• Sonuç bulunamadı

Fransa'da Nazım Hikmet

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Fransa'da Nazım Hikmet"

Copied!
2
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

NÂZIM HİKMET

FRANSA’DA

NAZIM HİKMET

Nâzım Hikmet Fransa'da yeniden ilgi uyandırmaya başladı, özellikle genç sanatçılar, büyük Türk şairinin yapıtını tiyatro­ ya uyarlamak, şiirlerinden bazılarını bestelemek için neredeyse birbirleriyle yarışa girecekler.

Orhan Veli daha 1950’lerde «Yaprak» dergisinde yayımlanan «Nâzım Hikmet Meselesi» adlı yazısında Nftzım’ın Avrupa'da tanınan tek şairimiz olduğunu, ne var ki onu benimsemek şöyle dursun düşünce ve inançları yüzünden hapislerde süründürdüğü­ müzü söylüyor, bir Türk şairine bizden çok AvrupalIların sahip çıkmasına şaşıyordu. Bugün de üç aşağı beş yukarı aynı durum söz konusu. Gerçi Nâzım yıllar sonra kendi dilinde, o çok sev. dıği Türkçesinde basılıp genç kuşaklarca okunabildi ama, ki­ tapları da her fırsatta toplatıldı: adı öbür devrimci yazarlarla birlikte okul kitaplarından silinmek istendi Oysa bugün Nâzım Hikmet Fransa'da çocuklar için hazırlanan antolojilerde bile yer alıyor. Geçen yıl yayımlanan böyle bir antoiolide okul çağın­ daki Fransız çocukları,

Dünyavı verelim çocuklara hiç değilse bir günlüğüne / Allı pullu bir balon gibi verelim oynasınlar / Oynasınlar türkü­ ler söyleyerek yıldızların arasında,

dizelerim severek, kardeşlik, arkadaşlık aşkını küçük yürekle­ rinde duyarak okudular.

Nâzım Hikmet'in şiirlerinin okul kitaplarına girmesi, yapıt­ larından uyarlanan tiyatro gösterilerinin btlvük kalabalıklara ulaşman yalnızca Fransa’da yaşayan TUrkler ıçm değil, hepimiz adına sevindirici bir olay, Aragon daha liri« yılında şairimizi «Commune» dergisinde tanıtmış, «Taranta Babu’ya Mektuplar» dan örnekler yayımlamıştı. Bu girişiminden ne denil gurur duy­ duğunu şairin onuncu ölüm yıldönümüne gönderdiği bir mesaj, dan anlıyoru. «Kendi ülkesi dışında Nâzım’m şiirlerini İlk kez yayımlamış olmanın mutluluğunu, övüncünü hâlâ İçimde taşı­ rım» diyor Aragon bu mesajında. (Europe, Nâzım Hikmet, EJF.R. Paris, 1974). (Devamı 8. Sayfada)

(2)

Fransa’da Nazım Hikmet

(Baştarafı 5. sayfada) 1938 yılında hapse girince uzun süre sesini duyuramadı Nâzım, ama durmadan, dinlenmeden çalışarak en önemli yapıt, larını bu dönemde verdi. 1950’de şairi hapisten kurtarmak için bütün dünyada bir kampanya başlatılınca, Fransız şair ve yazar­ ları da öbür namuslu aydınlar gibi Nâzım’ın yanında yer aldılar. Aragon'un da içinde bulunduğu Tristan Tzara başkanlığındaki komite, bir şairin düşünceleri yüzünden on iki yıldır zindanda tutulmasını o zamanki Türk hükümeti nezdinde protesto edip, Nâzım’m bir an önce özgürlüğüne kavuşturulmasını istedi. İle­ rici basında şair üstüne yazılar, haberler çıktı: şiirlerinden .ör. nekler çevrildi. Hatta bu dayanışmayı desteklemek amacıyla, «Açlık Grevinin Beşinci Gününde» adlı şiirini doğrudan doğruya Fransızca yazdı Nâzım. Hapisten çıktıktan sonra, sürgündeyken, sanatçının yapıtları birbiri ardısıra Fransızca’ya çevrilmeye, özel­ likle devrimci çevrelerde ilgi uyandırmaya başladı. E.F.R. yayın­ evi şiirlerinden önemli bir seçmeyle «Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim»! «Romantikler» adı altında yayımladı. Bunun hemen ardından Sartre’m yönettiği «Les Temps Modernes» dergisinde çıkan «îvan tvanoviç Gerçekten Yaşadı mı?» adlı piyesi tartış- malara yol açtı. Fransız Komünist Partisinden ayrılan Claude Roy, Maxime Rodinson gibi aydınlar bürokrasiyi eleştirirken kendile­ rine Nâzım’ı örnek aldılar. Maspero yayınevinin ikt yıl önce «Memleketimden İnsan Manzaraları» ve «Kemal Tahir’e Mektup­ lar»! yayımlamasıyla da sairimiz orta Fransız okuruna, taşrada, ki aydınlara dek ulaştı Fransa ölçülerine göre çok pahalı olma- larına karsın bu iki kitabın kısa zamanda tükenmesi Nâzım’ın gördüğü ilginin başlıca kanıtı olsa gerek. Şairimizin bunca önemsenip sevilmesinde Europe dergisinin «Nâzım Hikmet öze! Sayısıııyla Münevver Andaç’m özenli, titiz çevirilerinin de önem­ li bir payı vardı kuşkusuz.

Bugün Fransa’da hemen her yerde Nâzım Hikmet adına ras- lamak mümkün. Geçen yıl Lyon kentinin Venitieux adlı İşçi semtinde açılan bir sağlık evine ünlü şairimizin adı verildi. «Ak­ rep Gibisin Kardeşim» şiiri Yves Montand’ın hâlâ dilinde. Ya­ kında Fransa turnesine çıkacak olan gençlerden kurulu bir mü­ zik topluluğu Normandiya'nın küçük bir kentinde sanatçımızın şiirlerini besteliyor. Paris Üniversitesindeyse, türkolojl Profe­ sörü Louis Bazin ve karşılaştırmalı edebiyat profesörü ünlü ya­ zar Eiemble’ın yönetiminde, Nâzım Hikmetle ilgili iki tez ça­ lışması tamamlandı. Bunlardan ilki şairin politik bilinçlenme sürecini, İkincisi halk ve divan edebiyatlarının Nâzım Hikmet şiirinde çağdaş açıdan nasıl özümlendiğini irdeliyor. Artık, kü­ çük kentlerin halk tiyatrolarından Sorbonne Üniversitesine, iş­ çi kantinlerinden E.F.R. Maspero gibi büyük yayınevlerine dek Nâzım Hikmettin Fransa’da her geçen gün biraz daha yaygın­ laştığını sevinerek söyleyebiliriz.

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Tablo 8: "Türk iĢletmeleri yabancı sözcük içeren marka adını dıĢ pazara açılırken tercih etmemelidir." Fikrine Katılma Düzeyi Türk işletmeleri yabancı sözcük içeren

Kassing ve Avtgis [11], içsel kontrol odağına sahip çalışanların orta derece ya da dışsal kontrol odağına sahip çalışanlardan daha fazla açık muhalefet

İnsanlığın başlangıcından bugüne değişime uğrayan doğada görülen farklılıklar, değişen toplumsal değerler ve doğa insan ilişkisi ve sanat- sal

Nine apansızın ölüp varı yo ğu ka­ panım elinde kalınca baskısız kalan Sadi, K avuklu H am dinin orta oyun­ larında, Şevkinin tiyatrosunda aktör lüğe

A number of independent practice tasks can be suggested for the client following the first consultation, for example, collection of stuttering severity scores during everyday talking

BEN DE FOTOĞRAFINI ÇEKİYORUM — Sami Güner’e göre Yunus Emre’den Tlırgut Uyar’a şairler, insanın ve doğanın şiirini yazıyor, kendisi de fotoğrafını

SEVSAY: Türkiye’de, merhum Cemal Reşit Rey ile 9-10 yıl süren çalışmala­ rımdan sonra uzun bir süre Viyana Mü­ zik Akademisi’nde Kompozisyon ve Or­ kestra

sürekli olarak Köln de oturuyor Iş için Münih'e geldiğinde acı kahvemi içmesinde garipsenecek bir taraf görmüyorum" diyor MEHMET AKTAN.. M ÜNIH’ten