14 MART 1987 CUMARTESİ
SALIH KERAMET NIGAR’IN HATIRATINDAN...
“Abdülmedd için yardım aradım
n
S
on
Halife Abdülm ecid ile
birlikte sürgünde bulunan Sa
lih Keramet Nigar, ellerindeki
paranın azalması üzerine ç e
şitli ülkelerin elçiliklerine baş
vurarak yardım talebinde bu
lundu. Sonunda Haydarabad
Nizami’nin Abdülm ecid’e ay
lık bağlamasını sağladı
S
ON Halife Abdüfmecid'le sürgünde bulunan Salih Keramet Nigar, ellerindeki paranın azalması üzerine, Abdülmecid adına Avrupa’da yardım aramaya başlar. İsviçre nin Territet kentinde yazdığı hatıralarına şöyle de-vam e d e r : ________ _____
TERRİTET, 22 MART 1924
Bugünkü meşveretlerinde Efendi miz Seyyid Emir Ali ile bu yakınlarda temasa geçilip âlimâne ikaz ve içtihat larına karşılık taraflarından takdir ve te şekkürlerinin bildirilmesini, mütemmim mülâhaza ve muzâharetlerinin de te menni olunmasını emir buyurdular. Bizler de, bu fırsattan faydalanarak, kendilerine buradaki maişet masrafları hakkında gereken mâruzâtta bulun duk.
Otelin ilk iki haftalık hesab yekûnu takriben iki yüz sterline bâliğ olmuş tu. Buna göre ve elde bulunanla an cak iki aylık masrafı karşılamak kabil olabilecekti. Ondan sonrası için şim diden bir çare aramak icabediyordu. Bu maksatla teklif ettiğimiz ilk teşeb büs. başka müslim devletlerin elçile rine müracaatla hükümdar yahut hü kümetlerin mali muzaharetlerini ilti- mastı.
~ PARİS, 26 MART 1924___
Dün yaptığım mülakat talebine kar şılık bu sabah için tayin edilen erken kabul saatinde, İran elçisi Prens Ab- düssamed Hanı çalışma odasında bul dum. Mısırlı meslekdaşı gibi şahsi üzüntüsünü belirten sefir şu mukabe lede bulundu: "Böyle vahim içtimai ve siyasi buhran devrelerinde müslim ha nedanların karşılıklı muzaharet ve mu avenetleri hem dini vecibeleri, hem de mütekabil menfaatleri muktezasıdır. Ne yazık ki, "Kaçar Hanedam"da Os manlI hanedanının akıbetine uğramış sayılabilir. İran'da iktidar, şimdi bir ser darın elindedir ve bu yüzden gurbet il lerinde yaşayan genç şahımız da mu avenet imkanından mahrumdur.”
Öğleden sonra da Efganistan elçi siyle görüştüm, istimzacıma mukabe lesi şu oldu: "Hükümdarım Türkiye cumhur reisinin muvaffakiyetlerine hayrandır Müracaatınız lehinde bir is tizanda bulunamayacağımı Halife Haz retlerine mazaret ve tazimimle lütfen arzediniz.” ________
TERRİTET, 10 TEMMUZ 1924
Seyyid Émir Âli'nin hayırhah tavsı-, yesi tesirini gösterdi: Reuter Ajansı’- nın Haydarâbâd’dan verdiği iyi haber, efendimize, "İmperail, Bank of İn- dia"ndan bu sabah gelen bir tebliğle teeyyüd etti.
Banka müdirı, bu mektubuyla, Hay- darâbâd Nizamı’nın efendimize kaydı
hayatla maaş tahsis ettiğini, 300 ster lindik ilk aylığın İsviçre bankasına ha vale edildiğini bildiriyor.
Bundan çok memnun olan efendi miz. rabbimize hamd ve senâ ile hem nizam hazretlerine, hem de bu hayre delalet eden Seyyid Emir Ali'ye elya- zısıyla teşekkür ve takdirnamelerini, tercümeleriyle birlikte göndermemizi emrettiler.___ ___
' PARİS, 12.9.1924 __ ~
Efendimizin Fransa’da daimi ikame ti için müsaade istemek maksadıyla burada tema ve teşebbüslere başla dım. Fransa'nın Lausanne Konsolosu buna muvafakat cevabının ancak hü kümet merkezinden alınabileceğini söylemişti.
