Nisan 2007, 694 -IX sayfa
Türkçede kullanılan ikilemelerin örnekleriyle verildiği bu çalışma, Prof. Dr. Cavit Kavcar ve Prof. Dr. Fuat Bozkurt tarafından yazılan iki ayrı sunuşla başlamış olup daha soma ikilemeler hakkında bilgi verilerek çalışmanın amacı, yöntemi anlatılmış, açıkla
malardan soma taranan eserlerin listesi verilerek sözlüğe geçilmiştir. İkilemeler Üzerine başlığı altında farklı kaynaklarda yapılan ikileme tanımları verilerek, bu konuda yapıl
mış çalışmaların künyeleri kaydedilmiştir. Amaç ve Yöntem başlığında bu çalışma ile, ikilemelerin toplu olarak görülebileceği, sözlük anlamları dışında cümle içerisindeki
kullanımlarına bağlı anlamlandırmaların yapılabileceği örnekli bir çalışma hedeflendiği
üzerinde durulmuştur. Bunun için 400 dolayında kitap, çok sayıda dergi ve 14 farklı gazetenin taranmasının yanında, derlernelere de yer verildiği belirtilmiştir. Ayrıca
söz-lüğün dizilişi hakkındaki bilgiler de, yalın kullanımların önce yardımcı fıillerle oluşan
birleşik yapıların soma gelmesi gibi, bu bölümde verilmiştir.
Açıklamalar başlığında ise madde başı yapılan ikilemelerin öncelikle en çok bilinen anlamına, daha soma tanıklardaki anlamına yer verildiği üzerinde durularak çoğunlukla tek örnek kullanıldığı belirtilmiş, istisna olan durumlar açıklanmıştır. Mesela eli kolu ikilemesinin anlamının daha net ortaya koyabilmek için dört örnekle açıklandığı vurgu-lanırken çalışmaya dahil edilmeyen ikileme yapısı olabilecek kullanımlar da izah edil-miştir. Sayılarla kurulan ikilemelerin yalnızca kalıplaşmış olanlarının çalışmaya alındı ğı, on bir on iki gibi her sayının arka arkaya sıralanması ile oluşabilecek kullanımların çalışmaya alınmadığı, ayrıca gibi edatıyla kurulmuş olan adam gibi adam yapılarının da çalışmanın dışında tutulduğu belirtilmiştir. Tertemiz, yemyeşil gibi oluşumların, bu çalışmada ikileme olarak değerlendirilmediği vurgulanırken, -A zarf-fiil eki ile oluştu rulmuş ikilemelerden yalnızca gü/e git/e, söke söke, seve seve gibi kalıplaşmış olanlarına yer verildiği söylenmiştir. Yine buna benzer olarak -Ip zarf-fıil eki ile kurulmuş
boya-nıp boyaboya-nıp gibi yapılar ile bir fiilin geniş zamanın olumlu ve olumsuz çekimini (Ir -mAz) arka arkaya aldığı gelir gelmez gibi yapıların da, hemen her fiilden bu yapılarda ikilemeler türetilebileceği düşüncesi ile, çalışmaya dahil edilmediği belirtilmiştir.
Kitabın 41 ve 691. sayfaları arasını ikilemeler sözlüğü oluşturmaktadır. Alfabetik olarak dizilen sözlükte, madde başı olan kelimeler koyu yazılmış olup, taranan eserlerde ya da yapılan derlemelerde açıklaması yapılan ikilemenin örneğine varsa, açıklamanın altında verilmiştir. Örneklerdeki mana eğer genel kullanımdan farklı ise, buradaki
anla-mın da açıklamaya eklendiği vurgulanmıştır. Çok sayıda eser taranmış olmasına karşın
156 iLMi ARAŞTIRMALAR
her ikileme için örnek kullanıma yer verilmiş değildir. Bu sözlükte Türkçe kelimelerle
kurulmuş ikilemelerle birlikte alıntı kelimelerle kurulmuş ikilemelere de yer verilmiştir. Çalışmada yer alan ikileme sayısının yedi binden fazla olduğu yazar tarafından
belirtil-miş olup oldukça geniş kapsamlı bir sözlük oluşturulduğu belirtilmiştir.
Türkçede kullanılan çok sayıda ikilemenin farklı anlam ve görevleriyle, ömeklendi-rilerek okuyucuya sunulmuş olması, bundan soma yapılacak çalışmalar için İkilemeler Sözlüğü bir başvuru kaynağı olacaktır.
Feryal KORKMAZ
Abdurishid Yakup (2005). The Tutjan Dialect oj Uyglıur. Göttingen: Harrassowitz Verlag- Wiesbaden. XV/+488.
Eski Türkçe döneminde din, hukuk, edebiyat, tıp gibi farklı alanlara ait metinler çoklukla eski Uygur sahasında yazılmıştır. Bu metinler 19. yüzyıldan itibaren Fin, Al-man, Rus, Fransız, Çin, Japon gibi değişik milletiere mensup bilim adamlarınca bugün Çin hakimiyetinde bulunan Doğu Türkistan topraklarında, bilhassa da Turfan bölgesin-de yapılan arkeolojik çalışmalarda bulunmuştur.
İlk yerleşik Türk medeniyeti bu bölgede kurulmuştur. Budizm, Manihaizm, Nesturi-lik, İslamlık gibi farklı inanç sistemlerine mensup Uygurlar, bu diniere ait metinleri kendi dillerinde yazmışlardır. Uygurlar, bu metinleri yazarken bu din mensuplarının Arap, Soğut, Mani gibi yaygın biçimde kullandıkları alfabelerden yararlanmışlardır.
Bu bölgede meydana getirilen Türk medeniyeti, daha sonra farklı merkezlerde olu-şan yazı dillerini etkilemiş; onlara kaynaklık vazifesi görmüştür. Uygur Türkçesi bu sebeplerden dolayı gerek tarihi gerekse günümüz Türk yazı dillerinin anlaşılması için önemlidir.
Tarihi Uygur Türkçesinin üzerine sırasıyla Karahanlı, Harizm ve Çağatay Türkçele-ri kurulmuştur. Günümüzde ise modern Uygur yazı dili bu silsilenin devamıdır. Yazı dilindeki bu devamlılık modern Uygur Türkçesini önemli kılan amillerdendir.
Yazı dili çoğu zaman tutucudur, eski şekilleri, konuşma dilinde değişseler bile ko-rumayı sürdürürler. Mesela, Osmanlı imlasında belirtme hali eki, ünlü uyumuna girme-sine rağmen daima düz-dar ünlülü olarak gösterilmiştir. Bir başka örnek, günümüz Tür-kiye Türkçesindeki ada kelimesi Osmanlı imlasında daima ata şeklinde yazıhnıştır. Dolayısıyla Uygur yazı dilinde de benzer bir muhafazaldirlık söz konusudur.
Bunların dışında bazen yazı dili, kimi dil meselelerini çözümlemeye yetmez. Bu du-rumda o dilin ağızları, yazı diline geçmeyen kelime veya gramer şekilleri yardımcı olmak üzere devreye girer. Mesela, Türkiye Türkçesindeki yazı "ova", yazgı "yaygı,