• Sonuç bulunamadı

Ermeni sorununa çözüm mü? (1)

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Ermeni sorununa çözüm mü? (1)"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

CUMHURİYET/15

ANKARA NOTLAR!

MUSTAFA F.KMFKCt__________

Ermeni Sorununa

Çözüm m ü? (1)

A B D Başkanı George B ush’un, “Ermeni Sorunu”nda, Erme- nileri destekleyen demecine, A N A P oylarıyla, demokrasinin özü­ ne aykırı olarak Çankaya’ya tırmanıp oturan Turgut Bey, cılız bir yanıt verdi. Cılız yanıt vermesi, hiç de şaşırtıcı değildi. Houston’a giderken George B ush’la bir yemek yiyip konuşma yolları ara­ yan biri, elbette ona gerekli yanıtı gerekli sertlikte veremezdi. O da öyle yaptı:

— George, ayıp ettin valla yav, başımın darda olduğu bu sıra­ da beklemezdim böyle bir lafı senden!

“istediğim zaman, telefonu açıp George B ush’la konuşuyo­ rum!” dememiş miydi? Telefonları dinleyecek değiliz ya, ne bi­ lelim abi kardeş ne konuşuyor?

Ne Turgut Bey ne Ali Bozer ne de Tugay Özçeri, Amerikalıla­ rın çıkışlarına, gerekli yanıtı veremezler. Sadece “üzüntülerini" belirtirler, “Ayıp ettin!” derler. Hele Özçeri’nin gücü yalnız “Hande O layı"na mı yeter? Türkiye’de dış politikanın, böylesine ayağa düştüğü ne görülmüş ne duyulmuştur. Ali Bozer, — bu eski M D P ’Iİ— 141, 142’nin kalkmasına karşı iyi m i?” insan haklan” gibi bir olayı görmezden geliyor. O zaman niye aşındırdı, ki AT ülkelerinin eşiğini?

Ermeni çetecilerinin Türk diplomatlarını öldürmeleri olayı, ilk Amerika’da başladı, ilk Ermeni anıtı da orada dikildi. Yeterli ses çıkarıldı mı? Yooo; şimdiki gibi geçiştirildi. Borçluydu, çünkü Ame­ rikalılara boynu eğriydi, Türkiye’yi yöneten sözüm ona devlet adamları!

Bir Haşan Esat Işık çıktı; Fransızlar Marsilya'da “Ermeni Soy- kırımf’nın anıtını dikeceklerinde; Paris Büyükelçiliği’ni bırakıp döndü ülkesine. Fransızlar, şöyle demişlerdi:

— Amerika'da anıt dikildiğinde ses çıkarmıyorsunuz; biz da­ ha küçüğüz diye protesto ediyorsunuz, olmaz böyle şey!

Adamlar — kendi açılarından— haklıydı. Türkiye’de Dışişleri­ nde ne dendi biliyor m usunuz?

— Canım, Haşan Esat Bey de çok alıngan! Paris gibi yere Bü­ yükelçi yapmışız otursun işte; ilişkilerimizi bozmasın!

Haşan Esat Işık, kanserden öldü; ama bir bakıma kahrından öldü!

Uzakbilikçi (tarihçi) Sina Akşin’le bu kış Paris’te buluşup, bir Çin lokantasında, birkaç dostla yemek yediğimiz sırada, Prof. Sina Akşin şöyle demişti özetle:

— Ermeni sorununa bir savunman (avukat) gibi yaklaşmak yanlış. Buna çözüm yolları aramak gerekir...

Prof. Sina Akşin, 23.6.1987 günlü Currihuriyet’te, Avrupa Par- lamentosu’nun Ermeni sorunu konusunda aldığı kararı eleşti­ rirken yazısının ikinci bölümünde şöyle diyordu:

