— İşte tam bir k om ed i m ü zikal !..
L eb leb iciy i ç o k kereler sey retm iş olan eski bir m eslekdaşı- mız da:
— Ç u h acıyan eserinin b ö y le bir tem silini görem ed en ölm ü ş tü r! dedi.
Bizce L e b leb ici H orh oru n son tem silindeki en büyük hususiyet on da “ ses” li sanatkârların b i rin ci plâna çıkışıdır. O p eret sah nelerim izde yıllardan b eri ses elem anlarının yerim k ü çü klü b ü yüklü b irço k “ k o m ik ” d o ld u r m uş bulu n m akta idi. İşin en fena tarafı da bu aktörlerin ses n o k sanlarını alabildiğine tuluat y a parak yum u rtladıkları esprilerle dold u rm a ğa ga yret edişleri idi. Şim di Ses T iy a trosu n d a op eret, asıl yolu n a girm iş ve güzel sesi olan gen ç elem anlar parlam ağa başlam ıştır. Bu vaziyetin bazı k om ik leri sözlü tiya troya d ö n m eğe m ecbu r e d e c e ğ i tahmin o- lunabilir. Y eni Ses T iy a trosu n d a b a şlıya ca ğı söylen en “ Saat 6 T iy a trosu ” tem silleri belki de sahasını bulam am ış bu sanatkâr ların tam inkişaflarına m azhar ola ca k la rı bir sahne ola ca ktır.
R. Ç A LA P A LA
20 _____ a f
Y
eni Ses T iy a trosu geçen h a fta L eb leb ici H o rh o r’ u tem si le başladı. D ikran Ç uhacı- ya n ’ m şaheseri sayılan bu m üzikal k om ed i, A v ru p a usu- liyle bestelenm iş ilk T ü rk sahne eseri oldu ğu gibi, A v ru p a sah nelerinde temsil edilen ilk op e- retim izdir.75 sene evvel yazılm ış olan L eb leb ici H o rh o r, vaktiyle m eş hur op eret artisti Benliyan tara fından yü zlerce defa oyn anm ış, ç o k sevilm iş, ondan sonra da p rofe s y o n e l olsun a m a tör olsun h er o p eret topluluğu nu n rep er- tuvarına girm iştir.
Birisi K em al Film , İkincisi ip ek Film tarafından olm ak ü ze re iki d efa da film e alınm ış olan L eb leb ici H o r h o r ’ un bukadar ç o k sevilm iş ve tutulm uş olm a sının sebebi, gerek m evzuunun, gerek m usikisinin tam am iyle y e r li malı oluşudur. Eserin m u harriri Nalyan Efendi bir ö ğ retm endi. Pek gen ç yaşında h ay a ta gözlerini kapam ıştır. Bestekâ rı Ç u h acıyan Efendi de b üyük bir şöh ret kazanm ış olm asına rağm en İzm irde yoksu lluk için de ölm üştü. Fc*kat kendisine pek
parlak bir cen aze m erasim i y a pıldı. Hattâ o zam an bundan bahseden bir gazetenin “ C en a zesine sarfedilen para, eğ e r öl- m eaen evvel kendisine verilebil seydi, b iça re b elki biraz daha yaşardı” dem esi m eşhurdur.
Yeni Ses T iya trosu n u n yeni intendanı M ünir H ayrı Egeli L eb le b ici’ yi sahneye k ork en de bir yen ilik yaptı. Bu yen ilik ese rin R einhard u slû biyle sahneye kon ulm uş olm asıdır. Bilindiği g i bi R einhard, seyircin in hayaline geniş ö lçü d e p a y bırakan bir sis tem kurm uştur. Üstat N aci Kal- m u koğlu nu n elinden çıkan d e k orla r bizi bir masal âlem ine g ötü rü yord u . Elbiseler ise T ü r- k iyeye ait A v ru p a lı ressam ların çizm iş oldu kları eski gravü rlerde görü len ö rn ek lere g ö re y a p ıl mıştı. Bunun için gerek L eb leb i cin in, gerek d iğ er şahısların k ı yafetlerin i pek yakın bir g e ç m işteki örn ek lerin e benzetem e- dikleri için ya dırga ya n la r pek haklı sayılam azlar.
T em silden çıkarken herkesin um um iyetle m em nun old u ğu g ö rü lü yordu . K ulağım ıza çalm an sözlerden biri şu oldu :
İstanbul Şehir Üniversitesi Kütüphanesi Taha Toros Arşivi