• Sonuç bulunamadı

Başlık: Bahtiyar BABAJANOV-Aşirbek MÜMİNOV-Anke fon KÜGELGEN, Disputes On Muslim Authority In Central Asia In 20th Century: Critical Edition And Source Studies” (XX.yy. Orta Asya Müslüman Din Adamlarının PoleYazar(lar):MAHAŞEVA, CanatCilt: 49 Sayı: 2 Sayf

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Başlık: Bahtiyar BABAJANOV-Aşirbek MÜMİNOV-Anke fon KÜGELGEN, Disputes On Muslim Authority In Central Asia In 20th Century: Critical Edition And Source Studies” (XX.yy. Orta Asya Müslüman Din Adamlarının PoleYazar(lar):MAHAŞEVA, CanatCilt: 49 Sayı: 2 Sayf"

Copied!
4
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

415

CANAT MAHAÞEVA AHMET YESEVÝ ÜNÝVERSÝTESÝ Din Bilimi Bölümü Öðretmeni

Bahtiyar BABAJANOV-Aþirbek MÜMÝNOV-Anke fon KÜGELGEN, Disputes On Muslim Authority In Central Asia In 20th Century: Crýtýcal Edýtýon And Source Studýes” (XX.yy. Orta Asya Müslüman Din Adamlarýnýn Polemikleri: Kritik Edisyon ve Kaynak Araþtýrmasý), Almatý, 2007, “Daik-Press” yayýnevi, 271 s.

Kazakistan Almatý þehrinde yayýndan çýkan bu kitap uluslararasý grup çalýþ-masýdýr. Kazakistan Cumhuriyeti Süleymanov Þarkiyat Enstitüsü, Özbekis-tan Þarkiyat Enstitüsü ve Ýsveçre Bern Üniversitesi Þarkiyat Enstitüsünün temsilcileri sýrasýyla Müminov, Babajanov ve fon Kügelgen haným gibi þarki-yatçý bilim adamlarý iþbirliði yaparak kolektif araþtýrmayý bahsigeçen bu eserle sonuçlandýrmýþ bulunmaktadýr.

Kitapta Sovyet döneminde Orta Asya’da yaþamýþ olan Müslüman aydýn-larýnýn, din adamlarýnýn zamanýmýza kadar özel kütüphanelerde saklanmýþ olan elyazma veya basýlý eserleri (toplam beþ eser) verilmektedir. Metinler hem orijinal Arap, Tacik yada Özbek dillerindeki nüshalarý, hem Rusça ve Ýngilizce tercüme metinleriyle yer almaktadýr. Bu ilk kaynaklarýn Orta Asya’-da “Sovyet Ýslam’ý” fenomeninin doðru anlaþýlmasýnAsya’-da büyük önemi vardýr. Bu eserde yerli ulema sýnýfýnýn arasýndaki, çoðu zaman çetin siyasi konjök-törden etkisiyle alevlenen polemikleri ve ayýrýmlarý yansýtýlmaktadýr. Bu po-lemikler ile ayýrýmlar günümüzde de “mezhepler üstü Ýslam” davasýnda farklý bir yaþam tarzýný sürüdürmektedir.

Önsözünde Kazakistan Cumhuriyeti Milli Eðitim Bakanlýðý Süleymanov Þarkiyat Enstitüsü müdürü Abuseyitova haným mukayeseli ve uluslararasý kolektif çalýþmalarýn önemini vurgulayarak bu projenin amacýndan bahset-mektedir. Kitap Giriþ, dört bölüm ve sonuçtan oluþmaktaadýr.

(2)

