• Sonuç bulunamadı

Dini Gelişim

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Dini Gelişim"

Copied!
17
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Dini Gelişim

Tanrı Tasavvuru

(2)

Soru: Tanrı tasavvuru ne demektir?

 Peker’e göre: Kişinin bebekliğinden itibaren, zeka gelişimine, edinmiş olduğu bilgi ve

yaşantısına göre, Tanrı’yı zihninde

canlandırması, biçimlendirmesi ve

anlamlandırmasıdır.

(3)

Tanrı tasavvuru değişir!!!

 Çocukların tanrı tasavvuru yaşla birlikte değişir, gelişir ve tarihsel, sosyal, kültürel, eğitimsel ve mezhepsel şartlarla şekillenir.

 Bir çocuğun Tanrı inancının, onun ailesiyle olan

ilişkileriyle alakalı olduğu öne sürülür. Dolayısıyla

çocukların din ve Tanrı tanımlarını ve anlamlarını

öğrenmeye başladıklarında, etkisinde kaldıkları ilk

referans grubu kendi ana-babalarıdır. (Goldman)

(4)

Tanrı tasavvurunu şekillendiren altı faktör:

(Wulff,Grom)

1. Ebeveyn ilişkileri

2. Diğer önemli kişi ve gruplarla ilişkiler 3. Benlik saygısına ilişkin duygular

4. Tanrı hakkında öğretim ve Tanrı’nın insanoğluyla ilişkisi

5. Dinî uygulama, dua, ibadet, kutsal metin okuma, dinî

tartışmalar, kişinin kendine ait hayal ve düşünceleri

6. Tanrı ile ilişki ve Tanrı tasavvuru

(5)

Tanrı’nın sıfatları önemlidir!!!

Tanrı tasavvurunun

şekillenmesinde inanılan

Tanrı’nın sıfatlarının büyük

etkisi bulunmaktadır.

(6)

Çeşitli yaklaşımlar

Tanrı Tasavvuru

İlişkisel Kuramlar

Nesne İlişkileri

Kuramı

Bağlanma Kuramı Bilişsel Kuramlar

(7)

Freud’a göre Tanrı tasavvuru

 Biyolojik baba ile kutsal baba arasında bir ilişkinin bulunduğu önermesinden hareket eder.

 Psikanalitik gözlemler, Tanrı kavramının daima baba modeliyle özdeşleştiğini ve bizim Tanrı ile olan kişisel ilişkimizin biyolojik babamızla olan ilişkimize bağımlı kaldığını ortaya koymuştur.

 Tanrı aslında yüceltilmiş babadan başka bir şey

değildir.

(8)

Freud’a göre Tanrı tasavvuru

Freud, insanın ilk ilişkide bulunduğu ebeveyn ve

bakıcılar gibi kişilerin, o bireyin psikolojik ve duygusal gelişimini etkilediğine inanır.

Freud dini, bir yanılsama olarak kabul ettiği için, ona göre dinin önemli bir objesi olan Tanrı da bir

yanılsamadır. İnsanın hastalık, hayal kırıklığı ve özellikle de ölümle baş etmede kendi zihnini bu yanılsamayla

koruduğuna inanmaktadır.

(9)

Freud’a göre Tanrı tasavvuru

 Dinin aynı zamanda bireysel bir nevroz

olduğu fikrindedir. Ona göre nevrotiklerin davranışları ile dini ritüellerin icrası

çerçevesinde ortaya konulan davranışlar

arasında benzerlik vardır, hatta din, cinsel

bastırmanın nevrotik bir ifadesidir.

(10)

Nesne İlişkilerine Göre Tanrı Tasavvuru

Temsilcileri: Klein, Winnicott, Sullivan, Tairbairn…

 Nesne ilişkileri, bir kişinin ilişki kurduğu tüm insan, eşya ve durumlar anlamına

gelmektedir. Daha geniş anlamda bireyin dürtülerinin, duygularının hedefi ve amacı olan önemli kişi ya da şeyleri ima etmektedir.

 İşaret edilen “nesne” oyuncak bir ayı olsa bile bu bir kimsenin hayvanlara karşı sahip

olduğu sevgi anlamına gelir.

(11)

Nesne İlişkilerine Göre Tanrı Tasavvuru

 Bu kuram, dini de ilişkisel bir süreç olarak görmektedir. Dolayısıyla bireyin Tanrı ile ilişkisindeki sevgi, suçluluk, korku vb. gibi durumlar üzerine yoğunlaşmaktadır.

 Her ne kadar Tanrı nitelik olarak bireyin

ilişkiye girdiği diğer nesnelerden farklı olsa da bireyin geçmişteki ilişkilerine göre

şekillenen varlıktır.