TERRİTET , 19.9.1924
Fransız hükümetinin muvafakat ka rarından efendimiz çok me: onun oldu lar. Burada artık sıkılmaya başlamış lardı. Tepeleri, yazın bile karlı Alplerin serinliği, Leman Gölü’nün rutubetli ro matizmalarına dokunuyord j. Hele ay lardan beri otel hayatının yi ksek mas rafları artık maişet muvazenesine, hu susi ikamete kat'i lüzum gösteriyordu. Bu sebeplerle Fransa’ya yakında geç mek istediler ve Nice şehrinde ihtiya ca uygun bir köşk kiralamanızı emret tiler. _____
TERRİTET, 22.9.1924
Cenevre Konsolosluğumuzdan ote le bu sabah telefon edildi ve benimle konuşulmak istendi. Mikrofon başında ki konsolosluk katibiymiş. Pasapor tumla konsolosluğa gelmemi rica etti.
Konsolos bey. hariciye vekaletinden talimat aldığını söyledi, elindeki sürgün pasaportunu alıkoydu, yerine talimat şerhinin kaydıyla. memlekete avdet pasaportu verdi.
Keyfiyeti efendimize arzettim. Husu si vaziyetimi takdir ve "Nice "e nakil lerinden sonra İstanbul'a dönmeme müsaade buyurdular.
SONUÇ
Salih Keramet Nigar, Türkiye’ye döndükten sonra, Abdülmecit’le mek tuplaşır. Bu arada, umumi vekaletine dayanarak, son halifeye, Türkiye' den para göndermeye çalışır
işte son dilekçeleri:
İstanbul, 12.10.1943 Vekil Salih K.Nigar T.C. Maliye Vekaletine.
En eski GalatasaraylI olarak tanınan Abdülmecid Efendi'nin eski özel
kâti-H t C a lİ H V û r a m o f W i / t o r 1 ı r a p ı / i - t ı ı a f a t tr/% A n n n l r l M İtn D « V .« U 1 i
bı Salih Keramet Nigar 103 yaşıda vefat etti ve önceki gün Bebek Camii’n- de kılınan namazdan sonra Aşiyan da toprağa'verildi. Cenazede yakınları, dostlan bu asırlık ünlüyü gözyaşlan içinde uğurladılar.
Paris'te 15 Avenue Marechal Mau- noury’de oturan müekkilim Abdülaziz oğlu Abdülmecid, harp ve işgal vazi yeti yüzünden uzun zamandan beri Hindistan'dan gelirini alamamakta ve sıkıntı çekmektedir.
İstanbul Defterdmlığı’nca iki yıl ön ce sattırılan mülkünün bedelinden ba na tesviye edilen kısmı C.M Bankası İstanbul Şubesi’nde Fransa 545 sayı lı "bloke" hesabe yatınlmış bulunuyor. Müekkitimin, birikmiş borçlarını öde yerek mali sıkıntıdan kurtulabilmesi için, "bloke” hesabından alacağının, Tasfiye Kanunu’nun 7. maddesi gere ğince, kendisine ya toptan, yahut da aylık taksitlerle gönderilmesine izin ve rilmesini saygıyla dilerim.
İstanbul 8.7.1944Vekil Salih K.Nigar Ankara, 21.7.1944 T.C. Maliye Vekaleti Hazine U MD.'lüğü Kambiyo Sayı: 54309/—17 14 10143
Abdülaziz oğlu Abdülmecid vekili Salih Keramet Nigar
İstanbul, Ortaköy, Muallim Naci Cad No: 118/3
8.7.1944 tarihli istida cevabıdır. 2/18669 sayılı kararname mucibin ce bloke olarak T.C.M. Bankası'na ya tırılmış olan mebauğ mezkur kararna me hükmüne tevfikan debloke edile bileceğinden, başka suretle transfer iz ni verilemeyeceği bildirilir.
Maliye Vekil N. PARİS’in 16. Nahiye MD.’ğü C No: 2009272
Vefat ilmühaberi,
t868’de İstanbul’da mütevellid, L.M.İ. Abdülaziz ve Hayrandil'in mah- dunu L.M.Şehsüvar ve Mihisti'nin zev ci, S.M.i.Abdülmecid II. 15. Avenue du Marechal Maunoury’deki ikametgahın da 23 Ağustos 1944 günü saat 21.00’de itihal etmiştir.
Bu suretin aslına mutabakati tasdik olunur. Mühür PARİS'in 16. Nahiye Md..’ğü İmza ABDÜLMECİD’İN KIZI _______ İSTANBUL’DA________ İstanbul, 20.11.1945-Cennetmekan pederinin cenazesini, vasiyeti mucibin ce, mümkünse İstanbul’da defnedebil mek için gereken müsaadeyi istemek maksadıyla, Prenses Dürrüşehvar Be- rar buraya geldi.
