“Süt Uyuyunca”
“When Milk
”
TÜRKİYE
T U R K I S H . C H E E.S E S
p e y n ir l e r i
By A R T U N Ü N S A L * Photos N E C D E T K A Y G IN - S IN A N G Ö K S E L - M U S T A F A D O R S A YGöçebe Türk aşiretlerinin 9.
yüzyıldan başlayarak yerle
şik düzene geçişleriyle, gıda
larında farklılaşma olsa da
temelde et ve sütten yapılan
besinlerin ağırlık taşıdığı bili
niyor. Sözgelimi, Kaşgar
Türklerinin temel gıdaları
arasında buğday ve un yer
almakla birlikte, hayvansal
ürünler hâlâ egem en ko
numdaydı.
Kaşgarlı Mahmut’un 1072-74
yılları arasında yazdığı Diva-
nü Lügat-it-Türk’de, taze
peynir karşılığı “udma” veya
“udhıtma” sözcükleri kullanı
lıyor. Uygurca kökenli “udhıtmak” uyutmak, katılaş
tırmak, maya ile bekletme anlamına geliyor. “O
peynir yaptı” cümlesinin karşılığı olarak “Ol udhıt-
ma udhıttı” kullanılmış. Anlaşılacağı gibi, “süt uyu
yunca”, yani katılaştırıldığında taze peynir oluyor.
Hoş bir benzetme.
12. ve 13- yüzyıllarda yazıldığı bilinen destansı De
de Korkut Kitabı’nda ilk kez “peynir” sözcüğüne
rastlıyoruz. Dolayısıyla, peynir sözcüğü dilimize Or
ta Asya’dan göç sonrası geçmiş. Peynirin farklı çe
şitlerini yapabilen Türkmenler, Batı’ya yürüyüşlerin
de İran'dan geçerken ya da Anadolu’ya yerleşirken
The traditional pastoral diet based on m ea t a n d d a ir y products continued to be the b a c k b o n e o f th e T urkish c u isin e even a fter Turkish tribes m ade the tra n sitio n from a nomadic to a settled existence as farmers from the 9th century onwards. Among the T urks o f K ashgar, f o r instance, a n im a l p roducts were the principal elements o f nutrition, even though they also co n su m e d w heat a n d flour.
This is reflected in the 11th cen tu ry Turkish dictionary, D ivanti Liigat-it-Turk, written by M ahmut o f Kashgar between 1072 an d 1074, in which he cites the words udma and udhitma fo r fresh cheese, a n d translates the Turkish sentence “01 udhitma u d h itti" as “He m ade cheese”. The verb u d h itm a k originated fro m Uighur Turkish a n d meant to p u t to sleep, to make solid or to leaven, so etymology reveals the delightful idea o f milk solidified into fresh cheese being
sleeping m ilk’.
The modem Turkish word fo r cheese, peynir, first occurs in the Book o f Dede Korkut. a collection o f orally transmitted legends which were first written down in the 12th a n d 13th centuries. E vidently this word fir s t
5 7
bu sözcüğü kullanır olmuşlar.
Anadolu, peynire hiç yabancı kalmamış. Ünlü tarih
çi Strabon, Bolu, İzmit ve İznik yöresini tanıtırken
“Bitinya'nın iç kısımlarında sadece, Tieion’un üst ta
rafında kurulmuş olup sığırlar için en mükemmel
otlak olan ve Salonites peynirinin yapıldığı Salo
na...’’dan söz ediyor.
Aşıkpaşazade’nin “Teva-
rih-i Al-i Osman”ında ise,
Osman Gazi’nin, aşiretiy
le yayladan kışlağa, kış
laktan yaylaya çıktığı dö
nemlerde, geride kalan
mallarına göz kulak olan
Bilecik tekfüriine verdiği
hediyeler arasında pey
nir, kurutulmuş yoğurt,
yağ ve kaymak olduğu
anlatılıyor.