(12)

Nesne İlişkilerine Göre Tanrı Tasavvuru

 Bireyin ilk çocukluk yıllarına ait tecrübeler ön plana çıkmaktadır. Çünkü bebek ve ebeveyn arasındaki ilişki ve bu ilişkinin niteliği Tanrı tasavvurunun şekillenmesinde temel bir rol oynamaktadır.

 Bu kurama göre birey diğer insanlarla

özellikle de ilk bakıcılarıyla ilişki aracılığıyla

bir kendilik ve Tanrı tasavvuru geliştirir.

(13)

Nesne İlişkilerine Göre Tanrı Tasavvuru

 Winnicott

- Geçiş objeleri

- Yeteri kadar iyi ebeveyn

 Rizzuto

Bireyin Tanrı tasavvurunun oluşmasında sadece anne ve babanın etkisini değil diğer bir çok

kaynağın da etkili olduğunu ortaya çıkarmıştır.

(kilisedeki ayin, yetişkinlerin konuşmaları

vb.)Yaşamın ilk yıllarının önemli olduğunu belirtir.

(14)

Bağlanma Kuramına göre Tanrı Tasavvuru

Bowlby

 Bağlanma, çocuğun başkalarıyla anlamlı duygusal ilişkiler kurabilme yeteneğidir.

 Bağlanma kuramı ise; genel anlamıyla,

insanları duygusal olarak birbirine bağlayan çeşitli etkenleri açıklamaya yönelik bir

kuramdır.

 Bowlby’e göre; bebeklik döneminde bebekle annesi veya ilk bakıcıları arasında kurulan ilk bağlanma niteliğinin, erişkinlik döneminde

başkalarıyla olan ilişkilerdeki beklentilerinin

temelini oluşturduğunu ileri sürmüştür.

(15)

Bağlanma Kuramına göre Tanrı Tasavvuru

Sevme ve hoşlanma gibi bağlanma figürlerine sahip olan insanların,

kendilerini sevilebilir ve hoşlanmaya değer olarak kabul etmeleri durumunda Tanrı’yı da seven ve şefkatli olarak görme

eğiliminde olacakları ifade edilir.

(16)

Bağlanma Kuramına göre Tanrı Tasavvuru

Çocuğun dünyasında Tanrı, krallar, süper

kahramanlar, büyücüler, arkadaşlar, kız ve erkek kardeşler, anne babalar, öğretmenler, polisler

itfaiyeciler ile bir araya gelebilmektedir. Çocuk

Tanrı hakkında düşünür ve bir şekilde bağlantı

kurar iken, onun ırkı, sosyal sınıfı, cinsiyeti, yaşı

ve aile tecrübeleri etkili olabilmektedir.

(17)

Yararlanılan Kaynaklar

Murat Yıldız, Çocuklarda Tanrı Tasavvurunun Gelişimi, İzmir İlahiyat Vakfı Yayınları, İzmir 2007, ss. 15-37.

Faruk Karaca, Dinî Gelişim Teorileri, dem

Yay., İstanbul 2007, ss. 50-61; 93-99.

Referanslar

Benzer Belgeler

Bu dördüncü zaman Jeolojik ve Arkeolojik olmak üzere iki esaslı safhaya ayrıİmi tır.. Jeoloğların(Pleistosen) dedikleri safhaya arkeologların yontul­ muş taş

Muhsin İyi islami Hayat Pdf E-Kitap indir Muhsin İyi pdf business cards maker islami Hayat.İslami Dosya, İslami Program, İslami Download, İslami Döküman, İslami Belge,

Tanrısal varlıkların doğum günleri ve kutsal kişilerin aydınlanmaya kavuştuğu anlar Hindular nezdinde kutsal zaman dilimi olarak kabul edilir ve o günlere

Bu aşmada, çevreyle uyum içinde olan bireyler, kendileri için önemli olan.. şahısların, fikir, beklenti ve kararlarını önemserler ve

Piaget’nin başlattığı Kohlberg’in ve diğerlerinin sürdürdüğü bilişsel gelişim paradigmasından Goldman, Fowler, Oser’in de aralarında olduğu pek çok isim

Gerek Şura ve gerekse Diniye Nezareti'nin bugüne kadar bölgenin dini hayatı için önemli olan bu konularda yeterince mesafe alamamış olması çeşitli tenkülere

Bazı araştırmalarda kadın ve erkek arasında benzer olarak kaygı ve depresyon 1 semptomları gözlense de (Noel ve diğ. 2013: 333) çoğunlukla kadınların erkeklere göre

Freud psikoanalitik kuramını geliştirirken kliniğine gelen hastaları ile yaptığı çalışmalardan yola çıkarak, bu hastaların üzerinde uyguladığı hipnoz,