Piyer Loti’nin evinde yapttrch ğ% mescit ve yukarıda. Piyev Loti’nin tstanbulda iken ■ oturduğu evin üstüne konan I, tabu .
*
Türkün kötü gün aosru . ,v.
Loti
„
nin ölüm yıl dönümü
ı a r y A \ı I kaplan d:
Bugün büyük dostumu* «Pierre Loti» nin hayata gözlerini yumdu ğu gündür ve bu
günün matemli yükü omuzlarımızı göçertecek kadar ağırdır.
Loti, bizi severdi. Bu muhabbet ite o kadar samimî idi ki gözleri yalnız meziyetlerimizi görür ve bel ki başkalarının batalı saydıkları hareketlerimiz bile onun için ma kul ve mantıki sebeplere istinat e- derdi.
Loti’nin bize olan muhabbetini ka demin' tasvirine sığdırmağa imkân -yoktur.
Ölüm döşeğinde bile Azraille pen eşleşirken - yine büyük bir Türk dostu olan refiki Klod Farer’e - dos iuml Ben gidiyorum... Tiırkler, gar bin haksızlıklarına hedef tutuluyor. Onları sen de seversin... Kalemini
oiıların müdafaasına hasredecek
sin... Dostlarımı unutma! diyordu. Dünya edebiyatında büyük bir ■şöhret kazanan Loti, kara günleri
mizde o selıhar kalemi ile bizi na sıl müdafaa etmiştir? Italyanlar, İttihat ve Terakki idaresinin gaf letinden istifade ederek Trablus- garba çullandığı zaman Lotinin bir makalesi intişar etti. Bu yazıyı ıfıealen şöyle hatırlıyorum :
«Bir gün İspanyada bir kaplan la bir boğanın müsareasına şahit olmuştum. Geniş bir sahaya büyük bir demir kafes yerleştirilmişti. Evvelâ kafese bir boğa koyuverdi ler. Bütün din! senbollerde kuvvet, kudret ve safiyeti remzeden bu ce sur hayvan bir fevkalâdeliğe inti zar eder gibi sivri boynuzlarla mü cehhez güzel başını kaldırmış akı kızıllaşan gözlerinden ateşler saça rak sahanın müsaadesi nisbetinde
Y A Z A N
Refi' Cevad Uiuncty
atılıyor, ön ayakları ile yeri kazı yarak dolaşıyordu. Bu eSnada de mir kafesin ufak kapısından içeri ye bir kaplan bıraktılar. Bu sinsi düşman boğayı görünce sanki 'kah be karakterini tavrile de tekit edi yormuş gibi toprak üzerinde yas sılandı... Boğa, burnundan koyu verdiği nefesin rüzgârı ile önün den tozlar kaldırarak kaplana sal dırdı. Boynu kıvrılmış, geniş cüda- ğusu bütün adelî kuvvetlerinin te raküm eylediği mukavemet edil mez bir gülüşle heybetli bir şekil almıştı. Hücumunda, döğiişii kabul edişinde bir kahramandık, kaba dayılık vardı. Belli idi ki yalnız kuvvetine güveniyordu.’ Kaplan bu savlete dayanamadı. Vücudü- nün bütün sıçrama kabiliyetini kul lanarak yana doğru çekildi... Fa kat boğa ikinci bir saldırışla onu kafesin demir parmaklıklarına sı kıştırdı... O zaman kaplan hiç bir kahramanlık kaidesine sığmayan
bir hileye baş vurdu. Ka
fesin demirlerine tırmandı ve ora dan boğanın sırtına atladı.. Tır naklar deriye gömüldü... Boğa u - zun bir böğürme ile kendini kafese çarptı ve kaplam uzağa fırlattı. Sırtından kanlar akıyor, fakat o bu mülıîti düşmanı bitirmek için bü tün kuvvet ve cesareti ile hücum e- diyordu. Kaplan, daima kaçarak, daime onun kendini müdafaa ede meyeceği kahbe vasıtalara baş vu rarak kâh sırtını, kâh sağrısını par çalıya parçalıya onu çökertmeğe muvaffak oldu. İşte boğa Türkiye,
kaplan da harp
ettiği düşman -
d ır!»
1914 - 18 harbin den mağlûp çı kan Türkiyeye karşı müttefikler a- mansız kararlar aldıkları zaman Loti bağırıyordu : «Eğer Fransa da bu haksızlığa iştirak ederse damar larımı keser ve içindeki Fransız ka nını akıtırım !»
İzmir işgalinde onun sesi dünya kubbesini inletti; her tarafta derin akisler husule getirdi. O zaman pek yalnız kalan memleket Loti’nin hıeyecanlı makalelerini göz yaşları |ile okuyordu.
Loti şarka bilhassa bize ait yazdığı romanları oya gibi işlemiştir. Esas mevzudan ziyade Üslûbunun hari kuladeliği bütün muasırları hayran ederdi. Kendisi bahriyeli olduğu i- çin gezip dolaştığı memleketlerin hassas ruhunda husule getirdiği in tibaları büyük bir kudretle tesbit etmek hassasına malikti.
Loti’nin memleketimize olan bağ lılığı o kadar kuvvetli idi ki mali kânesinde yaptırdığı köşkünün bü yük bir divanhanesini sandukası, büyük şamdanları, rahleleri, kürsü lerî, oymalı kafesleri, levhaları ile bir türbe haline getirmiş ve bütün hayatını bu dekor içinde geçirmiştir Loti’ye karşı şükran borçlarımızı güç öderiz. Onun yalnız ismini bir sokağa vermekle iktifa etmemeli yiz. O nasıl bizi ölünceye kadar u- nutmamışsa biz de onu sık sık yâ- detmeliyı’z. îsnıini verdiğimiz sem tin müsait bir yerine (büst) ühii olsun koymalı ve bilhassa yeni nes- le bu büyük Türk dostunu tanıtma lıyız.
Takvimlerimizde bir Pierre Loti gününü arıyoruz I
L
¿vV«
;
T T - T ó^tyL f1
1
l
v
i í j<s s^ixP s
¿ ¿ j jk > u f» y* ^ ¿ i • r /^ > v y •r
'T'S, W £JL Ç
* ' K {/y,, f ^ J . ^ > * X » ¿ i *> *d/s
^ ^ / « v J >.A; 'w -4^*
. . ^ -j- i<ss¿> ".p > e s' yKişisel Arşivlerde Istanbul Belleği Taha Toros Arşivi