416 AÜÝFD XLIX (2008), sayý II

1996’da faaliyete açýlan Kazakistan Þarkiyat Enstitüsünde Kazakistan ve komþu bölgelerdeki Ýslam tarihini, elyazma eserlerini araþtýrmalara çok önem vermektedir. Böyle çalýþmalarýn mukayeseli metodla gerçekleþtirilmesinin ve-rimli ve saðlýklý sonuçlara götüreceðini vurgulayan Abuseyitova bahsigeçen çalýþmanýn proje yöneticisi Prof.Dr.Anke fon GÜGELGEN haným olup Kazak-Ýsveçre-Özbek iþbirliðinin ürünü olduðunu vurgulamaktadýr.Orta Asya, Kaza-kistan tarihi kaderinin ortaklýðý yalnýzca doðal ve coðrafi yönden deðil, ayný zamanda kültürel ve siyasi süreçleri yönünden benzer kaderi paylaþmaktadýr. Giriþ bölümünde “Sovyet Dönemi Dini Metinler” baþlýðý altýnda Sovyet rejiminde Ýslam’ýn, daha doðrusu dini literatürün nasýl geliþtiðini ele almak-tadýr. Sovyet rejimi altýndaki siyasi, kültürel ve sosyal baskýlar nedeniyle dini kitaplarýn kaleme alýnmasý bir yana, dini literatürün bulundurulmasý da söz konusu deðildi. Ancak her ne kadar ateist bir toplumdan bahsediyorsak da, kalbinde iman nuru sönmeyen (söndürülemeyen) insanlarýn ve toplumun da dini konularda bilgiye, yönlendirmelere ihtiyaçalrý vardý. Bu konuda ya-zýlan yazýlar özel kütüphanelerde itinayla saklanmýþtýr. 1985-1991 Gorba-çev reformlarýnýnbaþlamasýyla tüm bölgede Ýslam uyanýþý, sonra din adam-larýnýn arasýnda polemikler ve ayýrýmlar, irtica grupadam-larýnýn (dýþ güçlerin faa-liyetleri de söz konusu) ortaya çýkýþý yaþandý.

Dolayýsýyla “Sovyet Ýslam’ý” fenomeninin tam olarak anlaþýlmasý için ilgi-li tüm kaynaklarýn birilgi-likte deðerlendirilmesi ve araþtýrýlmasý gerekir.

Araþtýrma konusu olan metinler Sovyet döneminin baþlangýcýndan sonu-na kadar kronolojik sýrayý takip eder.

1916-1917 devrimler ve siyasi olaylar yalnýzca bölgede deðil, Rus Ýmpa-ratorluðundaki Müslümanlarýn aktifleþmesine neden oldu. Sadece Taþkent-’te ve diðer büyük þehirlerde 2-3 ay zarfýnda 30’dan fazla Müslüman partisi ve dernekleri kuruldu. Bunlar siyasi deðiþimlerden kendileri için verimli sonuçlar elde etmek için çalýþmalarýný sürdürdü. Ancak Rus Bolþevik hükü-meti bu dini reform faaliyetlerini engelledi. Toplumda bu konuda iki tutum göze çarptý. Birincisi, uzun yýllar devam eden cihad yolunda “basmacý” adý altýnda bilinenlerin mücadelesinin canlýlýk kazanmasý dikkat çekti. Ýkincisi, ordu ve techizat bakýmýndan eþit olmadýklarý nedeniyle þimdilik yeni hükü-metle uzlaþmaya vararak “inanç ve vicdan özgürlüðü” prensibinden istifade etmek istemeyen ulema kýsmý öne çekti.

Bölgedeki tüm dini ve kurumlar (cami, medrese, dini mahkeme, vakf v.d.) kapatýldý. Ulemanýn çoðunluðu ve daha sonra cedidçilerin çoðu idam edildi.

Ancak bu zamanda da ulema kendi içinde tartýþmalarýný sürdürdü. An-cak din adamlarýna yönelik baskýlar ile engellemeler tartýþmalarý arka plana

(3)

417

atýp, din eðitimini sürdürme sorununu ön plana çýkardý. Bunun için eðitim gayrý resmi olarak “hücre” evlerinde sürüdürüldü. Bu “hücre”lerin en ünlü hocalarýnýn birisi Muhammedcan Hindustani (1892-1989) oldu.

Ýslam reformu ve “yenilenmesi/temizlenmesi” ideasý etrafýndaki tartýþ-malar 1960’lý yýllarýn sonu ve 1970’li yýllarýn baþýnda tekrar alevlendi. Tar-týþmalar yine ayný konular, daha çok ibadet konusunda geliþti. Bununla bir-likte bilgi ve kaynak eksikliði ve dini kýsýtlamalar ayný konular (evliya kabir-lerinin ziyareti, düðün, merasimler v.d. þer’î esaslara uygunluðu) üzerinde tartýþmalarýn çýkmasýna yol açtý.Dýþ dünyaya kapalý olmasýna raðmen Sov-yet müslümanlarýnýn diðer Müslüman ülkelerle bir þekilde irtibat kurdukla-rý tesbit edilmiþtir.

Dört þýk altýnda ele alýnabilecek hususlarýn birincisi, Özbekistan eðitim kurumlarýnda öðrenim gören Müslüman (Pakistan, Süriye, Mýsýr) ülkelerin-den gelen öðrencilerin etkisi olmuþtur.

Ýkincisi, genç ulema sýnýfýndan olan Rahmetullah Allama(1950-1981), Abduvali Kari Mirzayev (d.1950) bu öðrencilerle bizzat görüþüp ilgili litera-tür isteðinde bulunmuþtur. Bu da genç ulema sýnýfýnýn oluþmasýna zemin hazýrladý. Tespit edildiðine göre bu din adamlarýnýn kitiphanelerinde Mýsýr’lý Hasan el-Banna’nýn, Seyit Kutba, Ebu’l-Ala el-Mevdudi(1903-1979)’nin eser-leri bulunmuþtur.

Üçüncüsü, Arap dünyasýndan gelen resmi delegeler tarafýndan bölgeye dini ve dini-siyasi literatür getirilmiþtir.

Dürdüncüsü, yerli reformcularýn üzerindeki dýþ etkiler, Batý Avrupa ve Orta Doðu (Ýran, Afganistan) bölgelerinin radyo yayýnlarý aracýlýðýyla ger-çekleþmiþtir.

Dolayýsýyla bütün bu kanallardan beslenen yeni nesil ulema “Saf Ýslam” uðrunda mücadele etme kararý aldý. Bu harekete mensup olanlar kendilerini “müceddidler”, yada “Ýslami Gençlik”, oysa diðer Müslümanlar bunlarý “Vah-habiler” olarak adlandýrmýþtý. Bunlara göre yerli örf ve adetlerin Ýslam’da yer almasý bid’at olarak nitelendirildi. Bu yüzden genç nesil ulema ile hocalarý arasýnda fikir ayýrýlýðý ortaya çýktý. Çözümler ve uzlaþma arayýþlarýnýn sürdü-ðü bu tartýþmalar ve buradaki görüþler daha sonra eserlere yansýdý.

Bahsigeçen eserlerin ilki Taþkent’te meþhur olan din adamý Þami-Damulla et-Terablusi(Osmanlý’dan Vahhabi görüþleri yüzünden sürgün edilip, Orta

Asya’da 1903-1932 yýllarý arasýnda faaaliyet göstermiþ)’nin “Cumal el-Müfide fi Þerh el-Cevheri’l-Farida” (özgün dili Arapça) adlý kitabýdýr. Müelli-fin Ýmam Buhari’nin ve eserininmethettiði þiir kitabý “el-Cevheru’l-Farida” adlý eserine 1919-1920 yýllarýnda yazýlan nesir þeklindeki þerhidir. Özel ki-taplýklarda saklandýðý tespit edilen iki elyazma nüshasý mevcuttur.

(4)

418 AÜÝFD XLIX (2008), sayý II

Ýkincisi ve üçüncüsü, Muhammedcan Hindustani’nin tartþmalar ile ilgili iki

risalesi(özgün dili Tacikçe)dir. Tahminen 1988’de kaleme alýnan bu eserler-de halktan gelen sorular üzerine yanýtlar verilmiþtir. Örneðin, kabir ziyare-tinde Fatiha okumak gerekir mi? Anlamýný bilmeksizin namazda süreleri okumak doðru mu? V.d. günlük yaþamda dini merasimlerle ilgili sorular yer almaktadýr. Müellif bu sorulara doðrudan cevap vermemiþ. Çünkü, asýl me-sele bütün bunlarýn müellif tarafýndan Ýslam’da makbul olduðu kanaatinde olduðunun bilinmesidir. Bunun farkýnda olduðu izlenimini uyandýran müel-lif görüþlerini savunmak için dolaylý olarak dine zarar vermek isteyenlerin faaliyetlerini açýða çýkarmak için çabalar.

