• Sonuç bulunamadı

Bizde edebiyat var mı, yok mu?:Namık Kemal, Recaizade, Hamit, Cenap, Halit Ziya

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Bizde edebiyat var mı, yok mu?:Namık Kemal, Recaizade, Hamit, Cenap, Halit Ziya"

Copied!
2
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Bizde edebiyat var mı, yok mu? ^

Namık Kemal, Recai zade,

Hamit, Cenap, Halit Ziya

Dil Encümenine ait havadisleri gazetelerde okudukça

Nasraddin hocanın kar helvası hikâyesi aklıma geliyor

Ankara 21 ~ -E r c ü m e n t Ekrem beyden mektupla mü­ talaalarını rica etm iştim . Şu cevapları gön­ derdiler: Hikmet Feridun beyfendiye Açtığınız an­ ket hakkında

sorgu mektu- Ercüment Ekrem bunuzu aldım. b e y

1 — İstikbale intikal edecek edebî hüviyetler bence şunlardır: Edebiyatımızı Arap ve Acem tahakkümünden kurtarmak için ilk hamleyi yapan Namık Kemal’le onun iki mühim peyki Hâmit ve Recai’zade Ekrem. Sonra bu üç üstadın eserini tekemmül ettiren Fikret, Cenap ve Halit Ziya. Nesli atinin bunları unutması nankörlük olacağından ben evlât ve torun­ larımızı bu nankörlükten tenzih ederim. Yukarda saydığım isim­ lerden başka Süleyman Nazif, Sami Paşa zade Sezainin de ede­ biyat tarihimizde yüksek ve te­ melli mevkileri vardır, ve bunların eserleri içinde daima bedii heyecanı uyandıracak enfes par­ çalar pek çoktur.

Elbette bu isimlerini saydığım

i

üstatların lisanı ile bizim bu gün hayli değişmiş ve yarın dah çok değişecek olan dilimiz arasında dünya kadar fark vardır. Ancak zamanın icabı olan bu üslûp ve lisan farkı her hangi bir şah

eseri kıymetinden düşüremez. Hâlâ Fransız edebiyatından nümune gösteren müntehibat kitapları pek az fransızm anlayabileceği meş­ hur Rolanm şarkısı ile başlar. Kaldı ki bizler eslâfımızın eser­

lerini yarım yamalak olsun anla­ yabildiğimiz halde yarınki nesil sizin bu anket için topladığınız cevapları bile anlamakta zorluk çekeceklerdir.

Lisan, tasfiyeye doğru o kadar hızla atılmıştır ki, hududu aşarak soluğu belki Kırımda, Karabağda ve hattâ Semerkandda alacak gibi görüniyor. Dil Encümeninin yapmakta olduğu lûgata dair tereşşuh eden haberleri gazete sutunlarmde gördükçe Nasrattin Hocanın meşhur karhelvası hikâ­ yesi aklıma geliyor. Öyle zannedi­ yorum ki pek saygılı encümen vücude getireceği lügat için nihayet: “ Bunu ben icat ettim ama ben de beğenmedim„diyecek. 2 — Yeni nesil, harbi umumî­ den sonra her tarafta olduğu gibi eskisine nisbetle daha zaiftir. Buna da sebep beliren istidatların inkişaf için muhit ve himaye bu­ lamamasıdır. Yoksa Faruk Nafiz, Nazım Hikmet, Necip Fazıl ve daha bu incelik ve yükseklikte bir kaç genç şair ve Reşat Nuri, Aka, Valâ Nûrettin ayarında bir kaç naşir yetiştiren yeni neslin edebiyatta çok daha kudretli ve velût olabileceğine kanaatim vardır. Karileri pek mahdut olduğu için hemen hemen isimleri bile meçhul kalan bazı Anadolu mec-

(2)

24 Haziran 1931

Bizde

edebiyat

var mı, yok mu?

(B aş tarafı birieci sahifede) mualannda temiz heyecanlı genç­ lerin bazen öyle yazılarına tesadüf ediyoruz ki en büyük edebiyat üstatları bu yazıların altına imza­ larını seve seve atarlar. Yeni neslin içinde benim en çok be- yendiğim roman ve hikâyeciler Reşatla Aka, naşirlerden Velâ Nurettin ve şairlerden de Faruk Nafizdir.

Bunların yanma Halide Nusret ve Şükufe Nihal hanımları da ilâve ediniz. Hürmetlerimi takdim ederim, muhterem beyefendi.

( Terceme hakla mahfazdnr)

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Hatırlayamayanlar için birkaç kelime ile -ki ne mümkün!- bu büyük İstanbul âşığını bir kere daha analım.. Sermet Muhtar 1887’de

Tarihi Sanatları ABD. Yüksek Lisans Tezi, Ankara 2004.. Bu iki nüsha birbirinin aynıdır. Her ikisi de 422 beyittir. Bu çalışmada İstanbul Üniversitesi Türkçe Yazmalar

15 gün önce İstanbul'da hizmete giren Mezzaluna, duvarlarını süsleyen 140’tan fazla “yarım ay” temalı resimle renkli bir dekorasyona sahip.. Fotoğraf: Tarık

Ekip çalışmasına eğilimli, astlarını bilgilendirmeye yönelmiş yönetici davranışlarını belirleyen bu faktörde bütünleştirme değişkenleri .64, .57, .46, .43

Lupus vulgaris önceden tüberküloz basili ile karşılaşmış ve immunitesi yüksek düzeyde olan kişilerde gelişen, kronik , ilerleyici bir reenfeksiyon tüberkülozu formu

Hatta Gagarin ilk kez uzay uçuşunu ba­ şarmadan önce, yanılmı­ yorsam altı ay kadar ön­ ce, Paris'te uzay resimleri sergiledim.. Bunları ya­ parken elbette

Yine akci¤er kanseri hastalar›nda yap›lan bir çal›flmada CA125 düzeyi ortalama 83±14.1 U/ml gibi yüksek bir seviyede saptanm›flt›r; benign akci¤er ve kontrol

O da şudur: Saraya mensup bir adamın akrabasından bi­ rini hastanede Doktor İbrahim bey tedavi eder ve hasta iyileşir.. Hasta­ neden çıkar çıkmaz saraya