İkinci Beyazıt dönemin
de, 1502 tarihli bir Ka-
nunname’den imparator
luğun dört bir yanından
İstanbul’a gelen peynirle
rin adlarını öğrenmek il
ginç: “Taze lor peyniri,
kaba lor peyniri, taze dil
peyniri, taze çayır peyni
ri, M udurnu peyniri,
Şumnu peyniri, Karaman
peyniri, Sofya peyniri,
Eşme peyniri, Midilli
peyniri, teleme peyniri,
salamura peyniri (beyaz
peynir), Limni tulum
peyniri, İzmit tulum peyniri, Rumeli tulum peyniri,
taze kaşkaval peyniri, Balkan kaşkaval peyniri”...
Günümüze gelirsek, bilindiği gibi Türk peynir çeşit
lerinin çok zengin olmadığına ilişkin bir önyargı
vardır genelde. Bu önyargıda, ülkemizde yerel pey
nirlerin büyük kentlerde henüz yeterince bilinmiyor
olmasının da payı büyük. Oysa, binlerce yıllık
uy-entered the Turkish language following the migration fro m Central Asia. The Türkmen tribes knew how to make several different varieties o f cheese and must have adopted this new term fo r them on their way westwards through Iran or after their anival in Anatolia.
Anatolia already had its own cheeses originating in antiquity. Writing about the n o rth w estern region to d a y encompassing Bolu, İzmit and İzn ik, the fa m o u s historian Strabo says, “In the interior o f B ith y n ia abo ve T ieion is Salona, where alone are the fin e st pastures fo r cattle a n d w here S a lo n ite s cheese is made. ”
In his histoiy o f the Ottoman dynasty, Aştkpaşazade (1400- 1484) writes that Osman Gazi g a v e g ifts o f cheese, d rie d yogurt, fa t a n d clotted cream to the B y z a n tin e ru lers o f Bilecik in return fo r protecting the p ro p erty left b e h in d in their winter settlements by the O tto m a n tribes in th e ir se a so n a l m ig ra tio n s to the su m m er pa stu res with their herds.
The Code o f Law issu ed in 1502 by B eyazıt II gives the names o f cheeses from all over the O ttom an Em pire w hich were sold in the m arkets o f Istanbul: fresh lor cheese, kaba tor cheese, fresh dil cheese, fresh çayır cheese. Mudurnu cheese, Şum nu cheese. Karaman cheese. Sofia cheese, Eşme cheese, Midilli (Mytilene) cheese, teleme cheese, cheese in brine (white or feta cheese), Limni (Limnos) tulum cheese (cheese made in a goatskin bag). İzmit tulum cheese, Rum elia tulum cheese, fresh kaşkaval cheese, a n d Balkan kaşkaval cheese.
5 8
garlıkların beşiği Anadolu'nun, bilinen
nen peynir türleri alt alta eklendiğin
de zengin bir tablo ortaya çıkıyor.
Türkiye’nin peynir türlerine “çöke
lekken başlayabiliriz.
Tabir caizse, “ekmeğini taştan çıka
ran ” Anadolu insanı, sütün hiçbir
özelliğini ihmal etmez ve elinden gel
diğince işler. Sütün yağı, peyniri ve
loru alındıktan sonra geride hâlâ kimi
madde içeren peyniraltı suyu kalır.
Peynir artığı bu sarı-yeşil sıvı kaynatı
lınca, ortaya “çökelek” ya da “çökelik ”
çıkar.
Türkiye’nin büyük kentlerinde çarşı
ve pazarda satılan tekdüze çökelek
peynirlerinin dışında, yerel özellikleri
ağır basan, taze tüketilen, tulum ya da
küpe basılarak ömrü uzatılan, güneşte
kurutularak saklanan çok sayıda çöke
lek çeşidi vardır: İnebolu süt çökeleği,
Karadeniz pidesinde de kullanılan Gi
resun çökeleği, özellikle sabah kah
valtılarında mısır ekmeği ile yenilen
Rize kurçi peyniri, börek harcında ve
salatalarda kullanılan Kars çökeleği,
Bitlis jaji peyniri, kuzu derisinden tu
lumlara basılan Afyon Emirdağ çöke
leği, Milas Kırk Tokmak peyniri, içine
zahter (taze kekik) ve çörekotu da ka
tılan Hatay tulum çökeleği...
Çökeleğin bir akrabası da “kurut”dur.
Genelde yağsız sütten yapılan yoğurt
ya da az bili-
Today there is a general misconception among Turkishurban dwellers that Turkey
■
does n o t possess a w ide ra n g e o f cheeses. This is because fe w regional cheeses f i n d th e ir w ay in to city shops. In fa c t there are a great m any varieties, m any little known outside the area w here th ey are m ade, a f i n d i n g w h ich is not surprising in a la n d which h a s been h o m e to m a n y civilisations over thousands o f years.
¡V//.iti!< ffiliitimm i^yniri
6 0
ya da yağı alınmış ayran çökeleğinin kurutulmasıyla
yapılır. Kuruta çeşitli bölgelerde “keş” de denir. Yağ
oranı az olduğu için saklanması kolay bir besindir.
Ayrıca, yüksek oranda protein ve mineral madde
içerdiği için sağlığa yararlıdır. Kars kurutu, Bitlis ku
rutu, Hatay kuru çökeleği (Siirk), Bolu Mengen ke
şi, Giresun keşi ve Aydın kuru çökelek peyniri, ku
rutun tanınmış yöresel çeşitleridir.
Lor ise yumuşak, taze bir peynirdir. İtalyanların bi
raz daha sert dokulu ünlü Ricotta’sı, Yunanlıların
Myzithra ya da Anthotiro’su ile akrabadır. Mandıra
cıların yanısıra, genellikle koyun sütünden kaşar
peyniri üreten işletmelerde elde edilir. Ancak evler
de yapılan peynirlerin, peyniraltı suyundan, yerel
deyişle “göksu'dan da değişik tatlarda lor peyniri
yapılır.
Lor, tuzsuz ya da çok az
tuzlu tüketilir. Kısa ömür
lü bir peynirdir. Çeşitli
yemek, börek ve tatlıların
yapımında da sıkça kulla
nılır. Taze lorun üzerine
şeker, bal ya da reçel dö
külüp yenmesi nefistir;
özellikle kahvaltıda.
Kaşarın peyniraltı suyun
dan yapılan Kırklareli lo
ru ünlüdür. Mihalıç pey-
niraltı suyundan Bursa
Mustafakemalpaşa, Balı
kesir Manyas ve özellikle
Savaştepe’de üretileni de
çok lezzetlidir.
/ will begin a brief tour o f Turkey’s cheeses with çökelek,
made from the whey left over from the cheese making. The people o f Anatolia who, as the expression has it ‘squeeze bread out o f a stone’, neglect none o f milk's potential and process it in every possible way. Even the greenish yellow liquid known as whey left over fro m making cheese or lor (a soft curd cheese) from the milk is not discarded. When the whey is boiled up a new curd known as çökelek or çökelik forms.
Apart fro m the p la in çökelek cheese sold in Turkey 's large city markets a n d shops, there are many interesting regional varieties w hich are eith er eaten fre sh or preserved by pressing into goatskin bags or pottery jars,
or alternatively dried in the sun. Some examples o f these are inebolu süt çökeleği, Giresun çökeleği which is used as a filling fo r the fam ous Black Sea pide (thinly rolled
bread dough with various fittings on top baked in the oven). Rize's kttrçi cheese which is eaten with corn bread fo r breakfast, Kars çökelek which is used as a fillin g fo r layered pastries a n d in sa la d s, the j a j i cheese o f Bitlis, A fyo n ’s Emirdağ çökelek which is preserved in lambskins, the K ırk T o km a k cheese o f Milas, a n d H atay tu lu m çökelek w h ich is m ix e d with fresh thyme a n d black cumin seeds.
A close relative o f çökelek is
62
kurut, dried bricks o f yogurt m ade o f low-fat m ilk or o f çö kelek m a d e fr o m buttermilk. In some regions kurut is known as keş. Since it has a lower fa t content it keeps well. Some o f the best known regional varieties are the kurut o f Kars a n d Bitlis, the siirk (dried çökelek) o f H atay, the keş o f M engen a n d Giresun, a n d the dried çökelek o f Aydın.