“Ermeni tehciri (göç ettirilmesi) sırasında bir bölüm Ermeni1 nin tehcirin yapıldığı zor koşullar yüzünden öldüğü veya öldü­ rüldüğü bir olgudur. Aynı şekilde 1889 yılından başlayarak Ermenilerin yer yer, zaman zaman Osmanlı yönetimine karşı ayaklandıkları, olaylar çıkararak Müslümanları öldürdükleri, bu isyanların zorla bastırıldığı da doğrudur. Yine doğru olan 1. Dünya Savaşı çıktığında bir bölüm Ermeni’nin silahlı çeteler kurup hü­ kümetin savaş çabalarına ve Müslüm an halka karşı hareketler­ de bulundukları, bir kısım Ermenilerin Osmanlı Devleti’nin düşmanı durumunda olan Rusya’ya kaçıp onlarla birlikte uyru­ ğu bulundukları hükümetlerine karşı mücadele ettikleridir. Hele Sarıkamış hezimeti olduktan ve İtilaf devletlerinin donanma ve orduları Çanakkale'ye dayanınca, bu davranışlar 15 Nisan 1915’de Van bölgesinde odaklasan daha yaygın ve belirgin bir ayaklanma haline dönüştü. Zira “hasta adamın” yıkılışı muhak­ kak, ardından Ermenistan’ın kuruluşu adeta kesinleşmek üzere olan bir şey olarak görünüyordu onlara. Bu yaklaşmakta olan R u s ordularına yardım amacı güden bir isyandı. Nitekim mayıs ortasında Rus-Ermeni birlikleri Van’ı ele geçirdiler ve Ermeniler burada buldukları Müslüman halkı kılıçtan geçirdiler. Bir Erme­ ni devleti veya yönetimi kuruldu ve 250.000 kadar Ermeni bura­ ya toplandı. Osmanlı hükümetinin tehcir kararı, yani özellike Doğu Anadolu’da bulunan bir bölüm Erm eni’yi Irak ve Suriye’ye sür­ me ve oraya yerleştirme kaıan bu olaylardan sonra alındı...”

Prof. Sina Akşin’in Avrupa Parlamentosu kararını eleştiren bu yazısı dışında, 1986 yazında Turkish Review Quarterly D ige sf’da yayımlanan bir yazısı daha vardı; Sina Akşin burada, soruna çö­ züm de mi arıyordu? Prof. Sina Akşin’in, Cumhuriyet’te olduğu gibi yılda dört kez yayımlanan Basın Yayın Genel Müdürlüğü’nün çıkardığı “Turkish Review Quarterly D ig e s f’ta çıkan yazısı da, çözüm önerisi de ilginç geldi. Yerim dolduğu için, Prof. Sina Ak­ şin’in çözüm önerisini gelecek Ankara Notları"na bırakacağım. O zamana dek herkes bu sorun üzerinde, çözümü üzerinde, dü­ şünm üş olur.

Prof. Sina Akşin, 1937 yılında Hollanda’da doğdu. Babası Ab- dülahat Bey, diplomattı. Prof. Sina Akşin, S B F ’de “Türk Siyasal Yaşam ı” dersini okutuyor. Sina Akşin evli, Deniz’le Işıl adların­ da iki kızı var. Sina Akşin, "Erm eni Sorunu”nu çok yakından in­ celedi. Paris’te görülen “Orly Davası”nda “otorite tanığı" oldu. Bir çeşit bilirkişi. Sina Akşin’le birlikte o davaya Prof. Mümtaz Soysal, Prof. Türkkaya Ataöv, Prof. Hasan Koni (o zaman doçent­ ti), bir de o zaman Boğaziçi'nde doçent olan Avadis Hacınlıyan

“otorite tanığı” ya da “devjet tanığı” olarak gitmişlerdi.

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Her bir ürünün üretim, satış, pazarlama, genel yönetim, finans, arge ana faaliyetleri itibarı ile “Bütçelenen Endirekt Sabit Faaliyet Maliyetleri” belirlenmektedir..

Hacı Ali Han İtimadussaltana, Sultan Murat Hisamüssaltana, Mehdi Guli Han Muhbirussaltana, Muhammet Fâtımî, Celâleddin Azimâbâdî, Fahreddîn Cezâirî gibi bürokrat ve sivillerin

Harran Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dergisi, 2018; Özel Sayı: 24-27 24 Şiş Köfte, Şiş Kebap ve Lahmacunlarda Et Türlerinin Araştırılması.. Semra GÜRBÜZ 1 ,

Türkiye’de çevre kavramı bağlamında yapılan metafor çalışmalarında öne çıkan sonuçlar incelendiğinde katılımcıların Çevre-doğa kavramı, çevre-doğa

Buna göre Hristiyan bir birey açısından bir İncil’in ne anlam ifade ettiği, Kanonik İncillerin neden dört tane olduğu, İn- cillerin vahiy ürünü olup olmadığı eğer

İsrail ve Yahuda Krallıkları Tarihi -Atalar Devrinden Asur ve Babil Hâkimiyetine Kadar-.. Yazar tercümelerin dışında Judeo-Arabic (İbranice harflerle Arapça) adı verilen yazın

Bu ölçeğin Cox ve arkadaşları tarafından yapılan çalışmada, Cronbach alfa değeri yönetici desteği boyutunda 0,87 meslektaş desteği boyutunda 0,84 birim desteği boyutunda

Melayê Cizîrî Divanı Şerhi, pirtûka Nesim Doru ya bi navê Melayê Cizîrî Felsefi ve Tasavvufi Görüşler, pirtûka Abdurrahim Alkış a bi navê Melayê