Cumhurreisimizin Dolmabahçe Sa- rayı'nda bulunduğunu öğrenince ya verini gönderdi ve ziyaretçiler defteri ne ismini yazdırttı.
Özel Kalem Müdürünü ertesi gün prensesin ziyaretine yollayarak teşek kürle mukabelede bulunan cumhurre- ısımiz prensesi iki gün sonrası için Sa- vanora Yatı’nda öğle yemeğine davet ettirdi.
Prensesin şerefine başka davetlile rin de iştirak ettiği bu ziyafetten ve Marmara’da uzunca bir cevelandan sonra, cumhurreisimiz o akşam Anna- ra'ya döneceğini söyleyerek prensesi oraya da davet etti.
Ziyaret maksadını bu mülakat esna sında izah fırsatını bulamayan prenses
Son halife olması kadar iyi bir ressam olarak da tanı nan Abdülmecid Efendi, özel kâtibi Salih Keramet Nigar'ın da bir portresini yapmıştı. Salih Keramet Nigar'ın o zamanki fotoğ rafı ile portresi arasında ki bir kıyaslama Abdül mecid Efendi’nin resim sanatındaki ustalığım çok iyi gösteriyor.
Ankara ya da gitti ve ricasını cumhur- reisimize bir mektupla bildirdi. Bunun üzerine prensesi cumhurreisimiz adı na ziyarete gelen Hususi kalem mü dürü, ert6Sİ gün için Çankaya Köşkü'- nde çaya davet edildiğini arzetti.
Çankaya'da cumhurreisimizin anne si ve eşi tarafından istikbal ve izaz edi len, fakat cumhurreisimizi göremeyen ve müracaatının cevabını alamayan prenses teşekkürle veda etti
Cumhurreisimiz adına prensesi er tesi sabah hava meydanında teşyie gelen hususi kalehı müdüründen mü racaatın mukabelesini sordum. "Mat lûbun is'afı kanuni bir hükme bağlıdır" mütalaasında bulunulduğunu bildirdi.
Bahis mevzuu kanuni hükmün istih salini uzun zaman bekledikten sonra hususi kalem müdürüne şu mektubu gönderdim:
"Cennetmekan pederlerin vasiyeti mucibince cenazesini muazzez vatan toprağına ve ecdadının yanına defnet- tirebilmek için Prenses Dürrüşehvar Berar’ın Ankara'daki istifsarına, bunun kanuni bir hükme bağlı bulunduğu va sıtanızla bildirilmişti. Fazla geciktirme ye tahammülü olmayan tedfin vazife sini yerine getirmek emeliyle icap eden kanuni müsaadeyi temin için ne yolda bir teşebbüs ve müracaatın cum- hurreisimizce tensib edileceğini istif sara Drenses tarafından memurum. Cumhurreisimizin bu husustaki tav siyesini bana telefonla bildirmenizi di ler, saygılarımı sunarım.
Prenses Dürrüşehvar Berar’ın vekili Salih K.Nigar İstanbul 18.10.1946
Bütün bu çabalar sonuç vermez 10 yıldır Paris camiinde tahnit edilerek saklanan son halifenin cenazesi, Me dine'de toprağa verilir.
Salih Keramet Nigar'ın son notu şöyledir:
MEDİNEİ-MÜNEVVERE, 30.3.1954
Roma ve Beyrut’da birer gece ge çirdikten sonra buradaki hava meyda nına öğleden sonra varabildik. Nizam Hazretlerinin mümessilleri tarafından karşılandık. Kendilerinden çok yardım gördük.
Haremi-Şerif’de cenaze namazı an cak akşamüstü kılınabildi ve Sanduka "Cennet-ül-Baki” ye alaca karanlıkta taşındı.
Kabir için seçilen yer taşlıktı. Sudanlı mezarcılar kazmakta epey güçlük çek tiler. Sanduka, nihayet, salavatla rnak- bereye indirildi ve, Vahhabi Mezhebi icabı, dışarıda hiçbir işaret bırakılma- yarak taş ve toprakla örtüldü.
Dolmabahçe Sarayı nda dünyava gelen, daha yedi yaşındayken baba sının felaketiyle inleyen, gençliği bo yunca aydınlanmaya çalışan, ecnebi dilleri öğrenen, millet ve memketine gönlünce hizmete hazırlanan Abdül mecid ibni Abdülaziz han, bu yüksek emeli uğrunda çektiği bütün acıların manevi mükafatını işte böyle gördü, ecdadından birine nasip olmayan ila hi Takdir’in tecellisiyle, Resullulah’ın yakınında ve Ali-Aba’nın ayak ucunda defnedilmek mazhariyyetine erişti.
B İ T T İ
-Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi