• Sonuç bulunamadı

Pencere:Kitap cenneti...

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Pencere:Kitap cenneti..."

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

1 KASIM 1996 CUMA

PENCERE

Kitap Cenneti...

TÜYAP İstanbul Kitap Fuarı her yıl Tepebaşı’nda açılır. Eskiden orada Şehir Tiyatrosu'nun dram ve komedi bölümleri vardı; ikisi de yandı yıkıldı.

Barbarlık parayla mı?..

Neyse, şimdi orada yükselen beton yapıda “Ki­

tap Fuarı”nın açılması gönüllere su serpti. İstanbul Kitap Fuarı’na gidiniz. Bu kitap cenne­ tinde aydınlık insanları omuz omuza göreceksiniz; çoğunlukla gençler, kitaplardan oluşan renkli bir bahçede çiçek derlemeye çıkmış gibidirler.

Bu cennet kolay kurulmadı. '

Deniz Kavukçuoğlu anlatıyor:

-“Ülkemiz Nazi imparatorluğunun üç büyüğün­ den biri olan kitap kundakçısı Goebbels’/ hasetin: den çatlatacak kitap kıyımları yaşamış. Yüzbinler- ce kitap fırınlarda, kuyularda, toprak altlarında, SE- KA’nın hamur teknelerinde telef olup gitmiş. (...) O karanlık yıllarda ülkemiz insanları kitaptan ürkerr korkar hale gelmişler. Daha dün denilebilecek ka-> dar yakın geçmiş te ülkemizin okuyan ve düşünen insanlarının içinde yaşadığı koşullar düşünülecek■ olursa, 1982 yılında TÜYAP tarafından atılan ‘ay-;

kırı adım ’ın önemi daha iyi anlaşılabilir. ”

Yaşanan olayın püf noktası bu!..

Kitap Fuarı’nın temeli 12 Eylül faşizminin en yo­ ğun zamanında atılıyor.

Cehennemin içinde bir cennetin kapılarını açma- -

ya kalkışmak, yürek istemez mi?.. j

O yürek, kitap fuarlarını 15 yıl önce kurduktan^ sonra bugün ülkeye yaymak amacının peşindeki

Bülent Ünal’da var.

Kitap Fuarı 15 ’inci yılında...

15’inci yılın “Onur Konuğu" Peride Celal!..

Peride Celal kim?.. Bir cumhuriyet kadını.

1923 Devrimi’nin aydınlığından fışkırmış nice de^ ğerli sanatçılarımızdan biri. Yaşamı ve ürünleri in­ celendiğinde, görülür ki, Peride Celal birdenbire Peride Celal olmamış. Zaman içinde adım adım kendisini yetiştiriyor yazarımız; ilk öyküsü 1935’te Yedigün’de yayımlanıyor; ama, 1948’e değin yaz-, dıkları sanatın ve gerçekçiliğin gizemini yakalaya­ bilmiş değil. Uzun ve ince bir yolda yürümeyi göze;

alıyor “Kitap Fuarı’nın Onur Konuğu”. 1948 yılı saJ

nat yaşamının dönüm noktasıdır. 1935’te başlayan' yazarlık serüvenini 1996 yılında duraksamadan sür­ dürebilmesi de soluğunun gücünü vurgulaması ba-;

kımından çarpıcı... '

Peride Celal adı Cumhuriyet kuşaklarının kulağı­ na küpe gibi takılan bir simgedir.

İstanbul Kitap Fuarı’na ilişkin “Cumhuriyet Kitap

Eki” bu yıl 64 sayfa. Gelecek yıl, umarım Kitap Eki-i

miz 164 sayfa olur.

Nereden nereye?.. '

1923 Cumhuriyeti “Aydınlanma felsefesi" üzerin­

de yükseldi. Ancak Avrupa’da “Aydınlanma Çağı*

denen 18’inci yüzyılın temelleri kütüphaneleri d ol­ duran nice kitapla atılmıştı. Bizde devlet bu görevi üstlendi; 1940’lı yıllarda “Aydınlanma"n\r\ felsefe,;

edebiyat, kültür klasikleri, çeviri seferberliğiyle Türk-,

çe ’de yayımlandı. i

O dönemde devletin üstlendiğini, bu kez özel ya­ yınevleri sürdürüyorlar... İstanbul Kitap Fuarı bu ge­ lişmenin en güzel göstergelerinden biridir.

Referanslar

Benzer Belgeler

Bu çalışmanın amacı derin dentin çürüklü süt dişlerinin fizyolojik düşme yaşlarına kadar ağızda idame ettirilmesi amacı ile uygulanan amputasyon tedavilerinde

Çıplak GC, DDPHC ve DDPHC-DAS modifiye GC elektrot yüzeyleri için HCF(III)* redoks prob kullanılarak susuz ortamda alınmıĢ olan voltamogramların çakıĢtırılmıĢ

Ama bir kaç yaprak sonra "sahibi izz ü celal olan saâdetmend bu bendelerine buyurdu kim bu memduh-i enam ve Mahmud-i hâs ü âm olunan düstur-i kerimü'~-~an~n dokuzyüz

Hisarın igüney 'batısında ve bir küçük tepe üzerinde bulunan silindir şeklindeki büyük kule ise Zağanos Paşa taralından yaptırılmıştır.. Kapısının

Bu açıdan, çağdaş dü­ şüncelere, özgürlükçü de­ mokrasiye ve Atatürk ilke­ lerine bağlı basın, üniver­ siteler ve siyasal partiler gi­ bi kurumlann ve

İstanbul tarafında Süleymani- ye, Şehzade, Edirnekapıda Mihrü- mah Sultan, Aksarayda Haseki, Tahtakalede Rüstem Paşa, Topha­ nede Kılıç Ali Paşa, Cihangir,

(c) Göçmen olarak kabul edilen kişiler. 403 Sayılı TVK’da istisnai vatandaşlığa alınabilecekler arasında sayılan, “Türk vatandaşlığını herhangi bir

Evliya Çelebinin Rumca ve Lâtinceye âşinâ olduğu ve hurafelerin çoğunu o diller­ deki kitaplardan almış olduğu zannedilmekte­ dir.» Evliya Çelebi