• Sonuç bulunamadı

İki aydır listelerden inmeyen kitap;kadının adı yok

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "İki aydır listelerden inmeyen kitap;kadının adı yok"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

/ ' — ... A

Yazın

Yazalım

Sayın Yetkili

İlk sayısını inceledeğim PUAN’ı çok beğendim. Hele pırıl pırıl fo­ toğrafları ve ilgi çekici konulany- la bambaşka bir dergi olduğu, hemen anlaşılıyor. Yalnız, insan bu dergiyi daha çok okumak, elinden bırakmamak istiyor. Bu açıdan içe­ riğini geniş tutmanız gerekiyor. Sonra kadına dönük konulara bi­ raz daha ağrlık verirseniz, iyi olur kanısındayım.

Ayşe Bingor (İstanbul) PUAN'cılar

Derginizi aldım ve uzun uzun in­ celedim. Doğrusu ilk bakışta ne türlü bir dergi oduğu pek anlaşıla­ mıyor. Baktım siyasi değil, baktım magazin değil, işin içinden çıka­ madım. Ama beni çeken bir yanı olduğunu da farkettim. Bu herhal­ de nefis baskısı ve ilgi çekici fotoğ­ rafları olmalı diye düşündüm. Yayın hayatınızda b aşarılar dilerim.

Mücteba Şengör (İzmir)

Değerli Yayıncı

Görevim gereği uzun yıllar yurt dışında bulundum. Okumayı çok sevdiğimden yabancı yayın organ­ larının hemen tümünü de takip et­ tim. Halen Türkiye’de bulabildikle­ rimi takip ederim. PUAN dergisi bana yabancı dergileri hatırlattı. Seçtiğiniz konular ve toplumsal so­ runlar ilgi çekici. Bunlann üzerine gitmeniz de güzel. Hele o draje çi­ kolata yazısına bayıldım. Yalnız derginin bazı sayfalarının sarı ka­ ğıda basılması pek iyi olmamış. Zihni Çağlarca

(İstanbul)

PUAN Yazıişleri’ne

Son yıllarda Türk basınında önemli gelişmeler var. Gerek teknik ge­ rekse işledikleri konular ve sorıın- lar halkın ilgililere yansıtmak istedikleri... Derginizdeki ilaç ve çi­ kolata haberi güzel islenmiş. Bu yavrularımızın sağlığı açısından son derece önemli... Gelecek sa­ yılarda bunlann üzerine daha çok giderseniz daha iyi olur. Yayın ha­ yatınızda uzun yıllar dilerim.

İsmet Tezelli (Ankara)

Yazışma Adresi: PUAN Dergisi

Osmanlı Sokak No: 21/3 Taksim / İstanbul

V--- /

masası daima dolu... Bu yoğun iş trafiğinde kitap yazmak kolay değil...

İki aydır listelerden inmeyen kitap;

KADININ ADI YOK

Eserin yazan Duygu Asena.-

Kitabım cüretkar ya da

muzır değil, samimi ve gerçekçidir, bence...

D

uygu Asena’nm “Kadı­ nın Adı Yok” adlı bir kitabı halen listelerdeki tır­ manışım sürdürüyor. Salt hatunlar değil erkek okur­ lardan da fazlasıyla ilgi gördüğünü belirten Asena dört bir yandan mektup ve telefonlar almaya başla­ mış. Kadın okurlar “sevgi­ li benim sevgilim, kocam benim kocam, konu ettiği­ niz erkekler de tıpkı benim çevremdekiler gibi” diye­ rek gönülden katılıyorlar- mış, “Kadının Adı Yok”un yazarına... Kimisi samimi bulmuş, kimisi iddialı, ki­ misi edebi kaygıdan yok­ sun, fıkirzenginliği yok demiş,bilgiççe, kimisi gök­ lere çıkarmış cömertçe. Ahlaksızlığın dikalası di­ yenler de olmuş. Füsun Er- bulak gibi ad yapmak istiyor fikrinde birleşenler de...

Bir bölüm okurun fazla muzır bulduğu satırlar he­ men hepimizin yaşamın­ dan birer kesit aslında.

Edebiyat yapma çabası içinde boğulup gitmeyen, yalın anlatımıyla kaçamak yollara sapmadan dobra dobra ortaya çıkan Asena ile kitabı üzerine yaptığı­ mız mini söyleşiden bö­ lümler aktarıyoruz; PUAN- Kitabınızı fazla cüret­ kar hatta muzır bile bulanlar var ne dersiniz?

A SE N A -1 ‘B ana göre ne cüret­ kar ne de muzır. Samimi ve ger­ ç e k ç i. Bir k a d ın ın spiral taktırırken, aşık olurken, koca­ sını sevmediğini anlarkenki gö­ rüşlerini bugüne dek kimse yazmadığı için böyle deniliyor­ sa bu son derece yanlış.”

PUAN- Romandaki kişilerin gerçek yaşamınızda birlikte ol­ duğunuz kişilerle benzeştiği, bir anlamda onlan yazdığınız söy­ leniyor?