Lor is a soft fresh cheese, a re la tive o f the so m e w h a t harder textured Ricotta o f Italy and the Greek Myzithra a n d Anthotiro. It is produced by dairies making kaşar (a hard yellow cheese) fro m sheep’s milk. Lor with a variety o f flavours is also made in rural homes from the whey left over from cheese making.
Lor is eaten without salt or very slightly salted, so it does n o t keep well. It is a n in g re d ie n t o f va rio u s sa v o u ry dishes, la yered börek p a strie s a n d puddings. For breakfast or as a s n a c k fr e s h lor is delicious with sugar, honey or jam .
The lor o f Kirklareli made fr o m k a şa r w hey is well known to connoisseurs, and other delicious varieties are the lor o f Mustafakemalpaşa (n e a r B ursa), M anyas in Balıkesir, a n d above all o f Savaştepe, a ll m ade fr o m Mihalıç cheese whey.
There are cheeses common to both sides o f the Aegean. For example, the fresh lor cheese o f A y v a lık in Balıkesir is left to drain in a b asket m o u ld a n d ea ten fresh, like its counterpart on the island o f Mytilene. The K ir lih a n im cheese m a d e
Ege Denizi’nin her iki ya
kasında da tanınan peynir
ler vardır. Örneğin, komşu
Midilli adasında olduğu gi
bi, Balıkesir Ayvalık’ta taze
lor peyniri, kalıp bir sepet
içinde süzülür ve taze tü
ketilir. Yine Yunanistan’da
da bilinen Kirlihanım pey
niri, Ayvalık, Foça ve Ka
raburun’da lor peynirinden
yapılır. Kirlihanım, süzme
yoğurt ve halis sızma zey
tinyağı karıştırılarak hazır
lanan “paşa mezesi”ne ka
tıldığında harika olur.
Çeşme ve Karaburun yöresine has “kopanisti” de
Ege’nin ortak mutfak kültürünün bir parçasıdır.
Lor peynirinin çeşitlerine Anadolu’nun başka yöre
lerinde de rastlamak mümkündür. Antalya lor pey
niri, Kars kurtlu peyniri, Artvin Yusufeli kurtlu loru,
Rize Çamlıhemşin Minzi
peyniri, Trabzon Minzi ve
tel karışık peyniri, Rize ay
ran peyniri bunlardan ba
zılarıdır.
Türkiye’de en çok tüketi
len peynir hangisi diye so
rulsa, cevap hazırdır: Be
yaz peynir. Depolarda ol
gunlaştırılmadan taze tüke
tilen “ham” beyaz peynir
ler olduğu gibi, salamura
da bekletilip olgunlaştırıla-
nı da. Tezgah üzerinde ya
da yükseğe asılan torbalar
da süzülen “teleme” peynir
geleneksel olarak hemen
hemen her bölgede yapılır.
Özellikle Trakya ve Mar
mara Bölgesi nde, genellik
le koyun sütünden elde
edilen yumuşak ve yağlı
beyaz peynirler çok beğe
nilir. Ezine ve Biga’nın ko
yun sütü harikadır. Edirne
yöresinde de yüksek
nite-6 4
likte koyun sütü bulunduğundan, salamura beyaz
peyniri ünlüdür. Keçi ve inek sütü karışımından ya
pılan Antalya beyaz peynirini de unutmayalım.
Otlu peynirler de elbet beyaz peynir ailesinin bir
parçası. Geleneksel olarak inek, koyun ve keçi, son
dönemlerde inek sütünden de karışık olarak yapılır.
“Kelle” beyaz peynirin içine yörelere göre değişen
çeşitlerde ve yüzde 15 ve daha aşağı oranlarda, ko
kulu yabani otlar katılır. Özellikle Doğu ve Güney
doğu Anadolu’da (Kars, Ağrı. Diyarbakır, Van, Siirt,
Hakkari, Muş, Bitlis) çok uzun bir geçmişe sahip
olan otlu peynir, ülkemizin büyük kentlerinde de
giderek tanınıyor.
Doğu ve Güneydoğu Anado
lu’nun otlu peynirleri çeşit çe
şittir. Nedeni de peynire katılan
otların farklılığıdır. Örneğin
Van’da yapılan peynire yabani
sarmısak otu “sirmo” katılırken,
Bitlis’in otlu peynirinde sulak
yerlerde yetişen “sof’ otu kulla
nılır. Kullanılan otlar arasında
“yerpuz” (Mentha longifolio) ve
“mendi”yi (Pimpinella rhodent-
ha) unutmamak gerekir.
Taze peynirin ömrü uzun ol
maz. Dayanıklılığını artırmak
için peynirlerin küpte salamura
ya yatırılması ya da hayvan de
risinden tulumlara basılması,
toprak veya kum altında, sıklık
la serin mağaralarda olgunlaştı
rılması, hafif küflendirilmesi;
yüzyıllardan günümüze gelen
bir yöntem ve apayrı bir damak
tadı geleneğidir.
from lor in Ayvalık, Foça and Karaburun is also made in Greece. When mixed with strained yogurt a n d olive oil it makes an hors d ’oeuvre fit fo r a paça. The kopanisti o f Çeşme a n d Karaburun is another shared element o f Aegean cuisine.
Other regional varieties o f lor cheese in Turkey are Antalya lor cheese, Kars kurtlu cheese, the kurtlu lor o f Yusufeli in Artvin, the M inzi cheese o f Çamlıhemşin in Rize, Trabzon Minzi cheese and tel karışık cheese, and Rize's ayran cheese.
By f a r the most w idely consum ed type o f cheese in Turkey is white cheese, which can be eaten fresh or after m aturing in brine. Teleme is a type o f white cheese made almost everyw here in . T urkey by s tr a in in g the p ressed curds, sometimes in a bag hung fro m the ceiling. Soft, high fa t white cheeses m ade u sually o f e w e ’s milk in the northwestern regions o f Trakya a n d Marmara are the most highly esteemed. The high- quality ewe's milk o f Ezine, Biga a n d the a rea a r o u n d E d irn e m eans th a t th eir w hite cheese p ic k le d in b rin e is superb. Antalya 's white cheese made o f a mixture o f goat's and cow’s milk also deserves mention.
Cheeses m ixed with herbs are a subdivision o f the white cheese family, a n d traditionally made o f ewe s or goat 's milk, but in recent years o f a mixture o f these with cow's milk. To the white cheese is a d d e d 15 p ercen t or less w ild
Mu§ Kaşarı / M uş k a ş a r c h e e s e
i
“V -£.*
4^*
f
r
!.■
A
~V - V
v
6 6
Tulum peyniri de ülkemizde, Trakya dışında sıkça
yapılan peynirler arasındadır. Ama, tulum peynirleri
yelpazem izde Erzincan’ın, Erzurum’un ve Orta
Anadolu'yu Akdeniz’e bağlayan Toros yaylalarının
deri tulumları öne çıkar.
Kaşkaval (taze kaşar) ile birlikte sert hamurlu pey
nirler ailesinin bir başka üyesi olan kaşar, Tiirklerin
Anadolu'ya gelişlerinden sonra tattıkları, yapmasını
öğrendikleri bir peynirdir. 11-12 kilo ağırlığında,
yaklaşık 16 cm yükseklikte ve 30 cm çapında teker
lekler biçiminde üretilen Trakya kaşarı meşhurdur.
Ayrıca, Muş’un, Bayburt’un, Trabzon Kadırga’nm,
Tonya’nın kaşarı da unutulmamalı.
Anadolu coğrafyasında yöresel olarak yapılan Dil,
Çerkez ve Abaza peynirleri, Tel peynirler, Örme
peynirler de kandilerine has lezzetleri ile burada
anılmaklar.
Son olarak, bence Türk peynirinin şahı olan Mihalıç
peynirinden söz edelim. Balıkesir-Bursa hattında,
çoğunlukla tam yağlı, çiğ, “kıvırcık” koyun sütün
den yapılan, beyaz renkte, 3-4 mm çapında yuvar
lak gözenekli, sert ve 2-3 mm kalınlığında pürüzlü
kabuklu bir peynir türü olan Mihalıç son derece lez
zetli ve dayanıklıdır. Rendelenmiş, olgun ve sert Mi-
halıç peyniri makarna üzerinde İtalyanların ünlü
Parmesan peynirinden hiç de aşağı kalmaz.
Peynir çeşitliliği her ülkenin kendi kültürel alışkan
lıklarından, doğa koşullarından, süt veren hayvan
çeşitlerinden ve farklı yapım tekniklerinden doğar.
Türkiye için de aynı durum söz konusudur. Ve
bugün sevindirici olan, Ege’de, Doğu Anadolu’da,
Güneydoğu Anadolu’da ve Karadeniz’de üretilen
yöresel peynirlerin de artık yavaş yavaş gün ışığına
çıkıyor olmalarıdır.
•
* Artun Ünsal, yazar.
Görsel malzeme konusundaki yardımları için Yapı Kredi Kültür ve Sanat Yayınları’na teşekkür ederiz.
herbs. These cheeses have always been well know n in ea stern a n d so u th e a ste rn A n a to lia (Kars, A ğ rı, Diyarbakır, Van, Siirt, Hakkari, Muş a n d Bitlis), a n d are becoming increasingly fam iliar in Turkey's major cities. There are m any varieties o f these herb cheeses. That made in Van contains wild garlic, while that o f Bitlis contains a local herb know n as so f otu which grows in dam p s itu a tio n s . H orse m in t (M en th a lo n g ifo lio ) a n d Pimpinella rbodentha are other herbs used.
Fresh cheese spoils quickly. which is why preservation processes such as pickling in brine, pressing into skins, being left to mature under soil or sand or in caves, or lightly blueing with mould have developed.
Tulum cheese - cheese preserved in a goatskin (hairy side outwards) - is widely made everywhere in Turkey apart from Trakya. The finest are those o f Erzincan, Erzurum and the alpine pastures o f the Toros mountains dividing central Anatolia from the Mediterranean coast.
Kaşkaval (fresh kaşar) a n d m ature kaşar are dense textured cheeses native to Anatolia, w hich is where the Turks m ade th e ir a c q u a in ta n c e . The m ost fa m o u s is the k a şa r o f Trakya, which is moulded into drum s 16 cm high a n d 3 0 cm in diam eter a n d weighing 11-12 kilos. Other f i n e ka şa rs are those o f Muş,
Bayburt, a n d T rabzon's Kadırga a n d Tonya districts.
Dil, Çerkez a n d A baza cheese, tel (literally string’) cheeses, and örme (braided) cheeses are other notable varieties which I can do no more than m ention here. But 1 would lik e to e n d w ith w h a t in m y o p in io n is the k in g o f T urkish cheeses, mihaliç. ’Ibis cheese is made in the provinces o f Balıkesir a n d Bursa o f full-fat, unpasteurised milk from the kıvırcık sheep. It is white in colour, characterised by bubble holes 3-4 mm in diam eter, a n d with a hard irregular rind 2-3 mm thick. It is extremely well flavoured and keeps well. Hard, mature mihaliç cheese is in no way inferior to Italy’s fam ous Parmesan cheese when grated over pasta dishes.
Diversity o f cheese types is in flu en ced by fo u r m ain factors: cultural habits a n d tastes, natural conditions, the species a n d variety o f anim al providing the milk, and production methods. Ibis is equally true o f Turkey, where scores o f local cheeses in every region are now beginning to be discovered, putting the country on the cheese map at last. i *
* Arlım Ünsal, author.
We thank Yapı Kredi Cultural a n d Art Publications fo r per mission to reproduce the photographs.
6 7
S K Y L IF E T E M M U Z J U L Y 1998
Kişisel Arşivlerde Istanbul Belleği Taha Toros Arşivi