• Sonuç bulunamadı

Naşit

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Naşit"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

125

1

T

ULUAT komiği olarak tanınan Naşit,Mir­ alay Ahmet Beyin oğlu­ dur. Beyazıt Rüştiyesi’nde, Eyüp Baytar Mektebi’nde oku­ duktan sonra, ailesi tarafından okuldan kaçarak tiyatroya git­ tiği gerekçesiyle saray muzı- kasına verilmiştir. Sarayda bir sınav sırasında 12 çeşit taklit yaparak başarı göstermiş ve saray ortaoyunu ekibi arasında girmiştir. İlk hocası Abdi Efen- di’dir. 38 yıl kadar sahnede kalan Naşit’in kızı Adile Keski- ner (Naşit) de daha sonra babasının yolunu izlemiştir.

Naşit zamanının en ünlü ko­ medyenlerinden biri olmuştur. Özellikle Ramazan aylarrnda Şehzadebaşı’ndaki Ferah ve Millet tiyatroları Naşit’i gör­ mek için gelenler tarafından ağzına kadar doldurulmuştur.

Naşit her akşam başka bir oyunla sahne açmasıyla da ün kazanmıştır. Her seferinde baş­ ka taklit, başka giysiler... Babalan tutan Arab Bacı, Valde Ham’ndan gelmiş Tah­ ranlI Ahont, lâfı asla kesmeyen Karadenizli takacı, ilk kez denizi gören Hacı Baba, çap­ kınlık taslayan Harem Ağası...

İstanbul Şehir Üniversitesi Kütüphanesi Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Nazan Ölçer, Ca­ louste Gulbenkian Müzesi Müdürü Joao Castel - Branco Pereira, Calo­ uste Gulbenkian Vakfı Mütevelli He­ yeti Başkanı Emilio Rui Vilar ve

Elimde Sermet Muhtar Alus’un İstanbul Belediyesi Kültür İşleri Dairesi Başkanlığı yaymlanndan "İstanbul.. Yazıları" var, okurken nasıl sevdim,

O vesile, bana uydurma sanat eserlerinin baş­ ka bir misalini düşündürdü: Eski mühür kolleksiyonu yap­ tığımı bilen bir kuyumcu beş altı sene önce evime

Fethi Paşa Korusu, salı günü Beykoz Koru­ su, çarşamba günü Emirgân Korusu, cuma günü Yıldız Korusu, günlerden adı konulma­ mış Kortel

Aralarında kırkbirbuçuk yaş fark vardır Hâmit ona hayrandı... te'tijgvvtîr ett\_ cjLeıfirm/ Çeşmim kapanınca

Tam yansıma yüzünden gö- zümüze daha az miktarda ışık ulaştığı için ıslak yüzeyle- ri çevrelerindeki kuru yüzeylere göre daha

tuşuyordu, Atatürk ün ikin ci kurtuluş savaşı diye ad kandırıldığı yeni bir savaş olanca hızı ile devam edi­ yordu.. Yücel bu savaşın cephe kumandanı

sanmakta idi. Demek ki burada bir tashih yap~lm~~t~ r. Fakat bu- rada da bu husustaki bilgisinin yine tam olmad~~~ n~ n fark~ ndad~ r ve buna aç~ kça i~aret etmektedir. Birüni'nin