ASENA- "Kitaptaki kişiler pek çok kişiye benzeyebiliyor. Ben de yaşamımdaki babadan, koca­ dan, sevgiliden esinlenmiş olabi­ lirim. Ama tümüyle onlar değil. Kitapta hiç karşılaşmadığım ki­ şiler de var.”

PUAN- Sizin kitaptaki kadın­ la benzeşen yanlarınız neler? ASENA- “Kadının kaderine razı olmaması, başkalanna boyun eğm em ek için sürekli savaşma­ sı, kendi bir kişilik olmak istemesi v e özgüriük arayışı bana benze­ yen y an lan .”

PUAN- Kitabın sonunda ka­ dın kahramanınız nihayet mutlu oldu. Aydın bey şayet üniversite yıllarında karşısına çıksaydı yine böylesine mut­ lu edebilecek miydi acaba ka­ dın kahramanınızı?

ASENA- “ Kitaptaki kadının mutluluğu bulduğuna ilişkin bir şey söylenemez. Heışeyden ön­ ce ben kesin mutluluk diye bir- şeye inanmıyorum. Düşünen, düşünerek yaşayan bir insanın kesin bir şekilde, eh nihayet di­ yerek mutluluğu yakalayabilmesi bence olanaksızdır. Eğer Aydın kitaptaki üniveısite ögrenösiyken karşısına çıksaydı kadını yine mutlu edebilirdi am a sürekli ol­ ması imkansızdı. İnsanlar genç­ lik dönemlerinde çok kolay mutlu olabileceklerini zanneder­ ler ve mutluluğun bir daha hiç geçmeyeceğini sanarlar. Oysa in­ san ancak yaşadıkça, yaşamı ve insanlan yoğun bir şekilde tanı­ dıkça hiç bir duygunun sürekli olmayacağını anlar. İşte o zaman güzel şeylerin hiç olmazsa sürme­ si için özen göstermeye, savaş­ maya başlayabilir. Kitaptaki genç kız da öğrenciyken A ydınla ta- mşsaydı, dolu dolu yaşayıp o iliş­ kiyi tüketecekti. O n u n önemini kavrayamacaktı. Olgunlaşınca, bir çok kişi tanıdıktan sonra Ay­ dın gözünde önem kazandı ve özen gösterdi. O nun için kendin­ ce, kitabın sonundaki gibi önlem aldı.

PUAN - Kadın sorununda kim leri sorum lu tutu­ yorsunuz?

ASENA- “T üm insanlan. Hat­ ta erkekten çok kadınlan; ezik ve ikinci sınıflığına inanmış. Böyle- ce bir kadına erkek “ O lur mu hiç sen de bizimle eşitsin" demi­ yor. Çünkü karşısında kadın ra­ kip görmek istemiyor.”

PUAN- Kitabınızın bu denli il­ gi gö receğ in i um u yor muydunuz?

ASENA- "H ayır. Kesinlikle bu kadar çok ses getireceğini düşün­ m üyordum . Ama durum böyle olunca şimdi herkes sizden bir ikinci kitabı bekliyor. Bunu yap­ mak zorunda hissediyorsunuz kendinizi. Ben okunm ak, anla­ şılmak insanlann yazdığım şey­ lerde kendilerini bulmalannı istiyorum.

Bundan sonraki çalışmamda “Uç Kuşak Kadın’‘ı anlatacağım.

Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Bu dö- nemden beri asemptomatik olan hastanın 1995 yılı aralık ayında yapılan rutin ekokardiyografik (transtorasik) kont- rolünde, aynı bölgede, yeni bir kitlenin

Bizim olgumuzda BOS' tabrusella tüp aglütinas- yon testi negatif bulunmuş ve brusella üretilememiş; an- cak menenjit semptomlarıyla birlikte serumda BT A testi. pozitifliği

Supervised Learning is the algorithm which is used to learn the mapping function from input variables (X) and an output variable (Y).. The relation is given

 Rekreasyon çoğu zaman rekabetçi ve stres üretir bir hal alabilmektedir...  Yrd.Doç.Dr İlke

perverliğin tercümanlarından biri oldu; bu cesur gazeteci, düşmanın işgal ettiği payi­ tahtta her tehlikeyi göze alarak matbaasını Ankaraya kaçırdı ve

Karınlar doyurulduktan, kahveler içildikten sonra öğle sıcağında bir iki saat şekerleme kestirilir, uyanılıp yine tatlı tatlı sohbetlere girişilir, akşam e-

Türk M üziğ i’ nde ilk plağı için, Esin Engin ile birlikte çalışan Selma Güneri, Ka­ sım ayında Ankara’ da sahneye yeniden merhaba diyecek. İstanbul

Çektiğiniz fotoğraflar size çok durağan, çektiğiniz videolar da çok hareketli geliyorsa Echograph ile videolarınızın bir kısmını fotoğrafa dönüştürüp