Dördüncüsü, Nasriddin Damulla Toyçiyev(1936-1990)’in “Kýrýk Kalbin

Sesleniþi. Kokand’ta Cami Açýlýþ Merasiminin Arkaplaný: Mümin gibi Görü-nen Ýkiyüzlilerin Gizli Dolaplarý” adlý kitabý(özgün dili Özbekçe)dýr. 1990’da Kokand þehrinde açýlan cami’nin imamlýðý için adý önerilen Nasriddin Da-mulla daha sonra kendi öðrencisi tarafýndan kurulan tezgahla aþaðlanarak imamlýða geçemez, yerine öðrencisi geçer. Öðrencilerinin kurduðu gizli do-laplarýnýn kurbaný olan hoca bunu gururuna yediremez, hakkýný helal etme-diðini belirterek Ýslam’da üstadlara saygý ve hürmetin yerini kaynaklardan aldýðý bilgilerle vermiþtir. Asýl mesele burada iki nesil ulemanýn arasýndaki fikir ayrýlýðýdýr. Genç ulemanýn hocalarýnýn görüþlerini geçersiz göstermek istemeleridir.

Beþincisi, 1989-1993’te Özbekistan bai Müftisi olan Þeyh Muhammed Sa-dik Muhammed Yusuf’un “Tartýþmalar ile Ýlgili” eseridir. Ýlk basýlýmý 1995’te,

sonrakisi 2001’de yapýlmýþtýr. Ancak çalýþmanýn baþlangýcý 1990’lý, yani Sov-yet rejiminin çöküþüne denk gelmektedir. Müellif genç ulema kýsmýna cevap olarak Hanefi mezhebinin görüþlerine yer vermektedir. Vahhabiliðin yeni bir görüþ olmadýðýný ve Hanefiliðin bölgedeki aðýrlýðýný vurgular. Müellif sýk sýk þunu tekrarlar: “Sloganýmýz: Ehli Sünnet ve Cemaat mezhebi esasýnda dini akideye, saf Ýslam’ý, Kuran ve Sünnet’i araþtýrmaya yönelmek. Ýslam eðitimi-ni, büyük müçtehidlerin mezhebini takip etmek, tolerans ve kardeþliði güç-lendirmek. Dini eðitimsizliði, tartýþma ve çatýþmalarý engellemek, fanatizm ve hurafeleri yok etmektir.”

Sunulan beþ eserin içeriðine bakýldýðýnda çok fazla dini entellektüel ko-nular tartýþýlmadýðý, ancak dini baský rejimindeki dini ortamý, dini-siyasi havayý yansýttýðý kanaati oluþmaktadýr. Çünkü eserlerdeki arkaplan bunu gös-termektedir. Halkýn dini bilgisizliði (yada bilgi ve kaynaklara ulaþamama), dini yasak ortamý, insanlarýn kafasýnda dönüp dolaþýp ayný sorularýn belirle-mesine neden olmuþ ve tatminkar cevabýn bulunmamasý engellemiþtir.

Referanslar

Benzer Belgeler

Bu dördüncü zaman Jeolojik ve Arkeolojik olmak üzere iki esaslı safhaya ayrıİmi tır.. Jeoloğların(Pleistosen) dedikleri safhaya arkeologların yontul­ muş taş

Muhsin İyi islami Hayat Pdf E-Kitap indir Muhsin İyi pdf business cards maker islami Hayat.İslami Dosya, İslami Program, İslami Download, İslami Döküman, İslami Belge,

 Freud dini, bir yanılsama olarak kabul ettiği için, ona göre dinin önemli bir objesi olan Tanrı da

Bu aşmada, çevreyle uyum içinde olan bireyler, kendileri için önemli olan.. şahısların, fikir, beklenti ve kararlarını önemserler ve

Gerek Şura ve gerekse Diniye Nezareti'nin bugüne kadar bölgenin dini hayatı için önemli olan bu konularda yeterince mesafe alamamış olması çeşitli tenkülere

Wach, ana dinî gruba itirazların, dinî anlatımın üç alanında ortaya çıktığını ifade etmektedir: İlahiyat, ibadet ve örgüt.. Bunlar bir taraftan dinin

Bu eksikliklere rağmen Kırgızistan’ın “İnanç Özgürlüğü ve Dini Kurumlar ile İlgili” kanunu (1991) ve Kırgızistan Cumhurbaşkanı’nın “Kırgız

Bazı araştırmalarda kadın ve erkek arasında benzer olarak kaygı ve depresyon 1 semptomları gözlense de (Noel ve diğ. 2013: 333) çoğunlukla kadınların erkeklere göre